Orhan Kemal

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.75/5 - 16 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Orhan Kemal
#1

ORHAN KEMAL
1914-1970 Orhan Kemal, kendi hayatını şöyle anlatmıştı:
"1914 yılında seferberlik davulları çalarken, Adana'nın Ceyhan ilçesinde doğmuşum. Babam, avukat, çiftçi, parti lideri. (1930'daki demokrasi dene-melerine "Alınlı l n kası" ile katılan, bu yüzden çok sert çıkışlar yapan, sonra da Suriye’ye kaçan, Abdülkadir Kemali bey) Annem, eski öğretmenlerden Azime hanım. Biri erkek olmak üzere, benden küçük dört kardeşim var. Evliyim, dört çocuk babasıyım. Yıllardır kalemimle geçinmeye çalışıyorum...

Öğrenimime gelince... Hiçbir zaman çalışkan bir öğrenci olmadım. Futbol ve polisiye romanlar beni okuldan çok ilgilendirdi. Babamın siyasî parti maceraları, Suriye'ye kaçmakla neticelenince, okulla aramdaki bağlar kopuverdi (Ortaokulun son sınıfından ayrılmış, Suriye ve Lübnan'da bir yıl kalmışlardı). Yıllar yılı Çukurova'da, Suriye ve Lübnan'da başıboş bir hayat sür­düm diyebilirim. Babamın özel öğretmenliği, okuldan daha etkin oldu.

İlk zamanlar fabrika işçiliği, sonra aynı fabrikada muhasebe memurluğu yaptım (1932’de Adana’ya dönmüştü). Bu arada spora veda, okumak, yeni bir şeyler öğrenme tutkusu ve hayata bakış. Hayata bakış, bazı sonuçlara varış derken hapishane. Hapishane benim için bir çeşit üniversite oldu diyebilirim..." (Orhan Kemal Niğde’de askerliğini yaptığı sırada yazdığı bazı manzumelerle “Askerleri tahrik etmek istediği” gerekçesiyle, ideolojik sebepten 3,5 yıl hapse mahkum olmuştu)

Yazar, daha sonra Adana’dan İstanbul'a gelmiş, senaryolar, romanlar ve hikâyeler yazmaya devam etmiştir. Son yıllarında ticaretle uğraşmıştır. Sof­ya'da ölmüş, cenazesi İstanbul’a getirilerek Zincirlikuyu mezarlığına gömülmüştür.
Kişiliği

Orhan Kemal, hayatın içinden yetişmiş, okuduklarından çok gördükleriyle oluşmuş bir yazıcıdır. Düzenli bilgi eksiklerine karşılık, günlük hayattan gelme kulak dolgunluğu ve tecrübe bolluğu bütün yazılarında göze çarpar.

Orhan Kemal'in eserlerinde zengin bir aile çocuğu iken, yoksul ve zor bir hayat kavgasına düşmüş olmanın gizli acısı sezilir. Her fırsatta babasından söz etmeyi sever. Kahramanlarının bir kısmı da, kendisi gibi zenginlikten yoksulluğa düşenlerdir.

Yazarlık tarzını, içinde çırpındığı hayatın bir gereği sayan Orhan Kemal, eğer "Baba evinin rahat ekmeğiyle tahsilimi normal şartlar altında yapıp yüksek bir diploma sahibi olsaydım... îhtimal yine hikâyeler, romanlar ya­zardım ama konularım herhalde bugünkü konular olmazdı." demektedir.
Türler

Orhan Kemal, hikâye roman ve tiyatro türlerinde eserler vermiştir. Hikâyeleri ile romanları arasında, konu, anlayış, üslûp bakımlarından bü­yük ayrılık görülmez. Yalnız o, hikâyeciliği, romancılığa geçmek için bir ba­samak saymaktadır. Neredeyse Hikaye’ nin ayrı bir tür olduğunu unutmuş onu, acemi romancıların bir tecrübe tahtası gibi görmektedir.

"Kanaatimce, küçük ve uzun hikâyelerinde iyice bilenmeyen kalem, romanı zor yazar, yahut yazamaz. Çünkü hikâye kompozisyonlarını kolaylıkla kıvıramayan bir yazar, çok daha büyük, çok daha enine boyuna bir kompo­zisyon isteyen romanı meydana getiremez."

Ne var ki, romana geçtiği yıllardan sonra da hikâyeyi büsbütün bırakma­mıştır. Hikâye kitapları şunlardır:

Ekmek Kavgası (1949), Sarhoşlar (1951), Çamaşırcının Kızı (1952), 72. Koğuş (1954), Grev (1954), Arka Sokak (1956), Kardeş Payı (1957), Babil Kulesi (1957), Dünyada Harb Vardı 1963), İşsiz (1966), Önce Ekmek (1968).

ROMANLARI VE ROMANCILIĞI

Orhan Kemal, önce hikayeleriyle tanınmış sonra romana geçmiştir. Çok sayıda olan romanları:

Baba Evi (1949), Avare Yıllar (1950), Murtaza (1952), Cemile (1952), Bereketli Topraklar Üzerinde (1954), Suçlu (1957), Devlet Kuşu (1958), Vukuat Var (1959) Gâvurun Kızı (1959), Küçücük (1960), Dünya Evi (1960), El Kızı (1960), Hanımın Çiftliği (1961), Eskici ve Oğulları (1962), Gurbet Kuşları (1962), Sokakların Çocuğu (1963), Mahalle Kavgası (1963), Kanlı Topraklar (1963), Bir Filiz Vardı (19G5), Müfettişler Müfettişi (1966), Yalancı Dünya (1966), Evlerden Biri (1966), Arkadaş Islıklan (1968), Sokaklardan Bir Kız (1968), Üç Kağıtçı (1969), Kötü Yol (1969), Tersine Dünya (1986).

Ayrıca Senaryo Tekniği (1963) adlı bir eseriyle Nâzım Hikmet’ le Üç Buçuk Yıl 1965) adlı Bursa hapishanesi hatıraları vardır.

Orhan Kemal, sosyal gerçekçilerin aşırılarından olan bir yazardır. Top­lumculuğu, kolayca sınırlanmayan ve kendisinin de belirleyemediği bir sos­yalizm olarak görmüş ve o görüşü türlü olaylar, gözlemler içinde telkin eden romanlar yazmıştır. Roman sanatının gerçekleriyle, ruh tahlilleriyle uğraşmayı bir "boş iş" saymıştır. Onca roman, kendince doğru olan şeyleri, okuyu­cuya, cazibeyle sunmaya yarayan bir vasıtadır. "Sosyal endişe ile mi, sanat endişesi ile mi yazarsınız?" sorusuna şu cevabı vermektedir:

"- Bu iki endişe birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Sosyal endişe sanatçının insan olması haysiyetiyle yurdu ve düşmanı hakkında vardığı kanaatlerin neticesidir. Her şeyden önce bir fikir adamı ol­ması lâzım gelen sanatçı sosyal endişelerini, sanat yoluyla belirten insandır. Demek oluyor ki, peşin (Önce) sosyal endişe... Fakat bu, sa­natın ikinci plâna itilmesi demek değildir.."

Böyle düşünen yazıcı, iyi tanıdığı ve ömrünü geçirdiği muhitler içinde olagelen haksızlık, yolsuzluk, düzensizlik ve kötülükleri, bazen sebeplerini aramak, bazen da iyice abartmak, bazen da sırf gözler önüne sermek yoluy­la öne sürmeye çalışıyor. Toplumu "değiştirmek" için kalıplaşmış birtakım marksist fikirleri savunuyor.
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Orhan GENCEBAY By-4r4besK 0 2.311 17-10-2007, Saat: 14:59
Son Yorum: By-4r4besK
  ORHAN PAMUK sahmaran 0 1.799 02-05-2007, Saat: 15:59
Son Yorum: sahmaran

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi