29-12-2007, Saat: 1:56
Gözlerimiz ihanete dibsiz kalır
yüregimizin sözlerine sevginin
anlamını unuttururlar bize
sadakat ,şevkat haram
bir ümitle
önce kadere sığınırız
yediğimiz darbede kaç dost satmışızdır
saymakla bitmez açılan yaraların izleri
Duvara yaslarsın başını donar kalırsın oracıkta
arkadaşa dosta kapalıdır kulakların
teselli eder sanırlar boş ver takma diyerek
ama bilmezlerki sen sağırsın duymazsın ki
boş ver kelimesi o kadar yersizdir ki senin için
yüregin daralır onlar konuştukca
susturmak istersin herkesi hatırlamamak için
kaçmak istersin yabancı ellere
yagmurlu bir gecede atarsın kendini sokaga
havada bardaktan boşalırcasına yagmur var
kaç şişe içdigini sayamamışındır bile
bogazındaki dügüm bogar seni
nefes alamıyorum sanırsın
yüregin iki kaya arasında ezilir
acını tarif edecek kelime bulamazsın
derin bir off off cekersin .
beyninin acısı rüzgara karışır o an
köşede oturan iki kişi gözüne takılır
sevgiyle sarılmışlar bir birlerine
o an özenirsin o sevgiliye
gidecek bir evin yatacak bir yatagın
seni bekleyen bir ailen vardı
ama sen o iki kişinin yerinde olmak istersin
ama boştur yine ümitlerin
bir sızı daha saplanır yüregine
sen sevdigini istersin yanında
senin istedigin hasretindir aslında
o anda isyan edersin kadere kısmete
yumruklarsın duvarları içindeki acı dinmeyince
birde acılar üst üstte gelince
yoldan gelen gecen arabaların arasına dalarsın
bitsin bitsinde bu acı kurtulayım diye
gözünü kırpmadan yapacagına eminsin
ölüme saniye kalmıştır ama bir sıcaklık doğar
yüregine belki dersin belki kendi kendine
son kez onu görürüm diye
gidemezsin ölüme ölemezsinde
emanetin vardır bu dünyada
ölemiyorum yapamıyorum
seni dünyada
bırakıp gidemiyorum
ölüm son degilmiş halen yüregimde
senin sevgin varken be gülüm .

