Atatürk'ün dünyaya geldiği ev

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 3.07/5 - 14 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Atatürk'ün dünyaya geldiği ev
#1

Atatürk'ün dünyaya geldiği ev

Türkiye Cumhuriyeti'nin ve modern Türkiye'nin kurucusu Musafa Kemal Atatürk, 1881 yılında, Selanik'te doğdu. Türk ulusunun büyük önderinin doğduğu bu ev, aynı zamanda yıkımın eşiğinden dönen bir ulusun umutların doğuşunu da simgelemektedir.

Evin tarihçesi

Bugün Selanik'in Aya Dimitriya mahallesinde, Apostolu Pavlu caddesi üzerinde 75 numarada bulunan Atatürk evi, arşiv kayıtlarına göre kurulduğu zaman Koca Kasım Paşa Mahallesi'nin Islahane caddesi üzerindedir.

1870 yılından önce Rodoslu müderris Hacı Mehmet Vakfı tarafından inşa edilen evin ilk sahibi İbrahim Zühdü isminde biri olup, ev daha sonra Selanik halkından Abdullah Ağa ve eşi Ümmü Gülsüm'e satılmıştır. Kayıtlara göre ev, 1878 yılında Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi tarafından sahiplerinden kiralanmıştır.

O zamanlar etrafı yüksek duvarlarla çevrili olan, haremliğe ve selamlığa sahip klasik tarzdaki ev, bodrumu ile birlikte üç kattan oluşmakta ve bi avlu içinde yer almaktadır. Dış cephesi sıva üzerine pembe boyanmış olan evin alt pencereleri demir, üst pencereleri ise tahta kafeslere sahiptir. Atatürk, 1881 yılında bu evin ikinci katında, sol tarafta yer alan ocaklı odada dünyaya gelmiştir.

"Türk milletinin büyük müceddidi ve Balkan İttihadı'nın müzahiri Gazi Musfata Kemal burada dünyaya gelmiştir. İşbu levha Türkiye Cumhuriyeti'nin Onuncu Yıldönümü münasebetiyle konulmuştur. Selanik, 29 Birinci Teşrin 1933"

Ev, yine Selanik Belediyesi tarafından Yünanlı sahibinden satın alınarak Atatürk'e hediye edilmiş ve anahtarları 1937 yılında Türk Selanik Başkonsolosluğu'na teslim edilmiştir.

Türk Başkonsolosluğu'na devredilmesinin ardından onarıma geçen ev, 1950 yılında ikinci ve daha geniş çaplı bir onarıma girmiş, Atatürk'ün doğumu zamanındaki orjinal haline getirilerek ölümünün 15.yıldönümünde, 10 Kasım 1953'te Atatürk Müzesi

olarak hizmete açılmıştır. 1981 yılında tekrar bakıma alınan Atatürk Müzesi'nde bugün Atatürk'ün, Dolmabahçe ve Topkapı saraylarından ve Anıtkabir'den nakledilen bazı kişisel eşyaları sergilemektedir.

Atatürk'ün hayatı
(1881-10 Kasım 1938)

Milli mücadelenin önderi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik'te dünyaya geldi. Memur bir babanın ve Selanikli bir aileden gelen bir annenin oğlu olan Mustafa, küçük yaşta babasını da kaybetmesinin etkisiyle zor bir çocukluk geçirdi.

1893 yılında askeri okula yazılan Mustafa Kemal, 1905'te eğitimini kurmay yüzbaşı olarak tamamladı. 1905 ile 1913 yılları arasında Kuzey Afrika ve Balkanlarda çeşitli görevlerde bulunan Mustafa Kemal, bu tarihte tüm Balkan ülkeleri askeri ateşeliğine getirildi.Osmanlı İmparatorluğu'nun I.Dünya Savaşı'na girmesine karşı olmasına rağmen, savaş başladığında faal bir görev almak istemesi üzerine 19. Tümen komutanlığına atandı. Görev bölgesi olan Çanakkale Boğazı'nı düşman gemilerine karşı savunarak, başarılı sonucu 1915'te albaylığa terfi etti. 1916 yılında emrinde 16.Kolordu doğu cephesine gönderilmesinin ardından mirlivalık (tuğgeneral) rütbesine getirildi. Osmanlı İmparatorluğu'nun 31 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi'yle savaştan çekilmesinin ardından Yıldırım Orduları komutanlığına atanan Mustafa Kemal Paşa, bu grubun dağıtılmasıyla İstanbul'a dödü. İşgal kuvvetlerine karşı ılımlı bir politika izleyen hükümet ve saltanata karşı savunduğu fikirler nedeniyle müfettişlik gibi nispeten pasif bir göreve getirildikten sonra kendi isteği üzerine Anadolu'ya gönderildi.

Anadolu'da, ulusal bir direnişin gereğini farkeden Musafa Kemal, yurttan temsilcileri bir araya getiren iki kongreyi organize ederken, askerlikten de istifa ederek İstanbul Hükümeti'yle olan bağlarını koparmış oldu. Ardarda gerçekleşen Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde Misak-ı Milli'nin maddeleri ve ulusal mücadelenin esasları belirlendi. Mücadelenin merkezi olarak Ankara seçildi ve 23 Nisan

1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) kuruldu. Aynı yıl içinde imzalanan Serv Antlaşması ile, İstanbul Hükümeti de Osmanlı Devleti'nin sonunu resmen kabul etmiş oluyordu.

Serv Antlaşması sonrası, Ankara Hükümeti'nin kurduğu birlikler, doğu, batı ve güney olmak üzere üç cephede işgal kuvvetleriyle amansız bir mücadeleye giriştiler. Doğuda bozguna uğrayan Ermenilerle 1920 yılı sonunda bir anlaşma imzalanarak barış yapıldı. 1921 yılı içinde Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü, İtilaf Kuvvetlerini iki kez yenilgiye uğrattı. Aynı yıl içinde, Mustafa Kemal, TBMM tarafından "Başkomutanlık" ünvanıyla onurlandırıldı.

Mustafa Kemal komutasındaki ordular, 23 Ağustos'ta, 22 gün 22 gece süren bir savaş sonucu düşman ordusunu Sakarya'da üçüncü kez mağlup ettiler.

30 Ağustos 1922 tarihi ise, Kurtuluş Savaşı'nın sonunu belirleyen Başkumandanlık Meydan Savaşı'nın zaferle noktalandığı tarihtir. Bu zaferi takiben gerçekleşen Lozan Konferansı sonucu varılan anlaşmayla Türkiye Cumhuriyeti'nin bugünkü sınırları (daha sonra dahil edilen Hatay hariç) belirlenerek İtilaf Devletleri tarafından da kabullenmiştir. Bu tarihten sonra Atatürk'ün sivil hayatı başlar.

29 Ekim 1923'te Cumhuriyetin ilanını sağlayan Atatürk, aynı toplantıda Türkiye'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi. Bu tarihten ölümüne kadar olan 15 yıllık dönemde, Atatürk'ün hayatı Türk Cumhuriyet Tarihi ile özdeşleşmiştir. Halifeliğin kaldırılmasından partili rejim sistemine, laikliğin ilanından sayısız ekonomi hamlesine, komşularla iyi ilişkilerin geliştirilmesinden Türk halkının yaşamındaki önemli sosyal değişikliklere, savaştan yeni çıkmış ve yorgun Türkiye'nin batıyı yakalamasını sağlayan sayısız devrimin altında onun imzası bulunmaktadır.

Yaşadığı hayatın yorucu temposu sonucu siroza yakalanan Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938, Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu


[Resim: 7903atamizindeyizby5hs7ii4.jpg]

“Bir memlekette; namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur”
Bul
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi