Hepimiz Biriz

Tam Versiyon: whatching the wheels
Şu anda arşiv modunu görüntülemektesiniz. Tam versiyonu görüntülemek için buraya tıklayınız.
whatching the wheels

öp beni çıplak omuzlarımın özgürlüğü

tutuştur kanımı

bırak yakamızı çekiştirsin melekler

saçlarının kırılmış sol anahtarları

bırak da rüzgarın umulmadık uğultusuna kapılsın

yanlış bir şiirden sökülen gözlerimde bir çift karanfil gölgesi

benim küçük Rimbaud’um öp beni n’olur

kalbine yapışan bir intihar sözcüğü gibi

şakak kemiğe dayanmış kaskatı suratın anlamı:

bu kelimenin anlamı yok sevgilim

bunun anlamı siktirolup gitmektir!

arkamdan zeplin çocuklar ağlayacak

arkamdan kokmuş kediler ağlayacak

ve arkamdan sadece annem ağlayacak,biliyorum

sense bir bulutun üzerinde gidip geleceksin

bense gençliğimi John Lennon’u

mezarından çıkarmaya adıyorum lan!

derin devlet de senin olsun

bok kokan insansılarıyla bu şehir de senin olsun

inadına whatching the wheels dinliyorum cızırtılı kasetlerden

artık gece faşist bir şarkı gibi sokulur sana

karanlık yerlerin tehdit edilir

belki kırarsın kabuklarını düşlerindeki salyangozların

mutlu olursun!

ama bu gece seni o gece sökümü saçların da kurtaramayacak

tetiğini çekebileceğin bir silahın bile yok

bir intiharın anlamını kaybettirecek gözlerin

Salvador kılıklı küstah ,o aşağılanmış kedim benim

gözlerimdeki mor halkaları al tak takıştır bileğine

sana bırakacağım tek şey bu

biliyorum bu gecenin sonunda

bir meleğin çok koyu bir rengiyle

kelimelerin anlamını kaybettiği bir şiir gibi terk etmek var kollarını

kaçıp sokulmak içine girmek var bir annenin

taaa derinlerinde bükülmek var

sol tarafımdaki camın patlaması var

arkamda bol yağmurlu

bir gitme öyküsü bırakıyorum,ağlama buna değmez

benim küçük Rimbaud’um

nasıl olsa paslı bir şırınganın şerefsizliği

gibi bitmeyecek bu ayrılık

tenha bir köşede bulamayacaklar cesedimi

sen özlediğim pelikanları ağlattın

kafası koparılmış bir serçenin elindeki

gövdesi gibi kalbimi

sonra uzaklara fırlatacaksın biliyorum çok uzaklara

ters çakılacağım betona_bu seni sevebilmek gibi_

yüreğimin Lorca’sı,kör penguenim

mor yağmurum,delikli atletimin babası

terli omzumun parıltısı,saatimin telaşlı annesi,paslı armonikam

dazlak bir kadının şizofreni yalnızlığı seni anlatamaz bu gece,üzülme

kimse üzülmesin,ağlamasın…

siktirolup gitmektir bu aşkın sonu!

geride kalbim ters çevrilmiş bir kaplumbağa gibi kahrolur

öp beni,sonra ben buna dayanamam n’olur!

utku kaygusuz