Yeni Petrol Yasası

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.19/5 - 16 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yeni Petrol Yasası
#1

Petrol sektörünün en önemli zinciri olan arama ve üretim faaliyetlerini içeren Petrol Kanunu Tasarısı , 17 Ocak 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda görüşülerek kabul edilmiştir.
1954 yılında Amerikalı Jeolog/Hukukç u Max Bell'in hazırladığı, zaten son derece liberal olan 6326 Sayılı Yasa'da yapılan değişikliklerle;

sektörde tek kamu kuruluşumuz olan TPAO gözden çıkarılmış ve kamu yararından vazgeçilmiştir. Petrol kaynaklarımız ise yabancı petrol şirketlerinin kâr/zarar hesaplarına terkedilmiştir.
TBMM'de yapılan değişiklikle, adı Türk Petrol Kanunu (!) olarak değiştirilen bu yasayla;
-6326 Sayılı Yasada yer alan "Milli Menfaatin Korunması" başlıklı bölüm kaldırılmıştır. Kamu menfaatinin yerini, yerli/yabancı özel şirket menfaatleri almıştır.
-Petrol arama ve üretim faaliyetlerinde bulunmak için yapılan başvuruların değerlendirilmesinde , 6326 Sayılı Yasanın temel kriteri olan "talebin milli menfaatlere uygun olması" ölçütü, yasadan çıkarılmıştır. Yani ülke yararını gözetme terk edilerek, uluslararası şirketlere sayısız imtiyaz ve avantajlar sağlanmıştır.
-Yabancı devletlerin doğrudan ve dolaylı bir biçimde idaresinde etkili olabilecekleri şirketler ile yabancı bir devlet için, veya yabancı bir devlet namına hareket eden şahısların, petrol faaliyetlerinde bulunamayacakları , mülk edinemeyecekleri, tesis kuramayacakları hükmü, bu yasadan çıkarılmıştır. Böylece stratejik öneme sahip bir konuda, yabancı devletlerin belirleyici olmasının önündeki engeller de kaldırılmıştır.
Irak'ta savaş/silahla yaptırılanlar, Türkiye'de AKP hükümeti marifetiyle yaptırılmıştır.


Bugün, Latin Amerika'da Venezuela, Bolivya ve Ekvador'da petrol sektörünün kamulaştırılması yönünde önemli adımlar atılırken, ülkemiz ve işgal altındaki Irak'ta petrol sektörünün özelleştirilerek serbestleştirilmesi dikkat çekicidir.
-Ülke içinde üretilen ham petrol ve doğal gaz ile bunlardan elde edilen petrol ürünlerinin,
kara sahalarında %65'i ve deniz sahalarında %55'inin "memleket ihtiyacına" ayrılması zorunluluğu
kaldırılmış, yabancı şirketlere, ürettikleri ham petrol üzerinde sınırsız tasarrufta bulunma hakkı verilmiştir.


Ürettikleri ham petrol/doğal gazın tamamını ihraç etme hakkı getirilerek, olağanüstü durumlarda bile ülkemizde üretilen ham petrolün ülkemizde kullanılması, "memleket ihtiyacını gözetme" anlayışını ortadan kaldırmıştır.
-Arama ruhsatlarından hektar başına alınan "devlet hakkı" geliri tamamen kaldırılarak, gelir kaybına yol açılmaktadır.
-Türkiye'de üretilen ham petrolden alınan %12,5'lik devlet hissesi oranı, günlük üretim miktarına göre kademeli olarak %2'ye kadar indirilmektedir. Üretimden sağlanan gelirimiz, %50–85 arasında azaltılarak, şirketlerin gelirleri korunmuştur.
Dünyada uygulanan üretim paylaşım anlaşmaları incelendiğinde, durumun vahameti görülecektir.

Örneğin, Azerbaycan üretim paylaşım anlaşmalarından 1998 yılında yapılan Kurdashy Anlaşmasında; petrol paylaşım oranları Azerbaycan devlet şirketi SOCAR %50, Agip %25, Mitsui %15, Repsol %5, TPAO %5 olarak belirlenmiştir. Benzer biçimde pek çok anlaşma bulunmaktadır.
-Denizlerde bulunacak ham petrolün üretiminden alınacak devlet hissesi oranlarının düşürülmesinden sonra, su derinliğine bağlı olarak %30'a ulaşan ilave indirimler getirilmiştir.
Denizlerimizde ciddi ölçüde arama faaliyeti yapılmamıştır. Bu bakımdan denizlerimizdeki hidrokarbon potansiyeli hakkında görüş üretmek zordur.

Ancak Karadeniz'de petrol bulunması durumunda yeni yasada belirtilen yüksek oranlardaki indirimlerle, devletin gelir kaybı yüzlerce milyon dolara ulaşacaktır.
-Petrol işlemi için yurt dışından getirilen gemi ve personel Kabotaj Kanunu'ndan istisna tutulmaktadır. (Lozan kazanımı olan 1926 tarihli Kabotaj Kanunu işlevsiz kılınmaktadır.)
-Türkiye'de çalıştırılacak yabancı personel, ilgili yasalara tabi olmadan serbestçe istihdam edilecektir.
-Doğal afet, savaş, grev ve toplumsal olaylardan dolayı etkilenmelerde üretime ara verilmesi, durdurulması gibi şirketlere geniş inisiyatifler tanınmaktadır.
Emekçilerin grev ve halkın, insan sağlığı ve çevre gibi konularda duyarlılığını belirtmeye yönelik demokratik hak arama yolları bile sınırlandırılmaktadı r.
-"Sınırlara 5 km mesafede, tarihi, dini yer veya tesise, su tesisine, bir yol veya umumi geçide 60 metre mesafede, şehir veya kasaba belediye İmar Yasası dahilinde petrol faaliyeti Bakan müsaadesi olmadan yapılamaz"

hükmü yeni yasadan çıkarılmıştır. Yabancı şirketlere ülkemizin her yerinde sınırsız bir biçimde faaliyette bulunma hakkı tanınmıştır.

--alıntıdır--

Bu konu günlerce kamuoyunda tartışıldı ancak sonunda çok tartışmalı haliyle genel kuruldan geçti. Şimdi ne olacağı sormak yerine ülkecek cumhurbaşkanı kim olacak dedikodularıyla kafalarımız meşgul ediliyor ve bu büyük tehditi saman altından su yürütürcesine yerine getiriyorlar. Yarınımız için ne olacağı meçhul bir yasa...Irak petrolü silah zoruyla, Türkiye'nin ise petrolü,stratejik kurumları,sağlık hizmetleri,haberleşmesi yabancılara gönüllü olarak adeta altın tepside ikram ediliyor. Bunun sonu nereye varır diyenler var...Elbette ben de onlardan biriyim. IMF benim ülkeme gelip cari açığınız iyi durumda sorun yok diyemez çünkü o gelir-gider kalemlerinde hayati bir hata var...görmüyorlar mı zannediyoruz. Gelir kalemlerinde bir defalık gelirler var, Tüpraş gibi Türk Telekom gibi, TMSF'nin sattığı Uzan gayrimenkul ve şirketleri gibi..Buna rağmen cari açığımız çok fazla 06 sonunda..2007'nin sonunu selametle çıkabilmek için daha neleri satıp gelir elde etmemiz gerektiğini bir düşünün. Türkiye ninniler söylenerek uçuruma doğru sürüklenmektedir. Üstelik hükümette seçim öncesinde hem AB'ye hem IMF'ye karşı olan bir parti var. Bakınız bu partinin programını okumayanlar için bilgilendireyim yepyeni bir anayasa hazırlamaktan bahsediyor,açıkça üstelik. Yani en baştan yazmayı tasarlıyorlar,bütün o değişmez hükümlere ne olacağı belirsiz...Cumhurbaşkanının yetkilerinin fazla olduğundan bahsedip bas bas bağıranlar neden yetkileri azaltmak için bir adım atmadılar...cevap gayet açık değil mi, Ahmet Necdet Sezer kullanırken fazlaydı ama 2 ay sonra kendileri kullanıyor olacaklar o yüzden endişe edecek birşeyleri yok, gün gelir hesap döner gibi... Bu petrol yasası da tıpkı azınlık yasası gibi Türkiye'nin çok büyük zorluklarla pazarlıklarla imzalayabildiği Lozan gibi uluslararası başarılarımızı çöpe atarak adeta Sevr'in yeniden diriltilmesinin alametleridir diye düşünüyorum..
Sevgiyle özgür kalın...
İleride halkımızın,bunca ibret verici tecrübeden sonra gerçek dindarlarla din tüccar ve aktörlerini birbirinden ayırdedeceğini ümid ederim. Yoksa hep böyle geri ve ezik kalırız (M.Kemal Atatürk)
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Azınlık Vakıfları Yasası civanpercemi 1 2.413 20-02-2007, Saat: 15:30
Son Yorum: redline

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi