Endüstri Mühendisliği

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.44/5 - 25 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Endüstri Mühendisliği
#1

Örgütlerde malzeme, işgücü, makina ve paranın etkili bir şekilde kullanılması için yöntem ve teknikler geliştirerek uygulamayı amaçlayan Endüstri Mühendisliği için aşağıdaki tanım öngörülmektedir.
Endüstri Mühendisliği insan, malzeme ve makinadan oluşan bütünleşik sistemlerin tasarım, kuruluş ve geliştirilmesiyle ilgilenir. Çalışmalarında matematik, fizik ve sosyal bilimlerdeki özel bilgi ve becerileri mühendislik analiz ve tasarım ilke yöntemleriyle birleştirerek, bu sistemlerden elde edilecek sonuçları belirlemeye, kestirmeye ve değerlendirmeye çalışır.
Endüstri mühendisliğinin temel ilgi alanları; sistem analizi, üretim sistemleri tasarımı ve benzetimi, üretim planlaması ve kontrolü, üretim yönetimi, bilişim sistemleri tasarımı, karar verme teknikleri, kalite kontrolü ve istatistiksel yöntemler, servis sistemleri tasarımı, tesis planlaması, proje yönetimi, iş yeri ve çalışma koşulları analizi ve iyileştirilmesi, mühendislik ekonomisi, maliyet analizi, yatırım analizi ve finansal planlama, risk yönetimi, bakım planlaması, işgücü planlaması ve performans değerlendirme olarak sayılabilir.

Endüstri Mühendisleri, kuruluşun kaynaklarının dengeli dağıtımından, etkin kullanımından ve uzmanlar arasındaki işbirliğinin kurulmasında da sorumludur. Bir örgütün kendi özgün uğraşları yanında, farklı alanlardaki uzmanlarla yönetim arasında bir köprü gibi iletişim görevi de yapar.
Endüstri Mühendisliği, her düzeydeki yöneticinin karar verme aşamasında ihtiyaç duyduğu bilgi desteğini, bilimsel yöntemler kullanarak veren kişidir. Bu nedenle bir Endüstri Mühendisi kamu, ticaret, hizmet, tasarım, sanayi ve hatta askeri alanda faaliyet gösteren bütün örgütlerde çalışabilir.





ENDÜSTRİ MÜHENDİSLİĞİNİN TARİHÇESİ

Mühendislik tarihinin medeniyet tarihi ile aynı olduğu söylenebilir. 19. Yüzyılda bilim ve mühendislikteki gelişmelerin yanı sıra buhar gücünden de yararlanmanın sonucunda endüstri devrimi gerçekleşmiştir. Endüstri devriminin başlangıcı buhar enerjisinin mekanik enerjiye dönüştürüldüğü 1776 yılı kabul edilir. Bu tarihte bir İskoç olan James Watt buharlı motoru bulmuştur. Bu yıla kadar üretim, usta ya da sanatkar olan kişilerin bir ürünün tüm parçalarını ayrı ayrı sezgi ve deneyimlerine dayalı işlemesi ve bu parçaların birleştirilmesi şeklinde gerçekleştirilmiştir.
James Watt’ın buluşu ile büyük mekanik güçlerin üretimde kullanılması mümkün olunca 1776 yılından itibaren önce ABD ve İngiltere’de olmak üzere fabrika sistemleri kurulmaya başlanmıştır. İlk fabrikalar tekstil ve metal işletme alanlarında olmuştur.
Endüstri Mühendisliği’nin temelleri 1750 ve 1850 yılları arasında özellikle işbölümü kavramı ile ortaya atılmıştır. 1750 yılına kadar aynı kişi işi planlar, malzeme ve takımını, tertibatını seçer, temin eder, işlemini ve kontrolünü yapardı. 1776 yılında İngiltere’de Adam Smith yayınladığı ‘The Wealth Of Nations’ adlı kitabında üretimde iş bölümünün ekonomik yararlarından söz ederek fabrika sistemine yönelik bir model önermiştir. İskoçya’da bir tekstil imalatçısı olan A. Robert Owen (1771-1858) 1813 yılında yayınlanan “Fabrika Yöneticilerine Sesleniş” adlı kitabında da işçilere de en az makinalar kadar önem verilmesi gerektiğini belirtmiştir. İngiltere’de Cambridge üniversitesi’nde matematik profesörü olan Charles W. Babbage’ın “Economy of Machinery and Manifacturers” isimli kitabında iş öncesi eğitimin gerekliliği, iş analizi ve iş bölümü, standardizasyon, ücret sistemleri ve işçi-işveren ilişkilerinin geliştirilmesi konularından bahsetmiştir. Ayrıca günümüz bilgisayarlarının geliştirilmesine önemli katkıda bulunan Fark Makinası (Difference Engine) adını verdiği dört aritmetik işlemi grçekleştirebilecek bir makine geliştirmiştir. ABD’de bir askeri tersanenin yöneticisi olan yüzbaşı Henry Metcalfe (1847-1917) tarafından yazılan “İmalat Maliyeti ve Kamu ve Özel Atölyelerin Yönetimi” isimli kitapta gözlem ve deneylerin kaydedilmesini ve bunu yöneticilerin bir rehber olarak kullanmalarını önermiştir. Bir yıl sonra Henry Robinson TowneHenry Ford ise otomobil montajında konveyor kullanımı ve üretim hattı konularında çalışmıştır. (1844-1924) trafından Amerikan Makine Mühendisleri Derneği’ne (ASME) daha kapsamlı bir öneride bulunulmuştur. Çeşitli şirketlerin yöneticileri arasında bilgi ve deneyim alışverişi sağlayacak bir organizasyonun ASME gerçekleştirilmesini istemiştir. Yale ve Towne Manufacturing şirketinin kurucusu olan Towne teşvikli ücret (prim) sistemleri üzerinde çalışmalar yapmıştır.
19. yüzyılda endüstri devriminin oluşumuyla planlama, örgütleme ve yönlendirilmesi daha zor olan ve yönetimi için özel beceriler gerektiren üretim sistemleri geliştirilmeye başlanmıştır. İnsan, makine, malzeme ve paradan oluşan sistemlerin tasarım, geliştirme ve kuruluşuyla ilgilenecek ve özellikle sistemin insan boyutuna da önem verecek bir mühendislik dalına ihtiyaç doğmuştur. Bunun sonucunda endüstri mühendisliği konusunda çalışmalar başlamıştır.
Endüstri mühendisliği konusunda ilk disiplinli çalışmalar 1856-1915 yılları arasında yaşayan ve çoğunlukla endüstri mühendisliğinin kurucusu olarak kabul edilen bir Amerikalı makine mühendisi olan Frederick W. Taylor ile olmuştur. Taylor, fabrikada bizzat çalışan, sürekli gözlem ve analiz yapan, düşündüklerini uygulayan ve geliştiren bir kişidir. Taylor’ın çalışmaları 1881’de metal kesimi konusuyla başlamış, ve 25 sene devam etmiştir. 1907 yılında 200 sayfalık bir makale yayınlamıştır. Bu çalışmanın yapılmasından önce kesici şekli hızları ve ilerleme miktarları deneyimlere göre belirleniyordu. Bu çalışma sayesinde Taylor ve yardımcıları söz konusu belirleme işine bilimsel bir nitelik kazandırmışlardır. Taylor’ın
_ İşlerin daha kolay, daha etkin ve verimli yapılabilmesi için yeni iş metodları bulunmasına yönelik Metod Etüdü,
_ İşlerin işlem sürelerinin belirlenmesine yönelik Zaman Etüdü,
_ İş bölümü, işçilerin yapacakları işe göre seçimi ve eğitilmesi, işçi-işveren ilişkileri, planlama ve kontrol fonksiyonlarının işçiler tarafından değil yönetim tarafından gerçekleştirilmesi konularına çok önemli katkıları olmuş ve bilgi ve deneyimlerini “Shop Management and The Principles of Scientific Management” isimli kitabında toplamıştır.
Russel Robb (1864-1927) “Amaç ve Şartlarla Etkilenen Organizasyon” isimli eserinde askeri organizasyonların işletme organizasyonları için de uygun olabileceğini organizasyonların ulaşılmak istenen amaçlarla yakından ilgili olduğunu belirtmiştir.
Fultarrington Emerson (1853-1931) “Verimliğin 12 İlkesi” adlı kitabında yapılan işlerin amaçları açıkça bilindiğinde çok daha başarılı olacağını savunmuş; Santa Fe demiryolu çalışmalarında atölye işlerini düzenleyip standart maliyet yöntemi uygulayarak şirkete 1 milyon dolardan fazla bir ekonomi sağlamıştır.
Alexander Hamilton Church (1866-1936) ve Leon Pratt Alford (1877) Taylor’un çalışmalarını daha da derinleştirerek fiziksel çalışma şartları ve çalışma morali arasındaki ilişkileri incelemişlerdir.
Mühendis Frank B.Gilbreth(1868-1924) ve eşi psikolog Lilian Moller Gilbreth soyadlarının ters yazılışı olan Therblig Sembolleri adını vermişlerdir. Daha ayrıntılı çözümler için “Mikro hareket etüdü” geliştirmişlerdir. Taşıma, tutma, arama, monte etme vb. gibi iş hareketleri 17 adet Therblig sembolüyle ifade edilerek işi yapmanın en iyi metodunun belirlenmesinde ve iş eğitimlerinde bu sembollerin kullanılması önerilmiştir. Geliştirdiği bu teknikler inşaat, kanal yapımı, eğitim, tıp ve savunma konularında uygulanmış; insan faktörüne daha fazla önem vermiştir. tarafından insanın temel hareketleri sınıflandırılmış ve bunlara
Henry Laurence Gannt ( 1861-1919) Gannt kendi ismini verdiği şemasında yapılacak işlerin birbirine göre zaman ve öncelik ilişkisini göstermiş ve teşvikli ücret sistemini geliştirmiştir.
Carl Barth :Taylor’un Midvale Steel firmasındaki yardımcılarından bir matematikçidir. Metal kesimi ile ilgilenmiş ve özel amaçlı bir sürgülü hesap cetveli geliştirmiştir. Zaman etüdünde yorgunluk toleransının belirlenmesi konusunda çalışmalar yapmıştır.
Marris L Cooke yerel yönetimlerdeki uygulamalarıyla, Dwight W. Merrick zaman etüdü ve teşvikli ücret sistemlerindeki uygulamalarıyla tanınmışlardır.
İlk endüstiriyel düzeyde endüstri mühendisliği uygulamaları ABD işletmeleri tarafından yapılmıştır. Teşvikli ücret sistemi 1898 Western Elektrik Şirketi’nde, kâra katılım, teşvik sistemi 1908’te Procter and Gamble şirketinde; maliyetlendirme, kalite kontrol, planlı bakım, teşvikli ücret ve iş değerlendirme sistemleri 1912-1914 yıllarında Armstrong Cork şirketinde uygulanmıştır.
1914’te Eli Lilly ile 1917’de Cow Chemical şirketlerinde iş etüdü ve iş değerlendirme sistemleri uygulanmıştır. Bu arada Fransa’da Henry Fayol (1841-1925) önderliğinde bir grup planlama, organize etme, koordine etme, yürütme ve motive etme şeklindeki yönetim fonksiyonlarını tanımlamışlardır.
1933 yılında endüstri mühendisliği alanındaki ilk doktora tezi Metod ve Zaman Etüdü adıyla kitap haline getirilen Ralph M. Barnes ‘a aittir.
H. Munsterberg 1913 yılında yayınlanan “Psikoloji ve Endüstriyel Verimlilik” adlı kitabında çalışanların iş yerlerindeki sosyal ve psikolojik özellikleri incelenmiştir.
Dr. Walter Shewart 1924 yılında istatistiği mühendislik çalışmalarına uygulamıştır. Ürün kalitesinin ekonomik şekilde kontrolü amacıyla kullanılması teorisi “Economic Control Of The Quality Of Manufactured Product” adlı kitabında toplanmıştır. Günümüzde istatistik, kalite kontrol, istatistik proses kontrol kalitenin güvence altına alınmasında kullanılan en önemli tekniktir.
2. Dünya Savaşı süresi ve sonrasında gelişen endüstri mühendisliği konuları:
_ Zaman etüdü
_ İş basitleştirilmesi
_ Kalite kontrol
_ Ücret yönetimi
_ İş değerlendirme
_ Teşvikli ücret (prim) sistemleri
_ İş yeri düzenleme ve malzeme taşıma sistemleri
_ Üretim planlama ve kontrol
idi. Bu konular günümüzde klasik endüstri mühendisliği olarak adlandırılır. 1948 ilk meslek kuruluşu olarak Ohio Colombus’ta Amerikan Endüstri Mühendisleri enstitüsü kuruldu.
Endüstri mühendisliği alanındaki çok önemli bir diğer gelişme matematiğin bilimsel yönteme uygulanmasıdır. Her ne kadar F. W. Taylor ekonomik takım (takım tezgahlarında kullanılan) ömürlerinin belirlenmesinde, F. H. Harris (1914) ekonomik imalat miktarlarının saptanmasında, F. E. Raymont (1931) envanter kontrolü modellerinde ve E. L. Grannt ve G. W. Ireson (1930) mühendislik ekonomisi formüllerinde matematikten yararlanmışlarsa da en yoğun gelişme 2. Dünya Savaşı sırasında olmuştur. Matematik, fizik, olasılık ve diğer sayısal analizle ilgili bilimlerin, savaş yönetimindeki kararların alınmasına yardımcı olarak kullanıldığı ilk savaştır. İngiltere’de 1940’ta yöneylem araştırması askeri problemlerin çözümünde uygulanmıştır. Aynı yaklaşım 1942’de ABD silahlı kuvvetlerinde de uygulanmıştır.
Yöneylem araştırması yaklaşımının savaş sırasında başarılı olması savaş sonrası ABD ve İngiltere öncülüğünde olmak üzere işletme yönetimi problemlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde yaygın olarak kullanılan doğrusal programlama,doğrusal olmayan programlama, dinamik programlama teknikleri bu yaklaşımın oluşturduğu tekniklerdir.
1947 yılında Norbert Wiener tarafından ortaya konan sibernetik biliminin de endüstri mühendisliğine önemli katkıları olmuştur.
1951 yılında L. Von Bertalenffy sibernetiğin tüm sistemlerin ortak bir özelliği olduğunu göstermiştir. 1962 yılında J. Forrester’in geliştirdiği “Endüstri Dinamiği” adlı modelde yöneticilere değişen şartlara göre seçebilecekleri uygun karar ve politikalar üretilmektedir.
Endüstri mühendisliğinin gelişiminde en büyük katkıyı elektronik bilgisayarlar sağlamıştır. Bilgisayarların işletme yönetiminde kullanılması, yönetim bilişim sistemi konusu olmuştur. 1954 yılında piyasaya çıkan ilk ticari amaçlı bilgisayarları günümüze kadar çeşitli konularda gelişmiş yenileri takip etmektedir.
Endüstri mühendisliği konusunda 1950-1980 yılları arasındaki gelişme daha ziyade çalışanların motivasyonu üzerine olmuştur. Genellikle Japonya’da gelişen bu yaklaşımlardan bazıları Kalite Kontrol Çemberleri (geliştirme ve iyileştirme grupları olarak da adlandırılmaktadır), Toplam Kalite Yönetimi (Total Quality Management), Çalışma Hayatı Kalitesinin İyileştirilmesi (Quality Of Work Life), Toplam Üretken Bakım (Total Productive Maintenance) dır. Ayrıca Tam Zamanında Üretim (Just İn Time Production), Üretim Kaynakları Planlaması (Manufacturing Resource Planning MRP-2 ), Sıfır Hata ( Zero Defects) programları yine endüstri mühendisliği ile ilgili gelişmelerdir.
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Gıda Mühendisliği arachnanthe 0 5.286 28-02-2007, Saat: 19:41
Son Yorum: arachnanthe

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi