Hepimiz Biriz
19. YÜZYIL FELSEFESİ VE AUGUSTE COMTE - Baskı Önizleme

+- Hepimiz Biriz (https://www.hepimizbiriz.com/forum)
+-- Forum: EĞİTİM DÜNYASI (https://www.hepimizbiriz.com/forum/Forum-E%C4%9E%C4%B0T%C4%B0M-D%C3%9CNYASI-30)
+--- Forum: Rehberlik (https://www.hepimizbiriz.com/forum/Forum-Rehberlik-39)
+---- Forum: Dersler - Ödevler - Tezler (https://www.hepimizbiriz.com/forum/Forum-Dersler-%C3%96devler-Tezler-37)
+----- Forum: Felsefe (https://www.hepimizbiriz.com/forum/Forum-Felsefe-55)
+----- Konu Başlığı: 19. YÜZYIL FELSEFESİ VE AUGUSTE COMTE (/Konu-19-Y%C3%9CZYIL-FELSEFES%C4%B0-VE-AUGUSTE-COMTE-1028)



19. YÜZYIL FELSEFESİ VE AUGUSTE COMTE - qua_vadis - 16-03-2007

AUGUSTE COMTE

Comte, Auguste 1798-1857 yillari arasinda yasamis olan, pozitivizmin kurucusu Fransiz filozofu. Temel eserleri: Course de Philosophie Positive (Pozitif Felsefe Dersleri), Systeme de politique positive (Pozitif Politik sistem).

Kartezyen veya Aydinlanma geleneginin en önemli temsilcilerinden olan Comte'un temel amaci, toplumun reformdan geçirilmesi, toplumun yeni bastan düzenlenmesi olmustur. Bu amaç, ona göre, toplumu yöneten yasalarin bilgisini, toplumu konu edinen bir bilimi gerektirir. Bu bilim için ise, yeni bir bakis açisina, yeni bir felsefe anlayisina gerek duyulur. Bu nedenle, Comte arzuladigi toplumsal reform ve düzenlemeyi bilimsel temelleri olan bir felsefe, pozitif felsefe ya da pozitivizm üzerine insa edilmis olan bir toplum bilimi gelistirerek gerçeklestirebilecegini düsünmüstür. O, pozitivizmi yalnizca yeni bir felsefe anlayisi, bir düsünce tarzi olarak degil, fakat toplum problemi için temelli bir çözüm olarak öne sürmüstür.

Comte'a göre, inançlarin herkesçe ortak olarak benimsenmedigi, düsüncelerdeki anarsinin toplumda anarsiye yol açtigi bir çagda kurtulusu saglayacak tek çözüm pozitivizmdir. O, tarihin akisini tersine çevirmenin ve toplumsal birlik ve düzeni, Fransiz Devriminden önceki dini ve manevi degerlerle saglamanin imkansiz oldugunu savunmustur. Esitlik, insan haklari ve halkin egemenligi gibi kavramlarin ise metafizikle ilgili içi bos soyutlamalar ve dogmalar oldugunu söyleyerek, demokrasinin yöntemlerini savunanlara da karsi çikan ve pozitivizmi, bu çerçeve içinde genel bir zihin hali, bir arastirma ruhu olarak tanimlayan pozitivist Auguste Comte'un söz konusu felsefe anlayisi, insan için olumlu ve yapici olanin yalnizca olgulari gözlemleyerek tasvir etmek oldugunu öne sürer. Onun pozitivizminin en önemli özelligi, doganin yüce ve mutlak bir amaci oldugu fikrini reddetmesinden meydana gelir. Comte'un pozitivizmi, ikinci olarak varliklarin özünü ya da varliklarin gizli, içsel nedenlerini bulma çabasindan vazgeçer. Bu felsefe yalnizca olgulari arastirmak, varliklar arasindaki sabit iliskileri gözlemlemek gerektigini öne sürer.

Comte'a göre, bilimin tek amaci olgular arasinda varolan sabit iliskileri belirlemek, doga yasalarini bulmaktir. Bu amaç, yalnizca gözlem ve deney yoluyla gerçeklestirilebilir. Baska bir deyisle, bilim deneysel yöntemi kullanir ve bu sekilde, yani deneysel yöntemle kazanilan bilgi, pozitif bilgidir. Comte, insanlarin zihniyetlerinin degistirilmesinde, toplumun yeni bastan düzenlenmesinde, söz konusu pozitif bilginin kullanilmasi gerektigini belirtir. Pozitif bilgi tarihsel bir evrimin sonucu olan bir bilgidir ve insan zihninin tarihsel olarak ulastigi en yüksek düzeyi gösterir.

Sosyolojinin bir anlamda kurucusu olarak görülen Comte, toplumsal yapinin, bir ilerleme ortaminda varliklarini sürdüren nitelikleri ve organlari ile kendi basina var oldugunu söyler. Toplumun statik yönüyle dinamik yönünü birbirinden ayiran Comte'a göre, toplumun statik yönü mülkiyet, dil, din gibi toplumun belirli duragan yönlerinden olusur. Toplumun statik yönü, insanin dogal yapisina baglidir. O, toplumun dinamik yönünü, toplumun ilerleme gücü olarak tanimlamistir.

Ilerleme ise, düsüncedeki ilerlemedir, statik yapidan en yüksek ölçüde nasil yararlanmamiz gerektigi konusundaki kavrayisimizi gelistirmekle ilgili bir husustur. Yoksa, ilerleme toplumun statik yönünü olusturan ögelerin degisimiyle ilgili bir konu degildir. Örnegin, aile kurumu, insanlar metafizik evreden pozitif evreye geçerken degisiklige ugramaz. Fakat pozitivizmin dinamik etkisi, kadinlara yeni bir statü kazandirmaktan olusur. Ayni sekilde, yeni düzende mülkiyetten, tek bir insanin çikarini degil, fakat baskalarinin çikarini da hesaba katacak bir biçimde yararlanilacaktir.

Öte yandan, bütün sistemin anahtari dindir; bununla birlikte, Comte'un yeni dini, insanliga inanmaktan olusacaktir. Buradan da anlasilacagi üzere, o bir tür insanlik dini kurtarmaya çalismistir. Onun bu yeni dini, ayin ve törenlerine kadar, Hiristiyanligin bütün inançlarina baglidir, fakat o Tanri'nin yerine insanligi, ermislerin yerine bilginleri geçirir. Bu insanlik dini, devletin yönetim sekline de yansiyacaktir. Artik, Comte'a göre, tek insan diye bir sey olmayacaktir. Tek insan kendi kisisel çikarini degil de, toplumun çikarini düsünecek, onu kendi çikarina üstün tutacak sekilde yetistirilecektir. Bu toplumda benciligin yerini, özgecilik alacaktir.