Sosyal Güvenlik Reformuyla Getirilen Önemli Yenilikler

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.33/5 - 12 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Sosyal Güvenlik Reformuyla Getirilen Önemli Yenilikler
#1

5754 SAYILI “SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU (5510) İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN” İLE GETİRİLEN ÖNEMLİ YENİLİKLER

ÖNSÖZ
Sosyal güvenlik, kısaca, kişilerin başkalarına muhtaç olmadan yaşamalarını teminat altına almayı amaçlayan sistemin adıdır.

Bu sistemin güvenilirlik ve istikrarı, birey ve toplum hayatımızı da doğrudan ilgilendirmektedir.

Osmanlı’nın son döneminden günümüze büyük aşamalar katederek kurumsallaşan sosyal güvenlik sistemiz, özellikle son yirmi seneden beri köklü bir reforma ihtiyaç duyar hale gelmiştir.

Ülkemizin ve milletimizin son dönemlerde katettiği mesafelerle de bahse konu reform kaçınılmaz bir hal almıştır.

Hükümetimizce Kasım 2002’de açıklanan “Acil Eylem Planı”ndaysa bu hususa verilen önem açıkça ortaya konmuştur.

59. Hükümet döneminde sosyal taraflarla ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla yapılan 70’e yakın toplantı sonunda 5510 sayılı yasanın temelleri atılmıştır.

Hazırlanan tasarı 31.5.2006 tarihinde TBMM’de kabul edilmişse de Aralık 2006’da Anayasa Mahkemesince 22 maddesi iptal edilmiştir.

60. Hükümet kurulduktan sonra, Anayasa Mahkemesi iptal gerekçelerini karşılayan ancak norm ve standart birliği amacını da koruyan yeni bir taslak hazırladık. Yeni taslak hazırlanırken, iptal edilen maddeler dışında, bazı zorunlu değişiklikler de yaptık.

Taslağı; 25 Ekim 2007’de Üçlü Danışma Kurulunda sosyal taraflara sunduk. Ardından; üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına ve siyasi parti gruplarına da gönderdik.
Tasarının, gerek Meclis Komisyonlarındaki görüşmelerinde, gerekse Genel Kurul aşamasında, sosyal taraflarla olan diyalogumuzu sürdürdük.

Hükümet olarak, “Gelecek için bugünden; sürdürülebilir, kabul edilebilir ve uygulanabilir bir sistem” amacıyla hazırladığımız sosyal güvenlik reformu tasarımız, TBMM’de 17 Nisan 2008 tarihinde kabul edilerek yasalaştı.
Birçok ilkin yer aldığı bu Kanunla, Anayasamızda yer alan sosyal devlet ilkemiz hiç olmadığı kadar sağlam temellere kavuşturulmuştur.

Yılların birikimi olan yoksulluğu ve gelir dağılımındaki eşitsizlikleri sosyal güvenlik açıklarıyla daha da artırıp sistemi iyice içinden çıkılmaz hale sokmak istemiyorsak, toplumsal uzlaşıyla bu Kanunu uygulamak durumundayız. O nedenle başta Hükümetimiz olmak üzere herkese ve sosyal taraflara büyük sorumluluklar düşmektedir.

Elinizde tutmuş olduğunuz bu metin, çok karmaşık ve çok boyutlu olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda yer alan düzenlemeleri, doğrudan ancak özet olarak anlatmayı amaçlamaktadır. Çünkü Kanunun anlaşılması, kabulü kadar önemli ve gereklidir.

Ne yazık ki, tasarının yasalaşması sürecinde, kanunun toplumumuzun geleceği açısından önemi, zorunluluğu ve getirdikleri göz ardı edilmiş; kanun, “emzirme yardımının miktarı”, “emekliye emzirme yardımı” gibi spesifik bir takım konuların gölgesinde bırakılarak magazinleştirilmiş, fotoğrafın tümü göz ardı edilmiştir.
Oysaki bu yasa ile;

  • Bağ-Kurlulardaki “basamak sistemi”ni kaldırarak beyan sistemini getiriyoruz. Böylece, Bağ-Kur’lu vatandaşlarımıza, beyan edeceği gelir üzerinden prim ödeme imkanı getiriyoruz.
    • Bağ-Kur’lu vatandaşlarımızın prim oranlarını % 40’dan % 33,5’e kadar indiriyoruz.
    • Bağ-Kur’lu vatandaşlarımızın; emzirme ödeneğinden, iş kazası gibi durumlarda geçici iş göremezlik ödeneğinden, bu vatandaşlarımızın kız çocuklarının evlenme ödeneğinden yararlanmasına imkan sağlıyoruz.
    • Çiftçilerimizin ve köy muhtarlarının,15 günlük prim ödeyerek 30 gün sigortalı olmalarına imkan sağlıyoruz.
    • Özürlü çocuğu bulunan kadınlara erken emekli olma imkanı getiriyoruz.
    • Şehit ve gazilerimizin çocuklarına ödenen eğitim yardımını % 25 oranında artırıyoruz.
    • İsteğe bağlı sigortalı olma şartlarını kolaylaştırıyor, bu sigortalıların emekli olmadan önce de sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlıyoruz.
    • Yurt dışına götürülen işçilerimize ve yakınlarına sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanı getiriyoruz.
    • 10 yıldan az çalışması olup vefat eden memurlarımızın ailelerine aylık bağlanmasına imkan sağlıyoruz.
    • Ülkemize göç etmek zorunda kalan soydaşlarımıza, geldikleri ülkelerdeki çalışmalarını borçlanabilme imkanı getiriyoruz.
    • Yaşlı ve özürlü vatandaşlarımıza tahakkuk ettirilen borçları siliyoruz.
    • Genel Sağlık Sigortasını, tüm vatandaşlarımızı kapsayacak şekilde hayata geçiriyoruz.
    • Bağ-Kur’lu vatandaşlarımızın kendilerinin ve yakınlarının sağlık hizmetlerinden yararlanmaları için gerekli olan 240 gün prim ödeme gün sayısını 30 güne indiriyoruz. Aynı şekilde, SSK’lı vatandaşlarımızın kendileri için 90 gün, yakınları için 120 gün olan sağlık hizmetinden yararlanma şartını 30 güne indiriyoruz. Böylece Bağ-Kurlu ve SSK’lı vatandaşlarımız, çalışmaya başladıktan 1 ay sonra sağlık hizmetinden faydalanabilecektir.
    • Babası çalışıyor mu çalışmıyor mu, prim borcu var mı yok mu bakmaksızın, 18 yaşından küçüklerin sağlık hizmetlerinden yararlanmasına imkan sağlıyoruz.
    • Hastanelerin vatandaşlarımızdan alabilecekleri fark ücretine sınırlama getiriyoruz. Acil hallerde fark ücreti alınamayacağını hükme bağlıyoruz.
    • Yurt içinde yapılamayan tetkiklerin, yurt dışında da yapılabilmesine imkan sağlıyoruz.
      Bu saydıklarım sadece birkaç örnek. Daha geniş özeti, sizin için hazırladığımız bilgi notunda bulabileceksiniz.
      Özet metni ön yargılardan arınmış bir şekilde okuyanlar; kamuoyunda konjonktürel nedenlerle, reforma ilişkin haksız ve yersiz birçok eleştirinin olduğunu bizzat görerek, uzun süre gündemin ilk sıralarında yer alan sosyal devlet esaslı bu düzenlemenin hakkını teslim edeceklerdir.
    Saygılarımla,

    Faruk ÇELİK
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı


    1) Mevcut memurlar 5434 sayılı yasaya tabi olmaya devam edecek. Yeni memur olanlar 5510 sayı yasaya tabi olacak. SSK ve Bağ-Kur’luların şimdiye kadar ki çalışmaları şimdiki kanunlara göre, bundan sonraki çalışmaları 5510 sayılı yasaya göre değerlendirilecek…
    Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesi doğrultusunda Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun temel yapısı şu şekilde oluşturulmuştur:
    Mevcut memurların 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na tabi

    olma halleri devam edecek.

     Yeni yasanın yürürlük tarihinden sonra

    ilk defa memur olacaklar için ise 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.

     Kendi nam ve hesabına çalışanlar (mevcut Bağ-Kur’lular) ile hizmet akdiyle çalışanların (mevcut SSK’lılar) yürürlük tarihinden sonraki çalışmaları 5510’a (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu) tabi olacak. Yürürlük tarihine kadar olan çalışmaları ise eski Kanunlarına göre değerlendirilecektir. Dolayısıyla

    bu düzenleme kazanılmış haklara hiçbir şekilde dokunmamaktadır.
    2) Emeklilik yaşını kademeli olarak 65’e çıkarıyoruz. 2075’e kadar kademeli geçiş uygulanacak…
    Kadınlarda 58 ve erkeklerde 60 olarak uygulanmakta olan emeklilik yaşı 5510 sayılı yasa ile 65’e çıkarılıyordu. Geçiş süreci 2036 ile 2048 yılları arasında emekli olacakları kapsayacak şekilde düzenlenmişti. Yapılan yeni düzenleme ile 2036-2048 aralığındaki emeklilik yaşının artışından o yıllarda emekli olacakların değil; emeklilik için gerekli prim gün sayısı şartını o yıllarda dolduranların etkilenmesini öngördük.

    Böylece 2028’e kadar işe giren SSK’lıların da (2048’e kadar 20 yıl/7200 gün çalışma süresini doldurabilecekleri) 65 yaşından önce emekli olmalarına imkan sağlanmıştır.

    SSK’da 7200 gün (20 yıl); Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nda 9000 gün (25 yıl) olan çalışma süresi şartını 2036’ya kadar dolduranlar mevcut düzenleme çerçevesinde (erkekler 60; kadınlar 58 yaşında) emekli olabilecektir. Çalışma süresi şartını 2036-2048 arasında dolduranlar kademeli olarak 58-65 yaşlarında; 2048’den sonra dolduranlar ise 65 yaşına geldiklerinde emekli olacaklardır.

    Bu düzenleme ile; 58-60 yaş uygulamasından 65 yaş uygulamasına geçiş çok daha uzun süreye yayılmış ve 65 yaşında emekliliğin herkes için geçerli olacağı tarih 2048 yılından 2075 yılına kadar ötelenmiş olmaktadır.
    3) SSK’lılarda Prim Gün Sayısını, sosyal tarafların talebi üzerine 9000 günden 7200’e indirdik. Bunun yanında 5400 gün üzerinden emekli olabilme imkanı getirdik…
    5510 sayılı Yasa’da yeni işe başlayacak SSK’lıların emekli olabilmeleri için doldurmaları gereken prim gün sayısı şartı; Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’lularda olduğu gibi 25 yıl/9000 gün olarak belirlenmiş, mevcut 7000 günden 9000 güne çıkarılması için de 20 yıllık bir kademeli geçiş öngörülmüştü.

    Sendikalarla varılan uzlaşma sonucu yapılan yeni düzenleme ile SSK’lıların emekli olmaları için gerekli prim gün sayısı 9000’den 7200’e düşürüldü.

    Böylece 5510’un yürürlüğünden sonra ilk defa sigortalı olan işçilerin emekli olabilmeleri için gerekli çalışma süresi 7200 gün olarak belirlenmiştir.

    Ayrıca Yasayla

    5400 gün prim ödeyenlerin de normal emeklilik yaşından 3 yıl gecikmeli olarak (65’i geçmemek kaydıyla) emekli olabilmeleri sağlanmaktadır.
    4) Güncelleme Katsayısının hesabında Gelişme Hızının % 30’u dikkate alınacak…
    Emekli olanlara bağlanacak aylık tutarı, kişinin çalışma hayatı boyunca bildirilen kazançlarının güncellenen ortalama tutarı üzerinden hesaplanmaktadır. Bu amaçla her yılın kazançlarının emeklilik yılına çekilmesinde Güncelleme Katsayısı kullanılmaktadır.

    Bu çerçevede 5510’da her yıl için Güncelleme Katsayısı’nın TÜFE’nin yarısı ile ortalama prim tutarındaki artışın yarısı olarak belirlenen katsayı Anayasa Mahkemesi tarafından refah payının yansıtılmadığı gerekçesi ile iptal edilmişti.

    Refah payının belirlenmesi amacıyla GSYİH hesapları incelendiğinde emeğin payı %26,53 olarak görünmektedir (2006). Dolayısıyla tasarıda TÜFE’nin tamamına GSYİH artışının %25’i olarak düzenlenen

    Güncelleme Katsayısı TBMM görüşmeleri aşamasında sosyal tarafların istekleri doğrultusunda TÜFE’nin %100’ü ile GSYİH artışının %30’unun toplamı olarak belirlenmiştir.
    5) Aylık Bağlama Oranını %2 olarak belirledik. Bu durum 25 yıldan sonraki çalışmalar için avantaj olacak…
    Yaşlılık aylığı, güncellenen ortalama aylık kazanç ile aylık bağlama oranının çarpımı suretiyle hesap edilmektedir. Aylık bağlama oranı ise her yıl için prime esas aylık kazancın ne kadarının emekli aylığına yansıtılacağına dair belirlenen orandır. Örneğin her yıl için aylık bağlama oranı % 2 olarak belirlenmiş ise 30 yıl çalışan bir kişi emekli olurken kullanılacak olan aylık bağlama oranı % 60 olarak hesaplanmaktadır.

    Yapılan yeni düzenlemede;

    Aylık Bağlama Oranı her yıl için % 2, halen 10 yıldan az çalışması olanların haklarının korunması için 10 yıl dolana kadar ise % 3 olarak belirlenmektedir.

    Mevcut mevzuata göre 25 yıldan sonraki çalışmalar için aylık bağlama oranı %1 - %1,5’e düştüğünden 25 yıldan fazla çalışanlar için toplam oranda bir artış söz konusu olabilecektir. Bu düzenleme

    erken emekli olmayı değil, daha fazla çalışmayı; çalışkan olmayı teşvik etmektedir.
    6) Sosyal Devlet anlayışının gereği olarak Devlet, tahsil ettiği prim miktarının ¼’ü oranında katkı sağlayacak…
    Sosyal Güvenlik Kurumu’nun aylık prim tahsilatının dörtte biri tutarında Hazine’den Kurum’a katkı yapılacaktır. Kurum’un açığı bulunmasa dahi yapılacak olan bu transfer

    sosyal devlet


    olgusunu güçlendirecektir.
    7) Bağ-Kur’lular için öngörülen Basamak Sistemini kaldırıp beyan sistemini getiriyoruz. Vatandaşımız beyan ettiği miktar üzerinden prim ödeyecek…
    Mevcut basamak sisteminde; Bağ-Kur’lu çalışanların gelirleri artmadığı halde belirli aralıklarla basamaklar yükseldiği için ödemeleri gereken prim tutarı artıyordu.

    Bu durum, çiftçi ve esnaflarımızın prim borçlarını ödeyememesine ve sağlık hizmetlerinden faydalanamamalarına sebep oluyordu.

    Yeni getirilen

    beyan esaslı sistemle çiftçi ve esnaflar,asgari ücret ile asgari ücretin 6,5 katı arasında olmak kaydıyla, beyan ettikleri gelirleri ile orantılı prim ödeyecekler.
    8) Bağ-Kur Prim Oranını % 40’dan % 33,5’e kadar indiriyoruz…
    Halen, Bağ-Kur kapsamında çalışan vatandaşlarımız, %20 uzun vadeli sigorta kolları ve % 20 sağlık primi olmak üzere toplam %40 oranında prim ödemektedirler.

    Yapılan düzenleme ile,

    Bağ-Kur’lu vatandaşlarımızın ödeyecekleri prim; beyan edecekleri kazancın %33,5’ine kadar indirilmektedir.
    9) Bağ-Kur’lu vatandaşlarımız için de Geçici İşgöremezlik Ödeneği öngörüyoruz…
    Sigortalının belirli sebeplerle raporlu olduğu için çalışamadığı sürelerde gelir telafisi olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan ödenen tutardır. Mevcut uygulamada sadece SSK’lılara verilen geçici

    işgöremezlik ödeneğinden artık Bağ-Kur’lular da (iş kazası, meslek hastalığı ve doğum hallerinde) yararlanabilecektir.

    10) Emzirme Yardımı’ndan (Ödeneği) Bağ-Kurlu vatandaşlarımız da yararlanabilecek…
    Mevcut uygulamada sadece SSK’lılara, defaten 50 YTL ödenmektedir. Yapılan değişiklik ile;

    bu yardımdan, Bağ-Kur sigortalı ve emeklilerinin de yararlanması hükme bağlanmıştır
    . Emzirme ödeneğinin miktarı, sosyal tarafların da temsil edildiği Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulu Kararı ve Bakan onayı ile belirlenecektir.
    11) Cenaze Yardımı (Ödeneği) miktarını, içinde sosyal taraf temsilcilerinin de bulunduğu SGK Yönetim Kurulu belirleyecek…
    Mevcut uygulamada; SSK ve Bağ-Kur sigortalılarına 247 YTL cenaze ödeneği, Emekli Sandığına tabi olanlara ise 940 YTL ölüm yardımı verilmektedir. Bu Kanunla

    cenaze ödeneği miktarı, sosyal tarafların da temsil edildiği Sosyal Güvenlik Kurumu Yönetim Kurulu Kararı ve Bakan onayı ile belirlenecektir.
    12) Çeyiz Parasından (Evlenme Ödeneği) vefat eden Bağ-Kurlu vatandaşlarımızın kız çocukları da yararlanabilecek…
    Mevcut uygulamada çeyiz parası, Bağ-Kur’dan aylık almakta olan kız çocuklarına ödenmemektedir. Yapılan değişiklikle; vefat eden

    Bağ-Kur’lu vatandaşlarımızın, Kurumdan aylık almakta iken evlenen kız çocuklarına da 24 aylık tutarında çeyiz parası verilecektir.
    13) Tarım Bağ-Kur’luları ile Köy Muhtarlarına, 15 günlük prim ödeyerek 30 gün sigortalı olma imkanı getiriyoruz…
    Çiftçilerimizin ve köy muhtarlarının, 15 günlük prim ödeyerek 30 gün sigortalı olmaları sağlanmaktadır.
    14) Kadın sigortalılara, doğum nedeniyle çalışamadıkları süreleri borçlanabilme imkanı getiriyoruz…
    SSK’ya tabi sigortalıların doğumdan dolayı çalışamadıkları sürelerini borçlanma imkanı getirilmiştir. Her doğum için azami iki yıl olmak üzere toplam 4 yıla kadar çalışılmayan veya ücretsiz izinde geçirilen sürelere ilişkin primlerin yatırılması suretiyle yapılacak borçlanma, annelerin daha az çalışma süresi ile emekli olabilmelerine imkan sağlanmaktadır.
    15) Özürlü çocuğu bulunan kadınlarımıza, erken emekli olma imkanı getiriyoruz…
    Sürekli bakımına muhtaç özürlü çocuğu bulunan kadınların Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen prim ödeme gün sayıları dörtte bir oranında artırılacak ve bu süreler emeklilik yaş hadlerinden de indirilmek suretiyle daha fazla hizmetle, daha erken yaşta emekli olmaları sağlanacaktır. Böylelikle

    bakıma muhtaç özürlü çocuğu bulunun kadınlara 5 yıla kadar erken emekli olabilme imkanı getirilmektedir.
    16) Şehit ve Gazilerimizin çocuklarının eğitim yardımını % 25 oranında artırıyoruz…
    Şehit ve gazilerimizin çocuklarına her yıl için ödenmekte olan eğitim ve öğretim yardımı bu Kanunla % 25 oranında artırılmaktadır.
    17) Harp Malûlleri, Şehitler Ve Terör Malûllerinin yeniden çalışmaya başlaması durumunda aylıkları kesilmeyecek…
    Artık, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malûllüğü aylığı alanlardan kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmeyecektir. Böylelikle, terör malûlleri görev aylıklarının yanı sıra vazife malûllüğü aylıklarını da alabilecekler, ayrıca kendilerine ücretsiz seyahat kartı, ek ödeme verilecek ve çocukları için eğitim ve öğretim yardımı yapılabilecektir.
    5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce,

    kamuda işe girmeleri sebebiyle vazife malullüğü aylıkları kesilenlerin aylıkları tekrar açılarak ödenmeye başlanacaktır.

    Ayrıca, terörle mücadele kapsamında vazife malullüğü aylığı alanlardan ortez, protez ve diğer iyileştirici araç-gereçler için herhangi bir katılım payı ve fark da alınmayacaktır.
    18) İsteğe Bağlı Sigortalılığı kolaylaştırıyoruz. Bunlara, emekli olmadan önce de sağlıktan yararlanma imkanı getiriyoruz…
    İsteğe bağlı sigortalılıkta da önemli düzenlemeler getiriyoruz. İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için; SSK’da 1080 gün (3 yıl), Emekli Sandığında 3600 gün (10 yıl) çalışmış olmaları gerekiyordu; üstelik emekli olana kadar da sağlık hizmetlerinden yararlanamıyorlardı.

    Yapılan değişiklik ile;

    isteğe bağlı sigortalı olabilmek için gerekli olan çalışma şartı kaldırılmaktadır. Artık dileyen her vatandaşımız, isteğe bağlı sigortalı olabilecek ve sigortalı olduğu sürece sağlık hizmetlerinden yararlanabilecektir
    . Bu düzenlemeyle, part-time (kısmi zamanlı) çalışanlar ile usta öğreticilere de ay içinde eksik kalan günlerini isteğe bağlı olarak tamamlayabilme hakkı sağlanmaktadır.
    19) Yurtdışına götürülen işçilere ve yakınlarına sağlık hizmetlerinden yararlanma imkanı sağlıyoruz….
    Şimdiye kadar Türk müteahhitlerince yurtdışına götürülen işçiler ve yakınları Kurum sağlık hizmetlerinden yararlanamıyorlardı. Getirdiğimiz düzenleme ile bu işçilerin sağlık primlerinin işverenlerince yatırılması zorunlu tutulmaktadır,böylece kendileri ve yurt içindeki eş ve çocukları sağlık hizmetlerinden faydalanabilecektir. Bu kişilerin emekli olabilmeleri için gerekli uzun vadeli sigorta primlerini ise isteğe bağlı olarak kendileri de ödeyebilecektir.
    20) Asgari İşçilikte Uzlaşma imkanı getiriyoruz….
    Asgari işçilik uygulamasında uzlaşma uygulaması getirilerek devamlı mahiyetteki işyerlerinde yapılan asgari işçilik incelemesi sonucunda tespiti yapılan ve sigortalılara mal edilemeyen prim, gecikme cezası ve zammı ile idari para cezalarının Kurum ile işverenler arasında uzlaşma yoluyla çözüme kavuşturulabilmesi sağlanmaktadır.
    21) Bakıma muhtaç malullerin malullük aylığından yararlanmaları için 10 yıl sigortalı olma şartı aranmayacak….
    Çalışma gücünün en az %60’ını kaybedenlerden en az 10 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün prim ödemiş olanlar malullük aylığından yararlanabilecektir.

    Ancak başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılara aylık bağlanabilmesi için 10 yıl sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün prim ödemiş olmak yeterli olacaktır.
    22) On yıldan az çalışması olup vefat eden memurların ailelerine maaş bağlanacak…
    Şimdiye kadar 10 yıldan az hizmeti bulunan memurların vefat etmeleri halinde yakınlarına aylık bağlanmıyordu. Yapılan değişiklikle bu süre, diğer çalışanlarda olduğu gibi 5 yıla düşürülerek 20 bini aşkın aileye aylık bağlanması sağlanmaktadır. Ayrıca

    SSK’lıların vefatında hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ise borçlanma yoluyla kazanılan süreler hariç tutulmak kaydıyla 5 yıl sigortalılık ve 900 günlük çalışma süresi yeterli olmaktadır.
    23) Ölen sigortalının geliri olmayan Ana-Babasına % 25 oranında aylık bağlanacak…
    Ölen sigortalının 65 yaşından büyük ana-babasına; kendi aylığı veya asgari ücretten fazla geliri olmaması şartıyla, sigortalının aylığının %25’i tutarında aylık bağlanacaktır.
    24) Sosyal Güvenlik Destek Primi
    Mevcut uygulamada,
    - SSK’ya tabi olarak çalışmaya başlayan emekliler için; 1/4’ü sigortalı, 3/4’ü de işveren hissesi olmak üzere, prime esas kazançlarının %30’u oranında
    - Bağ-Kur’dan emekli olup tekrar Bağ-Kur kapsamında bir işte çalışmaya başlayanlar için; almakta oldukları emekli aylıklarının %10’u,
    - SSK ve Emekli Sandığı emeklilerinden Bağ-Kur kapsamında bir işte çalışmaya başlayanlar için ise, 12. basamak karşılığı gelirin %10’u,
    oranında sosyal güvenlik destek primi kesilmektedir.

    Halen sosyal güvenlik destek primi ödemek suretiyle çalışmakta olan emekliler Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra da SGDP uygulamasına devam edecektir. Ancak, SSK’ya tabi çalışan emeklilerin prim oranları artık % 31 - % 36,5 olarak uygulanacaktır.

    Tarımsal faaliyetler hariç olmak üzere, Bağ-Kur’a tabi çalışan emeklilerin aylıklarından % 12 oranında SGDP primi kesilecek, bu oran % 15’i geçmemek üzere her yıl bir puan artırılacaktır.

    Kesilecek bu miktar en yüksek yaşlılık aylığı alan Bağ-Kur emeklisinin aylığından kesilecek SGDP tutarından fazla olamayacaktır.

    İlk defa bu Kanundan sonra sigortalı olanların emekli olduktan sonra 4/a (SSK) ve 4/c (Emekli Sandığı) kapsamında bir işte çalışmaya başlamaları halinde aylıkları kesilecek; 4/b (Bağ-Kur) kapsamında çalışmaları ve aylıklarının kesilmemesini talep etmeleri halinde ise aylıkları kesilmeksizin almakta oldukları emekli aylıklarından % 15 oranında destek primi kesilecektir.

    Terörle Mücadele Kanunu kapsamında vazife malûllüğü aylığı alanların 4/a, 4/b ve 4/c kapsamında çalışmaları halinde aylıkları kesilmeyecektir.
    25) Fiili Hizmet Zammını, teknolojik gelişmeler ve AB standartları doğrultusunda yeniden düzenliyoruz…
    Fiili hizmet süresi zammı kapsamındaki işler; ağır, riskli ve sağlığa zararlı olup, çalışanları fiziki, ruhi ve fizyolojik bakımdan olumsuz yönde etkileyen ve bu işlerde çalışanların diğer alanlarda çalışan insanlara göre daha fazla yıpranmalarına neden olan ve ömürlerini kısaltan işlerdir.

    Mevcut uygulamada kapsam içerisinde bulunan bazı işler, teknolojideki gelişmeler ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi nedeniyle zamanla yıpratıcı olmaktan çıktığı halde, bu işlerde çalışanlara hala fazladan hizmet ilavesi yapılması, diğer kesimlerde çalışanlar aleyhine bir adaletsizlik oluşturmaya başlamıştır.

    Bu olumsuzlukların ortadan kaldırılması amacıyla bu kapsamdaki işler belirlenirken;

    Avrupa Birliği ve gelişmiş ülke uygulamaları esas alınarak iş sağlığı, iş güvenliği ve teknolojik gelişmeler incelenmiş ve işyerlerinde her türlü tedbir alınmasına rağmen yaptıkları işler dolayısıyla çalışanlarının yaşam beklentisi ülke ortalamasının altında kalan iş kolları için Fiili Hizmet Zammı uygulamanın yapılması benimsenmiştir.
    26) Kayıt Dışılıkla Mücadelede etkin yöntemleri hayata geçiriyoruz…
    Bu Kanun kayıt dışı istihdamın tespit ve önlenebilmesine yönelik önemli düzenlemeler de içermektedir:
    İşverenleri, ücret ödemelerini bankalar aracılığıyla yapmaları hususunda zorunlu tutmaya Kurum yetkilendirilmiştir.
    Kamu idareleri ile bankalara bir takım işlemlerin yapılması sırasında sigortalılık sorgulaması yapmaları yükümlülüğü getirilmiş, yine bu kuruluşlar Kurumla veri paylaşımı konusunda yükümlü tutulmuşlardır.
    GSS sistemi tüm vatandaşların kayıtlılık ve takibini mümkün kılacaktır.
    Kayıt dışı çalıştırmaya yönelik idarî para cezaları artırılarak daha caydırıcı hale getirilmiştir.
    27) Ülkemize Göç Eden Soydaşlarımıza, geldikleri ülkelerdeki çalışmalarını borçlanabilme imkanı getiriyoruz…
    Zorunlu göçe tabi tutulan soydaşlarımızın, geldikleri ülkelerdeki çalışma sürelerini borçlanabilme imkanını getiriyoruz. Örneğin yaklaşık 20 yıl önce

    Bulgaristan’dan göç eden soydaşlarımız, bu ülkedeki çalışma sürelerine ilişkin borçlanma tutarlarını ödeyerek emekli olabilme imkanına kavuşacaktır.
    28) Yaşlı ve Özürlü Vatandaşlarımıza Tahakkuk Ettirilen Borçları siliyoruz….
    65 yaşından büyükler ile özürlülere yapılan aylık ödemelerinde çıkan ihtilaflardan dolayı

    81 bin vatandaşlarımıza tahakkuk ettirilen borçlar silinmektedir.
    29) Gelir ve Aylıkların Haczedilemezliği İlkesini, bu kanunda da koruyoruz…
    Mevcut mevzuatımızda bulunmakla birlikte 5510’da yer almayan bu durum yeniden düzenlenmiştir. Getirdiğimiz bu kanunla da bu ilke korunmakta,

    gelir ve aylıkların, prim ve nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği hüküm altına alınmaktadır.
    30) Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamasını hayata geçiriyoruz…
    Bu yasayla getirilen en önemli yeniliklerden biri de Genel Sağlık Sigortası’dır. Böylece

    Anayasamızda öngörülen Genel Sağlık Sigortası Sistemi, aradan geçen 26 yıldan sonra Hükümetimiz döneminde hayata geçirilmektedir.
    31) Tüm vatandaşlarımızı Genel Sağlık Sigortası kapsamına alıyoruz…
    Ülkemizde yaşayan herkes (vatansızlar ve sığınmacılar dahil) sağlık sigortası kapsamına alınmaktadır.
    32) Koruyucu Sağlık Hizmetleri de Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak…
    GSS sistemine geçilmesi ile Koruyucu Sağlık Hizmetleri de ilk defa sağlık sigortası kapsamına alınarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacaktır. Böylelikle sağlık alanında da ülkemizin ihtiyacı olan önemli bir adım atılmaktadır.
    33) Bağ-Kur’luların Sağlık Hizmetlerinden Yararlanmaları için gerekli olan 240 günlük prim gün sayısını 30 güne indiriyoruz….
    Mevcut uygulamada; çiftçinin yada esnafın kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için 240 gün prim ödemiş olmaları gerekmektedir. Yapılan değişiklik ile, 240 günlük süre 30 güne indirilmektedir.

    Böylece çiftçilerimiz ve esnaflarımız, sigortalı olduktan 1 ay sonra sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

    34) Bağ-Kur vatandaşlarımıza, 60 gün prim borcu olsa dahi Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma imkanı getiriyoruz
    Mevcut uygulamada Bağ-Kur’lular, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için hiç prim borçlarının bulunmaması gerekmektedir. Yapılan değişiklikle,

    Bağ-Kur sigortalılarının 60 günlük borcunun bulunması halinde bile, sağlık yardımlarından yararlanmaları imkanı getirilmiştir.

    Ayrıca

    iş kazası, meslek hastalığı, acil haller gibi durumlarda, Bağ-Kur’lunun sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için, borcunun olup olmadığına bakılmaması kuralı getirilmiştir.
    35) SSK’lıların Sağlık Hizmetlerinden Yararlanması için gerekli olan 90 ve bakmakla yükümlü oldukları için gerekli olan 120 günlük prim gün sayılarını 30 güne indiriyoruz…
    Mevcut uygulamada, SSK’lı vatandaşlarımızın kendilerinin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için 90 gün, bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için ise 120 gün prim ödeme gününün bulunması gerekmektedir.

    Yapılan düzenleme ile, bu süreler 30 güne indirilmektedir.

    Böylece hizmet akdiyle işe başlayan bir vatandaşımız ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler, 1 ay sonra sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.
    36) Sağlık Hizmetlerinden Yararlanmak için gerekli olan, 1 yıl içinde 30 gün sigortalı olma şartını esnekleştiriyoruz. Örneğin askerlik sürelerinin 1 yılın hesabında dikkate alınmamasını sağlayarak 1 yıllık süreyi fiilen uzatıyoruz…
    Genel sağlık sigortalısının sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi; 1 yıl içinde 30 gün prim ödeme şartına bağlı idi. Yapılan düzenleme ile bu şart esnekleştirilmektedir. Askerlikte geçen süreler, grevde geçen süreler vb. son 1 yılın hesabında dikkate alınmayacak, dolayısıyla 1 yıllık süre fiiliyatta uzayabilecektir.
    37) İşten Ayrılan vatandaşlarımızın, prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın 90 gün daha sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlıyoruz…..
    Zorunlu sigorta kapsamında (SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı) çalışmaları sona erenlerin 90 gün boyunca prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanabileceği belirlenmiştir.
    38) 18 Yaşından Küçüklerin her hangi bir şart aramaksızın Sağlık Hizmetlerinden Yararlanmasını sağlıyoruz….
    Getirdiğimiz bu sistemle, milletimizin geleceği olan tüm çocuklarımızın 18 yaşına kadar, hiçbir şart aranmaksızın (ailesi çalışıyor mu çalışmıyor mu, prim borcu var mı yok mu v.b) sağlık hizmetlerinden yararlanması sağlanmaktadır. 18 yaşından sonra ise kendi adlarına veya ana-babaları üzerinden sağlık sigortası kapsamında olmaya devam edeceklerdir.
    39) Kız Çocuklarının Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma Durumu
    18 yaşını dolduran kızlar ana-babalarından bağımsız olarak kendi sigortalılık ve gelir durumlarına uygun şartlarda GSS kapsamına girerek sağlık hizmetlerinden yararlanacaklardır. Ancak, halen 18 yaşından büyük olup ana-babasının sigortalılığı nedeniyle sağlık hizmetlerinden yararlanmakta olanlar bu haklarını sürdüreceklerdir.
    40) Yaş ve fiyat kısıtlaması olmaksızın Diş Protez Bedelleri karşılanacak…
    Diş protez bedellerinin karşılanması hususunda 5510 sayılı Kanunla getirilen yaş ve fiyat kısıtlaması, yapılan son düzenleme ile kaldırılmış, böylece

    her yaştaki genel sağlık sigortalılarının diş protez bedellerinin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca tespit edilecek fiyatlar üzerinden tamamının karşılanması sağlanmıştır.
    41) Bağ-Kurlu hastanın yol ve refakatçi giderleri Kurum tarafından karşılanacak….
    Mevcut uygulamada; sadece SSK ve Emekli Sandığı mensuplarının Sağlık Sigortası kapsamında yapılacak tedavi nedeniyle hastanın il dışına sevk edilmesi halinde yol ve refakatçi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu’nca karşılanmaktadır.
    Getirdiğimiz düzenleme ile; bu hak

    ilk defa Bağ-Kur’lulara da sağlanmaktadır.
    42) Sağlık hizmeti sunucularının vatandaşlardan alabilecekleri Fark Ücretine sınırlama getiriyoruz. Hastaneler, belirlenen fiyatın en çok 1 katına kadar fark ücreti alabilecek…
    Mevcut uygulamada sağlık hizmeti sunucularının vatandaşlardan alabilecekleri fark ücretlerinde herhangi bir sınır bulunmamaktadır.

    Özel sağlık hizmeti sunucularının vatandaştan alabilecekleri fark ücreti; sunulan sağlık hizmeti için Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen bedelin bir katını geçmemek üzere Bakanlar Kurulu’nca belirlenecektir.

    Kamu idaresi sağlık hizmeti sunucuları ise sadece otelcilik hizmeti ve istisnai sağlık hizmetlerinden (estetik vb.) fark ücreti alabilecek, bunun dışındaki sağlık hizmetlerinden fark ücreti alamayacaklardır.
    43) Acil hallerde vatandaşlarımızdan Fark Ücreti talep edilemeyecek…
    Getirilen düzenlemeye göre, Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmesi bulunsun yada bulunmasın bütün sağlık hizmeti sunucuları, acil hallerde, vatandaşlardan herhangi bir fark ücreti talep edemeyecek.
    44) Sağlık Hizmeti Sunucularını Sınıflandırıyoruz. Böylece vatandaşlarımıza daha kaliteli hizmet sunulmasına imkan sağlıyoruz…
    Şimdiye kadar böyle bir uygulama bulunmamaktaydı.
    Yapılan düzenleme ile, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu; tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabilme (A,B,C… v.b) yetkisine sahip olacak.

    Böylece sağlık hizmeti sunucularının kaliteli hizmete teşviki amaçlanmaktadır.
    45) Yurt içinde yapılamayan tetkiklerin Yurt Dışında da yapılabilmesine imkan sağlıyoruz…
    Tüm genel sağlık sigortalılarının ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin yurt içinde yapılamayan tedavileri için yurt dışına gönderilmeleri uygulaması devam etmektedir. Buna ilaveten

    yurt içinde yapılması mümkün olmayan tetkikler de yurt dışında yaptırılabilecektir.
    46) Katılım Payları almama konusunda Kurum yetkilendiriliyor…
    Mevcut düzenlemelerde de katılım payı uygulaması bulunmaktadır.

    Yapılan düzenleme ile; ayakta tedavilerde katılım payı 2 YTL olarak öngörülmektedir. Ancak, birinci basamak sağlık hizmeti sunucularında (örneğin sağlık ocaklarında) bu katılım payını almamaya yada daha düşük miktarlarda tespit etmeye Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili kılınmaktadır.
    Devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerinde yapılan muayenelerde ise sevkli olarak başvurulup başvurulmadığı dikkate alınmak suretiyle katılım payı tutarını yarıya indirmeye veya beş kat artırmaya, gerektiğinde bu tutarları kanuni tutarlarına getirmeye yine Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili olacaktır.
    47) İş kazası ve meslek hastalığı durumlarında Katılım Payı Alınmayacak…
    İş kazası ile meslek hastalığı halleri ile askerî tatbikat ve manevralarda sağlanan sağlık hizmetleri,
    Afet ve savaş hali nedeniyle sağlanan sağlık hizmetleri,
    Aile Hekimi muayeneleri ve kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri,
    Kronik hastalıklar,
    Hayati önemi haiz ortez/protezler ile organ, doku ve kök hücre nakli,
    Kontrol muayeneleri,
    Vatana hizmet aylığı alanlar, harp ve vazife malullüğü aylığı alanlar ile terörle mücadele kapsamında aylık alanlar,

    Katılım Payından muaf tutulmaktadır.
    48) Geliri düşük vatandaşlarımızın, terörle mücadele aylığı alanların GSS Primi Devlet Tarafından Karşılanacak...
    Aile içindeki kişi başı geliri asgari ücretin 1/3’ünden az olanlar,
    Vatansızlar ve sığınmacılar,
    2022 sy. Kanun kapsamında 65 yaş veya özürlü aylığı alanlar,
    Şeref aylığı alanlar (İstiklal madalyası),
    Vatani hizmet aylığı alanlar,
    Terörle mücadele aylığı alanlar ile harp malulleri,
    SHÇEK tarafından bakılan çocuklar,
    Köy korucuları,
    Dünya ve Olimpiyat Şampiyonlarının
    Genel Sağlık Sigortası primleri Devlet tarafından karşılanacaktır.
    49) Çalışmayıp asgari ücretten az geliri olan vatandaşlarımız sadece 24 YTL ödeyerek sağlık hizmetlerinden istisnasız yararlanabilecek…..
    Getirilen düzenleme ile; aile içindeki kişi başına geliri asgari ücretin 1/3’ünden ( 203 YTL’den az) az olan vatandaşlarımızın sağlık primleri Devlet tarafından ödenecek. Bu uygulamaya geçiş sürecinde Yeşil kart uygulaması 2 yıl daha devam edecek, bu sürenin sonunda da yürürlükten kalkacak.

    Çalışması nedeniyle sigortalı olmayan veya ailesinde sigrtalı bulunmayanlardan; aile içindeki kişi başına geliri;

    Asgari ücretin 1/3’ü ile asgari ücret arasında olan vatandaşlarımız sadece 24 YTL,
    Asgari ücret ile asgari ücretin iki katına kadar olan vatandaşlarımız sadece 73 YTL,
    Asgari ücretin iki katından fazla olan vatandaşlarımız ise sadece 146 YTL,
    ödeyerek sağlık hizmetlerinden istisnasız yararlanabilecek.[/COLOR]
    50) Memurların Prime Esas Kazanç miktarını yeniden düzenliyoruz. Aldıkları aylığın büyük bölümünü prime tabi tutarak, daha fazla emekli maaşı almalarını sağlıyoruz…
    Kamu görevlilerinin görev aylıklarının büyük bir kısmının primlendirilmesi ve dolayısıyla daha yüksek miktarda emekli aylığı bağlanması sağlanmaktadır.

    Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce kamu görevlisi olanların primleri 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre kesilmeye devam edilecektir.

    Bu Kanundan sonra kamu görevlisi olanlar için, şimdiye kadarki unsurlara ilaveten; makam, temsil ve görev tazminatları ile personel kanunlarına göre ödenen tazminatlardan da prim kesilmek suretiyle hesap edilecektir.
    Belirtilen unsurlar üzerinden; %14 sigortalı, %18,5 kamu işvereni hissesi olmak üzere toplam %32,5 oranında emeklilik ve sağlık sigortaları primi kesilecektir.
    51) Milletvekillerinin Durumu
    Mevcut milletvekilleri ile eski milletvekilleri için hiçbir değişiklik söz konusu değildir.
    İleriki dönemlerde ilk defa milletvekili olacaklardan, yasanın yürürlük tarihine kadar (1 Ekim 2008) askerlik dahil herhangi bir kamu görevinde bulunmuş olanlar da halen yürürlükte bulunan mevzuata göre emekli olacaklardır.
    Şimdiye kadar hiç kamu görevinde bulunmamış olanlar ileride milletvekili olduklarında ise adlarına Başbakanlık Müsteşarı düzeyinde prim ödenecektir. Emekli olacakları zaman yeni Kanun hükümleri çerçevesinde; çalışma süreleri ve tüm çalışmaları boyunca ödedikleri primlerle orantılı emekli aylığı alacaklardır.
    Ayrıca sağlık hizmetlerinin TBMM’ce karşılanması uygulaması da aynen devam edecektir. Milletvekilinin ölümü halinde ailesine yapılan yardımlarda da hiçbir değişiklik yapılmamaktadır.
    Bu Yasa ile fiili hizmet uygulaması, AB standartlarına uygun olarak “ağır ve tehlikeli işler”le sınırlandırıldığından, örneğin gazetecilerde olduğu gibi milletvekilleri de fiili hizmet zammı kapsamından çıkmaktadır. Bu Yasanın yayımı tarihinden sonra artık milletvekillerine fiili hizmet zammı verilmeyecektir. Ancak daha önceki sürelere ilişkin fiili hizmet zammı hakları saklıdır .

Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi