TURKIYE'DE DEMOKRASI TARIHI

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.8/5 - 25 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
TURKIYE'DE DEMOKRASI TARIHI
#1

Turkiye'de Demokrasi, Muhalefet ve Partiler(i Kapatma) Tarihi

1924
“Bu memlekette muhalefet, ihtilal demektir.”
Mustafa İsmet (İnönü)

1968
“1945 ve 1946’da demokratik rejimi getirmeseydik,
asıl kanlı ihtilal o zaman olacaktı.”
Mustafa İsmet (İnönü)

Modern Türk siyasası demokratik deneyime ve tecrübeye sahip olan daha liberal karakterli, muhafazakar partiler (Jön Türklerden Prens Sabahattin kanadı-Hürriyet ve İtilaf-İkinci Grup-Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası-Serbest Cumhuriyet Fırkası-Demokrat Parti-Refah Partisi-AKP) ile daha köktenci reformlar yapabilecek tek-parti yönetiminin temsilcileri olan (Jön Türkler-İttihat ve Terakki-Müdafaai Hukuk (Birinci Grup)-CHP) partiler arasındaki yüzyılı aşkın mücadeleye sahne olmuştur. Birinciler halk tarafından desteklenmiş ve ikinciler de vatanı kurtarmak adına diğerlerini vatan haini ilan etmiş, sürmüş, idam etmiş, siyasi yasaklar getirmiş...ve siyasi arenadan tasfiye etmiştir. 1945-1995 yılları arasındaki 50 yıllık dönemde toplam 164 parti kurulmuştur. Bu partilerden bir kısmı feshedildi, yahut kapatıldı. Bu dönemde kurulan partilerden çoğu çeşitli siyasi yasaklar nedeniyle hülle partisi olmuştur. Şu an siyasal yaşamını sürdüren partiler arasında en yaşlısının 17 yaşında olması Türkiye'deki demokratik rejimin kökenlerinin kısırlığına işaret etmektedir. (Araştırmanın yapıldığı dönemlerde CHP yasaklı partiler arasındaydı ve dönemin en yaşlı partisi Anavatan Partisiydi) Bir toplumun kültürünü tanımada önemli bir etkiye sahip bulunan halk fıkralarına konu olan Türk Demokrasi Tarihi, bir fıkrada dünyada yazılmış en ince üç kitap arasında ('İngiliz Mutfağı' ve 'Alman Mizahı'nın ardından) sayılmaktadır.

Modern Türk siyasetinin tarihi, muhalefet hareketlerinin tamamının, aynı ithamla suçlandığını gösterir: Bölücüler ve hainler! Modern Türkiye Tarihi ile alakalı kitapları bulunan bir yabancı bu durumu şu veciz sözlerle ifade etmektedir:

"Başlıca partiler arasında programları açısından çok büyük uçurumlar olmadığı zamanlarda bile, ortak bir zeminin varlığını inkar ederek, muhalefeti vatan haini olarak suçlama eğilimi, bugüne kadar ki Türk siyasal sisteminin istikrarsızlığının temel kaynaklarından biri olarak kabul edilmelidir." 1

Sistem garip bir şekilde durmaksızın kendine “tehdit” ve “düşman” türetmiş ve memleketin geleceğini hep “tehlike” altında görmüş ve hep “hain”lere karşı savaşmıştır. Atatürkçülük olarak nitelediğimiz Kemalist ideoloji, oldu bitti üç yönden gelen saldırılarla karşı karşıyadır: Şeriatçı tehlike, Turancı tehlike ve Komünist tehlike. Sistem “vatan haini”i üretmektedir. “Vatan hain”lerinin muhalefeti etkisiz hale getirilmiştir. 80 yıla yakın süren ömür boyunca, sürekli tehdit altında olduğu iddia edilen, vatandaşından devamlı tehdit algılayan, dinden, eğitimden, hayırdan-yardımlaşmadan, kılıktan-kıyafetten, fikirden, sivillikten ve siyasetten korkulan bir ülke halini almıştır, her türlü ilericilik naralarına karşın, Türkiye Cumhuriyeti.

Levent Köker'in söylemiyle tek parti döneminin hakim ideolojisi olan "Kemalizm, Osmanlı'dan miras kalan toplumsal çerçeveyi değiştirmeye yönelik boyutlar içermesine rağmen, merkezi iktidarla halk arasındaki kopukluğu sürdüren, yukarıdan aşağıya doğru bürokratik niteliği ağır basan, merkeziyet ilkesine dayanan, pozitivist dayanışmacı, devletçi siyasal rejimi temel alan, vesayetçi bir ideolojidir. Toplumun demokrasiye ne zaman hazır olacağına, yani rüştünü ne zaman ispat edeceğine, modernleşmeci seçkinler karar vereceğinden, vesayet ideolojisi demokrasiyi engelleyici niteliktedir."2

Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde uzunca bir bölümü de –yönetimin demokratik bir sistem görünümünde olması vesilesiyle- demokrasinin vazgeçilmezlerinden olan partiler(in kapatılması) işgal etmektedir. (Bkz. ARA EK VII) Cumhuriyet tarihinin ötesinden başlayan seçim usulü yönteminde açık ve dürüst seçimler olarak 1908 Meşruiyeti sonrası yapılan seçimler, İlk Büyük Millet Meclisi seçimleri ve 1950 yılında CHP'nin iktidarı devrettiği seçimler gözükmektedir. Bu dönemler arasında yapılan seçimler ise bir nevi seçme-atama usulüdür. Seçimlerin dürüst bir ortamda yapılmasını engelleyen, her dürüst seçimin ardından iktidara karşı 'çığ gibi büyüyen muhalefet'in, iktidarda oluşturduğu tedirginlik olmuştur. 3

"...İttihat ve Terakki'de, Millet Meclisi'nde Müdafaai Hukuk Cemiyeti içinde, İkinci Grup'ta da sivil, asker bürokratlar vardır. Hatta bu grupla eski İttihatçıların ilişkisi vardır. Önce Mustafa Kemal'in Birinci Grubu'nda olan dört meşhur Paşa, Kazım Karabekir, Ali Fuat Refet, Cafer Tayyar Paşalar ve Rauf, Dr. Adnan Bey'ler, terakkiperver Fırka'nın kurucuları ya da yöneticileri arasında yer almıştı. Bu parti ile de İttihat ve Terakki'nin ilişkisi gözükmektedir. Serbest Fırka kuruluşunda da benzer özellikler vardır. Demokrat Parti kurucuları da öyledir. Adalet Partisi de kısmen öyledir." 4

Bu girizgahın ardından okuyucuyu, Turkiye'de Demokrasi, Muhalefet ve Demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan Partiler(i Kapatma) Tarihi ile başbaşa bırakalım ki, bu coğrafyada; ilericilik, hürriyet, demokrasi gibi süslü kelimeler altında nasıl bir komedinin yaşandığı gözler önüne serilsin...

1 (“Erik Jan Zürcher, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası,132")
2 ("Levent Köker, Modernleşme, Kemalizm ve Demokrasi, 116-117")
3 ("İdris Küçükömer, Düzenin Yabancılaşması-Batılılaşma-,75-87")
4 ("İdris Küçükömer, Düzenin Yabancılaşması-Batılılaşma-,73")
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Uğur Mumcu » DEMOKRASİ YOLU, KEMALİZM'DEN GEÇER gamze33 1 2.222 23-10-2007, Saat: 19:05
Son Yorum: serkan kurt
  Türkiye Cumhuriyeti Kronolojısi gamze33 1 4.168 20-05-2007, Saat: 18:53
Son Yorum: gamze33

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi