31-12-2007, Saat: 21:10
(Son Düzenleme: 23-09-2008, Saat: 23:49, Düzenleyen: arachnanthe.)
Çok sık ağlamadım ki ben. Ya da gözyaşlarımı vurmadım ki açığa her zaman. İçime akıttım onları genelinde. Kıvılcıma dönüştü her düşen damla içimde. İçim yanarken senin yokluğunla. Damlalar birikip volkan oldu zamanla. Şimdi çaresizliğimle, susuyorum sana ve aşkına. Başucumdayken sevdan aslında çok uzaklarda.
Güneş doğarken bu şehrin küçük sokaklarına; sen doğuyorsun tüm sıcaklığınla benim odama. Ben kaçmaya çalışırken bu aşktan sen gözüme sokuyor; uyandırıyorsun beni avunmalarımdan. Sensizlik yetmezmiş gibi bir de uzaktan baktırıyorsun.! Akşam olunca da dönüp kıçını, karanlığa hapsediyorsun sana olan aşkımı. Sensizliğin kokusu sarıyor dört bir yanımı ve her nefeste biraz daha özlüyorum o diğer yarımı.
Uyumaya çalışıyorum, boğuşurken yokluğunla. Avutuyorum bu seninle çarpan deli gönlümü yalan sözlerle. Başkalarında arıyorum seni umutsuz gözlerimle.
Ve bana kalan tek çare yine beklemek oluyor seni, bende ki yanan ateşinle.!


