21-10-2007, Saat: 0:36
(Son Düzenleme: 09-09-2008, Saat: 21:52, Düzenleyen: arachnanthe.)
Saldım ayaklarımı Kuzguncuk’tan kıyıya
Akıntıya kürek çektim boğazda
Mavinin derinine düştüm
Tutundum martıların kanatlarına
Gözlerim yeşile tutuldu
Bulutların arasından seyrettim Marmara’yı
Siper oldu Anadolu ve Rumeli Hisarı
Nazlı gelin Galata ve Kız kulesi
Süleymaniye, Fatih, Ayasofya Camii
Sema’ya uzanır minareleri
Tarih sayfaları canlanır gözümde
Yetmiş iki buçuk millet kaynaşmış birbiriyle
Sevinç keder ve umutta
Her adımda şehitlerin mezar taşları
Ayağıma değer içim ürperir
Ruhumu okşayan nihavent bir güfte
Meltem rüzgarıyla gelir aralık pencereden
Muhabbet kuşlarının sesiyle
Öper kulak zarımı sevgiler coşar
Sarhoş olur terenenni söyler dilim
Yedi tepeli şehrim; vazgeçilmezim
Sessiz şahidim benim
Anne kokusu gibi avutucu
Ömür kadar akıcı
Şairlerin kanadısın İstanbul

