Milli Klasikler

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.47/5 - 15 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Milli Klasikler
#1

1_Acâib'i Âlem_ A.Mithat Efendi

A.Mithat Efendi'nin Acâib'i Âlem (Dünyanın Olağanüstülülükleri) adlı yapıtı, yazınımızda 'gezi romanı', öteki adıyla 'yolculuk romanı' türünün ilk ve en başarılı örneğidir. Subhi Bey ve yakın arkadaşı Hicâbi Bey'in dünyanın olağanüstülüklerini görmek amacıyla Kuzey Kutup dâiresine yolculuklarını antalan yapıt, Jules Verne'in romanlarında olduğu gibi okuru bilmediği, ilginç yerlerde gezdirir; hiç bilmediği şaşırtıcı insanlarla tanıştırır. Bu yolculukta kahramanlarımıza, Subhi Bey'le aralarında sonradan aşka dönüşecek duygusal bir ilişki gelişen İngiliz kızı Miss Haft da eşlik etmektedir.

Acâib-i Âlem: İnanılmaz bir yolculuğun öyküsü.

2_Ahdi ve Gülşen-i Şu'arası (İnceleme - Metin)_Süleyman Solmaz

3_Alaaddin'in Sihirli Lambası_ Kamil Doruk

Kültürlerin zenginliği kaynak kitaplarla ölçülür. Bu kitaplar toplumların geçmişinden geleceğine ışık tutarlar. Bizim de kültürümüzü yansıtan klasik eserlerimiz vardır. Her dönemde okunan bu klasik kitapların en önemlilerini seçerek çocuklar için yeniden hazırladık. Çocuklarımızın kültürel sembollerimizi okuyarak öğrenmelerinde katkımızın olmasını istedik. Klasiklerimiz Dizisi'ni okuyan çocuklarımızın büyüdüklerinde bu kitapları asıllarından okumaları en içten dileğimizdir.

4_Altın Işık_ Ziya Gökalp

Altın Işık, düşünce adamı olmasının yanı sıra verimli bir halk bilimi araştırmacısı da olan Ziya Gökalp’ın Türk masallarının, halk öykülerinin ve destanlarının bir bölümünü, nazım ya da düz söz olarak yeniden yazdığı kitabıdır.

Kitaptaki on iki metinden yedisi manzum, dördü düz söz ve biri de sahne oyunu biçimindedir. Manzum metinlerden ikisi 'Dede Korkut Hikâyeleri’nden alınmıştır.

Gökalp’ın halk yazınına yönelmesinin nedeni, onun ulusal Türk düşüncesini yeniden kurmanın, ancak halk yazının dili ve anlatım özelliklerini belirlemekle mümkün olacağı düşüncesidir.

5_Ant_ Ömer Seyfettin

Kısa öykünün en tanınmış ustalarından Ömer Seyfettin'in en güzel öykülerinden bir demet bulacaksınız bu kitapta. Genellikle yazarın çocukluk yaşantısında izlenimleri içeren bu öyküler, bugün büyüklerin bile belleğinde derin izler bırakmıştır. Her çocuğun büyük bir zevkle okuyacağı kanısındayız.

6_Araba Sevdası_ Recaizade Mahmut Ekrem

Edebiyatımızda Gerçekçilik akımının ilk örneklerinden sayılan Araba Sevdası, Avrupa görmüş gençlerden; frenkler gibi süslü gezen, gösteriş olsun diye cebinde Fransızca dergi ve gazetelerle dolaşan, 'Bonjur! ' 'Bonsuvar! ' 'Vuz alle biyen! ' diyebilmek için Beyoğlu'nda adam arayan; Türkçe konuşurken araya yalan yanlış Fransızca sözcükler katmadan edemeyen; savurganlığa, borç etmeye özenen; Türkçe'yi edebiyatsız, kaba bir dil sayıp bu dilin cahili olduğu için övünen Bihruz Bey'in trajikomik öyküsüdür. Romanın kahramanı Bihruz Bey, olmayan bir aşkı Periveş Hanım'da somutlaştırarak, araya Frenk romanlarında yaşanan aşkları da serpiştirerek kendisine varsayımsal bir aşk ve bir dünya yaratır. Araba Sevdası, Recaizade Mahmud Ekrem'in çağının önünde diyebileceğimiz dil ustalığıyla yarattığı, trajik ama özentiliği bu denli çarpıcı yansıttığından aynı zamanda komik bir romandır. Çok önemli bir roman...

Araba Sevdası: Gerçekçilik akımının bize özgü şaheseri.

7_Arılar Ordusu Bekir Yıldız

Nemrudu öldürmüş tek kanatlı bir arıyım ben. Nemrud ki, yedi dağa, yedi ovaya egemen bir hükümdardı. Atları bile benzemezdi bildiklerinize. Hele ön ayakları kısa olanının, bir eşi daha yoktu şu dünya yüzünde. Nasıl mı? Nemrud, dağ çıkarken, öne, arkaya gidip gelmesin diye, bu atın ön ayakları kısacaktı.

8_Asilzadeler_ Ömer Seyfettin

9_Avrupa Mektupları_ Cenab Şahabeddin

XIX: yüzyıla kadar Türk yazınında gezi türünün pek zengin bir birikimi olduğu söylenemez; ancak bu yüzyılın son çeyreğinde pek çok gezi yapıtı yayımlanmıştır. Cenab Şahâbeddin,1917-1918 yılları arasında Tasvir-i Efkâr gazetesi hesabına yapmış olduğu Avrupa gezisi gözlemlerini içeren Avrupa Mektupları'nda, gezip gördüğü ülkeleri doğulu bir sanatçı gözüyle değerlendirir, dolaylı olarak Osmanlı ülkesiyle karşılaştırır ve günümüz açısından da önemli sonuçlara varır. Cenab Şahâbeddin'in ülkemiz açısından değindiği sorunların, ne yazık ki hâlâ çözümlenemediği görülmektedir. Yazarın, Hac Yolunda adlı kitabı da, yine yayınlarımız arasında çıkmıştır.

Avrupa Mektupları: Cenab Şahaâbeddin'in gözüyle Avrupa

10_Bahar ve Kelebekler_ Ömer Seyfettin

11_Beyaz Lale_ Ömer Seyfettin

12_Bir Serencam_ Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Kadın, namus, din, cehalet; savaşın Anadolu’da bıraktığı izler; aşk, toplum parazitleri, ruh sapıklıkları, umutsuzluk ve görev duygularını konu edinen kitapta Yakup Kadri’nin biçim, içerik ve teknik yönünden başarılı hikayeleri yeralıyor.

13_Bir Sürgün_Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Bir Sürgün, yakup Kadri'nin Hüküm Gecesi'ne bir anlamda temel oluşturmak için yazdığı bir roman sayılır. Romanları arasında kronolojik sıranın dışına çıkan Bir Sürgün'de; Paris'e kaçan bir doktorun yaşadığı olayların çerçevesi içinde Jön TÜrkler'in sürgündeki ilişkileri, II. Abdülhamid'e karşı yürüttükleri muhalefet sırasındaki iç çekişmeleri, çıkar çatışmaları, bölünmeleri, bir türlü biçimlenemeyen düşünce yapıları v.b. eleştirel bir üslupla ve canlı sahnelerle anlatılır. Otobiyografik özellikleri ağır basan romanın baş kişisi Dr. Hikmet, bir bakıma Yakup Kadri'nin kendisidir. 'Solgun ve esmer çehreli', tüberküloz tedavisi gören ve 'kendisinden hiçbir zaman memnun olmayan' Dr. Hikmet, sayfalar arasında adeta Yakup Kadri'yi yaşatır

14_Bize Göre_ Ahmed Haşim

Haşim in ilk nesir kitabı olan Bize Göre, ikdam gazetesinde günlük yazdığı seçilmiş fıkralardan oluşmaktadır. Kitabın birinci bölümünde Haşim in nesir şeklinde kaleme aldığı; çeşitli konulardaki hiciv ağırlıklı yazıları, ikinci bölümünde Paris seyahatini ve yolculuk intiba-larını anlattığı yazıları yer almaktadır

15_Boğaziçi Mehtapları_ Abdülhak Şinasi Hisar

Bugünkü edebiyatı yakından takip edenler bu hulyayı ve onun ömrün büyük hakikatlerinin çok defa herkes için boş duran tasını zaman zaman dolduran lezzetli ve büyülü içkisini gayet iyi bilirler. Boğaziçi Mehtapları'nın bu özle şairi bize, yaşadığımız şehrin saat ve manzaralarında bu hulyanın serin ve başdöndürücü tadını bol bol ikram etmişti. Bu yazılarda bize bu seyyal unsurla varılacak merhalelerin mucizesini ne kadar iyi göstermişti. Çünkü bu hulya denilebilir ki metodlu olan bir hulyadır. O bizim bir ruh dalgınlığımızın, bir firar anımızın safdil meşgalesi değildir.'

- Ahmet Hamdi Tanpınar-

Tasviri Efkar,15 Eylül 1941

'Abdülhak Şinasi Hisar'ın Boğaziçi Mehtapları isimli kitabı, Türk edebiyatının en mükemmel eserlerinden biridir. Abdülhak Şinasi'den başka hiçbir edibimiz bu mevzuu bu kadar derin bir hassasiyetle, başından nihayete kadar bu derece muhteşem bir şiire bürüyerek değil de, doğrudan doğruya şiir halinde yazamadı.'

- Nahit Sırrı Örik - Tanin,22 Eylül 1943-

16_Bomba_ Ömer Seyfettin

17_Böğürtlen_ Mehmet Rauf

Eylül yazarı olarak ünlenen Mehmet Rauf'un Böğürtlen romanı, popüler yazınımızın güzel örneklerinden biridir. Pertev, Büyükada'da tanıştığı 'Böğürtlen' adını verdiği Müjgan'a, ilk görüşte vurulur. Müjgan'sa insanlardan kaçan, gerçek aşkı bulamayacağına inanan, gururlu bir kızdır. Pertev, acaba Müjgan'ın gönlünü kazanıp mutlu olabilecek midir?

18_Büyük Türk Klasikleri (14 Cilt)_Kurul

Büyük Türk Klasikleri Destanlar çağından günümüze kadar Türk Dili` nin en büyük antolojisidir.1000` e yakın şair ve yazarımızın biyografileri ile eserlerinden örnekler ve açıklamalardan oluşur. Eserde Türk Edebiyatındaki özel terimlerle ilgili olarak orijinal `Özel Terimler ve Adlar Sözlüğü` mevcuttur.Prof.Dr. Ahmet Bican Ercilasun` dan, Nevzat Kösoğlu` na uzanan geniş ve konusunda uzman bir kadro tarafından hazırlanmış olup, Tebliğler Dergisi` nin 21 Eylül 1987 tarihli 2243 sayılı nüshasında` Bütün Orta Öğretim Öğretmen ve Öğrencilerine` tavsiye edilmiştir. Tamamı 14 cilttir.

19_Büyüme Sakın Küçük Kız_Halim Bahadır

Ne yaparsan yap, ama büyümeye kalkma sakın küçük kız. Büyürse, şaşkın, hesapsız, acemi, özgürlüğe bile bağlanmaktan korkan bir gezginini daha kaybedecek dünya.... '

20_Cadı Çarpıyor / Şekavet-i Edebiyye_Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Zamane Münekkitlerine Cevap. Cadı Çarpıyor ve Şakavet-i Edebiyye adlı tartışma kitapları, yeni yazıyla ilk kez yayımlanıyor. Yazarın, yayınevimizin yayımladığı öteki yapıtları gibi bu kitapları da günümüz okurunun anlayabilmesi için, günümüz diline uyarlandı. Yazarın yüzyıl başındaki tartışma, eleştiri ve kültür ortamını yansıtması bakımından ilginç bulacağınızı düşündüğümüz bu iki yapıtını yararlanarak okuyacaksınız.

21_Ceylanın Büyüttüğü Çocuk_İbn Tufeyl, İbrahim Aslanoğlu

Ekvatorda şirin, küçük bir ada vardı. Buranın zalim bir kralı bulunuyordu. İnsanlar ondan bıkmışlar, usanmışlardı. Sevinmiyorlardı onu ama karşı da gelemiyorlardı. Kızdırmağa gelmezdi o zalimi; genç, ihtiyar demeden başını kestiriverirdi adamın. Askerlerinin her biri sanki cellattı; adam öldürmekte usta mı ustaydılar. Onlara kralın bir buyruğu yeterliydi. 'Gık' dedirtmeden keserlerdi insanın başını. Herkes ister istemez boyun eğiyordu bu canavara

22_Cezmi Namık Kemal

Tanzimat dönemi yazarı Nâmık Kemal'in Cezmi romanı, anıtsal bir 'çağ romanı' örneğidir. Yapıtta, Osmanı devletinin yükselişinin doruğu sayılan, ama yıkılışının tohumlarını da içinde taşıyan XVI. yüzyılda geçen olaylar, her ikisi de tarihte gerçekten yaşamış olan Cezmi'nin ve Kırım Hanı Adil Giray'ın başından geçen serüvenlere koşut olarak ve tarihe uygun bir anlatımla verilmiştir. Tarihsel olayarlar ve siyasal entrikalar, Perihan'ın Adil Giray'a duyduğu saf ve temiz, Şeyriyâr'ınsa tutkulu ve ikiyüzlü aşkları, Coşumculara özgü bir biçemle ve ustalıkla anlatılmaktadır.

Cezmi: Yazınımızda tarihsel romanın ilk ve en görkemli örneği

23_Çağlayanlar_Ahmed Hikmet Müftüoğlu

Ahmet Hikmet Müftüoğlu nun meşhur hikaye kitabı Çağlayanlar edebiyat tarihimizde önemli bir yere sahiptir. Yazarın konularını bazen şanlı Türk tarihinden, bazen de devrinin gündelik hayatından esinlenerek kaleme aldığı ve bugün heyecanından hiçbir şey kaybetmemiş olan bu kıymetli eseri asıl şekli ile sadeleştirme yapmadan, sonuna bir lügatçe de ekleyerek sizlere sunmuş bulunmaktayız.

24_Çengi_Ahmet Mithat Efendi

Ahmed Mithat Efendi'nin Çengi adlı romanı, Osmanlı yaşamında çok yaygın olan 'vur patlasın çal oynasın' âlemlerinde çengilik yaparak ünlenen Sümbül Hanım ile anasız büyüyen, 'bundan dolayı yanlış terbiye edilen' Cemal Bey'in ve Melek Hanım'ın başlarından geçenleri anlatıyor. Yer yer 'merak romanı', yer yer 'polisiye' tadındaki anlatımıyla, yazarın en iyi romanları arasında sayılabilecek olan Çengi, yazınımızda 'klasik' nitelemesini hak eden bir yapıt.

Çengi: Mithat Efendi'nin imgeleminin en nitelikli ürünlerinden biri.

25_Çok Bilen Çok Yanılır_Recaizade Mahmut Ekrem

Recaizade Mahmud Ekrem, konusunu Binbir Gündüz Hikayeleri'nden aldığı Çok Bilen Çok Yorulur'da, kendi kazdığı kuyuya yine kendisi düşen Maraş kadısı Azmi Efendi'nin serüvenini anlatıyor. İhsan Bey ve Lütfiye, Azmi Efendi'nin kendilerine oynadığı oyunun öcünü nasıl alacaklardır?

26_Dalga_Ömer Seyfettin

27_Danişmend-name_Necati Demir

28_Dede Korkut Hikayeleri_Kemal Bek

Türk yazınında anlatı geleneğinin temel yapıtlarından biri olan Dede Korkut kitabının asıl adı, Dresden kütüphânesinde bulunan yazma nüshasında Kitâb-ı Dedem Korkut ‘alâ Lisân-ı Tâife-i Oğuzân (Oğuzların Diliyle Dedem Korkut Kitabı) ; Vatikan’da bulunan yazma nüshasındaysa Hikâyet-i Oğuznâme-i Kazan Beg ve Gayrı’dır (Kazan Bey ve Ötekilerin Öyküleri) . Hem eski Türklerin yaşamlarının birer belgesi, hem de Osmanlıca öncesi Türk dilinin en önemli örneği olan bu öykülerde, İslâmlık öncesi dönemde Oğuzların başlarından geçen kimi olaylar, çağdaş anlatı tekniğine yakın bir anlatımla öykülenir. Bu bakımdan, yazınımızda halk öykülerinden de, destanlardan da farklı bir yeri ve önemi vardır.

Tarih bakımından eski, günümüzde yazılmış kadar çağdaş öyküler.

29_Dede Korkut Kitabı_Yrd. Doç. Dr. Bekir Sami Özsoy

Bu çalışmada; bütün dünyada kabul gören ve dünya edebiyatının ilk on eseri arasında yer alan Dede Korkut Kitabı konu olarak ele alınmıştır. Dede Korkut Hikayeleri, üniversite öğrencileri ile meraklıların azami faydalanacağı şekilde hazırlanmıştır. Üniversite öğrencilerine başta Osmanlı Türkçesi dersleri olmak üzere Türk Halk Edebiyatı dersleri ve dil derslerinde katkıda bulunacağı düşüncesiyle, aynı sayfada orijinal metin iki ayrı alfabe ile verilmiştir. Dede Korkut Hikayeleri'nde nazım olarak değerlendirilen soylamalar, diğer benzer çalışmalardan farklı olarak okuyucuya nesir olarak sunulmaktadır. Bir giriş ve beş bölümden oluşan kitabın asıl metinleri, Latin harfleri ile hazırlanan kitaplar gibi sağdan sola doğru sayfa numarasıyla açılarak şimdiye kadar yapılmayan bir düzende ortaya konulmuştur.

30_Define_Mehmet Rauf

Yazınımızın önemli başyapıtlarından Eylül romanının yazarı Mehmet Rauf'un Define ve devamı Kan Damlası adlı romanları, polisiye roman türünün sürekleyici örneklerindendir. Define'de, Divan şairi Fuzuli'nin Divan'ındaki kimi sözcüklerle şifrelenip nerede gizlendiği belirtilen altın paraların ve mücevherlerin bulunuş serüveni, heyecanlı bir dille anlatılır. Define, yayımlandığı dönemde olduğu kadar, bu gün de aynı zevkle ve heyecanla okunacak usta işi bir romandır.

Define: Polisiye romanın 'kaybolanı bulma' tarzının seçkin bir örneği.

31_Divan: Giriş İnceleme Metin Sözlük Tıpkıbasım _Mehmed Ali (Rızayi) Çelebi

32_Dürdâne Hanım_Ahmet Mithat Efendi

Ahmed Mithat Efendi'nin ilginç romanlarından biri olan Dürdane Hanım, bir öc alma öyküsünü anlatır. Acem Ali Bey ya da öteki adıyla Ulviye Hanım, Dürdane Hanım'ın öcünü, onu aldatan çapkın Mergub Bey'den nasıl alacaktır? Ya da alabilecek midir? Ya da, bakalım Dürdane Hanım, öcünün alınmasını istemekte midir? Yazar bu soruların yatınlarını, meraklandıran ve heyecanlandıran bir anlatımla veriyor.

Dürdane Hanım: Mithat Efendi'nin en güzel romanlarından biri...

33_Emri Divanı_M. Ali Yekta Saraç

Emri, Klasik Türk Edebiyatı şairlerinin önde gelenlerindendir. Şiirlerinin orjinal yapısı, özelliklede muamma ve tarih düşürmedeki mahareti ile döneminde üstad olarak tanınan Emri'den devrinin kaynakları övgü ile bahseder.

Emri Divanı, Klasik Türk Edebiyatı'na ilgi duyan ve bu konuda araştırma yapanlar için önemli bir kaynak değerindedir.

34_Eski Aşk Geceleri_Mehmet Rauf

Eylül romanıyla yaygın bir ün kazanan Mehmet Rauf'un Eski Aşk Geceleri adlı yapıtı, yazarın öykü türündeki son kitabıdır. Bu kitabında Mehmet Rauf, yazınsal yanı ağır basan, kimi öykülerinde Servet-i Fünün dönemi öykü anlayışına yönelen bir yazar niteliğindedir. Hüseyin Rahmi'den Halit Ziya'ya dönemin bir çok yazarından belirli belirsiz etkiler taşımasına karşın, onlar kadar çarpıcı, onlar gibi etkileyici olmasını da bilmiştir

35_Esrârı Cinâyât_Ahmet Mithat Efendi

Ahmed Mithat Efendi'nin, yazınımızda polisiye romanın ilk örneği sayılan Esrârı-ı Cinâyât (Cinayetlerin Sırrı) romanı, hem sürükleyici konusu, hem de yazarın kendisine özgü anlatımıyla dikkati çekmektedir. Bir gazetenin cinâyet hareriyle başlayan; zeki ve becerikli müstantik (polis detektifi) Osman Sabri, kılık değiştirme ustası olan yardımcısı Necmi ve kendisini halkın sesi olarak gören ***gazetesi yaranının çabalarıyla, yüksek düyeydeki bir görevlinin koruduğu kalpazan çetesinin ortaya çıkarılmasıyla sonuçlanan yapıt. yayımlandığı dönemde olduğu kadar u gün de ilgiyle okunalacak bir ustalıkla kaleme alınmıştır.

Esrâr-ı Cinâyât: Ahmed Mithat'ın polisiye roman türünde de usta bir yazar olduğunu kanıtlayan ürünü.

36_Eylül_Mehmet Rauf

Eylül, mutlu bir evlilik sürmesine karşın eşi Süreyya Bey'in arkadaşı Necip Bey ile gizli bir aşk yaşayan Suad Hanım'ın çıkmazlarını dönemine göre oldukça derin ve ayrıntılı bir psikolojik yaklaşımla ele alıyor. Bu özelliğinden ötürü Eylül Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak kabul edilmektedir. Bir yaz, Boğaziçi'nde yalı bir ev kiralayan Süreyya Bey ile Suad Hanım'ın aile dostu Necib onları sık sık ziyaret eder, gece yatılarına kalır. Necib Bey'in derin bir saygı beslediği Suad Hanım'a ilgisi şiddetli bir sevgiye dönüşür, ancak bunu kendi içinde gizler. Bir gün dayanamaz, Suad'ın eldivenini çalar. Sonunda hastalanır, humma nöbetleri arasında bir eldiveni sayıklar. Suad bunu öğrenince eldivenin öbür tekini de verir, böylece her ikisinin de birbirine duyduğu aşk açığa çıkmış olur. Arkadaşı ve aşkı arasında kalan Necib ile kocasına bağlı Suad, nefislerinin yenerek bu aşkı küllendirmeye çalışırlar. Ama sonunda evde çıkan yangın sonucu içirede kalan Suad'ı kurtarmak için içeri atılan Necib, Suad ile birlikte aynı ateşte yanarlar. Bu yangın, aslında aşklarının simgeler.

37_Eyyühe'l Veled (Çocuklara Altın Öğütler)_İmam Gazali

Bu kitap Eyyühe'l Veled (Ey Oğul) , Tus şehrinde, Gazali'nin ölümünden 4 yıl önce yazılmıştır. Bu kitapta, İmam Gazali'nin diğer bütün eserlerinde anlatılanlar ve özellikle müslümanın günlük hayatında yapacağı işler kısaca ve özlü bir biçimde anlatılmıştır. Zaten kitabın yazılış sebebi de önde gelen talebelerinden birinin hocası İmam Gazali'den 'yarın ahiret gününde faydalı olacak bilgi' istemesidir...

38_Falaka_Ahmed Rasim

Eserlerinde İstanbul Türkçe sinin bütün güzelliklerini yansıtan Ahmet Rasim, Falaka adlı bu eserinde çocukluğunun mahalle mektipleri ve Darüşşafaka daki anılarını usta gözlem gücü ve renkli üslübuyla okurlarına aktarmaktadır. Falaka için Ahmed Rasim in çocukluk ve ilk gençlik yıllarının aynasıdır diyebiliriz.Eserde yazarın çocukluğunu geçirdiği Fatih semtinin mahallelerinden tutun da mahalle mekteplerindeki eğetim tarzı, hoca - talebe münasebetleri, aile büyüklerinin çocuklara yaklaşımı, babasız büyüyen bir çocuğun hisleri, o dönemde oynanan çocuk oyunlarına varıncaya kadar her konuda aradığınızı bulabilirsiniz. Eseri yayıma hazırlarken sadeleştirme yapmayıp o sümbül kokan İstanbul Türkçe sine hiç dokunmadan, Okuyucuya anlama kolaylığı sağlamak amacıyla da eserin sonuna bugün sık kullanılmayan kelime ve terkiplerin anlamlarını içeren bir sözlük eklenmiştir.

39_Farsça Divan_Prof. Dr. Coşkun Ak

'Muhibbı' mahlasıyla 3000 civarında şiirler yazan Kanuni Sultan Süleyman'ın Farsça kaleme aldığı bu kitaptaki şiirleri, onun bu alandaki becerisini de ortaya koymaktadır.Seçimlik Farsça Dersleri için bir kaynak niteliğinde düşünülen kitapçıkta, şairin gazelleri, dörtlükleri ve beyitleri alfabetik olarak sıralanmış, Türkçe çevirileri ile birlikte eski harfli yazılışlarına da yer verilmiştir.

40_Felatun Bey İle Rakım Efendi_Ahmet Mithat Efendi

Romanlarında okurlarını hem eğlendirmeyi hem de eğitmeyi amaçlayan Ahmed Mithat Efendi'nin amacına en çok ulaşan yapıtı Felatun Bey ile Rakun Efendi'dir. Yazar, özyapıları birbirlerine bütünüyle zıt kahramanlarından Rakım Efendi'yi betimlerken örnek olarak kendisini almıştır. Felatun Bey, Rakım Efendi'nin 'fotoğraf negatifi' gibidir. Bu ikilinin yaşamlarına iki İngiliz kız kardeş ve aileleri girer ve Ahmed Mithat Efendi'nin yazınımızın belki de ilk güldürü öğeleri içeren romanındaki olaylar böylece başlar.

41_Ferdâ-yı Garâm_Mehmet Rauf

Ferdâ-yı Garâm (Aşkın Yarını) , Mehmet Rauf'un Eylül'den sonra, en önemli romanıdır. Sermed'le Mâcid'in, çocukluk yıllarında düşmanlıkla başlayan, ilk gençlik çağlarında büyük bir tutkuya dönüşen aşklarının hüzünlerle, hep 'ferdâ-yı garâm' kaygılarıyla gölgelenişini, Servet-i Fünun anlayışıyla öykülemektedir. Bu içli aşkın kahramanları için aşk, yaşanmışlığıyla değil, hayâl edilişiyle vardır ve onlar, bu aşkı en içten duyabilecekleri çağlarında, vazgeçişin dayanılmaz çekiciliğine kapılırlar.

Ferdâ-yı Garâm: Hüzünlü bir aşkın ve ölüme yolculuğun öyküsü

42_Fevayidü'l-Kiber_Ali Şir Nevayi

43_Gemici Sinbad'ın Serüvenleri_Kamil Doruk

Herkesin çok iyi bildiği gibi, Abbasi Sultanı Harun Reşid zamanında, Bağdad'da, Sinbad adında bir adam yaşıyormuş. Bu adam, taşınacak malı olanların malını taşıyarak geçimini sağlayan, yoksul bir hamalmış. Bir gün, Bağdad şehrinin bir ucundan bir ucuna taşımak üzere ağır bir yükü sırtlanmış

44_Genç Kız Kalbi_Mehmet Rauf

İç dünyası ile dış dünyası arasındaki kavgayı iç dünyasından yana kaybeden genç bir kızın hayal kırıklıkları... M. Rauf, eserlerinde hayatın merkezine aldığı aşk yörüngesinde sürüp giden ruh tahlillerine ve kişilik çözümlemelerine, Genç Kız Kalbi'yle yeni bir boyut katıyor ve yerleşik hayat tarzına yer yer toplumsal eleştiriler getiriyor. Yazarın gösterişli bir dille kaleme aldığı eserin, özellikle genç okuyucu kitlesine yararlı olması düşüncesiyle hem orijinal metni hem de sadeleştirilmiş metni birlikte sunuyoruz. (Arka Kapak)

45_Gizli Mabet_Ömer Seyfettin

46_Göl Saatleri (Osmanlı Türkçesi ile Birlikte)_Ahmed Haşim

Ahmet Haşim,1921 yılında yayımladığı Göl Saatleri nde kimi küçük dörtlüklerden kimi de uzun serbest müstezatlardan meydana gelmiş 34 şiirini bir araya getirmiştir. Şiirlerin büyük bir çoğunluğu, tabiatın çeşitli görünümlerinin değişik zamanlardaki tasvirlerinden ibarettir. Bunun yanında şairin özellikle serbest müstezad şeklindeki şiirlerinde daha felsefi bir atmosfer de kendini göstermektedir.Yayınevimiz, eserin tıpkıbasımını ve Türkçe çevirimini aynı kitapta siz okuyucularımıza sunmakla, kültür tarihimize önemli bir katkıda bulunduğu inancını taşımaktadır.

47_Gülistan Tercümesi (Kitâb Gülistan bi't- Türkî)_Seyf-i Sarayi

48_Gülnihal_Namık Kemal

Namık Kemal. Gülnihal oyununda da, Vatan yahut Silistre oyununda olduğu gibi, hem siyasal düşüncelerini dile getirir, hem de bir aşk öyküsünü anlatır. Sancak beyi Kaplan Paşa, bir çok kişinin canına kıyarak zorba bir yönetim kurmuştur ve siyasal rakibi Muhtar Bey'in sevdiği İsmet'le evlenmek istemektedir. Kaplan Paşa ile Muhtar Bey, hem siyasal iktidar, hem de gönül ilişkileri bakımından rakiptirler. Gülnihal, işte bu rekabeti ve sonuçlarını, akıcı bir dille anlatmaktadır.

49_Hac Yolunda_Cenab Şahabeddin

XIX. yüzyıla kadar Türk yazınında gezi türünün pek zengin bir birikimi olduğu söylenemez; ancak bu yüzyılın son çeyreğinde pek çok güzel yapıtı yayımlanmıştır. Cenab Şahabeddin'in görevli olarak gittiği Hicaz ve Mısır yolculuğunu canlı gözlemlerle anlattığı Hac Yolunda, gezi yazınımızın seçkin örnekleri arasındadır. Yazar bu kitabında gezip gördüğü yerleri yalnızca bir gezgin gözüyle ve yüzeysel olarak değil, tarih, coğrafya ve insan boyutlarıyla, örnek sayılacak bir düzsöz ustalığıyla anlatmaktadır.

50_Hâlâ Güzel_Nabizade Nazım

Tanzimat dönemi ikinci kuşak sanatçılarından, Karabibik ve Zehra yazarı Nâbizade Nâzım, beş öyküsünü içeren Hâlâ Güzel kitabında, usta bir yazar kişiliği göstermektedir. Gerçekçi-Doğalcı yöntemle yazılmış bu öykülerde 'aşk ve evlilik' teması işlenmektedir; ancak, elbet de bu tema, her öyküde farklı bağlamlarda ele alınmaktadır. Gülmece yönü ağır basan bir öyküde ise dönemin basın yaşamı alaysılama yoluyla eleştirilmektedir. Nâbizâde Nâzım, Hâlâ Güzel'deki öyküleriyle, öykücülüğümüzün ilk güzelduyusal örneklerini vermiştir.

Hâlâ Güzel: Günümüzde de zevkle okunan bir klasik.

Güzel Bir Amazon Olmak için...

http://my.oriflame.com.tr/merve
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi