![]() |
|
Atatürk'ün Gizemi - Baskı Önizleme +- Hepimiz Biriz (https://www.hepimizbiriz.com/forum) +-- Forum: TARİH (https://www.hepimizbiriz.com/forum/Forum-TAR%C4%B0H-83) +--- Forum: Mustafa Kemal Atatürk (https://www.hepimizbiriz.com/forum/Forum-Mustafa-Kemal-Atat%C3%BCrk-96) +--- Konu Başlığı: Atatürk'ün Gizemi (/Konu-Atat%C3%BCrk-%C3%BCn-Gizemi-5670) |
Atatürk'ün Gizemi - arachnanthe - 11-11-2007 Atatürk'ün Gizemi >> Bir Bedevinin Kehaneti İtalyanlar uzun süredir elde etmek istedikleri Trablusgarp'a (BugünküLibya) 1911 yılında saldırmışlardı. Osmanlı Ordusu Anavatanı'ndanuzakta çarpışıyordu. Bu sıralarda bir grup subay da savaşa katılmakiçin Bingazi şehrine gidiyordu. Bunların arasında Mustafa Kemal debulunuyordu. Yolda bir bedeviye rastladılar. Bu adam el falından çok iyi anladığınısöyleyerek genç subayların fallarına bakmayı teklif etti. Hepsiavuçlarını gösterdiler. Talihlerini öğrenmek istediler. Sıra MustafaKemal'e gelmişti. Önce elini uzatmak istemedi. Arkadaşlarının ısrarıüzerine O da elini bedeviye uzattı. Sarışın subayın elini sert avuçlarına alan bedevi, bu elin çizgilerinebakar bakmaz, yerinden ayağa fırladı ve büyük bir heyecanla haykırmayabaşladı: "Sen padişah olacaksın... Padişah olacak ve 15 yıl hüküm süreceksin..." Gülüştüler ve yollarına devam ettiler... Yıl: 1911'di... Aradan yıllar geçti. 12 yıl sonra Atatürk, genç Türkiye Devleti'ninCumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyetin 14. yılının sonlarına yaklaşıldığındahastalığı iyice ilerlemişti. Karaciğerinin şiştiğini görenler: "İçmepaşam" dedikleri zaman, O, Bingazi yollarındaki el falına bakanbedeviyi hatırlatarak güldü: "Arap vaktiyle söylemişti... Bizimpadişahlık nasıl olsa 15 yıl sürecektir. Hesapça bu son senemizdir." Yıl: 1938'di... Daha sonra yanında bulunan Fuat Bulca'ya eğilip fısıldar: "Bingazi'dekifalcıyı hatırladın mı. Bana 15 yıl hükümdarlık yapacaksın demişti...İşte 15 yıl Fuat... Vadem doldu..." Atatürk'ün sağlık durumunun endişe verici boyutlarda olduğunu bilenFuat Bulca yutkunup, endişeyle O'nun yüzüne bakar: "Siz hani falcılarainanmazdınız Paşam?"der. Atatürk bunun üzerine Fuat Bulca'nın kolunadokunup, aynı odada bulunan Hasan Rıza ve Cevad Abbas'ı göstererek;yavaş bir ses tonuyla şunları söyler: "Bu sırrı sakın onlarlapaylaşma... Aramızda kalsın..." Atatürk'ün Gizemi >> Mihracenin Hediyesi - arachnanthe - 11-11-2007 Bilindiği gibi Hint halkı, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda, Atatürk'ü veTürk halkını yalnız bırakmamış ve maddi manevi olarak, Türk halkınınyanında yer almışlardı. Kurtuluş Savaşı'ndan yıllar sonra, 1929yılında, Bir Hintli Mihrace, Atatürk'ü Pera Palas'taki 101 no'luodasında ziyaret etmeye gelmişti... Mihrace'nin Atatürk'ü hangi amaçla ziyarete geldiği bilinmiyor...Bilinmeyen bir başka nokta da, Mihrace'nin kim olduğudur. Bu güne kadarMihrace'nin kimliği ile ziyaret sebebi anlaşılamamıştır. Mihrace'ninziyaretinde anlaşılamayan ve işin içinden çıkılamayan, çok daha ilginçbir başka nokta daha vardır... Mihrace'nin, Atatürk'e sunduğu hediyenin kendisinde de bir sırgizliydi... Bu hediye, altın sırmalı Hint işi bir ipek seccadeydi.Seccadenin üzerindeki desende, bir şamdanın asılı olduğu bir düzkemeri; her iki yanında birer güvercinin bulunan, beş kubbeli bir diğerkemerin çevrelediği görülüyordu. Bordur motifi, fillerden oluşuyordu. Desenin en ilginç unsuru ise, her iki kemerin arasındaki, dal kıvrımıve gül motifleriyle süslü boşlukta yer alan, romen rakamlı bir saatkadranıydı: Bu saat, 09.08'i gösteriyordu... Esrarengiz Mihrece'nin ziyaretinden 9 yıl sonra, Atatürk, hepimizinbildiği gibi, seccadede işlenmiş olan motifte gösterilmiş olan çokyakın bir saatte: 09.05'de vefat etmişti... Seccade halen Perapalas'dabulunmaktadır... Atatürk'ün Gizemi >> Çizdiği Türkiye Haritası - arachnanthe - 11-11-2007 1907 yılında Mustafa Kemal arkadaşlarıyla birlikte, ülke sorunlarınıkonuştuğu bir toplantıda kendisinin çizmiş olduğu ilginç bir haritaçıkartır. Orada bulunanların anlattıklarına göre haritanın, Osmanlıİmparatorluğu'nun o zamanki sınırları ile hiç bir ilgisi yoktu. O zamanhiç bir anlam verilemeyen bu harita, şimdiki Türkiye Cumhuriyeti'ninHaritası idi. Haritada bugünkü sınırlarımıza uymayan sadece küçük bir fark vardı:Atatürk'ün bizden ayrılmasını istemediği ve bir türlü razı olmadığıKerkük'ü de Türkiye topraklarına katmıştı. Daha sonraları KurtuluşSavaşı kazanılınca, İsviçre'de yapılan Lozan Antlaşması ile TürkiyeKerkük'ten çıkan petrol hakkını satmak zorunda kalmıştır. Mustafa Kemal geleceği bilme gücüne sahip olmasaydı bu haritayıçizebilmesi mümkün değildi. Haritanın çiziliş tarihi olan 1907 yılındahenüz daha II. Abdülhamit Osmanlı İmparatorluğu'nun padişahıydı.Gittikçe güçsüzleşen Osmanlı İmparatorluğu'nun topraklarında gözü olanülkeler, saldırıya geçmek için uygun zamanı beklemekteydiler. 1911 yılında İtalyanlar Trablusgarp'a saldırırlar. Osmanlı devletionunla ilgilenirken, bir yandan da İtalyanlar oniki adayı işgalederler. Arkasından Balkan Savaşı kopar. Osmanlılar'ın eski komşularıSırbistan, Bulgaristan, Karadağ ve Yunanistan birleşerek saldırıyageçerler. İki cephede savaşmak zorunda kalan Osmanlı Devleti İtalyanlarile antlaşma yapar. Ve Trablusgarp'ı bırakmak zorunda kalır. Bu sıradaBalkan Devletler'i Edirne'yi alır. Daha sonraları birbirlerine düşenBalkan Devletleri'nin bu durumundan faydalanın Osmanlı DevletiEdirne'yi geri alır. 1913 yılında imzalanan "Bükreş Antlaşması" ileOsmanlı Devleti Trakya ya kadar geri çekilir... Atatürk'ün çizmiş olduğu haritanın bir bölümü böylelikle gerçekleşmişolur... Daha sonraları çıkan Birinci Dünya Savaşı sonunda birçoktopraklar kaybedilmiştir. Arkasından da Anadolu da işgal edilince,düşman esareti altında yaşamamak için başlatılan Kurtuluş Savaşısırasında ilk önce Türkiye'nin bu günkü Doğu sınırı çizilir. Bunu,Güneydoğu illerimizin bu günkü sınırının çizilişi izler. En sonundadüşmanın İzmir'den denize dökülmesiyle birlikte; TürkiyeCumhuriyeti'nin, 1907'de Mustafa Kemal tarafından çizilen harita ortayaçıkar. Bütün bu gelişmelerden sonra şunu kesin olarak görüyoruz ki, MustafaKemal çıkacak savaşları sonuçlarıyla birlikte bilmekteydi. Yıllaröncesinden çizmiş olduğu harita bunun en büyük kanıtıdır. Atatürk'ün Gizemi >> Nostradamus Biliyordu - arachnanthe - 11-11-2007 Almanya ile birlikte, Birinci Dünya Savaşı'na giren Osmanlıİmparatorluğu her şeyini kaybetmiş durumda idi. 30 Ekim 1918'deimzaladığı Mondros mütarekesi ile Türk topraklan işgale uğruyordu.Kısacası, Osmanlı İmparatorluğu topraklarını kaybettiği gibi yavaşyavaş tarih sahnesinden de silinmeye başlamıştı... İstanbul'un işgal edildiği günlerde, İstanbul'a dönen Mustafa Kemaldüşman zırhlılarını Dolmabahçe önünde gördüğü zaman büyük bir üzüntüyekapılmış ve ağzından sadece şu sözler dökülebilmişti: "Geldikleri gibigidecekler..." Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra Mudanya mütarekesi imzalandı. BunuLozan Antlaşması izledi. İstanbul'u işgal eden kuvvetler geldiklerigibi gittiler. İşin ilginç tarafı, 16. Yüzyılda Fransa'da yaşayan ünlü kahin MichelNostradamus'un da bu konuyla ilgili bir kehanetinin bulunmasıdır!... 1555 yılında yayınlanan ve Nostradamus'un tarihi olaylar, savaşlar vekeşiflerle ilgili kehanetlerinin açıklandığı "Centurien" isimli kitaptaMustafa Kemal Atatürk'ten de bahsedilmiş ve yukarıdaki konuyla ilgilibir kehanete yer verilmiştir. İnanılmaz kehanet şu dörtlüktenoluşmuştur: Kongre başkanını tutan devlet adamları İşgal kuvvetlerince sürülecek Malta'ya Girilmiş İstanbul'a alınmış Rodos Adası Ama geldikleri gibi gidecekler sonunda Bu dörtlükte Nostradamus, yüzyıllar öncesinden geleceği görerek,Türkiye'yi, Kurtuluş Savaşı'nı ve Mustafa Kemal Atatürk'ü bilmiştir. Dörtlüğün sonunda geçen: "Ama geldikleri gibi gidecekler sonunda"sözüyle; Atatürk'ün: "Geldikleri gibi gideceklerdir" sözünün de bukadar büyük bir benzerlik oluşturması da ayrıca üzerinde durulması vedüşünülmesi gereken bir rastlantıdır. 4 Eylül 1919'da hatırlanacağı gibi Sivas Kongresi toplanmıştı. KongreBaşkanlığı'na, işgal kuvvetlerine ve İstanbul Hükümeti'ne karşı açıkçatavır alan Mustafa Kemal seçilmişti. Kurtuluş Savaşı'nı ve Atatürk'üdestekleyen İstanbul'daki mecliste olan milletvekilleri de işgalkuvvetlerince Malta Adası'na sürgüne gönderilmişti. Bu hatırlatmanınışığında yukarıdaki dörtlük tekrar okunacak olursa, işin içinde birşeyler olduğu daha iyi anlaşılacaktır... Atatürk'ün Gizemi >> Sağ Elim - arachnanthe - 11-11-2007 Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu'da bulunan, Hz. Muhammed ahfadındanŞeyh Ahmed Sünusi, bir gece rüyasında Hz. Muhammed'i görür. Derhalkoşarak elini öpmek ister. Hz. Muhammed kendisine sol elini uzatıncabuna şaşıran ve üzülen Şeyh: "Ya Resulallah, niçin bana sağ eliniziuzatmadınız?" diye sorar. Hz. Muhammed şu cevabı verir: "Sağ elimiAnkara'da Mustafa Kemal'e uzattım..." |