Medeniyet İttifakı - Ekümenik Patrik

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.58/5 - 12 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Medeniyet İttifakı - Ekümenik Patrik
#1

Papa’nın gelişi çok tartışıldı, herkes görüşünü ortaya koydu. Uzunca yapılan tartışmalar, yorumlar neticesinde bir sonuca ulaşılmadı, zaten bir sonuç vermesi de beklenmez. Amaç onun gelişiyle ilgili bir fikir sahibi olmamızdır. Papa hangi nedenlerden dolayı geldi, gelince neler yaptı ve ziyaretinin neticesinde neler değişti ya da değişecek; bunlar hakkında bir fikrimiz olmalı. Birçok yorumda Medeniyetler İttifakından söz edildi, AB yolunda ilerleyebilmemizle bir alaka kuranlar oldu, “Ekümenik” sıfatının verilmesi ile ilgili kaygılar ortaya kondu vs.

“Medeniyetler İttifakı” deyince aklımıza ne geliyor? Boş, anlamsız bir proje ya da gerçekleştirilmesi tüm dünya için önem arz eden bir ittifak mı? Bu konuda yazılacak birçok konu, bahsedilecek bir sürü mesele var fakat çok uzun süreceğinden bu konuyu ayrıca ele almak daha iyi olacaktır. Fakat burada Papa’nın Medeniyetler İttifakına olası etkilerinden ve Türkiye’ye gelişinin Medeniyetler İttifakına etkilerinden bahsetmek istiyorum. Erdoğan’ın karar değiştirerek Papa’yı havaalanında karşılaması hatta bir jest yaparak uçağına kadar gitmesi ile olumlu başlayan Papa’nın Türkiye ziyareti, karşılıklı jestlerle devam etti. Papa kısa bir süre içerisinde büyük fikir değişikliği yaşamış olmalı ki Türkiye ve İslam ile ilgili olumlu sözler sarf etti. Bilmem kaçıncı Papa’nın Türkleri sevdiğinden ve benzeri şeylerden bahsetti. Kendisinin siyasi olmadığını fakat Türkiye’nin AB’ye girişini desteklediğini bile söyledi. Hani koltuk sevdasının siyasileri ve düşüncelerini değiştirdiğinin defalarca şahidi olmuştuk ama ben bir dinin liderinin fikirsel açıdan bu kadar değiştiğine ilk kez şahit oluyorum. Yaşarsak daha çok şeylerin şahidi olacağız ama neyse. Papa olmadan önce yazdığı ‘Kilise, Ekümenizm ve Politika’ adlı kitabında ‘Türkiye kesinlikle AB’ye alınmamalıdır’ diyen Papa Avrupa’nın bir coğrafya üzerine değil, ortak bir inanç üzerine kurulduğuna dair açıklamalar yapmıştı. Ve yakın bir zamanda Hz. Peygamber hakkında söylediği/alıntıladığı “Peygamber Muhammed dünyaya şer ve gayri insani şeyler getirdi. İnancı kılıçla yaymak gibi…” sözlerinin neticesinde başta İslam dünyası olmak üzere birçok yerden tepkiler gelmesine rağmen Papa özür dilemeyerek sözlerinin arkasında durmuş, sadece yanlış anlaşılmasından üzüntü duyduğunu söylemişti. Şimdi soruyorum, 2 ay içerisinde bu Papa’nın düşünceleri değişmiş olabilir mi sizce? Ya da Medeniyetler İttifakı yapıyorsunuz, bu ittifakın tüm dünya üzerinde etkili olacağını savunuyorsunuz, Medeniyetler İttifakı Sonuç Bildirgesi yayımlıyorsunuz fakat bir dinin en büyük temsilcisi olan Papa bu ittifakta yer almıyor, hatta haberi bile yok sonuç bildirgesinden. Papa Erdoğan’a sonuç deklarasyonunu görmek istediğini söylüyor ve Erdoğan da en kısa zamanda ulaştıracağını söylüyor. Uyan da balığa gidelim demek lazım Papa’ya ve eğer Papa’yı davet etmedilerse Erdoğan ve İspanya Başbakanı Zapatero’ya da. Sonrasında da bu Papa’nın Medeniyetler İttifakı’na yardımcı olacağını mı düşünmeliyim? Türkiye’ye gelip te bilmem kaçıncı Papa gibi Ayasofya’da diz çöküp dua etmemesi ya da Sultanahmet’te saygı duruşunda bulunması veya Türkiye ve İslam hakkında olumlu sözler sarf etmesi olumlu gelişmeler, bunları takdir etmek gerekir fakat bunların hiçbiri bana gerçekçi gelmiyor. Yani bu davranışlarından sonra Papa’nın çıkıp ta yarın öbür gün yine Hz. Peygamber ya da İslam hakkında saçmalamayacağının, Türkler barbarlardı demeyeceğinin garantisini kim verebilir? Kitabında Türkiye’yi kötüleyen Papa kitabının yeni baskısı yapılsa bu görüşlerini değiştirerek mi yayımlayacak? Ratzinger, Papa olmasından sadece 8 ay önce, 10 Ağustos 2004 tarihli Fransız Le Monde gazetesine verdiği demeçte Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı çıkmış, “Türkiye Avrupa Birliği’ne değil İslam Dünyası’na katılsın.” dememiş miydi? Zaten onu Papa olarak seçenler onu bu görüşleri ile seçmedi mi? Hayatının sonuna kadar Papa olarak kalacak olan Alman Ratzinger kendisini seçenleri mahcup etmeyeceğinin göstergesi olarak Papa seçilmesinin henüz ikinci senesindeyken Hz. Peygamber hakkında saçmalamadı mı? İnşallah ben yanılıyorumdur. Papa gerçekten Türkiye’yi seviyordur, İslam’a saygılıdır hatta Medeniyetler İttifakı’na yardımcı olur.( Erdoğan sonuç deklarasyonunu gönderecek ya, Papa da okuyup yardımcı olmaya çalışacak). Türkiye’yi destekleyen bir Papa bizim için gerçekten çok iyi olurdu.

Ekümenikim, Ekümeniksin, Fener Patriği Ekümenik

Fener Rum Patrikhanesi’ndeki Aya Yorgi Kilisesi’nde düzenlenen ayinde konuşma yapan Papa, “Özellikle selefim Papa II. Jean Paul’un, 1979’da İstanbul’u ve Ekümenik Patrik I. Bartholomeos’un Roma’yı ziyaretini…” dedi. Yani Fener Rum Patriği Bartholomeos’un Ekümenik sıfatını tanıdığını açıkça ilan etti. Nedir bu sıfat, ne işe yarar, yenilir mi içilir mi? Bartholomeos bu sıfatı alınca dünyadaki tüm Ortodoksların dini lideri Fener Rum Patriği oluyor. Dışişleri Bakanlığı Basın Sözcüsü Namık Tan bu sıfatı kabul etmediklerini açıkladı. Fatih Sultan Mehmet’in Patrik’i nasıl kullandığını, bize ne yararlar sağladığını hatırlayalım. Fener Rum Patriği de, Ekümenik sıfatı da bizim için hem zehir hem şifa hükmündedir. Eğer resmiyette olduğu gibi Fener Rum Patriği’ni Fatih Kaymakamlığı’na bağlı bir kurum olarak dış etkilerden uzak kendi himayemizde tutabilirsek, Fatih’in yaptığı gibi onu kullanabilirsek Türkiye’nin önemini, etkisini ve gücünü uluslararası arenada daha da yükseltebiliriz. Lozan görüşmelerinde de işte bu etkiyi kullanabilmek için Patriğin İstanbul’da kalmasına başta karşı çıkılmasına rağmen izin verilmişti. Patrikhaneden sadece birkaç metre uzaklıkta Çarşamba’da bulunan İsmailağa Cemaatinin orada oluşmasında, genişlemesinde ve Patrikhane’yi çevreleyerek adeta orada hapsedilmesinde devletin bir desteği ya da bir bildiği olabilir mi soruları da akıllara gelmiyor değil. Fakat tersi bir düşünceyle Türkiye’nin kontrolünden çıkan Ekümenik bir Patrikhane’nin neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyorum. Türkiye’nin kontrolünde olmayan Patrik hangi ülkelerin etkisine girecek ve o ülkelerin Türkiye’ye karşı olası isteklerine ne tepki verecektir? Buna göre Ekümenik sıfatını tanıyıp tanımamamızın kararını yine siz verin.

İşin bir de şu yönü var; Papa’nın Ekümenik sıfatı vermek gibi bir yetkisi mi var? Yani Papa dedi diye bunu Hıristiyan dünyası kabul mü edecek? 150 milyonluk nüfusuyla Rusya ve yüz milyonlara nüfuzuyla Rus Ortodoks Kilisesi’nin bu sıfatı ne kadar kabul edeceği ise diğer bir soru. 18-24 Eylül tarihleri arasında Belgrat’ta gerçekleştirilen 9. Uluslararası Ortodoks-Katolik Diyalog Komisyonu’nda Fener Patrikhanesi’nin “Ekümenik Konsey” olarak tanımlanması üzerine, Moskova Patriği’nin temsilcisi resmi bir protestoda bulunmuştu. Yani işler sadece bizimle Fener Patriği ya da Papa arasında değil. İşte bu noktada bizim Rusya ile gelişmekte olan ilişkilerimizi daha da geliştirme imkanı bulmamız ve belki de Rusya ile Ekümeniklik gibi dini konular ve başka birçok konuda ortak paydalarda buluşmamız sağlanabilir. Bakalım zaman bize bu konularda ne gösterecek.
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi