kitap üzerine istatistik bilgiler

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.85/5 - 26 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
kitap üzerine istatistik bilgiler
#1

KİTAP ÜZERİNE İSTATİSTİK BİLGİLER
- Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken, Türkiye'de bu rakam 2000 - 3000 civarında basılmaktadır.

- Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 ABD doları, Türkiye'de ise bu rakam 10 ABD dolarının altındadır.

- Türkiye'de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor.
- Japonya'da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye'de sadece 23 milyon. Türkiye'de bir yılda basılan kitap, Japonya'da neredeyse bir günde basılıyor. (Japonya 123 milyon dolayında.)

- Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu'nda, kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada Batıda okuma oranını araştırmanın yeni bir bilim dalı kabul edilirken "Türkiye'de bir yılda yayımlanan kitap sayısıyla ilgili rakamları doğru yorumlayabilmek için, sadece bir önceki yılın rakamlarıyla karşılaştırmak yetmez. Bir de diğer ülkelerin rakamlarıyla karşılaştırmak gerekir aslında.''
Araştırmalara göre, kişi başına bir yılda basılan kitap sayısı Japonya'da 25, Fransa'da ise 7, oysa Türkiye'de 12 bin 89 kişiye bir kitap düşüyor. Araştırmalarda, Birleşmiş Milletler'in İnsani Gelişim Raporu'nda 173 ülke arasında Türkiye'nin Malezya, Libya, Ermenistan gibi ülkelerin arasında 86. sıraya düşmesinin nedeni olarak, öncelikle kişi başına bir yılda basılan kitap sayısının düşmesi gösteriliyor. Araştırmalar Türkiye'de okur-yazar nüfusun yüzde 86 olmasına karşın, kitap okuyan nüfusun hızla azaldığını belirtti.

- Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7. Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor.

- Türkiye'de yüksek öğrenim görenlerin oranı 1965'e göre 14 kat arttı. Ama Yüksek Öğrenim mezunlarının kitap okuma oranı 1965'in de altında kaldı.

DÜNYADA BİR YILDA DERS KİTAPLARI HARİÇ BASILAN KİTAP SAYISI

Amerika 72000
Almanya 65000
İngiltere 48000
Fransa 39000
Brezilya 13000
Türkiye 6031



TÜRKİYE’DE OKUMA VE İZLEME ORANLARI
Dergi okuma oranı % 4
Kitap okuma oranı % 4,5
Gazete okuma oranı % 22
Radyo dinleme oranı %25
Televizyon izleme oranı %94

TÜRKİYE'DE YILLARA GÖRE KARŞILAŞTIRMA
1996 2001
Kütüphane Sayısı 1.260 1.412
Kitap Sayısı 10.899.127 12.221.392
Okuyucu Sayısı 22.523.449 11.698.602
Kayıtlı Üye Sayısı 1.004.681 254.007
Ödünç Verilen Kitap Sayısı 4.507.508 2.164.324
Satın Alınan Kitap Sayısı 129.450 13.862




NEDEN OKUMUYORLAR?
Araştırmalarda yer alan bir anketin sonuçlarına göre, kitap okumayı en çok televizyon engelliyor.
Daha sonra okumama alışkanlığının nedeni olarak "okul eğitiminde okuma alışkanlığı verilmemesi" gösteriliyor.
Üniversite ve dengi okul mezunlarının "Niçin okumuyorsunuz?" sorusuna verdikleri yanıtlar şöyle:
o Kitaplar pahalı (yüzde 10.3)
o Okul eğitiminde okuma alışkanlığı verilmiyor (yüzde 19.7)
o Televizyon, insanları kitap okumaktan uzaklaştırıyor (yüzde 30.3)
o Kitaba karşı yasakçı tutum (yüzde 4.3)
o Öğrenci ödevlerinin fazlalığı (yüzde 5.3)
o Geçim koşullarının ağır olması (yüzde 15.6)
o Okuyan insanlara değer verilmemesi (yüzde 4)
o Diğer nedenler (yüzde 11.1)





ÖZGÜR OKUMA SAATLERİ
Bir Anadolu lisesinde 75 öğrenciye iki yıl boyunca "özgür okuma saatleri" uygulandı. Öğrencinin dilediği bir kitabı sınıfta kendisi sessizce okuması biçimindeki bu uygulama sonucunda, öğrencilerin "Bir önceki yıl kaç kitap okudunuz" sorusuna verdiği yanıtlar şöyle:
29 kişi : 1-5 kitap arası
41 kişi : 6-20 kitap arası
5 kişi : 20'den fazla kitap
Aynı öğrencilerin, "Okuma saatleri hakkında ne düşünüyorsunuz" sorusuna verdiği yanıtlar da şöyle:
Yararlı : 35 öğrenci
Çok yararlı : 30 öğrenci
Hiç yararı yok : 10 öğrenci
Araştırmalar, ilköğretim okullarında Türkçe derslerinde, lisede edebiyat derslerinde haftada bir saati, "Özgür okuma saati" olarak ayırmanın yararının tartışılmaz olduğunu vurgulamakta.


Zehra İpşiroğlu, bir grup üniversite öğrencisine yönelik bir ankette "Ne türde kitaplar okuyorsunuz?" sorusunu sormuş ve verilen yanıtlardan şu sonuçlara ulaşmış: Öğrencilerin %60'ı okuduğunu söylüyorsa da bunun %25'i piyasa yazınından, özellikle gerilim, polisiye, korku, aşk romanlarından hoşlanan bir kesimdir(Agatha Christie, J.Mario Simmel vb.). Bunu sosyal içerikli kitaplar, mizah, psikoloji ve bilim teknik izlemektedir. %35'i Türk yazarlarını sevmekte, arada bir yazın ya da sanat dergisi okuyanlar ise %30'luk bir oran oluşturmaktadır. %40'ı okumayı sevmediğini açıkça söylemekte ya da "ayrım yapmam, elime ne geçerse okurum" gibi okuma bilincinin eksikliğini gösteren yanıtlar vermektedir(İpşiroğlu 1989: 44-45).




ÖĞRETMENLER DE OKUMUYOR

Araştırmalardan çıkan sonuçlar okullar, okuma alışkanlığı kazandırma konusunda son derece başarısız. Türkçe programı, ısrarla okuma alışkanlığının kazandırılması gereğini vurguluyor ama, programı uygulaması gereken öğretmenlerin sorumluluğu burada ortaya çıkıyor.
Eğitim-Sen'in bir araştırmasına göre, öğretmenlerin yüzde 8'i hiç kitap okumuyor. Yüzde 39'u ise bu konuda bilgi vermek istemiyor. Yüzde 28'i ayda bir kitap alıyor.

YAŞLARA GÖRE KİTAPLAR

Evde anne-babasını kitap-gazete okurken gören çocukta, "yaşamda kitap da varmış" imajının uyandığı, evin bir köşesinde kitaplığın olması, çocuğun da isterse kendi kitaplarını bu kitaplığa koyması, hatta kendi kitaplığının olması, çocukta kitap okuma alışkanlığını sağlamak açısından büyük önem taşıyor. Yaşlara göre kitapların özellikleri ise şöyle sıralanıyor:
1-2-3 yaş: Yarı oyuncak, yarı kitaptır. Konu içermeyen eşya, insan, hayvan kitaplarıdır.
4-5 yaş: Gerçekçi öykülerden oluşmaya başlar. Mekan gerçektir. Puntolar iri olmalı, resimler konuyu anlatmalı. Bu yaş çocukları, kendilerine resimli öyküler okunmasından hoşlanır.
6-7 yaş: Kitabın ana fikri, konunun mesajı olmalı, metin uzun olmamalı. Bu yaş çocukları, doğa, hayvan ve diğer çocukların da içinde yer aldığı bol resimli kısa öykülerden zevk duyarlar. Bu dönem, bir çocuğun okumaya olan ilgisini kamçılamak için en uygun dönemdir.
8 yaş: Konular doğa, insan yaşamı olabilir. Gezi, serüven, coğrafya, ilk çağlara ait öyküler, okuma konusundaki en belirgin ilgi alanlarını oluşturur.
9-10 yaş: Cinsiyet farklılaşması belirginleşmeye başlar. Bu nedenle öykülerde yeni sözcükler yer almaya başlamalı. Giriş, gelişme, sonuç bölümlerine önem verilmeli.
11-12 yaş: Erkekler bilim ve buluşlara, kızlar okul ve aile yaşamını içeren konuların yanında aşk öykülerine ilgi duymaya başlarlar.
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  popüler kültür sanat edebiyat üzerine bir toplantı karanlıktaki yüz 0 1.569 08-08-2007, Saat: 15:09
Son Yorum: karanlıktaki yüz

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi