28-05-2007, Saat: 13:35
(Son Düzenleme: 02-12-2008, Saat: 23:37, Düzenleyen: arachnanthe.)
Ben Emel 16 yaşındayım İzmir’de bir Anadolu lisesinde okuyorum sayısal bölümdeyim. Aslında eşit ağırlık bölümünde okumak istiyordum hatta puanım yetmesine rağmen eşit ağırlıkta okuyacağım diye fen lisesine gitmemiştim. Sayısalda okumaktan pek memnun olduğum söylenemez biraz zorunluluktan biraz da öğretmenlerimin derslerinin bu kadar iyi iken eşit ağırlıkta sıkılırsın diye(hangi mantıkla böyle dediler anlamadım ) ısrar etmelerinden dolayı bu bölümde okuyorum. Derslerim iyi ama iyi ve ya kötü olması beni pek ilgilendirmiyor. Yazmak, okumak, müzik dinlemek, insanların sorunlarını dinlemek, yakın arkadaşlarım hayatımda vazgeçemeyeceğim şeyler. Yazmak ve insanlara sorunlarında yardımcı olmak beni mutlu ediyor bu nedenle de psikiyatr olmak istiyorum. Aslında insanlara kendimi tanıtmaktan hoşlanmam. Yeni girdiğim ortamlarda sessiz ve çekingen olurum ve beni tanıdıkça şaşırırlar. Bence eğlenceli oluyor şaşırmaları. Karşımdaki insana değer veriyorsam en ufak sözüne alınabilirim ama değer vermiyorsam söylediği sözlerden dolayı kendimi üzmem.(en azından çalışırım).bazen kırıcı olabiliyorum sonra çok üzülüyorum ama genelde yaptıklarımın telafisi olmuyor olsa da çok uzun zaman alıyor. yavaş yavaş öğreniyorum insanların duygularını ciddiye almayı. Beni iyi tanıyanlar dengesiz olduğumu söylerler ayrıca çatlak, cadı, psikopat, sende ruh yok gibi sözlerde söylerler bunlarla birliktem psikologum, annecim, öğretmenim, melek gibisin de derlerdi zaten bunlardan da dengesiz olduğum anlaşılıyor. Son olarak yazdığım şiirlere ve ya yazılara gelince hiç beni yansıtmıyorlar. Biraz duygusuz biraz da ruhsuz olduğum doğru galiba…

