İhsan Oktay Anar - Amat

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.52/5 - 21 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İhsan Oktay Anar - Amat
#1

[Resim: amat.jpg]

Kıyıdaise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıktausturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı
olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân içinmizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığıyarıp elinden tuttuğu İsrâfil’le iskeleden gemiye doğru yürümeyebaşladı. Kalyonun dikmesinin palangalarına asılan ve tıraka tutangemicilere vardiyan, “Yisa, sizi gidi sütü bozuk sünepeler! Yisaberaber! Varda ruhsuzlar! Varda! Bre aman! Laşka! Laşka!” diye feryatediyor ve hurçların, sandıkların ve fıçıların ambarlara usûlünceistifine nezaret ediyordu. Güneşin doğmasına 7 saat kala esrarengizadam, sürme iskeleden kalyonun çukur güvertesine çıkmak istedi. Fakateline ne kadar asılırsa asılsın Eşek İsrâfil yerinden bir türlükımıldamıyordu. O karanlıkta eline son bir kez daha asılıp “Gel yâmübarek!” diye nida eyledi. Bunun üzerine çocuk her nedense inatetmekten vazgeçti. Ne var ki, sürme iskelenin kayganlığından dolayıdüşmemek için midir, İsrâfil’in kuşağına 40-50 yaşlarında, iri yapılı,sırma işlemeli siyah kaput giymiş biri yapışmıştı. İşte bu adam kuşağıbırakıp küpeşteye tutundu ve güverteye ayak bastı. Bunun ilâhî düzeninbozulması demek olduğunu hiç kimse bilmeyecekti.
Kitabın içinden

Süleyman şaşırmıştı.Kaptan efendimiz çivi gibi bakan küçük kara gözlerini ona dikip, “Nedersin?” diye sordu, “Karar vermen için sana süre de tanıyayım mı? 15dakika yeter mi? Ne diyorsun bu teklife?”
Bunları söyledikten sonraparaketecilerin kullandığı küçük bir kum saatini alıp ters çevirerekmasanın üstüne koydu ve kum alt hazneye akmaya başladı. Bir süre sonrasıkılmış olacak ki, o kapkara ağzını eliyle kapatıp esnedi, ardından dauzun uzun sırtını kaşıdı. Saatin üst haznesindeki kumun bitiptükeneceği yok gibiydi. Neden sonra, gözlerini ovuşturup çenesinikütürdetircesine yeniden esnedi. Sıkıntıyla bir öf çektikten sonrayeniden doğrulup kamaranın kıç tarafındaki kapıyı açtı ve denizcidilinde “bahçe” denilen yere, yani geminin kıçında, kendisi vezabitlerin hava alması için yapılmış ahşap balkona çıkarak, karanlıkgökkubbe altında uzanan o muazzam şehri, Konstantiniye’yi seyretmeyebaşladı.. (sayfa 27)

Kitabın Künyesi

Yazarı: İhsan Oktay ANAR
Yayınevi: İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı: 235
Kitabın adı: Amat
ISBN: 975-05-0372-4
Basım Tarihi: 2006
Roman
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi