<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Hepimiz Biriz - HABERLER]]></title>
		<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Hepimiz Biriz - https://www.hepimizbiriz.com/forum]]></description>
		<pubDate>Thu, 30 Jul 2026 22:32:49 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Tarım Orman Şurası]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Tar%C4%B1m-Orman-%C5%9Euras%C4%B1-17960</link>
			<pubDate>Mon, 18 Nov 2019 17:19:58 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=11631">yakir</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Tar%C4%B1m-Orman-%C5%9Euras%C4%B1-17960</guid>
			<description><![CDATA[Tarım ve orman bakanlığı tarım orman şurası yapıyormuş. Sitelerinde doğa, tarım, orman, hayvancılık gibi konularda görüşler topluyorlar. Bu görüşleri değerlendireceklermiş güzel bi düşünce memlekete faydası olur bence. Görüşleri de <a href="http://www.tarimormansurasi.gov.tr/Gorus" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">şuradan</a> alıyorlar varsa görüş bildirmek isteyen.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tarım ve orman bakanlığı tarım orman şurası yapıyormuş. Sitelerinde doğa, tarım, orman, hayvancılık gibi konularda görüşler topluyorlar. Bu görüşleri değerlendireceklermiş güzel bi düşünce memlekete faydası olur bence. Görüşleri de <a href="http://www.tarimormansurasi.gov.tr/Gorus" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">şuradan</a> alıyorlar varsa görüş bildirmek isteyen.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[muhtara para ödemeye son]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-muhtara-para-%C3%B6demeye-son-13320</link>
			<pubDate>Sat, 13 Jun 2009 08:29:08 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-muhtara-para-%C3%B6demeye-son-13320</guid>
			<description><![CDATA[Devlet dairelerinde ücretsiz olan, ancak noterden para karşılığında alınan belgelerin başında muvafakatname, dernek defterlerini tasdiklettirme işlemi, kira sözleşmesi ve tapu evrakları geliyor. Muhtarlıklardan 3,5 liraya alınan ikametgâh ve nüfus cüzdanı sureti de il nüfus müdürlüklerinde ücretsiz veriliyor.<br />
<br />
Yurtdışına 18 yaşından küçük çocuğuyla seyahate çıkacakların eşinden ’çocuğu için veliden izin alınmıştır’ anlamı taşıyan ’muvafakatname’ alması gerekiyor. Noterde 40-50 TL’ye verilen bu belge, emniyet müdürlüklerinde ücretsiz. Yetkililer, birçok vatandaşın bu belgenin emniyette verildiğini bilmediğini dile getirirken, bazı kişilerin de emniyette sıra beklememek için noteri tercih ettiğini aktarıyor.<br />
<br />
Sivil toplum kuruluşları ve derneklerin, faaliyetlerini not aldıkları defterlerini resmi nitelik kazandırmak için tasdik ettirmesi gerekiyor. Ancak birçok kuruluş, bu defterlerin il dernekler müdürlüğünde ücretsiz tasdik ettirildiğinden haberi olmadığı için notere giderek gereksiz masraf ediyor. Taraflar arasında yapılan kira sözleşmelerini notere tasdik ettirmek de hukuki anlamda hiçbir şeyi değiştirmiyor. Tapu sözleşmeleri için de aynı durum geçerli.<br />
<br />
Bürokrasiyi azaltmak için getirilen e-devlet projesiyle muhtarlıklardan alınan ikametgâh ve nüfus cüzdanı sureti nüfus müdürlüklerinde de verilmeyle başlandı. Üstelik ücretsiz.<br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align">
<a href="http://www.gundem16.com/haber_detay.php?kimlik=9554" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">kaynak</span></a></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Devlet dairelerinde ücretsiz olan, ancak noterden para karşılığında alınan belgelerin başında muvafakatname, dernek defterlerini tasdiklettirme işlemi, kira sözleşmesi ve tapu evrakları geliyor. Muhtarlıklardan 3,5 liraya alınan ikametgâh ve nüfus cüzdanı sureti de il nüfus müdürlüklerinde ücretsiz veriliyor.<br />
<br />
Yurtdışına 18 yaşından küçük çocuğuyla seyahate çıkacakların eşinden ’çocuğu için veliden izin alınmıştır’ anlamı taşıyan ’muvafakatname’ alması gerekiyor. Noterde 40-50 TL’ye verilen bu belge, emniyet müdürlüklerinde ücretsiz. Yetkililer, birçok vatandaşın bu belgenin emniyette verildiğini bilmediğini dile getirirken, bazı kişilerin de emniyette sıra beklememek için noteri tercih ettiğini aktarıyor.<br />
<br />
Sivil toplum kuruluşları ve derneklerin, faaliyetlerini not aldıkları defterlerini resmi nitelik kazandırmak için tasdik ettirmesi gerekiyor. Ancak birçok kuruluş, bu defterlerin il dernekler müdürlüğünde ücretsiz tasdik ettirildiğinden haberi olmadığı için notere giderek gereksiz masraf ediyor. Taraflar arasında yapılan kira sözleşmelerini notere tasdik ettirmek de hukuki anlamda hiçbir şeyi değiştirmiyor. Tapu sözleşmeleri için de aynı durum geçerli.<br />
<br />
Bürokrasiyi azaltmak için getirilen e-devlet projesiyle muhtarlıklardan alınan ikametgâh ve nüfus cüzdanı sureti nüfus müdürlüklerinde de verilmeyle başlandı. Üstelik ücretsiz.<br />
<div style="text-align: right;" class="mycode_align">
<a href="http://www.gundem16.com/haber_detay.php?kimlik=9554" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url"><span style="font-size: x-small;" class="mycode_size">kaynak</span></a></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2000 yıllık tarih ortaya çıktı]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-2000-y%C4%B1ll%C4%B1k-tarih-ortaya-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1-12069</link>
			<pubDate>Mon, 22 Dec 2008 11:33:28 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=431">asi cafe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-2000-y%C4%B1ll%C4%B1k-tarih-ortaya-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1-12069</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kırıkkale'de yapılan kazılarda ortaya çıkan tarihi mezar merak uyandırdı.<br />
</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kırıkkale</span>'nin Aşağı Mahmutlar beldesinde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anadolu Medeniyetler Müzesi<br />
arkeologları</span> tarafından yapılan kazılarda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Roma </span>dönemine ait yaklaşık <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2000<br />
yıllık bir tümülüs</span> bulundu.<br />
Mezarın ortaya çıkmasının ardından belde halkı, buradan ne çıkacağını görmek için saatlerce mezar başında bekliyor. Şu ana kadar çıkarılan eserler arasında kırık testi parçaları bulunuyor. Jandarma mezar çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 ARKELOG ÇALIŞMALARA BAŞLADI</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anadolu Medeniyetler Müzesi</span> tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmalarını 2<br />
arkeolog eşliğinde 10 kişilik ekip yürütüyor. 15 Aralık'tan bu yana bölgede<br />
çalışmalarını sürdüren ekip, M.Ö. 2 veya 3. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen<br />
Roma dönemine ait bir Tümülüs buldu. Tümülüs'ün bir mezar ya da mezarlık<br />
içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş bir tepecik olduğunu belirten Anadolu<br />
Medeniyetler Müzesi, Arkeoloğu ve kazı sorumlusu Mustafa Metin, bölgenin<br />
2007 yılında sit alanı ilan edildiğini kaydetti.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">METİN ÇALIŞMALAR HAKKINDA BİLGİLER VERDİ</span><br />
Anadolu medeniyetler müzesi olarak bir kurtarma operasyonu başlattıklarını<br />
kaydeden Arkeolog Mustafa Metin, "15 Aralık'ta başlayan çalışmalar yılbaşına<br />
kadar devam edecek. Yapılan kazı çalışmaları esnasında buranın tahrip<br />
olduğunu gördük. Tahrip olan alanı ve çevresini koruma altına aldık. Burada<br />
ne olduğunu anlayabilmek amacıyla sondajlar yaparak kazı çalışmalarımızı<br />
sürdürüyoruz. Elde ettiğimiz ilk verilere göre buranın yaklaşık 2000 yıllık<br />
bir geçmişe sahip olduğunu gördük. Milattan önce 2 veya 3. yüzyılda Roma<br />
dönemine ait olduğunu sanıyoruz." dedi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2000 BİNLİK YILLIK TARİH ORTAYA ÇIKTI</span><br />
Kaya mezarı türünde bir mezarın varlığını gördüklerini ancak şu ana kadar<br />
birkaç seramik parçası elde edebildiklerini anlatan Metin, sözlerini şöyle<br />
sürdürdü: "Benimle birlikte burada Anadolu Medeniyetler Müzesi arkeoloğu<br />
Tülay Erdoğan ve 10 kişilik bir ekip görev alıyor. Çok kaliteli eserler<br />
bulunmadı. Ancak bunlar araştırma amacıyla Anadolu medeniyetler müzesine<br />
götürülecek. Burası 2007 yılından bu yana sit alanı. Konuyu rapor edip,<br />
kurula göndereceğiz. Ankara Tabiat ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulu konu<br />
hakkındaki kesin kararı verecek. Yapılan çalışmalar sonrası yaşadıkları<br />
kasabanın 2000 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu öğrenen halk da kazı<br />
faaliyetlerini yakından izledi. Kazı ekibinin çalışmalarını ilgi ile izleyen<br />
Kadir Toykan, kazı çalışmalarından neler çıkacağını merakla beklediklerini<br />
söyledi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kırıkkale'de yapılan kazılarda ortaya çıkan tarihi mezar merak uyandırdı.<br />
</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kırıkkale</span>'nin Aşağı Mahmutlar beldesinde <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anadolu Medeniyetler Müzesi<br />
arkeologları</span> tarafından yapılan kazılarda <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Roma </span>dönemine ait yaklaşık <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2000<br />
yıllık bir tümülüs</span> bulundu.<br />
Mezarın ortaya çıkmasının ardından belde halkı, buradan ne çıkacağını görmek için saatlerce mezar başında bekliyor. Şu ana kadar çıkarılan eserler arasında kırık testi parçaları bulunuyor. Jandarma mezar çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2 ARKELOG ÇALIŞMALARA BAŞLADI</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Anadolu Medeniyetler Müzesi</span> tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmalarını 2<br />
arkeolog eşliğinde 10 kişilik ekip yürütüyor. 15 Aralık'tan bu yana bölgede<br />
çalışmalarını sürdüren ekip, M.Ö. 2 veya 3. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen<br />
Roma dönemine ait bir Tümülüs buldu. Tümülüs'ün bir mezar ya da mezarlık<br />
içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş bir tepecik olduğunu belirten Anadolu<br />
Medeniyetler Müzesi, Arkeoloğu ve kazı sorumlusu Mustafa Metin, bölgenin<br />
2007 yılında sit alanı ilan edildiğini kaydetti.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">METİN ÇALIŞMALAR HAKKINDA BİLGİLER VERDİ</span><br />
Anadolu medeniyetler müzesi olarak bir kurtarma operasyonu başlattıklarını<br />
kaydeden Arkeolog Mustafa Metin, "15 Aralık'ta başlayan çalışmalar yılbaşına<br />
kadar devam edecek. Yapılan kazı çalışmaları esnasında buranın tahrip<br />
olduğunu gördük. Tahrip olan alanı ve çevresini koruma altına aldık. Burada<br />
ne olduğunu anlayabilmek amacıyla sondajlar yaparak kazı çalışmalarımızı<br />
sürdürüyoruz. Elde ettiğimiz ilk verilere göre buranın yaklaşık 2000 yıllık<br />
bir geçmişe sahip olduğunu gördük. Milattan önce 2 veya 3. yüzyılda Roma<br />
dönemine ait olduğunu sanıyoruz." dedi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2000 BİNLİK YILLIK TARİH ORTAYA ÇIKTI</span><br />
Kaya mezarı türünde bir mezarın varlığını gördüklerini ancak şu ana kadar<br />
birkaç seramik parçası elde edebildiklerini anlatan Metin, sözlerini şöyle<br />
sürdürdü: "Benimle birlikte burada Anadolu Medeniyetler Müzesi arkeoloğu<br />
Tülay Erdoğan ve 10 kişilik bir ekip görev alıyor. Çok kaliteli eserler<br />
bulunmadı. Ancak bunlar araştırma amacıyla Anadolu medeniyetler müzesine<br />
götürülecek. Burası 2007 yılından bu yana sit alanı. Konuyu rapor edip,<br />
kurula göndereceğiz. Ankara Tabiat ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulu konu<br />
hakkındaki kesin kararı verecek. Yapılan çalışmalar sonrası yaşadıkları<br />
kasabanın 2000 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu öğrenen halk da kazı<br />
faaliyetlerini yakından izledi. Kazı ekibinin çalışmalarını ilgi ile izleyen<br />
Kadir Toykan, kazı çalışmalarından neler çıkacağını merakla beklediklerini<br />
söyledi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Apo'nun açıklaması PKK'yı karıştırdı]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Apo-nun-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1-PKK-y%C4%B1-kar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1rd%C4%B1-11900</link>
			<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 12:02:58 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=431">asi cafe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Apo-nun-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1-PKK-y%C4%B1-kar%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1rd%C4%B1-11900</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Terör örgütü PKK fena karıştı. Abdullah Öcalan'ın, terör örgütünün bazı üst düzey kadroları hakkında avukatları aracılığıyla yaptığı değerlendirmeler ''şok etkisi'' yarattı.</span><br />
Avukatları aracılığıyla kamuoyuna açıklamalarda bulunan terörist başı Abdullah Öcalan'ın, terör örgütünün bazı üst düzey kadroları hakkında yaptığı değerlendirmelerin ''şok etkisi'' yarattığı bildirildi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Terör örgütü elebaşı Öcalan</span> açıklamasında, ''Ben insanlarla ilkeler doğrultusunda bir araya gelir, çalışırım. Çalışma tarzım bu. Kimin ne olduğunu bilemem, çalıştıkça süreç bunları ortaya çıkarır. Mesela Duran Kalkan, ben Siyasal Bilgiler'de iken o da Ankara'daydı. Olayların başından beri hareketin içinde Adana/Saimbeyli, Türk bir arkadaşımız. Sırf bu nedenle ben onu ajan ilan edemem ki. Yine Cemil Bayık, başından beri mücadelenin içinde. Ben Cemil Bayık ile ilkeler doğrultusunda çalıştım, bir araya geldim. Ama ben olmasaydım, Cemil Bayık'ı kırk kez götürmüşlerdi. Bunlar böyle tuhaf insanlar'' ifadelerini kullanmıştı.<br />
Terörist başının açıklamalarının Kandil Dağı'nda bulunan örgüt mensupları arasında büyük rahatsızlığa yol açtığı ve sert tartışmaların yaşandığı kaydedildi.<br />
Terör örgütünün Avrupa sorumlusu ve ''kasası'' iken ''zimmetine para geçirdiği, Avrupa'daki örgüt kadrolarını Kandil aleyhine örgütleyerek örgüt içi hizipleşmeye neden olduğu, örgüt politikasına aykırı hareket ettiği ve kendi geleceğini garanti altına almak için gizli servislerle iş birliği yaptığı'' gerekçesiyle geçen yıl görevden alınan ''Ali'' kod adlı Rıza Altun, ''soruşturmaya tabi tutulmak üzere'' Kandil'e çağrılmıştı.<br />
Yine terör örgütünün Rusya eski sorumlusu ''Mahir Welat'' kod adlı Numan Uçar'ın da ''Rus Gizli Servisi''nin himayesine girdiği, terör örgütü elebaşı Öcalan'ın yakalanmasında gizli servislerle iş birliği yaptığı gerekçesiyle hakkında örgüt tarafından ''infaz'' kararı çıkarılmıştı.<br />
Terör örgütünün Avrupa sorumlusu ''Kani Yılmaz'' kod adlı Faysal Dunlayıcı ise terörist Öcalan'a Avrupa'da sığınacak yer bulamadığı ve ''gizli servislerle iş birliği yaptığı'' için örgüt tarafından ''hain'' ilan edilerek, terörist Murat Karayılan tarafından görevlendirilen tetikçilerce otomobili havaya uçurularak öldürülmüştü.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Terör örgütü PKK fena karıştı. Abdullah Öcalan'ın, terör örgütünün bazı üst düzey kadroları hakkında avukatları aracılığıyla yaptığı değerlendirmeler ''şok etkisi'' yarattı.</span><br />
Avukatları aracılığıyla kamuoyuna açıklamalarda bulunan terörist başı Abdullah Öcalan'ın, terör örgütünün bazı üst düzey kadroları hakkında yaptığı değerlendirmelerin ''şok etkisi'' yarattığı bildirildi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Terör örgütü elebaşı Öcalan</span> açıklamasında, ''Ben insanlarla ilkeler doğrultusunda bir araya gelir, çalışırım. Çalışma tarzım bu. Kimin ne olduğunu bilemem, çalıştıkça süreç bunları ortaya çıkarır. Mesela Duran Kalkan, ben Siyasal Bilgiler'de iken o da Ankara'daydı. Olayların başından beri hareketin içinde Adana/Saimbeyli, Türk bir arkadaşımız. Sırf bu nedenle ben onu ajan ilan edemem ki. Yine Cemil Bayık, başından beri mücadelenin içinde. Ben Cemil Bayık ile ilkeler doğrultusunda çalıştım, bir araya geldim. Ama ben olmasaydım, Cemil Bayık'ı kırk kez götürmüşlerdi. Bunlar böyle tuhaf insanlar'' ifadelerini kullanmıştı.<br />
Terörist başının açıklamalarının Kandil Dağı'nda bulunan örgüt mensupları arasında büyük rahatsızlığa yol açtığı ve sert tartışmaların yaşandığı kaydedildi.<br />
Terör örgütünün Avrupa sorumlusu ve ''kasası'' iken ''zimmetine para geçirdiği, Avrupa'daki örgüt kadrolarını Kandil aleyhine örgütleyerek örgüt içi hizipleşmeye neden olduğu, örgüt politikasına aykırı hareket ettiği ve kendi geleceğini garanti altına almak için gizli servislerle iş birliği yaptığı'' gerekçesiyle geçen yıl görevden alınan ''Ali'' kod adlı Rıza Altun, ''soruşturmaya tabi tutulmak üzere'' Kandil'e çağrılmıştı.<br />
Yine terör örgütünün Rusya eski sorumlusu ''Mahir Welat'' kod adlı Numan Uçar'ın da ''Rus Gizli Servisi''nin himayesine girdiği, terör örgütü elebaşı Öcalan'ın yakalanmasında gizli servislerle iş birliği yaptığı gerekçesiyle hakkında örgüt tarafından ''infaz'' kararı çıkarılmıştı.<br />
Terör örgütünün Avrupa sorumlusu ''Kani Yılmaz'' kod adlı Faysal Dunlayıcı ise terörist Öcalan'a Avrupa'da sığınacak yer bulamadığı ve ''gizli servislerle iş birliği yaptığı'' için örgüt tarafından ''hain'' ilan edilerek, terörist Murat Karayılan tarafından görevlendirilen tetikçilerce otomobili havaya uçurularak öldürülmüştü.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Emekliler dikkat!]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Emekliler-dikkat-11881</link>
			<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 10:34:27 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=431">asi cafe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Emekliler-dikkat-11881</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eczaneden ilaç alırken 600 YTL'lik muayene ücretiyle karşı karşıya kalabilirsiniz!</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türk Eczacıları Birliği</span> Saymanı Özgür Özel, biriken muayene ücretlerine karşı uyarıda bulundu. İlacı doktorun yazdığı reçeteden değil de kendi cebinden ödeyen hastaların muayene ücretlerinin sistemde bekleyerek bir sonraki reçeteye yansıdığını belirten Özel, &#8220;Bazen provizyon sistemlerinin hatalarından dolayı da defalarca kayıt yapılıyor. 60-80-120, hatta 600 YTL muayene ücreti çıkan hastalar oldu&#8221; dedi.<br />
<br />
Türk Eczacıları Birliği Saymanı Özgür Özel, ANKA&#8217;ya yaptığı açıklamada, muayene ücretlerinin eczaneler üzerinden tahsil edilmesinin birçok sorunu da beraberinde getirdiğini söyledi.<br />
Biriken muayene ücretlerinin zaman zaman hastaların karşısına eczanelerde yüklü meblalar olarak çıktığını kaydeden TEB Saymanı Özel, &#8220;Hasta eğer doktora gider de burada yazan reçeteyi değil de ilacı kendi cebinden alırsa muayene ücreti sistemde bekliyor ve bir sonraki reçeteye yansıyor. Ya da provizyon sistemlerinin hatalarından dolayı defalarca kayıt yapılıyor&#8221; dedi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TEB</span> Saymanı Özel, ilaç katkı payına muayene ücreti de eklendiğinde, ilacın parasından daha yüksek bir tutar ödemek durumunda kalan hastaların ilaç parasını direk ceplerinden ödediğini belirterek şunları söyledi:<br />
&#8220;Geçen dönemde bunu yoğun olarak yaşadık. Bir sonraki eczaneye gelişinde 10 YTL&#8217;nin katları şeklinde 60-80-120 YTL, hatta 600 YTL muayene ücreti çıkan hastalar oldu. Eczacı, ilaç eczacılık hizmeti ile hastaya danışmanlık görevini kendi şartlarında vermek zorunda olan, görevi o olan bir meslek grubu. Ama biz sağlık sisteminin her türlü sorununa bire bir hasta ile muhatap edilerek çözüm aranan bir noktaya itiliyoruz. Biz böyle bir şeyi reddediyoruz ve bu muayene ücreti tahsilatının üzerimizden kaldırılmasını istiyoruz.&#8221;<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-"EMEKLİLER DURUMDAN BİHABER"-</span><br />
Muayene ücretlerinin emekli hastaların maaşından kesildiğini kaydeden <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TEB</span> Saymanı Özgür Özel, emeklileri bekleyen tehlikeye de dikkat çekerek şöyle devam etti:<br />
&#8220;Hasta çalışıyor ise muayene ücreti eczaneler tarafından direk alınıyor. Çalışan grubundaki hasta yüksek muayene ücretlerinin farkına varabiliyor ve hata varsa düzeltilebiliyor. Eczacılar kendilerini bu konuda yönlendirebiliyorlar. Ama eğer hasta emekli ise maaşından kesiliyor. Ancak emekliler bunun farkına varamayabilir. Ekim ayının başından itibaren bu uygulanıyor. Maaştan kesilecek olan muayene ücretleri ciddi bir sıkıntı olarak emekli hastaları bekliyor.&#8221;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Eczaneden ilaç alırken 600 YTL'lik muayene ücretiyle karşı karşıya kalabilirsiniz!</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türk Eczacıları Birliği</span> Saymanı Özgür Özel, biriken muayene ücretlerine karşı uyarıda bulundu. İlacı doktorun yazdığı reçeteden değil de kendi cebinden ödeyen hastaların muayene ücretlerinin sistemde bekleyerek bir sonraki reçeteye yansıdığını belirten Özel, &#8220;Bazen provizyon sistemlerinin hatalarından dolayı da defalarca kayıt yapılıyor. 60-80-120, hatta 600 YTL muayene ücreti çıkan hastalar oldu&#8221; dedi.<br />
<br />
Türk Eczacıları Birliği Saymanı Özgür Özel, ANKA&#8217;ya yaptığı açıklamada, muayene ücretlerinin eczaneler üzerinden tahsil edilmesinin birçok sorunu da beraberinde getirdiğini söyledi.<br />
Biriken muayene ücretlerinin zaman zaman hastaların karşısına eczanelerde yüklü meblalar olarak çıktığını kaydeden TEB Saymanı Özel, &#8220;Hasta eğer doktora gider de burada yazan reçeteyi değil de ilacı kendi cebinden alırsa muayene ücreti sistemde bekliyor ve bir sonraki reçeteye yansıyor. Ya da provizyon sistemlerinin hatalarından dolayı defalarca kayıt yapılıyor&#8221; dedi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TEB</span> Saymanı Özel, ilaç katkı payına muayene ücreti de eklendiğinde, ilacın parasından daha yüksek bir tutar ödemek durumunda kalan hastaların ilaç parasını direk ceplerinden ödediğini belirterek şunları söyledi:<br />
&#8220;Geçen dönemde bunu yoğun olarak yaşadık. Bir sonraki eczaneye gelişinde 10 YTL&#8217;nin katları şeklinde 60-80-120 YTL, hatta 600 YTL muayene ücreti çıkan hastalar oldu. Eczacı, ilaç eczacılık hizmeti ile hastaya danışmanlık görevini kendi şartlarında vermek zorunda olan, görevi o olan bir meslek grubu. Ama biz sağlık sisteminin her türlü sorununa bire bir hasta ile muhatap edilerek çözüm aranan bir noktaya itiliyoruz. Biz böyle bir şeyi reddediyoruz ve bu muayene ücreti tahsilatının üzerimizden kaldırılmasını istiyoruz.&#8221;<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">-"EMEKLİLER DURUMDAN BİHABER"-</span><br />
Muayene ücretlerinin emekli hastaların maaşından kesildiğini kaydeden <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TEB</span> Saymanı Özgür Özel, emeklileri bekleyen tehlikeye de dikkat çekerek şöyle devam etti:<br />
&#8220;Hasta çalışıyor ise muayene ücreti eczaneler tarafından direk alınıyor. Çalışan grubundaki hasta yüksek muayene ücretlerinin farkına varabiliyor ve hata varsa düzeltilebiliyor. Eczacılar kendilerini bu konuda yönlendirebiliyorlar. Ama eğer hasta emekli ise maaşından kesiliyor. Ancak emekliler bunun farkına varamayabilir. Ekim ayının başından itibaren bu uygulanıyor. Maaştan kesilecek olan muayene ücretleri ciddi bir sıkıntı olarak emekli hastaları bekliyor.&#8221;]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BAZI İLLERİMİZDE BAYRAM NAMAZI VAKİTLERİ]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-BAZI-%C4%B0LLER%C4%B0M%C4%B0ZDE-BAYRAM-NAMAZI-VAK%C4%B0TLER%C4%B0-11803</link>
			<pubDate>Sun, 07 Dec 2008 11:47:31 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=431">asi cafe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-BAZI-%C4%B0LLER%C4%B0M%C4%B0ZDE-BAYRAM-NAMAZI-VAK%C4%B0TLER%C4%B0-11803</guid>
			<description><![CDATA[T.C.<br />
BAŞBAKANLIK<br />
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI<br />
ÜLKE : TURKIYE <br />
KOCAELI   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:37    7:58   <br />
 <br />
ISTANBUL   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:41    8:02   <br />
 <br />
ANKARA   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:25    7:43   <br />
 <br />
SAKARYA   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:35    7:56   <br />
 <br />
MERSIN   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:15    7:25   <br />
 <br />
SAMSUN   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:12    7:34   <br />
 <br />
TRABZON   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 6:58    7:19<br />
AKSARAY   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:19    7:32   <br />
 <br />
BILECIK   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:36    7:55   <br />
 <br />
CANAKKALE   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:50    8:09   <br />
 <br />
DIYARBAKIR   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 6:54    7:06   <br />
 <br />
DUZCE   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:32    7:53   <br />
 <br />
GUMUSHANE   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 6:59    7:18   <br />
 <br />
IZMIR   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:46    8:00   <br />
 <br />
KIRIKKALE   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:22    7:40]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[T.C.<br />
BAŞBAKANLIK<br />
DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI<br />
ÜLKE : TURKIYE <br />
KOCAELI   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:37    7:58   <br />
 <br />
ISTANBUL   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:41    8:02   <br />
 <br />
ANKARA   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:25    7:43   <br />
 <br />
SAKARYA   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:35    7:56   <br />
 <br />
MERSIN   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:15    7:25   <br />
 <br />
SAMSUN   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:12    7:34   <br />
 <br />
TRABZON   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 6:58    7:19<br />
AKSARAY   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:19    7:32   <br />
 <br />
BILECIK   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:36    7:55   <br />
 <br />
CANAKKALE   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:50    8:09   <br />
 <br />
DIYARBAKIR   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 6:54    7:06   <br />
 <br />
DUZCE   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:32    7:53   <br />
 <br />
GUMUSHANE   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 6:59    7:18   <br />
 <br />
IZMIR   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:46    8:00   <br />
 <br />
KIRIKKALE   ŞEHRİNİN   BAYRAM    NAMAZ VAKİTLERİ  <br />
30 EYLÜL 2008  <br />
RAMAZAN BAYRAMI<br />
 08 ARALIK 2008<br />
KURBAN BAYRAMI  <br />
 7:22    7:40]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[5 Günlük Hava Tahmin (Haritalı)]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-5-G%C3%BCnl%C3%BCk-Hava-Tahmin-Harital%C4%B1-11737</link>
			<pubDate>Mon, 01 Dec 2008 10:10:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=431">asi cafe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-5-G%C3%BCnl%C3%BCk-Hava-Tahmin-Harital%C4%B1-11737</guid>
			<description><![CDATA[<a href="http://dmi.gov.tr/tahmin/turkiye.aspx" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">hava tahmin raporu</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://dmi.gov.tr/tahmin/turkiye.aspx" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">hava tahmin raporu</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[şehrimizde hava durumu]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-%C5%9Fehrimizde-hava-durumu-11709</link>
			<pubDate>Sat, 29 Nov 2008 10:18:13 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=431">asi cafe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-%C5%9Fehrimizde-hava-durumu-11709</guid>
			<description><![CDATA[29 Kasım 2008 Cumartesi<br />
ÇOK BULUTLU<br />
Sıcaklık : 12&#730;CHissedilen : 0&#730;C<br />
Rüzgar : G.Dogudan 5 km/sa<br />
Nem : 46%<br />
<br />
30 Kasım 2008 Pazar<br />
ÇOK BULUTLU<br />
Sıcaklık : 6&#730;CHissedilen : 18&#730;C<br />
Rüzgar : - <br />
Nem : - <br />
<br />
01 Aralık 2008 Pazartesi<br />
SISLI<br />
Sıcaklık : 7&#730;CHissedilen : 19&#730;C<br />
Rüzgar : - <br />
Nem : -]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[29 Kasım 2008 Cumartesi<br />
ÇOK BULUTLU<br />
Sıcaklık : 12&#730;CHissedilen : 0&#730;C<br />
Rüzgar : G.Dogudan 5 km/sa<br />
Nem : 46%<br />
<br />
30 Kasım 2008 Pazar<br />
ÇOK BULUTLU<br />
Sıcaklık : 6&#730;CHissedilen : 18&#730;C<br />
Rüzgar : - <br />
Nem : - <br />
<br />
01 Aralık 2008 Pazartesi<br />
SISLI<br />
Sıcaklık : 7&#730;CHissedilen : 19&#730;C<br />
Rüzgar : - <br />
Nem : -]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İşkence yetmedi, anlatılmasına dava açıldı]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-%C4%B0%C5%9Fkence-yetmedi-anlat%C4%B1lmas%C4%B1na-dava-a%C3%A7%C4%B1ld%C4%B1-11703</link>
			<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 13:50:26 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=431">asi cafe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-%C4%B0%C5%9Fkence-yetmedi-anlat%C4%B1lmas%C4%B1na-dava-a%C3%A7%C4%B1ld%C4%B1-11703</guid>
			<description><![CDATA[Nurettin Yılmaz, 1938&#8217;de Cizre&#8217;de doğmuş. Cizre Merkez ilkokuluna kaydolana kadar tek kelime Türkçe bilmiyormuş. Oradan çıkıp Cizre Lisesi&#8217;nde edebiyat öğretmenliği, Ankara&#8217;da avukatlık, CHP milletvekilliği aşamalarına ilerlemesi kolay olmamış.<br />
1975 yılında Viranşehir&#8217;de bir grup kaçakçının, kaçakçılıktan nemalanan bir karakol komutanı tarafından yakalanacağını anlayınca öldürülmesini Meclis&#8217;e taşıma konusunda Bülent Ecevit ile ters düşünce CHP&#8217;den ayrılmış.<br />
12 Eylül 1980 darbesini Mardin Bağımsız Milletvekili olarak hâlâ dünyanın en kötü 10 cezaevi arasında anılan Diyarbakır Cezaevinde yaşamış. Hem de ne yaşamak! <br />
Daha bir süre önce Cumhurbaşkanı adayı gösterilip 80 oy almış bir milletvekili olarak girdiği cezaevinde bildiğiniz ne varsa o gelmiş başına. Cop işkencesinden kaba dayağa, başının dışkı içine sokulup nefessiz bırakılmasına dek, bildiğiniz, duyduğunuz her eziyete maruz kalmış. Barış Derneği davasından yargılanmış, beraat etmiş.<br />
Çıkınca, askeri yönetim ardından yeniden siyasete dönmek istediği SHP&#8217;den (Erdal İnönü&#8217;nün davetine karşın) Kürtçü damgası vurularak aday gösterilmemesi üzerine, Turgut Özal onu ANAP&#8217;a davet etmiş. 1994&#8217;e kadar da ANAP milletvekili olarak Meclis&#8217;te kalmış.<br />
Bunları 2007 Haziran ayında &#8216;Yakın Tarihin Tanığıyım&#8217; adı altında kitaplaştırmış. (Kitapta çok renkli anektodlar var. Örneğin  76-77 yıllarında Cebeci&#8217;de bir kebapçıda seçmenleriyle yemek yerken bir kaç arkadaşıyla yanlarına yaklaşan ve onları pasif bularak Marksist propaganda yapan Abdullah Öcalan adlı gençten, Mesud Barzani ve Celal Talabani ile ahbaplığa dek çarpıcı hatıralar anlatılıyor.<br />
CNN Türk&#8217;teki &#8216;Oradaydım&#8217; programının yapımcısı Barış Pehlivan da Nurettin Yılmaz&#8217;la bir çekim yaparak meşum Diyarbakır Cezaevi ve bir milletvekilinin askeri yönetimde orada maruz kaldıklarını belgelemeye karar vermiş. Program 24 Temmuz 2007&#8217;de, saat 18:00&#8217;de yayınlanmış.<br />
Programın üzerinden 8 ay geçtikten sonra, Cumhuriyet Savcısı Ali Çakır, 29 Mart 2008 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına bir iddianame sunmuş.<br />
Nurettin Yılmaz hakkında, 1980-84 arasında Diyarbakır Cezaevinde çektiği işkenceyi anlattığı için, Barış Pehlivan hakkında da, aynen iddianameden alıntılıyorum, &#8220;bu fikir ve düşüncelerin kamuoyuna duyurulmasına yeterli vasıtaları tedarik edip yayınlanmasına aracılık ettiği için&#8221; dava açılmış. Gerekçe savcı tarafından &#8220;halkın bir kesimini diğerine karşı düşmanlığa tahrik edecek&#8221; şekilde, &#8220;ülkemizde dış güçlerce yürütülen bölücü ve yıkıcı propagandanın bir parçası niteliğinde&#8221; görülmesi ve &#8220;kamu güvenliği yönünden yakın tehlikelere yol açacak nitelikte&#8221; bulunması. Kısaca savcı, Yılmaz ve Pehlivan Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 37, 216/1, 218 ve 53&#8217;üncü maddelerini ihlalden, &#8220;Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme&#8221; suçlamasıyla mahkûm edilmesini istiyor.<br />
Yılmaz, Ankara 19&#8217;uncu Asliye Ceza Mahkemesi aracılığıyla Bakırköy 21&#8217;inci Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;ne gönderdiği ifadesinde davayı &#8220;trajikomik bir hukuk skandal&#8221; olarak niteliyor ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;ne götürülebilecek tipik bir dava olduğunu söylüyor. Duruşma 18 Kasım&#8217;da İstanbul, Bakırköy&#8217;de yapılacak.<br />
Avrupa Birliği ile 2002-2005 döneminde yaşadığımız cicim ayları ardından insan hakları ve ifade özgürlüğü alanında geriye gitmekte olduğumuzun son örneklerinden biri bu davadır.<br />
<br />
İlhan Erdost&#8217;u hatırlayalım<br />
Ağabeyi Muzaffer Erdost ile birlikte yıllarca Sol ve Onur yayınlarını yürüten İlhan Erdost, 12 Eylül 1980 darbesini takip eden günlerde gözaltına alındı. Onu öfkeyle dövmeye başlayanların gözündeki affedilmez suçu, yayınladığı kitaplardı.<br />
Diyarbakır Cezaevi kadar olmasa da en gaddar işkencelerin yatağı olarak adı çıkan Ankara Mamak Askeri Cezaevi&#8217;nde 7 Kasım 1980 günü dayak atılarak öldürüldü. <br />
Aradan 28 koca yıl geçti.<br />
Önceki akşam, ODTÜ&#8217;de, sevgili U3 anfimizde Öğrenci Temsilcileri Konseyi, Mezunlar Derneği ve Öğretim Elemanları Derneği&#8217;nin düzenlediği aylık toplantıların ilkinde, Prof Dr Ahmet İnam, Prof Dr Mustafa Tokyay ile konuşuyorduk. İzleyen yüzlerce ODTÜ&#8217;lü arasından fidan gibi gencecik bir kız öğrenci söz aldı. &#8220;Yarın&#8221; dedi, &#8220;İlhan Erdost&#8217;un öldürülmesinin yıldönümü. Onu hatırlayalım.&#8221;<br />
Erdost öldürüldüğünde, bugünün üniversite öğrencileri henüz analarının rahmine düşmemişti. Hatırlıyoruz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Nurettin Yılmaz, 1938&#8217;de Cizre&#8217;de doğmuş. Cizre Merkez ilkokuluna kaydolana kadar tek kelime Türkçe bilmiyormuş. Oradan çıkıp Cizre Lisesi&#8217;nde edebiyat öğretmenliği, Ankara&#8217;da avukatlık, CHP milletvekilliği aşamalarına ilerlemesi kolay olmamış.<br />
1975 yılında Viranşehir&#8217;de bir grup kaçakçının, kaçakçılıktan nemalanan bir karakol komutanı tarafından yakalanacağını anlayınca öldürülmesini Meclis&#8217;e taşıma konusunda Bülent Ecevit ile ters düşünce CHP&#8217;den ayrılmış.<br />
12 Eylül 1980 darbesini Mardin Bağımsız Milletvekili olarak hâlâ dünyanın en kötü 10 cezaevi arasında anılan Diyarbakır Cezaevinde yaşamış. Hem de ne yaşamak! <br />
Daha bir süre önce Cumhurbaşkanı adayı gösterilip 80 oy almış bir milletvekili olarak girdiği cezaevinde bildiğiniz ne varsa o gelmiş başına. Cop işkencesinden kaba dayağa, başının dışkı içine sokulup nefessiz bırakılmasına dek, bildiğiniz, duyduğunuz her eziyete maruz kalmış. Barış Derneği davasından yargılanmış, beraat etmiş.<br />
Çıkınca, askeri yönetim ardından yeniden siyasete dönmek istediği SHP&#8217;den (Erdal İnönü&#8217;nün davetine karşın) Kürtçü damgası vurularak aday gösterilmemesi üzerine, Turgut Özal onu ANAP&#8217;a davet etmiş. 1994&#8217;e kadar da ANAP milletvekili olarak Meclis&#8217;te kalmış.<br />
Bunları 2007 Haziran ayında &#8216;Yakın Tarihin Tanığıyım&#8217; adı altında kitaplaştırmış. (Kitapta çok renkli anektodlar var. Örneğin  76-77 yıllarında Cebeci&#8217;de bir kebapçıda seçmenleriyle yemek yerken bir kaç arkadaşıyla yanlarına yaklaşan ve onları pasif bularak Marksist propaganda yapan Abdullah Öcalan adlı gençten, Mesud Barzani ve Celal Talabani ile ahbaplığa dek çarpıcı hatıralar anlatılıyor.<br />
CNN Türk&#8217;teki &#8216;Oradaydım&#8217; programının yapımcısı Barış Pehlivan da Nurettin Yılmaz&#8217;la bir çekim yaparak meşum Diyarbakır Cezaevi ve bir milletvekilinin askeri yönetimde orada maruz kaldıklarını belgelemeye karar vermiş. Program 24 Temmuz 2007&#8217;de, saat 18:00&#8217;de yayınlanmış.<br />
Programın üzerinden 8 ay geçtikten sonra, Cumhuriyet Savcısı Ali Çakır, 29 Mart 2008 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına bir iddianame sunmuş.<br />
Nurettin Yılmaz hakkında, 1980-84 arasında Diyarbakır Cezaevinde çektiği işkenceyi anlattığı için, Barış Pehlivan hakkında da, aynen iddianameden alıntılıyorum, &#8220;bu fikir ve düşüncelerin kamuoyuna duyurulmasına yeterli vasıtaları tedarik edip yayınlanmasına aracılık ettiği için&#8221; dava açılmış. Gerekçe savcı tarafından &#8220;halkın bir kesimini diğerine karşı düşmanlığa tahrik edecek&#8221; şekilde, &#8220;ülkemizde dış güçlerce yürütülen bölücü ve yıkıcı propagandanın bir parçası niteliğinde&#8221; görülmesi ve &#8220;kamu güvenliği yönünden yakın tehlikelere yol açacak nitelikte&#8221; bulunması. Kısaca savcı, Yılmaz ve Pehlivan Türk Ceza Kanunu&#8217;nun 37, 216/1, 218 ve 53&#8217;üncü maddelerini ihlalden, &#8220;Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme&#8221; suçlamasıyla mahkûm edilmesini istiyor.<br />
Yılmaz, Ankara 19&#8217;uncu Asliye Ceza Mahkemesi aracılığıyla Bakırköy 21&#8217;inci Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;ne gönderdiği ifadesinde davayı &#8220;trajikomik bir hukuk skandal&#8221; olarak niteliyor ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;ne götürülebilecek tipik bir dava olduğunu söylüyor. Duruşma 18 Kasım&#8217;da İstanbul, Bakırköy&#8217;de yapılacak.<br />
Avrupa Birliği ile 2002-2005 döneminde yaşadığımız cicim ayları ardından insan hakları ve ifade özgürlüğü alanında geriye gitmekte olduğumuzun son örneklerinden biri bu davadır.<br />
<br />
İlhan Erdost&#8217;u hatırlayalım<br />
Ağabeyi Muzaffer Erdost ile birlikte yıllarca Sol ve Onur yayınlarını yürüten İlhan Erdost, 12 Eylül 1980 darbesini takip eden günlerde gözaltına alındı. Onu öfkeyle dövmeye başlayanların gözündeki affedilmez suçu, yayınladığı kitaplardı.<br />
Diyarbakır Cezaevi kadar olmasa da en gaddar işkencelerin yatağı olarak adı çıkan Ankara Mamak Askeri Cezaevi&#8217;nde 7 Kasım 1980 günü dayak atılarak öldürüldü. <br />
Aradan 28 koca yıl geçti.<br />
Önceki akşam, ODTÜ&#8217;de, sevgili U3 anfimizde Öğrenci Temsilcileri Konseyi, Mezunlar Derneği ve Öğretim Elemanları Derneği&#8217;nin düzenlediği aylık toplantıların ilkinde, Prof Dr Ahmet İnam, Prof Dr Mustafa Tokyay ile konuşuyorduk. İzleyen yüzlerce ODTÜ&#8217;lü arasından fidan gibi gencecik bir kız öğrenci söz aldı. &#8220;Yarın&#8221; dedi, &#8220;İlhan Erdost&#8217;un öldürülmesinin yıldönümü. Onu hatırlayalım.&#8221;<br />
Erdost öldürüldüğünde, bugünün üniversite öğrencileri henüz analarının rahmine düşmemişti. Hatırlıyoruz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İşte ilk milli Türk tankı altay]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-%C4%B0%C5%9Fte-ilk-milli-T%C3%BCrk-tank%C4%B1-altay-10827</link>
			<pubDate>Wed, 30 Jul 2008 09:34:33 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-%C4%B0%C5%9Fte-ilk-milli-T%C3%BCrk-tank%C4%B1-altay-10827</guid>
			<description><![CDATA[Hareket halindeyken atış yapıyor, 4 adet M48'in görevini yerine getiriyor, aralıksız 500 km yol gidiyor.<br />
Türk Silahlı Kuvvetleri'ni, bölgenin en güçlü ordusu haline getirecek ve dışa bağımlılığı azaltacak tarihi bir projenin daha ilk adımı atıldı. Havada F-16'ların modernizasyonu ve 5'inci nesil savaş uçağı, Atak Helikopteri; Denizde Denizaltı projesinin ardından Kara Kuvvetleri'nin hareket kabiliyetini artıracak "Milli Tank" projesine start verildi. TSK envanterinde bulunan eski tanklar yerine ilk milli tank Altay için Sakarya'da Arifiye'de düzenlenen törende imzalar atıldı. Proje ile Savunma Sanayisi Müsteşarlığı, Koç Holding bünyesindeki Otokar'ı Türkiye'nin ilk özgün ana muharebe tankının tasarımı için görevlendirdi.<br />
<br />
600 MÜHENDİS ÇALIŞACAK<br />
<br />
600'e yakın Ar-Ge mühendisinin görev yapacağı çalışma tamamlandıktan sonra, o günün teknolojisine göre üretilecek tank için yeniden ihaleye çıkılacak. Üretilecek tanka Altay ismi verilecek. Üretilecek bu tankların biri, şu an TSK envanterinde bulunan 4 adet M48'in görevini tek başına yerine getirebilecek nitelikte olacak. Mevcut tanklar azami 40 kilometre hız yapabilirken Altay'ın en az 90 kilometre hız yapması, aralıksız 500 kilometre dolayında yol gidebilmesi ve hareket halinde iken atış yapabilmesi hedefleniyor.<br />
<br />
"TÜRK SANAYİNİN TÜM YETENEKLERİ KULLANILACAK"<br />
<br />
Bu tür kara araçları için bundan sonraki hedefin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının hafif zırhlı araçlardan ana muharebe tankına kadar tamamının Türkiye'de üretilmesi olduğuna işaret eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
''Bu proje ile Türkiye'nin dünyanın önde gelen üreticileri arasına girmesine yönelik milli strateji kesinleştirilmiş olmaktadır. Proje kapsamında Türk savunma sanayinin bütün yetenekleri kullanılacaktır. Başta atış kontrol istemleri, silah ve zırh donanımı olmak üzere bir çok yüksek teknoloji içeren alt sistem kendi mühendislerimiz tarafından tasarlanacaktır. Bu proje ile savunma sanayi konusunda uzmanlaşmış bulunan kurumlarımız birikimlerini tahkim etme imkanına kavuşacaklardır.''<br />
<br />
Erdoğan, projenin, TSK'ya kazandıracağı modern harekat yeteneği yanında, askeri kara platformları alanında da elde edilen endüstriyel yetkinliğin daha ileri seviyelere taşınmasını da temin edeceğini söyledi.<br />
Projenin, sağlayacağı ihracat potansiyeli ile de ayrı bir öneme sahip olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
''Türkiye, Altay Projesi ile dünyanın sayılı tank üreticileri arasında yerini alacaktır. Böylece kendi savunma sanayimizin ürünü olan zırhlı ve taktik araçlara ilave olarak, ana muharebe tankını da dost ve müttefik ülke silahlı kuvvetlerine ihraç edebilecek konuma ulaşacağız. Bu durumun Türk savunma sanayinin dünya ölçeğinde rekabet edebilir bir kapasiteye ulaşmasının önemli adımlarından biri olduğu açıktır.<br />
Projenin bir diğer hedefi de savunma sanayi alanında ülkemizin dış politika öncelikleri paralelinde müşterek menfaatlere dayalı işbirliği modellerinin geliştirilmesi ve uygulamaya geçilmesidir. Bu doğrultuda proje kapsamında, dost ve kardeş ülke Kore Cumhuriyeti ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, ülkelerimiz arasındaki dostluğun ulaştığı noktayı göstermesi açısından önemlidir.''<br />
Hükümet olarak Türkiye'nin savunma sanayisinin geliştirilmesi için gerekli adımları atmayı sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, ''Türk Silahlı Kuvvetleri modernizasyon ihtiyaçlarının büyük bir oranını milli imkanlarla karşılanması hedefimizi hayata geçirmeye kararlıyız. Bölge barışının korunmasında destek olacak Altay tanklarının öngörülen zamandan önce geliştirilerek hizmete girmesi için yapacağınız çalışmalarda ben bütün kuruluşlarımıza özellikle şimdiden başarılar diliyorum. Altay Projesi'nin Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum'' diye konuştu.<br />
<br />
AA]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hareket halindeyken atış yapıyor, 4 adet M48'in görevini yerine getiriyor, aralıksız 500 km yol gidiyor.<br />
Türk Silahlı Kuvvetleri'ni, bölgenin en güçlü ordusu haline getirecek ve dışa bağımlılığı azaltacak tarihi bir projenin daha ilk adımı atıldı. Havada F-16'ların modernizasyonu ve 5'inci nesil savaş uçağı, Atak Helikopteri; Denizde Denizaltı projesinin ardından Kara Kuvvetleri'nin hareket kabiliyetini artıracak "Milli Tank" projesine start verildi. TSK envanterinde bulunan eski tanklar yerine ilk milli tank Altay için Sakarya'da Arifiye'de düzenlenen törende imzalar atıldı. Proje ile Savunma Sanayisi Müsteşarlığı, Koç Holding bünyesindeki Otokar'ı Türkiye'nin ilk özgün ana muharebe tankının tasarımı için görevlendirdi.<br />
<br />
600 MÜHENDİS ÇALIŞACAK<br />
<br />
600'e yakın Ar-Ge mühendisinin görev yapacağı çalışma tamamlandıktan sonra, o günün teknolojisine göre üretilecek tank için yeniden ihaleye çıkılacak. Üretilecek tanka Altay ismi verilecek. Üretilecek bu tankların biri, şu an TSK envanterinde bulunan 4 adet M48'in görevini tek başına yerine getirebilecek nitelikte olacak. Mevcut tanklar azami 40 kilometre hız yapabilirken Altay'ın en az 90 kilometre hız yapması, aralıksız 500 kilometre dolayında yol gidebilmesi ve hareket halinde iken atış yapabilmesi hedefleniyor.<br />
<br />
"TÜRK SANAYİNİN TÜM YETENEKLERİ KULLANILACAK"<br />
<br />
Bu tür kara araçları için bundan sonraki hedefin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının hafif zırhlı araçlardan ana muharebe tankına kadar tamamının Türkiye'de üretilmesi olduğuna işaret eden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şöyle devam etti:<br />
''Bu proje ile Türkiye'nin dünyanın önde gelen üreticileri arasına girmesine yönelik milli strateji kesinleştirilmiş olmaktadır. Proje kapsamında Türk savunma sanayinin bütün yetenekleri kullanılacaktır. Başta atış kontrol istemleri, silah ve zırh donanımı olmak üzere bir çok yüksek teknoloji içeren alt sistem kendi mühendislerimiz tarafından tasarlanacaktır. Bu proje ile savunma sanayi konusunda uzmanlaşmış bulunan kurumlarımız birikimlerini tahkim etme imkanına kavuşacaklardır.''<br />
<br />
Erdoğan, projenin, TSK'ya kazandıracağı modern harekat yeteneği yanında, askeri kara platformları alanında da elde edilen endüstriyel yetkinliğin daha ileri seviyelere taşınmasını da temin edeceğini söyledi.<br />
Projenin, sağlayacağı ihracat potansiyeli ile de ayrı bir öneme sahip olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:<br />
''Türkiye, Altay Projesi ile dünyanın sayılı tank üreticileri arasında yerini alacaktır. Böylece kendi savunma sanayimizin ürünü olan zırhlı ve taktik araçlara ilave olarak, ana muharebe tankını da dost ve müttefik ülke silahlı kuvvetlerine ihraç edebilecek konuma ulaşacağız. Bu durumun Türk savunma sanayinin dünya ölçeğinde rekabet edebilir bir kapasiteye ulaşmasının önemli adımlarından biri olduğu açıktır.<br />
Projenin bir diğer hedefi de savunma sanayi alanında ülkemizin dış politika öncelikleri paralelinde müşterek menfaatlere dayalı işbirliği modellerinin geliştirilmesi ve uygulamaya geçilmesidir. Bu doğrultuda proje kapsamında, dost ve kardeş ülke Kore Cumhuriyeti ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, ülkelerimiz arasındaki dostluğun ulaştığı noktayı göstermesi açısından önemlidir.''<br />
Hükümet olarak Türkiye'nin savunma sanayisinin geliştirilmesi için gerekli adımları atmayı sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, ''Türk Silahlı Kuvvetleri modernizasyon ihtiyaçlarının büyük bir oranını milli imkanlarla karşılanması hedefimizi hayata geçirmeye kararlıyız. Bölge barışının korunmasında destek olacak Altay tanklarının öngörülen zamandan önce geliştirilerek hizmete girmesi için yapacağınız çalışmalarda ben bütün kuruluşlarımıza özellikle şimdiden başarılar diliyorum. Altay Projesi'nin Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, sizleri saygıyla selamlıyorum'' diye konuştu.<br />
<br />
AA]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[beylikdüzünde patlama]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-beylikd%C3%BCz%C3%BCnde-patlama-10429</link>
			<pubDate>Mon, 16 Jun 2008 09:25:05 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-beylikd%C3%BCz%C3%BCnde-patlama-10429</guid>
			<description><![CDATA[Olay, saat 20.30 sırasında Cumhuriyet Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Yeşil Vadi Çay Bahçesi'nde meydana geldi. Bahçenin yanındaki bir kulübeye konulan ses bombası büyük bir gürültü ile patladı. Çay bahçesinde bulunan vatandaşların yoğunluğu nedeniyle büyük bir panik yaşanırken, bölgeye çay bahçesinin yaklaşık 300 metre yakınında bulunan jandarma komutanlığından askerler sevk edildi. Patlamanın etkisiyle bazı vatandaşlar yaralanırken, çay bahçesinde bulunan masa, sandalye ve aksesuarlar etrafa saçılırdı. Jandarma ekipleri olay yerinde inceleme çalışması başlatarak, bölge güvenlik kordonu altına aldı. Patlamanın meydana geldiği sırada kulübenin yanından aracı ile geçmekte olan Fatih Burak, "Ben, arabamla geçerken yüksek gürültü ile patlama meydana geldi. Ses o kadar çoktu ki, aracımın hava yastığı patladı. Ne olduğunu anlayamadım. Bir kaç kişinin yaralı olduğunu gördüm" dedi. Patlama esnasında otomobilinden çıkmakta olan Murat Ağdağ ise, "Patlama nedeniyle çok yüksek bir ses geldi. Tam o sırada kapıyı açmıştım. Patlamanın etkisiyle saçlarım dibinden fırladı. Bir baktım ki, saçlarımın bir kısmı dökülmüş. Şu anda omuzlarım dökülmüş saçlarımla doldu" dedi. Patlama sebebiyle yaralanan 8 kişinin yakında özel bir hastaneye götürüldüğü bildirildi.<br />
<br />
tgrthaber]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Olay, saat 20.30 sırasında Cumhuriyet Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Yeşil Vadi Çay Bahçesi'nde meydana geldi. Bahçenin yanındaki bir kulübeye konulan ses bombası büyük bir gürültü ile patladı. Çay bahçesinde bulunan vatandaşların yoğunluğu nedeniyle büyük bir panik yaşanırken, bölgeye çay bahçesinin yaklaşık 300 metre yakınında bulunan jandarma komutanlığından askerler sevk edildi. Patlamanın etkisiyle bazı vatandaşlar yaralanırken, çay bahçesinde bulunan masa, sandalye ve aksesuarlar etrafa saçılırdı. Jandarma ekipleri olay yerinde inceleme çalışması başlatarak, bölge güvenlik kordonu altına aldı. Patlamanın meydana geldiği sırada kulübenin yanından aracı ile geçmekte olan Fatih Burak, "Ben, arabamla geçerken yüksek gürültü ile patlama meydana geldi. Ses o kadar çoktu ki, aracımın hava yastığı patladı. Ne olduğunu anlayamadım. Bir kaç kişinin yaralı olduğunu gördüm" dedi. Patlama esnasında otomobilinden çıkmakta olan Murat Ağdağ ise, "Patlama nedeniyle çok yüksek bir ses geldi. Tam o sırada kapıyı açmıştım. Patlamanın etkisiyle saçlarım dibinden fırladı. Bir baktım ki, saçlarımın bir kısmı dökülmüş. Şu anda omuzlarım dökülmüş saçlarımla doldu" dedi. Patlama sebebiyle yaralanan 8 kişinin yakında özel bir hastaneye götürüldüğü bildirildi.<br />
<br />
tgrthaber]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karadeniz'de 10 milyar varil petrol var]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Karadeniz-de-10-milyar-varil-petrol-var-10386</link>
			<pubDate>Sat, 14 Jun 2008 12:29:23 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Karadeniz-de-10-milyar-varil-petrol-var-10386</guid>
			<description><![CDATA[Karadeniz'de 10 milyar varil petrol var<br />
TPAO, petrol arama çalışmalarıyla ilgili umut dolu açıklamalarda bulundu<br />
14.06.2008  <br />
2010 yılından itibaren Karadeniz'de sondajlara başlanacağını belirten Uysal, buradan 10 milyar varillik petrol rezervi beklediklerini söyledi. Eğer sondaj çalışmaları başarılı olursa Türkiye'nin tüm petrol ihtiyacını Karadeniz'den karşılamak mümkün hale gelecek. Halen ham petrolün varil fiyatı 135 doların üzerinde. 10 milyar varil rezerv bugünkü fiyatla yaklaşık 1 trilyon 350 milyar dolarlık değere karşılık geliyor. TPAO, Karadeniz'deki çalışmalarını açık denizlerdeki petrol arama faaliyetlerindeki başarıyla adından söz ettiren Brezilya'nın milli petrol şirketi Petrobras'la birlikte yürütüyor. Petrobras, Sinop açıklarında süren çalışmalarda sadece bu bölgeden 5 milyar varillik rezerv bekliyor. Şimdiye kadar çalışmalar için yaklaşık 500 milyon dolardan fazla yatırım yapıldı. 3. Türk-Arap Ekonomi Fuarı'nda konuşan Mehmet Uysal, "Eğer çalışmalar sonucunda Karadeniz'de tahmin edildiği kadar rezerv varsa 2015'te Türkiye'nin ihtiyacını yarıya indirir, Cumhuriyet'in 100. kuruluş yıldönümünde ise ihtiyacın tamamını karşılar." dedi. Ekonomi Servisi<br />
<br />
Suriye ile ortak petrol arayacağız<br />
<br />
Panel sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, Suriye'nin ulusal petrol şirketi ile ortaklık kurma kararı aldıklarını açıkladı. Anlaşma kapsamında Suriye topraklarında ve Akdeniz'de ortak petrol arama çalışmaları yapılacağını kaydetti. Suriye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sufian Alaw ise Türkiye ile Suriye arasında birkaç gün sonra ortak bir şirketin oluşturulmasını ilan edeceklerini bildirdi. Alaw, Suriye'de petrol rafinerileri yapılması ve kurulmasına ilişkin planları da bulunduğunu ifade ederek, Türkiye ile bu alanda da işbirliği yapabileceklerini aktardı. Alaw ayrıca, "Nükleer enerji alanında da Türkiye ile işbirliğine gidebiliriz." diye konuştu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler de Irak'ın Akkas bölgesindeki doğalgazın çıkarılması ve kullanılması noktasında Suriye, Irak, Türkiye olarak 3'lü görüşmelerin sürdüğünü söyledi. <br />
 <br />
<br />
Zaman]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Karadeniz'de 10 milyar varil petrol var<br />
TPAO, petrol arama çalışmalarıyla ilgili umut dolu açıklamalarda bulundu<br />
14.06.2008  <br />
2010 yılından itibaren Karadeniz'de sondajlara başlanacağını belirten Uysal, buradan 10 milyar varillik petrol rezervi beklediklerini söyledi. Eğer sondaj çalışmaları başarılı olursa Türkiye'nin tüm petrol ihtiyacını Karadeniz'den karşılamak mümkün hale gelecek. Halen ham petrolün varil fiyatı 135 doların üzerinde. 10 milyar varil rezerv bugünkü fiyatla yaklaşık 1 trilyon 350 milyar dolarlık değere karşılık geliyor. TPAO, Karadeniz'deki çalışmalarını açık denizlerdeki petrol arama faaliyetlerindeki başarıyla adından söz ettiren Brezilya'nın milli petrol şirketi Petrobras'la birlikte yürütüyor. Petrobras, Sinop açıklarında süren çalışmalarda sadece bu bölgeden 5 milyar varillik rezerv bekliyor. Şimdiye kadar çalışmalar için yaklaşık 500 milyon dolardan fazla yatırım yapıldı. 3. Türk-Arap Ekonomi Fuarı'nda konuşan Mehmet Uysal, "Eğer çalışmalar sonucunda Karadeniz'de tahmin edildiği kadar rezerv varsa 2015'te Türkiye'nin ihtiyacını yarıya indirir, Cumhuriyet'in 100. kuruluş yıldönümünde ise ihtiyacın tamamını karşılar." dedi. Ekonomi Servisi<br />
<br />
Suriye ile ortak petrol arayacağız<br />
<br />
Panel sonrası gazetecilerin sorularını cevaplayan TPAO Genel Müdürü Mehmet Uysal, Suriye'nin ulusal petrol şirketi ile ortaklık kurma kararı aldıklarını açıkladı. Anlaşma kapsamında Suriye topraklarında ve Akdeniz'de ortak petrol arama çalışmaları yapılacağını kaydetti. Suriye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sufian Alaw ise Türkiye ile Suriye arasında birkaç gün sonra ortak bir şirketin oluşturulmasını ilan edeceklerini bildirdi. Alaw, Suriye'de petrol rafinerileri yapılması ve kurulmasına ilişkin planları da bulunduğunu ifade ederek, Türkiye ile bu alanda da işbirliği yapabileceklerini aktardı. Alaw ayrıca, "Nükleer enerji alanında da Türkiye ile işbirliğine gidebiliriz." diye konuştu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler de Irak'ın Akkas bölgesindeki doğalgazın çıkarılması ve kullanılması noktasında Suriye, Irak, Türkiye olarak 3'lü görüşmelerin sürdüğünü söyledi. <br />
 <br />
<br />
Zaman]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[POLİS LOJMANLARINA ROKETATARLI SALDIRI BİRİ POLİS EŞİ 5 KİŞİ YARALI]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-POL%C4%B0S-LOJMANLARINA-ROKETATARLI-SALDIRI-B%C4%B0R%C4%B0-POL%C4%B0S-E%C5%9E%C4%B0-5-K%C4%B0%C5%9E%C4%B0-YARALI-10381</link>
			<pubDate>Sat, 14 Jun 2008 09:52:30 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-POL%C4%B0S-LOJMANLARINA-ROKETATARLI-SALDIRI-B%C4%B0R%C4%B0-POL%C4%B0S-E%C5%9E%C4%B0-5-K%C4%B0%C5%9E%C4%B0-YARALI-10381</guid>
			<description><![CDATA[Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Devlet Hastanesi yanında bulunan Emniyet Müdürlüğü'ne ait lojmanlara yönelik roketli saldırı gerçekleştirildi.<br />
<br />
Hakkari Valisi Ayhan Nasuhbeyoğlu'nun yaptığı açıklamada, PKK'lı teröristlerce ilçe merkezindeki polis lojmanına saldırı düzenlendiğini belirtti.<br />
<br />
PKK'lı teröristlerce düzenlenen saldırıda 5 kişi yaralandı.<br />
<br />
Nasuhbeyoğlu yaralananlardan birinin bir polis eşi olduğunu ve ağır yaralı olarak Van'a sevk edildiğini diğer yaralıların ise Yüksekova Devlet Hastanesi'nde ayakta tedavi edildiğini söyledi.<br />
<br />
Saldırının ardından polisler teröristlere silahlarla karşılık verdi. Olayın ardından bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.<br />
<br />
Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki polis lojmanlarına yapılan roketli saldırının ardından durumu ağır olan polis memurunun eşi askeri helikopterle Van'a getirildi.<br />
<br />
Alınan bilgiye göre, yaralılardan durumu ağır oylan Aynur Madak isimli polis memurunun eşi askeri helikopterle Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı'na bağlı Helikopter Filosu'na götürüldü. Burada hazır bekleyen 112 Acil Servis ekipleri yaralıyı Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'ne götürülerek tedavi altına alındı. Yaralı Madak, hastaneye gelmedi önce Van Emniyet Müdürlüğü'nde görevli çok sayıda polis memuru kan vermek için hastaneye akın etti.<br />
<br />
GÖRÜNTÜ: İHA<br />
<br />
Ayrıntılar geliyor<br />
<br />
<a href="http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=36241&amp;k_A=haberturk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">ilk görüntüler</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde Devlet Hastanesi yanında bulunan Emniyet Müdürlüğü'ne ait lojmanlara yönelik roketli saldırı gerçekleştirildi.<br />
<br />
Hakkari Valisi Ayhan Nasuhbeyoğlu'nun yaptığı açıklamada, PKK'lı teröristlerce ilçe merkezindeki polis lojmanına saldırı düzenlendiğini belirtti.<br />
<br />
PKK'lı teröristlerce düzenlenen saldırıda 5 kişi yaralandı.<br />
<br />
Nasuhbeyoğlu yaralananlardan birinin bir polis eşi olduğunu ve ağır yaralı olarak Van'a sevk edildiğini diğer yaralıların ise Yüksekova Devlet Hastanesi'nde ayakta tedavi edildiğini söyledi.<br />
<br />
Saldırının ardından polisler teröristlere silahlarla karşılık verdi. Olayın ardından bölgede geniş çaplı operasyon başlatıldı.<br />
<br />
Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki polis lojmanlarına yapılan roketli saldırının ardından durumu ağır olan polis memurunun eşi askeri helikopterle Van'a getirildi.<br />
<br />
Alınan bilgiye göre, yaralılardan durumu ağır oylan Aynur Madak isimli polis memurunun eşi askeri helikopterle Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı'na bağlı Helikopter Filosu'na götürüldü. Burada hazır bekleyen 112 Acil Servis ekipleri yaralıyı Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi'ne götürülerek tedavi altına alındı. Yaralı Madak, hastaneye gelmedi önce Van Emniyet Müdürlüğü'nde görevli çok sayıda polis memuru kan vermek için hastaneye akın etti.<br />
<br />
GÖRÜNTÜ: İHA<br />
<br />
Ayrıntılar geliyor<br />
<br />
<a href="http://video.haberturk.com/Video.aspx?v_ID=36241&amp;k_A=haberturk" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">ilk görüntüler</a>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Türk ordusu çekilseydi sorun çözülürdü]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-T%C3%BCrk-ordusu-%C3%A7ekilseydi-sorun-%C3%A7%C3%B6z%C3%BCl%C3%BCrd%C3%BC-10380</link>
			<pubDate>Fri, 13 Jun 2008 09:50:12 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-T%C3%BCrk-ordusu-%C3%A7ekilseydi-sorun-%C3%A7%C3%B6z%C3%BCl%C3%BCrd%C3%BC-10380</guid>
			<description><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Talat'tan ilginç açıklama..<br />
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 23 Mayıs tarihinde Rum kesimi lideri Dimitri Hristofyas&#8217;la bir araya gelerek siyasi eşitliğe dayanan 2 bölgeli ve 2 kesimli Kıbrıs Birleşik Federal Cumhuriyeti&#8217;nin kurulması konusunda görüş birliğine vardı. Şimdi Ada&#8217;da müzakarelerin tekrar 21 Haziran&#8217;da başlayıp başlamayacağı konuşuluyor. KKTC Cumhurbaşkanı Talat, VATAN&#8217;a Kıbrıs&#8217;taki değişim rüzgarlarını değerlendirdi.<br />
<br />
* Rumlarla masaya her oturunca aklınızdan hangisi geçiyor? a)Yine bir şey alamadan masadan kalkacağız. b) Sorunu kökten çözeceğiz. c)Ödün vermeden bir şey alamayız...<br />
<br />
Hedefim, 2&#8217;ncisi. Sorunu kökten çözmek. Gerçekten de sorun uzadı ve uzadıkça da çözüm zorlaşıyor. En elverişli zamandır şimdi...<br />
<br />
* Neden?<br />
<br />
Güney&#8217;de çözüm istediğine bütün dünyanın inandığı bir lider var. Ama bana sorarsanız, henüz bu isteğini kesin olarak ortaya çıkmadı. Çünkü 2004 yılındaki referandumda, şu anki Rum Lider Hristofyas, çözümün çimentolaştırılması için &#8220;hayır&#8221; kampanyası yürüttü. Bence Hristofyas masum değil, aslında günahkar. Fakat buna rağmen, seçim kampanyasını bu yıl çözüm üzerine kurdu.<br />
<br />
* Hristofyas&#8217;ın Papadapoulos&#8217;tan farkı ne?<br />
<br />
Papadapoulos, Kıbrıslı Türklerle güç bölüşümünü müzakere dahi etmezdi. Masaya oturmayı bırakın, bir kahve içmeye bile gelmedi. Hristofyas tabii ki çok farklı. İktidara geldiğinden bu yana, 2 kez resmi görüştük. Çözüme çok daha açık bir lider...<br />
<br />
* 1974&#8217;den sonra Ada&#8217;ya yerleşen Türklerle, Adadaki yerli Türkler arasında hala problem var mı?<br />
<br />
Kültürlerarası mutlaka gerginlikler olur. Bizde de olduğu doğrudur. Aradan uzun zaman geçti ve bu zaman içinde buraya yerleşen Türklerle, Kıbrıslı Türkler arasındaki farklılıklar ortadan kalktı. Bugün Türkiye&#8217;den çalışmak için veya turist olarak buraya gelip çeşitli suçlar işleyen insanlar sorun oluyor. KKTC&#8217;deki merkezi cezaevinin yüzde 70-80&#8217;i Türkiye kökenli mahkumlardan oluşur.<br />
<br />
* Türk askeri, 1974&#8217;de müdahaleyi yaptıktan sonra geri çekilseydi, bugünkü sorunlar yine yaşanır mıydı?<br />
<br />
Bir anlaşma yaparak çekilseydi, Kıbrıs sorunu çözülmüş olurdu. Ama o imkanı bulabildiler mi, bilemiyorum. O günün koşullarında zor herhalde. Çünkü buna Rum tarafı da hazır olmalıydı. Anlaşma sonrasında, uygun bir şekilde asker çekilir, kalacak olanlar da kalırdı. Kıbrıs sorunu çözümlenirdi.<br />
<br />
* AKP&#8217;nin kapatılma ihtimalinden endişeli misiniz?<br />
<br />
Türkiye&#8217;de bir istikrarsızlık olursa, biz yandık demektir burada... Sadece ekonomik nedenlerle değil, siyasi nedenler de var işin içinde. Türkiye&#8217;nin istikrarsız olduğu dönemlerde biz hiçbir ilerleme yapamayız. O yüzden tabii ki endişeliyim. Bir an önce bu sorunun çözümlenmesini istiyorum.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[KKTC Cumhurbaşkanı Talat'tan ilginç açıklama..<br />
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 23 Mayıs tarihinde Rum kesimi lideri Dimitri Hristofyas&#8217;la bir araya gelerek siyasi eşitliğe dayanan 2 bölgeli ve 2 kesimli Kıbrıs Birleşik Federal Cumhuriyeti&#8217;nin kurulması konusunda görüş birliğine vardı. Şimdi Ada&#8217;da müzakarelerin tekrar 21 Haziran&#8217;da başlayıp başlamayacağı konuşuluyor. KKTC Cumhurbaşkanı Talat, VATAN&#8217;a Kıbrıs&#8217;taki değişim rüzgarlarını değerlendirdi.<br />
<br />
* Rumlarla masaya her oturunca aklınızdan hangisi geçiyor? a)Yine bir şey alamadan masadan kalkacağız. b) Sorunu kökten çözeceğiz. c)Ödün vermeden bir şey alamayız...<br />
<br />
Hedefim, 2&#8217;ncisi. Sorunu kökten çözmek. Gerçekten de sorun uzadı ve uzadıkça da çözüm zorlaşıyor. En elverişli zamandır şimdi...<br />
<br />
* Neden?<br />
<br />
Güney&#8217;de çözüm istediğine bütün dünyanın inandığı bir lider var. Ama bana sorarsanız, henüz bu isteğini kesin olarak ortaya çıkmadı. Çünkü 2004 yılındaki referandumda, şu anki Rum Lider Hristofyas, çözümün çimentolaştırılması için &#8220;hayır&#8221; kampanyası yürüttü. Bence Hristofyas masum değil, aslında günahkar. Fakat buna rağmen, seçim kampanyasını bu yıl çözüm üzerine kurdu.<br />
<br />
* Hristofyas&#8217;ın Papadapoulos&#8217;tan farkı ne?<br />
<br />
Papadapoulos, Kıbrıslı Türklerle güç bölüşümünü müzakere dahi etmezdi. Masaya oturmayı bırakın, bir kahve içmeye bile gelmedi. Hristofyas tabii ki çok farklı. İktidara geldiğinden bu yana, 2 kez resmi görüştük. Çözüme çok daha açık bir lider...<br />
<br />
* 1974&#8217;den sonra Ada&#8217;ya yerleşen Türklerle, Adadaki yerli Türkler arasında hala problem var mı?<br />
<br />
Kültürlerarası mutlaka gerginlikler olur. Bizde de olduğu doğrudur. Aradan uzun zaman geçti ve bu zaman içinde buraya yerleşen Türklerle, Kıbrıslı Türkler arasındaki farklılıklar ortadan kalktı. Bugün Türkiye&#8217;den çalışmak için veya turist olarak buraya gelip çeşitli suçlar işleyen insanlar sorun oluyor. KKTC&#8217;deki merkezi cezaevinin yüzde 70-80&#8217;i Türkiye kökenli mahkumlardan oluşur.<br />
<br />
* Türk askeri, 1974&#8217;de müdahaleyi yaptıktan sonra geri çekilseydi, bugünkü sorunlar yine yaşanır mıydı?<br />
<br />
Bir anlaşma yaparak çekilseydi, Kıbrıs sorunu çözülmüş olurdu. Ama o imkanı bulabildiler mi, bilemiyorum. O günün koşullarında zor herhalde. Çünkü buna Rum tarafı da hazır olmalıydı. Anlaşma sonrasında, uygun bir şekilde asker çekilir, kalacak olanlar da kalırdı. Kıbrıs sorunu çözümlenirdi.<br />
<br />
* AKP&#8217;nin kapatılma ihtimalinden endişeli misiniz?<br />
<br />
Türkiye&#8217;de bir istikrarsızlık olursa, biz yandık demektir burada... Sadece ekonomik nedenlerle değil, siyasi nedenler de var işin içinde. Türkiye&#8217;nin istikrarsız olduğu dönemlerde biz hiçbir ilerleme yapamayız. O yüzden tabii ki endişeliyim. Bir an önce bu sorunun çözümlenmesini istiyorum.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Muhallefet sırasına çirkin hareket]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Muhallefet-s%C4%B1ras%C4%B1na-%C3%A7irkin-hareket-10379</link>
			<pubDate>Thu, 12 Jun 2008 22:50:02 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=4">gamze33</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Muhallefet-s%C4%B1ras%C4%B1na-%C3%A7irkin-hareket-10379</guid>
			<description><![CDATA[<a href="http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Muhallefet_sirasina_cirkin_hareket_183777_1&amp;Newsid=183777" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp...sid=183777</a><br />
<br />
Muhallefet sırasına çirkin hareket <br />
 <br />
 <br />
TBMM'deki kavgalı oturumda AKP'li vekil muhalefet sıralarına argoda 'tekerlek' olarak tanımlanan el işaretini yaptı<br />
<br />
TBMM'de önceki akşam hakaretlere karşı el işaretlerinin konuştuğu kavgalı gürültülü bir oturum gerçekleşti. DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli'nin Anayasa Mahkemesi'nin türban kararını savunmasıyla başlayan gerginlik sırasında milletvekilleri kürsüye yürüdü, DSP'ye "asalak" diye laf atılan AKP sıralarından DSP'ye küfür olarak ifade edilen el işareti gösterildi. AKP Rize Milletvekili Lütfi Çırakoğlu'nun İsmet İnönü için söylenen "millete düşmanmış" sözlerine "Doğru" diye karşılık vermesi de Genel Kurul'daki harareti artırdı.<br />
<br />
<br />
<br />
Genel Kurul'da İçli, Anayasa Mahkemesi'nin kararını savunurken AKP sıralarından laf atmalar başladı. İçli, "İstediğiniz kadar bağırın, ben burada size saatlerce laf yetiştiririm. İyimaya'nın görüşünün kendisine ait olmayıp, Başbakan'ın aklından çıktığını, Başbakan'ın talihsiz açıklamalarından öğreniyorum" dedi.<br />
<br />
Kürsüye yürüdü<br />
<br />
Tutanaklardan tartışmalar şöyle:<br />
<br />
Fahrettin Poyraz (AKP-Bilecik): Başbakan'a cevap vermek senin haddine mi!<br />
<br />
Halide İncekara (AKP-İstanbul): Kendi ambleminle çık<br />
<br />
İçli: Hanım milletvekilisiniz, oradan laf atmayacaksınız. Ben tek başıma yeterim size, kimseden korkum yok.<br />
<br />
Bayram Özçelik (AKP-Burdur): Sen kimsin! (Kürsüye yürürken)<br />
<br />
İçli: Gel ne var! Gel! Gel bakayım! Beni korkutamazsınız.<br />
<br />
Poyraz: Saygısız adam!<br />
<br />
Özçelik: Çık dışarı! Çık dışarı!<br />
<br />
İçli: Sürekli laf atıyorsunuz, dinleyeceksiniz.(AKP sıralarından bir grup milletvekili kürsü önüne yürüdü. Gürültüler. Kürsü önünde toplanmalar)<br />
<br />
Başkan: Oturuma 15 dakika ara veriyorum oturmayı öğrenene kadar.<br />
<br />
Otur lan yerine!<br />
<br />
Mustafa Elitaş (AKP Grup Başkanvekili): (DSP'ye) Bir partinin imkânlarıyla gelmişsiniz seçilmişsiniz. Allah aşkına siz kendi başınıza bir şey yapamaz mısınız? Muhakkak asalak olmak zorunda mısınız? (AKP'den alkışlar, DSP ve CHP sıralarından gürültüler)<br />
<br />
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP Grup Başkanvekili): Hiç kimse 'asalak' sözünü kullanamaz.<br />
<br />
Recai Birgün (DSP-İzmir): Asalaklar! (Gürültüler)<br />
<br />
Mehmet Daniş (AKP-Çanakkale): Otur lan yerine! Kes sesini!<br />
<br />
Başkan: Sakin olun, Sayın Elitaş, lütfen 'asalak ' kelimesini düzeltir misiniz.<br />
<br />
Daniş: Kimin asalak olduğu belli! Herkes biliyor kimin asalak olduğunu! (Arka sıralardan DSP sıralarına koştu, milletvekilleri güçlükle tuttu. AKP Konya Milletvekili Özkan Öksüz'ün DSP sıralarına eliyle yuvarlak işareti yapması objektiflere yansıdı)<br />
<br />
İnönü tartışması<br />
<br />
Muharrem İnce (CHP-Yalova): Bu ülkeyi kuran iki kişiden birisi olan İsmet İnönü&#8217;ye ne yazmış TRT&#8217;de 'Ezber Bozan' programını yapan Tamer Korkmaz, İsmet İnönü'nün millete düşman olduğunu yazmış.<br />
<br />
Lütfi Çırakoğlu (AKP-Rize): Doğru. (CHP sıralarından "yuh" sesleri)<br />
<br />
İnce: İsmet İnönü bu millete düşman mıydı da 'doğru' diyorsun.<br />
<br />
Çırakoğlu: Millet karar verir.<br />
<br />
İnce: Yazıklar olsun be!<br />
<br />
Çırakoğlu: Yalova&#8217;nın kaymakamı sana yazıklar olsun!<br />
<br />
İnce: Yalova kaymakamını sana gönderdim ben.<br />
<br />
Çırakoğlu: Ben sana gönderirim.<br />
<br />
Mevlüt Aslanoğlu (CHP-Malatya): Özür dilesin Sayın Başkan. Gel buraya? (CHP ve AKP sıralarından birbirlerinin üzerine yürümeler, gürültüler)<br />
<br />
Zeyid Aslan (AKP-Tokat): Ne artistlik yapıyorsun orada?<br />
<br />
Akif Ekici (CHP-Gaziantep): O mavi gömlekli, mavi gömlekli? Gülme! Kalk ayağa! (ara verildi)<br />
<br />
Başkan: AKP sıralarından atılmış olan o sözü bir Meclis Başkanvekili olarak kınadığımı belirtiyorum. İsmet İnönü, bu ülkenin Kurtuluş Savaşı&#8217;nın en önemli komutanlarından birisidir, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin de İkinci Cumhurbaşkanı'dır ve çok partili rejimi Türk demokrasi hayatına kazandıran bir isimdir. Bunu kınadığımı belirtiyorum.<br />
 <br />
<br />
<br />
resimler için tıklayın bakalım,görün hareketi:<br />
<a href="http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=3973&amp;page_number=1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/...e_number=1</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<a href="http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Muhallefet_sirasina_cirkin_hareket_183777_1&amp;Newsid=183777" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp...sid=183777</a><br />
<br />
Muhallefet sırasına çirkin hareket <br />
 <br />
 <br />
TBMM'deki kavgalı oturumda AKP'li vekil muhalefet sıralarına argoda 'tekerlek' olarak tanımlanan el işaretini yaptı<br />
<br />
TBMM'de önceki akşam hakaretlere karşı el işaretlerinin konuştuğu kavgalı gürültülü bir oturum gerçekleşti. DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli'nin Anayasa Mahkemesi'nin türban kararını savunmasıyla başlayan gerginlik sırasında milletvekilleri kürsüye yürüdü, DSP'ye "asalak" diye laf atılan AKP sıralarından DSP'ye küfür olarak ifade edilen el işareti gösterildi. AKP Rize Milletvekili Lütfi Çırakoğlu'nun İsmet İnönü için söylenen "millete düşmanmış" sözlerine "Doğru" diye karşılık vermesi de Genel Kurul'daki harareti artırdı.<br />
<br />
<br />
<br />
Genel Kurul'da İçli, Anayasa Mahkemesi'nin kararını savunurken AKP sıralarından laf atmalar başladı. İçli, "İstediğiniz kadar bağırın, ben burada size saatlerce laf yetiştiririm. İyimaya'nın görüşünün kendisine ait olmayıp, Başbakan'ın aklından çıktığını, Başbakan'ın talihsiz açıklamalarından öğreniyorum" dedi.<br />
<br />
Kürsüye yürüdü<br />
<br />
Tutanaklardan tartışmalar şöyle:<br />
<br />
Fahrettin Poyraz (AKP-Bilecik): Başbakan'a cevap vermek senin haddine mi!<br />
<br />
Halide İncekara (AKP-İstanbul): Kendi ambleminle çık<br />
<br />
İçli: Hanım milletvekilisiniz, oradan laf atmayacaksınız. Ben tek başıma yeterim size, kimseden korkum yok.<br />
<br />
Bayram Özçelik (AKP-Burdur): Sen kimsin! (Kürsüye yürürken)<br />
<br />
İçli: Gel ne var! Gel! Gel bakayım! Beni korkutamazsınız.<br />
<br />
Poyraz: Saygısız adam!<br />
<br />
Özçelik: Çık dışarı! Çık dışarı!<br />
<br />
İçli: Sürekli laf atıyorsunuz, dinleyeceksiniz.(AKP sıralarından bir grup milletvekili kürsü önüne yürüdü. Gürültüler. Kürsü önünde toplanmalar)<br />
<br />
Başkan: Oturuma 15 dakika ara veriyorum oturmayı öğrenene kadar.<br />
<br />
Otur lan yerine!<br />
<br />
Mustafa Elitaş (AKP Grup Başkanvekili): (DSP'ye) Bir partinin imkânlarıyla gelmişsiniz seçilmişsiniz. Allah aşkına siz kendi başınıza bir şey yapamaz mısınız? Muhakkak asalak olmak zorunda mısınız? (AKP'den alkışlar, DSP ve CHP sıralarından gürültüler)<br />
<br />
Kemal Kılıçdaroğlu (CHP Grup Başkanvekili): Hiç kimse 'asalak' sözünü kullanamaz.<br />
<br />
Recai Birgün (DSP-İzmir): Asalaklar! (Gürültüler)<br />
<br />
Mehmet Daniş (AKP-Çanakkale): Otur lan yerine! Kes sesini!<br />
<br />
Başkan: Sakin olun, Sayın Elitaş, lütfen 'asalak ' kelimesini düzeltir misiniz.<br />
<br />
Daniş: Kimin asalak olduğu belli! Herkes biliyor kimin asalak olduğunu! (Arka sıralardan DSP sıralarına koştu, milletvekilleri güçlükle tuttu. AKP Konya Milletvekili Özkan Öksüz'ün DSP sıralarına eliyle yuvarlak işareti yapması objektiflere yansıdı)<br />
<br />
İnönü tartışması<br />
<br />
Muharrem İnce (CHP-Yalova): Bu ülkeyi kuran iki kişiden birisi olan İsmet İnönü&#8217;ye ne yazmış TRT&#8217;de 'Ezber Bozan' programını yapan Tamer Korkmaz, İsmet İnönü'nün millete düşman olduğunu yazmış.<br />
<br />
Lütfi Çırakoğlu (AKP-Rize): Doğru. (CHP sıralarından "yuh" sesleri)<br />
<br />
İnce: İsmet İnönü bu millete düşman mıydı da 'doğru' diyorsun.<br />
<br />
Çırakoğlu: Millet karar verir.<br />
<br />
İnce: Yazıklar olsun be!<br />
<br />
Çırakoğlu: Yalova&#8217;nın kaymakamı sana yazıklar olsun!<br />
<br />
İnce: Yalova kaymakamını sana gönderdim ben.<br />
<br />
Çırakoğlu: Ben sana gönderirim.<br />
<br />
Mevlüt Aslanoğlu (CHP-Malatya): Özür dilesin Sayın Başkan. Gel buraya? (CHP ve AKP sıralarından birbirlerinin üzerine yürümeler, gürültüler)<br />
<br />
Zeyid Aslan (AKP-Tokat): Ne artistlik yapıyorsun orada?<br />
<br />
Akif Ekici (CHP-Gaziantep): O mavi gömlekli, mavi gömlekli? Gülme! Kalk ayağa! (ara verildi)<br />
<br />
Başkan: AKP sıralarından atılmış olan o sözü bir Meclis Başkanvekili olarak kınadığımı belirtiyorum. İsmet İnönü, bu ülkenin Kurtuluş Savaşı&#8217;nın en önemli komutanlarından birisidir, Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin de İkinci Cumhurbaşkanı'dır ve çok partili rejimi Türk demokrasi hayatına kazandıran bir isimdir. Bunu kınadığımı belirtiyorum.<br />
 <br />
<br />
<br />
resimler için tıklayın bakalım,görün hareketi:<br />
<a href="http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/resim.asp?kat=3973&amp;page_number=1" target="_blank" rel="noopener" class="mycode_url">http://www18.gazetevatan.com/fotogaleri/...e_number=1</a>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>