<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Hepimiz Biriz - M Harfi ile Başlayan Şairler]]></title>
		<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Hepimiz Biriz - https://www.hepimizbiriz.com/forum]]></description>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2026 10:58:02 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[muhsin yazıcıoğlu - Üşüyorum]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-muhsin-yaz%C4%B1c%C4%B1o%C4%9Flu-%C3%9C%C5%9F%C3%BCyorum-13121</link>
			<pubDate>Sat, 28 Mar 2009 22:54:22 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=167">nefemis</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-muhsin-yaz%C4%B1c%C4%B1o%C4%9Flu-%C3%9C%C5%9F%C3%BCyorum-13121</guid>
			<description><![CDATA[İşte Yazıcıoğlu'nun Mamak Cezaevi'ndeyken yazdığı ve okuduğu 'Üşüyorum' şiiri: <br />
<br />
<br />
<br />
                                ÜŞÜYORUM<br />
<br />
<br />
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır <br />
<br />
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum <br />
<br />
Gözlerim parke parke taş duvarlarda <br />
<br />
Açılıyor hayal pencerelerim <br />
<br />
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum <br />
<br />
Kekik kokulu koyaklardan aşarak <br />
<br />
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor <br />
<br />
Bir çeşme başı arıyorum <br />
<br />
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp <br />
<br />
Mis gibi nane kokuları arasında <br />
<br />
Ruhumu dinlemek istiyorum <br />
<br />
Zikre dalmış her şey <br />
<br />
Güne gülümserken papatyalar <br />
<br />
Dualar gibi yükselir ümitlerim <br />
<br />
Güneşle kol kola kırlarda koşarak <br />
<br />
Siz peygamber çiçekleri toplarken <br />
<br />
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum <br />
<br />
Huzur dolu içimde <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ben sonsuzluğu düşünüyorum <br />
<br />
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum <br />
<br />
Durun kapanmayın pencerelerim <br />
<br />
Güneşimi kapatmayın <br />
<br />
Beton çok soğuk, üşüyorum.. </span><br />
<br />
Muhsin YAZICIOĞLU <br />
<br />
     sonsuzluğa uğurladık, herhalde son anlarında Yaradan' a duadan sonra söylediği kelime "üşüyorum" idi. Allah taksiratını affetsin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İşte Yazıcıoğlu'nun Mamak Cezaevi'ndeyken yazdığı ve okuduğu 'Üşüyorum' şiiri: <br />
<br />
<br />
<br />
                                ÜŞÜYORUM<br />
<br />
<br />
Bir coşku var içimde bu gün kıpır kıpır <br />
<br />
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum <br />
<br />
Gözlerim parke parke taş duvarlarda <br />
<br />
Açılıyor hayal pencerelerim <br />
<br />
Hafif bir rüzgar gibi süzülüyorum <br />
<br />
Kekik kokulu koyaklardan aşarak <br />
<br />
Güvercinler ülkesinde dolaşıyor <br />
<br />
Bir çeşme başı arıyorum <br />
<br />
Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp <br />
<br />
Mis gibi nane kokuları arasında <br />
<br />
Ruhumu dinlemek istiyorum <br />
<br />
Zikre dalmış her şey <br />
<br />
Güne gülümserken papatyalar <br />
<br />
Dualar gibi yükselir ümitlerim <br />
<br />
Güneşle kol kola kırlarda koşarak <br />
<br />
Siz peygamber çiçekleri toplarken <br />
<br />
Ben çeşme başında uzanmak istiyorum <br />
<br />
Huzur dolu içimde <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ben sonsuzluğu düşünüyorum <br />
<br />
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum <br />
<br />
Durun kapanmayın pencerelerim <br />
<br />
Güneşimi kapatmayın <br />
<br />
Beton çok soğuk, üşüyorum.. </span><br />
<br />
Muhsin YAZICIOĞLU <br />
<br />
     sonsuzluğa uğurladık, herhalde son anlarında Yaradan' a duadan sonra söylediği kelime "üşüyorum" idi. Allah taksiratını affetsin.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TEGET GECTI HAMDOLSUN - Mustafa DURNA&#8207;]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-TEGET-GECTI-HAMDOLSUN-Mustafa-DURNA-8207-12422</link>
			<pubDate>Wed, 21 Jan 2009 13:19:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=913">sevgi kelebeği</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-TEGET-GECTI-HAMDOLSUN-Mustafa-DURNA-8207-12422</guid>
			<description><![CDATA[TEGET GECTI HAMDOLSUN<br />
<br />
Amerika'da kriz cikti<br />
Avrupa'da dalga yapti<br />
Dunya'da tsunami yaratti<br />
Ulkemizi teget gecti hamdolsun!<br />
<br />
Sus dediler, hot dediler<br />
Yumaga dolasti kediler<br />
Anani da al-git dediler<br />
Alip gittiler hamdolsun!<br />
<br />
Okunmuyor kitap diziler revac<br />
Carklar donmeyince calisanlar ac<br />
Simdi ekranlarda desti-izdivac<br />
Ozelimiz genel oldu hamdolsun!<br />
<br />
Amerikan krizi ekonomiktir<br />
Avrupa'nin derdi sosyolojiktir<br />
Turkiye'nin krizi psIkolojiktir<br />
Hastaligimiz komik cikti hamdolsun<br />
<br />
Egemenlik bagimsizlik geride kaldi<br />
Emperyalist isgal silahsiz geldi<br />
Ayarli aydinlar ozur diledi<br />
Efendice teslim olduk hamdolsun!<br />
<br />
Yesil alanlari imara actik<br />
Topragi Batiya-Arap'a sattik<br />
Fabrikayi- isletmeyi kapattik<br />
Alis-veris merkezleri actik hamdolsun!<br />
<br />
Kredi kartiyla mesgul vatandas<br />
Halkimiz uyurken buyudu yandas<br />
Birbirine dustu kardes arkadas<br />
Borcumuz bes yuzu asti hamdolsun!<br />
<br />
Tas tas corba verdik Ramazanda<br />
Torba torba komur verdik sogukta karda<br />
Isler tikirinda oylar sandikta<br />
Gene isimizi gorduk hamdolsun!<br />
<br />
Bir seyimiz yoktu gemicik aldik<br />
Garip gurabanin umudu olduk<br />
Inancli insanlari kaz gibi yolduk<br />
Ucmadilar kacmadilar hamdolsun!<br />
<br />
Disli- Dengir- Gokcek rahmetlik oldu<br />
Milleti uyardi Kilictaroglu<br />
Amerika'dan simsiyah bir gunes dogdu<br />
Yikilmadik ayaktayiz hamdolsun!<br />
<br />
Soyledik millete uc cocuk yapti<br />
Partilim yandasim ihale kapti<br />
Alti milyon secmen bir yilda artti<br />
Oluler de secmen oldu hamdolsun!<br />
<br />
Yola devam dedik yoldan cikildi<br />
En pahali benzin bizde satildi<br />
Oy veren yurttasa kazik atildi<br />
Daha uyanmadi millet hamdolsun!<br />
<br />
IMF'eyle Stanbaylar yapildi<br />
Caktirmadan umugumuz sIkildi<br />
Turkiye'ye Washington'dan bakildi<br />
Ogul-damat zengin oldu hamdolsun!<br />
<br />
Ordu-yargi tartisildi yiprandi<br />
Her alanda bolunmeler hizlandi<br />
Hasim Baskan istifaya zorlandi<br />
Yargiclar da ayri dustu hamdolsun!<br />
<br />
Buyuk Ortadogu Projesine Esbaskan olduk<br />
Filistin'de Irak'ta istikrar bulduk<br />
Amerika- Israil elele verdik<br />
Orantisiz guc kullandik hamdolsun!<br />
<br />
Ihaleler birer birer kapildi<br />
Gazeteler yandaslara satildi<br />
Bush'un uzerine pabuc atildi<br />
Kafasini teget gecti hamdolsun!<br />
<br />
Cok konustuk laf olsun torba dolsun<br />
Nabza gore serbet verdik secmenin gonlu olsun<br />
Oylar bizim, para bizim, iktidar bizim olsun<br />
Millet bize duacidir hamdolsun!<br />
<br />
Ispanya'da Tayip-Zapo opustu<br />
Filistin'de uygarliklar catisti!!!<br />
Katil Amerika insanlikla savasti<br />
Dunya bu gercegi gordu hamdolsun!<br />
<br />
Atma Recep seni kardes belledik<br />
Sana uyup Cankaya'yi Gulledik<br />
Mustafa'yim boyle gorduk elledik<br />
Ozumuz saglamdir haberin olsun!!!<br />
<br />
29.12.2008<br />
<br />
MUSTAFA DURNA<br />
ATATURKCU DUSUNCE DERNEGI<br />
ANTALYA SUBE BASKANI]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[TEGET GECTI HAMDOLSUN<br />
<br />
Amerika'da kriz cikti<br />
Avrupa'da dalga yapti<br />
Dunya'da tsunami yaratti<br />
Ulkemizi teget gecti hamdolsun!<br />
<br />
Sus dediler, hot dediler<br />
Yumaga dolasti kediler<br />
Anani da al-git dediler<br />
Alip gittiler hamdolsun!<br />
<br />
Okunmuyor kitap diziler revac<br />
Carklar donmeyince calisanlar ac<br />
Simdi ekranlarda desti-izdivac<br />
Ozelimiz genel oldu hamdolsun!<br />
<br />
Amerikan krizi ekonomiktir<br />
Avrupa'nin derdi sosyolojiktir<br />
Turkiye'nin krizi psIkolojiktir<br />
Hastaligimiz komik cikti hamdolsun<br />
<br />
Egemenlik bagimsizlik geride kaldi<br />
Emperyalist isgal silahsiz geldi<br />
Ayarli aydinlar ozur diledi<br />
Efendice teslim olduk hamdolsun!<br />
<br />
Yesil alanlari imara actik<br />
Topragi Batiya-Arap'a sattik<br />
Fabrikayi- isletmeyi kapattik<br />
Alis-veris merkezleri actik hamdolsun!<br />
<br />
Kredi kartiyla mesgul vatandas<br />
Halkimiz uyurken buyudu yandas<br />
Birbirine dustu kardes arkadas<br />
Borcumuz bes yuzu asti hamdolsun!<br />
<br />
Tas tas corba verdik Ramazanda<br />
Torba torba komur verdik sogukta karda<br />
Isler tikirinda oylar sandikta<br />
Gene isimizi gorduk hamdolsun!<br />
<br />
Bir seyimiz yoktu gemicik aldik<br />
Garip gurabanin umudu olduk<br />
Inancli insanlari kaz gibi yolduk<br />
Ucmadilar kacmadilar hamdolsun!<br />
<br />
Disli- Dengir- Gokcek rahmetlik oldu<br />
Milleti uyardi Kilictaroglu<br />
Amerika'dan simsiyah bir gunes dogdu<br />
Yikilmadik ayaktayiz hamdolsun!<br />
<br />
Soyledik millete uc cocuk yapti<br />
Partilim yandasim ihale kapti<br />
Alti milyon secmen bir yilda artti<br />
Oluler de secmen oldu hamdolsun!<br />
<br />
Yola devam dedik yoldan cikildi<br />
En pahali benzin bizde satildi<br />
Oy veren yurttasa kazik atildi<br />
Daha uyanmadi millet hamdolsun!<br />
<br />
IMF'eyle Stanbaylar yapildi<br />
Caktirmadan umugumuz sIkildi<br />
Turkiye'ye Washington'dan bakildi<br />
Ogul-damat zengin oldu hamdolsun!<br />
<br />
Ordu-yargi tartisildi yiprandi<br />
Her alanda bolunmeler hizlandi<br />
Hasim Baskan istifaya zorlandi<br />
Yargiclar da ayri dustu hamdolsun!<br />
<br />
Buyuk Ortadogu Projesine Esbaskan olduk<br />
Filistin'de Irak'ta istikrar bulduk<br />
Amerika- Israil elele verdik<br />
Orantisiz guc kullandik hamdolsun!<br />
<br />
Ihaleler birer birer kapildi<br />
Gazeteler yandaslara satildi<br />
Bush'un uzerine pabuc atildi<br />
Kafasini teget gecti hamdolsun!<br />
<br />
Cok konustuk laf olsun torba dolsun<br />
Nabza gore serbet verdik secmenin gonlu olsun<br />
Oylar bizim, para bizim, iktidar bizim olsun<br />
Millet bize duacidir hamdolsun!<br />
<br />
Ispanya'da Tayip-Zapo opustu<br />
Filistin'de uygarliklar catisti!!!<br />
Katil Amerika insanlikla savasti<br />
Dunya bu gercegi gordu hamdolsun!<br />
<br />
Atma Recep seni kardes belledik<br />
Sana uyup Cankaya'yi Gulledik<br />
Mustafa'yim boyle gorduk elledik<br />
Ozumuz saglamdir haberin olsun!!!<br />
<br />
29.12.2008<br />
<br />
MUSTAFA DURNA<br />
ATATURKCU DUSUNCE DERNEGI<br />
ANTALYA SUBE BASKANI]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Meral Bozokalfa - Yasamin Tirpanlandigi ...]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Meral-Bozokalfa-Yasamin-Tirpanlandigi-8227</link>
			<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 19:35:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Meral-Bozokalfa-Yasamin-Tirpanlandigi-8227</guid>
			<description><![CDATA[Isimsiz, sorgusuz bir askin solgun misralari <br />
Tümcelerimde bogulan <br />
<br />
Surlarin ihtilal geceleri <br />
Göz kirpiyor Mezopotamya'nin islak günesine <br />
Sirtimda yüzyildan kalma yaniklara <br />
Anam agitlarla yogurt sürüyor <br />
<br />
Börtü böcek kaplamis Hevsel bahçelerini <br />
Ulu Cami'de erkeksi <br />
Tömbeki nargileyi cigerlerime dolduruyorum <br />
Marpucumdaki sipside <br />
Yalnizligimin dumani var <br />
<br />
Binlerce yüz maskeli <br />
Kimi boyali, kimi yarali <br />
<br />
Balikçilarbasi'nda emekçilerin ter kokularini <br />
Yüksek topuklu <br />
Röfleli sari saçli kadinlarin kokulari yirtiyor <br />
<br />
Asitlesiyor her dem <br />
Dicle''min siyah saçli <br />
Uçurum gözlü asi kizi <br />
Savrulan her dalgali tele <br />
Milyon dilek tutuluyor ayisiginda <br />
<br />
Yakamoz topluyor <br />
Tütsülenmis evliyalardaki <br />
Yarinsiz adaklarim <br />
<br />
Kiraç topraklarima <br />
Usulca hüznün yagmurlari degiyor <br />
Yiyesim geliyor her çeliskiyi <br />
Kar etmiyor <br />
Takintili bir türkü tuturuyorum kavgalarima <br />
<br />
Sarmasik misali <br />
Dolaniyorum mors alfabesine <br />
Ne uzun ne kisa çizgiler <br />
Ne de noktalarin yalnizligi <br />
Çözmüyor kitlelesmis yaralarimi <br />
<br />
Hasta bedenim kiriklasiyor <br />
Içimde sakladigim yarali senler kirginlasiyor <br />
Gövdem yasakli askina kosarken istilaya ugruyorum <br />
Tarihteki asilan her takvim yapragina <br />
Tütün sariyorum <br />
Balyoz vuruyorum artiksi benligime <br />
Tuz ekliyorum, kuram biçiyorum <br />
* <br />
Musa'ya haber salin! <br />
Gezegenimde kisalan bedenim <br />
Ihtilal esiginde <br />
Denizi olmayan bir yelkende fora olup <br />
Küllerimi yakmaya gelecegim <br />
Nuh'a haber salin! <br />
<br />
Meral Bozkafa]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Isimsiz, sorgusuz bir askin solgun misralari <br />
Tümcelerimde bogulan <br />
<br />
Surlarin ihtilal geceleri <br />
Göz kirpiyor Mezopotamya'nin islak günesine <br />
Sirtimda yüzyildan kalma yaniklara <br />
Anam agitlarla yogurt sürüyor <br />
<br />
Börtü böcek kaplamis Hevsel bahçelerini <br />
Ulu Cami'de erkeksi <br />
Tömbeki nargileyi cigerlerime dolduruyorum <br />
Marpucumdaki sipside <br />
Yalnizligimin dumani var <br />
<br />
Binlerce yüz maskeli <br />
Kimi boyali, kimi yarali <br />
<br />
Balikçilarbasi'nda emekçilerin ter kokularini <br />
Yüksek topuklu <br />
Röfleli sari saçli kadinlarin kokulari yirtiyor <br />
<br />
Asitlesiyor her dem <br />
Dicle''min siyah saçli <br />
Uçurum gözlü asi kizi <br />
Savrulan her dalgali tele <br />
Milyon dilek tutuluyor ayisiginda <br />
<br />
Yakamoz topluyor <br />
Tütsülenmis evliyalardaki <br />
Yarinsiz adaklarim <br />
<br />
Kiraç topraklarima <br />
Usulca hüznün yagmurlari degiyor <br />
Yiyesim geliyor her çeliskiyi <br />
Kar etmiyor <br />
Takintili bir türkü tuturuyorum kavgalarima <br />
<br />
Sarmasik misali <br />
Dolaniyorum mors alfabesine <br />
Ne uzun ne kisa çizgiler <br />
Ne de noktalarin yalnizligi <br />
Çözmüyor kitlelesmis yaralarimi <br />
<br />
Hasta bedenim kiriklasiyor <br />
Içimde sakladigim yarali senler kirginlasiyor <br />
Gövdem yasakli askina kosarken istilaya ugruyorum <br />
Tarihteki asilan her takvim yapragina <br />
Tütün sariyorum <br />
Balyoz vuruyorum artiksi benligime <br />
Tuz ekliyorum, kuram biçiyorum <br />
* <br />
Musa'ya haber salin! <br />
Gezegenimde kisalan bedenim <br />
Ihtilal esiginde <br />
Denizi olmayan bir yelkende fora olup <br />
Küllerimi yakmaya gelecegim <br />
Nuh'a haber salin! <br />
<br />
Meral Bozkafa]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mehmet Sertpolat - Ben Şairim]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mehmet-Sertpolat-Ben-%C5%9Eairim-8224</link>
			<pubDate>Fri, 01 Feb 2008 19:30:05 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mehmet-Sertpolat-Ben-%C5%9Eairim-8224</guid>
			<description><![CDATA[Ben ki insâ isçisiyim kadim siirin, <br />
Tâ gönlümdedir temeli derin mi derin. <br />
<br />
Harcim ilhamdir tuglalarim hep kelime, <br />
Kalem mala olur aldigimda elime. <br />
<br />
Çatisi basliktir Taç Mahal kadar güzel, <br />
Ne hünerle isler dantel dantel onu el! <br />
<br />
Bos kâgittir arsam, daktilom kepçe-dozer, <br />
Ilk misram temel, siirim hayalde gezer. <br />
<br />
Siir ki kanattir gökten öte gidilen, <br />
Daha mi muhtesem gögü delen gökdelen? <br />
<br />
Isleri mekânik, cismin boyu ve eni, <br />
Bilirim hâsîd ustalar kiskanir beni! <br />
<br />
Metafizik esinti tasir ezgilerim, <br />
En büyük sermayem bu derin sezgilerim! <br />
<br />
Sarp bir vâdi ki geçilemez, öylesine, <br />
Entellektüel çile mayadir esine. <br />
<br />
Ben sairim, yegâne ihtirasim siir, <br />
Siir tek mirasim üstündeyken tenesir! <br />
06.01.2008 .Mehmet Sertpolat .]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ben ki insâ isçisiyim kadim siirin, <br />
Tâ gönlümdedir temeli derin mi derin. <br />
<br />
Harcim ilhamdir tuglalarim hep kelime, <br />
Kalem mala olur aldigimda elime. <br />
<br />
Çatisi basliktir Taç Mahal kadar güzel, <br />
Ne hünerle isler dantel dantel onu el! <br />
<br />
Bos kâgittir arsam, daktilom kepçe-dozer, <br />
Ilk misram temel, siirim hayalde gezer. <br />
<br />
Siir ki kanattir gökten öte gidilen, <br />
Daha mi muhtesem gögü delen gökdelen? <br />
<br />
Isleri mekânik, cismin boyu ve eni, <br />
Bilirim hâsîd ustalar kiskanir beni! <br />
<br />
Metafizik esinti tasir ezgilerim, <br />
En büyük sermayem bu derin sezgilerim! <br />
<br />
Sarp bir vâdi ki geçilemez, öylesine, <br />
Entellektüel çile mayadir esine. <br />
<br />
Ben sairim, yegâne ihtirasim siir, <br />
Siir tek mirasim üstündeyken tenesir! <br />
06.01.2008 .Mehmet Sertpolat .]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mustafa Uslu - Yaş  Günü Yagmurunda]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Uslu-Ya%C5%9F-G%C3%BCn%C3%BC-Yagmurunda-5626</link>
			<pubDate>Wed, 07 Nov 2007 23:12:01 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Uslu-Ya%C5%9F-G%C3%BCn%C3%BC-Yagmurunda-5626</guid>
			<description><![CDATA[.''Tirtil&#8217;in, Kelebek&#8217;e Olan Askini Anlatir'' <br />
<br />
Bak, <br />
önce bir <br />
yagmur düser, parçalanir <br />
ayri kalir bir zaman; biçimlenir <br />
kendiyle islanir, bir yagmur olmak masalinda <br />
parçalanmisina sayiklanir: irmak verir, göl verir <br />
aglamasindan; denizine, okyanusuna varir: simdi sen, <br />
kalkip dolambaçsiz bir güzellikte, siire okunursun örnegin <br />
; <br />
- <br />
sen <br />
diyorsam, <br />
adini bulamamaktan öncedir, <br />
belki yagmursun, belki bir kelebek <br />
- <br />
<br />
yagmur, birlesir <br />
dünyada insan içine karisir <br />
sirnasir; örnegini, sende bulur <br />
sonra; bak, derim aklima, kemirme <br />
yüregimi; hava yagmayacak sanma, derim <br />
aldanma: yagmursuz sonbahardan mi çiktin, geldin <br />
esini bulan kirlangiç yuvalarindan mi, uçtun agustosta <br />
? <br />
- <br />
Bak <br />
bu havalar <br />
böyle kuruysa <br />
iyi degil: geliyor yagmur <br />
- <br />
geliyor yagmur <br />
tamamlanacak gövden, <br />
çikar üflenen ruhu; suyuna <br />
dokunacak, soguk soguk sular içirecek <br />
bu kuraklik böyle iyi degil: açti açacak bir çiçek- <br />
te bekletirsin onu; filiz verecek yagmur masalindan bir ask dogacak <br />
dogmus olanindan: dogmusuna dokunur; yagmur, parçalanmisini bulur <br />
&#8230; <br />
<br />
Ad veremedigi bir masalda tanri <br />
geçmis-ine sünger çeken bir anlatici gibi <br />
anlati-yor yaslandirarak yagmuru; o, çocuk kalacak, diyor <br />
: <br />
bak, <br />
gördün mü <br />
suyunun kaymasini <br />
bir çiçege: gördün mü, bak <br />
irmak, göl, deniz, okyanus akiyor <br />
bak, filiz verdi verecek, filiz oluyor kelebek <br />
. <br />
<br />
M. Mustafa USLU]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[.''Tirtil&#8217;in, Kelebek&#8217;e Olan Askini Anlatir'' <br />
<br />
Bak, <br />
önce bir <br />
yagmur düser, parçalanir <br />
ayri kalir bir zaman; biçimlenir <br />
kendiyle islanir, bir yagmur olmak masalinda <br />
parçalanmisina sayiklanir: irmak verir, göl verir <br />
aglamasindan; denizine, okyanusuna varir: simdi sen, <br />
kalkip dolambaçsiz bir güzellikte, siire okunursun örnegin <br />
; <br />
- <br />
sen <br />
diyorsam, <br />
adini bulamamaktan öncedir, <br />
belki yagmursun, belki bir kelebek <br />
- <br />
<br />
yagmur, birlesir <br />
dünyada insan içine karisir <br />
sirnasir; örnegini, sende bulur <br />
sonra; bak, derim aklima, kemirme <br />
yüregimi; hava yagmayacak sanma, derim <br />
aldanma: yagmursuz sonbahardan mi çiktin, geldin <br />
esini bulan kirlangiç yuvalarindan mi, uçtun agustosta <br />
? <br />
- <br />
Bak <br />
bu havalar <br />
böyle kuruysa <br />
iyi degil: geliyor yagmur <br />
- <br />
geliyor yagmur <br />
tamamlanacak gövden, <br />
çikar üflenen ruhu; suyuna <br />
dokunacak, soguk soguk sular içirecek <br />
bu kuraklik böyle iyi degil: açti açacak bir çiçek- <br />
te bekletirsin onu; filiz verecek yagmur masalindan bir ask dogacak <br />
dogmus olanindan: dogmusuna dokunur; yagmur, parçalanmisini bulur <br />
&#8230; <br />
<br />
Ad veremedigi bir masalda tanri <br />
geçmis-ine sünger çeken bir anlatici gibi <br />
anlati-yor yaslandirarak yagmuru; o, çocuk kalacak, diyor <br />
: <br />
bak, <br />
gördün mü <br />
suyunun kaymasini <br />
bir çiçege: gördün mü, bak <br />
irmak, göl, deniz, okyanus akiyor <br />
bak, filiz verdi verecek, filiz oluyor kelebek <br />
. <br />
<br />
M. Mustafa USLU]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mustafa Köz - Gidenlerden Biri Gibi]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-K%C3%B6z-Gidenlerden-Biri-Gibi-5622</link>
			<pubDate>Wed, 07 Nov 2007 23:06:49 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-K%C3%B6z-Gidenlerden-Biri-Gibi-5622</guid>
			<description><![CDATA[Ben sularin çagiltisi ozan, <br />
geldim araniza, gidenlerden biri gibi <br />
size yakin, kendime uzak <br />
bütün koruganlarim yikik artik. <br />
<br />
Geldim araniza, gidenlerden biri gibi <br />
hüznü rengarenk yazma, onuru keten mendil <br />
bu nasil ömrümdür ki kavruldu tarla tapan <br />
alnimin bir yeri var kimsenin gitmedigi. <br />
<br />
Övmek için degildir, tek dizem bile sizi <br />
kemigin ugultusu etin denizinde <br />
geldim araniza, gidenlerden biri gibi <br />
yanarken de görklüydü insan. <br />
<br />
Ben kendini Mustafa Köz sanan ozan, <br />
gitmek güzeldir, diye baslar mi hiçbir siir <br />
senlikler, sehrayinler, donanma fisekleri <br />
gedim araniza, gidenlerden biri gibi. .Mustafa Köz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ben sularin çagiltisi ozan, <br />
geldim araniza, gidenlerden biri gibi <br />
size yakin, kendime uzak <br />
bütün koruganlarim yikik artik. <br />
<br />
Geldim araniza, gidenlerden biri gibi <br />
hüznü rengarenk yazma, onuru keten mendil <br />
bu nasil ömrümdür ki kavruldu tarla tapan <br />
alnimin bir yeri var kimsenin gitmedigi. <br />
<br />
Övmek için degildir, tek dizem bile sizi <br />
kemigin ugultusu etin denizinde <br />
geldim araniza, gidenlerden biri gibi <br />
yanarken de görklüydü insan. <br />
<br />
Ben kendini Mustafa Köz sanan ozan, <br />
gitmek güzeldir, diye baslar mi hiçbir siir <br />
senlikler, sehrayinler, donanma fisekleri <br />
gedim araniza, gidenlerden biri gibi. .Mustafa Köz]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mehmet Nuri Gezmis  - Bayragım]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mehmet-Nuri-Gezmis-Bayrag%C4%B1m-5621</link>
			<pubDate>Wed, 07 Nov 2007 23:04:55 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mehmet-Nuri-Gezmis-Bayrag%C4%B1m-5621</guid>
			<description><![CDATA[Her zaman basimizda dalgalan rahat rahat, <br />
Ugrunda ölmek için bekliyoruz her saat. <br />
<br />
Rengin bizim kanimiz, rüzgârinsa canimiz, <br />
O tertemiz halinle asiginiz ogul, kiz. <br />
<br />
Hürriyet ve istiklâl, devrilmeyen gönderin, <br />
Ülkem senin gölgende kendi kendinden emin. <br />
<br />
Savasta ve barista nasimin üstündesin, <br />
Gözbebegimde isik, ruhumda bir bestesin. <br />
<br />
Cihanin her yerinde selâm durulsun sana, <br />
Kahraman milletimin sevgisine baksana. <br />
<br />
seyrederken alemi, nazli nazli yüksekten, <br />
Bu milleti bagrinda tasiyorsun gerçekten. <br />
<br />
Sen! Zaten arstan inip asik oldun kanima, <br />
Sen! Yine arsa yüksel, yakisir bu sanina. <br />
<br />
Her zaman milletimin kalbiyle kucaklastin, <br />
Türklüksün, ülkümüzsün, bir ruhsun, bayraklastin. .Mehmet Nuri Gezmis .]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Her zaman basimizda dalgalan rahat rahat, <br />
Ugrunda ölmek için bekliyoruz her saat. <br />
<br />
Rengin bizim kanimiz, rüzgârinsa canimiz, <br />
O tertemiz halinle asiginiz ogul, kiz. <br />
<br />
Hürriyet ve istiklâl, devrilmeyen gönderin, <br />
Ülkem senin gölgende kendi kendinden emin. <br />
<br />
Savasta ve barista nasimin üstündesin, <br />
Gözbebegimde isik, ruhumda bir bestesin. <br />
<br />
Cihanin her yerinde selâm durulsun sana, <br />
Kahraman milletimin sevgisine baksana. <br />
<br />
seyrederken alemi, nazli nazli yüksekten, <br />
Bu milleti bagrinda tasiyorsun gerçekten. <br />
<br />
Sen! Zaten arstan inip asik oldun kanima, <br />
Sen! Yine arsa yüksel, yakisir bu sanina. <br />
<br />
Her zaman milletimin kalbiyle kucaklastin, <br />
Türklüksün, ülkümüzsün, bir ruhsun, bayraklastin. .Mehmet Nuri Gezmis .]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mevlana C. Rumi Şiirleri]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mevlana-C-Rumi-%C5%9Eiirleri-4838</link>
			<pubDate>Thu, 20 Sep 2007 14:12:15 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=19">karanlıktaki yüz</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mevlana-C-Rumi-%C5%9Eiirleri-4838</guid>
			<description><![CDATA[Ağıt<br />
<br />
Göz gamın ne olduğunu bilseydi,<br />
gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,<br />
padişah bu acıyı duysaydı;<br />
göz gece demez gündüz demez ağlardı,<br />
gökler yıldızlara, güneşle, ayla<br />
gece demez gündüz demez ağlardı.<br />
padişah bakardı ününe,<br />
tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,<br />
gece demez gündüz demez ağlardı.<br />
<br />
Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,<br />
uçan kuş avlanacağını bilseydi,<br />
gerdek gecesi bu özlemi görseydi;<br />
gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,<br />
uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı,<br />
gerdek gecesi öpüşmeye, sarılmaya ağlardı.<br />
<br />
Zaloğlu bu zülmü görseydi,<br />
ecel bu çığlığı duysaydı,<br />
cellâdın yüreği olsaydı;<br />
Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,<br />
ecel bakardı kendine ağlardı,<br />
cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.<br />
<br />
Kumru, başına geleceği duysaydı,<br />
tabut, içine gireni bilseydi,<br />
hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;<br />
kumru selviden ayrılır ağlardı,<br />
tabut omuzda giderken ağlardı<br />
öküzler, beygirler, kediler ağlardı.<br />
<br />
Ölüm acılarını gördü tatlı can,<br />
koyuldu işte böyle ağlamaya.<br />
Olanlar oldu, gitti dostum benim.<br />
şu dünya bir altüst olsa, aülasa yeri var.<br />
öylesine topraklar altında kalmışım<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bahar<br />
<br />
<br />
<br />
Sevgili tutmuş yularımdan beni,<br />
develer gibi habire çeker.<br />
Esrik devesini böyle nereye götürür,<br />
böyle hangi katara?<br />
<br />
Hem canımı çiğnedi benim o,<br />
hem bedenimi çiğnedi.<br />
Gönlümü bağladı benim o,<br />
kırdı şişemi.<br />
<br />
Ne iş yaptırmaya götürür, bilmem,<br />
nereye götürür beni.<br />
<br />
Sevgili takar beni oltasına,<br />
atar karaya balık gibi.<br />
Sevgili kurar gönlüme bir tuzak,<br />
avcıdan yana çeker sürür beni.<br />
<br />
Bakarım tabiat başlar büyük işine:<br />
Bulutlar gelir uzaktan<br />
katar katar, küme küme.<br />
Bulutlar sular ovaları.<br />
Bulutlar yürür dağlara doğru.<br />
Uyanır açar gözlerini yeryüzü.<br />
Gökler çalar davulunu.<br />
Dalların gönlüne çeker gülün özü<br />
en güzel kokusunu baharın.<br />
Tohumun gönlü başlar vermeye tohum.<br />
Ağaç durmadan söyler, döker içini.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
BaşkaYarınlar<br />
<br />
<br />
<br />
Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,<br />
bugün dudağında başka bir tad var,<br />
boyunda başka bir yücelik.<br />
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.<br />
<br />
Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.<br />
Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş.<br />
Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,<br />
bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,<br />
dünyada bir başka gidiş<br />
<br />
Biz senin gözlerinden gördük<br />
arslanlara meydan okuyan o ceylanı,<br />
Başka bir ovası var o ceylanın bugün<br />
iki cihandan da dışarı<br />
<br />
Seven insanın ayağı mı yok,<br />
işte ona ölümsüzlük kapandı.<br />
Yukarlarda onunla uçar gider.<br />
<br />
Gözlerinin denizinde onu arama.<br />
Oinci bir başka denizde.<br />
<br />
Bakarsın bugün sever bu yürek,<br />
yarın sevilir bakarsın.<br />
<br />
Yüreğimin özünde başka yarınlar var.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ben Bende Değil<br />
<br />
<br />
<br />
Ben bende değil, sende de hem sen, hem ben,<br />
Ben hem benimim, hem de senin, sen de benim,<br />
Bir öyle garip hale bugün geldim ki<br />
Sen benmisin, bilmiyorum, ben mi senim.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Beri Gel<br />
<br />
<br />
<br />
Beri gel, daha beri, daha beri.<br />
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?<br />
Bu hır gür, bu savaş nereye dek?<br />
Sen bensin işte, ben senim işte.<br />
<br />
Ne diye bu direnme böyle, ne diye?<br />
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?<br />
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek,<br />
Ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?<br />
<br />
Zengin yoksulu hor görür, ne diye?<br />
Sağ soluna yan bakar, ne diye?<br />
İkisi de senin elin, ikiside,<br />
Peki, kutlu ne, kutsuz ne?<br />
<br />
Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.<br />
Başımız da tek, aklımız da tek.<br />
Ne diye iki görür olup kalmışız<br />
İki büklüm gökkubbenin altında, ne diye?<br />
<br />
Sen habire gevele dur bakalım,<br />
Habire 'Usul boylu birlik çam ağacı' de,<br />
Sonu nereye varır bunun, nereye?<br />
<br />
Şu beş duyudan, altı yönden<br />
Varını yoğunu birliğe çek, birliğe.<br />
Kendine gel, benlikten çık, uzak dur,<br />
İnsanlara katıl, insanlara,<br />
İnsanlarla bir ol.<br />
İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz.<br />
Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane.<br />
<br />
Erkek arslan dilediğini yapar, dilediğini.<br />
Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini.<br />
Tertemiz can canlığını işler, canlığını.<br />
Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini.<br />
<br />
Ama sen canı da bir bil, bedeni de,<br />
Yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine,<br />
Hani bademler gibi, bademler gibi.<br />
Ama hepsindeki yağ bir.<br />
<br />
Dünyada nice diller var, nice diller,<br />
Ama hepsin de anlam bir.<br />
Sen kapları, testileri hele bir kır,<br />
Sular nasıl bir yol tutar, gider.<br />
Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak,<br />
Can nasıl koşar, bunu canlara iletir.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bir Gecelik<br />
<br />
<br />
<br />
Bir gececik uyuma, ne olur.<br />
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.<br />
Bir gececik dostların gönlü olsun,<br />
ne olur sabahı et bir gececik.<br />
<br />
Bir gececik gözlerimiz seninle aydın olsun,<br />
kör olsun şeytan bir gececik.<br />
Dünyayı güzel kokular sarsın bütün.<br />
Karanlıklardan ışıklar aksın ovalara.<br />
Sofrandakiler dirilsin bir gececik.<br />
<br />
Bir gececik uyuma, ne olur.<br />
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.<br />
Bir gececik ata bin, meydana gel.<br />
Gönüller bir gececik rahat olsun,<br />
göğüsler meydana dönsün bir gececik.<br />
<br />
Yeniler giyinelim biz kulların.<br />
Musa gibi sen bir sopa al eline.<br />
Sopa bir anda elinde yılan olsun.<br />
Süleyman gibi sen karıncaların yanına var.<br />
Karıncalar bir anda birer Süleyman olsun.<br />
<br />
Ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bir Olur mu?<br />
<br />
<br />
<br />
Biri geldi, hoca Senai öldü dedi.<br />
Yabana atılır bir er değildi ki, omuz silkelim.<br />
Saman çöpü değildi ki uçtu diyelim.<br />
Su değildi ki, soğuktan dondu diyelim.<br />
Tarak değildi ki, bir saç teli kırdı onu diyelim.<br />
Buğday tanesi değildi ki, toprakla kayboldu diyelim.<br />
<br />
O şu toprak yurtta bir altın gömüsüydü.<br />
Bir arpaya sayardı iki cihanı.<br />
Aldı topraktan yaratılan bedeni bir gün,<br />
fırlattı toprağa attı.<br />
Aldı götürdü akıl denen şeyi.<br />
Yanlış laf mı ediyoruz ne?<br />
Kimsenin bilmediği bir can daha vardı,<br />
bağışladı gitti o canı sevgiliye.<br />
<br />
Saf şarap tortu koyvermişti.<br />
Safı tortunun üstüne çıkmıştı,<br />
arınmıştı tortudan.<br />
<br />
Günlerden bir gün, azizim,<br />
yolda birbirlerine rastlamışlar,<br />
birlikte yolculuk etmişlerdi,<br />
bir kürt, bir maraga'lı, bir rey'li,<br />
bir de rum ülkesinden biri.<br />
<br />
Biri olur muydu atlas kumaşla kara çul?<br />
Elbet yollar ayrıldı bir gün.<br />
her biri kendi yurduna gitti.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bizim Canımıza Gelsin<br />
<br />
<br />
<br />
Hastalıklar senden uzak olsun, ey canlarımızın rahatı,<br />
ey gören gözümüz,<br />
kem gözler senden uzak olsun!<br />
<br />
Bedenin sağlam olsun, ay yüzlü güzel,<br />
gölgen başımızdan eksik olmasın!<br />
<br />
Gül bahçesine benzeyen yüzün,<br />
o gönül otlağımız,<br />
ovamızın yeşilliği,<br />
nasılsa hep öyle kalsın,<br />
hep öyle taze, yeşil.<br />
<br />
Bizim canımıza gelsin<br />
senin bedenine gelen ağrı.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bu Ayrılık <br />
<br />
<br />
Kusuruma bakmayın benim, dostlar,<br />
bağışlayın beni.<br />
Ben davullara, bayraklara aldırmayan<br />
bir padişahın yoluna düşmüşüm,<br />
deli divane olmuşum.<br />
Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben,<br />
çok uzaklardan geçen bir hayal gibi.<br />
Ama yok da sayılmam hani,<br />
var olan bir şeyim ben.<br />
<br />
Haydi ben bensiz geleyim,<br />
sen sensiz gel.<br />
Ne varsa şu ırmağın içinde var,<br />
soyunalım iki can,<br />
dalalım şu ırmağa, hadi.<br />
Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük,<br />
bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.<br />
<br />
Bu ırmakta ne ölmek var bize,<br />
bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.<br />
Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan,<br />
bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.<br />
<br />
Durma, çabuk gel, gelmem deme.<br />
Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum,<br />
senin şânına sadece gelmek yaraşır.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bu Şiir Ondan Utanıyor<br />
<br />
<br />
<br />
Bu ne güzel koku böyle,<br />
bu ne güzel koku.<br />
Gül bahçesinden yoksa gelen o mu?<br />
Gece mi bu gelen, misk mi bu, amber mi bu?<br />
Bu ne güzel koku böyle,<br />
bu ne güzel koku.<br />
O pazardan tezcecik yoksa o mu geliyor,<br />
yoksa güzelimiz geri mi geliyor ne?<br />
<br />
Bu nasıl yüz böyle,<br />
bu nasıl ışık?<br />
Bu nasıl ay böyle,<br />
bu nasıl güneş?<br />
Mağradan mı çıktı,<br />
dağdan mı iniyor,<br />
o yalnızlığın adamı,<br />
o dost?<br />
<br />
Boş yere arama şarap testisini sen.<br />
Koklama onun ağzını sen boş yere.<br />
Şu meyhaneciden mi geliyor sandın onu;<br />
dostum, onu sen kendin gibi belleme.<br />
<br />
Yolda o yapayalnızsa ne olur?<br />
Başında sarık yoksa ne çıkar?<br />
Ne bundan güneşe bir leke olur,<br />
ne ayın gösterişine zarar.<br />
<br />
Bu gece uyuma dostum, uyuma.<br />
Bir kolayına getir onu bul.<br />
Sarhoşlar meclisine hep böyle geceleyin gelir o.<br />
Bu gece uyuma dostum, uyuma.<br />
<br />
Biz duvara asılı duran resimleriz.<br />
Bizi yapan ressamın varlık şavkı<br />
duvarın üzerine bir vurdumu,<br />
bakarsın o anda canlanıvermiş, kımıldanmışız<br />
Onun selvi boyu bir göründü mü,<br />
bakarsın dünya güllük gülistanlık.<br />
Kalktı bir salındı, kendinibir gösterdi mi.<br />
bakarsın kıyamet koptu gitti.<br />
<br />
Bakarsın Calinus gibi hastalar ülkesindendir o.<br />
Bakarsın hayret yurdunda dolaşır hastalar gibi.<br />
<br />
Sustum artık ben,<br />
sustum artık<br />
Bu şiir utanıyor ondan.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bugün Ahmet Benim<br />
<br />
<br />
<br />
Bugün ahmet benim,<br />
ama dünkü Ahmet değil.<br />
Bugün anka benim,<br />
ama yemle beslenen kuşcağız değil.<br />
<br />
Enelhak kadehiyle<br />
bir yudum içen sızdı<br />
Tarılık şarabından.<br />
Şişelerle, küplerle içtim ben, sızmadım,<br />
ben, sultanların aradığı sultan.<br />
<br />
Ben hâcetler kıblesiyim.<br />
Gönlün kıblesiyim ben.<br />
Ben cuma mescidi değilim,<br />
insanlık mescidiyim ben.<br />
<br />
Ben saf aynayım,<br />
sırım dökülmemiş, paslanmamışım.<br />
Ben kin dolu bir gönül değilim,<br />
Sinâ dağının gönlüyüm ben.<br />
<br />
Üzüm sarhoşluğu değil benim sarhoşluğum,<br />
benim sarhoşluğumun sonu yok.<br />
Tarhana çorbası içmem ben,<br />
can yemeği yerim,<br />
içerim can şerbeti.<br />
<br />
İşte sarttı seni<br />
bir gümüş bedenlinin özlemi.<br />
Altın haline geldin artık.<br />
Sen altına âşıksın,<br />
altın benim rengime âşık.<br />
<br />
Gönlü saf sûfiyim ben,<br />
benim tekkem âlem,<br />
medresem dünya benim.<br />
Değilim abalı sûfilerden.<br />
<br />
İster yakarış eri ol sen,<br />
meyhane eri istersen,<br />
bundan sanki ne çıkar?<br />
Yok cumartesiymiş, yok cumaymış,<br />
bence ne farkı var?<br />
<br />
Gerçeğin tadını alan er<br />
ne altına aldırış eder,<br />
ne kalendar tacına bakar.<br />
Ne tasası vardır, ne kini.<br />
<br />
Ey Tebriz'li hak Şems'i,<br />
yüzünü göstermediysen sen,<br />
yoksul çaresiz kalırdı kulun;<br />
ne gönlü olurdu, ne dini.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Demedim mi?<br />
<br />
<br />
<br />
Oraya gitme demedim mi sana,<br />
seni yalnız ben tanırım demedim mi?<br />
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?<br />
<br />
Bir gün kızsan bana,<br />
alsan başını,<br />
yüz bin yıllık yere gitsen,<br />
dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?<br />
<br />
Demedim mi şu görünene razı olma,<br />
demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,<br />
onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?<br />
<br />
Ben bir denizim demedim mi sana?<br />
Sen bir balıksın demedim mi?<br />
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,<br />
senin duru denizin ben'im demedim mi?<br />
<br />
Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?<br />
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,<br />
senin kolun kanadın ben'im demedim mi?<br />
<br />
Demedim mi yolunu vururlar senin,<br />
demedim mi soğuturlar seni.<br />
Oysa senin ateşin ben'im,<br />
sıcaklığın ben'im demedim mi?<br />
<br />
Türlü şeyler derler sana demedim mi?<br />
Kötü huylar edinirsin demedim mi?<br />
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?<br />
Yani beni kaybedersin demedim mi?<br />
<br />
Söyle, bunları sana hep demedim mi?<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Denizlerin Üzerinde<br />
<br />
<br />
<br />
Pek acayip bir şey bu:<br />
Güz mevsiminde olduğumuz halde<br />
birdenbire güneş koç burcuna girdi baktım.<br />
Baktım birden bire ilkbahar oldu.<br />
Birdenbire kaynadı kanım.<br />
Nerdeyse hani<br />
bulanıp kanıma<br />
bir deve gibi köpürecek,<br />
bir deve gibi oynamaya başlayacağım.<br />
<br />
Bir uzaklaşıp bir yakınlaşması kan dalgalarının.<br />
Kendisinden geçmiş insanla dolu bir ova.<br />
Ölümsüz gözle görülmez bir içki âlemi.<br />
<br />
Baktım birdenbire canlandı ölü.<br />
İhtiyarlar baktım genç oluverdi.<br />
Baktım bakırlar kesildi som altın.<br />
Daha iyisi geldi yerine,<br />
daha güzeli geldi baktım,<br />
şehrimizden ayrılanın.<br />
<br />
İçki, eğlence, tad sarmış şehrimizi.<br />
Elinde bir kadeh var her sarhoşun.<br />
Kimi doymuş, rahat, kendinde,<br />
İçkiye doğru koşmakta kimi.<br />
Gürül gürül süt ırmağı bir yanda,<br />
bir yanda gürül gürül bal nehri.<br />
<br />
Pek acayip bir şey bu:<br />
Bir şehirde padişah bir tane olurdu.<br />
gökyüzünde ay bir tane.<br />
Bu şehir padişahlarla dolu,<br />
gökyüzü aylarla, zuhallerle.<br />
<br />
Sen haydi koş var git hekimlere,<br />
orda işiniz yok de sizin.<br />
Orda ne dermansızlık, ne dert var,de.<br />
Orda ne gam, ne kasvet var, de.<br />
Orda ne kadı, ne vali.<br />
Ne bey, ne beyin vergicisi.<br />
<br />
Davalar, düşmanlıklar, kavgalar zaten<br />
denizlerin üzerinde hiç bir zaman yürüyemedi.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Duy Şikayet Etmede Her An Bu Ney<br />
<br />
<br />
<br />
Duy şikayet etmede her an bu ney,<br />
Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.<br />
<br />
Der ki feryadım kamışlıktan gelir,<br />
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.<br />
<br />
Ayrılıktan parçalanmış bir yürek<br />
İsterim ben, derdimi dökmem gerek.<br />
<br />
Kim ki aslından ayırmış canını,<br />
Öyle bekler, öyle vuslat anını.<br />
<br />
Ağladım her yerde hep ah eyledim,<br />
Gördüğüm her kul için dostum dedim.<br />
<br />
Herkesin zannında dost oldum ama,<br />
Kimse talip olmadı esrarıma.<br />
<br />
Hiç değil feryadıma sırrım uzak,<br />
Nerde bir göz, nerde bir candan kulak?<br />
<br />
Aynadır ten can için, can ten için,<br />
Lakin olmaz can gözü her kimsenin.<br />
<br />
Ney sesi tekmil hava oldu ateş,<br />
Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!<br />
<br />
Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e,<br />
Cezbesi aşkın karışmıştır mey'e.<br />
<br />
Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem,<br />
Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.<br />
<br />
Kanlı yoldan ney sunar hep arz-ı hal,<br />
Hem verir Mecnunun aşkından misal.<br />
<br />
Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var,<br />
Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?<br />
<br />
Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile,<br />
Tek kulaktır müşteri, ancak dile.<br />
<br />
Gam dolu günler zaman hep aynı hal,<br />
Gün tamam oldu, yalan, yanlış, hayal.<br />
<br />
Gün geçer yok korkumuz, her şey masal,<br />
Ey temizlik örneği sen gitme, kal!<br />
<br />
Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,<br />
Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.<br />
<br />
Olgunun halinden ah, anlar mı ham?<br />
Söz uzar, kesmek gerektir vesselam.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Duydumki Bizi Bırakmaya<br />
<br />
<br />
<br />
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme<br />
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme<br />
<br />
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı<br />
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme<br />
<br />
Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru<br />
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme<br />
<br />
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için<br />
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme<br />
<br />
Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi<br />
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme<br />
<br />
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan<br />
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme<br />
<br />
Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan<br />
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme<br />
<br />
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer<br />
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme<br />
<br />
Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi<br />
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme<br />
<br />
Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize<br />
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme<br />
<br />
Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle<br />
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme<br />
<br />
Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı<br />
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme<br />
<br />
İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil<br />
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Dün Gece<br />
<br />
<br />
Ne güzel geceydi dün gece, ne güzel geceydi:<br />
Onunla sarmaşdolaş, dudak dudağa,<br />
talih kapısı ardına kadar açık,<br />
güneş kucağımızda.<br />
<br />
Ne güzel geceydi dün gece, ne güzel geceydi:<br />
Şarap tasını her sunuşunda<br />
diyordu aklına başına al.<br />
Hani dün gece aklın da tam sırasıydı ya!<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ey Balçık Dünya<br />
<br />
<br />
Seni bildim bileli,<br />
ey balçık dünya,<br />
başıma nice belâlar geldi,<br />
nice mihnet, nice dert.<br />
Seni sırf belâdan ibaret gördüm,<br />
seni sırf mihnetten, dertten ibaret.<br />
<br />
İsa'nın yurdu değilsin sen,<br />
yayıldığı yersin eşeklerin.<br />
Nerden tanıdım seni bilmem ki,<br />
nerden parçası oldum bu yerin,<br />
<br />
Bana vermedin bir yudum tatlı su,<br />
sofranı yaydın yayalı.<br />
Elimi ayağımı bağladın gitti,<br />
elimin ayağımın farkına varalı.<br />
<br />
Bırak da bir ağaç gibi<br />
yerin altından çıkarıp ellerimi<br />
sevgilinin havasıyla sarmaşdolaş olayım,<br />
uzayıp gideyim bâri.<br />
<br />
Ey çiçek, dedim çiçeğe,<br />
dedim, bu küçük yaşta sen,<br />
neden ihtiyar oldun bu kadar,<br />
dedim, nasıl oldu bu böyle?<br />
<br />
Çocukluktan kurtuldum, dedi çiçek,<br />
sabah rüzgârını tanıyalı,<br />
hep yukarlara doğru çıkar<br />
yukarlardan gelmiş bir ağaç dalı.<br />
<br />
Şunu da söyledi çiçek:<br />
Madem aslımı tanıdım,<br />
madem yersizlik âlemi aslım,<br />
artık bana tek bir şey düşecek:<br />
Yücelip aslıma gitmek.<br />
<br />
Sus yerter artık,<br />
var git yokluğa haydi,<br />
yoklukla yok ol.<br />
Git, yokluklardan tanı<br />
yokluktan var olanı.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Gel<br />
<br />
<br />
<br />
Gene gel, gene.<br />
Ne olursan ol, ister kafir ol,<br />
İster ateşe tap, ister puta,<br />
İster yüz kere tövbe etmiş ol,<br />
ister yüz kere bozmuş ol tövbeni...<br />
Umutsuzluk kapısı değil bu kapı,<br />
Nasılsan,<br />
Öyle gel...<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Gelin de Bizi Görün<br />
<br />
<br />
<br />
Ey aşıklar, gelin bakın,<br />
gelin bakın, ey iş erleri.<br />
Gelin de bizi görün işte.<br />
Bakın nasıl yıldızlar gibi ateş kesilmişiz,<br />
ayın yöresinde bütün gece nasıl oynayıp dönmeye koyulmuşuz.<br />
Güneşimiz gideli ortaya nasıl çıkmışız işte bakın.<br />
Bakın nasıl anadan doğma çırılçıplak olmuşuz,<br />
nasıl başıboş olmuşuz bakın.<br />
<br />
Ey aşıklar, gelin,<br />
gelin ey iş erleri,<br />
şarabın en tatlısı burada işte bakın,<br />
işte burada şarabın en iyisi,<br />
işte burada yıllanmışı şarabın.<br />
<br />
Tanyeri ağarınca her gün,<br />
güzeller sıltanımız çağırır, haydi der,<br />
ey çaresizler der, gelin,<br />
aşıklara derman olan biziz asıl,<br />
aşıklara bizi asıl tek çare, der.<br />
<br />
Turdağı o şarabı içti.<br />
Körkandil şarhoş oldu.<br />
Turdağı kendinden geçti.<br />
Bizim elimizden ne gelir,<br />
biz demirden dağ değiliz ki!<br />
<br />
Gökyüzünde, harman yerinde,<br />
yanan yıldızlarız ama,<br />
kesilsek dilim dilim,<br />
bölünsek parça parça,<br />
olsak arpa gibi, tane tane,<br />
gene de söz açamayız sırdan yana,<br />
veremeyiz ondan bir zerre bile.<br />
<br />
Diyorlar aşk deli.<br />
Ama biz zırdeliyiz.<br />
Diyorlar kötülüğe götürür insanı insanın içi.<br />
Ama biz o iç'e emrederiz<br />
<br />
Tek bir aşka tutulmuşuz yani,<br />
yani senin aşkına tutulmuşuz.<br />
Sen bir kez daha şu yolculuktan dön gel,<br />
gel Allah aşkına bir gör halimizi.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Gittin<br />
<br />
<br />
Buradan bir nice acıyla, özlemle gittin,<br />
sonra yalvardın yakardın amma<br />
eline düşmüştün bir kere kaderin,<br />
ne fayda sevgili, ne fayda.<br />
<br />
Her yanda çareler aradın kendine,<br />
olmadık şeyler yaptın her yanda.<br />
Bulamadın bir çare, sonunda gittin,<br />
ne fayda sevgili, ne fayda.<br />
<br />
Kucağın güllerle doluydu senin,<br />
ayın öndördü bir yüzün vardı .<br />
Kopup halkasından dostlar meclisinin,<br />
o aşağılık, o bayağı yere sen,<br />
o karıncaların, yılanların yanına<br />
ne oldu, nasıl oldu da gittin?<br />
<br />
Nerde hani o cânım sözlerin şimdi?<br />
Nerde hani o sırları çözen akıl?<br />
Nerde hani gül bahçesine giden ayak?<br />
Elimizi tutan el nerde hani?<br />
<br />
Hoştun, güzeldin, eşin yoktu senin,<br />
insanları hemen elde ederdin.<br />
Ama kalktın çıktın bir uzun yolculuğa,<br />
insanları yiyen toprağa gittin.<br />
<br />
Ağlaya inleye sen gittin ama,<br />
gökler de arkandan durmadı ağladı.<br />
Parça parça etti yüzünü ay.<br />
Gönlüm arkandan kan bağladı.<br />
<br />
Şimdi ne edeyim, kime sorayım seni?<br />
İyi insanlar arasında mısın orda?<br />
Yani dostlar meclisinde mi?<br />
Yoksa bir kenarda boynun bükük mü kaldın?<br />
<br />
Öyle bir yere gittin ki bu sefer,<br />
izinin tozu bile belli değil.<br />
Ne kadar da kanlıymış gittiğin yol!<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Güneşe Kulum Ben<br />
<br />
<br />
<br />
Mademki ben güneşe kulum,<br />
güneşten söz açmalıyım size.<br />
Mademki gece değilim ben,<br />
mademki karanlığa tapmıyorum,<br />
düşten dem vurmak nafile.<br />
<br />
Mademki tıpkı güneşe benziyorum,<br />
elimi eteğimi çekmeliyim üzerinden<br />
ferah, mâmur olan yerin.<br />
Mademki tıpkı güneşe benziyorum,<br />
doğmalıyım ortasında harabelerin.<br />
<br />
Gerçi bugün bir kuru elmayım,<br />
ama değerim ağacımdan çok.<br />
Gerçi sarhoşum, yıkılmışım ama<br />
doğru lâf etmedeyim,<br />
erkekçe konuşmadayım.<br />
<br />
Benim gönlümün kokusu<br />
yöresindeki topraktan gelir.<br />
Ben o topraktan utanırım da<br />
nedense bir tek söz söyleyemem<br />
suya dair.<br />
<br />
Güzel yüzünden kaldır perdeni,<br />
böyle konuşmayı yakıştırma bana.<br />
Taş gibi kaskatıysa senin kalbin,<br />
bak benim kalbim yanmış, ateş haline gelmiş.<br />
Bir iyilik eder, şişeyi alırsan eline,<br />
bir de bakacaksın ki kadehle şarap bende dile gelmiş.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Hangisiyim Ben<br />
<br />
<br />
<br />
Şu insanlardan hangisi ben'im?<br />
Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle,<br />
ağzıma, sözüme kulak asma.<br />
Hem sen beni elden çıktı bil.<br />
Yoluma kadeh madeh koyayım da deme.<br />
Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim.<br />
<br />
Hem ben tıpatıp sana benzerim.<br />
Ağlarsan ağlarım,<br />
gülersen gülerim.<br />
Asıl sen vardın ortada,<br />
ben senin elinde bir ayna.<br />
Sen yeşillikte bir ağaç,<br />
ben senin gölgen.<br />
<br />
Ben senin gôlgen olduktan sonra<br />
hemen gider kendime bir dost ararım<br />
kurmak için yanında çadırımı,<br />
ararım bir taze gül fidanı.<br />
<br />
Sonra sâkinin kapısına varır,<br />
vurur testimi kırarım.<br />
Sonra oturur bardak bardak içerim<br />
ciğerimden akan kanı<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Hapisler Ama<br />
<br />
<br />
Yürü, can gözünü aç,<br />
şu âşıklara bir bak hele:<br />
Nasıl sarmaşdolaş, gönül gibi bir şey olmuşlar,<br />
nasıl gelmişler can gibi<br />
elsiz, ayaksız hale.<br />
<br />
Bahçeden daha güler yüzlü onlar,<br />
gülden daha güler yüzlü.<br />
bilgiden daha doğru,<br />
akıldan daha hünerli,<br />
serviden daha hür.<br />
Ölmezlik suyundan daha arı, duru.<br />
<br />
Hep zerreler gibi hovardalar.<br />
Güneş onlara kaftan.<br />
Balçığa ayak basmışlar,<br />
baş komuşlar gönül dizine.<br />
Kanların üzerinden geçmişler,<br />
kan denizlerin dalgaları arasından.<br />
Etekleri gene tertemiz;<br />
bir şey bulaşmadan eteklerine.<br />
<br />
Diken içindeler,<br />
ama gül gibiler.<br />
Hapisteler,<br />
ama şarap gibiler.<br />
Balçık içindeler,<br />
ama gönül gibiler.<br />
Gece içindeler,<br />
ama sabah gibiler.<br />
<br />
Sen onların şarabını bir iç de gör:<br />
Naıl birdenbire ferah olur, aydınlanır yüreğin,<br />
birdenbire nasıl unutulur her şey,<br />
nasıl birdenbire gözlerinin içi güler.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Hatırlama Ama<br />
<br />
<br />
<br />
Bir tatlı ömür gibi gitmeye niyetlendin,<br />
ayrılık atına eyer vurdun inadına.<br />
Ama bizi unutma, hatırla ama.<br />
<br />
Sana temiz dostlar, iyi dostlar, bağdaş dostlar<br />
yeryüzünde de var. gökyüzünde de var.<br />
Eski dostla ettiğin yemini, hatırla ama.<br />
<br />
Sen her gece ay değirmisini<br />
başına yastık edince yollarda,<br />
dizimde yattığın geceleri hatırla ama.<br />
Sen ey, hüsrev'i kendine kul,<br />
Şirin gibi bir nice güzeli esir eden,<br />
aşkının ateşiyle tıpkı Ferhat gibi benim<br />
ayrılık dağını delmede olduğumu, hatırla ama.<br />
<br />
Bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında<br />
bir aşk ovasını görmüştün hani;<br />
sarfan dallarıyla, ağustos gülleriyle sarmaşdolaş.<br />
Bunu unutma, hatırla ama.<br />
<br />
Ey Tebrizli Şems,<br />
dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli,<br />
benim dinim senin yüzünde övünür, ey sevgili.<br />
Bunu unutma, hatırla ama.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Hep O<br />
<br />
<br />
<br />
Aşk geldi, kan gibi<br />
Damarlarıma derime doldu.<br />
Beni benden aldı,<br />
Varlığımı sevgiliye doldurdu.<br />
Kısaca;<br />
Bana benden kalan bir ad;<br />
Ancak ötesi hep o...<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Hergün Bir Yerden Göçmek<br />
<br />
<br />
Her gün bir yerden göçmek<br />
Ne iyi<br />
<br />
Her gün bir yere<br />
Konmak ne güzel<br />
Bulanmadan, donmadan<br />
Akmak ne hoş<br />
<br />
Dünle beraber<br />
Gitti cancağızım<br />
<br />
Ne kadar söz varsa<br />
Düne ait<br />
Şimdi yeni şeyler<br />
Söylemek lazım<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
İsyan Etmişim<br />
<br />
<br />
<br />
Aya öfkelenmişim ben,<br />
işte böyle kapkaranlık bir gece olmuşum.<br />
Padişaha kızmışım,<br />
çırılçıplak bir yoksul olmuşum.<br />
<br />
Güzeller sıltanı gel demiş,<br />
evine çağırmış beni.<br />
Ben bir yolunu bulmuşum,<br />
yola baş kaldırmışım.<br />
<br />
Sevgilim baş çeker, naz ederse,<br />
gamlara atar, kararsız korsa beni,<br />
bir kez olsun ah demem, inad için.<br />
Ah'a da kızmışım ben.<br />
<br />
Bir bakarsın altınla aldatırlar beni o.<br />
Bir bakarsın şanla şerefle aldatırlar beni.<br />
Oysa altın falan istemiş değilim ondan,<br />
şanla şerefe hele çoktan boş vermişim.<br />
<br />
Ben bir demirim,<br />
mıknatıstan kaçıyorum.<br />
Bir saman çöpüyüm ben,<br />
mıknatıslara yan çizmişim.<br />
<br />
Ben öyle bir zerreyim ki,<br />
bütün âleme isyan etmişim.<br />
Havaya, toprağa isyan etmişim,<br />
Ateşe, suya isyan etmişim.<br />
Altı yöne isyan etmişim.<br />
Beş duyuya isyan etmişim.<br />
<br />
Hava, toprak, ateş, su da neymiş ki,<br />
altı yön de neymiş,<br />
beş duyu da ne.<br />
Benim için hiç bir şey umurumda değil.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Kardeşim<br />
<br />
<br />
<br />
Kardeşim sen düşünceden ibaretsin,<br />
Geriye kalan et ve kemiksin,<br />
Gül düşünür gülüstan olursun,<br />
Diken düşünür dikenlik olursun.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Kendime Yediremem<br />
<br />
<br />
<br />
Düşman saçmasapan lâflar eder,<br />
duyar can kulağım.<br />
Benim için kötü şeyler düşünür,<br />
görür can gözüm.<br />
Üzerime köpeğini salar,<br />
ısırır köpek ayağımı,<br />
çok acılar çekerim, çok acılar.<br />
Köpek değilim, onu ısıramam,<br />
ısırırım dudağımı.<br />
<br />
Büyük kişilerin sırlarına ortağım,<br />
gene de na şu kadar övünemem.<br />
Bütün ayıplar bende ama,<br />
ne yapıp yapmalı,<br />
ulaşmalı dostlara,<br />
geride kalmayı kendime yediremem.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
O Geliyor O<br />
<br />
<br />
<br />
yollara sular dökün,<br />
bahçelere müjdeler edin,<br />
bahar kokuları geliyor,<br />
o geliyor, o<br />
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.<br />
<br />
Yol verin, açılın, savulun.<br />
Beri durun, beri.<br />
Yüzü apaydınlık, akpak,<br />
bastığı yeri ardında gündüzler gibi bırakarak<br />
O geliyor, o.<br />
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.<br />
<br />
Gökler yeryüzünü kapladı, örttü bir anda.<br />
Bir anda dört yanı misk gibi bir koku sardı.<br />
Bir anda bir velvele, bir kıyamet koptu cihanda.<br />
O geliyor, o.<br />
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.<br />
<br />
Bir anda can geldi bağlara, bağlar ışıdı.<br />
Bir anda açıldı baktı bağlara gözler.<br />
Bir anda bizde ne gam kaldı, ne dert kaldı, ne keder.<br />
O geliyor, o.<br />
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.<br />
<br />
Yayından fırladı ok.<br />
Hedefe ha vardı, ha varacak.<br />
Bahçeler selama durdu.<br />
Selviler ayağa kalktı.<br />
Çayır çimen yollara düştü.<br />
İşte konca, ata binmiş geliyor.<br />
Biz ne duruyoruz,<br />
O geliyor, o.<br />
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.<br />
<br />
Sen bizim yöremize gelirsen göreceksin, ey şems,<br />
Huyumuz sadece susmak olmuş bizim, susmak.<br />
Senin güzel gözlerinçin işte canım pusuda.<br />
Rahatım kaçtı benim,<br />
geceleri uykum kalmadı gitti ama,<br />
bak işte o güzel günler yola çıkmış geliyor.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
O Kapıyı Kapa<br />
<br />
<br />
<br />
O kapıyı kapa.<br />
Gayret kemerini kuşan.<br />
Bize can şarabını sun.<br />
Bu meyhaneye aşık kişileriz biz,<br />
hem çok uzaklardan geliyoruz bak,<br />
çok uzaklardan.<br />
<br />
O kapıyı kapa.<br />
gel sen asıl bizi gör,<br />
gör halimizi, acı.<br />
Bir başka kapı aç,<br />
işte na şurda,<br />
bir gizli kapı.<br />
Bir büyük sağrak bul getir bize.<br />
Sonra doldur şarabı<br />
eski dostluğumuzun şerefine.<br />
O kapıyı kapa.<br />
Gel bizi yıka, arıt.<br />
<br />
Hani bir gün, bilmem unuttun mu,<br />
biz hepimiz uykudaydık.<br />
Sen bir tekme atmıştın bize,<br />
derken bir, bir daha.<br />
Sıçramış uyanmıştık uykudan.<br />
Oturup şarap içmiştik sonra.<br />
Şarap başımıza vurmuştu<br />
O zaman olmuştu işte ne olduysa.<br />
<br />
Denizleri yüksük gibi gören timsahlarız artık,<br />
tirit, mercimek, aş erleri değil.<br />
Haydi inadı falan bırak,<br />
inadı bırak da kendine gel,<br />
bize şarap ver, şarap.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Oldugun Gibi Görün<br />
<br />
<br />
<br />
Güneş gibi ol şefkatte,merhamette.<br />
Gece gibi ol ayıpları örtmekte.<br />
Akarsu gibi ol keremde,cömertlikte.<br />
Ölü gibi ol öfkede ,asabiyette.<br />
Toprak gibi ol tevazuda,mahviyette.<br />
Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Su Dedi ki<br />
<br />
<br />
<br />
Gönül buğday tanesine benziyor,<br />
bizse değirmene.<br />
Değirmen nereden bilecek<br />
bu dönüşün sebebi ne?<br />
<br />
Değirmen taşına benziyor beden,<br />
düşünce ce kaygı, suyu.<br />
Su kulak kabarttı, dinledi,<br />
taş başından geçeni söyledi durdu.<br />
<br />
Su der ki:<br />
Değirmencidir suyu ark'a döken,<br />
ona sor sen bu işi.<br />
Ey ekmek yiyen, der sana değirmenci,<br />
ekmekçi dediğin de kim oluyor<br />
bu değirmen bir dönmedi mi?<br />
<br />
Başından geçenler uzar gider,<br />
gelmez sonu bir türlü.<br />
Yücelik sayesinde bilgi değirmeni<br />
bir hayli tane övüttü.<br />
Söylesin sana, ona sor.<br />
<br />
Tebrizli Şems devlet kuşu,<br />
padişahın kutluluk göğünde<br />
yücelere doğru<br />
uçuyor da uçuyor.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Şair Edindik<br />
<br />
<br />
<br />
Bu dünyada ne kimseye uymuşluğumuz var,<br />
ne şu atlas kubbe altında ev kurmuşluğumuz.<br />
Biz susuz kalmışız,<br />
içtikçe içiyoruz.<br />
Güzel bir sarhoşluğumuz var,<br />
güzel, hiç doymayan.<br />
Rahmet denizinin dalgasıdır bu;<br />
bir saman çöpünden başka bir şey değildir<br />
bu dalganın üstünde düşman.<br />
<br />
Aşşağılık kişinin peşine düşmemeyi şiar edindik biz.<br />
Gönül dalgasını bırakmamayı şiar edindik.<br />
Şu yokluk yurdunda<br />
Nuh veHalil gibi,<br />
ölmezlik denen yerde aşk çardağı kurmak varken,<br />
burnu büyük Âd ve Smud gibi köşkler kurmamayı,<br />
Kafdağı'nda avlanmak duruken<br />
Gerkes gibi leş avlamamayı,<br />
iyi yürekli, tertemiz dostları bırakıp<br />
kahpeleri aldatan dev'e yönelmemeyi,<br />
şu kara toprağa<br />
meyvası cefa olan fidanı dikmemeyi,<br />
kafiye de, şiir de önem vermemeyi,<br />
bizden olmayan şeylere pek aldırış etmemeyi<br />
şiar edindik.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Var Olanlar Geliyor<br />
<br />
<br />
<br />
Sarhoşlar göründü.<br />
Şaraba tapanlar bir bir gelmeye başladılar.<br />
Güzeller nazlı nazlı yollara düştü.<br />
Salına salına gül bahçesinden gül yanaklılar geliyor.<br />
<br />
Bir anda hem var olan, hem yok olan,<br />
bir anda değişen, yenilenen şu dünyadan<br />
yoklar bir bir çekip gittiler.<br />
Var olanlar geliyor.<br />
<br />
Eteklerini altınla doldurmuşlar.<br />
Som altın kesilmişler.<br />
Darda olanlara verecekler.<br />
<br />
Hastalar, yorgunlar, arıklar<br />
iyileşmişler, kanlanmışlar, canlanmışlar,<br />
aşk yaylâsından geliyorlar.<br />
<br />
İyi insanların şarkıları<br />
ta yukarlardan aşağılara<br />
güneşin ışıkları gibi iniyor.<br />
İyi insanlar yağmur demiyor, kar demiyor,<br />
ortalık kış kıyamet,<br />
kolları sıvamışlar,<br />
taze taze meyveleri yetiştiriyorlar.<br />
<br />
Ben sustum.<br />
Sofra kuruldu.<br />
Onlar bir gül bahçesinden yola çıktı,<br />
bir gül bahçesine doğru.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Verdim Canımı Gitti<br />
<br />
<br />
<br />
Nerde bir topluluk görürsen, tellal,<br />
hiç durma, bağır:<br />
Kaçan bir kul gördünüz mü ey insanlar, de,<br />
tertemiz kokan bir kul gördünüz mü,<br />
ay parçası bir yüzü var,<br />
baştanbaşa fitne.<br />
<br />
Savaş vakti tez gider, de , tellal,<br />
barış vakti uysal olur, de.<br />
<br />
Nerde bir topluluk görürsen, tellal,<br />
hiç durma, bağır:<br />
İnce boylu, güler yüzlü, tatlı sözlü,<br />
tez canlı, çevik bir kul gördünüz mü?<br />
Sırtında bir al kaftan taşıyor.<br />
<br />
Kucağında bir rebap, elinde bir yay var, de , tellal,<br />
Çaldığı hep güzel, hep sıcak havalar, de.<br />
<br />
Nerede bir topluluk görürsen, tellal,<br />
hiç durma, bağır:<br />
Onun bağından bir meyva devşiren var mı ey insanlar, de,<br />
onun gül bahçesinden bir demet gül deren var mı?<br />
<br />
İş ki çıksın bir habercik getirsin biri ondan bana, tellal<br />
çıksın biri ondan bana bir şeyler desin iş ki,<br />
söyle, verdim canımı ona gitti, telal,<br />
verdim ona gitti.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Yerli Yerli Yerli<br />
<br />
<br />
Yine gel sen dinle benden<br />
Yerli yerli yerli yerli<br />
Hep Çalarım ten ten tenen<br />
Yerli yerli yerli yerli<br />
<br />
Yerla ve yerlem yerlela<br />
Yerla ve terlem terlela<br />
Bir söz söyle sessiz durma<br />
Yerli yerli yerli yerli<br />
<br />
İçki sunan sun içkiyi<br />
Çalgı çalan çal şu neyi<br />
Söyle telala talela<br />
Yerli yerli yerli yerli<br />
<br />
Ten ten tenen ten ten tenen<br />
Söylenirsin kuş gibi sen<br />
Uveys gibi ender Karen<br />
Yerli yerli yerli yerli<br />
<br />
Şems gibi kendini sustur<br />
Git kinden kibirden kurtul<br />
Şems-i Tebrizi'yle otur<br />
Yerli yerli yerli yerli]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ağıt<br />
<br />
Göz gamın ne olduğunu bilseydi,<br />
gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,<br />
padişah bu acıyı duysaydı;<br />
göz gece demez gündüz demez ağlardı,<br />
gökler yıldızlara, güneşle, ayla<br />
gece demez gündüz demez ağlardı.<br />
padişah bakardı ününe,<br />
tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,<br />
gece demez gündüz demez ağlardı.<br />
<br />
Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,<br />
uçan kuş avlanacağını bilseydi,<br />
gerdek gecesi bu özlemi görseydi;<br />
gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,<br />
uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı,<br />
gerdek gecesi öpüşmeye, sarılmaya ağlardı.<br />
<br />
Zaloğlu bu zülmü görseydi,<br />
ecel bu çığlığı duysaydı,<br />
cellâdın yüreği olsaydı;<br />
Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,<br />
ecel bakardı kendine ağlardı,<br />
cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.<br />
<br />
Kumru, başına geleceği duysaydı,<br />
tabut, içine gireni bilseydi,<br />
hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;<br />
kumru selviden ayrılır ağlardı,<br />
tabut omuzda giderken ağlardı<br />
öküzler, beygirler, kediler ağlardı.<br />
<br />
Ölüm acılarını gördü tatlı can,<br />
koyuldu işte böyle ağlamaya.<br />
Olanlar oldu, gitti dostum benim.<br />
şu dünya bir altüst olsa, aülasa yeri var.<br />
öylesine topraklar altında kalmışım<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bahar<br />
<br />
<br />
<br />
Sevgili tutmuş yularımdan beni,<br />
develer gibi habire çeker.<br />
Esrik devesini böyle nereye götürür,<br />
böyle hangi katara?<br />
<br />
Hem canımı çiğnedi benim o,<br />
hem bedenimi çiğnedi.<br />
Gönlümü bağladı benim o,<br />
kırdı şişemi.<br />
<br />
Ne iş yaptırmaya götürür, bilmem,<br />
nereye götürür beni.<br />
<br />
Sevgili takar beni oltasına,<br />
atar karaya balık gibi.<br />
Sevgili kurar gönlüme bir tuzak,<br />
avcıdan yana çeker sürür beni.<br />
<br />
Bakarım tabiat başlar büyük işine:<br />
Bulutlar gelir uzaktan<br />
katar katar, küme küme.<br />
Bulutlar sular ovaları.<br />
Bulutlar yürür dağlara doğru.<br />
Uyanır açar gözlerini yeryüzü.<br />
Gökler çalar davulunu.<br />
Dalların gönlüne çeker gülün özü<br />
en güzel kokusunu baharın.<br />
Tohumun gönlü başlar vermeye tohum.<br />
Ağaç durmadan söyler, döker içini.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
BaşkaYarınlar<br />
<br />
<br />
<br />
Bugün yüzünde bir başka güzellik var senin,<br />
bugün dudağında başka bir tad var,<br />
boyunda başka bir yücelik.<br />
Bugün kırmızı gülün bir başka daldan.<br />
<br />
Ayın gökyüzüne bugün sığmamış.<br />
Göklere benzeyen göğsün bugün daha geniş.<br />
Hangi yanından kalktın bu sabah, söyle,<br />
bir başka kavga var dünyada senin yüzünden,<br />
dünyada bir başka gidiş<br />
<br />
Biz senin gözlerinden gördük<br />
arslanlara meydan okuyan o ceylanı,<br />
Başka bir ovası var o ceylanın bugün<br />
iki cihandan da dışarı<br />
<br />
Seven insanın ayağı mı yok,<br />
işte ona ölümsüzlük kapandı.<br />
Yukarlarda onunla uçar gider.<br />
<br />
Gözlerinin denizinde onu arama.<br />
Oinci bir başka denizde.<br />
<br />
Bakarsın bugün sever bu yürek,<br />
yarın sevilir bakarsın.<br />
<br />
Yüreğimin özünde başka yarınlar var.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ben Bende Değil<br />
<br />
<br />
<br />
Ben bende değil, sende de hem sen, hem ben,<br />
Ben hem benimim, hem de senin, sen de benim,<br />
Bir öyle garip hale bugün geldim ki<br />
Sen benmisin, bilmiyorum, ben mi senim.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Beri Gel<br />
<br />
<br />
<br />
Beri gel, daha beri, daha beri.<br />
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?<br />
Bu hır gür, bu savaş nereye dek?<br />
Sen bensin işte, ben senim işte.<br />
<br />
Ne diye bu direnme böyle, ne diye?<br />
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?<br />
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek,<br />
Ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?<br />
<br />
Zengin yoksulu hor görür, ne diye?<br />
Sağ soluna yan bakar, ne diye?<br />
İkisi de senin elin, ikiside,<br />
Peki, kutlu ne, kutsuz ne?<br />
<br />
Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.<br />
Başımız da tek, aklımız da tek.<br />
Ne diye iki görür olup kalmışız<br />
İki büklüm gökkubbenin altında, ne diye?<br />
<br />
Sen habire gevele dur bakalım,<br />
Habire 'Usul boylu birlik çam ağacı' de,<br />
Sonu nereye varır bunun, nereye?<br />
<br />
Şu beş duyudan, altı yönden<br />
Varını yoğunu birliğe çek, birliğe.<br />
Kendine gel, benlikten çık, uzak dur,<br />
İnsanlara katıl, insanlara,<br />
İnsanlarla bir ol.<br />
İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz.<br />
Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane.<br />
<br />
Erkek arslan dilediğini yapar, dilediğini.<br />
Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini.<br />
Tertemiz can canlığını işler, canlığını.<br />
Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini.<br />
<br />
Ama sen canı da bir bil, bedeni de,<br />
Yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine,<br />
Hani bademler gibi, bademler gibi.<br />
Ama hepsindeki yağ bir.<br />
<br />
Dünyada nice diller var, nice diller,<br />
Ama hepsin de anlam bir.<br />
Sen kapları, testileri hele bir kır,<br />
Sular nasıl bir yol tutar, gider.<br />
Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak,<br />
Can nasıl koşar, bunu canlara iletir.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bir Gecelik<br />
<br />
<br />
<br />
Bir gececik uyuma, ne olur.<br />
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.<br />
Bir gececik dostların gönlü olsun,<br />
ne olur sabahı et bir gececik.<br />
<br />
Bir gececik gözlerimiz seninle aydın olsun,<br />
kör olsun şeytan bir gececik.<br />
Dünyayı güzel kokular sarsın bütün.<br />
Karanlıklardan ışıklar aksın ovalara.<br />
Sofrandakiler dirilsin bir gececik.<br />
<br />
Bir gececik uyuma, ne olur.<br />
Ayrılık kapısını çalma bir gececik.<br />
Bir gececik ata bin, meydana gel.<br />
Gönüller bir gececik rahat olsun,<br />
göğüsler meydana dönsün bir gececik.<br />
<br />
Yeniler giyinelim biz kulların.<br />
Musa gibi sen bir sopa al eline.<br />
Sopa bir anda elinde yılan olsun.<br />
Süleyman gibi sen karıncaların yanına var.<br />
Karıncalar bir anda birer Süleyman olsun.<br />
<br />
Ne olur, bir gececik kapısını çalma ayrılığın.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bir Olur mu?<br />
<br />
<br />
<br />
Biri geldi, hoca Senai öldü dedi.<br />
Yabana atılır bir er değildi ki, omuz silkelim.<br />
Saman çöpü değildi ki uçtu diyelim.<br />
Su değildi ki, soğuktan dondu diyelim.<br />
Tarak değildi ki, bir saç teli kırdı onu diyelim.<br />
Buğday tanesi değildi ki, toprakla kayboldu diyelim.<br />
<br />
O şu toprak yurtta bir altın gömüsüydü.<br />
Bir arpaya sayardı iki cihanı.<br />
Aldı topraktan yaratılan bedeni bir gün,<br />
fırlattı toprağa attı.<br />
Aldı götürdü akıl denen şeyi.<br />
Yanlış laf mı ediyoruz ne?<br />
Kimsenin bilmediği bir can daha vardı,<br />
bağışladı gitti o canı sevgiliye.<br />
<br />
Saf şarap tortu koyvermişti.<br />
Safı tortunun üstüne çıkmıştı,<br />
arınmıştı tortudan.<br />
<br />
Günlerden bir gün, azizim,<br />
yolda birbirlerine rastlamışlar,<br />
birlikte yolculuk etmişlerdi,<br />
bir kürt, bir maraga'lı, bir rey'li,<br />
bir de rum ülkesinden biri.<br />
<br />
Biri olur muydu atlas kumaşla kara çul?<br />
Elbet yollar ayrıldı bir gün.<br />
her biri kendi yurduna gitti.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bizim Canımıza Gelsin<br />
<br />
<br />
<br />
Hastalıklar senden uzak olsun, ey canlarımızın rahatı,<br />
ey gören gözümüz,<br />
kem gözler senden uzak olsun!<br />
<br />
Bedenin sağlam olsun, ay yüzlü güzel,<br />
gölgen başımızdan eksik olmasın!<br />
<br />
Gül bahçesine benzeyen yüzün,<br />
o gönül otlağımız,<br />
ovamızın yeşilliği,<br />
nasılsa hep öyle kalsın,<br />
hep öyle taze, yeşil.<br />
<br />
Bizim canımıza gelsin<br />
senin bedenine gelen ağrı.<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bu Ayrılık <br />
<br />
<br />
Kusuruma bakmayın benim, dostlar,<br />
bağışlayın beni.<br />
Ben davullara, bayraklara aldırmayan<br />
bir padişahın yoluna düşmüşüm,<br />
deli divane olmuşum.<br />
Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben,<br />
çok uzaklardan geçen bir hayal gibi.<br />
Ama yok da sayılmam hani,<br />
var olan bir şeyim ben.<br />
<br />
Haydi ben bensiz geleyim,<br />
sen sensiz gel.<br />
Ne varsa şu ırmağın içinde var,<br />
soyunalım iki can,<br />
dalalım şu ırmağa, hadi.<br />
Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük,<br />
bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri.<br />
<br />
Bu ırmakta ne ölmek var bize,<br />
bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert.<br />
Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan,<br />
bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret.<br />
<br />
Durma, çabuk gel, gelmem deme.<br />
Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum,<br />
senin şânına sadece gelmek yaraşır.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bu Şiir Ondan Utanıyor<br />
<br />
<br />
<br />
Bu ne güzel koku böyle,<br />
bu ne güzel koku.<br />
Gül bahçesinden yoksa gelen o mu?<br />
Gece mi bu gelen, misk mi bu, amber mi bu?<br />
Bu ne güzel koku böyle,<br />
bu ne güzel koku.<br />
O pazardan tezcecik yoksa o mu geliyor,<br />
yoksa güzelimiz geri mi geliyor ne?<br />
<br />
Bu nasıl yüz böyle,<br />
bu nasıl ışık?<br />
Bu nasıl ay böyle,<br />
bu nasıl güneş?<br />
Mağradan mı çıktı,<br />
dağdan mı iniyor,<br />
o yalnızlığın adamı,<br />
o dost?<br />
<br />
Boş yere arama şarap testisini sen.<br />
Koklama onun ağzını sen boş yere.<br />
Şu meyhaneciden mi geliyor sandın onu;<br />
dostum, onu sen kendin gibi belleme.<br />
<br />
Yolda o yapayalnızsa ne olur?<br />
Başında sarık yoksa ne çıkar?<br />
Ne bundan güneşe bir leke olur,<br />
ne ayın gösterişine zarar.<br />
<br />
Bu gece uyuma dostum, uyuma.<br />
Bir kolayına getir onu bul.<br />
Sarhoşlar meclisine hep böyle geceleyin gelir o.<br />
Bu gece uyuma dostum, uyuma.<br />
<br />
Biz duvara asılı duran resimleriz.<br />
Bizi yapan ressamın varlık şavkı<br />
duvarın üzerine bir vurdumu,<br />
bakarsın o anda canlanıvermiş, kımıldanmışız<br />
Onun selvi boyu bir göründü mü,<br />
bakarsın dünya güllük gülistanlık.<br />
Kalktı bir salındı, kendinibir gösterdi mi.<br />
bakarsın kıyamet koptu gitti.<br />
<br />
Bakarsın Calinus gibi hastalar ülkesindendir o.<br />
Bakarsın hayret yurdunda dolaşır hastalar gibi.<br />
<br />
Sustum artık ben,<br />
sustum artık<br />
Bu şiir utanıyor ondan.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Bugün Ahmet Benim<br />
<br />
<br />
<br />
Bugün ahmet benim,<br />
ama dünkü Ahmet değil.<br />
Bugün anka benim,<br />
ama yemle beslenen kuşcağız değil.<br />
<br />
Enelhak kadehiyle<br />
bir yudum içen sızdı<br />
Tarılık şarabından.<br />
Şişelerle, küplerle içtim ben, sızmadım,<br />
ben, sultanların aradığı sultan.<br />
<br />
Ben hâcetler kıblesiyim.<br />
Gönlün kıblesiyim ben.<br />
Ben cuma mescidi değilim,<br />
insanlık mescidiyim ben.<br />
<br />
Ben saf aynayım,<br />
sırım dökülmemiş, paslanmamışım.<br />
Ben kin dolu bir gönül değilim,<br />
Sinâ dağının gönlüyüm ben.<br />
<br />
Üzüm sarhoşluğu değil benim sarhoşluğum,<br />
benim sarhoşluğumun sonu yok.<br />
Tarhana çorbası içmem ben,<br />
can yemeği yerim,<br />
içerim can şerbeti.<br />
<br />
İşte sarttı seni<br />
bir gümüş bedenlinin özlemi.<br />
Altın haline geldin artık.<br />
Sen altına âşıksın,<br />
altın benim rengime âşık.<br />
<br />
Gönlü saf sûfiyim ben,<br />
benim tekkem âlem,<br />
medresem dünya benim.<br />
Değilim abalı sûfilerden.<br />
<br />
İster yakarış eri ol sen,<br />
meyhane eri istersen,<br />
bundan sanki ne çıkar?<br />
Yok cumartesiymiş, yok cumaymış,<br />
bence ne farkı var?<br />
<br />
Gerçeğin tadını alan er<br />
ne altına aldırış eder,<br />
ne kalendar tacına bakar.<br />
Ne tasası vardır, ne kini.<br />
<br />
Ey Tebriz'li hak Şems'i,<br />
yüzünü göstermediysen sen,<br />
yoksul çaresiz kalırdı kulun;<br />
ne gönlü olurdu, ne dini.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Demedim mi?<br />
<br />
<br />
<br />
Oraya gitme demedim mi sana,<br />
seni yalnız ben tanırım demedim mi?<br />
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?<br />
<br />
Bir gün kızsan bana,<br />
alsan başını,<br />
yüz bin yıllık yere gitsen,<br />
dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi?<br />
<br />
Demedim mi şu görünene razı olma,<br />
demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,<br />
onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?<br />
<br />
Ben bir denizim demedim mi sana?<br />
Sen bir balıksın demedim mi?<br />
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,<br />
senin duru denizin ben'im demedim mi?<br />
<br />
Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?<br />
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,<br />
senin kolun kanadın ben'im demedim mi?<br />
<br />
Demedim mi yolunu vururlar senin,<br />
demedim mi soğuturlar seni.<br />
Oysa senin ateşin ben'im,<br />
sıcaklığın ben'im demedim mi?<br />
<br />
Türlü şeyler derler sana demedim mi?<br />
Kötü huylar edinirsin demedim mi?<br />
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?<br />
Yani beni kaybedersin demedim mi?<br />
<br />
Söyle, bunları sana hep demedim mi?<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Denizlerin Üzerinde<br />
<br />
<br />
<br />
Pek acayip bir şey bu:<br />
Güz mevsiminde olduğumuz halde<br />
birdenbire güneş koç burcuna girdi baktım.<br />
Baktım birden bire ilkbahar oldu.<br />
Birdenbire kaynadı kanım.<br />
Nerdeyse hani<br />
bulanıp kanıma<br />
bir deve gibi köpürecek,<br />
bir deve gibi oynamaya başlayacağım.<br />
<br />
Bir uzaklaşıp bir yakınlaşması kan dalgalarının.<br />
Kendisinden geçmiş insanla dolu bir ova.<br />
Ölümsüz gözle görülmez bir içki âlemi.<br />
<br />
Baktım birdenbire canlandı ölü.<br />
İhtiyarlar baktım genç oluverdi.<br />
Baktım bakırlar kesildi som altın.<br />
Daha iyisi geldi yerine,<br />
daha güzeli geldi baktım,<br />
şehrimizden ayrılanın.<br />
<br />
İçki, eğlence, tad sarmış şehrimizi.<br />
Elinde bir kadeh var her sarhoşun.<br />
Kimi doymuş, rahat, kendinde,<br />
İçkiye doğru koşmakta kimi.<br />
Gürül gürül süt ırmağı bir yanda,<br />
bir yanda gürül gürül bal nehri.<br />
<br />
Pek acayip bir şey bu:<br />
Bir şehirde padişah bir tane olurdu.<br />
gökyüzünde ay bir tane.<br />
Bu şehir padişahlarla dolu,<br />
gökyüzü aylarla, zuhallerle.<br />
<br />
Sen haydi koş var git hekimlere,<br />
orda işiniz yok de sizin.<br />
Orda ne dermansızlık, ne dert var,de.<br />
Orda ne gam, ne kasvet var, de.<br />
Orda ne kadı, ne vali.<br />
Ne bey, ne beyin vergicisi.<br />
<br />
Davalar, düşmanlıklar, kavgalar zaten<br />
denizlerin üzerinde hiç bir zaman yürüyemedi.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Duy Şikayet Etmede Her An Bu Ney<br />
<br />
<br />
<br />
Duy şikayet etmede her an bu ney,<br />
Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.<br />
<br />
Der ki feryadım kamışlıktan gelir,<br />
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.<br />
<br />
Ayrılıktan parçalanmış bir yürek<br />
İsterim ben, derdimi dökmem gerek.<br />
<br />
Kim ki aslından ayırmış canını,<br />
Öyle bekler, öyle vuslat anını.<br />
<br />
Ağladım her yerde hep ah eyledim,<br />
Gördüğüm her kul için dostum dedim.<br />
<br />
Herkesin zannında dost oldum ama,<br />
Kimse talip olmadı esrarıma.<br />
<br />
Hiç değil feryadıma sırrım uzak,<br />
Nerde bir göz, nerde bir candan kulak?<br />
<br />
Aynadır ten can için, can ten için,<br />
Lakin olmaz can gözü her kimsenin.<br />
<br />
Ney sesi tekmil hava oldu ateş,<br />
Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!<br />
<br />
Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e,<br />
Cezbesi aşkın karışmıştır mey'e.<br />
<br />
Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem,<br />
Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.<br />
<br />
Kanlı yoldan ney sunar hep arz-ı hal,<br />
Hem verir Mecnunun aşkından misal.<br />
<br />
Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var,<br />
Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?<br />
<br />
Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile,<br />
Tek kulaktır müşteri, ancak dile.<br />
<br />
Gam dolu günler zaman hep aynı hal,<br />
Gün tamam oldu, yalan, yanlış, hayal.<br />
<br />
Gün geçer yok korkumuz, her şey masal,<br />
Ey temizlik örneği sen gitme, kal!<br />
<br />
Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,<br />
Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.<br />
<br />
Olgunun halinden ah, anlar mı ham?<br />
Söz uzar, kesmek gerektir vesselam.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Duydumki Bizi Bırakmaya<br />
<br />
<br />
<br />
Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme<br />
Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme<br />
<br />
Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı<br />
Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme<br />
<br />
Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru<br />
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme<br />
<br />
Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için<br />
Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme<br />
<br />
Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi<br />
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme<br />
<br />
Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan<br />
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme<br />
<br />
Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan<br />
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme<br />
<br />
Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer<br />
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme<br />
<br />
Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi<br />
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme<br />
<br />
Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize<br />
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme<br />
<br />
Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle<br />
Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme<br />
<br />
Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı<br />
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme<br />
<br />
İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil<br />
aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Dün Gece<br />
<br />
<br />
Ne güzel geceydi dün gece, ne güzel geceydi:<br />
Onunla sarmaşdolaş, dudak dudağa,<br />
talih kapısı ardına kadar açık,<br />
güneş kucağımızda.<br />
<br />
Ne güzel geceydi dün gece, ne güzel geceydi:<br />
Şarap tasını her sunuşunda<br />
diyordu aklına başına al.<br />
Hani dün gece aklın da tam sırasıydı ya!<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Ey Balçık Dünya<br />
<br />
<br />
Seni bildim bileli,<br />
ey balçık dünya,<br />
başıma nice belâlar geldi,<br />
nice mihnet, nice dert.<br />
Seni sırf belâdan ibaret gördüm,<br />
seni sırf mihnetten, dertten ibaret.<br />
<br />
İsa'nın yurdu değilsin sen,<br />
yayıldığı yersin eşeklerin.<br />
Nerden tanıdım seni bilmem ki,<br />
nerden parçası oldum bu yerin,<br />
<br />
Bana vermedin bir yudum tatlı su,<br />
sofranı yaydın yayalı.<br />
Elimi ayağımı bağladın gitti,<br />
elimin ayağımın farkına varalı.<br />
<br />
Bırak da bir ağaç gibi<br />
yerin altından çıkarıp ellerimi<br />
sevgilinin havasıyla sarmaşdolaş olayım,<br />
uzayıp gideyim bâri.<br />
<br />
Ey çiçek, dedim çiçeğe,<br />
dedim, bu küçük yaşta sen,<br />
neden ihtiyar oldun bu kadar,<br />
dedim, nasıl oldu bu böyle?<br />
<br />
Çocukluktan kurtuldum, dedi çiçek,<br />
sabah rüzgârını tanıyalı,<br />
hep yukarlara doğru çıkar<br />
yukarlardan gelmiş bir ağaç dalı.<br />
<br />
Şunu da söyledi çiçek:<br />
Madem aslımı tanıdım,<br />
madem yersizlik âlemi aslım,<br />
artık bana tek bir şey düşecek:<br />
Yücelip aslıma gitmek.<br />
<br />
Sus yerter artık,<br />
var git yokluğa haydi,<br />
yoklukla yok ol.<br />
Git, yokluklardan tanı<br />
yokluktan var olanı.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Gel<br />
<br />
<br />
<br />
Gene gel, gene.<br />
Ne olursan ol, ister kafir ol,<br />
İster ateşe tap, ister puta,<br />
İster yüz kere tövbe etmiş ol,<br />
ister yüz kere bozmuş ol tövbeni...<br />
Umutsuzluk kapısı değil bu kapı,<br />
Nasılsan,<br />
Öyle gel...<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Gelin de Bizi Görün<br />
<br />
<br />
<br />
Ey aşıklar, gelin bakın,<br />
gelin bakın, ey iş erleri.<br />
Gelin de bizi görün işte.<br />
Bakın nasıl yıldızlar gibi ateş kesilmişiz,<br />
ayın yöresinde bütün gece nasıl oynayıp dönmeye koyulmuşuz.<br />
Güneşimiz gideli ortaya nasıl çıkmışız işte bakın.<br />
Bakın nasıl anadan doğma çırılçıplak olmuşuz,<br />
nasıl başıboş olmuşuz bakın.<br />
<br />
Ey aşıklar, gelin,<br />
gelin ey iş erleri,<br />
şarabın en tatlısı burada işte bakın,<br />
işte burada şarabın en iyisi,<br />
işte burada yıllanmışı şarabın.<br />
<br />
Tanyeri ağarınca her gün,<br />
güzeller sıltanımız çağırır, haydi der,<br />
ey çaresizler der, gelin,<br />
aşıklara derman olan biziz asıl,<br />
aşıklara bizi asıl tek çare, der.<br />
<br />
Turdağı o şarabı içti.<br />
Körkandil şarhoş oldu.<br />
Turdağı kendinden geçti.<br />
Bizim elimizden ne gelir,<br />
biz demirden dağ değiliz ki!<br />
<br />
Gökyüzünde, harman yerinde,<br />
yanan yıldızlarız ama,<br />
kesilsek dilim dilim,<br />
bölünsek parça parça,<br />
olsak arpa gibi, tane tane,<br />
gene de söz açamayız sırdan yana,<br />
veremeyiz ondan bir zerre bile.<br />
<br />
Diyorlar aşk deli.<br />
Ama biz zırdeliyiz.<br />
Diyorlar kötülüğe götürür insanı insanın içi.<br />
Ama biz o iç'e emrederiz<br />
<br />
Tek bir aşka tutulmuşuz yani,<br />
yani senin aşkına tutulmuşuz.<br />
Sen bir kez daha şu yolculuktan dön gel,<br />
gel Allah aşkına bir gör halimizi.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Gittin<br />
<br />
<br />
Buradan bir nice acıyla, özlemle gittin,<br />
sonra yalvardın yakardın amma<br />
eline düşmüştün bir kere kaderin,<br />
ne fayda sevgili, ne fayda.<br />
<br />
Her yanda çareler aradın kendine,<br />
olmadık şeyler yaptın her yanda.<br />
Bulamadın bir çare, sonunda gittin,<br />
ne fayda sevgili, ne fayda.<br />
<br />
Kucağın güllerle doluydu senin,<br />
ayın öndördü bir yüzün vardı .<br />
Kopup halkasından dostlar meclisinin,<br />
o aşağılık, o bayağı yere sen,<br />
o karıncaların, yılanların yanına<br />
ne oldu, nasıl oldu da gittin?<br />
<br />
Nerde hani o cânım sözlerin şimdi?<br />
Nerde hani o sırları çözen akıl?<br />
Nerde hani gül bahçesine giden ayak?<br />
Elimizi tutan el nerde hani?<br />
<br />
Hoştun, güzeldin, eşin yoktu senin,<br />
insanları hemen elde ederdin.<br />
Ama kalktın çıktın bir uzun yolculuğa,<br />
insanları yiyen toprağa gittin.<br />
<br />
Ağlaya inleye sen gittin ama,<br />
gökler de arkandan durmadı ağladı.<br />
Parça parça etti yüzünü ay.<br />
Gönlüm arkandan kan bağladı.<br />
<br />
Şimdi ne edeyim, kime sorayım seni?<br />
İyi insanlar arasında mısın orda?<br />
Yani dostlar meclisinde mi?<br />
Yoksa bir kenarda boynun bükük mü kaldın?<br />
<br />
Öyle bir yere gittin ki bu sefer,<br />
izinin tozu bile belli değil.<br />
Ne kadar da kanlıymış gittiğin yol!<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Güneşe Kulum Ben<br />
<br />
<br />
<br />
Mademki ben güneşe kulum,<br />
güneşten söz açmalıyım size.<br />
Mademki gece değilim ben,<br />
mademki karanlığa tapmıyorum,<br />
düşten dem vurmak nafile.<br />
<br />
Mademki tıpkı güneşe benziyorum,<br />
elimi eteğimi çekmeliyim üzerinden<br />
ferah, mâmur olan yerin.<br />
Mademki tıpkı güneşe benziyorum,<br />
doğmalıyım ortasında harabelerin.<br />
<br />
Gerçi bugün bir kuru elmayım,<br />
ama değerim ağacımdan çok.<br />
Gerçi sarhoşum, yıkılmışım ama<br />
doğru lâf etmedeyim,<br />
erkekçe konuşmadayım.<br />
<br />
Benim gönlümün kokusu<br />
yöresindeki topraktan gelir.<br />
Ben o topraktan utanırım da<br />
nedense bir tek söz söyleyemem<br />
suya dair.<br />
<br />
Güzel yüzünden kaldır perdeni,<br />
böyle konuşmayı yakıştırma bana.<br />
Taş gibi kaskatıysa senin kalbin,<br />
bak benim kalbim yanmış, ateş haline gelmiş.<br />
Bir iyilik eder, şişeyi alırsan eline,<br />
bir de bakacaksın ki kadehle şarap bende dile gelmiş.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Hangisiyim Ben<br />
<br />
<br />
<br />
Şu insanlardan hangisi ben'im?<br />
Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle,<br />
ağzıma, sözüme kulak asma.<br />
Hem sen beni elden çıktı bil.<br />
Yoluma kadeh madeh koyayım da deme.<br />
Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim.<br />
<br />
Hem ben tıpatıp sana benzerim.<br />
Ağlarsan ağlarım,<br />
gülersen gülerim.<br />
Asıl sen vardın ortada,<br />
ben senin elinde bir ayna.<br />
Sen yeşillikte bir ağaç,<br />
ben senin gölgen.<br />
<br />
Ben senin gôlgen olduktan sonra<br />
hemen gider kendime bir dost ararım<br />
kurmak için yanında çadırımı,<br />
ararım bir taze gül fidanı.<br />
<br />
Sonra sâkinin kapısına varır,<br />
vurur testimi kırarım.<br />
Sonra oturur bardak bardak içerim<br />
ciğerimden akan kanı<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Hapisler Ama<br />
<br />
<br />
Yürü, can gözünü aç,<br />
şu âşıklara bir bak hele:<br />
Nasıl sarmaşdolaş, gönül gibi bir şey olmuşlar,<br />
nasıl gelmişler can gibi<br />
elsiz, ayaksız hale.<br />
<br />
Bahçeden daha güler yüzlü onlar,<br />
gülden daha güler yüzlü.<br />
bilgiden daha doğru,<br />
akıldan daha hünerli,<br />
serviden daha hür.<br />
Ölmezlik suyundan daha arı, duru.<br />
<br />
Hep zerreler gibi hovardalar.<br />
Güneş onlara kaftan.<br />
Balçığa ayak basmışlar,<br />
baş komuşlar gönül dizine.<br />
Kanların üzerinden geçmişler,<br />
kan denizlerin dalgaları arasından.<br />
Etekleri gene tertemiz;<br />
bir şey bulaşmadan eteklerine.<br />
<br />
Diken içindeler,<br />
ama gül gibiler.<br />
Hapisteler,<br />
ama şarap gibiler.<br />
Balçık içindeler,<br />
ama gönül gibiler.<br />
Gece içindeler,<br />
ama sabah gibiler.<br />
<br />
Sen onların şarabını bir iç de gör:<br />
Naıl birdenbire ferah olur, aydınlanır yüreğin,<br />
birdenbire nasıl unutulur her şey,<br />
nasıl birdenbire gözlerinin içi güler.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Hatırlama Ama<br />
<br />
<br />
<br />
Bir tatlı ömür gibi gitmeye niyetlendin,<br />
ayrılık atına eyer vurdun inadına.<br />
Ama bizi unutma, hatırla ama.<br />
<br />
Sana temiz dostlar, iyi dostlar, bağdaş dostlar<br />
yeryüzünde de var. gökyüzünde de var.<br />
Eski dostla ettiğin yemini, hatırla ama.<br />
<br />
Sen her gece ay değirmisini<br />
başına yastık edince yollarda,<br />
dizimde yattığın geceleri hatırla ama.<br />
Sen ey, hüsrev'i kendine kul,<br />
Şirin gibi bir nice güzeli esir eden,<br />
aşkının ateşiyle tıpkı Ferhat gibi benim<br />
ayrılık dağını delmede olduğumu, hatırla ama.<br />
<br />
Bir deniz kesilen gözlerimin kıyısında<br />
bir aşk ovasını görmüştün hani;<br />
sarfan dallarıyla, ağustos gülleriyle sarmaşdolaş.<br />
Bunu unutma, hatırla ama.<br />
<br />
Ey Tebrizli Şems,<br />
dinim aşktır benim, senin yüzünü gördüm göreli,<br />
benim dinim senin yüzünde övünür, ey sevgili.<br />
Bunu unutma, hatırla ama.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Hep O<br />
<br />
<br />
<br />
Aşk geldi, kan gibi<br />
Damarlarıma derime doldu.<br />
Beni benden aldı,<br />
Varlığımı sevgiliye doldurdu.<br />
Kısaca;<br />
Bana benden kalan bir ad;<br />
Ancak ötesi hep o...<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Hergün Bir Yerden Göçmek<br />
<br />
<br />
Her gün bir yerden göçmek<br />
Ne iyi<br />
<br />
Her gün bir yere<br />
Konmak ne güzel<br />
Bulanmadan, donmadan<br />
Akmak ne hoş<br />
<br />
Dünle beraber<br />
Gitti cancağızım<br />
<br />
Ne kadar söz varsa<br />
Düne ait<br />
Şimdi yeni şeyler<br />
Söylemek lazım<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
İsyan Etmişim<br />
<br />
<br />
<br />
Aya öfkelenmişim ben,<br />
işte böyle kapkaranlık bir gece olmuşum.<br />
Padişaha kızmışım,<br />
çırılçıplak bir yoksul olmuşum.<br />
<br />
Güzeller sıltanı gel demiş,<br />
evine çağırmış beni.<br />
Ben bir yolunu bulmuşum,<br />
yola baş kaldırmışım.<br />
<br />
Sevgilim baş çeker, naz ederse,<br />
gamlara atar, kararsız korsa beni,<br />
bir kez olsun ah demem, inad için.<br />
Ah'a da kızmışım ben.<br />
<br />
Bir bakarsın altınla aldatırlar beni o.<br />
Bir bakarsın şanla şerefle aldatırlar beni.<br />
Oysa altın falan istemiş değilim ondan,<br />
şanla şerefe hele çoktan boş vermişim.<br />
<br />
Ben bir demirim,<br />
mıknatıstan kaçıyorum.<br />
Bir saman çöpüyüm ben,<br />
mıknatıslara yan çizmişim.<br />
<br />
Ben öyle bir zerreyim ki,<br />
bütün âleme isyan etmişim.<br />
Havaya, toprağa isyan etmişim,<br />
Ateşe, suya isyan etmişim.<br />
Altı yöne isyan etmişim.<br />
Beş duyuya isyan etmişim.<br />
<br />
Hava, toprak, ateş, su da neymiş ki,<br />
altı yön de neymiş,<br />
beş duyu da ne.<br />
Benim için hiç bir şey umurumda değil.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Kardeşim<br />
<br />
<br />
<br />
Kardeşim sen düşünceden ibaretsin,<br />
Geriye kalan et ve kemiksin,<br />
Gül düşünür gülüstan olursun,<br />
Diken düşünür dikenlik olursun.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Kendime Yediremem<br />
<br />
<br />
<br />
Düşman saçmasapan lâflar eder,<br />
duyar can kulağım.<br />
Benim için kötü şeyler düşünür,<br />
görür can gözüm.<br />
Üzerime köpeğini salar,<br />
ısırır köpek ayağımı,<br />
çok acılar çekerim, çok acılar.<br />
Köpek değilim, onu ısıramam,<br />
ısırırım dudağımı.<br />
<br />
Büyük kişilerin sırlarına ortağım,<br />
gene de na şu kadar övünemem.<br />
Bütün ayıplar bende ama,<br />
ne yapıp yapmalı,<br />
ulaşmalı dostlara,<br />
geride kalmayı kendime yediremem.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
O Geliyor O<br />
<br />
<br />
<br />
yollara sular dökün,<br />
bahçelere müjdeler edin,<br />
bahar kokuları geliyor,<br />
o geliyor, o<br />
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.<br />
<br />
Yol verin, açılın, savulun.<br />
Beri durun, beri.<br />
Yüzü apaydınlık, akpak,<br />
bastığı yeri ardında gündüzler gibi bırakarak<br />
O geliyor, o.<br />
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.<br />
<br />
Gökler yeryüzünü kapladı, örttü bir anda.<br />
Bir anda dört yanı misk gibi bir koku sardı.<br />
Bir anda bir velvele, bir kıyamet koptu cihanda.<br />
O geliyor, o.<br />
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.<br />
<br />
Bir anda can geldi bağlara, bağlar ışıdı.<br />
Bir anda açıldı baktı bağlara gözler.<br />
Bir anda bizde ne gam kaldı, ne dert kaldı, ne keder.<br />
O geliyor, o.<br />
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.<br />
<br />
Yayından fırladı ok.<br />
Hedefe ha vardı, ha varacak.<br />
Bahçeler selama durdu.<br />
Selviler ayağa kalktı.<br />
Çayır çimen yollara düştü.<br />
İşte konca, ata binmiş geliyor.<br />
Biz ne duruyoruz,<br />
O geliyor, o.<br />
Ay parçamız, sevgilimiz, yarimiz geliyor.<br />
<br />
Sen bizim yöremize gelirsen göreceksin, ey şems,<br />
Huyumuz sadece susmak olmuş bizim, susmak.<br />
Senin güzel gözlerinçin işte canım pusuda.<br />
Rahatım kaçtı benim,<br />
geceleri uykum kalmadı gitti ama,<br />
bak işte o güzel günler yola çıkmış geliyor.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
O Kapıyı Kapa<br />
<br />
<br />
<br />
O kapıyı kapa.<br />
Gayret kemerini kuşan.<br />
Bize can şarabını sun.<br />
Bu meyhaneye aşık kişileriz biz,<br />
hem çok uzaklardan geliyoruz bak,<br />
çok uzaklardan.<br />
<br />
O kapıyı kapa.<br />
gel sen asıl bizi gör,<br />
gör halimizi, acı.<br />
Bir başka kapı aç,<br />
işte na şurda,<br />
bir gizli kapı.<br />
Bir büyük sağrak bul getir bize.<br />
Sonra doldur şarabı<br />
eski dostluğumuzun şerefine.<br />
O kapıyı kapa.<br />
Gel bizi yıka, arıt.<br />
<br />
Hani bir gün, bilmem unuttun mu,<br />
biz hepimiz uykudaydık.<br />
Sen bir tekme atmıştın bize,<br />
derken bir, bir daha.<br />
Sıçramış uyanmıştık uykudan.<br />
Oturup şarap içmiştik sonra.<br />
Şarap başımıza vurmuştu<br />
O zaman olmuştu işte ne olduysa.<br />
<br />
Denizleri yüksük gibi gören timsahlarız artık,<br />
tirit, mercimek, aş erleri değil.<br />
Haydi inadı falan bırak,<br />
inadı bırak da kendine gel,<br />
bize şarap ver, şarap.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Oldugun Gibi Görün<br />
<br />
<br />
<br />
Güneş gibi ol şefkatte,merhamette.<br />
Gece gibi ol ayıpları örtmekte.<br />
Akarsu gibi ol keremde,cömertlikte.<br />
Ölü gibi ol öfkede ,asabiyette.<br />
Toprak gibi ol tevazuda,mahviyette.<br />
Ya olduğun gibi görün,ya göründüğün gibi ol.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Su Dedi ki<br />
<br />
<br />
<br />
Gönül buğday tanesine benziyor,<br />
bizse değirmene.<br />
Değirmen nereden bilecek<br />
bu dönüşün sebebi ne?<br />
<br />
Değirmen taşına benziyor beden,<br />
düşünce ce kaygı, suyu.<br />
Su kulak kabarttı, dinledi,<br />
taş başından geçeni söyledi durdu.<br />
<br />
Su der ki:<br />
Değirmencidir suyu ark'a döken,<br />
ona sor sen bu işi.<br />
Ey ekmek yiyen, der sana değirmenci,<br />
ekmekçi dediğin de kim oluyor<br />
bu değirmen bir dönmedi mi?<br />
<br />
Başından geçenler uzar gider,<br />
gelmez sonu bir türlü.<br />
Yücelik sayesinde bilgi değirmeni<br />
bir hayli tane övüttü.<br />
Söylesin sana, ona sor.<br />
<br />
Tebrizli Şems devlet kuşu,<br />
padişahın kutluluk göğünde<br />
yücelere doğru<br />
uçuyor da uçuyor.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Şair Edindik<br />
<br />
<br />
<br />
Bu dünyada ne kimseye uymuşluğumuz var,<br />
ne şu atlas kubbe altında ev kurmuşluğumuz.<br />
Biz susuz kalmışız,<br />
içtikçe içiyoruz.<br />
Güzel bir sarhoşluğumuz var,<br />
güzel, hiç doymayan.<br />
Rahmet denizinin dalgasıdır bu;<br />
bir saman çöpünden başka bir şey değildir<br />
bu dalganın üstünde düşman.<br />
<br />
Aşşağılık kişinin peşine düşmemeyi şiar edindik biz.<br />
Gönül dalgasını bırakmamayı şiar edindik.<br />
Şu yokluk yurdunda<br />
Nuh veHalil gibi,<br />
ölmezlik denen yerde aşk çardağı kurmak varken,<br />
burnu büyük Âd ve Smud gibi köşkler kurmamayı,<br />
Kafdağı'nda avlanmak duruken<br />
Gerkes gibi leş avlamamayı,<br />
iyi yürekli, tertemiz dostları bırakıp<br />
kahpeleri aldatan dev'e yönelmemeyi,<br />
şu kara toprağa<br />
meyvası cefa olan fidanı dikmemeyi,<br />
kafiye de, şiir de önem vermemeyi,<br />
bizden olmayan şeylere pek aldırış etmemeyi<br />
şiar edindik.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Var Olanlar Geliyor<br />
<br />
<br />
<br />
Sarhoşlar göründü.<br />
Şaraba tapanlar bir bir gelmeye başladılar.<br />
Güzeller nazlı nazlı yollara düştü.<br />
Salına salına gül bahçesinden gül yanaklılar geliyor.<br />
<br />
Bir anda hem var olan, hem yok olan,<br />
bir anda değişen, yenilenen şu dünyadan<br />
yoklar bir bir çekip gittiler.<br />
Var olanlar geliyor.<br />
<br />
Eteklerini altınla doldurmuşlar.<br />
Som altın kesilmişler.<br />
Darda olanlara verecekler.<br />
<br />
Hastalar, yorgunlar, arıklar<br />
iyileşmişler, kanlanmışlar, canlanmışlar,<br />
aşk yaylâsından geliyorlar.<br />
<br />
İyi insanların şarkıları<br />
ta yukarlardan aşağılara<br />
güneşin ışıkları gibi iniyor.<br />
İyi insanlar yağmur demiyor, kar demiyor,<br />
ortalık kış kıyamet,<br />
kolları sıvamışlar,<br />
taze taze meyveleri yetiştiriyorlar.<br />
<br />
Ben sustum.<br />
Sofra kuruldu.<br />
Onlar bir gül bahçesinden yola çıktı,<br />
bir gül bahçesine doğru.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Verdim Canımı Gitti<br />
<br />
<br />
<br />
Nerde bir topluluk görürsen, tellal,<br />
hiç durma, bağır:<br />
Kaçan bir kul gördünüz mü ey insanlar, de,<br />
tertemiz kokan bir kul gördünüz mü,<br />
ay parçası bir yüzü var,<br />
baştanbaşa fitne.<br />
<br />
Savaş vakti tez gider, de , tellal,<br />
barış vakti uysal olur, de.<br />
<br />
Nerde bir topluluk görürsen, tellal,<br />
hiç durma, bağır:<br />
İnce boylu, güler yüzlü, tatlı sözlü,<br />
tez canlı, çevik bir kul gördünüz mü?<br />
Sırtında bir al kaftan taşıyor.<br />
<br />
Kucağında bir rebap, elinde bir yay var, de , tellal,<br />
Çaldığı hep güzel, hep sıcak havalar, de.<br />
<br />
Nerede bir topluluk görürsen, tellal,<br />
hiç durma, bağır:<br />
Onun bağından bir meyva devşiren var mı ey insanlar, de,<br />
onun gül bahçesinden bir demet gül deren var mı?<br />
<br />
İş ki çıksın bir habercik getirsin biri ondan bana, tellal<br />
çıksın biri ondan bana bir şeyler desin iş ki,<br />
söyle, verdim canımı ona gitti, telal,<br />
verdim ona gitti.<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Yerli Yerli Yerli<br />
<br />
<br />
Yine gel sen dinle benden<br />
Yerli yerli yerli yerli<br />
Hep Çalarım ten ten tenen<br />
Yerli yerli yerli yerli<br />
<br />
Yerla ve yerlem yerlela<br />
Yerla ve terlem terlela<br />
Bir söz söyle sessiz durma<br />
Yerli yerli yerli yerli<br />
<br />
İçki sunan sun içkiyi<br />
Çalgı çalan çal şu neyi<br />
Söyle telala talela<br />
Yerli yerli yerli yerli<br />
<br />
Ten ten tenen ten ten tenen<br />
Söylenirsin kuş gibi sen<br />
Uveys gibi ender Karen<br />
Yerli yerli yerli yerli<br />
<br />
Şems gibi kendini sustur<br />
Git kinden kibirden kurtul<br />
Şems-i Tebrizi'yle otur<br />
Yerli yerli yerli yerli]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Murathan Mungan -  Şiirleri]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Murathan-Mungan-%C5%9Eiirleri-4831</link>
			<pubDate>Thu, 20 Sep 2007 14:03:26 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=19">karanlıktaki yüz</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Murathan-Mungan-%C5%9Eiirleri-4831</guid>
			<description><![CDATA[Sözler, Yaprak<br />
<br />
<br />
<br />
bazı sözler karanlıkta söylenir, diyorum uykularımın birinde<br />
bazı sözler hiçbir zaman, diyorum kendi sesime uyanırken<br />
bazı sözler karanlıkta söylenir<br />
bazı sözler hiçbir zaman<br />
diyorum armaların birinde<br />
öyledir, iki yanı ağaçlı yollar, arasından<br />
geçip gitmektir şiir<br />
ağaçla, yolla, ne tarafa<br />
ve hangi zaman<br />
<br />
imgenin şiddetiyle çoğalır anlam<br />
parçalana parçalana<br />
<br />
geçtiğimiz yollardan<br />
onca yaprak düşer<br />
birkaç şiir kalır yalnızca<br />
o derin ağaçlardan<br />
<br />
kendi sesimize uyandığımız rüyalarda<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Başkalarının Gecesi<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Görünmeyeni görmenin azabı<br />
İçimizde durmadan ödediğimiz<br />
ne ruhumun ay ışığı<br />
ne yırtıcı hayvanlarla güreşen<br />
yorgun bedenim<br />
ihtiyar atlar gibi kapandım içime<br />
yasını tutuyorum sonsuz bir kehanetin<br />
<br />
Görünmeyeni görmenin azabı<br />
Çılgınlar otu ağzımda<br />
Kırların yırtığına takılmış karaca<br />
Sıvası dökülmüş duvarlardaki<br />
Donmuş halı zamanı<br />
<br />
Çılgınlıklar otu ağzımda<br />
Değişik kalibreli intiharlar denedim<br />
Dipteki arayış boş kovan<br />
Başkalarının gecesi bitmedi daha<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Sizden Saklı<br />
<br />
<br />
<br />
gelmediniz, ben hep sizi bekledim<br />
eksilen yanlarımla<br />
sizden saklı eskidim<br />
<br />
her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için<br />
gün, ay, saat, hafta; takvimişi zaman yani<br />
Aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey<br />
yalnızca ufuklar yeniledim<br />
<br />
Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk<br />
her sevgiliyle biraz daha<br />
biraz daha sizden saklı eskidim<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Diyalektik Mutsuzluk<br />
<br />
<br />
bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı<br />
ellerinde rüzgârın taşınmaz çamurları var<br />
köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan<br />
inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar<br />
gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras<br />
almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu<br />
biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz<br />
ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi<br />
terkedilmek korkusu<br />
<br />
<br />
susarsın bir silâhsızlanma akşamı<br />
susarsın dudaklarında ıslıklar kanar<br />
öpülmez dudakların ıslık yarası<br />
mavzerdir dokunmalarım kirvem bilirsin<br />
öpemem, öpersem tekmil bir aşiret tragedyası<br />
<br />
<br />
hüznünü ver bana yeter, gizli hüznünü<br />
<br />
kolları bağlı hüzün olsun dört yanım<br />
ırağına vurma beni kirvem, ağlarım, delirirsin<br />
sonra derler haklıdır sevdası<br />
geç olur ki artık onarmaz rakılar<br />
geç olur bir yaraya rakının dağılması<br />
<br />
<br />
sen denize sırtını dönen uykusuz dağlı<br />
gemiler nerde (ki çoğu hüviyetidir melankolinin)<br />
nerde aykırı mavzerler (onlara sığdıramazsın ki öfkelerini)<br />
barut esmeri tenine sevdalarımı sürdüğüm<br />
nasıl taşıdın bunca yıl delirmiş saçlarında<br />
o eski şark yelini<br />
biliyorum dokunsam parmaklarım kırılır<br />
dokunmasam eşkîya uykusuzluğu çetin silâhlar gibi<br />
<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Omayra<br />
<br />
<br />
<br />
Cevabı ömür süren bir soru bıraktım sana<br />
Mendili kan kokan sevgili arkadaşım<br />
Usta bakışların keşfettiği rahatlıkla arkama yaslandım<br />
elimde şah mat yüzüğümde tek taş siyanür<br />
adınla bulanan bir aşkın, bir maceranın<br />
macerasında<br />
yolun sonunu söylüyordu<br />
günahkâr iki melek olan sağdıçlarım<br />
<br />
Al birkaç bulutlu sözcük<br />
atlasını sırtında taşıyan çalınmış bir zaman<br />
mekik, taflan, kar kesatı bir iklim<br />
aşk mı, macera mı dersin bu uzun seferberlik<br />
bu ilişkinin topografyasını<br />
mezhepler tarihinden bulup çıkardım<br />
adanan boynunda o gümüş zincir<br />
bilmiyorsun arması sallanıyor ucunda<br />
işte yazgının kara zırhlısı!<br />
Kork! kutsal kitaplardaki kadar kork!<br />
Çünkü hiçtir bütün duygular<br />
Korkunun verimi yanında<br />
<br />
Benim ruhum nehirler kadar derin!<br />
Kızıl kısraklar gibi üstümden geçeceksin!<br />
<br />
Arı bir sessizlik duruyor<br />
şiddetimizin armaları arasındaki uzaklıkta<br />
gövdenin demir çekirdeği<br />
kalkan teninin altında<br />
sana okunaksız bana saydam giz<br />
içindeki uğultunun izini sürüyorum<br />
bir açıklığa taşıyorum ele vermez yerlerini<br />
harabeler diriliyor<br />
heykeller tamamlanıyor<br />
kendi kehanetinden büyülenmiş gözlerimin önünde<br />
başka çağlara gidip geliyoruz<br />
aşk tanrısı için<br />
seviştiğimiz ve uyuduğumuz sahillerde<br />
aşkın kaplan ve yılan düğümüyle<br />
<br />
Öpüyorum seni boynundaki yaradan<br />
iniyorum kaynağına<br />
aydınlanmamış yanların ışığa çıkıyor<br />
dokunuşlarımın parıltısında<br />
düğümlü mendilin, gümüş zincirin<br />
sımsıkı mühürlendiğin bütün kilitler<br />
çözülüyor avuçlarımda<br />
<br />
<br />
Tılsım tamamlanıyor<br />
ortaçağ kentlerinden geçiyoruz dönüşte<br />
indiğim kaynakların mezhep değiştiriyor<br />
zamanın ve uzamın kilitlendiği kara kutuda benim kelimelerim<br />
tılsım tamamlanıyor<br />
dudaklarımdan sızan erkek sütünün kara büyüsüyle<br />
sevgilim oluyorsun<br />
uyuyor ve yıkanıyoruz ay ışığında<br />
bakıyorum güneş iniyor yüzünün alacakaranlığına<br />
<br />
Adın yoktu tanıştığımızda<br />
eksiğini de duymadık<br />
bazen bir rüzgârı, bazen birkaç zeytini<br />
adının yerine kullandık<br />
<br />
Adın yoktu tanıştığımızda<br />
sonra da olmadı<br />
çünkü başka biri oldun zamanla<br />
<br />
Şimdi adın var<br />
şimdi ruhumun sislere sarılı derinlikleri<br />
yükseliyor ve tehdit ediyor<br />
kıstırılmış varlığımın bütün cephelerini<br />
yüzümün pususunda geziyor<br />
sularda bilenmiş bıçaklar<br />
uyandırılmış acılarım, bulanmış sarnıcım<br />
etimle ruhum arasında çelişen ilke<br />
geri döndü bana<br />
kendi ellerimle kurduğum kara büyüden<br />
içimdeki tarih bitti<br />
siliyorum bir aşkı var eden her ayrıntıdaki parmak izlerini<br />
ve şimdi adın var<br />
ve şimdi<br />
ikimizin vaktinde<br />
intikam saati geldi<br />
<br />
Omayra, bu adı verdim sana<br />
ve mevsimleri bütün anlamlarıyla<br />
iki çakılına bir deniz vereyim<br />
hayallerine mavi buğday<br />
dokuz yaşamın olsun tek tek öldüreyim<br />
esmer ve çırılçıplak bir gecede<br />
bütün düşmanların gelecek<br />
koynumdaki cenazene<br />
<br />
Seni saran efsane çürüyüp toprağa karışırken<br />
kucağımda başın<br />
gümüş bir tarakla tarayacağım saçlarını<br />
kendi enkazımın üstünde<br />
kurtlar, çakallar gibi uluyarak ağlayacağım acıdan<br />
öldürerek yaşatacağım seni kendimde<br />
<br />
Ocağın parıltısıyla aydınlanan yüzün<br />
gücünden habersiz sakin gülüşün<br />
kamçılıyor içimdeki bütün köleleri<br />
ben ki hileli bir oyun,<br />
birkaç kırık zar<br />
ve kara muskalı tılsımlarla<br />
almışken seni kaderinden, kıyasıya bağlamışken kendime<br />
asıl sen tutsak etmişsin beni<br />
dünyaya kapalı kapıların ardındaki<br />
içi boş sessizliğine<br />
<br />
sığlığın, sevgisizliğin<br />
o sonsuz kendiliğindenliğin<br />
dünyanın sana değmeyen yerleri<br />
nasıl da çekici yapıyor seni<br />
o kadar bağlandım ki<br />
tutkusuz bedenine<br />
ya öldüreceğim seni<br />
ya tunç çağından heykeller indireceğim dökümüne<br />
<br />
Sayıklayan bir ağaç gibiyim Omayra<br />
uğultusu geliyor ta derinden<br />
gövdemin geçtiği masalların<br />
içimdeki deprem ayakta tutuyor beni<br />
geri dönüp vuruyor çalınmış zaman<br />
bak sana korkaklığımı veriyorum<br />
var olmanın bütün varoşlarından<br />
ben yenildim, işte silahlarım<br />
tılsım tamamlandı<br />
sonuna geldim çizgilerini sildiğim<br />
bir büyük haritanın<br />
aşkım ölümün sınırında Omayra<br />
olduğun yerde kal kımıldama!<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Geçilmez Deniz<br />
<br />
<br />
I-<br />
<br />
ahreli bir kağıt üstüne simsiyah kapanmışım<br />
kazırım kendimi bir secdeden, ellerimde gizli hattatlar<br />
ve söze gelmez devrik duyarlıklarım<br />
gözlerim -hüznün dilsiz masalcısı-<br />
gözlerimde hiçbir dile çevrilmez intiharlar<br />
oysa saklı hançerimi mağrur bildiniz<br />
kendimin tenha bir yerinde vurulmuşum, yatarım<br />
orası bir denizin gölgesidir, göremezsiniz<br />
(bir peygamberin yanlış ayakları<br />
intihar halinde sevişmektedir)<br />
ölüm üzre bir akrepken menekşelenirsiniz<br />
ve ahreli kağıtlar dürülür ferman diye<br />
yufka ölümlerin hazin tarihleriyle<br />
kar altında kalmış imzasız karanlıklarım<br />
ve azgın sularda kendini arayan deniz<br />
ben konuşmam, susarım<br />
bu aklamaz ki sizi<br />
katilimsiniz<br />
<br />
II-<br />
<br />
katilimsiniz en azgın sularda<br />
ellerinizde kan mürekkepleri sarhoş<br />
ölüm nasıl bir sarmaşık ki<br />
(deniz gören) en mağrur balkonlarda<br />
bir gün siz de katilleri seversiniz<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Mırıldandıklarım<br />
<br />
<br />
<br />
Kırdın mı incittin mi birilerini<br />
Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler?<br />
Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?<br />
Yeniden düşünmeliyim<br />
Dostluklarımı, ilişkilerimi<br />
Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı<br />
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?<br />
Borçlarımı ödedim mi?<br />
Doğru seçtim mi soruların fiillerini?<br />
Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,<br />
Giysilerim ütülü, odam düzenli mi?<br />
Geri verdim mi aldıklarımı:<br />
Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,<br />
Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?<br />
Yokladım mı duygularımı<br />
Hâlâ sevebiliyor muyum insanları?<br />
Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma<br />
Ovmalı umutları<br />
Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan<br />
Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım<br />
Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar<br />
Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar<br />
Gece telefonları, ıssız konuşmalar<br />
Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler<br />
Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey<br />
O kadar çok anlattım ki<br />
Kendime kaldım anlatmaktan...<br />
Bunaldım kendisiyle boğuşmasını<br />
Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan<br />
Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,<br />
Ofset duyarlılıklardan<br />
Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum<br />
'İçtenliğin' ya da 'dünya görüşünün' kirletmediği<br />
Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum<br />
Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları<br />
Vitrin camlarına yansıyan yüzlerde<br />
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar<br />
Hâlâ bir umut var mıdır<br />
Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde<br />
Ne çıkmaz sokaktayım ne de mutsuz<br />
Sadece rüzgârlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar<br />
Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken<br />
Kış güneşinin mutlu ettiği bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız<br />
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim<br />
Senin ve benim , yani bizim için...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sözler, Yaprak<br />
<br />
<br />
<br />
bazı sözler karanlıkta söylenir, diyorum uykularımın birinde<br />
bazı sözler hiçbir zaman, diyorum kendi sesime uyanırken<br />
bazı sözler karanlıkta söylenir<br />
bazı sözler hiçbir zaman<br />
diyorum armaların birinde<br />
öyledir, iki yanı ağaçlı yollar, arasından<br />
geçip gitmektir şiir<br />
ağaçla, yolla, ne tarafa<br />
ve hangi zaman<br />
<br />
imgenin şiddetiyle çoğalır anlam<br />
parçalana parçalana<br />
<br />
geçtiğimiz yollardan<br />
onca yaprak düşer<br />
birkaç şiir kalır yalnızca<br />
o derin ağaçlardan<br />
<br />
kendi sesimize uyandığımız rüyalarda<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Başkalarının Gecesi<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Görünmeyeni görmenin azabı<br />
İçimizde durmadan ödediğimiz<br />
ne ruhumun ay ışığı<br />
ne yırtıcı hayvanlarla güreşen<br />
yorgun bedenim<br />
ihtiyar atlar gibi kapandım içime<br />
yasını tutuyorum sonsuz bir kehanetin<br />
<br />
Görünmeyeni görmenin azabı<br />
Çılgınlar otu ağzımda<br />
Kırların yırtığına takılmış karaca<br />
Sıvası dökülmüş duvarlardaki<br />
Donmuş halı zamanı<br />
<br />
Çılgınlıklar otu ağzımda<br />
Değişik kalibreli intiharlar denedim<br />
Dipteki arayış boş kovan<br />
Başkalarının gecesi bitmedi daha<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Sizden Saklı<br />
<br />
<br />
<br />
gelmediniz, ben hep sizi bekledim<br />
eksilen yanlarımla<br />
sizden saklı eskidim<br />
<br />
her şeyden önce aşk verilmiş bir sözdü benim için<br />
gün, ay, saat, hafta; takvimişi zaman yani<br />
Aldıkça dönemeçleri değişmedi hiçbir şey<br />
yalnızca ufuklar yeniledim<br />
<br />
Kaç aşktan oluşmuş bir şeydi aşk<br />
her sevgiliyle biraz daha<br />
biraz daha sizden saklı eskidim<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Diyalektik Mutsuzluk<br />
<br />
<br />
bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı<br />
ellerinde rüzgârın taşınmaz çamurları var<br />
köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan<br />
inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar<br />
gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras<br />
almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu<br />
biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz<br />
ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi<br />
terkedilmek korkusu<br />
<br />
<br />
susarsın bir silâhsızlanma akşamı<br />
susarsın dudaklarında ıslıklar kanar<br />
öpülmez dudakların ıslık yarası<br />
mavzerdir dokunmalarım kirvem bilirsin<br />
öpemem, öpersem tekmil bir aşiret tragedyası<br />
<br />
<br />
hüznünü ver bana yeter, gizli hüznünü<br />
<br />
kolları bağlı hüzün olsun dört yanım<br />
ırağına vurma beni kirvem, ağlarım, delirirsin<br />
sonra derler haklıdır sevdası<br />
geç olur ki artık onarmaz rakılar<br />
geç olur bir yaraya rakının dağılması<br />
<br />
<br />
sen denize sırtını dönen uykusuz dağlı<br />
gemiler nerde (ki çoğu hüviyetidir melankolinin)<br />
nerde aykırı mavzerler (onlara sığdıramazsın ki öfkelerini)<br />
barut esmeri tenine sevdalarımı sürdüğüm<br />
nasıl taşıdın bunca yıl delirmiş saçlarında<br />
o eski şark yelini<br />
biliyorum dokunsam parmaklarım kırılır<br />
dokunmasam eşkîya uykusuzluğu çetin silâhlar gibi<br />
<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Omayra<br />
<br />
<br />
<br />
Cevabı ömür süren bir soru bıraktım sana<br />
Mendili kan kokan sevgili arkadaşım<br />
Usta bakışların keşfettiği rahatlıkla arkama yaslandım<br />
elimde şah mat yüzüğümde tek taş siyanür<br />
adınla bulanan bir aşkın, bir maceranın<br />
macerasında<br />
yolun sonunu söylüyordu<br />
günahkâr iki melek olan sağdıçlarım<br />
<br />
Al birkaç bulutlu sözcük<br />
atlasını sırtında taşıyan çalınmış bir zaman<br />
mekik, taflan, kar kesatı bir iklim<br />
aşk mı, macera mı dersin bu uzun seferberlik<br />
bu ilişkinin topografyasını<br />
mezhepler tarihinden bulup çıkardım<br />
adanan boynunda o gümüş zincir<br />
bilmiyorsun arması sallanıyor ucunda<br />
işte yazgının kara zırhlısı!<br />
Kork! kutsal kitaplardaki kadar kork!<br />
Çünkü hiçtir bütün duygular<br />
Korkunun verimi yanında<br />
<br />
Benim ruhum nehirler kadar derin!<br />
Kızıl kısraklar gibi üstümden geçeceksin!<br />
<br />
Arı bir sessizlik duruyor<br />
şiddetimizin armaları arasındaki uzaklıkta<br />
gövdenin demir çekirdeği<br />
kalkan teninin altında<br />
sana okunaksız bana saydam giz<br />
içindeki uğultunun izini sürüyorum<br />
bir açıklığa taşıyorum ele vermez yerlerini<br />
harabeler diriliyor<br />
heykeller tamamlanıyor<br />
kendi kehanetinden büyülenmiş gözlerimin önünde<br />
başka çağlara gidip geliyoruz<br />
aşk tanrısı için<br />
seviştiğimiz ve uyuduğumuz sahillerde<br />
aşkın kaplan ve yılan düğümüyle<br />
<br />
Öpüyorum seni boynundaki yaradan<br />
iniyorum kaynağına<br />
aydınlanmamış yanların ışığa çıkıyor<br />
dokunuşlarımın parıltısında<br />
düğümlü mendilin, gümüş zincirin<br />
sımsıkı mühürlendiğin bütün kilitler<br />
çözülüyor avuçlarımda<br />
<br />
<br />
Tılsım tamamlanıyor<br />
ortaçağ kentlerinden geçiyoruz dönüşte<br />
indiğim kaynakların mezhep değiştiriyor<br />
zamanın ve uzamın kilitlendiği kara kutuda benim kelimelerim<br />
tılsım tamamlanıyor<br />
dudaklarımdan sızan erkek sütünün kara büyüsüyle<br />
sevgilim oluyorsun<br />
uyuyor ve yıkanıyoruz ay ışığında<br />
bakıyorum güneş iniyor yüzünün alacakaranlığına<br />
<br />
Adın yoktu tanıştığımızda<br />
eksiğini de duymadık<br />
bazen bir rüzgârı, bazen birkaç zeytini<br />
adının yerine kullandık<br />
<br />
Adın yoktu tanıştığımızda<br />
sonra da olmadı<br />
çünkü başka biri oldun zamanla<br />
<br />
Şimdi adın var<br />
şimdi ruhumun sislere sarılı derinlikleri<br />
yükseliyor ve tehdit ediyor<br />
kıstırılmış varlığımın bütün cephelerini<br />
yüzümün pususunda geziyor<br />
sularda bilenmiş bıçaklar<br />
uyandırılmış acılarım, bulanmış sarnıcım<br />
etimle ruhum arasında çelişen ilke<br />
geri döndü bana<br />
kendi ellerimle kurduğum kara büyüden<br />
içimdeki tarih bitti<br />
siliyorum bir aşkı var eden her ayrıntıdaki parmak izlerini<br />
ve şimdi adın var<br />
ve şimdi<br />
ikimizin vaktinde<br />
intikam saati geldi<br />
<br />
Omayra, bu adı verdim sana<br />
ve mevsimleri bütün anlamlarıyla<br />
iki çakılına bir deniz vereyim<br />
hayallerine mavi buğday<br />
dokuz yaşamın olsun tek tek öldüreyim<br />
esmer ve çırılçıplak bir gecede<br />
bütün düşmanların gelecek<br />
koynumdaki cenazene<br />
<br />
Seni saran efsane çürüyüp toprağa karışırken<br />
kucağımda başın<br />
gümüş bir tarakla tarayacağım saçlarını<br />
kendi enkazımın üstünde<br />
kurtlar, çakallar gibi uluyarak ağlayacağım acıdan<br />
öldürerek yaşatacağım seni kendimde<br />
<br />
Ocağın parıltısıyla aydınlanan yüzün<br />
gücünden habersiz sakin gülüşün<br />
kamçılıyor içimdeki bütün köleleri<br />
ben ki hileli bir oyun,<br />
birkaç kırık zar<br />
ve kara muskalı tılsımlarla<br />
almışken seni kaderinden, kıyasıya bağlamışken kendime<br />
asıl sen tutsak etmişsin beni<br />
dünyaya kapalı kapıların ardındaki<br />
içi boş sessizliğine<br />
<br />
sığlığın, sevgisizliğin<br />
o sonsuz kendiliğindenliğin<br />
dünyanın sana değmeyen yerleri<br />
nasıl da çekici yapıyor seni<br />
o kadar bağlandım ki<br />
tutkusuz bedenine<br />
ya öldüreceğim seni<br />
ya tunç çağından heykeller indireceğim dökümüne<br />
<br />
Sayıklayan bir ağaç gibiyim Omayra<br />
uğultusu geliyor ta derinden<br />
gövdemin geçtiği masalların<br />
içimdeki deprem ayakta tutuyor beni<br />
geri dönüp vuruyor çalınmış zaman<br />
bak sana korkaklığımı veriyorum<br />
var olmanın bütün varoşlarından<br />
ben yenildim, işte silahlarım<br />
tılsım tamamlandı<br />
sonuna geldim çizgilerini sildiğim<br />
bir büyük haritanın<br />
aşkım ölümün sınırında Omayra<br />
olduğun yerde kal kımıldama!<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Geçilmez Deniz<br />
<br />
<br />
I-<br />
<br />
ahreli bir kağıt üstüne simsiyah kapanmışım<br />
kazırım kendimi bir secdeden, ellerimde gizli hattatlar<br />
ve söze gelmez devrik duyarlıklarım<br />
gözlerim -hüznün dilsiz masalcısı-<br />
gözlerimde hiçbir dile çevrilmez intiharlar<br />
oysa saklı hançerimi mağrur bildiniz<br />
kendimin tenha bir yerinde vurulmuşum, yatarım<br />
orası bir denizin gölgesidir, göremezsiniz<br />
(bir peygamberin yanlış ayakları<br />
intihar halinde sevişmektedir)<br />
ölüm üzre bir akrepken menekşelenirsiniz<br />
ve ahreli kağıtlar dürülür ferman diye<br />
yufka ölümlerin hazin tarihleriyle<br />
kar altında kalmış imzasız karanlıklarım<br />
ve azgın sularda kendini arayan deniz<br />
ben konuşmam, susarım<br />
bu aklamaz ki sizi<br />
katilimsiniz<br />
<br />
II-<br />
<br />
katilimsiniz en azgın sularda<br />
ellerinizde kan mürekkepleri sarhoş<br />
ölüm nasıl bir sarmaşık ki<br />
(deniz gören) en mağrur balkonlarda<br />
bir gün siz de katilleri seversiniz<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
Mırıldandıklarım<br />
<br />
<br />
<br />
Kırdın mı incittin mi birilerini<br />
Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler?<br />
Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?<br />
Yeniden düşünmeliyim<br />
Dostluklarımı, ilişkilerimi<br />
Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı<br />
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?<br />
Borçlarımı ödedim mi?<br />
Doğru seçtim mi soruların fiillerini?<br />
Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,<br />
Giysilerim ütülü, odam düzenli mi?<br />
Geri verdim mi aldıklarımı:<br />
Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,<br />
Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?<br />
Yokladım mı duygularımı<br />
Hâlâ sevebiliyor muyum insanları?<br />
Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma<br />
Ovmalı umutları<br />
Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan<br />
Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım<br />
Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar<br />
Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar<br />
Gece telefonları, ıssız konuşmalar<br />
Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler<br />
Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey<br />
O kadar çok anlattım ki<br />
Kendime kaldım anlatmaktan...<br />
Bunaldım kendisiyle boğuşmasını<br />
Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan<br />
Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,<br />
Ofset duyarlılıklardan<br />
Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum<br />
'İçtenliğin' ya da 'dünya görüşünün' kirletmediği<br />
Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum<br />
Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları<br />
Vitrin camlarına yansıyan yüzlerde<br />
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar<br />
Hâlâ bir umut var mıdır<br />
Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde<br />
Ne çıkmaz sokaktayım ne de mutsuz<br />
Sadece rüzgârlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar<br />
Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken<br />
Kış güneşinin mutlu ettiği bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız<br />
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim<br />
Senin ve benim , yani bizim için...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mustafa Atiş   -   Gül  Endam ,(6)]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl%C2%A0%C2%A0Endam%C2%A0-6-3632</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jul 2007 21:56:25 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl%C2%A0%C2%A0Endam%C2%A0-6-3632</guid>
			<description><![CDATA[Sen ağlıyorsun... ben yanıyorum<br />
Sen gülüyorsun... ben sönüyorum<br />
<br />
Bir gülü sevmenin ızdırabıyla aşkımın<br />
Hazan mevsimi dolarken gecelerime<br />
Karanlığın yüreğime damladığı an<br />
Kâbus rengi rüya gibi... kara gibi<br />
Bağrımda açılan yara gibi<br />
Sen dokunuyorsun... ben kanıyorum<br />
<br />
Sessizliği dinlemeyi özlüyorum sonra<br />
Sensizliği beslemeyi umutlarımda<br />
Uçuruma giderken hayatım<br />
Bir romanın akışına kapılmayı<br />
Terkedenin sen olduğunu<br />
Umursamayanın ben olduğumu<br />
Yine bir dumanlı sabahında uykumun<br />
Yaralı şarkıların yüreğini beklerken<br />
Bitap düştüğünde aşkımız...<br />
<br />
Sen ağlıyorsun... ben yanıyorum<br />
Sen gülüyorsun... ben sönüyorum<br />
Sen çıkıyorsun karşıma sonra<br />
Ben... Utanıyorum<br />
<br />
Yalnızlığımı anla yine bu gece<br />
Hissettiğim karlı dağların ardında seni<br />
Bir rüzgâr olmak istiyorum Kuzeydoğu'dan<br />
Işık olmak istiyorum gözlerini hapseden<br />
Aşık olmak istiyorum kaybettiklerime<br />
Güneş gibi... yağmur gibi... bulut gibi...<br />
Sonsuzluğu bekleyen umut gibi...<br />
<br />
Sen ağlıyorsun... ben yanıyorum<br />
Sen gülüyorsun... ben sönüyorum<br />
Sessiz şafaklarımı her sabah<br />
Sensiz bir daha<br />
Bir daha anıyorum<br />
<br />
Kar düştü dolaştığımız yeşillere<br />
Tutunduğumuz dallara...<br />
Güvendiğimiz dağlara kar düştü<br />
Bir soğuk hayaldi ki aklıma<br />
İlkbahar'dan kalan yar düştü<br />
Gidişin düştü kalbime... isyanlar düştü<br />
Ben seni arıyordum sende... hep onlar düştü<br />
Türkülerimiz öksüz kaldı... ağıtlar düştü<br />
İsmini gözyaşıyla yazdığım kâğıtlar düştü<br />
Bir soğuk hayaldi ki aklıma<br />
Mazide kalan<br />
Hatıralar düştü...<br />
<br />
Yorgun günlerin şarkısını söylüyorum<br />
Vurulduğum günün melodisini<br />
Esrarına gizliyorum duygularımı<br />
Derinliklerine gömüyorum kalbimin<br />
Çiğnemediğim gururum üstüne<br />
Bozamadığım yeminim üstüne<br />
Alaturka bir plak gibi<br />
Tekrar tekrar dinlerken hatıraları<br />
Nedamete sarılıyorum seni sevmekten<br />
Mehtabına sarılmak gibi karanlığın<br />
Göğsüne yaslanmak gibi...<br />
Seni ölesiye unutmak varken<br />
Utanıyorum...<br />
<br />
Sen ağlıyorsun... ben yanıyorum<br />
Sen gülüyorsun... ben sönüyorum<br />
Sen dokunuyorsun... ben kanıyorum.<br />
Sen unutuyorsun... ben anıyorum<br />
Sen çıkıyorsun karşıma sonra<br />
Ben...utanıyorum]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sen ağlıyorsun... ben yanıyorum<br />
Sen gülüyorsun... ben sönüyorum<br />
<br />
Bir gülü sevmenin ızdırabıyla aşkımın<br />
Hazan mevsimi dolarken gecelerime<br />
Karanlığın yüreğime damladığı an<br />
Kâbus rengi rüya gibi... kara gibi<br />
Bağrımda açılan yara gibi<br />
Sen dokunuyorsun... ben kanıyorum<br />
<br />
Sessizliği dinlemeyi özlüyorum sonra<br />
Sensizliği beslemeyi umutlarımda<br />
Uçuruma giderken hayatım<br />
Bir romanın akışına kapılmayı<br />
Terkedenin sen olduğunu<br />
Umursamayanın ben olduğumu<br />
Yine bir dumanlı sabahında uykumun<br />
Yaralı şarkıların yüreğini beklerken<br />
Bitap düştüğünde aşkımız...<br />
<br />
Sen ağlıyorsun... ben yanıyorum<br />
Sen gülüyorsun... ben sönüyorum<br />
Sen çıkıyorsun karşıma sonra<br />
Ben... Utanıyorum<br />
<br />
Yalnızlığımı anla yine bu gece<br />
Hissettiğim karlı dağların ardında seni<br />
Bir rüzgâr olmak istiyorum Kuzeydoğu'dan<br />
Işık olmak istiyorum gözlerini hapseden<br />
Aşık olmak istiyorum kaybettiklerime<br />
Güneş gibi... yağmur gibi... bulut gibi...<br />
Sonsuzluğu bekleyen umut gibi...<br />
<br />
Sen ağlıyorsun... ben yanıyorum<br />
Sen gülüyorsun... ben sönüyorum<br />
Sessiz şafaklarımı her sabah<br />
Sensiz bir daha<br />
Bir daha anıyorum<br />
<br />
Kar düştü dolaştığımız yeşillere<br />
Tutunduğumuz dallara...<br />
Güvendiğimiz dağlara kar düştü<br />
Bir soğuk hayaldi ki aklıma<br />
İlkbahar'dan kalan yar düştü<br />
Gidişin düştü kalbime... isyanlar düştü<br />
Ben seni arıyordum sende... hep onlar düştü<br />
Türkülerimiz öksüz kaldı... ağıtlar düştü<br />
İsmini gözyaşıyla yazdığım kâğıtlar düştü<br />
Bir soğuk hayaldi ki aklıma<br />
Mazide kalan<br />
Hatıralar düştü...<br />
<br />
Yorgun günlerin şarkısını söylüyorum<br />
Vurulduğum günün melodisini<br />
Esrarına gizliyorum duygularımı<br />
Derinliklerine gömüyorum kalbimin<br />
Çiğnemediğim gururum üstüne<br />
Bozamadığım yeminim üstüne<br />
Alaturka bir plak gibi<br />
Tekrar tekrar dinlerken hatıraları<br />
Nedamete sarılıyorum seni sevmekten<br />
Mehtabına sarılmak gibi karanlığın<br />
Göğsüne yaslanmak gibi...<br />
Seni ölesiye unutmak varken<br />
Utanıyorum...<br />
<br />
Sen ağlıyorsun... ben yanıyorum<br />
Sen gülüyorsun... ben sönüyorum<br />
Sen dokunuyorsun... ben kanıyorum.<br />
Sen unutuyorsun... ben anıyorum<br />
Sen çıkıyorsun karşıma sonra<br />
Ben...utanıyorum]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mustafa Atiş   -   Gül  Endam  (5)]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl-Endam-5-3631</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jul 2007 21:52:46 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl-Endam-5-3631</guid>
			<description><![CDATA[Sen; <br />
İlkbaharı yaşarken yad ellerinde <br />
yanında sevgilin vardır <br />
kır çiçeği uzatır sana <br />
alırsın... düşünmeden bile <br />
takarsın yakana <br />
mutluluğun sarhoşu olursun <br />
ben... <br />
sonbahar akşamlarında sönük <br />
soğuklar içinde kara <br />
umutsuzluğun sarhoşu olurum <br />
tebessümlerim üşür dudaklarımda. <br />
<br />
aşkımızın anısına <br />
gözyaşımla sularım mahzenleri <br />
kardelenler büyütürüm <br />
adını yazarım yapraklarına <br />
karanfiller öksüz kalır <br />
kökleri susuz <br />
ömürleri yetmez bahara <br />
<br />
ben kaybolurken yalnızlığın koynunda <br />
sevgilinle koşarsın mutluluklara <br />
benim aşkım susuz kalır... <br />
gözlerim uykusuz <br />
bırakır yerini karanlıklara <br />
yutkunurum... <br />
sensizliğime... kaderime <br />
biçare kalıp suskunluğuma <br />
hüznümü vururum dağlara. <br />
<br />
deniz benizli sesin <br />
yankılanır kalbimde <br />
rüzgarlar seni söyler <br />
yağmurlar seni arar <br />
sen... dalgalı hülyalarımda <br />
bulutun güneşi kapattığı gün <br />
hayallerimi birer... birer... <br />
yarınlarımı kurşuna dizersin <br />
sen koşarken özgürlüklere <br />
ben gerilirim çarmıha <br />
<br />
nasıl anlatsam gülüm <br />
infaz gecelerimde <br />
umuda silahsız kaldığımı <br />
ayrılıklar yıkmıştır beni <br />
hasret yıkmıştır <br />
ve darılmıştır bana <br />
<br />
her dem ararım seni <br />
yağmurların altında <br />
rüzgarların gölgesinde <br />
haber alamam... <br />
tutku olur düşlerime özlemim <br />
dayanamam... <br />
haykırırım gökkubbenin altında <br />
akislerim yankılanır ufuklarda <br />
şafaktan şafağa <br />
<br />
Sen... <br />
düğün için gelinlik beğenemezken <br />
ben bir parça kefen ararım <br />
hazin yolculuklara <br />
vuruşurum kendimle <br />
kurtuluş görürüm ölümü <br />
.................................... <br />
fazla sürmez hesabım <br />
yayılır kara bir haber <br />
kulaktan kulağa <br />
sen Gül endam <br />
üzülmezsin bile <br />
yıktığın umutlara <br />
<br />
güneşin; <br />
doğduğu yerden battığı <br />
ve umudun söndüğü gün <br />
hatırlatır sana bir karanfil <br />
yıldızın eriyip düştüğü yeri <br />
meltem olamazsa da duyguların <br />
isyanların kasırga olur <br />
gururunu ayaklar altına alıp <br />
parçalarsın acımasızca <br />
bir daha... bir daha. <br />
<br />
sen bilir misin gül endam <br />
gurbet uzaklarda aranmaz <br />
beni korkutan sıladır <br />
yakınlıktır... zamandır <br />
sesinin yüreğime <br />
hançer olduğu andır <br />
sen üzülme... <br />
hançeri vurduğun yerde <br />
yine sen varsın <br />
ruhum; <br />
ızdırap çekmeden gider Allah'a <br />
<br />
ama kobay vücudum; <br />
dokunuşundan yoksun <br />
ihanetinden harap <br />
gider... ardına bakmadan <br />
dönmez bir daha... <br />
<br />
dedim ya gülüm <br />
dinmedikçe bu hasret <br />
bitmeyecek bu sevda <br />
yıldızların ışığı sönmeden <br />
ufuklar baharı görmeden <br />
belki bir gün <br />
yine ararım seni <br />
uzaktan uzağa <br />
<br />
sen de <br />
bir gün ararsan eğer <br />
bil ki; <br />
güneşin doğduğu <br />
umudun söndüğü yerdeyim <br />
ve yine bil ki; <br />
bu gönül seni hep bekledi <br />
sonsuza dek <br />
bekleyecek Gül Endam.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sen; <br />
İlkbaharı yaşarken yad ellerinde <br />
yanında sevgilin vardır <br />
kır çiçeği uzatır sana <br />
alırsın... düşünmeden bile <br />
takarsın yakana <br />
mutluluğun sarhoşu olursun <br />
ben... <br />
sonbahar akşamlarında sönük <br />
soğuklar içinde kara <br />
umutsuzluğun sarhoşu olurum <br />
tebessümlerim üşür dudaklarımda. <br />
<br />
aşkımızın anısına <br />
gözyaşımla sularım mahzenleri <br />
kardelenler büyütürüm <br />
adını yazarım yapraklarına <br />
karanfiller öksüz kalır <br />
kökleri susuz <br />
ömürleri yetmez bahara <br />
<br />
ben kaybolurken yalnızlığın koynunda <br />
sevgilinle koşarsın mutluluklara <br />
benim aşkım susuz kalır... <br />
gözlerim uykusuz <br />
bırakır yerini karanlıklara <br />
yutkunurum... <br />
sensizliğime... kaderime <br />
biçare kalıp suskunluğuma <br />
hüznümü vururum dağlara. <br />
<br />
deniz benizli sesin <br />
yankılanır kalbimde <br />
rüzgarlar seni söyler <br />
yağmurlar seni arar <br />
sen... dalgalı hülyalarımda <br />
bulutun güneşi kapattığı gün <br />
hayallerimi birer... birer... <br />
yarınlarımı kurşuna dizersin <br />
sen koşarken özgürlüklere <br />
ben gerilirim çarmıha <br />
<br />
nasıl anlatsam gülüm <br />
infaz gecelerimde <br />
umuda silahsız kaldığımı <br />
ayrılıklar yıkmıştır beni <br />
hasret yıkmıştır <br />
ve darılmıştır bana <br />
<br />
her dem ararım seni <br />
yağmurların altında <br />
rüzgarların gölgesinde <br />
haber alamam... <br />
tutku olur düşlerime özlemim <br />
dayanamam... <br />
haykırırım gökkubbenin altında <br />
akislerim yankılanır ufuklarda <br />
şafaktan şafağa <br />
<br />
Sen... <br />
düğün için gelinlik beğenemezken <br />
ben bir parça kefen ararım <br />
hazin yolculuklara <br />
vuruşurum kendimle <br />
kurtuluş görürüm ölümü <br />
.................................... <br />
fazla sürmez hesabım <br />
yayılır kara bir haber <br />
kulaktan kulağa <br />
sen Gül endam <br />
üzülmezsin bile <br />
yıktığın umutlara <br />
<br />
güneşin; <br />
doğduğu yerden battığı <br />
ve umudun söndüğü gün <br />
hatırlatır sana bir karanfil <br />
yıldızın eriyip düştüğü yeri <br />
meltem olamazsa da duyguların <br />
isyanların kasırga olur <br />
gururunu ayaklar altına alıp <br />
parçalarsın acımasızca <br />
bir daha... bir daha. <br />
<br />
sen bilir misin gül endam <br />
gurbet uzaklarda aranmaz <br />
beni korkutan sıladır <br />
yakınlıktır... zamandır <br />
sesinin yüreğime <br />
hançer olduğu andır <br />
sen üzülme... <br />
hançeri vurduğun yerde <br />
yine sen varsın <br />
ruhum; <br />
ızdırap çekmeden gider Allah'a <br />
<br />
ama kobay vücudum; <br />
dokunuşundan yoksun <br />
ihanetinden harap <br />
gider... ardına bakmadan <br />
dönmez bir daha... <br />
<br />
dedim ya gülüm <br />
dinmedikçe bu hasret <br />
bitmeyecek bu sevda <br />
yıldızların ışığı sönmeden <br />
ufuklar baharı görmeden <br />
belki bir gün <br />
yine ararım seni <br />
uzaktan uzağa <br />
<br />
sen de <br />
bir gün ararsan eğer <br />
bil ki; <br />
güneşin doğduğu <br />
umudun söndüğü yerdeyim <br />
ve yine bil ki; <br />
bu gönül seni hep bekledi <br />
sonsuza dek <br />
bekleyecek Gül Endam.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mustafa Atiş   -   Gül  Endam  (4)]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl-Endam-4-3630</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jul 2007 21:51:31 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl-Endam-4-3630</guid>
			<description><![CDATA[Solmayacaktı güllerimiz<br />
Sözümüz vardı bizim;<br />
<br />
Buğulanmış gözlerinle Gül Endam<br />
Sessiz çığlıkları gömerken kalbine<br />
Yüreğime deprem olup<br />
Susuyorsun ya<br />
Artık gidiyorsun ya yanımdan<br />
Ağlıyorsun ya<br />
Özgürlüğe bıraktığın serçenin<br />
Kanadında kan gördüm<br />
Uçurtmaları bağlama gökyüzüne<br />
Umutları bağlama<br />
Rüzgarın sesi beni boğmaya yeter<br />
Ağlama!...<br />
Amacın kanatmaksa yaralarımı<br />
Hadı vur!..<br />
Vurdukça kanıyorum ne de olsa<br />
<br />
Bulduğun yerde bırak beni<br />
Gözlerim nemli kalsın biraz da<br />
yüreğim sönük<br />
Güneşin sarısı gibi alınyazım<br />
Sözlerinle yaralansın biraz da<br />
Hadi git!..<br />
Durdukça kanıma giriyorsun...<br />
<br />
Bakma bana öyle suçlu gibi<br />
Bu aşka silah çeken ben değilim<br />
Sessizliğe dinamit koyan da<br />
Kuşları avcılar vurdu gülüm<br />
Tüyleri düşerken karlar üzerine<br />
Ne bilirdim<br />
Sonumuz olacağını..<br />
<br />
<br />
Sen de gidiyorsun...<br />
Diyor ya şair;<br />
<br />
''Elimi beş yerinden bağladı beş parmağın<br />
Bağrımda yanmadık bir yer bırakmadan git!..<br />
Bir yarin göçtüğünü / çöktüğünü bir dağın<br />
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!..''<br />
<br />
Bu günümüz suçlu diye<br />
Yarınlarımızı öldürüyorsun<br />
Gerçeklerden kaçmak adına<br />
Şarkımızı yarım bırakıyorsun<br />
Hadi git!..<br />
Git kolaysa<br />
Daha ne duruyorsun<br />
<br />
Tut ki;<br />
Tanışmadık... görüşmedik...buluşmaık...<br />
Bir rüyaydı yaşadık<br />
Ne artık şiirlerimin prensesi<br />
Ne de gönlümün kraliçesi<br />
Ölüme silah çeken hayatın<br />
Gerçeğine vurulduk sırtımızdan<br />
Ne çıkar!..<br />
<br />
Tut ki; <br />
Sazımın telleri seni anmasa artık<br />
Şiirlerim öksüz kalsa biraz da<br />
Sensizliğe ram olsa gecelerim<br />
Rüyalarım susuz kalsa biraz da<br />
Ne çıkar!.. <br />
<br />
Tut ki;<br />
Dünya kocaman bir yalan<br />
Umut yalan, ateş yalan, aşk yalan<br />
Ölümden öte gerçeğin sahtesi yalan!..<br />
Tut ki;<br />
Yalanın gırdabında boğulduk<br />
Ne çıkar!..<br />
<br />
Bir gidiş ki vedasız<br />
Ve de el sallamadan...<br />
Bir daha dönmemek üzere<br />
<br />
Git ki son olsun çırpınışım<br />
Canevinden yaralanışım<br />
Şiirimde kanayışım<br />
Git ki;<br />
Bir son olsun dağ gibi yıkılışım<br />
<br />
Sana ait bir gönül var bende<br />
Onuda tırnaklarımla parçalarım<br />
Hadi git!...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Solmayacaktı güllerimiz<br />
Sözümüz vardı bizim;<br />
<br />
Buğulanmış gözlerinle Gül Endam<br />
Sessiz çığlıkları gömerken kalbine<br />
Yüreğime deprem olup<br />
Susuyorsun ya<br />
Artık gidiyorsun ya yanımdan<br />
Ağlıyorsun ya<br />
Özgürlüğe bıraktığın serçenin<br />
Kanadında kan gördüm<br />
Uçurtmaları bağlama gökyüzüne<br />
Umutları bağlama<br />
Rüzgarın sesi beni boğmaya yeter<br />
Ağlama!...<br />
Amacın kanatmaksa yaralarımı<br />
Hadı vur!..<br />
Vurdukça kanıyorum ne de olsa<br />
<br />
Bulduğun yerde bırak beni<br />
Gözlerim nemli kalsın biraz da<br />
yüreğim sönük<br />
Güneşin sarısı gibi alınyazım<br />
Sözlerinle yaralansın biraz da<br />
Hadi git!..<br />
Durdukça kanıma giriyorsun...<br />
<br />
Bakma bana öyle suçlu gibi<br />
Bu aşka silah çeken ben değilim<br />
Sessizliğe dinamit koyan da<br />
Kuşları avcılar vurdu gülüm<br />
Tüyleri düşerken karlar üzerine<br />
Ne bilirdim<br />
Sonumuz olacağını..<br />
<br />
<br />
Sen de gidiyorsun...<br />
Diyor ya şair;<br />
<br />
''Elimi beş yerinden bağladı beş parmağın<br />
Bağrımda yanmadık bir yer bırakmadan git!..<br />
Bir yarin göçtüğünü / çöktüğünü bir dağın<br />
Görmemek istiyorsan ardına bakmadan git!..''<br />
<br />
Bu günümüz suçlu diye<br />
Yarınlarımızı öldürüyorsun<br />
Gerçeklerden kaçmak adına<br />
Şarkımızı yarım bırakıyorsun<br />
Hadi git!..<br />
Git kolaysa<br />
Daha ne duruyorsun<br />
<br />
Tut ki;<br />
Tanışmadık... görüşmedik...buluşmaık...<br />
Bir rüyaydı yaşadık<br />
Ne artık şiirlerimin prensesi<br />
Ne de gönlümün kraliçesi<br />
Ölüme silah çeken hayatın<br />
Gerçeğine vurulduk sırtımızdan<br />
Ne çıkar!..<br />
<br />
Tut ki; <br />
Sazımın telleri seni anmasa artık<br />
Şiirlerim öksüz kalsa biraz da<br />
Sensizliğe ram olsa gecelerim<br />
Rüyalarım susuz kalsa biraz da<br />
Ne çıkar!.. <br />
<br />
Tut ki;<br />
Dünya kocaman bir yalan<br />
Umut yalan, ateş yalan, aşk yalan<br />
Ölümden öte gerçeğin sahtesi yalan!..<br />
Tut ki;<br />
Yalanın gırdabında boğulduk<br />
Ne çıkar!..<br />
<br />
Bir gidiş ki vedasız<br />
Ve de el sallamadan...<br />
Bir daha dönmemek üzere<br />
<br />
Git ki son olsun çırpınışım<br />
Canevinden yaralanışım<br />
Şiirimde kanayışım<br />
Git ki;<br />
Bir son olsun dağ gibi yıkılışım<br />
<br />
Sana ait bir gönül var bende<br />
Onuda tırnaklarımla parçalarım<br />
Hadi git!...]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mustafa Atiş   -   Gül  Endam    (3)]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl-Endam-3-3629</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jul 2007 21:50:29 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl-Endam-3-3629</guid>
			<description><![CDATA[Kimdi?.. Işık sümbülü geceye konan kimdi...<br />
Beynime boydan boya şimşekleri çaktıran<br />
Tavus kuşu bir defa görecekti kefeni<br />
Cesedi bir tabuta sığdıramayan kimdi<br />
Gönlüm aşina oldu tutku saraylarına<br />
Mezarıma karanfil döktü beyhude rüzgar<br />
Kimdi... yağmurda solan karanlığa böcekler<br />
Kubbesinde alemin ayışığı damlarken<br />
Ağlıyor dev aynada bir karınca gölgesi<br />
Senin umudun kadar yeşil... ama karanlık<br />
Senin umudun kadar hüzün kokar nefesi<br />
<br />
Ellerim kan sağıyor hazin dokunuşlara<br />
Issız kaldırımlarda şafakları bekleyen<br />
Gizle beni kalbine aşkı orda bulayım<br />
Orada ateşinle bir ömür kavrulayım<br />
Asumanda bir bulut merhamet gözyaşları<br />
İndikçe arz-ı zemin özlüyordu baharı<br />
Bir kızıl arzu gibi titredi karanfiller<br />
Zemheriye dönüştü aşkın kaynar suları<br />
Sevdamız bir türküydü... ağıt oldu bir gece<br />
Rüyalar kabus oldu... viran oldu her gece<br />
<br />
Soğuk damlalar düşer artık yapraklarına<br />
Kardelenler selamlar kırılmış dallarını<br />
Bir gün karanfil doğar belki topraklarına<br />
Okşar yine tenini çamurdan saçlarını<br />
İncitmeden sokulur yine dudaklarına<br />
Yudum yudum eritir nefesinin sesini<br />
Kök salar sessiz sessiz uyuduğun yatağa<br />
Hissedersin yanında çağlayan gölgesini<br />
Senin üstünde büyür bir gülün anıları<br />
Senin şarkını söyler gülün hatıraları]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kimdi?.. Işık sümbülü geceye konan kimdi...<br />
Beynime boydan boya şimşekleri çaktıran<br />
Tavus kuşu bir defa görecekti kefeni<br />
Cesedi bir tabuta sığdıramayan kimdi<br />
Gönlüm aşina oldu tutku saraylarına<br />
Mezarıma karanfil döktü beyhude rüzgar<br />
Kimdi... yağmurda solan karanlığa böcekler<br />
Kubbesinde alemin ayışığı damlarken<br />
Ağlıyor dev aynada bir karınca gölgesi<br />
Senin umudun kadar yeşil... ama karanlık<br />
Senin umudun kadar hüzün kokar nefesi<br />
<br />
Ellerim kan sağıyor hazin dokunuşlara<br />
Issız kaldırımlarda şafakları bekleyen<br />
Gizle beni kalbine aşkı orda bulayım<br />
Orada ateşinle bir ömür kavrulayım<br />
Asumanda bir bulut merhamet gözyaşları<br />
İndikçe arz-ı zemin özlüyordu baharı<br />
Bir kızıl arzu gibi titredi karanfiller<br />
Zemheriye dönüştü aşkın kaynar suları<br />
Sevdamız bir türküydü... ağıt oldu bir gece<br />
Rüyalar kabus oldu... viran oldu her gece<br />
<br />
Soğuk damlalar düşer artık yapraklarına<br />
Kardelenler selamlar kırılmış dallarını<br />
Bir gün karanfil doğar belki topraklarına<br />
Okşar yine tenini çamurdan saçlarını<br />
İncitmeden sokulur yine dudaklarına<br />
Yudum yudum eritir nefesinin sesini<br />
Kök salar sessiz sessiz uyuduğun yatağa<br />
Hissedersin yanında çağlayan gölgesini<br />
Senin üstünde büyür bir gülün anıları<br />
Senin şarkını söyler gülün hatıraları]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mustafa Atiş   -   Gül  Endam    (2)]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl-Endam-2-3628</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jul 2007 21:49:38 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl-Endam-2-3628</guid>
			<description><![CDATA[Yarınları gül kokan bir intihar sabahı<br />
Giriverdi zehirli bir gül gönül bahçeme<br />
Baykuşlar haber saldı çığlıkları dağlara<br />
Dağlardan bir kıvılcım düşüverdi kalbime<br />
Ayrılığın şimşekten kor olduğu zamanda<br />
Düşlerime ram olan bir ateşle kavruldum<br />
Gül endam... bedenimle sensizliğe vuruldum<br />
<br />
Ruhum bir başka yansır hayal aynalarına<br />
Ömürden bir kıvılcım koparır seni benden<br />
Kan kana karışmadı benim düşlerim kadar<br />
Bülbül gülü sevmedi mehtaplı bir gecede<br />
İki dünya verdiler yüreğime pranga<br />
Örümcek kadar umut öremedim kendime<br />
Hakikatte Tur Dağı&#8217;nda gülü solduran volkan<br />
Eridi geleceğin sahipsiz kollarında<br />
Gül endam... o gecede sen olsaydın yanımda<br />
<br />
Angarya saatlerim bırakmıyor zamanı<br />
Uğruna can verdiğim peygamber çiçekleri<br />
Sessiz bir ağıt sanki gözlerinde buğulu<br />
Bir kasırga yüreği kadar sancılı aşklar <br />
İnan bu melodiler sana da son şarkıdır<br />
Nakaratı ölüm kokan ayrılığın şarkısı<br />
Kaderi özümseyen aklımın kıskacında<br />
Öğrendim musikinin gizem dolu ruhunu<br />
Hayat kadar kısacık... ebedi heyecandı<br />
Gül endam... senle doğan günler dahi yalandı<br />
<br />
Sevgi darağacında bir infaz bekler beni<br />
Kırık yaşam kılıcın kabzasında güller var<br />
Kurşun kadar sıcaksın hedef kadar karanlık<br />
Gül endam... güle benzedin diye öldürecekler seni<br />
<br />
Bitmez bu sır dünyası, kelimelerle bitmez<br />
Artık dudaklar sussun... kalpler, gözler konuşsun<br />
Her hatıra canlansın serseri bakışlarda<br />
Közlensin her hatıra kan gövdeli yaşlarda<br />
Bir damla bin umuttur gölgemi temizleyen<br />
Zamanın çirkefinde açık sarı bir umut<br />
Seninle kavuşmaya zehir kattık Gül endam<br />
Vuslata can gelmişti... biz kanattık Gül endam<br />
<br />
Bir zindan kokar şimdi esaret zincirleri<br />
Nostaljinin koynunda güller açar zemheri<br />
Bir cemre düşüverse bulanık saçlarıma<br />
Şemalin toprak kokar berzahın yumağında<br />
Bir ölüm vurur beni... vurur sorgulamadan<br />
Artık git be Gül endam... fazla yaralamadan]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yarınları gül kokan bir intihar sabahı<br />
Giriverdi zehirli bir gül gönül bahçeme<br />
Baykuşlar haber saldı çığlıkları dağlara<br />
Dağlardan bir kıvılcım düşüverdi kalbime<br />
Ayrılığın şimşekten kor olduğu zamanda<br />
Düşlerime ram olan bir ateşle kavruldum<br />
Gül endam... bedenimle sensizliğe vuruldum<br />
<br />
Ruhum bir başka yansır hayal aynalarına<br />
Ömürden bir kıvılcım koparır seni benden<br />
Kan kana karışmadı benim düşlerim kadar<br />
Bülbül gülü sevmedi mehtaplı bir gecede<br />
İki dünya verdiler yüreğime pranga<br />
Örümcek kadar umut öremedim kendime<br />
Hakikatte Tur Dağı&#8217;nda gülü solduran volkan<br />
Eridi geleceğin sahipsiz kollarında<br />
Gül endam... o gecede sen olsaydın yanımda<br />
<br />
Angarya saatlerim bırakmıyor zamanı<br />
Uğruna can verdiğim peygamber çiçekleri<br />
Sessiz bir ağıt sanki gözlerinde buğulu<br />
Bir kasırga yüreği kadar sancılı aşklar <br />
İnan bu melodiler sana da son şarkıdır<br />
Nakaratı ölüm kokan ayrılığın şarkısı<br />
Kaderi özümseyen aklımın kıskacında<br />
Öğrendim musikinin gizem dolu ruhunu<br />
Hayat kadar kısacık... ebedi heyecandı<br />
Gül endam... senle doğan günler dahi yalandı<br />
<br />
Sevgi darağacında bir infaz bekler beni<br />
Kırık yaşam kılıcın kabzasında güller var<br />
Kurşun kadar sıcaksın hedef kadar karanlık<br />
Gül endam... güle benzedin diye öldürecekler seni<br />
<br />
Bitmez bu sır dünyası, kelimelerle bitmez<br />
Artık dudaklar sussun... kalpler, gözler konuşsun<br />
Her hatıra canlansın serseri bakışlarda<br />
Közlensin her hatıra kan gövdeli yaşlarda<br />
Bir damla bin umuttur gölgemi temizleyen<br />
Zamanın çirkefinde açık sarı bir umut<br />
Seninle kavuşmaya zehir kattık Gül endam<br />
Vuslata can gelmişti... biz kanattık Gül endam<br />
<br />
Bir zindan kokar şimdi esaret zincirleri<br />
Nostaljinin koynunda güller açar zemheri<br />
Bir cemre düşüverse bulanık saçlarıma<br />
Şemalin toprak kokar berzahın yumağında<br />
Bir ölüm vurur beni... vurur sorgulamadan<br />
Artık git be Gül endam... fazla yaralamadan]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mustafa Atiş   -   Gül  Endam (1)]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl-Endam-1-3627</link>
			<pubDate>Sun, 29 Jul 2007 21:47:42 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=50">GİZEMLİ</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Mustafa-Ati%C5%9F%C2%A0%C2%A0-%C2%A0%C2%A0G%C3%BCl-Endam-1-3627</guid>
			<description><![CDATA[GÜL ENDAM &#8211; 1<br />
<br />
Çöllerde bir sen misin sonsuzluğu arayan<br />
Yalan... yalan bu hazan... hayal mevsimi yalan<br />
Vaveylalar titredi kalplerde sarardı gam<br />
Bir sen misin düşünen kavuşmayı Gül Endam<br />
<br />
İntizar gülşenlerde yeşermişti aşkımız<br />
Önce hasret, sonra vuslat ve ayrılık şarkımız<br />
Bir yılbaşı gecesi çarmıha gerildi çam<br />
Yıllar geçti... gönlümdeki aşk geçmedi Gül Endam<br />
<br />
Şimdi her an peşinde karlı dağların kurdu<br />
Aydınlığa koş endam... güne karanlık vurdu<br />
Bulutsuz bir gecede yine seninle olsam<br />
Gelmez misin kalbime... girmez misin Gül Endam<br />
<br />
Her seher maveradan duysam serzenişini<br />
Yaprağına dokunan bir dem kırağı olsam<br />
Bir gözyaşı damlası hatırlatır mı beni<br />
Aldığım her nefesi solur musun Gül Endam<br />
<br />
Gördüğüm gün resmini bakıp bakıp ağlasam<br />
Seninle gecelesem seninle sabahlasam<br />
Yine de bu zamanlar yetmez bana gül endam<br />
Sensizlik bir intihar... anlasana Gül Endam<br />
<br />
Saçlarım ağarıyor tan yeri ağarmadan<br />
Yıldızlarım sönüyor aydınlığa varmadan<br />
En kudretli çağında yıkılır mı bir adam<br />
Al... tut ellerimi... kaldırsana Gül Endam<br />
<br />
Eğer isyan etmişse gölgem toprağa... suya<br />
Vur gölgemi gül endam vur sürmesin bu rüya<br />
Beraberce dalalım o dönülmez uykuya<br />
Benimle yaşamaya ölür müsün Gül Endam<br />
<br />
Gülizarda son umut artık ölüm uykusu<br />
Ben yalnız bir karanfil... sen bir güneş sen bir su<br />
Sararmış mahzenlerde kuruyor yitik sevdam<br />
Gönlünü sebil edip sular mısın Gül Endam<br />
<br />
Hüzün yağmurlarında mehtabına yar olsam<br />
Bir infaz oluversem hasretine vurulsam<br />
Her an seni bekleyen kutsal bir diyar olsam<br />
Gökkubbenin altında sorar mısın Gül Endam<br />
Berzah Alemlerinde arar mısın Gül Endam]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[GÜL ENDAM &#8211; 1<br />
<br />
Çöllerde bir sen misin sonsuzluğu arayan<br />
Yalan... yalan bu hazan... hayal mevsimi yalan<br />
Vaveylalar titredi kalplerde sarardı gam<br />
Bir sen misin düşünen kavuşmayı Gül Endam<br />
<br />
İntizar gülşenlerde yeşermişti aşkımız<br />
Önce hasret, sonra vuslat ve ayrılık şarkımız<br />
Bir yılbaşı gecesi çarmıha gerildi çam<br />
Yıllar geçti... gönlümdeki aşk geçmedi Gül Endam<br />
<br />
Şimdi her an peşinde karlı dağların kurdu<br />
Aydınlığa koş endam... güne karanlık vurdu<br />
Bulutsuz bir gecede yine seninle olsam<br />
Gelmez misin kalbime... girmez misin Gül Endam<br />
<br />
Her seher maveradan duysam serzenişini<br />
Yaprağına dokunan bir dem kırağı olsam<br />
Bir gözyaşı damlası hatırlatır mı beni<br />
Aldığım her nefesi solur musun Gül Endam<br />
<br />
Gördüğüm gün resmini bakıp bakıp ağlasam<br />
Seninle gecelesem seninle sabahlasam<br />
Yine de bu zamanlar yetmez bana gül endam<br />
Sensizlik bir intihar... anlasana Gül Endam<br />
<br />
Saçlarım ağarıyor tan yeri ağarmadan<br />
Yıldızlarım sönüyor aydınlığa varmadan<br />
En kudretli çağında yıkılır mı bir adam<br />
Al... tut ellerimi... kaldırsana Gül Endam<br />
<br />
Eğer isyan etmişse gölgem toprağa... suya<br />
Vur gölgemi gül endam vur sürmesin bu rüya<br />
Beraberce dalalım o dönülmez uykuya<br />
Benimle yaşamaya ölür müsün Gül Endam<br />
<br />
Gülizarda son umut artık ölüm uykusu<br />
Ben yalnız bir karanfil... sen bir güneş sen bir su<br />
Sararmış mahzenlerde kuruyor yitik sevdam<br />
Gönlünü sebil edip sular mısın Gül Endam<br />
<br />
Hüzün yağmurlarında mehtabına yar olsam<br />
Bir infaz oluversem hasretine vurulsam<br />
Her an seni bekleyen kutsal bir diyar olsam<br />
Gökkubbenin altında sorar mısın Gül Endam<br />
Berzah Alemlerinde arar mısın Gül Endam]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>