Ankara

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.43/5 - 14 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Ankara
#1

Ankara'nın kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte yapılan araştırmalar, bölgedeki yerleşmelerin insanlık tarihi kadar eski olduğunu, bölgenin birçok medeniyete beşiklik ettiğini ortaya koymaktadır. Belgelere dayanmamakla birlikte ilk adının Galatlar tarafından 'Ankyra (Ancyra)' olarak verildiği ve zamanımıza kadar 'Angora', 'Engürü' ve 'Ankara' şeklinde değişime uğradığı tahmin edilmektedir.
Tarihi, Hitit devrine kadar takip edilebilen Ankara; daha sonra sırasıyla Frigyalılar, Kimmerler, Persler, Lidyalılar, Makedonyalılar, Galatlar, Romalılar ve Selçukluların hakimiyetinde kalmıştır. 1354 yılında Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa tarafından Osmanlı topraklarına katılan Ankara; 1902 yılında 5 sancak, 21 kazayı kapsamakta iken 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile sancaklar kaldırılmış, Ankara'ya bağlı olan Kayseri, Yozgat, Kırşehir ve Çorum Sancaklarına da 'İl' statüsü verilmiştir.
Temsil Kurulu'nun çalışmalarını yürütmek için karargâh olarak seçtiği Ankara'da 27 Aralık 1919'da büyük bir coşkuyla karşılanan Mustafa Kemal, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini de burada atmıştır. 23 Nisan 1920'de kurulan TBMM Hükümetinin idare merkezi ilan edilen Ankara, 13 Ekim 1923'de çıkarılan bir kanunla da Türkiye'nin Başkenti olmuştur.
Başkent olduktan sonra hızlı bir şekilde sosyal, ekonomik, siyasal, askeri ve kültürel gelişime sahne olan Ankara; bugün, tüm sektörler itibarıyla kalkınmış, ülkemizin ikinci büyük metropolü haline gelmiştir.
COĞRAFİ DURUMU
İç Anadolu Bölgesi'nin kuzeybatısında, 39 o 57' kuzey enlemi ve 32 o 53' doğu boylamı arasında bulunan Ankara'nın doğusunda Kırşehir ve Kırıkkale, batısında Bilecik-Eskişehir, kuzeyinde Çankırı, kuzeybatısında Bolu, güneyinde Konya ve Aksaray illeri yer almaktadır. Göller dışında 24.521 km²'lik yüzölçümü ile Türkiye yüzölçümü içerisinde % 3,19'luk bir paya sahiptir. Rakımı, ortalama 830-890 metre dolayındadır.
Ovalık bir alanda kurulan İlin yüzölçümünün; yaklaşık % 50'sini tarım alanları, % 28'ini ormanlık ve fundalık alanlar, %.12'sini çayır ve meralar, % 10'unu tarım dışı araziler teşkil etmektedir.
Dağlık ve ormanlık Kuzey Anadolu ile kurak Konya Ovası arasında yer alan Ankara, Kızılırmak ve Sakarya Nehri ve havzaları ile çevrilmiş olup, kuzey ve kuzeybatısındaki dağlar yer yer ormanlık alanlarla kaplıdır.
İlin, en yüksek noktasını 2.015 m. yüksekliğindeki Işık Dağı, en geniş ovasını 3.789 km²'lik yüzölçümü ile Polatlı Ovası, en büyük gölünü yaklaşık 490 km²'lik yüzölçümü (İl içi) ile Tuz Gölü, en uzun akarsuyunu yaklaşık 151 km.lik (İl içi) uzunluğu ile Sakarya Nehri, en büyük barajını 83,8 km².lik yüzölçümü ile Sarıyar Barajı oluşturmakta olup, il geneli itibarıyla 14 doğal göl, 136 sulama göleti ve11 baraj bulunmaktadır.
İlin başlıca akarsuları ; Kızılırmak, Sakarya Nehri, Ankara Çayı, Kirmir Çayı, Ova Çayı ve Balaban Çayı'dır. Başlıca gölleri ; Tuz Gölü, Mogan Gölü ve Eymir Gölü'dür. Başlıca barajları ; Sarıyar, Kesikköprü, Çubuk-1, Çubuk-2, Bayındır, Kurtboğazı, Çamlıdere ve Asartepe barajlarıdır.
[Resim: antkabirhu7.jpg] Gazi Mustafa Kemal'in Ebedi İstirahat Yeri Anıtkabir

[Resim: zafergl8.jpg] Ulus Meydanı Zafer Anıtı

[Resim: ankarakalewg2.jpg] Ankara Kalesi
Dik yamaçlar üzerine kurulmuş olan Ankara Kalesi bir kartal yuvasını andırır. İç ve dış kale surları Bizans döneminden kalmadır. Hatip, Çubuk ve İncesu çaylarının buluştuğu noktanın yanındaki ovanın doğusunda Ankara’ya egemen bir tepenin üzerinde kuruludur. Geniş bir alana yayılmış olan 20 kuleli Dışkale’den günümüze çok azı ulaştı. Yaklaşık 43.000 metrekarelik bir alanı kaplayan İçkale ise fazla bozulmadan günümüze ulaşmıştır. İçkale surları üzerinde 42 kule vardır. Sur duvarlarının alt bölümleri mermerden, üst bölümleri ise Ankara taşından yapılmıştır. Kale içindeki Alaaddin Camii çevresine yapılan evler zamanla kentin çekirdeğini oluşturmuştur.
Benden bir eklenti kale içerisinden açılmış bir tünel kapağının yıllar sonra bir araştırma sonrasında Bugünkü Çiftlik Kavşağı yakınlarında bir bölgeye açıldığı bulundu. Bir kaçış tüneli olması muhakkak bu tünelin yaklaşık uzunluğu 15 km. süper bişey bu bence14))
[Resim: kocatepezx7.jpg] Kocatepe Camii

devam edecek...
İleride halkımızın,bunca ibret verici tecrübeden sonra gerçek dindarlarla din tüccar ve aktörlerini birbirinden ayırdedeceğini ümid ederim. Yoksa hep böyle geri ve ezik kalırız (M.Kemal Atatürk)
Cevapla
#2

Hacı Bayram Camisi Augustus Mabedi’nin bitişiğinde bayram Sokağı’ndadır. Bayramîliğin kurucusu olan Hacı Bayram Veli’nin 1427-1428 yılındaki ölümünden iki yıl önce yaptırılmıştır. Caminin yanında Hacı Bayram Veli’nin türbesi bulunmaktadır. Selçuklu mimarisi üslubunda, 16x22 metre ölçüsünde dikdörtgen plânlı olan cami taş temeller üzerine oturtulmuş tuğla duvarlarla örülmüştür. Üzeri kiremit kaplı kırma çatı ile örtülüdür. Camiye doğu, kuzey ve batıdaki üç kapıdan girilir. Kuzey duvarının önünde ahşap kadınlar mahfeli yer alır.

Caminin Kıble duvarı üzerindeki çinili kitabeden Sultan III.Ahmet zamanında Hacı Bayram Veli’nin torunlarından Mehmet baba tarafından tamir edildiği anlaşılmaktadır. Türbenin güneydoğu köşesinde, kare plânlı taş kaideli silindirik tuğla gövdeli minare yer almaktadır.

Bugünkü yapının XVIII.yüzyılda yenilendiği bezemelerinden anlaşılmaktadır. Erken Osmanlı sanatının en güzel örneklerini yansıtan ahşap mihrabı XVII.yüzyıl sonunda Nakkaş Mustafa tarafından yapılmıştır. Kütahya çinileri ile bezelidir. Hacı Bayram Veli’nin türbesi caminin Kıble duvarına bitişik olup, Augustos Mabedi’nden alınan malzeme ile inşa edilmiştir. Türbe kare plânlı olup, üzeri sekizgen bir kasnağın taşıdığı kubbe ile örtülüdür.

Caminin yanındaki mezarlık kaldırılmış ve Tacüddin Camisi mezarlığına nakledilmiştir. Hacı Bayram veli’nin türbesinin ahşap işçiliği yönünden son derece değerli kapıları bugün Ankara Etnoğrafya Müzesi’ndedir.

Dipnot: Gazi Mustafa Kemal'in Cenaze namazı bu camide kılınmıştır.
[Resim: hacbayramlv2.png]

[Resim: hbvturbe84001ku8.jpg] Hacı Bayram Velinin Türbesi
Bilmek istersen seni,
Cân içinde ara cânı.
Geç cânından bul ânı,
Sen seni bil, sen seni.

Kim bildi ef'âlini,
Ol bildi sıfâtını,
Anda gördü zâtını,
Sen seni bil, sen seni.

Görünen sıfâtındır,
O'nu gören zâtındır,
Gayri ne hâcetindir,
Sen seni bil, sen seni.

Kim ki hayrete vardı,
Nûra müstagrak oldu,
Tevhîd-i zâtı buldu,
Sen seni bil, sen seni.

Bayram özünü bildi,
Bileni anda buldu,
Bulan ol kendi oldu,
Sen seni bil, sen seni.

devam edecek...
İleride halkımızın,bunca ibret verici tecrübeden sonra gerçek dindarlarla din tüccar ve aktörlerini birbirinden ayırdedeceğini ümid ederim. Yoksa hep böyle geri ve ezik kalırız (M.Kemal Atatürk)
Cevapla
#3

Mogan Gölü şimdilerde tehlike altında... Ankaranın nadir güzelliklerinden birisi ve çok geniş bir habitata sahip.. Yani sahip çıkmamız gerekenlerden...

[Resim: moganqd6.jpg]

[Resim: mogan01tg2.jpg]
İleride halkımızın,bunca ibret verici tecrübeden sonra gerçek dindarlarla din tüccar ve aktörlerini birbirinden ayırdedeceğini ümid ederim. Yoksa hep böyle geri ve ezik kalırız (M.Kemal Atatürk)
Cevapla
#4

Ankarayla ilgili komik bi mail geldi kim yazmış bilmiyorum ama burda öğrenciliği geçmiş birisi olduğu muhtemel ehh ankara yani ne diyeyim ki )))
Yeni başlayanlar için Ankara Aşti’dir. Soğuğun içine işlediği anda başını kaldırıp etrafta denizi aramaz isen kolay alışırsın.

Madde 1: Ankara’da deniz yoktur. Deniz kenarında bir kentte bir şekilde bulunmuşsan denizi seviyorsan, Ankara’yı kısa vadede sevemeyeceksin, hiç kasma. Yine de çeneni kapa, Ankara iyi güzel de denizi yok abi bea kabilinden düşüncelerini kendine sakla, bu muhabbetleri defalarca kez duymuş olan Ankaralılar pek sevecen davranmazlar, sıcak yaklaşmazlar, baygınlık verirsiniz.
Madde 2: Ankara’yı İstanbul ile, İzmir ile kıyaslamaya kalkmayın, bu da sevilmez, hele İzmir karşılaştırması tiksinti yaratır. Yok kordon vardı, yok Çiğdem vardı bilmem ne.. Gölbaşı’nda denize dökerler adamı, ona göre..
Madde 3: Ankara’da kış soğuk geçer . Rüzgarı keser, ayazı süründürür. Kalın giyinin, bere ve eldiven edinin; öğlen dışarı çıkıyorsanız ve geç saatlerde dışarıda bulunmanız gerekecekse havaya aldanmayın. Coğrafya dersinde karasal iklim için neler söylerdiniz onları hatırlayın. Ya da en iyisi bir gece iliklerinize kadar üşüyün, sonra gece-gündüz sıcaklığı arasındaki büyük farklı anlayın.
Madde 4: Çinçin mahallesi denilen yere gece gitmeyin. Gündüz de gitmeyin. İlla gidecem, ben gezerim görürüm hoplarım zıplarım diyorsanız, en fiyakalı, en pahalı giysilerinizi giyin, telefonunuzu boynunuza asın öYle gidin.
Madde 5: Ankara’ da deniz yoktur. Alışın
Madde 6: Elektronik malzeme, korsan cd falan arıyorsanız Kızılay’da vakit kaybetmeyin, Teknosa arayıp kazık yemeyin, Maltepe pazarını öğrenin. Ben öğrenciyim abi sözünü motto bilin, her alışverişte işe yarar.
Madde 7: Öğrenciyseniz, kendi evinizde kalacaksanız, bir şekilde itfaiye meydanına gidin, dibine kadar araştırın, az parayla süper ev nasıl döşenir görün. Ya da beni çağırın göstereyim.
Madde 8: Atakule de bir halt yok, boşuna meraklanmayın, Çankaya’ya sırf Atakule için tırmanmayın. Ha eğer ben illa bozkır manzarası görecem edecem deyip de gidecekseniz, hemen aşağıdaki Botanik parkına da uğrayın.
Madde 9: Ankara’da deniz yoktur, deniz aramayın.
Madde 10: Metro’ya girin, kaybolun, ama alışveriş yapmayın.
Madde 11: Odtü, Bilkent, Hacettepe yahut Başkent üniversitesi öğrencisi iseniz, araba almayın, otobüs ve servisi tercih edin. Eskişehir yolunun her sabah yaşadığı tıkanıkta tuzunuz bulunmasın. Sizin yüzünüzden sınava geç kalmasın insanlar, lütfen.
Madde 12: Banliyo trenleri güvenlidir, çekinmeyin kullanın. Sincanlı ezik büzük gençlerle muhatap olmayın.
Madde 13: Kaybolursanız kimseye asla ve kat a yol sormayın. Sorduğunuz her yüz kişiden kırkı gitmemeniz gereken yönü, otuzu bambaşka bir tarafı gösterir, kalan otuz da bilmiyorum abi ben buraların yabancısıyım der. Karanfil sokakta sağlık bakanlığı nerede diye sorarsınız, adamı Kocatepe Camii ne çıkarırlar, yapmadıkları şey değildir. Harita edinin.
Madde 14: Odtü lü değilseniz, Odtü kampüsüne girmeniz, alcatraz dan kaçmanız kadar meşakkatli bir meseledir, bunu bilin. Israrcı iseniz, risk alın ve Güvenpark’tan kalkan Odtü minibüslerinden birine binin, kampüse girişte kimlik soran görevli minibüse girdiğinde, kendinizden emin bir şekilde adamın gözlerine sen benim kim olduğumu biliyor musun bakışı atın. İşe yarayabilir. (sonrası gelen düzenleme: ne yaparsanız yapın, gerekirse ormana dalın girin ama kimlik diye topkek ambalajı, kupa sekizlisi göstermeyin)
Madde 15: Ankara’da deniz yok. Yok ulan işte, yok!
Madde 16: Ulus pek sevilen bir yer değildir. Eski meclis binasının burada bulunması Ulus’u güzel kılmaz. Zamanla göreceksiniz ki, Ulus’u hiçbir şey güzel kılmaz, kılamaz, olabilemez. Ulus’tan ve arka sokaklarından uzak durun.
Madde 17: En popüler buluşma mekanları olan Kızılay Gima’yı ve Dost kitabevini öğrenin.
Madde 18: Tunalı Hilmi Caddesi demeyin. Ankaralılar -muhtemelen Hilmi’nin güzel bir isim olmadığını düşünüyor olduklarından direkt Tunalı derler. Siz de Tunalı deyin.
Madde 19: Ankaragücü taraftarı çirkef ve kalabalık, Gençlerbirliği taraftarı az sayıda ve enteldir. Kalabalık bir Ankaragücü taraftar grubu görürseniz sakının. Laf atarlarsa karşılık vermeyin. Tek kişi bile olsa, iki dakika içersinde sürüyle adam toplayıp peşinizden koşturabilir. Büyükşehir belediyespor un taraftarı yoktur, olduğunu iddia eden olursa gülün geçin.
Madde 20: Boş yere ağlama, kalbini bağlama, Ankara kızlarına şarkısını öğrenin, sık sık söyleyin.
Madde 21: Ankara’da en güzel mevsim sonbahardır. Tadını çıkarın.
Madde 22: Trafikte taş düşemez ama milletvekili çıkabilir. Kırmızı ışıkta sizi bekletebilir.
Madde 23: Gazi üniversitesi’nin İİBF dışındaki bir fakültesine gidecekseniz temkinli olun, eli tespihli takım elbiseli tiplerle saçınız, sakalınız, küpeniz üzerine bir konuşma yapmaya hazır olun. Adamlarla papaz olmayın.
Madde 24: Gece 10-11 den sonra sokaklarda kimseciklerin kalmaması normaldir, kimyasal bomba falan atılmamış, insanlar sığınağa kaçarcasına bir anda ortalıktan kaybolmamışlardır, olağan bir durumdur bu. Sakin olun, panik yapmayın.
Madde 25: Cadde ortasında düğün dernek görürsen şaşırma, bilmediğin Ankara havalarında da oynama. (bkz: düz oyun) (bkz: kaşıklı oyun) (bkz: okuntu)
Madde 26: Nerde olursanız olun aşağıya doğru indiğinizde Kızılaya çıkarsınız. Pek çok yere yürüyerek gidebilirsiniz, kaybolmak gibi bir şansınız yoktur, bunu unutmayın. Nerdeyim ben dediğinizde Ulustasınızdır, panik yapmaya gerek yok, bentderesi’ne doğru gitmediğinizden emin olduktan sonra, hızla metroya ulaşabilirsiniz, müzelerin biraz aşağısındadır. büyük tiyatroyu sorup, entel görünümüne girmeyin, itfaiyeciler çarsını sorun, kimse sizi kandırmasın. Samanpazarı da olabilir. Ulus dışında Ankara’da hiçbir yerde absürd bir durumla karşılaşmazsınız. etrafınızda, gözünüzü nereye çevirdiyseniz bir robocop çarptıysa Kızılaydasınız demektir, eylem yapılacak anlamındadır bu, korkmayın. Yine, bir avuç eylemci için 4 otobüs robocop, çevik kuvvet inmiştir. Bu kadar polisi nereye göndersin kardeşim bu devlet?! mantığıyla öyle bakınır dururlar o polisler. Sonra ssk işhanı ve Sakarya alkol mekanlarıdır. En berrbat birahenlerden tutun meyhane ve club ortamlarının hepsi vardır oralarda. Ankara’da güz bambaşkadır. Özellikle, kalabalığı seviyorsanız, Yüksel caddesinde, tenhalığı seviyorsanız, Bahçeli 7. Cadde hariç her caddesinde ve Tandoğan’ın ara sokaklarında turlarsanız, bir aylığına bu şehri sevebilirsiniz belki. Onun dışında bürokrasi hemen her zaman kendisini hissettirir de bir tek Sakarya caddesine uğramaz gibi gelir bana.
Madde 27: Ankara melankoliktir, ekim güzeldir. (bkz: 22 yıldır bu şehri yaşayanlar için Ankara)
Madde 28: Ankara’ya geldik Laila’ya gidelim diye gazlara geldiyseniz 1 şişe viski için 300 milyon, bir bira için 20 milyon gibi fiyatlara hazırlıklı olun. Armada ile Migros alışveriş merkezi eşittir ama Migros alışveriş merkezi biraz daha eşittir. (bkz: mudo) Bilkent’e yolunuz düşerse Marakesh’e uğrayın. Metroya binerken her zaman ve her zaman, mutlaka inenlere yol verin. İnen ve binenlerin toplu çemkirmelerine maruz kalmayın. Metro ve Ankaray’ı karıştırmayın. İkisi de Kızılay’da kesişir; ankaray Aşti’ye gider, metro ise Akköprü* ve Batıkent tarafına. Kar-buz çok olur lütfen dikkatli adımlarla yürüyün.
Madde 29: Ankara’da ki yürüyen merdiven adabında acelesi olmayan vatandaş sağda dursun diye bir kural yoktur. Yürüyen merdivene binecekseniz yürümeyin, durun zira merdiven zaten sizin için yürümektedir.
Madde 30: Kavaklıdere, Ayrancı mevkilerine belediye otobüslerine bindiğinizde fark edeceksiniz ki otobüsün yaş ortalaması 65-70 civarlarındadır. Korkmayın takım elbiselerle otobüse binmenize gerek yok herkes öyle biniyor diye.
Madde 31: Genelkurmay önünde ayakkabınızı bağlamak üzere durmayın. Makinalı tüfek doğrultuyorlar.(bkz: biz burda yabancıları sevmeyiz)
Madde 32: Hocama alışın, bu lafı duyunca kendinizi hoca gibi hissetmeyin. Bir Ankara klasiğidir, özellikle üniversite kampüslerinde güvenlik görevlileri öğrencilere, taksi şoförleri güvenliğe, büfeciler büfecilere, kısaca herkes herkese hocam der. Ayrıca taksi şoförü üniversiteli olduğunuzu anladığı anda hocam diye hitap eder size. Hoca değilsiniz, Ankaralısınız. Eğer yere tükürür veya otobüste yellenirseniz kimse birşey demez, ama ters yöne girerseniz ya da yanlışlıkla metronun inme platformundan binerseniz (ki ankaraydan metroya geçecekseniz tüm oklar inme platformunu gösteriyor) küfür yersiniz. Garip prensipleri olan bir şehirdir. –Dost deyince Konur sokaktaki Dost kitabevi değil, Karanfil’deki anlaşılmalı. Aman ha, arkadaşınızı fıtık edersiniz sonra yanlış yerde bekleyip.
Madde 33: AOÇ, belediye başkanının insafına bırakıldı ya da bırakılması kuvvetle muhtemel. Bozulmadan son bir kez gidip görün, kokoreç yiyin. Şençam köftesinden tırtıklayın, dondurma tüketin. Çiçekçileri gezin. -Radyo Odtü çok hoş bir kanaldır. Frekansı 103.1 dir. Haftaiçi sabahları, modern sabahlar olur güzeldir-. Harikalar Diyarı, zart zurt gölü Ankara’nın tarihi yerleri değildir, aldanmayın. –Odtü’den Bahçeli’ye giderken ki yolun ortasındaki Gökkuşağı adlı yapının ne ayak olduğunu sormayın boşuna, bilene rastlamadım. -İzmirliler, İstanbullular diğer bütün vatandaşlar gibi kardeşimizdir ama gelip de buranın denizi yok, akşamları dolmuş olmuyor, İstanbulun gözünü seveyim, ne modern şehirmiş meğer diye trip atanlar sevilmezler pek. yoksa İstanbul, İzmir şahane şehirlerdir itirazımız yok.
Madde 34: Kızılay’da ki yapı kredi binasındaki leyleklerin niye birinin yan yan diğerinin de kanatlarını farklı frekanslarda çırparak uçtuğu üzerine kafa yormayın. Biz yorduk yararını görmedik…………..
Bir kaç madde de ben söyleyeyim. Kesinlikle tadmanız gerekenler:
1. Çiftlik dondurması
2. Kömürde pişmiş döner (demirtepe tarafında yapan bi yer var ben hep ordan yiyorum. Hosta ya Aba Pikniğe aldanmayın 5 para etmezler.)
3. Tunalı Kıtır'da midye dolma yiyin. Ankarada taze midye bulabileceğiniz ender yerlerden biridir.
4. Sakarya'daki Ekmekçiden tahinli çörek alın. sakaryadaki acayip akışlı insan trafiğini izlerken yiyin
5. Bi akşam çiftliğe gidip köfte yiyin, ya da kokoreç hangisini seviyosanız.
6. Hacı Arif Bey'de menengiç kahvesi için. Çok hoş bişiy ))
Eee yeter şişko olmayın. Söğütözü ya da Or-an sitesi civarındaki yürüyüş yollarında sabahları yürüyün yada bisiklete binin. Ankarada küçük çapta çam korularının, raakımın ve sabah soğuğunun keyfini çıkarın ) Ayrıca yeni yapılan sokak kondisyon aletlerine binen yaşlı başlı insanların acayip figürlerin izleyip çok eğlenebilirsiniz )
Kızılay'da bir eylemin ortasında kaldıysanız hemen üstgeçitlere çıkın ordan manzara harika oluyo )Panzerler harekete geçmekte ise hemen topuklayın yoksa sırılsıklam kalıverirsiniz. Hatta gözünüzü karakolda açmanız işten bile olmaz..
Keçiörene hiç gitmeyin. Eğer gittiyseniz Tayyibin mahallesinden asla geçmeyin. Zaten o trafiğe girdiğinize lanet edeceksiniz bi de Tayyibin eve geleceği ya da evden çıkacağı tutar orda gecelersiniz ) Şelalere bakıp aldanmayın ankarada acayip susuzluk var. Göz boyamalara kanmayın. Suyumuzu tasarruflu harcayın .
Atatürk Bulvarından Kavaklıdereye çıkışta köprülü kavşaklar sarmalına dalacaksınız yanınızda bilen biri yoksa sakın alta girmeyin. Kuğu resimlerini görüp ne alaka demeyin. Yukarda bi yerde Kuğulu Park denen yerde canlıları var. Kuğulu parka şemsiyesiz yada şapkasız girmeyin. Talih kuşlarından nasibinizi alırsınız. Kafanızı kaldırıp ne var lan diye bakarken sakın ağzınızı açmayın binlerce kuş poposuyla gözgöze geleceksiniz )) Kuğulu da oturup bi kağıt helva yenir ama )) bi de simit alın kuşlar ve ördekler ve kuğular için.
Arjantin caddesini, Köroğlunu ve Nene Hatunu arabayla bile olsa bi kere turlayın. Görmeden gitmeyin yani isteyen oralarda yiyecek içecek tüketip küçük bi servet kaybedebilir
Eğlence istiyosanız Bahçeli 7. caddeye gidin abi, her keseye her zevke göre mekan bulursunuz. Fasılın kralı için kaleye gidilmeli ama araba şart malum bentderesi ulus vs.. gece oralarda hayatta yayan kalınmaz. Yayan kalınırsa hayatta kalınır mı onu bilmiyorum ))
neyse siz gelin gezerüükk.. Roma kalıntıları diye bişeler söyleyenler varsa itibar etmeyin ulusun göbeğinde bi çayırın üzerine fırlatılmış saçma düzensiz taş parçalarından ibaret.
Tren müzesi ve hava müzesi gezilesi açık hava müzelerinden Anıtkabir'e gidilmeden dönülmez elbette ....
Hadi gelin rehberlik hizmeti verilir )))
İleride halkımızın,bunca ibret verici tecrübeden sonra gerçek dindarlarla din tüccar ve aktörlerini birbirinden ayırdedeceğini ümid ederim. Yoksa hep böyle geri ve ezik kalırız (M.Kemal Atatürk)
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Ankara Kore'de Savaşan Türkler Anıtı ve Parkı arachnanthe 1 4.448 23-11-2009, Saat: 14:34
Son Yorum: arachnanthe

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi