Düş Katili

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.93/5 - 14 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Düş Katili
#1

DÜŞ KATİLİ
Sığdırmadığım dolaplarda naftalin kokulu düşler saklıyorum. Ve elbise askılarında idam ediyorum, her biri ölüme mahkum…
Sokaklardan taşıyorlar, loş ışıklar altında sigara dumanına karışmış parfüm kokuları kadar uçucular… Soğuk yağmur suları biriktiren çukurlarda yüzdürüyorum düşten kayıklarımı…Kağıt gibi ıslanıp batıyorlar.
Hepsi ölmek zorundalar…
Bazı geceler deri eldivenler giyip cinayetlere çıkıyorum. Bir katliam yaşanıyor şehrimde, herkesten habersiz… Engerek kadar sinsice yaklaşıyorum düşlerime, çığlıklarını bastırıyor gecenin cümbüşlü kalabalıkları…
Düş katili koyuyorlar adımı… Düşüyorum ve düşerken düşlerimi de bitiriyorum.
Düşsüzken masama iki çay söylüyorum. Birini içip, diğerini soğutuyorum. Ciğerlerime acıdan arta kalanlar yapışmış, öksürüyorum çıkmıyorlar.
Elbise askılarında naftalin kokulu cesetler çürütüyorum. Gündüzleri pencereleri ardına kadar açıp evi havalandırıyorum. Canını zor kurtaran düş parçalarım camdan dışarı uçuşuyor. Pencerenin önündeki saksıda büyüttüğüm sardunyanın yapraklarına yapışıyor. Yeşil oluyor. Onunla büyüyor yeniden…
Bense bir hayaleti kovalıyorum köşe bucak…
Bulutlara bakıp şekillerden benzetmeler türetiyorum kendimce. Uçurtmalarca mutlanmak geliyor bazen içimden. Sonra dolaba astığım düşlerle geliyor kokuşmuş geçmiş ardımdan… Üzerime sinmiş naftalin kokusundan ne yapsam kurtulamıyorum.
Adımı düş katili koymuşlar benim…
Her düşle gelen yalnızlığın peşi sıra kemirgen şüpheler besliyorum koynumda… İçin için oyuklu yaralar açılıyor, her düşle birlikte ben de düşüyorum.
Düşüşümü umursamıyor kimseler…
Bir zaman yine düş biriktiriyorum ceplerimde. Elimi atıp ikide bir orada mı diye kontrol ediyorum huzursuzca. Eve götürüp dolaba asacağımı bile bile düşler alıyorum, umutlar satıyorum…
Bir zamanlar “ben” diye bir şey vardı. Ve ne o dolap ne de naftalin kokusu yerleşmemişti evime.
Bir zamanlar “aşk” diye bir şey vardı….
Sonra bütün o düşler düşüşe dönüştü aniden. Depremler oluyor, volkanlar patlıyordu her yerde. Düşlerimin bir yanında sonsuz çöküşler, derin çatlaklar vardı artık…
Anlamsız…
Saydam…
Uçuşan bomboş hayaletlerle baş başa yaşıyordum bir zaman…
Ve bir zaman sonraysa artık hayaletlere düşman kesiliyordum. Hepsini bir bir yakalayıp o dolaba tıkmak için can atıyordum.
Düştükçe düşlerimin koynuna gömülüyordum.
Adım düş katili benim…
Onu düşündüğüm her gece bir vahşet yaşanır bu evde. Naftalinli dolabım toplu ölümler biriktirir.
Ve susar gece, susar saatin tiktakları, susar rüzgarın pencere aralığından üflediği ıslık, susar karanlık, susar ölüm…
Ve kanlı ellerimle yalnızca ben konuşurum.
İleride halkımızın,bunca ibret verici tecrübeden sonra gerçek dindarlarla din tüccar ve aktörlerini birbirinden ayırdedeceğini ümid ederim. Yoksa hep böyle geri ve ezik kalırız (M.Kemal Atatürk)
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi