<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Hepimiz Biriz - Hukuk]]></title>
		<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/</link>
		<description><![CDATA[Hepimiz Biriz - https://www.hepimizbiriz.com/forum]]></description>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 15:16:51 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[İş Hukuku Sınav Soruları]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-%C4%B0%C5%9F-Hukuku-S%C4%B1nav-Sorular%C4%B1-10740</link>
			<pubDate>Mon, 07 Jul 2008 11:58:52 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=22">civanpercemi</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-%C4%B0%C5%9F-Hukuku-S%C4%B1nav-Sorular%C4%B1-10740</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Abant İzzet Baysal Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü İş Hukuku Dersine ait geçmiş yıllarda çıkan sorulardır..</span><br />
<br />
Soru 1 : Arı Metal işyerinde çalışan Mühendis Mehmet Gündüz 5 yıldır bu işyerinde süresi belirli olmayan iş sözleşmesiyle çalışmaktadır. İşyeri müdüründen, daha önce nafta taşınmış bir tankerin içine girilerek kaynak yapılması ve tankerin onarılmasını talimatını alan işçiler, ünite sorumlusu Mehmet Gündüz'e durumu aktararak yangın ve patlama riski olduğunu bu nedenle tankere girmek istemediklerini bildirmişlerdir. Bunun üzerine Mehmet Gündüz sorumlu mühendis olarak patlama riskini onaylamış ve durumu işyeri müdürüne bildirmiştir. Müdür talimatında ısrar etmiş ve tankerin derhal onarılmasını istemiştir. Mehmet Gündüz bunun olamayacağını bildirerek işçilerin çalışmasına izin vermemiştir. Ertesi gün mühendis Mehmet Gündüz'ün iş sözleşmesi verilen talimatların yerine getirilmemesi gerekçesiyle 25,maddenin II. Bendine dayanılarak fesh etmiştir. Daha sonra o esnada işyerinde boya-badana işleri yapan dışarıdan bazı kişileri ikna eden işyeri müdürü 3 boyacıyı tankere sokarak kaynak yaptırmış ve patlama sonucu boyacılar ölmüştür. Bu olayda boyacıların ve mühendis Mehmet gündüz'ün yasal haklarının ne olduğunu tartışın.<br />
<br />
Soru 2 : Telafi çalışması, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmayı tanımlayın, örneklerle açıklayın.<br />
<br />
Soru 3 : 1.1.2002  - 1.1.2004 dönemini kapsayan toplu sözleşme görüşmeleri önce grev kararı alınması daha sonra grevin ertelenmesi nedeniyle sözleşmenin bitimine bir ay kala yani 1 Aralık 2003 günü imzalanabilmiştir. İşyerinde çalışan işçilerden bir kısmı sözleşmenin uzaması nedeniyle işyerinden kendi istekleriyle ayrılarak komşu işyerlerinde çalışmaya başlamış, 5 kişi de imza terihinden önce sendikadan istifa etmiştir.Toplu sözleşmenin imzalanmasından sonra komşu işyerinde işe başlayan işçiler yeni ücret üzerinden tazminat talebinde bulunmuş, 5 işçi de yeni ücret zamlarınınsözleşme süresince ücretlerine yansıtılmasını istemiştir. Bu uyuşmazlığın hukuksal sonuçlarını irdeleyin. <br />
<br />
Soru 4 : "Türk İş Hukuku tüm çalışanları istisnasız kapsar" tümcesi doğru mudur değil midir? Nedenleriyle açıklayın.<br />
<br />
Soru 5 : İş Hukukuna yön veren ilkeler çerçevesinde işçinin korunmasını açıklayın. <br />
<br />
Soru 6 : Çalışma hayatına ilişkin hak ve özgürlükler açısından 61 ve 82 anayasalarını karşılaştırın. <br />
<br />
Soru 7 : Toplu sözleşme özerkliği nedir? Açıklayın.<br />
<br />
Soru 8 : Bir işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalışan bir öğretmen eğitim hizmeti vermek amacıyla işverenle anlaşmıştır. Belli bir süre sonra işveren öğretmenden eğitim hizmetinin yanı sıra eğitimle bağdaşmayan başka görevleri de yapmasını istemiştir. Öğretmen bu görevleri yapmayacağını akdin konusunda bu görevlerin olmadığını bildirmiştir. Bunun üzerine işveren verilen görevi yapmadığı gerekçesiyle öğretmenin hizmet akdini tazminatsız olarak fesh etmiştir. Bu uyuşmazlığın hukuksal sonuçlarını tartışınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Abant İzzet Baysal Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Bölümü İş Hukuku Dersine ait geçmiş yıllarda çıkan sorulardır..</span><br />
<br />
Soru 1 : Arı Metal işyerinde çalışan Mühendis Mehmet Gündüz 5 yıldır bu işyerinde süresi belirli olmayan iş sözleşmesiyle çalışmaktadır. İşyeri müdüründen, daha önce nafta taşınmış bir tankerin içine girilerek kaynak yapılması ve tankerin onarılmasını talimatını alan işçiler, ünite sorumlusu Mehmet Gündüz'e durumu aktararak yangın ve patlama riski olduğunu bu nedenle tankere girmek istemediklerini bildirmişlerdir. Bunun üzerine Mehmet Gündüz sorumlu mühendis olarak patlama riskini onaylamış ve durumu işyeri müdürüne bildirmiştir. Müdür talimatında ısrar etmiş ve tankerin derhal onarılmasını istemiştir. Mehmet Gündüz bunun olamayacağını bildirerek işçilerin çalışmasına izin vermemiştir. Ertesi gün mühendis Mehmet Gündüz'ün iş sözleşmesi verilen talimatların yerine getirilmemesi gerekçesiyle 25,maddenin II. Bendine dayanılarak fesh etmiştir. Daha sonra o esnada işyerinde boya-badana işleri yapan dışarıdan bazı kişileri ikna eden işyeri müdürü 3 boyacıyı tankere sokarak kaynak yaptırmış ve patlama sonucu boyacılar ölmüştür. Bu olayda boyacıların ve mühendis Mehmet gündüz'ün yasal haklarının ne olduğunu tartışın.<br />
<br />
Soru 2 : Telafi çalışması, fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışmayı tanımlayın, örneklerle açıklayın.<br />
<br />
Soru 3 : 1.1.2002  - 1.1.2004 dönemini kapsayan toplu sözleşme görüşmeleri önce grev kararı alınması daha sonra grevin ertelenmesi nedeniyle sözleşmenin bitimine bir ay kala yani 1 Aralık 2003 günü imzalanabilmiştir. İşyerinde çalışan işçilerden bir kısmı sözleşmenin uzaması nedeniyle işyerinden kendi istekleriyle ayrılarak komşu işyerlerinde çalışmaya başlamış, 5 kişi de imza terihinden önce sendikadan istifa etmiştir.Toplu sözleşmenin imzalanmasından sonra komşu işyerinde işe başlayan işçiler yeni ücret üzerinden tazminat talebinde bulunmuş, 5 işçi de yeni ücret zamlarınınsözleşme süresince ücretlerine yansıtılmasını istemiştir. Bu uyuşmazlığın hukuksal sonuçlarını irdeleyin. <br />
<br />
Soru 4 : "Türk İş Hukuku tüm çalışanları istisnasız kapsar" tümcesi doğru mudur değil midir? Nedenleriyle açıklayın.<br />
<br />
Soru 5 : İş Hukukuna yön veren ilkeler çerçevesinde işçinin korunmasını açıklayın. <br />
<br />
Soru 6 : Çalışma hayatına ilişkin hak ve özgürlükler açısından 61 ve 82 anayasalarını karşılaştırın. <br />
<br />
Soru 7 : Toplu sözleşme özerkliği nedir? Açıklayın.<br />
<br />
Soru 8 : Bir işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalışan bir öğretmen eğitim hizmeti vermek amacıyla işverenle anlaşmıştır. Belli bir süre sonra işveren öğretmenden eğitim hizmetinin yanı sıra eğitimle bağdaşmayan başka görevleri de yapmasını istemiştir. Öğretmen bu görevleri yapmayacağını akdin konusunda bu görevlerin olmadığını bildirmiştir. Bunun üzerine işveren verilen görevi yapmadığı gerekçesiyle öğretmenin hizmet akdini tazminatsız olarak fesh etmiştir. Bu uyuşmazlığın hukuksal sonuçlarını tartışınız.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[T.C &#8216;de Bireysel Hakkınızı Nasıl Ararsınız?]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-T-C-8216-de-Bireysel-Hakk%C4%B1n%C4%B1z%C4%B1-Nas%C4%B1l-Arars%C4%B1n%C4%B1z-10043</link>
			<pubDate>Thu, 08 May 2008 23:43:04 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=2796">darkangel</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-T-C-8216-de-Bireysel-Hakk%C4%B1n%C4%B1z%C4%B1-Nas%C4%B1l-Arars%C4%B1n%C4%B1z-10043</guid>
			<description><![CDATA[Türkiyede bir kişi ya da kuruma dava açmak veya kişisel hakkınızın ihlalinde ; ilk önce bulunduğunuz il veya ilçedeki alt veya yerel(bölge) Mahkemeye yasal süreci başlatmak için dilekçe verirsiniz.Böylece yasal süreç başlamış olur.Mahkeme dilekçenizi değerlendirir ve bir sonuca varır.Eğer bu karardan memnun kalmazsanız ve kişisel hak ve özgürlüğünüzün ihlali devam ediyorsa ;bu sefer temyize gidersiniz yerel mahkeme bunun üzerine davayı üst mahkemeye devreder.Yargılanma süreci tekrar başlar.Üst mahkeme (Anayasa mahkemesi,Sayıştay,Yargıtay ve Askeri yargı) kararı tekrar değerlendirir ve size kararı düzenleme hakkı verir ve bir sonuca varır.Eğer tekrar davada istediğiniz sonuca varamadıysanız.Bu seferde Avrupa İnsan hakları Mahkemesine başvurursunuz.Başvuru yaptığınızda ;üst mahkemedeki dava AİHM taşınır ordan AİHM &#8216;si dosyayı(dava) alt kolu olan komiteye yönlendirir eğer ordandan sonuç çıkmazsa bir üst kolu olan Dairelere yönlendirir;eğer ordanda sonuç çıkmazsa en son iş olarak BÜYÜK DAİRELERE dava nüks eder.Ve artık yargı sürecinin son aşamasıdır.Davada Büyük Daire ne karar verirse sonuç odur.<br />
<br />
<br />
Arkadaşlar eğer sorununuzu iç hukukta halledemediyseniz AİHM&#8217;sine İç hukuk mahkemesi kararı verdikten sonra 6 ay içinde başvurunuzu yapmanız gerekir.Bu süreç aşıldığında AİHM davayı kabul etmeyip veto ediyor.<br />
<br />
<br />
Türkiye hukuk işleyişi bu şekilde olmaktadır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türkiyede bir kişi ya da kuruma dava açmak veya kişisel hakkınızın ihlalinde ; ilk önce bulunduğunuz il veya ilçedeki alt veya yerel(bölge) Mahkemeye yasal süreci başlatmak için dilekçe verirsiniz.Böylece yasal süreç başlamış olur.Mahkeme dilekçenizi değerlendirir ve bir sonuca varır.Eğer bu karardan memnun kalmazsanız ve kişisel hak ve özgürlüğünüzün ihlali devam ediyorsa ;bu sefer temyize gidersiniz yerel mahkeme bunun üzerine davayı üst mahkemeye devreder.Yargılanma süreci tekrar başlar.Üst mahkeme (Anayasa mahkemesi,Sayıştay,Yargıtay ve Askeri yargı) kararı tekrar değerlendirir ve size kararı düzenleme hakkı verir ve bir sonuca varır.Eğer tekrar davada istediğiniz sonuca varamadıysanız.Bu seferde Avrupa İnsan hakları Mahkemesine başvurursunuz.Başvuru yaptığınızda ;üst mahkemedeki dava AİHM taşınır ordan AİHM &#8216;si dosyayı(dava) alt kolu olan komiteye yönlendirir eğer ordandan sonuç çıkmazsa bir üst kolu olan Dairelere yönlendirir;eğer ordanda sonuç çıkmazsa en son iş olarak BÜYÜK DAİRELERE dava nüks eder.Ve artık yargı sürecinin son aşamasıdır.Davada Büyük Daire ne karar verirse sonuç odur.<br />
<br />
<br />
Arkadaşlar eğer sorununuzu iç hukukta halledemediyseniz AİHM&#8217;sine İç hukuk mahkemesi kararı verdikten sonra 6 ay içinde başvurunuzu yapmanız gerekir.Bu süreç aşıldığında AİHM davayı kabul etmeyip veto ediyor.<br />
<br />
<br />
Türkiye hukuk işleyişi bu şekilde olmaktadır]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[GÜMRÜK KANUNU]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-G%C3%9CMR%C3%9CK-KANUNU-5074</link>
			<pubDate>Tue, 02 Oct 2007 11:57:47 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-G%C3%9CMR%C3%9CK-KANUNU-5074</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">27.10.1999 tarihinde TBMM'nde kabul edilen 4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU'nun tam metni</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İÇİNDEKİLER</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GENEL HÜKÜMLER</span><br />
Amaç, kapsam ve Temel Tanımlar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜMRÜK MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE KİŞİLERIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERINE İLİŞKİN ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Temsil Hakkı</span><br />
Gümrük Mevzuatının Uygulanmasına İlişkin Kararlar<br />
Bilgi<br />
Diğer Hükümler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜMRÜK VERGİLERİ İLE EŞYA TİCARETİ KONUSUNDA ÖNGÖRÜLEN DİĞER ÖNLEMLERİN UYGULANMASINA İLİŞKİN UNSURLAR</span><br />
Gümrük Tarifesi ve Eşyanın Tarife Pozisyonlarına Ayrılması<br />
Eşyanın Tercihli Olmayan Menşei<br />
Eşyanın Tercihli Menşei<br />
Eşyanın Gümrük Kıymeti<br />
Eşyanın Ağırlığı ve Kapları<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TAŞITLARIN KONTROLÜ VE GÜMRÜK BÖLGESİNE GETİRİLEN EŞYA GÜMRÜKÇE ONAYLANMIŞ BİR İŞLEM VEYA KULLANIMA TABİ TUTULANA KADAR UYGULANACAK HÜKÜMLER</span><br />
Taşıtların Türkiye Gümrük Bölgesine Giriş ve Çıkışı<br />
Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine Girmesi<br />
Eşyanın Gümrüğe Sunulması<br />
Özet Beyan ve Gümrüğe Sunulan Eşyanın Boşaltılması<br />
Gümrüge Sunulan Eşyaya Gümrükçe Onaylanmış Bir Işlem veya Kullanım<br />
Belirlenmesi Zorunluluğu<br />
Eşyanın Geçici Depolanması<br />
Transit Rejimi Altında Taşınan Eşyaya Uygulanacak Hükümler<br />
Diğer Hükümler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜMRÜKÇE ONAYLANMIŞ İŞLEM VEYA KULLANIM</span><br />
Genel Hükümler<br />
Eşyanın Bir Gümrük Rejimine Tabi Tutulması<br />
Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi<br />
Şartlı Muafiyet Düzenlemeleri ve Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri<br />
Ortak Hükümler<br />
Transit Rejimi<br />
Gümrük Antrepo Rejimi<br />
Dahilde Işleme Rejimi<br />
Gümrük Kontrolü Altinda Işleme Rejimi<br />
Geçici ithalat Rejimi<br />
Hariçte işleme Rejimi<br />
İhracat Rejimi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜMRÜKÇE ONAYLANMIŞ DİĞER İŞLEM VEYA KULLANIM ŞEKİLLERİ</span><br />
Serbest Bölgeler<br />
Yeniden ihracat, imha ve Terk<br />
Türkiye Gümrük Bölgesinden Çıkan Eşya<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÖZELLİK GÖSTEREN FAALİYETLER </span><br />
<br />
Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve istisna<br />
Geri Gelen Eşya<br />
Deniz Balikçiliği Ürünleri ve Denizden Çıkartılan Diğer Ürünler<br />
Sınır Ticareti<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DİĞER GÜMRÜK İŞLEMLERİ</span><br />
Posta Gümrük işlemleri<br />
Akaryakıt ve Kumanya ile ilgili Hükümler<br />
Tasfiye Edilecek Eşyaya ilişkin işlemler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜMRÜK YÜKÜMLÜLÜĞÜ</span><br />
Gümrük Yükümlülüğünün Doğması<br />
Gümrük Vergilerinin Tahakkuku, Tebliği ve Ödenmesi<br />
Teminat<br />
Gümrük Yükümlülügünün Sona Ermesi<br />
Vergilerin Geri Verilmesi veya Kaldirilması<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DİĞER HÜKÜMLER </span><br />
<br />
Liman Antrepo işletmelerinin Yükümlülüğü<br />
Çalışma Zamanı ve Fazla Çalışma Ücreti<br />
Gümrük Personelinin Kiyafeti ve Gümrük Bayragi<br />
Gümrüklerde iş Takibi ve Gümrük Müşavirleri<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CEZALAR</span><br />
Genel Hükümler<br />
Vergi Kaybına Neden Olan işlemlere Uygulanacak Cezalar<br />
Usulsüzlüklere ilişkin Cezalar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İTİRAZLAR</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KALDIRILAN HÜKÜMLER</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YÜRÜRLÜK VE YÜRÜTME</span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BİRİNCİ KISIM</span><br />
Genel Hükümler<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BİRİNCİ BÖLÜM</span><br />
Amaç, Kapsam ve Temel Tanımlar<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 1</span><br />
-Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giren ve<br />
çıkan esyaya ve taşıt araçlarına uygulanacak gümrük kurallarını belirlemektir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 2</span><br />
Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını kapsar.<br />
Türkiye kara suları, iç suları ve hava sahasi gümrük bölgesine dahildir. Bu<br />
Kanunda geçen Türkiye Gümrük Bölgesi ve Gümrük Bölgesi kavramları Türkiye<br />
Cumhuriyeti Gümrük Bölgesini ifade eder.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 3</span><br />
Bu Kanunda geçen;<br />
1. “Müsteşarlık” deyimi, Gümrük Müsteşarlığını;<br />
2. “Gümrük idaresi veya idareleri” deyimi, gümrük mevzuatinda belirtilen işlemlerin<br />
kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki<br />
hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını;<br />
3. “Kişi” deyimi, gerçek ve tüzel kisiler ile hukuken tüzel kişilik statüsüne sahip<br />
olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat uyarınca hukuki tasarruflar yapma<br />
yetkisi taninan kisiler ortaklığını;<br />
4. “Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinde yerleşik kişi” deyimi,<br />
a) Bu bölgede kanuni ikametgâhı olan bütün gerçek kişileri;<br />
b) Bu bölgede kayıtlı işyeri, kanuni iş merkezi veya şubesi bulunan bütün tüzel<br />
kişi veya kişiler ortakliğini;<br />
5. “Karar” deyimi, bağlayıcı tarife ve menşe bilgileri de dahil olmak üzere, gümrük<br />
idaresinin, gümrük mevzuati ile ilgili olarak belirli bir konuda bir veya daha fazla<br />
kişi üzerinde hukuki sonuç doguracak idari tasarrufunu;<br />
6. “Serbest dolaşimda bulunan eşya” deyimi, Türkiye’nin taraf oldugu uluslararasi<br />
anlaşmalara ait hükümler sakli kalmak kaydiyla, serbest dolaşima giriş rejimine<br />
tabi tutularak Türkiye Gümrük Bölgesine giren eşya ile üretiminde kullanilan<br />
girdilerin yerli olup olmadigina bakilmaksizin,18 ve 19 uncu madde hükümlerine<br />
göre Türk menseli sayilan eşyayi;<br />
7. “Gümrük statüsü” deyimi, eşyanin Türkiye Gümrük Bölgesinde serbest dolaşima girmiş olup olmadigi yönünden durumunu;<br />
8. “Gümrük vergileri” deyimi, yürürlükteki hükümler uyarinca eşyaya uygulanan<br />
ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü;<br />
9. “Ithalat vergileri” deyimi,<br />
-Eşyanin ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve eş etkili vergileri,<br />
- Tarim politikasi veya işlenmiş tarim ürünleriyle ilgili özel düzenlemeler<br />
erçevesinde alinan ithalat vergilerini;<br />
10. “Ihracat vergileri” deyimi,<br />
-Eşyanin ihracatinda öngörülen gümrük vergileri ve es etkili mali yükleri,<br />
- Tarim politikasi veya işlenmis tarim ürünleriyle ilgili özel düzenlemeler<br />
çerçevesinde alinan ihracat vergilerini;<br />
11. “Yükümlü” deyimi, gümrük yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumlu bütün<br />
kişileri;<br />
12. “Gümrük gözetimi” deyimi, gümrük mevzuatina ve gereken hallerde gümrük<br />
gözetimi altindaki esyaya uygulanacak diger hükümlere uyulmasini saglamak<br />
üzere gümrük idareleri tarafindan genel olarak uygulanan işlemleri;<br />
13. “Gümrük denetimi” deyimi, gümrük mevzuatina ve gereken hallerde gümrük<br />
gözetimi altindaki eşyaya uygulanacak diger hükümlere uyulmasini saglamak<br />
üzere eşyanin muayenesini, belgelerin varliginin ve gerçekliginin kanitlanmasini,<br />
işletme hesaplarinin, defterlerinin ve diger yazili belgelerin tetkikini, nakil<br />
araçlarinin kontrolünü, bagajlarin ve kişilerin yanlarinda ya da üstlerinde<br />
taşidiklari eşyanin kontrolünü, idari araştirmalar ve benzeri diger işlemlerin<br />
yapilmasi gibi özel işlemlerin yerine getirilmesini;<br />
14. “Eşyanin gümrükçe onaylanmiş bir işlem veya kullanima tabi tutulmasi”<br />
deyimi, eşyanin,<br />
a) Bir gümrük rejimine tabi tutulmasini,<br />
b) Bir serbest bölgeye girmesini,<br />
c) Türkiye Gümrük Bölgesi dişina yeniden ihracini,<br />
d) Imhasini,<br />
e) Gümrüge terk edilmesini;<br />
15. “Gümrük rejimi” deyimi,<br />
a) Serbest dolaşima giriş rejimini,<br />
b) Transit rejimini,<br />
c) Gümrük antrepo rejimini,<br />
d) Dahilde işleme rejimini,<br />
e) Gümrük kontrolü altinda işleme rejimini,<br />
f) Geçici ithalat rejimini,<br />
g) Hariçte işleme rejimini,<br />
h) Ihracat rejimini;<br />
16. “Gümrük beyani” deyimi, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanin bir<br />
gümrük rejimine tabi tutulmasi talebinde bulunulmasini;<br />
17. “Beyan sahibi” deyimi, kendi adina beyanda bulunan kişiyi veya adina<br />
beyanda bulunulan kişiyi;<br />
18. “Eşyanin gümrüge sunulmasi” deyimi, eşyanin gümrük idaresine ya da<br />
gümrükçe tayin edilen veya uygun görülen herhangi bir yere getirilmesi üzerine,<br />
belirlenen usul ve esaslara uygun olarak, gümrük idarelerine yapilan bildirimi;<br />
<br />
19. “Esyanin teslimi” deyimi, esyanin tabi tutuldugu gümrük rejimi ile öngörülen<br />
amaçlar dogrultusunda gümrük idareleri tarafindan ilgilisine teslimini;<br />
20. “Rejim hak sahibi” deyimi, gümrük beyanini yapan veya hesabina gümrük<br />
beyani yapilan kişi veya bu kişiye ait bir gümrük rejimi ile ilgili haklarin ve<br />
yükümlülüklerin devredildigi kişiyi;<br />
21. “Izin hak sahibi” deyimi, kendisine bir izin verilen kişiyi;<br />
22. “Elleçleme” deyimi, gümrük gözetimi altindaki eşyanin asli niteliklerini<br />
degiştirmeden istiflenmesi, yerinin degiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara<br />
aktarilmasi, kaplarin yenilenmesi veya tamiri, havalandirilmasi, kalburlanmasi,<br />
kariştirilmasi ve benzeri islemleri;<br />
23. “Eşya” deyimi, her türlü madde, ürün ve degeri; Ifade eder.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 4</span><br />
Gümrük idareleriyle muhatap olan kişiler bu Kanun ve bu Kanuna dayanilarak<br />
çikarilan tüzük, kararname ve yönetmelik hükümlerine uymak; gümrük idarelerinin<br />
gerek bu Kanunda gerek diger kanun, tüzük ve kararnamelerde yazili hükümlere<br />
göre yapacagi gözetim ve denetimlere tabi olmak; bu idarelerin kendi adina veya<br />
başka idareler nam veya hesabina tahsil edecegi her tür vergi, resim, harç ve<br />
ücretleri ödemek veya bunlari teminata baglamak; kanun, tüzük, kararname ve<br />
yönetmelik hükümlerinin uymayi zorunlu kildigi her tür içlemleri yerine getirmekle<br />
yükümlüdürler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İKİNCİ BÖLÜM</span><br />
Gümrük Mevzuati Çerçevesinde Kisilerin Hak ve Yükümlülüklerine Iliskin<br />
Çesitli Hükümler<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BİRİNCİ AYIRIM</span><br />
Temsil Hakki<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 5</span><br />
Bütün kisiler, gümrük mevzuati ile öngörülen tasarruflari ve islemleri<br />
gerçeklestirmek üzere gümrük idarelerindeki isleri için bir temsilci tayin edebilirler.<br />
Transit tasimacilik yapan veya arizi olarak beyanda bulunan kisiler hariç olmak<br />
üzere, temsilci Türkiye Gümrük Bölgesinde yerlesik bulunan kisilerdir.<br />
Temsil, dogrudan veya dolayli olabilir. Temsilci, dogrudan temsil durumunda<br />
baskasinin adina hareket eder. Dolayli temsil durumunda ise kendi adina, ancak<br />
baskasinin hesabina hareket eder.<br />
Temsilci, temsil edilen kisi namina hareket ettigini beyan etmek, temsilin<br />
dogrudan veya dolayli oldugunu belirtmek ve sahip oldugu temsil yetki belgesini<br />
gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadir.<br />
Bir baska kisi adina veya hesabina hareket ettigini beyan etmeyen ya da bir<br />
temsil yetkisine sahip olmadigi halde, baska bir kisi adina ya da hesabina hareket<br />
ettigini beyan eden kisi, kendi adina ve kendi hesabina hareket ediyor sayilir.<br />
225 inci maddenin 1 inci fikrasinda belirtilen kisiler gümrük idarelerinde dolayli<br />
temsilci olarak is takip edebilirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İKİNCİ AYIRIM</span><br />
Gümrük Mevzuatinin Uygulanmasina Iliskin Kararlar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 6</span><br />
1. Gümrük idarelerinin gümrük mevzuatinin uygulanmasina iliskin bir karar<br />
vermesini talep eden her kisi, kararin verilebilmesi için gerekli bütün bilgi ve<br />
belgeleri söz konusu idarelere ibraz etmek zorundadir.<br />
2. Karar alinmasi talebinin yazili olarak yapilmasi gerekir. Gümrük idareleri, söz<br />
konusu talebe iliskin basvurunun kendilerine ulastigi tarihten itibaren otuz gün<br />
içinde karar alirlar. Verilen kararlar basvuru sahibine yazili olarak teblig edilir.<br />
Ancak, gümrük idareleri tarafindan bu süreye uyulmasi mümkün degilse, belirtilen<br />
süre asilabilir. Bu durumda, söz konusu idareler, yukarida belirlenen sürenin<br />
dolmasindan önce basvuru sahibine süre asimini hakli kilan gerekçeler ile talep<br />
hakkinda karar vermek için gerekli gördükleri ek süreyi de belirterek bilgi verirler.<br />
3. Gümrük idareleri tarafindan gerek basvurularin reddine ve gerekse muhatabi<br />
kisinin aleyhine olarak verilen yazili kararlar, Onikinci Kisimda belirtilen sekilde<br />
itiraz yolu açik olmak üzere gerekçeli olarak alinir ve bu hususlar kararda belirtilir.<br />
4. Alinan kararlar 245 inci madde hükümleri sakli kalmak üzere gümrük idareleri<br />
tarafindan derhal uygulanir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 7</span><br />
1. Gümrük idaresinin ilgilinin lehine olan kararlari asagidaki hallerde<br />
iptal edilir.<br />
a) Kararin yanlis veya eksik bilgilere dayanilarak verilmesi halinde,<br />
b) Basvuru sahibinin bu yanlislik veya eksikligi bilmesi veya bilmesi gerektigi<br />
hallerde,<br />
c) Kararin dogru veya tam bilgilere dayanilarak verilmesinin mümkün olmamasinin<br />
tespiti halinde.<br />
2. Asagidaki hallerde ise ilgilinin lehine olan karar degistirilir veya iptal edilebilir.<br />
a) Kararda öngörülen bir veya birden fazla kosulun gerçeklesmemis veya<br />
gerçeklesemez olmasi,<br />
b) Lehine olan bir kararda öngörülen bir yükümlülüge ilgilinin uymamasi halinde.<br />
3. Kararin iptali, muhatabina teblig edilir.<br />
4. 1 inci fikra hükümlerine göre kararin iptal islemi iptal kararinin verildigi tarihten,<br />
2 nci fikra hükümlerine göre verilen iptal veya degistirme karari teblig tarihinden<br />
itibaren yürürlüge girer.Bununla birlikte, karar muhatabinin yasal çikarlarinin<br />
gerektirdigi istisnai hallerde, kararin iptalinin veya degistirilmesinin yürürlük<br />
tarihi yönetmelikle belirlenen kosullar altinda ertelenebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÜÇÜNCÜ AYIRIM </span><br />
Bilgi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 8</span><br />
1. Kisiler gümrük idarelerinden gümrük mevzuatinin uygulanmasi hakkinda bilgi<br />
talep edebilirler. Ancak bu tür bir talep, fiilen tasarlanan bir ithalat ya da ihracat<br />
islemine dayanmiyorsa reddedilebilir.<br />
2. Bilgiler, talep edene ücretsiz olarak verilir. Bununla birlikte, özellikle esyanin<br />
kimyevi tahlili veya ekspertizi ya da talep edene geri gönderilmesi nedeniyle<br />
gümrük idarelerince yapilan masraflar, talepte bulunan tarafindan karsilanir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 9</span><br />
1. Yazili talep üzerine Müstesarlik veya yetkilendirdigi gümrük idaresi<br />
tarafindan baglayici tarife veya baglayici mense bilgileri verilir.<br />
2. Baglayici tarife veya baglayici mense bilgisi, gümrük idarelerini, hak sahibine<br />
karsi sadece esyanin tarife pozisyonu konusunda veya esyanin menseinin tespiti<br />
konusunda ve yalnizca bilginin verildigi tarihten sonra tamamlanacak gümrük<br />
islemlerine konu olan esya için baglar. Baglayici mense bilgisinin verilmesinde,<br />
17 ila 22 nci maddelerde yer alan esyanin menseinin belirlenmesine iliskin<br />
hükümler esas alinir.<br />
3. Bilgi alan kisi;<br />
a) Baglayici tarife bilgisi için, beyan edilecek esya ile verilen bilgide tanimlanan<br />
sya arasinda her bakimdan uygunluk bulundugunu,<br />
b) Baglayici mense bilgisi için, beyan edilecek esya ve mense kazanimi gerektiren<br />
durumu ile verilen bilgide tanimlanan esya ve mense kazanimi gerektiren<br />
durumunun her bakimdan uygun bulundugunu, Kanitlamak zorundadir.<br />
4. Baglayici tarife bilgisi verilis tarihinden itibaren alti yil; baglayici mense bilgisi<br />
verilis tarihinden itibaren üç yil geçerlidir. Talep edenin verdigi yanlis veya eksik<br />
bilgiye dayanan baglayici bilgi iptal edilir.<br />
5. Baglayici tarife bilgisi asagidaki durumlarda geçerliligini kaybeder:<br />
a) Türk Gümrük Tarife Cetvelinde degisiklik yapilmasi ve verilen bilginin söz<br />
konusu degisiklikle getirilen hükümlere uymamasi,<br />
b) Dünya Gümrük Örgütünün uymakla yükümlü bulundugumuz nomanklatür,<br />
izahname, tarife pozisyonlarina iliskin kararlarindaki bir degisiklige uymamasi,<br />
c) Baglayici tarife bilgisinin iptal edildiginin veya degistirildiginin bilgi verilen<br />
kisiye teblig edilmesi. Bu fikranin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hallerde<br />
baglayici tarife bilgisinin geçerliligini kaybetme tarihi, söz konusu degisikliklerin<br />
Resmi Gazetede yayimi tarihidir.<br />
6. Baglayici mense bilgisi asagidaki durumlarda geçerliligini kaybeder:<br />
a) Mense kurallarinda bir mevzuat düzenlemesi veya bir uluslararasi anlasma<br />
geregince degisiklik yapilmasi ve verilen bilginin söz konusu degisiklikle getirilen<br />
hükümlere uymamasi,<br />
b) Dünya Ticaret Örgütünün uymakla yükümlü bulundugumuz Mense Kurallari<br />
Anlasmasina ve bu anlasmaya iliskin izahname ve kararlardaki bir degisiklige<br />
uymamasi,<br />
c) Baglayici mense bilgisinin iptal edildiginin veya degistirildiginin bilgi verilen<br />
kisiye teblig edilmesi.<br />
7. 5 ve 6 nci fikra hükümleri uyarinca geçerliligini kaybeden baglayici tarife veya<br />
mense bilgisinin hak sahibi, söz konusu baglayici bilgiye dayanarak ve bu bilginin<br />
geçerliligini kaybetmesinden önce, ilgili esyanin alimi veya satimi üstüne baglayici<br />
sözlesmeler yaptigi takdirde, geçerliligini kaybeden tarife veya mense bilgisini,<br />
söz konusu yayimin ya da tebligatin yapildigi tarihten itibaren alti aylik bir süre<br />
boyunca kullanabilir. Ancak, gümrük islemleri sirasinda söz konusu ürünler için bir<br />
ithalat, ihracat ya da ön izin belgesinin gümrüge verilmesi halinde, bu belgenin<br />
geçerlilik süresi esas alinir. Bu fikra hükümlerine istisna getirmeye Bakanlar Kurulu<br />
yetkilidir.<br />
8. Baglayici tarife veya mense bilgisine iliskin 7 nci fikra hükümleri ancak asagidaki<br />
amaçlarla kullanilabilir.<br />
a) Ithalat ya da ihracat vergilerinin belirlenmesi,<br />
b) Tarim politikasi kapsaminda ihracat vergi iadeleri ile ithalata ya da ihracata<br />
verilen diger bütün ödemelerin hesaplanmasi,<br />
c) Belgelerin, söz konusu tarife veya mense bilgisine istinaden verilmis olmasi<br />
kosuluyla, esyaya ait gümrük beyannamesinin tescili için gümrük islemlerinin<br />
yürütülmesi sirasinda verilen ithalat, ihracat ya da ön izin belgesinin kullanimi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DÖRDÜNCÜ AYIRIM</span><br />
Diger Hükümler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 10</span><br />
1. Gümrük Müstesarligi, gümrük mevzuatinin dogru olarak uygulanmasi için<br />
gerekli gördügü bütün önlemleri alir.<br />
2. Gümrük mevzuatinin öngördügü uygulamalarin, hangi hallerde ve hangi<br />
kosullar altinda basitlestirilecegine iliskin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 11</span><br />
Gümrük islemleriyle dogrudan veya dolayli olarak ilgili bulunan kisiler, Gümrük<br />
Müstesarliginin veya gümrük idarelerinin talebi üzerine gümrük islemleri ile sinirli<br />
olmak kaydiyla belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek<br />
ve her türlü yardimi saglamakla yükümlüdür. Kendilerinden bu konularda bilgi<br />
istenilen kisiler, özel kanunlarda yazili gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi<br />
vermekten kaçinamazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 12</span><br />
1. Gümrük idareleri gizli nitelikteki veya gizlilik esasina göre elde edilen bütün<br />
bilgileri saklamak zorundadir. Bu bilgileri veren kisinin veya makamin açik izni<br />
olmaksizin söz konusu bilgiler açiklanamaz. Su kadar ki, gümrük idareleri verilerin<br />
korunmasina iliskin yasal hükümler veya yargi kararlarinin geregi olarak söz<br />
konusu bilgileri ilgili mercilere verirler.<br />
2. Gümrük islemleri nedeniyle elde edilen gizli nitelikteki bilgilerin toplanmasi,<br />
kullanilmasi, saklanmasi, saklanma süresi ve üçüncü kisilere verilmesine iliskin<br />
hükümler yönetmelikle belirlenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 13</span><br />
Ilgili kisiler, 11 inci maddede belirtilen belge ve bilgileri gümrük kontrolü<br />
amaciyla bes yil süre ile saklamak zorundadirlar.<br />
Belge saklama süresi;<br />
a) (b) fikrasinda öngörülen haller disinda, serbest dolasima girmek veya ihraç<br />
edilmek üzere beyan edilen esya ile ilgili olarak, serbest dolasima giris veya<br />
ihracat beyanlarina iliskin belgelerin tescil edildigi yilin;<br />
b) Nihai kullanimlari nedeniyle indirimli veya sifir ithalat vergisi ile Türkiye’de<br />
serbest dolasima giren esya için, gümrük gözetimine tabi olmalarinin sona erdigi<br />
yilin;<br />
c) Baska bir gümrük rejimine tabi tutulan esya için, söz konusu gümrük rejiminin<br />
sona erdigi yilin;<br />
d) Serbest bölgeye konulan esya için, buralardan çiktiklari yilin;<br />
Sonundan itibaren islemeye baslar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 14</span><br />
1. Bu Kanunda belirtilen süreler, tarih veya vadeler, aksine özel bir<br />
hüküm bulunmadikça uzatilamaz veya ertelenemez. Süre, tarih veya vadelerin<br />
bitim tarihinin resmi tatil gününe rastlamasi halinde, bu süreler ilk isgününün resmi çalisma saatleri sonunda biter.<br />
2. Süre hafta veya ay olarak belli edilmis ise; basladigi güne son hafta veya ayda<br />
tekabül eden günün mesai saati bitiminde sona erer. Sürenin bittigi ayda tekabül<br />
eden bir gün yoksa süre o ayin son gününün mesai saati bitiminde sona erer.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">27.10.1999 tarihinde TBMM'nde kabul edilen 4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU'nun tam metni</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İÇİNDEKİLER</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GENEL HÜKÜMLER</span><br />
Amaç, kapsam ve Temel Tanımlar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜMRÜK MEVZUATI ÇERÇEVESİNDE KİŞİLERIN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERINE İLİŞKİN ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Temsil Hakkı</span><br />
Gümrük Mevzuatının Uygulanmasına İlişkin Kararlar<br />
Bilgi<br />
Diğer Hükümler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜMRÜK VERGİLERİ İLE EŞYA TİCARETİ KONUSUNDA ÖNGÖRÜLEN DİĞER ÖNLEMLERİN UYGULANMASINA İLİŞKİN UNSURLAR</span><br />
Gümrük Tarifesi ve Eşyanın Tarife Pozisyonlarına Ayrılması<br />
Eşyanın Tercihli Olmayan Menşei<br />
Eşyanın Tercihli Menşei<br />
Eşyanın Gümrük Kıymeti<br />
Eşyanın Ağırlığı ve Kapları<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TAŞITLARIN KONTROLÜ VE GÜMRÜK BÖLGESİNE GETİRİLEN EŞYA GÜMRÜKÇE ONAYLANMIŞ BİR İŞLEM VEYA KULLANIMA TABİ TUTULANA KADAR UYGULANACAK HÜKÜMLER</span><br />
Taşıtların Türkiye Gümrük Bölgesine Giriş ve Çıkışı<br />
Eşyanın Türkiye Gümrük Bölgesine Girmesi<br />
Eşyanın Gümrüğe Sunulması<br />
Özet Beyan ve Gümrüğe Sunulan Eşyanın Boşaltılması<br />
Gümrüge Sunulan Eşyaya Gümrükçe Onaylanmış Bir Işlem veya Kullanım<br />
Belirlenmesi Zorunluluğu<br />
Eşyanın Geçici Depolanması<br />
Transit Rejimi Altında Taşınan Eşyaya Uygulanacak Hükümler<br />
Diğer Hükümler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜMRÜKÇE ONAYLANMIŞ İŞLEM VEYA KULLANIM</span><br />
Genel Hükümler<br />
Eşyanın Bir Gümrük Rejimine Tabi Tutulması<br />
Serbest Dolaşıma Giriş Rejimi<br />
Şartlı Muafiyet Düzenlemeleri ve Ekonomik Etkili Gümrük Rejimleri<br />
Ortak Hükümler<br />
Transit Rejimi<br />
Gümrük Antrepo Rejimi<br />
Dahilde Işleme Rejimi<br />
Gümrük Kontrolü Altinda Işleme Rejimi<br />
Geçici ithalat Rejimi<br />
Hariçte işleme Rejimi<br />
İhracat Rejimi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜMRÜKÇE ONAYLANMIŞ DİĞER İŞLEM VEYA KULLANIM ŞEKİLLERİ</span><br />
Serbest Bölgeler<br />
Yeniden ihracat, imha ve Terk<br />
Türkiye Gümrük Bölgesinden Çıkan Eşya<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÖZELLİK GÖSTEREN FAALİYETLER </span><br />
<br />
Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve istisna<br />
Geri Gelen Eşya<br />
Deniz Balikçiliği Ürünleri ve Denizden Çıkartılan Diğer Ürünler<br />
Sınır Ticareti<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DİĞER GÜMRÜK İŞLEMLERİ</span><br />
Posta Gümrük işlemleri<br />
Akaryakıt ve Kumanya ile ilgili Hükümler<br />
Tasfiye Edilecek Eşyaya ilişkin işlemler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">GÜMRÜK YÜKÜMLÜLÜĞÜ</span><br />
Gümrük Yükümlülüğünün Doğması<br />
Gümrük Vergilerinin Tahakkuku, Tebliği ve Ödenmesi<br />
Teminat<br />
Gümrük Yükümlülügünün Sona Ermesi<br />
Vergilerin Geri Verilmesi veya Kaldirilması<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DİĞER HÜKÜMLER </span><br />
<br />
Liman Antrepo işletmelerinin Yükümlülüğü<br />
Çalışma Zamanı ve Fazla Çalışma Ücreti<br />
Gümrük Personelinin Kiyafeti ve Gümrük Bayragi<br />
Gümrüklerde iş Takibi ve Gümrük Müşavirleri<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">CEZALAR</span><br />
Genel Hükümler<br />
Vergi Kaybına Neden Olan işlemlere Uygulanacak Cezalar<br />
Usulsüzlüklere ilişkin Cezalar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İTİRAZLAR</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KALDIRILAN HÜKÜMLER</span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">YÜRÜRLÜK VE YÜRÜTME</span><br />
<hr class="mycode_hr" />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BİRİNCİ KISIM</span><br />
Genel Hükümler<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BİRİNCİ BÖLÜM</span><br />
Amaç, Kapsam ve Temel Tanımlar<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 1</span><br />
-Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giren ve<br />
çıkan esyaya ve taşıt araçlarına uygulanacak gümrük kurallarını belirlemektir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 2</span><br />
Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını kapsar.<br />
Türkiye kara suları, iç suları ve hava sahasi gümrük bölgesine dahildir. Bu<br />
Kanunda geçen Türkiye Gümrük Bölgesi ve Gümrük Bölgesi kavramları Türkiye<br />
Cumhuriyeti Gümrük Bölgesini ifade eder.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 3</span><br />
Bu Kanunda geçen;<br />
1. “Müsteşarlık” deyimi, Gümrük Müsteşarlığını;<br />
2. “Gümrük idaresi veya idareleri” deyimi, gümrük mevzuatinda belirtilen işlemlerin<br />
kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki<br />
hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını;<br />
3. “Kişi” deyimi, gerçek ve tüzel kisiler ile hukuken tüzel kişilik statüsüne sahip<br />
olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat uyarınca hukuki tasarruflar yapma<br />
yetkisi taninan kisiler ortaklığını;<br />
4. “Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinde yerleşik kişi” deyimi,<br />
a) Bu bölgede kanuni ikametgâhı olan bütün gerçek kişileri;<br />
b) Bu bölgede kayıtlı işyeri, kanuni iş merkezi veya şubesi bulunan bütün tüzel<br />
kişi veya kişiler ortakliğini;<br />
5. “Karar” deyimi, bağlayıcı tarife ve menşe bilgileri de dahil olmak üzere, gümrük<br />
idaresinin, gümrük mevzuati ile ilgili olarak belirli bir konuda bir veya daha fazla<br />
kişi üzerinde hukuki sonuç doguracak idari tasarrufunu;<br />
6. “Serbest dolaşimda bulunan eşya” deyimi, Türkiye’nin taraf oldugu uluslararasi<br />
anlaşmalara ait hükümler sakli kalmak kaydiyla, serbest dolaşima giriş rejimine<br />
tabi tutularak Türkiye Gümrük Bölgesine giren eşya ile üretiminde kullanilan<br />
girdilerin yerli olup olmadigina bakilmaksizin,18 ve 19 uncu madde hükümlerine<br />
göre Türk menseli sayilan eşyayi;<br />
7. “Gümrük statüsü” deyimi, eşyanin Türkiye Gümrük Bölgesinde serbest dolaşima girmiş olup olmadigi yönünden durumunu;<br />
8. “Gümrük vergileri” deyimi, yürürlükteki hükümler uyarinca eşyaya uygulanan<br />
ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü;<br />
9. “Ithalat vergileri” deyimi,<br />
-Eşyanin ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve eş etkili vergileri,<br />
- Tarim politikasi veya işlenmiş tarim ürünleriyle ilgili özel düzenlemeler<br />
erçevesinde alinan ithalat vergilerini;<br />
10. “Ihracat vergileri” deyimi,<br />
-Eşyanin ihracatinda öngörülen gümrük vergileri ve es etkili mali yükleri,<br />
- Tarim politikasi veya işlenmis tarim ürünleriyle ilgili özel düzenlemeler<br />
çerçevesinde alinan ihracat vergilerini;<br />
11. “Yükümlü” deyimi, gümrük yükümlülüklerini yerine getirmekle sorumlu bütün<br />
kişileri;<br />
12. “Gümrük gözetimi” deyimi, gümrük mevzuatina ve gereken hallerde gümrük<br />
gözetimi altindaki esyaya uygulanacak diger hükümlere uyulmasini saglamak<br />
üzere gümrük idareleri tarafindan genel olarak uygulanan işlemleri;<br />
13. “Gümrük denetimi” deyimi, gümrük mevzuatina ve gereken hallerde gümrük<br />
gözetimi altindaki eşyaya uygulanacak diger hükümlere uyulmasini saglamak<br />
üzere eşyanin muayenesini, belgelerin varliginin ve gerçekliginin kanitlanmasini,<br />
işletme hesaplarinin, defterlerinin ve diger yazili belgelerin tetkikini, nakil<br />
araçlarinin kontrolünü, bagajlarin ve kişilerin yanlarinda ya da üstlerinde<br />
taşidiklari eşyanin kontrolünü, idari araştirmalar ve benzeri diger işlemlerin<br />
yapilmasi gibi özel işlemlerin yerine getirilmesini;<br />
14. “Eşyanin gümrükçe onaylanmiş bir işlem veya kullanima tabi tutulmasi”<br />
deyimi, eşyanin,<br />
a) Bir gümrük rejimine tabi tutulmasini,<br />
b) Bir serbest bölgeye girmesini,<br />
c) Türkiye Gümrük Bölgesi dişina yeniden ihracini,<br />
d) Imhasini,<br />
e) Gümrüge terk edilmesini;<br />
15. “Gümrük rejimi” deyimi,<br />
a) Serbest dolaşima giriş rejimini,<br />
b) Transit rejimini,<br />
c) Gümrük antrepo rejimini,<br />
d) Dahilde işleme rejimini,<br />
e) Gümrük kontrolü altinda işleme rejimini,<br />
f) Geçici ithalat rejimini,<br />
g) Hariçte işleme rejimini,<br />
h) Ihracat rejimini;<br />
16. “Gümrük beyani” deyimi, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde eşyanin bir<br />
gümrük rejimine tabi tutulmasi talebinde bulunulmasini;<br />
17. “Beyan sahibi” deyimi, kendi adina beyanda bulunan kişiyi veya adina<br />
beyanda bulunulan kişiyi;<br />
18. “Eşyanin gümrüge sunulmasi” deyimi, eşyanin gümrük idaresine ya da<br />
gümrükçe tayin edilen veya uygun görülen herhangi bir yere getirilmesi üzerine,<br />
belirlenen usul ve esaslara uygun olarak, gümrük idarelerine yapilan bildirimi;<br />
<br />
19. “Esyanin teslimi” deyimi, esyanin tabi tutuldugu gümrük rejimi ile öngörülen<br />
amaçlar dogrultusunda gümrük idareleri tarafindan ilgilisine teslimini;<br />
20. “Rejim hak sahibi” deyimi, gümrük beyanini yapan veya hesabina gümrük<br />
beyani yapilan kişi veya bu kişiye ait bir gümrük rejimi ile ilgili haklarin ve<br />
yükümlülüklerin devredildigi kişiyi;<br />
21. “Izin hak sahibi” deyimi, kendisine bir izin verilen kişiyi;<br />
22. “Elleçleme” deyimi, gümrük gözetimi altindaki eşyanin asli niteliklerini<br />
degiştirmeden istiflenmesi, yerinin degiştirilmesi, büyük kaplardan küçük kaplara<br />
aktarilmasi, kaplarin yenilenmesi veya tamiri, havalandirilmasi, kalburlanmasi,<br />
kariştirilmasi ve benzeri islemleri;<br />
23. “Eşya” deyimi, her türlü madde, ürün ve degeri; Ifade eder.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 4</span><br />
Gümrük idareleriyle muhatap olan kişiler bu Kanun ve bu Kanuna dayanilarak<br />
çikarilan tüzük, kararname ve yönetmelik hükümlerine uymak; gümrük idarelerinin<br />
gerek bu Kanunda gerek diger kanun, tüzük ve kararnamelerde yazili hükümlere<br />
göre yapacagi gözetim ve denetimlere tabi olmak; bu idarelerin kendi adina veya<br />
başka idareler nam veya hesabina tahsil edecegi her tür vergi, resim, harç ve<br />
ücretleri ödemek veya bunlari teminata baglamak; kanun, tüzük, kararname ve<br />
yönetmelik hükümlerinin uymayi zorunlu kildigi her tür içlemleri yerine getirmekle<br />
yükümlüdürler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İKİNCİ BÖLÜM</span><br />
Gümrük Mevzuati Çerçevesinde Kisilerin Hak ve Yükümlülüklerine Iliskin<br />
Çesitli Hükümler<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BİRİNCİ AYIRIM</span><br />
Temsil Hakki<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 5</span><br />
Bütün kisiler, gümrük mevzuati ile öngörülen tasarruflari ve islemleri<br />
gerçeklestirmek üzere gümrük idarelerindeki isleri için bir temsilci tayin edebilirler.<br />
Transit tasimacilik yapan veya arizi olarak beyanda bulunan kisiler hariç olmak<br />
üzere, temsilci Türkiye Gümrük Bölgesinde yerlesik bulunan kisilerdir.<br />
Temsil, dogrudan veya dolayli olabilir. Temsilci, dogrudan temsil durumunda<br />
baskasinin adina hareket eder. Dolayli temsil durumunda ise kendi adina, ancak<br />
baskasinin hesabina hareket eder.<br />
Temsilci, temsil edilen kisi namina hareket ettigini beyan etmek, temsilin<br />
dogrudan veya dolayli oldugunu belirtmek ve sahip oldugu temsil yetki belgesini<br />
gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadir.<br />
Bir baska kisi adina veya hesabina hareket ettigini beyan etmeyen ya da bir<br />
temsil yetkisine sahip olmadigi halde, baska bir kisi adina ya da hesabina hareket<br />
ettigini beyan eden kisi, kendi adina ve kendi hesabina hareket ediyor sayilir.<br />
225 inci maddenin 1 inci fikrasinda belirtilen kisiler gümrük idarelerinde dolayli<br />
temsilci olarak is takip edebilirler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İKİNCİ AYIRIM</span><br />
Gümrük Mevzuatinin Uygulanmasina Iliskin Kararlar<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 6</span><br />
1. Gümrük idarelerinin gümrük mevzuatinin uygulanmasina iliskin bir karar<br />
vermesini talep eden her kisi, kararin verilebilmesi için gerekli bütün bilgi ve<br />
belgeleri söz konusu idarelere ibraz etmek zorundadir.<br />
2. Karar alinmasi talebinin yazili olarak yapilmasi gerekir. Gümrük idareleri, söz<br />
konusu talebe iliskin basvurunun kendilerine ulastigi tarihten itibaren otuz gün<br />
içinde karar alirlar. Verilen kararlar basvuru sahibine yazili olarak teblig edilir.<br />
Ancak, gümrük idareleri tarafindan bu süreye uyulmasi mümkün degilse, belirtilen<br />
süre asilabilir. Bu durumda, söz konusu idareler, yukarida belirlenen sürenin<br />
dolmasindan önce basvuru sahibine süre asimini hakli kilan gerekçeler ile talep<br />
hakkinda karar vermek için gerekli gördükleri ek süreyi de belirterek bilgi verirler.<br />
3. Gümrük idareleri tarafindan gerek basvurularin reddine ve gerekse muhatabi<br />
kisinin aleyhine olarak verilen yazili kararlar, Onikinci Kisimda belirtilen sekilde<br />
itiraz yolu açik olmak üzere gerekçeli olarak alinir ve bu hususlar kararda belirtilir.<br />
4. Alinan kararlar 245 inci madde hükümleri sakli kalmak üzere gümrük idareleri<br />
tarafindan derhal uygulanir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 7</span><br />
1. Gümrük idaresinin ilgilinin lehine olan kararlari asagidaki hallerde<br />
iptal edilir.<br />
a) Kararin yanlis veya eksik bilgilere dayanilarak verilmesi halinde,<br />
b) Basvuru sahibinin bu yanlislik veya eksikligi bilmesi veya bilmesi gerektigi<br />
hallerde,<br />
c) Kararin dogru veya tam bilgilere dayanilarak verilmesinin mümkün olmamasinin<br />
tespiti halinde.<br />
2. Asagidaki hallerde ise ilgilinin lehine olan karar degistirilir veya iptal edilebilir.<br />
a) Kararda öngörülen bir veya birden fazla kosulun gerçeklesmemis veya<br />
gerçeklesemez olmasi,<br />
b) Lehine olan bir kararda öngörülen bir yükümlülüge ilgilinin uymamasi halinde.<br />
3. Kararin iptali, muhatabina teblig edilir.<br />
4. 1 inci fikra hükümlerine göre kararin iptal islemi iptal kararinin verildigi tarihten,<br />
2 nci fikra hükümlerine göre verilen iptal veya degistirme karari teblig tarihinden<br />
itibaren yürürlüge girer.Bununla birlikte, karar muhatabinin yasal çikarlarinin<br />
gerektirdigi istisnai hallerde, kararin iptalinin veya degistirilmesinin yürürlük<br />
tarihi yönetmelikle belirlenen kosullar altinda ertelenebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ÜÇÜNCÜ AYIRIM </span><br />
Bilgi<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 8</span><br />
1. Kisiler gümrük idarelerinden gümrük mevzuatinin uygulanmasi hakkinda bilgi<br />
talep edebilirler. Ancak bu tür bir talep, fiilen tasarlanan bir ithalat ya da ihracat<br />
islemine dayanmiyorsa reddedilebilir.<br />
2. Bilgiler, talep edene ücretsiz olarak verilir. Bununla birlikte, özellikle esyanin<br />
kimyevi tahlili veya ekspertizi ya da talep edene geri gönderilmesi nedeniyle<br />
gümrük idarelerince yapilan masraflar, talepte bulunan tarafindan karsilanir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 9</span><br />
1. Yazili talep üzerine Müstesarlik veya yetkilendirdigi gümrük idaresi<br />
tarafindan baglayici tarife veya baglayici mense bilgileri verilir.<br />
2. Baglayici tarife veya baglayici mense bilgisi, gümrük idarelerini, hak sahibine<br />
karsi sadece esyanin tarife pozisyonu konusunda veya esyanin menseinin tespiti<br />
konusunda ve yalnizca bilginin verildigi tarihten sonra tamamlanacak gümrük<br />
islemlerine konu olan esya için baglar. Baglayici mense bilgisinin verilmesinde,<br />
17 ila 22 nci maddelerde yer alan esyanin menseinin belirlenmesine iliskin<br />
hükümler esas alinir.<br />
3. Bilgi alan kisi;<br />
a) Baglayici tarife bilgisi için, beyan edilecek esya ile verilen bilgide tanimlanan<br />
sya arasinda her bakimdan uygunluk bulundugunu,<br />
b) Baglayici mense bilgisi için, beyan edilecek esya ve mense kazanimi gerektiren<br />
durumu ile verilen bilgide tanimlanan esya ve mense kazanimi gerektiren<br />
durumunun her bakimdan uygun bulundugunu, Kanitlamak zorundadir.<br />
4. Baglayici tarife bilgisi verilis tarihinden itibaren alti yil; baglayici mense bilgisi<br />
verilis tarihinden itibaren üç yil geçerlidir. Talep edenin verdigi yanlis veya eksik<br />
bilgiye dayanan baglayici bilgi iptal edilir.<br />
5. Baglayici tarife bilgisi asagidaki durumlarda geçerliligini kaybeder:<br />
a) Türk Gümrük Tarife Cetvelinde degisiklik yapilmasi ve verilen bilginin söz<br />
konusu degisiklikle getirilen hükümlere uymamasi,<br />
b) Dünya Gümrük Örgütünün uymakla yükümlü bulundugumuz nomanklatür,<br />
izahname, tarife pozisyonlarina iliskin kararlarindaki bir degisiklige uymamasi,<br />
c) Baglayici tarife bilgisinin iptal edildiginin veya degistirildiginin bilgi verilen<br />
kisiye teblig edilmesi. Bu fikranin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen hallerde<br />
baglayici tarife bilgisinin geçerliligini kaybetme tarihi, söz konusu degisikliklerin<br />
Resmi Gazetede yayimi tarihidir.<br />
6. Baglayici mense bilgisi asagidaki durumlarda geçerliligini kaybeder:<br />
a) Mense kurallarinda bir mevzuat düzenlemesi veya bir uluslararasi anlasma<br />
geregince degisiklik yapilmasi ve verilen bilginin söz konusu degisiklikle getirilen<br />
hükümlere uymamasi,<br />
b) Dünya Ticaret Örgütünün uymakla yükümlü bulundugumuz Mense Kurallari<br />
Anlasmasina ve bu anlasmaya iliskin izahname ve kararlardaki bir degisiklige<br />
uymamasi,<br />
c) Baglayici mense bilgisinin iptal edildiginin veya degistirildiginin bilgi verilen<br />
kisiye teblig edilmesi.<br />
7. 5 ve 6 nci fikra hükümleri uyarinca geçerliligini kaybeden baglayici tarife veya<br />
mense bilgisinin hak sahibi, söz konusu baglayici bilgiye dayanarak ve bu bilginin<br />
geçerliligini kaybetmesinden önce, ilgili esyanin alimi veya satimi üstüne baglayici<br />
sözlesmeler yaptigi takdirde, geçerliligini kaybeden tarife veya mense bilgisini,<br />
söz konusu yayimin ya da tebligatin yapildigi tarihten itibaren alti aylik bir süre<br />
boyunca kullanabilir. Ancak, gümrük islemleri sirasinda söz konusu ürünler için bir<br />
ithalat, ihracat ya da ön izin belgesinin gümrüge verilmesi halinde, bu belgenin<br />
geçerlilik süresi esas alinir. Bu fikra hükümlerine istisna getirmeye Bakanlar Kurulu<br />
yetkilidir.<br />
8. Baglayici tarife veya mense bilgisine iliskin 7 nci fikra hükümleri ancak asagidaki<br />
amaçlarla kullanilabilir.<br />
a) Ithalat ya da ihracat vergilerinin belirlenmesi,<br />
b) Tarim politikasi kapsaminda ihracat vergi iadeleri ile ithalata ya da ihracata<br />
verilen diger bütün ödemelerin hesaplanmasi,<br />
c) Belgelerin, söz konusu tarife veya mense bilgisine istinaden verilmis olmasi<br />
kosuluyla, esyaya ait gümrük beyannamesinin tescili için gümrük islemlerinin<br />
yürütülmesi sirasinda verilen ithalat, ihracat ya da ön izin belgesinin kullanimi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DÖRDÜNCÜ AYIRIM</span><br />
Diger Hükümler<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 10</span><br />
1. Gümrük Müstesarligi, gümrük mevzuatinin dogru olarak uygulanmasi için<br />
gerekli gördügü bütün önlemleri alir.<br />
2. Gümrük mevzuatinin öngördügü uygulamalarin, hangi hallerde ve hangi<br />
kosullar altinda basitlestirilecegine iliskin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 11</span><br />
Gümrük islemleriyle dogrudan veya dolayli olarak ilgili bulunan kisiler, Gümrük<br />
Müstesarliginin veya gümrük idarelerinin talebi üzerine gümrük islemleri ile sinirli<br />
olmak kaydiyla belirlenen süreler içinde gerekli bütün belge ve bilgileri vermek<br />
ve her türlü yardimi saglamakla yükümlüdür. Kendilerinden bu konularda bilgi<br />
istenilen kisiler, özel kanunlarda yazili gizlilik hükümlerini ileri sürerek bilgi<br />
vermekten kaçinamazlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 12</span><br />
1. Gümrük idareleri gizli nitelikteki veya gizlilik esasina göre elde edilen bütün<br />
bilgileri saklamak zorundadir. Bu bilgileri veren kisinin veya makamin açik izni<br />
olmaksizin söz konusu bilgiler açiklanamaz. Su kadar ki, gümrük idareleri verilerin<br />
korunmasina iliskin yasal hükümler veya yargi kararlarinin geregi olarak söz<br />
konusu bilgileri ilgili mercilere verirler.<br />
2. Gümrük islemleri nedeniyle elde edilen gizli nitelikteki bilgilerin toplanmasi,<br />
kullanilmasi, saklanmasi, saklanma süresi ve üçüncü kisilere verilmesine iliskin<br />
hükümler yönetmelikle belirlenir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 13</span><br />
Ilgili kisiler, 11 inci maddede belirtilen belge ve bilgileri gümrük kontrolü<br />
amaciyla bes yil süre ile saklamak zorundadirlar.<br />
Belge saklama süresi;<br />
a) (b) fikrasinda öngörülen haller disinda, serbest dolasima girmek veya ihraç<br />
edilmek üzere beyan edilen esya ile ilgili olarak, serbest dolasima giris veya<br />
ihracat beyanlarina iliskin belgelerin tescil edildigi yilin;<br />
b) Nihai kullanimlari nedeniyle indirimli veya sifir ithalat vergisi ile Türkiye’de<br />
serbest dolasima giren esya için, gümrük gözetimine tabi olmalarinin sona erdigi<br />
yilin;<br />
c) Baska bir gümrük rejimine tabi tutulan esya için, söz konusu gümrük rejiminin<br />
sona erdigi yilin;<br />
d) Serbest bölgeye konulan esya için, buralardan çiktiklari yilin;<br />
Sonundan itibaren islemeye baslar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">MADDE 14</span><br />
1. Bu Kanunda belirtilen süreler, tarih veya vadeler, aksine özel bir<br />
hüküm bulunmadikça uzatilamaz veya ertelenemez. Süre, tarih veya vadelerin<br />
bitim tarihinin resmi tatil gününe rastlamasi halinde, bu süreler ilk isgününün resmi çalisma saatleri sonunda biter.<br />
2. Süre hafta veya ay olarak belli edilmis ise; basladigi güne son hafta veya ayda<br />
tekabül eden günün mesai saati bitiminde sona erer. Sürenin bittigi ayda tekabül<br />
eden bir gün yoksa süre o ayin son gününün mesai saati bitiminde sona erer.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TÜRKİYE'YE GİRİŞTE GÜMRÜK ALINMAYAN KİŞİSEL EŞYALAR]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-T%C3%9CRK%C4%B0YE-YE-G%C4%B0R%C4%B0%C5%9ETE-G%C3%9CMR%C3%9CK-ALINMAYAN-K%C4%B0%C5%9E%C4%B0SEL-E%C5%9EYALAR-5073</link>
			<pubDate>Tue, 02 Oct 2007 11:52:44 +0300</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-T%C3%9CRK%C4%B0YE-YE-G%C4%B0R%C4%B0%C5%9ETE-G%C3%9CMR%C3%9CK-ALINMAYAN-K%C4%B0%C5%9E%C4%B0SEL-E%C5%9EYALAR-5073</guid>
			<description><![CDATA[Yurt dışı iş seyahatleriniz sırasında kendi kullanımınız için veya sevdiklerinize hediye etmek için çeşitli hediyelik eşyalar veya elektronik aletler satın almak isteyebilirsiniz.<br />
<br />
Ancak bunların Türkiye'ye dönüşte gümrük masrafının ne kadar olacağını veya aldığınız ürünlerden bir seferde kaçar adete izin verildiğini bilmediğiniz için vazgeçebilirsiniz.<br />
<br />
Vazgeçmeden önce bu sayfadan, yurt dışından Türkiye'ye dönüşteki gümrük kuralları hakkında bilgi alabilirsiniz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan giyim ve yolculuk eşyaları;</span><br />
- Yolcunun giyinip kuşanmasına mahsus eşyalar.<br />
- Yolcunun yaşantısına mahsus eşya ile seyahat eşyaları.<br />
- Yolcu için elbiselik kumaş (en fazla 5 metre).<br />
- Nakli hane hakkına sahip olan ve yurda kesin dönüş yapan yolcuya ait, bir adet kürk.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan elektronik eşyalar;</span><br />
- Bir adet 16 ekrana kadar renkli cep televizyonu (16 ekran dahil).<br />
- Bir adet siyah beyaz televizyon-radyo-teyp (kombine).<br />
- Bir adet video kamera ve 5 adet boş video teyp kaseti.<br />
- Sekiz milimetreye kadar alıcı veya gösterici sinema makinesi (on adet boş sinema filmi ile birlikte).<br />
- Bir adet slâyt gösterme makinesi.<br />
- Cep tipi bilgisayar (ana bellek kapasitesi-Ram 128 K. byte'a [128 dahil] kadar).<br />
- Portatif compact disc player.<br />
- Bir adet kendi ses verebilen portatif radyo ve portatif radyo-teyp.<br />
- Bir adet volkman veya cepte taşınabilen küçük teyp.<br />
- Kasetsiz ve kartuşsuz elektronik oyun aletleri.<br />
- Her birinden en çok 5'er adet olmak üzere plak, teyp kaseti veya compact disc.<br />
- GSM-Cep telefonu (SIM kartını havi olanlar).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan müzik aletleri;</span><br />
Armonika - Mandolin - Kaval - Mızıka - Flüt - Gitar - Akordeon<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan oyun ve spor aletleri;</span><br />
- İki bölmeli bir adet kamp çadırı.<br />
- Sualtı sporları için bir adet dalgıç takımı (nitelikleri, aksam ve parçaları müsteşarlıkça belirlenir)<br />
- Uçan kanatlar (bir çift).<br />
- Motor takılmayan cinsten şişme bir adet bot.<br />
- Su sporu için kullanılan yelken tertibatlı bir adet sörf.<br />
- Ayak paleti (bir çift).<br />
- Yolcunun tek başına kullanabileceği özelliğe sahip spor yapmasına mahsus birer adet olmak üzere spor alet ve giysileri (deniz motosikleti ve motorlu deniz kızağı hariç)<br />
- Satranç takımı.<br />
- Dama takımı.<br />
- Beş adet oyun kâğıdı.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan sağlık cihazları;</span><br />
- Hasta yolcuya ait yataklar.<br />
- Malüller için hareket ettirici tertibatı bulunan motorlu, motorsuz koltuklar.<br />
- Şahsi tedavide kullanılan ilaçlar.<br />
- Gaz maskesi ve benzeri koruyucu elbise (en çok 2 adet).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan mutfak eşyaları;</span><br />
- Yolculuk esnasında kullanılacak kadar tabak, tencere, çatal, kaşık, bıçak gibi mutfak aletleri.<br />
- Bir adet portatif piknik ocağı.<br />
- Bir adet semaver.<br />
- İki adet termos.<br />
- Akü ile çalışan kahve makinesi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan tüketim maddeleri;</span><br />
Yerli ve yabancı ayrımı yapmaksızın;<br />
- 200 adet sigara (1 karton) ile 50 adet yaprak sigara.<br />
- 200 gram kıyılmış tütün ve 200 yaprak sigara kâğıdı veya 200 gram pipo tütünü veya 200 gram ağız tütünü veya 200 gram tömbeki veya 50 gram enfiye.<br />
- Gümrük hattı dışı eşya satış mağazalarından satın alınmış olması halinde yukarıdakine ek olarak 200 adet sigara (1 karton), 100 adet yaprak sigara ve 500 gram pipo tütünü.<br />
- 1,5 kg kahve, 1,5 kg nescafe. 500 gram çay, 1 kg çikolata, 1 kg şekerden mamül yiyecek.<br />
- 100 cl.lik bir şişe ya da 75 veya 70 cl'lik iki şişe alkollü içki.<br />
- En fazla 120 ml.lik şişeler içinde beş adet kolonya, lavanta, parfüm, esans veya losyon.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan diğer eşyalar;</span><br />
- Bir adet portatif yazı makinesi.<br />
- Bir adet fotoğraf makinesi (5 adet filmi ile birlikte).<br />
- Çocuk yolculara mahsus bir adet çocuk arabası.<br />
- Çocuk yolcuya mahsus ebadına bakılmaksızın bir adet bisiklet.<br />
-Çocuk yolcuya mahsus oyuncaklar (en çok 10 adet).<br />
- Cepte taşınabilen ve pille çalışan hesap makinesi.<br />
- Bir adet ütü (buharlı veya buharsız)<br />
- 1 x 1,5 metre ebadında seccade (yünlü, pamuklu veya sentetik olmak kaydıyla)<br />
- Bir adet el dürbünü (gece görüş dürbün ve gözlükleri ile gece görüş keskin nişancı dürbünleri hariç)<br />
- Bir adet masa saati.<br />
- Bir adet portatif gaz sobası.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Araçla birlikte yolculuk halinde (sadece araç sahibi veya sürücüsüne uygulanmak kaydıyla) </span><br />
a) Tornavida takımı (ayrı büyüklükte olmak üzere en fazla 5 adet)<br />
b) Lokma takımı (araçta kullanılan tipte olmak üzere en fazla 10 parça)<br />
c) Oto pompası cihazı<br />
e) Akü ile çalışan otomobil süpürgesi<br />
f) Akü ile çalışan buzluk<br />
g) Stepne dışında bir adet oto iç ve dış lastiği<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yolcunun durumuna göre müsteşarlıkça kişisel eşya kapsamında kabul edilecek diğer eşyalar;</span><br />
- Yolcunun beraberinde olmak kayıt ve şartıyla bir adet kedi veya bir adet köpek veya bir adet kuş veya 10 adet akvaryum balığı (veteriner sağlık raporu, orijin ve aşı belgesi ile varsa kimlik ve eşkal belgesi ibrazı şartı ve veteriner kontrolü kaydıyla).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sevdiklerinize aldığınız hediyeler için gümrük uygulaması;</span><br />
Sevdiklerinize aldığınız hediyeler, güzel armağanlar için gümrükten muaf tutuluyorsunuz. Tabii bu gümrük uygulamasının da bazı şartları var Müsteşarlık, hediyelik olarak ithal edilecek eşyanın nitelik ve özellikleriyle miktar ve kıymetlerini belirlemeye, özel ve zaruri durumları inceleme ve sonuçlandırmaya, bu hakkın suiistimal edilmesini önlemek üzere hediyelik eşya muafiyetini kısıtlamaya yetkilidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aşağıdaki belirtilen mallar ve miktarlar için gümrük alınmaz;</span><br />
Tütün ürünleri<br />
- 10 paket sigara.(purolar)<br />
- 10 adet puro.<br />
- 200 gram kıyılmış tütün (200 yaprak sigara kâğıdı ile)<br />
- 200 gram pipo tütünü.<br />
- 200 gram ağız tütünü.<br />
- 200 gram tömbeki.<br />
- 50 p [&lt;] enfiye. gram[&gt;]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alkol ve alkollü içecekler;</span><br />
- 100 cc. lik 1 şişe ya da 70 cc veya 75'lik 2 şişe (18 yaşın altındaki yolcular için uygulanmaz)<br />
- En fazla 120 ml. lik şişeler içinde beş adet kolonya, lavanta, parfüm, esans veya losyon.<br />
- Kahve 1 kg.<br />
- Çözülebilir hazır kahve 1 kg.<br />
- Çay 500 gram<br />
- Çikolata 1 kg.<br />
- Şekerden mamul yiyecek 1 kg.<br />
- Yolcuların kişisel ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda tıbbi malzeme ve ilaç (her bir yolcu için toplam gerçek kıymeti 300 EURO'yu geçmeyen eşyalar için, 15 yaşından küçük yolcular için bu miktar 145 EURO olarak uygulanır).<br />
- İki ya da daha fazla kalemden oluşan eşyanın yolcu başına toplam kıymeti 300 Euroyu aşarsa, aşan miktardan gümrük alınır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrüğü ödenmek suretiyle postayla veya yolcu beraberinde Türkiye'ye sokulabilecek eşyalar;</span><br />
18 yaşından büyük yolcuya, Türkiye'ye gelişinden 2 ay önce ve 6 ay sonra posta veya hızlı kargo yoluyla gönderilen ve değeri 1.500 Euroyu geçmeyen ve ticaret amaçlı olmayan eşyadan yüzde 10 sabit gümrük alınır (300 Euroluk muafiyet düşülür).<br />
Ya da 18 yaşındaki yolcunun beraberinde getireceği ve değeri 1.500 Euroyu geçmeyen ve ticaret amaçlı olmayan eşyadan yüzde 10 sabit gümrük alınır (300 Euroluk muafiyet düşülür).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu haktan yararlanabilmek için şu koşullar gereklidir: </span><br />
- Türkiye'deki kişilere posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gönderilen eşyalar<br />
- Yolcular beraberlerinde getirdikleri eşyalar<br />
- Hediye edilmek üzere getirilen ya da gönderilen eşyalar<br />
- Kişinin şahsına veya ailesinin kullanımına mahsus eşyalar<br />
- Karşılığında alıcı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olan eşyalar<br />
- Ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyalar.<br />
Bu çerçevede getirilen eşyanın toplam kıymetinin 1.500 EURO'yu aşması halinde, söz konusu eşyanın ithalinde ödenmesi gereken vergiler, yürürlükte bulunan esaslara göre tahakkuk ve tahsil edilir.<br />
İthal konusu eşyanın kıymetinin tek başına 1.500 EURO'yu geçmesi halinde, bu eşyanın gümrük vergileri İthalat Rejimi Kararı ile belirlenen oranlara göre tahakkuk ve tahsil edilir.<br />
Eşyaya sabit oranlı vergi uygulamadan önce, beyan sahibi bunun yerine ithalat vergilerinin uygulanmasını talep edebilir. Bu durumda eşya için ithalat vergileri tahsil edilmek suretiyle eşyanın ithaline izin verilir.<br />
Bu çerçevede getirilen eşyanın vergi matrahının tespitinde esas alınacak kıymeti, ibraz edilen faturaya veya satış fişine göre belirlenir. Bu tür belge ibraz edilememesi veya ibraz edilen belgede kayıtlı kıymetin düşük bulunması halinde, eşyanın kıymeti idarece tespit edilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yurt dışı iş seyahatleriniz sırasında kendi kullanımınız için veya sevdiklerinize hediye etmek için çeşitli hediyelik eşyalar veya elektronik aletler satın almak isteyebilirsiniz.<br />
<br />
Ancak bunların Türkiye'ye dönüşte gümrük masrafının ne kadar olacağını veya aldığınız ürünlerden bir seferde kaçar adete izin verildiğini bilmediğiniz için vazgeçebilirsiniz.<br />
<br />
Vazgeçmeden önce bu sayfadan, yurt dışından Türkiye'ye dönüşteki gümrük kuralları hakkında bilgi alabilirsiniz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan giyim ve yolculuk eşyaları;</span><br />
- Yolcunun giyinip kuşanmasına mahsus eşyalar.<br />
- Yolcunun yaşantısına mahsus eşya ile seyahat eşyaları.<br />
- Yolcu için elbiselik kumaş (en fazla 5 metre).<br />
- Nakli hane hakkına sahip olan ve yurda kesin dönüş yapan yolcuya ait, bir adet kürk.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan elektronik eşyalar;</span><br />
- Bir adet 16 ekrana kadar renkli cep televizyonu (16 ekran dahil).<br />
- Bir adet siyah beyaz televizyon-radyo-teyp (kombine).<br />
- Bir adet video kamera ve 5 adet boş video teyp kaseti.<br />
- Sekiz milimetreye kadar alıcı veya gösterici sinema makinesi (on adet boş sinema filmi ile birlikte).<br />
- Bir adet slâyt gösterme makinesi.<br />
- Cep tipi bilgisayar (ana bellek kapasitesi-Ram 128 K. byte'a [128 dahil] kadar).<br />
- Portatif compact disc player.<br />
- Bir adet kendi ses verebilen portatif radyo ve portatif radyo-teyp.<br />
- Bir adet volkman veya cepte taşınabilen küçük teyp.<br />
- Kasetsiz ve kartuşsuz elektronik oyun aletleri.<br />
- Her birinden en çok 5'er adet olmak üzere plak, teyp kaseti veya compact disc.<br />
- GSM-Cep telefonu (SIM kartını havi olanlar).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan müzik aletleri;</span><br />
Armonika - Mandolin - Kaval - Mızıka - Flüt - Gitar - Akordeon<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan oyun ve spor aletleri;</span><br />
- İki bölmeli bir adet kamp çadırı.<br />
- Sualtı sporları için bir adet dalgıç takımı (nitelikleri, aksam ve parçaları müsteşarlıkça belirlenir)<br />
- Uçan kanatlar (bir çift).<br />
- Motor takılmayan cinsten şişme bir adet bot.<br />
- Su sporu için kullanılan yelken tertibatlı bir adet sörf.<br />
- Ayak paleti (bir çift).<br />
- Yolcunun tek başına kullanabileceği özelliğe sahip spor yapmasına mahsus birer adet olmak üzere spor alet ve giysileri (deniz motosikleti ve motorlu deniz kızağı hariç)<br />
- Satranç takımı.<br />
- Dama takımı.<br />
- Beş adet oyun kâğıdı.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan sağlık cihazları;</span><br />
- Hasta yolcuya ait yataklar.<br />
- Malüller için hareket ettirici tertibatı bulunan motorlu, motorsuz koltuklar.<br />
- Şahsi tedavide kullanılan ilaçlar.<br />
- Gaz maskesi ve benzeri koruyucu elbise (en çok 2 adet).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan mutfak eşyaları;</span><br />
- Yolculuk esnasında kullanılacak kadar tabak, tencere, çatal, kaşık, bıçak gibi mutfak aletleri.<br />
- Bir adet portatif piknik ocağı.<br />
- Bir adet semaver.<br />
- İki adet termos.<br />
- Akü ile çalışan kahve makinesi.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan tüketim maddeleri;</span><br />
Yerli ve yabancı ayrımı yapmaksızın;<br />
- 200 adet sigara (1 karton) ile 50 adet yaprak sigara.<br />
- 200 gram kıyılmış tütün ve 200 yaprak sigara kâğıdı veya 200 gram pipo tütünü veya 200 gram ağız tütünü veya 200 gram tömbeki veya 50 gram enfiye.<br />
- Gümrük hattı dışı eşya satış mağazalarından satın alınmış olması halinde yukarıdakine ek olarak 200 adet sigara (1 karton), 100 adet yaprak sigara ve 500 gram pipo tütünü.<br />
- 1,5 kg kahve, 1,5 kg nescafe. 500 gram çay, 1 kg çikolata, 1 kg şekerden mamül yiyecek.<br />
- 100 cl.lik bir şişe ya da 75 veya 70 cl'lik iki şişe alkollü içki.<br />
- En fazla 120 ml.lik şişeler içinde beş adet kolonya, lavanta, parfüm, esans veya losyon.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrük alınmayan diğer eşyalar;</span><br />
- Bir adet portatif yazı makinesi.<br />
- Bir adet fotoğraf makinesi (5 adet filmi ile birlikte).<br />
- Çocuk yolculara mahsus bir adet çocuk arabası.<br />
- Çocuk yolcuya mahsus ebadına bakılmaksızın bir adet bisiklet.<br />
-Çocuk yolcuya mahsus oyuncaklar (en çok 10 adet).<br />
- Cepte taşınabilen ve pille çalışan hesap makinesi.<br />
- Bir adet ütü (buharlı veya buharsız)<br />
- 1 x 1,5 metre ebadında seccade (yünlü, pamuklu veya sentetik olmak kaydıyla)<br />
- Bir adet el dürbünü (gece görüş dürbün ve gözlükleri ile gece görüş keskin nişancı dürbünleri hariç)<br />
- Bir adet masa saati.<br />
- Bir adet portatif gaz sobası.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Araçla birlikte yolculuk halinde (sadece araç sahibi veya sürücüsüne uygulanmak kaydıyla) </span><br />
a) Tornavida takımı (ayrı büyüklükte olmak üzere en fazla 5 adet)<br />
b) Lokma takımı (araçta kullanılan tipte olmak üzere en fazla 10 parça)<br />
c) Oto pompası cihazı<br />
e) Akü ile çalışan otomobil süpürgesi<br />
f) Akü ile çalışan buzluk<br />
g) Stepne dışında bir adet oto iç ve dış lastiği<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yolcunun durumuna göre müsteşarlıkça kişisel eşya kapsamında kabul edilecek diğer eşyalar;</span><br />
- Yolcunun beraberinde olmak kayıt ve şartıyla bir adet kedi veya bir adet köpek veya bir adet kuş veya 10 adet akvaryum balığı (veteriner sağlık raporu, orijin ve aşı belgesi ile varsa kimlik ve eşkal belgesi ibrazı şartı ve veteriner kontrolü kaydıyla).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sevdiklerinize aldığınız hediyeler için gümrük uygulaması;</span><br />
Sevdiklerinize aldığınız hediyeler, güzel armağanlar için gümrükten muaf tutuluyorsunuz. Tabii bu gümrük uygulamasının da bazı şartları var Müsteşarlık, hediyelik olarak ithal edilecek eşyanın nitelik ve özellikleriyle miktar ve kıymetlerini belirlemeye, özel ve zaruri durumları inceleme ve sonuçlandırmaya, bu hakkın suiistimal edilmesini önlemek üzere hediyelik eşya muafiyetini kısıtlamaya yetkilidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Aşağıdaki belirtilen mallar ve miktarlar için gümrük alınmaz;</span><br />
Tütün ürünleri<br />
- 10 paket sigara.(purolar)<br />
- 10 adet puro.<br />
- 200 gram kıyılmış tütün (200 yaprak sigara kâğıdı ile)<br />
- 200 gram pipo tütünü.<br />
- 200 gram ağız tütünü.<br />
- 200 gram tömbeki.<br />
- 50 p [&lt;] enfiye. gram[&gt;]<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Alkol ve alkollü içecekler;</span><br />
- 100 cc. lik 1 şişe ya da 70 cc veya 75'lik 2 şişe (18 yaşın altındaki yolcular için uygulanmaz)<br />
- En fazla 120 ml. lik şişeler içinde beş adet kolonya, lavanta, parfüm, esans veya losyon.<br />
- Kahve 1 kg.<br />
- Çözülebilir hazır kahve 1 kg.<br />
- Çay 500 gram<br />
- Çikolata 1 kg.<br />
- Şekerden mamul yiyecek 1 kg.<br />
- Yolcuların kişisel ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda tıbbi malzeme ve ilaç (her bir yolcu için toplam gerçek kıymeti 300 EURO'yu geçmeyen eşyalar için, 15 yaşından küçük yolcular için bu miktar 145 EURO olarak uygulanır).<br />
- İki ya da daha fazla kalemden oluşan eşyanın yolcu başına toplam kıymeti 300 Euroyu aşarsa, aşan miktardan gümrük alınır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Gümrüğü ödenmek suretiyle postayla veya yolcu beraberinde Türkiye'ye sokulabilecek eşyalar;</span><br />
18 yaşından büyük yolcuya, Türkiye'ye gelişinden 2 ay önce ve 6 ay sonra posta veya hızlı kargo yoluyla gönderilen ve değeri 1.500 Euroyu geçmeyen ve ticaret amaçlı olmayan eşyadan yüzde 10 sabit gümrük alınır (300 Euroluk muafiyet düşülür).<br />
Ya da 18 yaşındaki yolcunun beraberinde getireceği ve değeri 1.500 Euroyu geçmeyen ve ticaret amaçlı olmayan eşyadan yüzde 10 sabit gümrük alınır (300 Euroluk muafiyet düşülür).<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu haktan yararlanabilmek için şu koşullar gereklidir: </span><br />
- Türkiye'deki kişilere posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gönderilen eşyalar<br />
- Yolcular beraberlerinde getirdikleri eşyalar<br />
- Hediye edilmek üzere getirilen ya da gönderilen eşyalar<br />
- Kişinin şahsına veya ailesinin kullanımına mahsus eşyalar<br />
- Karşılığında alıcı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olan eşyalar<br />
- Ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyalar.<br />
Bu çerçevede getirilen eşyanın toplam kıymetinin 1.500 EURO'yu aşması halinde, söz konusu eşyanın ithalinde ödenmesi gereken vergiler, yürürlükte bulunan esaslara göre tahakkuk ve tahsil edilir.<br />
İthal konusu eşyanın kıymetinin tek başına 1.500 EURO'yu geçmesi halinde, bu eşyanın gümrük vergileri İthalat Rejimi Kararı ile belirlenen oranlara göre tahakkuk ve tahsil edilir.<br />
Eşyaya sabit oranlı vergi uygulamadan önce, beyan sahibi bunun yerine ithalat vergilerinin uygulanmasını talep edebilir. Bu durumda eşya için ithalat vergileri tahsil edilmek suretiyle eşyanın ithaline izin verilir.<br />
Bu çerçevede getirilen eşyanın vergi matrahının tespitinde esas alınacak kıymeti, ibraz edilen faturaya veya satış fişine göre belirlenir. Bu tür belge ibraz edilememesi veya ibraz edilen belgede kayıtlı kıymetin düşük bulunması halinde, eşyanın kıymeti idarece tespit edilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hukuka Giriş Test 2]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Hukuka-Giri%C5%9F-Test-2-858</link>
			<pubDate>Fri, 09 Mar 2007 02:20:32 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=6">redline</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Hukuka-Giri%C5%9F-Test-2-858</guid>
			<description><![CDATA[HUKUKA GİRİŞ<br />
1. Bir geleneğin örf ve adet hukuku kuralı olabilmesi için bulunması gereken unsurlar aşağıdakilerden hangisinde tam ve doğru olarak verilmiştir?<br />
a) Maddi unsur manevi unsur ahlak unsuru<br />
b) Hukuki unsur - manevi unsur genel uygulanabilirlik unsur<br />
c) Hukuki unsur - ahlaki unsur<br />
d) Maddi unsur - manevi unsur - hukuki unsur<br />
e) Maddi unsur - manevi unsur -toplumsal kabul unsuru<br />
<br />
2. Aşağıdakilerden hangisi aynı bir hak değildir?<br />
a) İpotek<br />
b) Oturma hakkı<br />
c) Alacak hakkı<br />
d) Üst hakkı<br />
e) İntifa hakkı<br />
<br />
3. Hukuk kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?<br />
a) Hukukun tanımlarına dahil edilmesi gereken<br />
b) Hukukun ne olduğunu tanımlamak mümkün değildir<br />
c) Hukukun ne olduğunu farklı kılan, farklı tanımlardır<br />
d) Hukuk herkes için aynı değildir<br />
e) Hukuk kurallarının maddi yaptırımı yoktur<br />
<br />
4. Bir fiilin kusurlu bir irade tarafından yaratılmış olması Ceza Kanunu açısından suçun hangi unsurudur?<br />
a) İhmal unsuru<br />
b) Manevi unsur<br />
c) Kanuni unsur<br />
d) İcra unsuru<br />
e) Maddi unsur<br />
<br />
5. Aşağıdakilerden hangisi idarenin yarı dışı denetim mekanizmalarından biri değildir?<br />
a) Müfettiş denetimi<br />
b) TBMM nin sonu ve gensoru denetimi<br />
c) Sayıştay'ın malı alındaki denetimi<br />
d) Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun denetimi<br />
e) Mahkemelerce denetim<br />
<br />
6. İnsanların salt insan olmaları sıfatıyla doğuştan sahip oldukları dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez hak ve özgürlükler 1982 Anayasasının hangi ilkesinin yakından ilişkilidir?<br />
a) Demokratik devlet ilkesi<br />
b) İnsan haklarına saygılı devlet ilkesi<br />
c) Laik devlet ilkesi<br />
d) Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet ilkesi<br />
e) Hukuki devlet ilkesi<br />
<br />
7. Hukuk kuralları ile diğer sosyal kurallar arasındaki ilişkilerde ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?<br />
a) Hukuk kurallarının yap dediği bir davranışı ahlak kuralları yapma diyebilir<br />
a) Hukuk kurallarının yap dediği bir davranışı ahlak kuralları yapma diyebilir<br />
b) Hukuk kuralları diğer sosyal kurallardan özellikle din ve ahlak kuralları ile benzerlik taşır<br />
c) Hukuk kuralları diğer sosyalkurallardan tamamen farklıdır<br />
d) Hukuk kuralları ile görgü kuralları arasında bir ilişki yoktur<br />
e) Ahlak kurallarının yapma dediği bir davranışın yapılmasını hukuk kuralları emredebilir<br />
<br />
8. İyi niyet kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?<br />
a) Kişinin hakkın kazanılmasına engel olan bir sebebin varlığını bilmemesi durumudur<br />
b) İyi niyet kavramı, aile, borçlar, miras ve eşya hukukunda hukuki sonuçlar doğurabilir.<br />
c) Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyetd hakkı kazanan üçüncü kişinin hakkı korunmaz<br />
d) Sahibinin elinden isteği olmadan çıkan taşınırlar üzerinde iyi niyetle hak kazanılamaz<br />
e) İyi niyet hak sahibi olmayan bir kişiden bir hakkın devren kazanılmasını sağlayan bir kurumdur<br />
<br />
9. Örf ve adet hukukunun manevi unsuru aşağıdakilerden hangisidir?<br />
a) Genel inanış<br />
b) Devamlılık veya tekrarlanma<br />
c) Moda<br />
d) Maddi yaptırım<br />
e) Hukuk kuralları<br />
<br />
10. Bir kişinin terekesinin kimlere nasıl geçeceğini düzenleyen hukuk dalına ne ad verilir?<br />
a) Borçlar Hukuku<br />
b) Miras Hukuk<br />
c) Eşya Hukuku<br />
d) Kişiler Hukuku<br />
e) Aile Hukuku<br />
<br />
11. Bir terzinin müşterisine elbise dikmek üzere anlaşması aşağıdaki sözleşme tiplerinden hangisine girer?<br />
a) Kir a sözleşmesi<br />
b) Kefil sözleşmesi<br />
c) Satım sözleşmesi<br />
d) İstisna sözleşmesi<br />
e) Karz sözleşmesi<br />
<br />
12. Tazminat yaptırımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?<br />
a) Sözleşmenin hükümlerine uyulmaması sebebiyle diğer tarafın zarara uğraması halinde de sözkonusu olur.<br />
b) Sadece haksız fiil hallerinde sözkonusu olur<br />
c) Hukuka aykırı olarak verilen zararın giderilmesi amacını taşır<br />
d) Maddi ve manevi tazminat olarak iki türdür<br />
e) Maddi yaptırım türleri arasında yer alır<br />
<br />
13. 14 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi Ayşenin anne ve babasının izni olmadan elektronik eşyalar satan bir mağazadan cep telefon usatın alması halinde uygulanacak hükümsüzlük yaptırımı aşağıdakilerden hangisidir?<br />
a) Tek taraflı bağlamazlık<br />
b) Yokluk<br />
c) Mutlak butlan<br />
d) Nispi butlan<br />
e) İptal<br />
<br />
14. Çalışanların veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak okenomik ve sosyal menfaatlerini korumak ve geliştirmek için meydana getirdikleri tüzel kişiliğe sahip kuruluşa ne ad verilir?<br />
a) Demek<br />
b) Federasyon<br />
c) Vakıf<br />
d) Birlik<br />
e) Sendika<br />
<br />
15. Belediye tarafından, yapı ruhsatı verilmesi mümkün olan bir yere, hukuki aykırı olarak ruhsat verilmemesi halinde hangi morel tarafından, hangi hukuki yaptırım uygulanır?<br />
a) İdari yargı-yokluk<br />
b) idari yargı-iptal<br />
c) Adli yargı-butlan<br />
d) Adli yargı-iptal<br />
e) İdari yargı butlan<br />
<br />
16.Aşağıdakilerden hangisi özel hukuk ilişkisi değildir?<br />
a) Belediyenin bir üst gecit yapmak için bir vatandaşının arazisini kamulaştırması<br />
b) Belediyenin hizmetlerinde kullanmak üzere bir iş merkezini kiralaması<br />
c) Bir devlet üniversitesinin çalışanlarının yemek ihtiyacı için bir yemek şirketi ile anlaşması<br />
d) Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bir tekstil şirketine emniyet mensuplarının üniformalarını diktirmesi<br />
e) Adalet Bakanlığının mahkemelerde kullanmak üzere bir bilgisayar şirketinden bin adet bilgisayar satın alması<br />
<br />
17. Sigorta ettirenin sigortacı ödemekle yükümlü olduğu ücrete ne ad verilir?<br />
a) Sigorta poliçesi<br />
b) Sigorta ücreti<br />
c) Navlun<br />
d) Sigorta primi<br />
e) Kesinti<br />
<br />
18. Mutlak haklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?<br />
a) Mutlak hak sahibi, hakkından dilediği gibi yararlanabilir<br />
b) Aynı haklar mutlak haklardandır<br />
c) Herkese karşı ileri sürülebilirler<br />
d) Sadece mallar üzerinde sözkonusu olurlar<br />
e) Hak sahibi tarafından doğrudan kullanılabilirler<br />
<br />
19. Hakların aslan kazanılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?<br />
a) Kişinin sahipsiz bir hakkı kendi fiili ile kazanmasıdır<br />
b) Sahipsiz taşınır mallar üzerinde bu yolla mülkiyet hakkının kazanılmasına sahiplenme denir<br />
c) Sahipsiz taşınmaz üzerinde bu yolla mülkiyet hakkının kazanılmasına işgal denir<br />
d) Maddi olmayan mallar da aslen kazanılabilir<br />
e) Kişiler üzerindeki haklar aslen kazanmaya konu olamazlar<br />
<br />
20. İnek, koyun gibi cins hayvanlara sahip bulunan bir kimse onları bizzat besleyip bakmak imkanlarından yoksun olduğunda, onları bir başkasına bırakması ile ilgili olan örf ve adet hukuku kuralı aşağıdakilerden hangisidir?<br />
a) Yarıcılık<br />
b) Örtü belde<br />
c) Ortakçılık<br />
d) İrtifak hakkı<br />
e) Paltos<br />
<br />
21. Aşağıdakilerden hangisi bir kişilik hakkı olarak nitelendirilemez?<br />
a) Vücut tamlığı<br />
b) Velayet hakkı<br />
c) Kişinin resmine ilişkin hakkı<br />
d) Telif hakkı<br />
e) Kişinin adına ilişkin hakkı<br />
<br />
22. Aşağıdakilerden hangisi Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bidirisinde açıklanan insan hak ve özgürlüklerinden biri değildir?<br />
a) Herkesin eşit çalışma karşılığında eşit ücrete hak kazanma hakkı vardır<br />
b) Kölelik ve köle ticareti yasaktır<br />
c) Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği her bireyin hakkıdır<br />
d) Bütün insanlar keyfi olarak tutuklanabilir<br />
e) Her bireyin fikir vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır<br />
<br />
23. Aşağıdakilerin hangsinde hakkın kaybedilmesi durumu yoktur?<br />
a) X şahsı ölmüştür<br />
b) X şahsının evi yanıp kül olmuştur<br />
c) X şahsı gazetesini otobüste unutmuştur<br />
d) X şahsı babasından kalan mirazı 3 ay içinde red etmemiştir.<br />
e) X şahsı babasından kalan mirası 3 ay içinde red etmemiştir<br />
<br />
24. Aşağıdakilerden hangisi hakkın kötüye kullanılmasının unsurlarından değildir?<br />
a) Hakkın kullanılması sonucu zarar görme tehlikesinin ortaya çıkmış olması<br />
b) Hakkın dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılması<br />
c) Hakkın kullanılmasına hukuk düzenini izin vermesi<br />
d) Hakkın amacı dışında kullanılması<br />
e) Hakkın kullanılması sonucu ortaya zarar çıkması<br />
<br />
25. Tek taraflı bir irade açıklaması ile yeni bir hukuki durum yaratmak, mevcut bir hukuki durumu değiştirmek ya da tamamen ortadan kaldırmak yetkisi veren haklara ne ad verilir?<br />
a) Yenilik doğuran haklar<br />
b) Nisbi haklar<br />
c) Kişilik hakları<br />
d) İrtifak hakları<br />
e) Fikri haklar<br />
<br />
26. Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığı yetki Kanuna dayanarak, Bakanlar Kurulunca belli konuları düzenlemek üzere çıkarılan yazılı hukuk kuralları aşağıdakilerden hangisidir?<br />
a) Tüzükler<br />
b) Yönetmelikler<br />
c) Genel Düzenleyici İşlemler<br />
d) Kanun Teklifleri<br />
e) Kanun Hükmünde Kararnameler<br />
27. Aşağıdakilerden hangisi tek taraflı bir hukuki işlemdir?<br />
a) Vasiyet<br />
b) Bağışlama<br />
c) Kira akdi<br />
d) Şirket akdi<br />
e) Dernek kurma<br />
<br />
28. Ali kol saatini otobüste düşürmüştür, Mehmet kaybedilmiş olan saati bir saatçi dükkanından satın almıştır.<br />
Bu durumda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?<br />
a) Mehmet saatin mülkiyet hakkını kazanmıştır<br />
b) Mehmete karşı taşınır davası açılamaz<br />
c) Ali, Mehmet'in saatçiye ödediği bedeli ödeyerek saatini Mehmetten alabilir<br />
d) Saatçi, Ali'ye saatin parasını ödemek zorundadır<br />
e) Mehmet her koşulda saati iade etmek zorundadırn<br />
<br />
29. Aşağıdakilerden hangisi ergin bir kimsenin fiil ehliyetinin kısıtlanmasını gerektirecek sebeplerden biri değildir?<br />
a) Savurganlık<br />
b) Akıl zayıflığı<br />
c) Kişi aleyhine<br />
d) Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı<br />
e) Kötü yaşama tarzı<br />
<br />
30. Aşağıdakilerden hangisi dürüst davranma kavramının unsurlarından değildir?<br />
a) Kişinin doğru hareket etmesi<br />
b) Kişinin davranışının sonucunu bilerek hareket etmesi<br />
c) Kişinin aklı başında biri gibi hareket etmesi<br />
d) Kişinin iyi hareket etmesi<br />
e) Kişinin vasat zekalı bir insan gibi hareket etmesi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[HUKUKA GİRİŞ<br />
1. Bir geleneğin örf ve adet hukuku kuralı olabilmesi için bulunması gereken unsurlar aşağıdakilerden hangisinde tam ve doğru olarak verilmiştir?<br />
a) Maddi unsur manevi unsur ahlak unsuru<br />
b) Hukuki unsur - manevi unsur genel uygulanabilirlik unsur<br />
c) Hukuki unsur - ahlaki unsur<br />
d) Maddi unsur - manevi unsur - hukuki unsur<br />
e) Maddi unsur - manevi unsur -toplumsal kabul unsuru<br />
<br />
2. Aşağıdakilerden hangisi aynı bir hak değildir?<br />
a) İpotek<br />
b) Oturma hakkı<br />
c) Alacak hakkı<br />
d) Üst hakkı<br />
e) İntifa hakkı<br />
<br />
3. Hukuk kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?<br />
a) Hukukun tanımlarına dahil edilmesi gereken<br />
b) Hukukun ne olduğunu tanımlamak mümkün değildir<br />
c) Hukukun ne olduğunu farklı kılan, farklı tanımlardır<br />
d) Hukuk herkes için aynı değildir<br />
e) Hukuk kurallarının maddi yaptırımı yoktur<br />
<br />
4. Bir fiilin kusurlu bir irade tarafından yaratılmış olması Ceza Kanunu açısından suçun hangi unsurudur?<br />
a) İhmal unsuru<br />
b) Manevi unsur<br />
c) Kanuni unsur<br />
d) İcra unsuru<br />
e) Maddi unsur<br />
<br />
5. Aşağıdakilerden hangisi idarenin yarı dışı denetim mekanizmalarından biri değildir?<br />
a) Müfettiş denetimi<br />
b) TBMM nin sonu ve gensoru denetimi<br />
c) Sayıştay'ın malı alındaki denetimi<br />
d) Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunun denetimi<br />
e) Mahkemelerce denetim<br />
<br />
6. İnsanların salt insan olmaları sıfatıyla doğuştan sahip oldukları dokunulmaz, devredilmez ve vazgeçilmez hak ve özgürlükler 1982 Anayasasının hangi ilkesinin yakından ilişkilidir?<br />
a) Demokratik devlet ilkesi<br />
b) İnsan haklarına saygılı devlet ilkesi<br />
c) Laik devlet ilkesi<br />
d) Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet ilkesi<br />
e) Hukuki devlet ilkesi<br />
<br />
7. Hukuk kuralları ile diğer sosyal kurallar arasındaki ilişkilerde ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?<br />
a) Hukuk kurallarının yap dediği bir davranışı ahlak kuralları yapma diyebilir<br />
a) Hukuk kurallarının yap dediği bir davranışı ahlak kuralları yapma diyebilir<br />
b) Hukuk kuralları diğer sosyal kurallardan özellikle din ve ahlak kuralları ile benzerlik taşır<br />
c) Hukuk kuralları diğer sosyalkurallardan tamamen farklıdır<br />
d) Hukuk kuralları ile görgü kuralları arasında bir ilişki yoktur<br />
e) Ahlak kurallarının yapma dediği bir davranışın yapılmasını hukuk kuralları emredebilir<br />
<br />
8. İyi niyet kavramı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?<br />
a) Kişinin hakkın kazanılmasına engel olan bir sebebin varlığını bilmemesi durumudur<br />
b) İyi niyet kavramı, aile, borçlar, miras ve eşya hukukunda hukuki sonuçlar doğurabilir.<br />
c) Tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyetd hakkı kazanan üçüncü kişinin hakkı korunmaz<br />
d) Sahibinin elinden isteği olmadan çıkan taşınırlar üzerinde iyi niyetle hak kazanılamaz<br />
e) İyi niyet hak sahibi olmayan bir kişiden bir hakkın devren kazanılmasını sağlayan bir kurumdur<br />
<br />
9. Örf ve adet hukukunun manevi unsuru aşağıdakilerden hangisidir?<br />
a) Genel inanış<br />
b) Devamlılık veya tekrarlanma<br />
c) Moda<br />
d) Maddi yaptırım<br />
e) Hukuk kuralları<br />
<br />
10. Bir kişinin terekesinin kimlere nasıl geçeceğini düzenleyen hukuk dalına ne ad verilir?<br />
a) Borçlar Hukuku<br />
b) Miras Hukuk<br />
c) Eşya Hukuku<br />
d) Kişiler Hukuku<br />
e) Aile Hukuku<br />
<br />
11. Bir terzinin müşterisine elbise dikmek üzere anlaşması aşağıdaki sözleşme tiplerinden hangisine girer?<br />
a) Kir a sözleşmesi<br />
b) Kefil sözleşmesi<br />
c) Satım sözleşmesi<br />
d) İstisna sözleşmesi<br />
e) Karz sözleşmesi<br />
<br />
12. Tazminat yaptırımına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?<br />
a) Sözleşmenin hükümlerine uyulmaması sebebiyle diğer tarafın zarara uğraması halinde de sözkonusu olur.<br />
b) Sadece haksız fiil hallerinde sözkonusu olur<br />
c) Hukuka aykırı olarak verilen zararın giderilmesi amacını taşır<br />
d) Maddi ve manevi tazminat olarak iki türdür<br />
e) Maddi yaptırım türleri arasında yer alır<br />
<br />
13. 14 yaşındaki ilköğretim okulu öğrencisi Ayşenin anne ve babasının izni olmadan elektronik eşyalar satan bir mağazadan cep telefon usatın alması halinde uygulanacak hükümsüzlük yaptırımı aşağıdakilerden hangisidir?<br />
a) Tek taraflı bağlamazlık<br />
b) Yokluk<br />
c) Mutlak butlan<br />
d) Nispi butlan<br />
e) İptal<br />
<br />
14. Çalışanların veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak okenomik ve sosyal menfaatlerini korumak ve geliştirmek için meydana getirdikleri tüzel kişiliğe sahip kuruluşa ne ad verilir?<br />
a) Demek<br />
b) Federasyon<br />
c) Vakıf<br />
d) Birlik<br />
e) Sendika<br />
<br />
15. Belediye tarafından, yapı ruhsatı verilmesi mümkün olan bir yere, hukuki aykırı olarak ruhsat verilmemesi halinde hangi morel tarafından, hangi hukuki yaptırım uygulanır?<br />
a) İdari yargı-yokluk<br />
b) idari yargı-iptal<br />
c) Adli yargı-butlan<br />
d) Adli yargı-iptal<br />
e) İdari yargı butlan<br />
<br />
16.Aşağıdakilerden hangisi özel hukuk ilişkisi değildir?<br />
a) Belediyenin bir üst gecit yapmak için bir vatandaşının arazisini kamulaştırması<br />
b) Belediyenin hizmetlerinde kullanmak üzere bir iş merkezini kiralaması<br />
c) Bir devlet üniversitesinin çalışanlarının yemek ihtiyacı için bir yemek şirketi ile anlaşması<br />
d) Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bir tekstil şirketine emniyet mensuplarının üniformalarını diktirmesi<br />
e) Adalet Bakanlığının mahkemelerde kullanmak üzere bir bilgisayar şirketinden bin adet bilgisayar satın alması<br />
<br />
17. Sigorta ettirenin sigortacı ödemekle yükümlü olduğu ücrete ne ad verilir?<br />
a) Sigorta poliçesi<br />
b) Sigorta ücreti<br />
c) Navlun<br />
d) Sigorta primi<br />
e) Kesinti<br />
<br />
18. Mutlak haklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?<br />
a) Mutlak hak sahibi, hakkından dilediği gibi yararlanabilir<br />
b) Aynı haklar mutlak haklardandır<br />
c) Herkese karşı ileri sürülebilirler<br />
d) Sadece mallar üzerinde sözkonusu olurlar<br />
e) Hak sahibi tarafından doğrudan kullanılabilirler<br />
<br />
19. Hakların aslan kazanılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?<br />
a) Kişinin sahipsiz bir hakkı kendi fiili ile kazanmasıdır<br />
b) Sahipsiz taşınır mallar üzerinde bu yolla mülkiyet hakkının kazanılmasına sahiplenme denir<br />
c) Sahipsiz taşınmaz üzerinde bu yolla mülkiyet hakkının kazanılmasına işgal denir<br />
d) Maddi olmayan mallar da aslen kazanılabilir<br />
e) Kişiler üzerindeki haklar aslen kazanmaya konu olamazlar<br />
<br />
20. İnek, koyun gibi cins hayvanlara sahip bulunan bir kimse onları bizzat besleyip bakmak imkanlarından yoksun olduğunda, onları bir başkasına bırakması ile ilgili olan örf ve adet hukuku kuralı aşağıdakilerden hangisidir?<br />
a) Yarıcılık<br />
b) Örtü belde<br />
c) Ortakçılık<br />
d) İrtifak hakkı<br />
e) Paltos<br />
<br />
21. Aşağıdakilerden hangisi bir kişilik hakkı olarak nitelendirilemez?<br />
a) Vücut tamlığı<br />
b) Velayet hakkı<br />
c) Kişinin resmine ilişkin hakkı<br />
d) Telif hakkı<br />
e) Kişinin adına ilişkin hakkı<br />
<br />
22. Aşağıdakilerden hangisi Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bidirisinde açıklanan insan hak ve özgürlüklerinden biri değildir?<br />
a) Herkesin eşit çalışma karşılığında eşit ücrete hak kazanma hakkı vardır<br />
b) Kölelik ve köle ticareti yasaktır<br />
c) Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği her bireyin hakkıdır<br />
d) Bütün insanlar keyfi olarak tutuklanabilir<br />
e) Her bireyin fikir vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır<br />
<br />
23. Aşağıdakilerin hangsinde hakkın kaybedilmesi durumu yoktur?<br />
a) X şahsı ölmüştür<br />
b) X şahsının evi yanıp kül olmuştur<br />
c) X şahsı gazetesini otobüste unutmuştur<br />
d) X şahsı babasından kalan mirazı 3 ay içinde red etmemiştir.<br />
e) X şahsı babasından kalan mirası 3 ay içinde red etmemiştir<br />
<br />
24. Aşağıdakilerden hangisi hakkın kötüye kullanılmasının unsurlarından değildir?<br />
a) Hakkın kullanılması sonucu zarar görme tehlikesinin ortaya çıkmış olması<br />
b) Hakkın dürüstlük kurallarına aykırı olarak kullanılması<br />
c) Hakkın kullanılmasına hukuk düzenini izin vermesi<br />
d) Hakkın amacı dışında kullanılması<br />
e) Hakkın kullanılması sonucu ortaya zarar çıkması<br />
<br />
25. Tek taraflı bir irade açıklaması ile yeni bir hukuki durum yaratmak, mevcut bir hukuki durumu değiştirmek ya da tamamen ortadan kaldırmak yetkisi veren haklara ne ad verilir?<br />
a) Yenilik doğuran haklar<br />
b) Nisbi haklar<br />
c) Kişilik hakları<br />
d) İrtifak hakları<br />
e) Fikri haklar<br />
<br />
26. Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığı yetki Kanuna dayanarak, Bakanlar Kurulunca belli konuları düzenlemek üzere çıkarılan yazılı hukuk kuralları aşağıdakilerden hangisidir?<br />
a) Tüzükler<br />
b) Yönetmelikler<br />
c) Genel Düzenleyici İşlemler<br />
d) Kanun Teklifleri<br />
e) Kanun Hükmünde Kararnameler<br />
27. Aşağıdakilerden hangisi tek taraflı bir hukuki işlemdir?<br />
a) Vasiyet<br />
b) Bağışlama<br />
c) Kira akdi<br />
d) Şirket akdi<br />
e) Dernek kurma<br />
<br />
28. Ali kol saatini otobüste düşürmüştür, Mehmet kaybedilmiş olan saati bir saatçi dükkanından satın almıştır.<br />
Bu durumda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?<br />
a) Mehmet saatin mülkiyet hakkını kazanmıştır<br />
b) Mehmete karşı taşınır davası açılamaz<br />
c) Ali, Mehmet'in saatçiye ödediği bedeli ödeyerek saatini Mehmetten alabilir<br />
d) Saatçi, Ali'ye saatin parasını ödemek zorundadır<br />
e) Mehmet her koşulda saati iade etmek zorundadırn<br />
<br />
29. Aşağıdakilerden hangisi ergin bir kimsenin fiil ehliyetinin kısıtlanmasını gerektirecek sebeplerden biri değildir?<br />
a) Savurganlık<br />
b) Akıl zayıflığı<br />
c) Kişi aleyhine<br />
d) Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı<br />
e) Kötü yaşama tarzı<br />
<br />
30. Aşağıdakilerden hangisi dürüst davranma kavramının unsurlarından değildir?<br />
a) Kişinin doğru hareket etmesi<br />
b) Kişinin davranışının sonucunu bilerek hareket etmesi<br />
c) Kişinin aklı başında biri gibi hareket etmesi<br />
d) Kişinin iyi hareket etmesi<br />
e) Kişinin vasat zekalı bir insan gibi hareket etmesi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hukuka Giriş Ders Notları]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Hukuka-Giri%C5%9F-Ders-Notlar%C4%B1-857</link>
			<pubDate>Fri, 09 Mar 2007 02:19:35 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=6">redline</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Hukuka-Giri%C5%9F-Ders-Notlar%C4%B1-857</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hukuk Kavramı</span><br />
Hukuk kavramını, doğasını oluşturan iki temel öğeyi kullanarak tanımlayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukuk, bir toplum içindeki kişilerin birbirleri ile ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen, uyulması zorunlu, yani maddi yaptırımı bulunan kurallar bütünüdür. Hukukun gerekliliğini kanıtlayan bir örnek türetebilmek<br />
<br />
&#8226; Sosyal hayatın bir düzen içinde olması için kişilerin gerek birbirleriyle gerek toplumla olan ilişkilerinde uyacakları birtakım kuralların varlığı zorunludur. Kişiler sosyal hayattaki ilişkilerinde bu kuralların koymuş olduğu "emir" ve "yasaklar"a uygun biçimde davranmak zorundadırlar. Aksi halde, bir takım tepkilerle karşılaşırlar. Bu tepkiye yaptırım (müeyyide) diyoruz. Sosyal hayatı düzenleyen kuralların kaynaklarını ve bunlar arasındaki temel farklılıkları sıralayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukuk, sosyal hayatı düzenleyen kurallardan sadece biridir. Diğer sosyal kuralları din, ahlak ve görgü kuralları olarak sayabiliriz.<br />
<br />
&#8226; Din kuralları, yüce güç tarafından konulmuş ve peygamberler vasıtası ile kişilere ulaşmış bulunan birtakım emir ve yasaklardan oluşan kurallardır. Yaptırımı manevidir. Kişiyi bu kurallara uymaya zorlayamayız.<br />
<br />
&#8226; Ahlâk kuralları, sosyal hayatta gerek kişinin kendi nefsine karşı, gerekse kişilerin birbirlerine karşı nasıl davranması gerektiğini gösteren kurallardır. Bu kuralların yaptırımı da manevidir.<br />
<br />
&#8226; Görgü kuralları, bir kimsenin belli bir olayda ne şekilde davranması gerektiğini gösteren manevi yaptırımlı sosyal kurallardır.<br />
<br />
&#8226; Hukuk kuralları, sosyal hayatta kişilerin birbirleri ile ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen maddi yaptırımlı, yani devlet gücü ile desteklenmiş kurallar olduğu için diğer sosyal kurallardan ayrılmaktadır. Kişiler hukuk kurallarına uymak zorundadırlar. Oysaki diğer sosyal kurallar manevi yaptırıma sahip oldukları için bu kurallara uymak zorunlulukları bulunmamaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hukuk Kurallarının Özelliği (Hukukun Yaptırımı)</span><br />
<br />
Yaptırım ve hukuki yaptırım türlerini tanımlayabilmek ve örnekleyebilmek<br />
<br />
&#8226; Hukuk kuralları maddi yaptırımlı, yani uyulması zorunlu kurallardır. Hukuk kurallarına uymayanlar, diğer sosyal kurallardan farklı olarak birtakım maddi yaptırımlarla karşılaşırlar. Bu maddi yaptırımlar bazen ceza biçiminde; bazen cebri icra, yani zorla yaptırma biçiminde; bazen verilen maddi veya manevi zararın ödetilmesi (tazminat) biçiminde ortaya çıkarlar.<br />
<br />
Aynı şekilde, hukuk kurallarına uymamanın sonucu, bazen yapılan bir hukuki işlemin hükümsüzlüğü, bazen de o işlemin ortadan kaldırılması (iptal) biçiminde gerçekleşir. Hukuk sistematiğinin ne olduğunu, hangi açılardan yapıldığını ve önemini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukukun sistemi denilince, mahiyetleri ve özellikleri bakımından birbirlerinden çok farklı olan çeşitli ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarının bir tertibe, bir düzene tabi tutulması anlaşılır. Böylece az çok birbirine benzeyen ilişkileri düzenlemekte olan hukuk kuralları bir isim altında bir araya toplanmış olur. Hukuk, birisi Kamu Hukuku, diğeri Özel Hukuk olmak üzere başlıca iki ana gruba ayrılmaktadır.<br />
<br />
&#8226; Bir kişi ile diğer bir kişi arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarına özel hukuk; bir kişi ile devlet, veya bir devlet ile diğer bir devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarına da "kamu hukuku" denir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kamu Hukukunun Dalları</span><br />
<br />
Devlet örgütünü ve devlet örgütü içindeki organların görev ve yetkileri ile ilişkilerini saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Kamu hukuku bir üst kavram olup çeşitli dallardan oluşmaktadır. Kamu hukukunun dalları: Anayasa Hukuku, Ceza Hukuku, Yargılama Hukuku, Devletler Umumi Hukuku, Vergi Hukuku ve İş Hukukundan ibarettir. Anayasa Hukuku, devletin şeklini, yapısını, organlarının görev ve yetkilerini, vatandaşları n temel hak ve ödevlerini düzenleyen hukuk kurallarının tümüdür. Devlet idaresinin yapısını, işleyişini ve kişilerle olan ilişkilerini kavramak, bunlara ilişkin örnek türetebilmek<br />
<br />
&#8226; İdare Hukuku, Devlet idaresinin örgüt ve işleyişini, kişilerin İdare ile olan ilişkilerini ve anlaşmazlıklarını ve kamu hizmetlerinin görülmesi gibi konuları düzenleyen hukuk kurallarının tümüdür. Hangi eylem ve davranışların suç oluşturacağını ve bunlara hangi cezaların verilebileceğini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Ceza Hukuku, suç teşkil eden eylem ve davranışların nelerden ibaret bulunduğunu, suç işleyenlere ne gibi cezaların verileceğini belirleyen hukuk kurallarından oluşmaktadır. Hukuk kurallarının bağımsız ve tarafsız mahkemelerce belli bir olaya ne şekilde uygulandığını anlayabilmek<br />
<br />
&#8226; Yargılama Hukuku, hukuk ve ceza davalarının görülmesinde uyulacak yöntemleri belirleyen hukuk kurallarından oluşmaktadır. Türk yargı sistemi; Anayasa yargısı, İdari yargı, Askeri yargı ve Adli yargı olmak üzere başlı dört yargı sistemi tanımaktadır. Bağımsız devletlerin birbirleriyle ve uluslararası kuruluşlarla olan ilişkilerini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Devletler genel hukuku, egemen devletlerin birbirleriyle olan devletlerarası ilişkilerini veya devletler ile uluslar arası kuruluşların birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır. Devlet ile kişiler arasında vergi ilişkisinin nasıl kurulduğunu, bu ilişkide devletin ve kişilerin hak ve yükümlülüklerinin ne olduğunu ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Vergi Hukuku, Devlet ile kişiler arasındaki mali ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarından oluşmaktadır. Vergi hukukunun temel ilkelerinden birisi, vergide genellik ve adalet ilkesidir. Vergi hukukunda kanunilik esası geçerlidir. Hizmet sözleşmesinin tarafı olan işçi ve işverenin ilişkilerinin niteliğini anlayabilmek<br />
<br />
&#8226; İş Hukuku, işçi ile işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarının tümünden oluşmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Özel Hukukun Dalları</span><br />
<br />
Kişilerin toplum içinde yaşamaları nedeniyle bir hüküm ve değer ifade eden eylem ve davranışlarını, işlem ve ilişkilerini düzenleyen hukuk kurallarının neler olduğunu ve bunların önemini kavrayabilmek Medeni Hukuk, kişilerin toplum halinde yaşaması bakımından bir hüküm ve değer arz eden bütün eylem ve davranışlarını, işlemlerini ve ilişkilerini düzenleyen hukuk kurallarının tümüdür. Medeni hukuk düzenlemekte olduğu ilişkilerin niteliğine göre, beş bölüme ayrılır. Bunlar, "kişiler hukuku", "aile hukuku", "miras hukuku", "eşya hukuku" ve "borçlar hukuku"dur. Kişiler arasındaki ticari ilişkilerin türlerini; şirket, kıymetli evrak, sigorta kavramlarını ve bunlara iliş- kin örnekler türetebilmek Ticaret hukuku, kişiler arasındaki "ticari ilişkileri" düzenleyen hukuk kurallarıdır. Ticaret Hukuku ile medeni hukuk arasında çok sıkı bir bağ vardır.<br />
<br />
Medeni hukuk kişiler arasında günlük yaşamdaki ticari işletme ile ilgili olmayan ilişkileri, ticaret hukuku ise, ticari işletme ile ilgili olanları düzenler. Ticaret hukuku, "ticari işletme hukuku", "şirketler hukuku", "kıymetli evrak hukuku", "deniz ticareti hukuku" ve "sigorta hukuku olmak üzere beş bölüme ayrılır. Aynı uyrukluğa sahip olmayan kişiler arasındaki özel ilişkilerin niteliğini anlayabilmek ve bunlara uygulanabilecek hukuk kurallarını ne şekilde belirleneceğini anlayabilmek Devletler Özel Hukuku, çeşitli devletlere bağlı olan, aynı uyruklukta (tabiiyette) olmayan kişiler arasındaki özel hukuk ilişkilerine hangi devletin kanununun uygulanacağını ve kişilerle şeylerin uyrukluğunu düzenleyen hukuk kurallarından oluşur.<br />
<br />
Devletler özel hukukunun düzenlediği ilişkiler daima bir yabancı unsur karışmıştır. Bu yabancı unsur "kişi" veya "yer" unsuru olabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hukukun Kaynakları</span><br />
<br />
Hukuk kaynağından ne anlaşılması gerektiğini ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukukun kaynakları denilince "hukuku doğuran kaynaklar" ve "hukuku bildiren kaynaklar" akla gelir. Hukuku doğuran kaynaklar, hukuk kurallarının nasıl ve ne şekilde meydana geldiklerini, nereden çıktıklarını ifade eder. Hukuku bildiren kaynaklar ise, hukuk kurallarının hangi şekillerde göründüklerini gösteren kaynaktır ki, bunlara "hukukun şekli kaynakları" denir. Hukukun şekli kaynaklarını "yazılı kaynaklar" ve "yazısız kaynaklar" biçiminde bir ayırıma tabi tutarız. Bunlara "yardımcı kaynaklar"ı da ekleyebiliriz. Hukukun yazılı kaynaklarının neler olduğunu ve bunların hangi makam tarafından çıkarılarak ne şekilde yürürlüğe girdiğini saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Yazılı kaynaklar deyimi ile, hukuk kurallarının yazılı bir biçimde yer almış oldukları metinler ifade edilmek istenir. Bunlar yazılı hukuk kurallarını içeren kaynaklardır.Yazılı hukuk kuralları yetkili mercilerce konulmuşlardır.Yazılı kaynaklar; kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, tüzükler ve yönetmeliklerden oluşur. Hukukun yazılı olmayan kaynaklarının ne şekilde oluştuğunu ve hukuk kaynağı şekline nasıl dönüştüğünü kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Yazısız kaynağı örf ve adet (gelenek) hukuku oluşturur. Bu kurallar, yetkili bir organ tarafından bilerek ve istenerek konulmazlar. Bunlar toplumda kendiliğinden doğarlar. Örf ve adet hukuku kuralları herhangi bir yerde yazılı olmayıp, toplumun ruhunda vicdanında yer alırlar. Bir adetin bir geleneğin örf ve adet hukuku kuralı olabilmesi için üç unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlar, "maddi unsur", "manevi unsur" ve "hukuki unsur"dur. Hukukun yardımcı kaynaklarının neden ibaret bulunduğunu ve bunların bir olaya uygulanmaktaki etkilerinin ne olduğunu ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Yardımcı kaynaklar ise bilimsel görüşler (doktrin) ile yargısal kararlardan oluşur. Hakim önüne gelmiş olan bir anlaşmazlığı çözümlerken bu kaynaklara mutlaka başvurmak zorunda olmayıp, dilerse bunlardan faydalanabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hakkın Tanımı ve Türleri</span><br />
<br />
Hakkın ne anlama geldiğini saptayabilmek ve tanımını yapabilmek<br />
<br />
&#8226; Hak, hukuk düzeni tarafından kişilere tanınmış olan yetkilerdir. Her hak mutlaka bir hukuk kuralına dayandığı gibi, her hakkın mutlaka bir sahibi de vardır; sahipsiz hak olmaz. Hakkın türlerini ve bunlar arasındaki farklılıkları kavrayabilmek, hangi haklara sahip olduğumuzu ve bunları kimlere karşı ne şekilde ileri sürebileceğimizi saptayabilmek ve bunlara örnekler türetebilmek.<br />
<br />
&#8226; Haklar, doğdukları hukuk kuralına göre "kamu hakları" ve "özel haklar" şeklinde bir ayırıma uğrarlar. Kamu hakları, kamu hukukundan doğan haklardır. Kamu haklarını kendi aralarında "kişisel haklar", "sosyal ve ekonomik haklar" ve "siyasi haklar" olmak üzere üçe ayırırız. Özel haklar ise, özel hukuktan doğan haklar olup, mahiyetlerine, konularına, kullanılmalarına ve nihayet amaçlarına göre çeşitli türlere ayrılırlar. Bunlar içinde en önemli ayırım "mutlak haklar" "nisbi haklar" ayırımıdır. Mutlak haklar, herkese karşı ileri sürülebildikleri halde, nisbi haklar ancak belli bir kişiye veya kişilere karşı ileri sürülebilirler.<br />
<br />
Hakkın Kazanılması, Kaybedilmesi, Kullanılması ve Korunması<br />
<br />
<br />
Hakları doğuran olguların neler olduğunu, kişilerin hakları ne şekilde kazandıklarını ve hakların kazanılmasında iyiniyetin işlevini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hakkın kazanılması, bir hakkın bir kişiye bağlanmasını, bir hak ile bir kişi arasında bir bağlantı kurulmasını ifade eder. Bir hakkın bir kişiye bağlanmasıyla hukuki olay ya hukuki fiil ya da hukuki işlem yollarıyla gerçekleşir. Haklar biri aslen, diğeri devren olmak üzere başlıca iki türlü kazanılır. Bir hakkın aslen kazanılması demek, bir kimsenin o zamana kadar hiç kimseye ait olmayan bir hakkı kendi fiiliyle elde etmesi demektir. Bir hakkın devren kazanılması ise, bir kimsenin o hakkı o zamana kadar sahibi bulunan kişiden elde etmesi demektir. Hakkın kazanılmasında iyiniyetin de rolü vardır. İyiniyet, bir hak kazanılırken hakkın kazanılmasına engel olan bir hususun varlığı veya kazanma için gerekli bir unsurun yokluğu hakkında kişide mevcut, mazur görülebilen bir bilgisizlik veya yanlış bir bilgidir. Hakların kaybedilmesi ve hakların kaybedilmesine neden olan olguların nelerden ibaret bulunduğunu saptayabilmek ve bunları örneklendirebilmek<br />
<br />
&#8226; Hakkın kaybedilmesi, bir hakkın sahibinden ayrılması, onun elinden çıkması demektir. Hakkın kazanılmasında olduğu gibi, kaybedilmesinde de hukuki olaylar, hukuki fiiller ve hukuki işlemler rol oynar. Kişilerin sahip olduğu hakları hangi sınırlar içinde ve ne şekilde kullanabileceklerini belirleyebilmek.<br />
<br />
&#8226; Bir hakka sahip bulunan kimse, bu hakkını nasıl kullanacaktır? Anayasamız ve Medeni Kanunumuz bu konuda özel hükümler koymuşlardır. Ancak, bir hakkın nasıl kullanılması gerektiği yolunda Medeni Kanunumuz genel bir kural getirmiştir ki, bu kurala "dürüstlük kuralı" diyoruz. Dürüstlük kuralı, bir hak sahibinin hakkını kullanırken veya bir borçlunun borcunu yerine getirirken iyi ve doğru hareket etmesi, yani dürüst, namuslu, aklı başında, davranışının sonucunu bilen, orta zekalı her insanın benzer olaylarda izleyecek olduğu yolda hareket etmesi demektir. Bir hak, sahibi tarafından iyiye kullanıldığı sürece hukuk düzeni tarafından korunur. Hak sahibi hakkını kötüye kullanırsa, hukuk düzeni onu korumaz. Hakkın kötüye kullanılması demek, bir hakkın dürüstlük kurallarına apaçık derecede aykırı surette ve özellikle amacı dışında kullanılmış olması ve bundan da başkalarının zarar görmüş veya zarar görme tehlikesiyle karşılaşmış bulunmaları demektir. Kişilerin sahip oldukları hakları korumanın yollarını saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hakkın korunması modern hukuk sistemlerinde devlet eliyle olmaktadır. Hak sahibi hakkının devlet eliyle korunması için dava açar. İstisnai olarak haklar bazen bizzat sahipleri tarafından da korunur. Örneğin meşru müdafaa ve zaruret halinde durum böyledir. Hakkın korunmasında ispat sorunu da önem kazanır. Acaba bir davada iddiaları kim ispat edecektir? Buna "ispat yükü" denir. Medeni Kanunumuz aksi belirtilmedikçe taraflardan her birinin kendi iddiasını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir. Ancak, iddiasını kanuni bir karineye dayandıran kimse ispat yükünden kurtulur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kişi, Kişi Türleri ve Gerçek Kişilerin Ehliyeti<br />
<br />
Kişi ve kişilik kavramlarının tanımını yapabilmek</span><br />
<br />
&#8226; Hukukta kişi terimi, haklara ve borçlara sahip olabilen, yani hakları ve borçları bulunabilen varlıkları ifade eder. Başka bir söyleyişle, hak sahibi, borç sahibi olabilen varlıklar hukuk açısından birer kişidir. Hukuk düzenince hangi varlıkların kişi olarak kabul edildiklerini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukuk düzeni biri gerçek kişi, diğeri tüzel kişi olmak üzere iki türlü kişi kabul etmektedir. Gerçek kişiler sadece insanlardan ibarettir. Tüzel kişiler ise, belli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulmuş ve hukuk düzeninin aradığı koşullara sahip bulunan kişi toplulukları ile mal topluluklarıdır. Gerçek kişiliğin başlangıç anını saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Gerçek kişilik, çocuğun sağ olarak tamamen doğduğu anda başlar; çocuk ölü doğarsa kişilik kazanamaz. Ancak, kendisine gebe kalınan ve doğumu beklenilmekte olan çocuk (cenin) da, sağ doğmak koşuluyla kendisine gebe kalındığı andan itibaren hak ve borç sahibi olabilir. Gerçek kişiliğe son veren durumları belirleyebilmek<br />
<br />
&#8226; Gerçek kişilik biri ölüm, diğeri gaiplik olmak üzere iki halde sona erer. Gaipliğe, bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamaması halinde, ilgilinin talebi üzerine mahkemece karar verilir. Hak ehliyetinin ne olduğunu ve bu ehliyete sahip olmanın koşullarını ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Hak ehliyeti, bir kimsenin hak ve borç sahibi olabilme, yani hakların ve borçların süjesi olabilme iktidarıdır. Hak ve borç sahibi olabilme iktidarına sahip bulunan varlıklar hukukta kişi sayıldıklarına göre hak ehliyeti ile kişi kavramları aynı anlama gelmektedir. Hak ehliyetinden hiçbir ayırım gözetilmeksizin herkes yararlanır. Haklara ve borçlara sahip olma ehliyeti bakımından kişiler arasında genellik ve eşitlik ilkesi geçerlidir. Fiil ehliyetinin ne olduğunu ve bu ehliyete sahip olmanın koşullarını ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Fiil ehliyeti ise, bir kimsenin, kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesidir. Fiil ehliyetinin ikisi olumlu, biri olumsuz olmak üzere başlıca üç koşulu vardır ki, bunlar da ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı olmamaktır. Fiil ehliyetinin içeriğine, hukuki işlem ehliyeti, haksız fiillerden sorumlu olma ehliyeti ve dava ehliyeti girmektedir. Fiil ehliyeti açısından, gerçek kişilerin hukuki durumlarını ve fiil ehliyetinin koşullarının tamamına veya bir kısmına sahip olan kişilerin hukuki durumunu ortaya koyabilmek Fiil ehliyetine göre gerçek kişilerin hukuki durumu aynı değildir. Gerçekten, ayırt etme gücüne sahip ve ergin olan ve aynı zamanda kısıtlı da bulunmayan bir kişinin hukuki durumu ile ayırt etme gücüne sahip olmayan bir kişinin hukuki durumu birbirinden çok farklıdır. Öte yandan, ayırt etme gücüne sahip olmayan kişilerin hukuki durumu ile ayırt etme gücüne sahip olan fakat ergin olmayan veya kısıtlı bulunan kişilerin durumu da aynı değildir. Bu itibarladır ki, fiil ehliyetinin koşullarına sahip olup olmamaları veya bunlardan bazılarına sahip olup, bazılarına sahip olmamaları bakımından gerçek kişileri dört kategoriye (gruba) ayırmak mümkündür: tam ehliyetliler, sınırlı ehliyetliler, sınırlı ehliyetsizler ve tam ehliyetsizler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kişiliğin Korunması ve Tüzel Kişilik<br />
<br />
Kişilik hakkı kavramının ne anlama geldiğini ortaya koyabilmek</span><br />
<br />
&#8226; Kişilik hakları, bir kişinin maddi, manevi ve iktisadi bütünlüğü ve varlıkları üzerindeki mutlak haklardı r.O halde bir kimse, kişiliğine dahil olan unsurlara örneğin sağlığına, vücut tamlığına, şeref ve haysiyetine, sırlarına, ismine, resmine ve özgürlüklerine karşı hukuka aykırı saldırılarda bulunmaktan kaçınılmasını herkesten ister.Kişilik hakları kişiye bağlı hak olduklarından, başkalarına devredilemedikleri gibi, mirasçılara da geçmezler. Kişilik haklarının konusunu tespit edebilmek<br />
<br />
&#8226; Kişilik hakları, bir kişinin "maddi", "manevi" ve "iktisadi" bütünlüğü üzerindeki mutlak haklarıdır. Kişilik haklarının konusunu üç noktada toplayabiliriz; "maddi bütünlük üzerindeki haklar", "manevi bütünlük üzerindeki haklar" ve "iktisadi bütünlük üzerindeki haklar". Hukuk düzenince kişiliğin içe karşı nasıl korunduğunu saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukuk düzeni kişiliğin korunması için gerekli önlemleri almıştır.Kişilik içe ve dışa karşı olmak üzere iki türlü korunmaktadır. Kişiliğin içe karşı korunması demek, bir kişinin kişilik haklarının bizzat kendisine karşı korunması demektir.Bu da, kimsenin kısmen bile olsa hak ve fiil ehliyetlerinden vazgeçmesinin ve özgürlüklerini hukuka veya ahlâka aykırı biçimde kısıtlamasının önlenmesi şeklinde olmaktadır. Hukuk düzenince kişiliğin dışa karşı nasıl korunduğunu ve bunun için hangi hukuki yollara başvurulabildiğini saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Kişiliğin dışa karşı korunması ise, kişilik haklarına başkaları tarafından yapılacak hukuka aykırı saldırılara karşı bir kimsenin çeşitli dâvalarla korunmasıdır.Bu dâvalar; tespit, saldırıya son verilmesi, önlemeve tazminat dâvalarıdır.Tazminat dâvaları da maddi ve manevi tazminat dâvaları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Tüzel kişilik kavramından ne anlamamız gerektiğini kavrayabilmek Hukuk düzeni, gerçek kişilerin yanında bir kişi türü olarak tüzel kişilere da yer vermiştir. Bazı hizmetlerin gerçek kişiler tarafından yürütülmesine imkan bulunamamış olması, tüzel kişilerin kabul edilmesi zorunluluğunu doğurmuştur. Tüzel kişilik, belli bir amacı gerçekleştirmek üzere bağımsız bir varlık halinde örgütlenmiş olup haklara ve borçlara sahip olma iktidarı hukuk düzenince tanınmış bulunan kişi ve mal topluluklarıdır. Tüzel kişilik türlerini belirleyebilmek<br />
<br />
&#8226; Tüzel kişiler bünyeleri itibariyle "kişi topluluğu" ve "mal topluluğu" biçiminde olabilir. Tabi oldukları hukuka göre tüzel kişileri biri "özel hukuk tüzel kişileri", diğeri "kamu hukuku tüzel kişileri" olmak üzere ikiye ayırırız. Tüzel kişiliğin başlangıcını belirleyebilmek<br />
<br />
&#8226; Tüzel kişilerin insanlar gibi fizyolojik varlığı olmadığından onların kişiliğinin başlangıç anını doğum gibi biyolojik bir olaya bağlamaya olanak yoktur. O halde, bu anın hukuk düzenince belirlenmesi bir zorunluluktur. Tüzel kişilerin hangi anda kişilik kazandıklarını tespit eden sistemler, "serbest kuruluş sistemi", "izin sistemi" ve "tescil sistemi" olmak üzere üçe ayrılır. Türk hukukunda bu sistemlerden birinin benimsemesi yoluna gidilmeyerek her üç sisteme de yer verilmiştir. Tüzel kişilerin sahip olduğu ehliyetleri kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Tüzel kişilerin da hak ve fiil ehliyetleri vardır. Tüzel kişilerin de hak ehliyeti olmasına karşın; cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış icabı sadece insanlara özgü medeni haklar pek tabii tüzel kişiler hakkında söz konusu olmaz. Aynı şekilde, fiil ehliyetinin koşulları, ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı olmamak, tüzel kişiler için geçerli değildir. Tüzel kişilerin hangi hallerde sona ereceğini ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Tüzel kişilerin sona ermesi, biri "infisah (dağılma)", diğeri "fesih (dağıtılma)" olmak üzere başlıca iki yoldan gerçekleşir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Borç İlişkisi, Sorumluluk, Borcun Kaynakları<br />
<br />
Borç sözcüğünün hangi anlamda kullanıldığını kavrayabilmek</span><br />
<br />
&#8226; Borç deyiminin çeşitli anlamları vardır. Dar anlamda borç bir taraftan sadece para borcunu, diğer taraftan iki kişiden birinin diğerine karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu bir davranışı ifade eder. Geniş anlamda borç deyimi ise, alacaklı ve borçlu diye isimlendirilen iki taraf arasında mevcut bulunan hukuki bir bağı ifade eder ki, buna "borç ilişkisi" denir. Borç ilişkisinin tanımını verebilmek ve unsurlarını ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Borç ilişkisi, iki taraf arasında mevcut olan ve bunlardan birini (borçlu) diğerine (alacaklı) karşı belli bir davranış biçiminde (edim) bulunmakla yükümlü kılan hukuki bir bağdır. Borç ilişkisinin üç unsuru vardır: Alacaklı, borçlu ve edim. Alacaklı ve borçlu, borç ilişkisinin taraflarıdır. Edim, aralarındaki borç ilişkisi dolayısıyla alacaklının borçludan isteyebileceği, borçlunun da yerine getirmekle yükümlü bulunduğu bir davranış biçimidir. Edimin konusu; vermek,yapmak veya yapmamak olabilir. Edimin konusunun hukuka, ahlaka ve adaba aykırı olmaması ve imkansız bulunmaması gerekir. Borç ilişkisinde, borçlunun alacaklıya karşı yükümlülüğünü ve bu yükümlülüğün türlerini saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Edimler, müspet edim-menfi edim; kişisel edim maddi edim; ani edim-sürekli edim ve nihayet bölünebilen edim bölünmez edim gibi ayırımlara uğrarlar. Sorumluluk, borçlunun edimini yerine getirmemesi halinde alacaklının borçlunun malvarlığına el koyabilme imkanı demektir. Sorumluluğun, kişi ile sorumluluk ve mal ile sorumluluk türleri vardır. Mal ile sorumluluk da sınırsız sorumluluk ve sınırlı sorumluluk biçiminde ikiye ayrılır. Sınırlı sorumluluk, belli mallarla veya belli miktarlarla sınırlandırılmış olabilir. Borç ilişkisinin doğmasına neden olan olguları belirleyebilmek, tanımını verebilmek, şartlarını tespit edebilmek ve örnekler türetebilmek &#8226; Borcun kaynakları deyimi, taraflar arasında bir borç ilişkisini doğuran olguları ifade eder. Bir borç ilişkisinin doğmasına sebep olan olgular başlıca üç tanedir: "hukuki işlemler", "haksız fiiller" ve "sebepsiz zenginleşme". Sözleşmenin tanımını verebilmek ve sözleşmenin meydana gelebilmesi için hangi unsurları kapsaması gerektiğini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Sözleşme, iki tarafın bir hukuki sonucu elde etmek üzere iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun surette açıklamaları demektir. Bir sözleşmenin meydana gelebilmesi için iki irade açıklamasına ihtiyaç vardır. Bunlardan zaman bakımından önce yapılanına icap, sonra yapılan ve icaba olumlu bir cevap niteliğinde olanına ise, kabul denir. İcapta bulunan taraf (icapçı) kural olarak bu icabı ile bağlıdır. Fakat icapçı, kanunda belirlenen hallerde icabından dönebilir. Aynı şekilde, kabulcü de kabulü ile bağlı olmakla beraber, kanunda belirlenen hallerde bundan cayabilir. Kabul beyanı açık olabileceği gibi, örtülü de olabilir. Haksız fiilin tanımını verebilmek, taraflarını tespit edebilmek ve hükümlerinin neler olduğunu ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Haksız fiiller, hukuk düzeninin uygun bulmadığı zarar verici fiillerdir. Haksız fiil işlenince, fiili işleyen (fail) ile zarara uğrayan (mağdur) arasında bir borç ilişkisi doğar ve fail mağdurun uğramış olduğu zararı tazmin etme borcu altına girer. Sebepsiz zenginleşmenin tanımını verebilmek, şartlarını tespit edebilmek ve örnekler türetebilmek &#8226; Sebepsiz zenginleşme ise, bir kimsenin malvarlığının haklı bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin malvarlığı aleyhine çoğalması demektir. Sebepsiz zenginleşme sonucunda, zenginleşen ile fakirleşen arasında bir borç ilişkisi doğar ve zenginleşen taraf zenginleştiği miktarı fakirleşen tarafa geri verme borcu altına girmiş olur.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sözleşmelerde Şekil ve Uygunsuzluk</span><br />
<br />
Şekil, iradenin belli bir biçimde veya belli araçlar ile açıklanması demektir. şekil, kaynaklarına göre kanuni şekil ve iradi şekil, amaçlarına göre ise, geçerlilik şekli ve ispat şekli olmak üzere çeşitli türlere ayrılmaktadır. Kanuni şekil, bizzat kanun tarafından öngörülen şekildir. İradi şekil ise, kanunun şekle tabi tutmadığı bir sözleşmeyi tarafların kendi istekleri ile şekle tabi tutmalarıdır. Geçerlilik şekli, bir sözleşmenin geçerli olarak meydana gelebilmesi için uyulması gereken şekildir. İspat şekli ise, bir sözleşmenin varlığını ispat etmek üzere öngörülmüş olan şekildir. Geçerlilik şekli olarak, sözlü, yazılı ve resmi şekil türleri vardır. Yazılı şekil, tarafların el yazısı, daktilo veya diğer bir araç ile bir senet düzenleyerek altını imzalamalarıdır. Resmi şekil ise, hukuki işlemin yetkili resmi bir makam önünde yapılmasını ifade eder ki, bizim hukukumuzda resmi makam, noterler ile tapu memurlarıdır. Bir hukuki işlem şekle uyulmadan yapılırsa geçerli olmaz. İrade ile irade açıklaması arasında uygunsuzluk ya bilerek ve istenerek yaratılır-ki buna muvazaa denir- veya istenmeyerek gelebilir ki buna da irade bozukluğu adı verilir-. Muvazaanın mutlak muvazaa ve nisbi muvazaa olmak üzere iki türü vardır. İrade bozukluğunu doğuran durumlar ise; hata, hile ve ikrah (korkutma) olmak üzere üç tanedir. İradesi hata, hile veya tehdit yoluyla bozulan taraf, yaptığı sözleşme ile bağlı olmadığını bir yıl içinde karşı tarafa bildirebilir; bildirmez ise sözleşme geçerli hale gelir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Temsil</span><br />
&#8226; Temsil, bir hukuki işlemin bir kimsenin adına ve hesabına bir başkası tarafından yapılmasıdır. Temsil ilişkisinde daima üç kişi vardır; Temsilci, temsil olunan ve üçüncü kişi. Temsil türlerini sıralayabilmek, bunları birbirleriyle karşılaştırabilmek, farklılıklarını ayırt edebilmek ve bunlara örnekler türetebilmek<br />
<br />
&#8226; Temsilin dolaylı temsil-dorudan doğruya temsil ve yetkili temsil-yetkisiz temsil türleri vardır. Dolaylı temsilde, kendisine yetki verilmiş olan temsilci hukuki işlemi yaparken bunu başkasının adına ve hesabına yapmakta olduğunu karşısındaki üçüncü kişiye söylemez. Bu tür temsilde temsilci hukuki işlemi başkası hesabına kendi adına yaptığı içindir ki, bu işlemden doğan hak ve borçlar da kendisine ait olur.<br />
<br />
&#8226; Doğrudan doğruya temsilde ise, kendisine yetki verilmiş olan temsilcinin yapmış olduğu hukuki işlemin hüküm ve sonuçları işlemin yapıldığı andan itibaren doğrudan doğruya temsil olunana ait olur. Doğrudan doğruya temsilin söz konusu olabilmesi için, temsilcinin temsil yetkisine sahip olması ve temsil olunan adına ve hesabına hareket etmesi gerekir. Temsil yetkisi, ya doğrudan doğruya kanundan veya temsil olunanın iradesinden doğabilir. Temsil yetkisi temsil olunan tarafından şekle tâbi olmadan tek taraşı bir irade açıklaması ile verilebilir. Temsil yetkisi özel ve genel yetki niteliğinde olabilir.<br />
<br />
&#8226; Yetkisiz temsil, bir kimsenin gerekli olan yetkiye sahip olmaksızın bir başkasının adına ve hesabına hukuki işlemler yapması demektir. Bu işlemlerden doğan hak ve borçlar temsil olunanı bağlamaz, yani temsil olunana ait olmaz, temsil olunana ait olabilmesi için onun tarafından onaylanması gerekir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Borcun İfası, İfa Edilmemesi ve Sona Ermesi</span><br />
İfa kavramını tanımlamak; borcun türlerine göre ifa edilmesi gereken yeri belirlemek<br />
<br />
&#8226; İfa, borç ilişkisinin konusu olan edimin borçlu tarafından alacaklıya karşı yerine getirilmesi ve böylece borcun sona erdirilmesidir. Böylece borçlu borcundan kurtulmakta, alacaklı alacağını almakta ve sonuçta taraflar arasındaki borç ilişkisi de ortadan kalkmaktadır. İfa, her borç ilişkisinin amacıdır. İfanın sonuç doğurabilmesi için, borçlunun üstlenmiş<br />
<br />
olduğu edimi belirlenen yer ve zamanda yerine getirmiş olması gerekir. İfa yeri, borcun ifa edilmesi gereken yerdir. İfa yerini taraflar kendi aralarında serbestçe belirleyebilirler. Taraflar ifa yerini kendi aralarında belirlememişlerse, para borcu ödeme zamanında alacaklının yerleşim yerinde (ikametgahında), belli bir şeyin teslimi borcu sözleşme yapılırken o şeyin bulunduğu yerde, diğer borçlar ise borçlunun yerleşim yerinde (ikametgahında) yerine getirilirler.<br />
<br />
İfa zamanı, borcun ifa edilmesi gereken andır. Borçlunun edimini yerine getirmekle yükümlü olduğu, alacaklının ise edimin yerine getirilmesini istemeye hakkı olduğu bu ana muacceliyet denir. Kural olarak her borç, doğduğu anda muaccel olur. Borcun ifa edilmemesi kavramını tanımlamak; borcun ifa edilmemesinin sonuçlarını kavramak<br />
<br />
&#8226; Borcun ifa edilmemesi (ademi ifa), borçlunun üstlenmiş olduğu edimi hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi demektir. Borcun ifa edilmemesinin çeşitli sonuçları vardır. Alacaklı, ifa etmeme halinin niteliğine göre çeşitli yollara başvurma olanağına<br />
<br />
sahiptir. Borçlunun temerrüdünü kavramak; şartlarını ve sonuçlarını belirlemek Borçlunun temerrüdü (direnimi), borcun ifa edilmemesi hallerinden biridir. Borcun ifa edilmemesi iki biçimde ortaya çıkabilir. Borçlu edimi kendi kusuruyla imkansız hale getirdiği için ifada bulunamaz ki buna kusurlu imkansızlık denir. İkinci olarak, borçlu ifası halen mümkün olmasına karşın muaccel olan borcunu alacaklının ihtarına karşın zamanında yerine getirmemektedir ki, buna da "borçlunun temerrüdü (direnmesi)" denir. Borcun genel olarak sona ermesini saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Borcun sona ermesi deyimi bir taraftan borç ilişkisinin ortadan kalkmasını, diğer taraftan iki taraf arasında kurulmuş borç ilişkisinden doğmuş olan tek bir borcun sona ermesini ifade etmektedir. Kural olarak asıl borcun sona ermesi halinde, buna<br />
<br />
bağlı olan faiz ve cezai şart gibi yan borçlar da sona erer. Borcu sona erdiren sebeplerin başında ifa gelir. Bunun yanında yenileme, birleşme, kusursuz imkansızlık, takas, zamanaşımı ve ibra da borcu sona erdiren sebeplerdir.<br />
<br />
Takas kavramını tanımlamak; türlerini, şartlarını ve hükümlerini kavramak<br />
<br />
&#8226; Takas, bir borcun bir karşı alacağın feda edilmesi suretiyle sona erdirilmesidir. Takasın söz konusu olabilmesi için, borçların karşılıklı, benzer ve muaccel olması ve taraşardan birinin takas açıklamasında bulunması gerekir. Borçların takas yoluyla ortadan kaldırılabilmesi için, karşı tarafın bunu kabul etmesi gerekmemekle beraber, bazı borçların takas edilebilmesi için karşı tarafın da rızası gerekir. Takasın hükümleri kesindir, taraşarın anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz. Zamanaşımı kavramını tanımlamak, şartlarını tespit edebilmek ve hükümlerini belirlemek<br />
<br />
&#8226; Borcu sona erdiren sebeplerden biri de zamanaşımıdır. Zamanaşımı, kanun tarafından belirlenmiş şartlar altında ve belli süre içinde alacaklının hareketsiz<br />
<br />
kalması sonucu alacağın ifasını isteme yetkisinin sona ermesidir. Bir borcun zamanaşımına uğraması için, borcun muaccel olması, kanunun belirlediği sürenin geçmiş olması, zamanaşımının durmamış ve kesilmemiş bulunması gerekir. Kanunlarda çeşitli zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Genel zamanaşımı süresi on yıldır. Zamanaşımına uğramış olan borç ortadan kalkmaz ancak, dava yoluyla isteme yetkisi sona erer; bu borca eksik borç denir.<br />
<br />
Sözleşme Türleri II Vekalet Sözleşmesi, Kefalet Sözleşmesi, Finansal Kiralama Sözleşmesi, Franchise Sözleşmesi, Factoring Sözleşmesi<br />
<br />
<br />
Vekalet Sözleşmesinin tanımını verebilmek, Vekalet sözleşmesinin taraflarını ve bunların yükümlülüklerini kavrayabilmek, Sözleşmenin sona erme nedenlerini saptayabilmek Vekalet sözleşmesiyle vekil, vekalet verene karşı bir işin idaresini veya bir hizmetin görülmesini üstlenir. Vekalet sözleşmesi ücretli olabileceği gibi ücretsiz de olabilir. Vekil kural olarak üstlendiği işi bizzat yapmak zorundadır, başkasına yaptıramaz. Ancak kanunda belirlenen ayrık durumlarda, o işi başkasına yaptırabilir. Vekalet sözleşmesi, diğer sözleşmeler gibi normal sona erme sebepleriyle ortadan kalkabilir. Ayrıca vekalet sözleşmesine özgü sona erme sebebi olan azil veya istifa sebebiyle de vekalet sözleşmesi sona erebilir. İstifa, vekilin tek taraşı irade açıklaması ile sözleşmeyi sona erdirmesidir. Azil ise, vekalet verenin tek taraşı irade açıklaması ile vekilin görevine son vermesidir. Kefalet Sözleşmesinin tanımını verebilmek, Kefalet sözleşmesinin taraflarını ve bunların yükümlülüklerini kavrayabilmek, Sözleşmenin sona erme nedenlerini saptayabilmek Kefalet, teminat (güvence) amacını güden sözleş melerdendir.<br />
<br />
Kefalet sözleşmesiyle kefil borçlunun borcunu ifa etmemesi halinde bundan şahsen sorumlu olmayı alacaklıya taahhüt eder. Kefalet borcu ancak geçerli bir asli borcun mevcudiyeti halinde hüküm ifade ettiğinden "fer&#8217;i" borçtur. Kefalet borcu aynı zamanda "tali" bir borçtur; zira önce asıl borçlunun takip edilmesi ve borç asıl borçlu tarafından ödenmezse ondan sonra kefile başvurulması gerekir. Kefalet sözleşmesinin geçerli olarak doğabilmesi için, geçerli bir asli borcun mevcut olması, kefilin ehliyeti, sözleşmenin yazılı olarak yapılması ve kefilin sorumlu olacağı tutarın belirtilmiş bulunması gerekir. Kefil asıl borçlu ile birlikte, borçlunun kusur veya temerrüdünün kanuni sonuçlarından, dava ve takip masraflarından ve faizlerden sorumludur. Finansal kiralama sözleşmesinin tanımını verebilmek, finansal kiralama sözleşmesinin taraflarını ve bunların yükümlülüklerini kavrayabilmek, sözleşmenin sona erme nedenlerini saptayabilmek<br />
<br />
Finansal kiralama sözleşmesinin esası, malın mülkiyet hakkı ile ekonomik olarak işe yararlılığının birbirinden ayrılması, malın hukuki sahibi ile ekonomik sahibinin farklı kişiler olmasıdır. Finansal kiralama sözleşmesi kiralayanın, kiracının istemi ve seçimi üzerine üçüncü kişiden satın aldığı veya başka şekilde sağladığı malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere ve belli bir süre feshetmemek şartı ile bedeli karşılığında, kiracıya bırakmayı öngördüğü bir sözleşmedir. Finansal kiralama sözleşmesinin esaslı unsurları; finansal kiralama konusu mal, finansal kiralama bedeli, feshedilmezlik süresi ve taraflar arasındaki anlaşmadır. Kiracının temel borcu, kiralama bedelini ödemek, kiralayanın temel borcu ise, sözleşme konusu malı satın alarak veya başka şekilde sağlayarak zilyetli ğini kiracıya bırakmaktır. Finansal kiralama sözleşmesi, süreli ise kendiliğinden sona erebileceği gibi, taraflardan birinin feshi ve sözleşmeden dönmesi gibi nedenlerle sona erer. Franchise sözleşmesinin tanımını verebilmek, franchise sözleşmesinin taraflarını ve bunların yükümlülüklerini kavrayabilmek, Sözleşmenin sona erme nedenlerini saptayabilmek Franchising, bir kimsenin, başkasının ilke ve buyruklarına uyarak ve bir bedel karşılığında onun ürününü ya da hizmetini değerlendirerek pazarlama imtiyazı sağlamasıdır. Franchise verenin borçları, malları franchise alana kullandırma ve franchise alanı desteklemektir. Franchise alanın borçları ise; mal ya da hizmetin sürümünü yapmak ve artırmak, kendisine sunulan maddi olmayan malları kullanmak, işletme pazarlama ilkelerine uymak ve ücret ödemektir. Franchise sözleşmesi, sürenin sona ermesi, olağan fesih, olağanüstü fesih, taraflardan birinin ölümü, işası ve ehliyetini kaybetmesi hallerinde sona erer. Factoring sözleşmesinin tanımını verebilmek, factoring sözleşmesinin taraflarını ve bunların yükümlülüklerini kavrayabilmek, sözleşmenin sona erme nedenlerini saptayabilmek Factoring, müşterinin üçüncü kişilerden olan alacaklarının, factoring şirketi tarafından bedeli peşin ödenerek satın alınmasıdır. Mal ve hizmet satışı yapan bir ticari işletmenin vadeli alacaklarının factor denilen bir mali kuruluş tarafından, alacaklıya başvuru hakkı olmaksızın satın alındığı finansal hizmettir. Verilen tanımdan da anlaşılacağı gibi factoring işleminde üç ilgili taraf bulunmaktadır:Müşterinin alacaklarını, karşılığını peşin olarak ödeyerek devir ve satın alan şirket (factor), alacaklarını factoring şirketine devreden işletme (satıcı) ve müşterinin alacaklı olduğu işletme ya da kişi (borçlu)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargı</span><br />
Genel Olarak yargı kavramının ne anlama geldiğini kavrayabilmek, yargı türlerini saptayabilmek Yargı yetkisi, Anayasamızdaki "yasama" ve "yürütme" yetkilerinin yanında yer alan üçüncü yetkidir. Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Maddi anlamda yargı demek, hukuk kurallarının bağımsız mahkemeler tarafından belli bir olaya uygulanması faaliyeti demektir. Ülkemizdeki yargı türlerini, "Anayasa yargısı", "İdari yargı", "Askeri yargı" ve "Adli yargı" (Adalet yargısı) biçiminde bir ayırıma tabi tutarız. Anayasa yargısı kavramının tanımını verebilmek, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kuruluşunu, görevlerini belirleyebilmek ve Anayasaya uygunluğun denetim yollarını saptayabilmek Anayasa yargısı, Anayasa Mahkemesinin bu sıfatla baktığı işler ile Yüce Divan sıfatıyla gördüğü işlerdeki faaliyetleri kapsayan yargı türü veya koludur. Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün esas ve şekil bakımından, Anayasa değişikliklerinin sadece şekil bakımından Anayasaya uygunluğunu denetlediği gibi, Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyeleri ile yüksek yargı organlarının başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılayan bir yüksek yargı organıdır. İdari yargı kavramının tanımını verebilmek, idari yargı yerlerinin hangileri olduğunu ve bunların görevlerini saptayabilmek İdari yargı ise, idari makamların idare hukuku alanındaki faaliyetleri dolayısıyla ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesini konu alan bir yargı türü veya koludur. İdari yargıyı, "Genel İdari Yargı" ve "Askeri İdari Yargı" olmak üzere ikiye ayırırız Genel İdari Yargı alanında, idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerinin yanında bir yüksek idare mahkemesi olan Danıştay yer alır. Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme yeridir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Askeri yargı kavramını tanımlayabilmek, askeri yargı türlerini belirleyebilmek ve bunların görevlerini saptayabilmek Askeri yargı, askeri mahkemelerin askeri ceza hukuku alanındaki yargısal faaliyetleri ile asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin bulunan idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesindeki yargısal faaliyetler olarak tanımlanabilir. Askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Askeri yargının, "Askeri ceza yargısı" ve "askeri idari yargı" olmak üzere iki türü vardır. Askeri ceza yargısı, askeri mahkemelerin askeri ceza hukuku alanındaki yargısal faaliyetleridir. İlk derece (hüküm) mahkemeleri olan askeri mahkemeler ve disiplin mahkemelerinin yanında kontrol mahkemesi olarak Askeri Yargıtay, askeri mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin temyiz yoluyla son inceleme yeri olduğu kadar, belli davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak da bakan bir yargı organıdır.<br />
Askeri idari yargıda yargısal faaliyetleri yürüten yargı yeri, Askeri Yüksek İdare Mahkemesidir. Adli yargı kavramının tanımını verebilmek, adli yargı türlerini belirleyebilmek ve bunların görevlerini saptayabilmek Adli yargı, diğer yargı türleri dışında kalan yargısal faaliyetleri, yani adliye mahkemeleri tarafından yürütülmekte olan yargısal faaliyetleri kapsayan yargı türüdür. Adli yargının "ceza yargısı" ve "medeni yargı" olmak üzere iki türü vardır. Ceza yargısı, ceza mahkemelerinin ceza hukuku alanındaki yargısal faaliyetlerini; medeni yargı ise, hukuk mahkemelerinin özel hukuk alanındaki yargısal faaliyetlerini kapsar. Ceza yargısındaki ilk derece (hüküm) mahkemeleri, sulh ceza, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri; medeni yargıdaki ilk derece (hüküm) mahkemeleri ise, sulh hukuk ve asliye hukuk (ve asliye ticaret) mahkemeleridir. Adli yargıda yüksek mahkeme Yargıtaydır. Yargıtay, adliye mahkemeleri tarafından verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olduğu kadar, belli davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakan bir yargı organıdır]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hukuk Kavramı</span><br />
Hukuk kavramını, doğasını oluşturan iki temel öğeyi kullanarak tanımlayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukuk, bir toplum içindeki kişilerin birbirleri ile ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen, uyulması zorunlu, yani maddi yaptırımı bulunan kurallar bütünüdür. Hukukun gerekliliğini kanıtlayan bir örnek türetebilmek<br />
<br />
&#8226; Sosyal hayatın bir düzen içinde olması için kişilerin gerek birbirleriyle gerek toplumla olan ilişkilerinde uyacakları birtakım kuralların varlığı zorunludur. Kişiler sosyal hayattaki ilişkilerinde bu kuralların koymuş olduğu "emir" ve "yasaklar"a uygun biçimde davranmak zorundadırlar. Aksi halde, bir takım tepkilerle karşılaşırlar. Bu tepkiye yaptırım (müeyyide) diyoruz. Sosyal hayatı düzenleyen kuralların kaynaklarını ve bunlar arasındaki temel farklılıkları sıralayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukuk, sosyal hayatı düzenleyen kurallardan sadece biridir. Diğer sosyal kuralları din, ahlak ve görgü kuralları olarak sayabiliriz.<br />
<br />
&#8226; Din kuralları, yüce güç tarafından konulmuş ve peygamberler vasıtası ile kişilere ulaşmış bulunan birtakım emir ve yasaklardan oluşan kurallardır. Yaptırımı manevidir. Kişiyi bu kurallara uymaya zorlayamayız.<br />
<br />
&#8226; Ahlâk kuralları, sosyal hayatta gerek kişinin kendi nefsine karşı, gerekse kişilerin birbirlerine karşı nasıl davranması gerektiğini gösteren kurallardır. Bu kuralların yaptırımı da manevidir.<br />
<br />
&#8226; Görgü kuralları, bir kimsenin belli bir olayda ne şekilde davranması gerektiğini gösteren manevi yaptırımlı sosyal kurallardır.<br />
<br />
&#8226; Hukuk kuralları, sosyal hayatta kişilerin birbirleri ile ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen maddi yaptırımlı, yani devlet gücü ile desteklenmiş kurallar olduğu için diğer sosyal kurallardan ayrılmaktadır. Kişiler hukuk kurallarına uymak zorundadırlar. Oysaki diğer sosyal kurallar manevi yaptırıma sahip oldukları için bu kurallara uymak zorunlulukları bulunmamaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hukuk Kurallarının Özelliği (Hukukun Yaptırımı)</span><br />
<br />
Yaptırım ve hukuki yaptırım türlerini tanımlayabilmek ve örnekleyebilmek<br />
<br />
&#8226; Hukuk kuralları maddi yaptırımlı, yani uyulması zorunlu kurallardır. Hukuk kurallarına uymayanlar, diğer sosyal kurallardan farklı olarak birtakım maddi yaptırımlarla karşılaşırlar. Bu maddi yaptırımlar bazen ceza biçiminde; bazen cebri icra, yani zorla yaptırma biçiminde; bazen verilen maddi veya manevi zararın ödetilmesi (tazminat) biçiminde ortaya çıkarlar.<br />
<br />
Aynı şekilde, hukuk kurallarına uymamanın sonucu, bazen yapılan bir hukuki işlemin hükümsüzlüğü, bazen de o işlemin ortadan kaldırılması (iptal) biçiminde gerçekleşir. Hukuk sistematiğinin ne olduğunu, hangi açılardan yapıldığını ve önemini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukukun sistemi denilince, mahiyetleri ve özellikleri bakımından birbirlerinden çok farklı olan çeşitli ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarının bir tertibe, bir düzene tabi tutulması anlaşılır. Böylece az çok birbirine benzeyen ilişkileri düzenlemekte olan hukuk kuralları bir isim altında bir araya toplanmış olur. Hukuk, birisi Kamu Hukuku, diğeri Özel Hukuk olmak üzere başlıca iki ana gruba ayrılmaktadır.<br />
<br />
&#8226; Bir kişi ile diğer bir kişi arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarına özel hukuk; bir kişi ile devlet, veya bir devlet ile diğer bir devlet arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarına da "kamu hukuku" denir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kamu Hukukunun Dalları</span><br />
<br />
Devlet örgütünü ve devlet örgütü içindeki organların görev ve yetkileri ile ilişkilerini saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Kamu hukuku bir üst kavram olup çeşitli dallardan oluşmaktadır. Kamu hukukunun dalları: Anayasa Hukuku, Ceza Hukuku, Yargılama Hukuku, Devletler Umumi Hukuku, Vergi Hukuku ve İş Hukukundan ibarettir. Anayasa Hukuku, devletin şeklini, yapısını, organlarının görev ve yetkilerini, vatandaşları n temel hak ve ödevlerini düzenleyen hukuk kurallarının tümüdür. Devlet idaresinin yapısını, işleyişini ve kişilerle olan ilişkilerini kavramak, bunlara ilişkin örnek türetebilmek<br />
<br />
&#8226; İdare Hukuku, Devlet idaresinin örgüt ve işleyişini, kişilerin İdare ile olan ilişkilerini ve anlaşmazlıklarını ve kamu hizmetlerinin görülmesi gibi konuları düzenleyen hukuk kurallarının tümüdür. Hangi eylem ve davranışların suç oluşturacağını ve bunlara hangi cezaların verilebileceğini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Ceza Hukuku, suç teşkil eden eylem ve davranışların nelerden ibaret bulunduğunu, suç işleyenlere ne gibi cezaların verileceğini belirleyen hukuk kurallarından oluşmaktadır. Hukuk kurallarının bağımsız ve tarafsız mahkemelerce belli bir olaya ne şekilde uygulandığını anlayabilmek<br />
<br />
&#8226; Yargılama Hukuku, hukuk ve ceza davalarının görülmesinde uyulacak yöntemleri belirleyen hukuk kurallarından oluşmaktadır. Türk yargı sistemi; Anayasa yargısı, İdari yargı, Askeri yargı ve Adli yargı olmak üzere başlı dört yargı sistemi tanımaktadır. Bağımsız devletlerin birbirleriyle ve uluslararası kuruluşlarla olan ilişkilerini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Devletler genel hukuku, egemen devletlerin birbirleriyle olan devletlerarası ilişkilerini veya devletler ile uluslar arası kuruluşların birbirleriyle olan ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır. Devlet ile kişiler arasında vergi ilişkisinin nasıl kurulduğunu, bu ilişkide devletin ve kişilerin hak ve yükümlülüklerinin ne olduğunu ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Vergi Hukuku, Devlet ile kişiler arasındaki mali ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarından oluşmaktadır. Vergi hukukunun temel ilkelerinden birisi, vergide genellik ve adalet ilkesidir. Vergi hukukunda kanunilik esası geçerlidir. Hizmet sözleşmesinin tarafı olan işçi ve işverenin ilişkilerinin niteliğini anlayabilmek<br />
<br />
&#8226; İş Hukuku, işçi ile işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarının tümünden oluşmaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Özel Hukukun Dalları</span><br />
<br />
Kişilerin toplum içinde yaşamaları nedeniyle bir hüküm ve değer ifade eden eylem ve davranışlarını, işlem ve ilişkilerini düzenleyen hukuk kurallarının neler olduğunu ve bunların önemini kavrayabilmek Medeni Hukuk, kişilerin toplum halinde yaşaması bakımından bir hüküm ve değer arz eden bütün eylem ve davranışlarını, işlemlerini ve ilişkilerini düzenleyen hukuk kurallarının tümüdür. Medeni hukuk düzenlemekte olduğu ilişkilerin niteliğine göre, beş bölüme ayrılır. Bunlar, "kişiler hukuku", "aile hukuku", "miras hukuku", "eşya hukuku" ve "borçlar hukuku"dur. Kişiler arasındaki ticari ilişkilerin türlerini; şirket, kıymetli evrak, sigorta kavramlarını ve bunlara iliş- kin örnekler türetebilmek Ticaret hukuku, kişiler arasındaki "ticari ilişkileri" düzenleyen hukuk kurallarıdır. Ticaret Hukuku ile medeni hukuk arasında çok sıkı bir bağ vardır.<br />
<br />
Medeni hukuk kişiler arasında günlük yaşamdaki ticari işletme ile ilgili olmayan ilişkileri, ticaret hukuku ise, ticari işletme ile ilgili olanları düzenler. Ticaret hukuku, "ticari işletme hukuku", "şirketler hukuku", "kıymetli evrak hukuku", "deniz ticareti hukuku" ve "sigorta hukuku olmak üzere beş bölüme ayrılır. Aynı uyrukluğa sahip olmayan kişiler arasındaki özel ilişkilerin niteliğini anlayabilmek ve bunlara uygulanabilecek hukuk kurallarını ne şekilde belirleneceğini anlayabilmek Devletler Özel Hukuku, çeşitli devletlere bağlı olan, aynı uyruklukta (tabiiyette) olmayan kişiler arasındaki özel hukuk ilişkilerine hangi devletin kanununun uygulanacağını ve kişilerle şeylerin uyrukluğunu düzenleyen hukuk kurallarından oluşur.<br />
<br />
Devletler özel hukukunun düzenlediği ilişkiler daima bir yabancı unsur karışmıştır. Bu yabancı unsur "kişi" veya "yer" unsuru olabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hukukun Kaynakları</span><br />
<br />
Hukuk kaynağından ne anlaşılması gerektiğini ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukukun kaynakları denilince "hukuku doğuran kaynaklar" ve "hukuku bildiren kaynaklar" akla gelir. Hukuku doğuran kaynaklar, hukuk kurallarının nasıl ve ne şekilde meydana geldiklerini, nereden çıktıklarını ifade eder. Hukuku bildiren kaynaklar ise, hukuk kurallarının hangi şekillerde göründüklerini gösteren kaynaktır ki, bunlara "hukukun şekli kaynakları" denir. Hukukun şekli kaynaklarını "yazılı kaynaklar" ve "yazısız kaynaklar" biçiminde bir ayırıma tabi tutarız. Bunlara "yardımcı kaynaklar"ı da ekleyebiliriz. Hukukun yazılı kaynaklarının neler olduğunu ve bunların hangi makam tarafından çıkarılarak ne şekilde yürürlüğe girdiğini saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Yazılı kaynaklar deyimi ile, hukuk kurallarının yazılı bir biçimde yer almış oldukları metinler ifade edilmek istenir. Bunlar yazılı hukuk kurallarını içeren kaynaklardır.Yazılı hukuk kuralları yetkili mercilerce konulmuşlardır.Yazılı kaynaklar; kanunlar, kanun hükmünde kararnameler, tüzükler ve yönetmeliklerden oluşur. Hukukun yazılı olmayan kaynaklarının ne şekilde oluştuğunu ve hukuk kaynağı şekline nasıl dönüştüğünü kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Yazısız kaynağı örf ve adet (gelenek) hukuku oluşturur. Bu kurallar, yetkili bir organ tarafından bilerek ve istenerek konulmazlar. Bunlar toplumda kendiliğinden doğarlar. Örf ve adet hukuku kuralları herhangi bir yerde yazılı olmayıp, toplumun ruhunda vicdanında yer alırlar. Bir adetin bir geleneğin örf ve adet hukuku kuralı olabilmesi için üç unsurun bir arada bulunması gerekir. Bunlar, "maddi unsur", "manevi unsur" ve "hukuki unsur"dur. Hukukun yardımcı kaynaklarının neden ibaret bulunduğunu ve bunların bir olaya uygulanmaktaki etkilerinin ne olduğunu ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Yardımcı kaynaklar ise bilimsel görüşler (doktrin) ile yargısal kararlardan oluşur. Hakim önüne gelmiş olan bir anlaşmazlığı çözümlerken bu kaynaklara mutlaka başvurmak zorunda olmayıp, dilerse bunlardan faydalanabilir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hakkın Tanımı ve Türleri</span><br />
<br />
Hakkın ne anlama geldiğini saptayabilmek ve tanımını yapabilmek<br />
<br />
&#8226; Hak, hukuk düzeni tarafından kişilere tanınmış olan yetkilerdir. Her hak mutlaka bir hukuk kuralına dayandığı gibi, her hakkın mutlaka bir sahibi de vardır; sahipsiz hak olmaz. Hakkın türlerini ve bunlar arasındaki farklılıkları kavrayabilmek, hangi haklara sahip olduğumuzu ve bunları kimlere karşı ne şekilde ileri sürebileceğimizi saptayabilmek ve bunlara örnekler türetebilmek.<br />
<br />
&#8226; Haklar, doğdukları hukuk kuralına göre "kamu hakları" ve "özel haklar" şeklinde bir ayırıma uğrarlar. Kamu hakları, kamu hukukundan doğan haklardır. Kamu haklarını kendi aralarında "kişisel haklar", "sosyal ve ekonomik haklar" ve "siyasi haklar" olmak üzere üçe ayırırız. Özel haklar ise, özel hukuktan doğan haklar olup, mahiyetlerine, konularına, kullanılmalarına ve nihayet amaçlarına göre çeşitli türlere ayrılırlar. Bunlar içinde en önemli ayırım "mutlak haklar" "nisbi haklar" ayırımıdır. Mutlak haklar, herkese karşı ileri sürülebildikleri halde, nisbi haklar ancak belli bir kişiye veya kişilere karşı ileri sürülebilirler.<br />
<br />
Hakkın Kazanılması, Kaybedilmesi, Kullanılması ve Korunması<br />
<br />
<br />
Hakları doğuran olguların neler olduğunu, kişilerin hakları ne şekilde kazandıklarını ve hakların kazanılmasında iyiniyetin işlevini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hakkın kazanılması, bir hakkın bir kişiye bağlanmasını, bir hak ile bir kişi arasında bir bağlantı kurulmasını ifade eder. Bir hakkın bir kişiye bağlanmasıyla hukuki olay ya hukuki fiil ya da hukuki işlem yollarıyla gerçekleşir. Haklar biri aslen, diğeri devren olmak üzere başlıca iki türlü kazanılır. Bir hakkın aslen kazanılması demek, bir kimsenin o zamana kadar hiç kimseye ait olmayan bir hakkı kendi fiiliyle elde etmesi demektir. Bir hakkın devren kazanılması ise, bir kimsenin o hakkı o zamana kadar sahibi bulunan kişiden elde etmesi demektir. Hakkın kazanılmasında iyiniyetin de rolü vardır. İyiniyet, bir hak kazanılırken hakkın kazanılmasına engel olan bir hususun varlığı veya kazanma için gerekli bir unsurun yokluğu hakkında kişide mevcut, mazur görülebilen bir bilgisizlik veya yanlış bir bilgidir. Hakların kaybedilmesi ve hakların kaybedilmesine neden olan olguların nelerden ibaret bulunduğunu saptayabilmek ve bunları örneklendirebilmek<br />
<br />
&#8226; Hakkın kaybedilmesi, bir hakkın sahibinden ayrılması, onun elinden çıkması demektir. Hakkın kazanılmasında olduğu gibi, kaybedilmesinde de hukuki olaylar, hukuki fiiller ve hukuki işlemler rol oynar. Kişilerin sahip olduğu hakları hangi sınırlar içinde ve ne şekilde kullanabileceklerini belirleyebilmek.<br />
<br />
&#8226; Bir hakka sahip bulunan kimse, bu hakkını nasıl kullanacaktır? Anayasamız ve Medeni Kanunumuz bu konuda özel hükümler koymuşlardır. Ancak, bir hakkın nasıl kullanılması gerektiği yolunda Medeni Kanunumuz genel bir kural getirmiştir ki, bu kurala "dürüstlük kuralı" diyoruz. Dürüstlük kuralı, bir hak sahibinin hakkını kullanırken veya bir borçlunun borcunu yerine getirirken iyi ve doğru hareket etmesi, yani dürüst, namuslu, aklı başında, davranışının sonucunu bilen, orta zekalı her insanın benzer olaylarda izleyecek olduğu yolda hareket etmesi demektir. Bir hak, sahibi tarafından iyiye kullanıldığı sürece hukuk düzeni tarafından korunur. Hak sahibi hakkını kötüye kullanırsa, hukuk düzeni onu korumaz. Hakkın kötüye kullanılması demek, bir hakkın dürüstlük kurallarına apaçık derecede aykırı surette ve özellikle amacı dışında kullanılmış olması ve bundan da başkalarının zarar görmüş veya zarar görme tehlikesiyle karşılaşmış bulunmaları demektir. Kişilerin sahip oldukları hakları korumanın yollarını saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hakkın korunması modern hukuk sistemlerinde devlet eliyle olmaktadır. Hak sahibi hakkının devlet eliyle korunması için dava açar. İstisnai olarak haklar bazen bizzat sahipleri tarafından da korunur. Örneğin meşru müdafaa ve zaruret halinde durum böyledir. Hakkın korunmasında ispat sorunu da önem kazanır. Acaba bir davada iddiaları kim ispat edecektir? Buna "ispat yükü" denir. Medeni Kanunumuz aksi belirtilmedikçe taraflardan her birinin kendi iddiasını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir. Ancak, iddiasını kanuni bir karineye dayandıran kimse ispat yükünden kurtulur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kişi, Kişi Türleri ve Gerçek Kişilerin Ehliyeti<br />
<br />
Kişi ve kişilik kavramlarının tanımını yapabilmek</span><br />
<br />
&#8226; Hukukta kişi terimi, haklara ve borçlara sahip olabilen, yani hakları ve borçları bulunabilen varlıkları ifade eder. Başka bir söyleyişle, hak sahibi, borç sahibi olabilen varlıklar hukuk açısından birer kişidir. Hukuk düzenince hangi varlıkların kişi olarak kabul edildiklerini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukuk düzeni biri gerçek kişi, diğeri tüzel kişi olmak üzere iki türlü kişi kabul etmektedir. Gerçek kişiler sadece insanlardan ibarettir. Tüzel kişiler ise, belli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulmuş ve hukuk düzeninin aradığı koşullara sahip bulunan kişi toplulukları ile mal topluluklarıdır. Gerçek kişiliğin başlangıç anını saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Gerçek kişilik, çocuğun sağ olarak tamamen doğduğu anda başlar; çocuk ölü doğarsa kişilik kazanamaz. Ancak, kendisine gebe kalınan ve doğumu beklenilmekte olan çocuk (cenin) da, sağ doğmak koşuluyla kendisine gebe kalındığı andan itibaren hak ve borç sahibi olabilir. Gerçek kişiliğe son veren durumları belirleyebilmek<br />
<br />
&#8226; Gerçek kişilik biri ölüm, diğeri gaiplik olmak üzere iki halde sona erer. Gaipliğe, bir kimsenin ölüm tehlikesi içinde kaybolması veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamaması halinde, ilgilinin talebi üzerine mahkemece karar verilir. Hak ehliyetinin ne olduğunu ve bu ehliyete sahip olmanın koşullarını ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Hak ehliyeti, bir kimsenin hak ve borç sahibi olabilme, yani hakların ve borçların süjesi olabilme iktidarıdır. Hak ve borç sahibi olabilme iktidarına sahip bulunan varlıklar hukukta kişi sayıldıklarına göre hak ehliyeti ile kişi kavramları aynı anlama gelmektedir. Hak ehliyetinden hiçbir ayırım gözetilmeksizin herkes yararlanır. Haklara ve borçlara sahip olma ehliyeti bakımından kişiler arasında genellik ve eşitlik ilkesi geçerlidir. Fiil ehliyetinin ne olduğunu ve bu ehliyete sahip olmanın koşullarını ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Fiil ehliyeti ise, bir kimsenin, kendi fiilleriyle hak edinebilmesi ve borç altına girebilmesidir. Fiil ehliyetinin ikisi olumlu, biri olumsuz olmak üzere başlıca üç koşulu vardır ki, bunlar da ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı olmamaktır. Fiil ehliyetinin içeriğine, hukuki işlem ehliyeti, haksız fiillerden sorumlu olma ehliyeti ve dava ehliyeti girmektedir. Fiil ehliyeti açısından, gerçek kişilerin hukuki durumlarını ve fiil ehliyetinin koşullarının tamamına veya bir kısmına sahip olan kişilerin hukuki durumunu ortaya koyabilmek Fiil ehliyetine göre gerçek kişilerin hukuki durumu aynı değildir. Gerçekten, ayırt etme gücüne sahip ve ergin olan ve aynı zamanda kısıtlı da bulunmayan bir kişinin hukuki durumu ile ayırt etme gücüne sahip olmayan bir kişinin hukuki durumu birbirinden çok farklıdır. Öte yandan, ayırt etme gücüne sahip olmayan kişilerin hukuki durumu ile ayırt etme gücüne sahip olan fakat ergin olmayan veya kısıtlı bulunan kişilerin durumu da aynı değildir. Bu itibarladır ki, fiil ehliyetinin koşullarına sahip olup olmamaları veya bunlardan bazılarına sahip olup, bazılarına sahip olmamaları bakımından gerçek kişileri dört kategoriye (gruba) ayırmak mümkündür: tam ehliyetliler, sınırlı ehliyetliler, sınırlı ehliyetsizler ve tam ehliyetsizler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kişiliğin Korunması ve Tüzel Kişilik<br />
<br />
Kişilik hakkı kavramının ne anlama geldiğini ortaya koyabilmek</span><br />
<br />
&#8226; Kişilik hakları, bir kişinin maddi, manevi ve iktisadi bütünlüğü ve varlıkları üzerindeki mutlak haklardı r.O halde bir kimse, kişiliğine dahil olan unsurlara örneğin sağlığına, vücut tamlığına, şeref ve haysiyetine, sırlarına, ismine, resmine ve özgürlüklerine karşı hukuka aykırı saldırılarda bulunmaktan kaçınılmasını herkesten ister.Kişilik hakları kişiye bağlı hak olduklarından, başkalarına devredilemedikleri gibi, mirasçılara da geçmezler. Kişilik haklarının konusunu tespit edebilmek<br />
<br />
&#8226; Kişilik hakları, bir kişinin "maddi", "manevi" ve "iktisadi" bütünlüğü üzerindeki mutlak haklarıdır. Kişilik haklarının konusunu üç noktada toplayabiliriz; "maddi bütünlük üzerindeki haklar", "manevi bütünlük üzerindeki haklar" ve "iktisadi bütünlük üzerindeki haklar". Hukuk düzenince kişiliğin içe karşı nasıl korunduğunu saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Hukuk düzeni kişiliğin korunması için gerekli önlemleri almıştır.Kişilik içe ve dışa karşı olmak üzere iki türlü korunmaktadır. Kişiliğin içe karşı korunması demek, bir kişinin kişilik haklarının bizzat kendisine karşı korunması demektir.Bu da, kimsenin kısmen bile olsa hak ve fiil ehliyetlerinden vazgeçmesinin ve özgürlüklerini hukuka veya ahlâka aykırı biçimde kısıtlamasının önlenmesi şeklinde olmaktadır. Hukuk düzenince kişiliğin dışa karşı nasıl korunduğunu ve bunun için hangi hukuki yollara başvurulabildiğini saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Kişiliğin dışa karşı korunması ise, kişilik haklarına başkaları tarafından yapılacak hukuka aykırı saldırılara karşı bir kimsenin çeşitli dâvalarla korunmasıdır.Bu dâvalar; tespit, saldırıya son verilmesi, önlemeve tazminat dâvalarıdır.Tazminat dâvaları da maddi ve manevi tazminat dâvaları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Tüzel kişilik kavramından ne anlamamız gerektiğini kavrayabilmek Hukuk düzeni, gerçek kişilerin yanında bir kişi türü olarak tüzel kişilere da yer vermiştir. Bazı hizmetlerin gerçek kişiler tarafından yürütülmesine imkan bulunamamış olması, tüzel kişilerin kabul edilmesi zorunluluğunu doğurmuştur. Tüzel kişilik, belli bir amacı gerçekleştirmek üzere bağımsız bir varlık halinde örgütlenmiş olup haklara ve borçlara sahip olma iktidarı hukuk düzenince tanınmış bulunan kişi ve mal topluluklarıdır. Tüzel kişilik türlerini belirleyebilmek<br />
<br />
&#8226; Tüzel kişiler bünyeleri itibariyle "kişi topluluğu" ve "mal topluluğu" biçiminde olabilir. Tabi oldukları hukuka göre tüzel kişileri biri "özel hukuk tüzel kişileri", diğeri "kamu hukuku tüzel kişileri" olmak üzere ikiye ayırırız. Tüzel kişiliğin başlangıcını belirleyebilmek<br />
<br />
&#8226; Tüzel kişilerin insanlar gibi fizyolojik varlığı olmadığından onların kişiliğinin başlangıç anını doğum gibi biyolojik bir olaya bağlamaya olanak yoktur. O halde, bu anın hukuk düzenince belirlenmesi bir zorunluluktur. Tüzel kişilerin hangi anda kişilik kazandıklarını tespit eden sistemler, "serbest kuruluş sistemi", "izin sistemi" ve "tescil sistemi" olmak üzere üçe ayrılır. Türk hukukunda bu sistemlerden birinin benimsemesi yoluna gidilmeyerek her üç sisteme de yer verilmiştir. Tüzel kişilerin sahip olduğu ehliyetleri kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Tüzel kişilerin da hak ve fiil ehliyetleri vardır. Tüzel kişilerin de hak ehliyeti olmasına karşın; cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış icabı sadece insanlara özgü medeni haklar pek tabii tüzel kişiler hakkında söz konusu olmaz. Aynı şekilde, fiil ehliyetinin koşulları, ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı olmamak, tüzel kişiler için geçerli değildir. Tüzel kişilerin hangi hallerde sona ereceğini ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Tüzel kişilerin sona ermesi, biri "infisah (dağılma)", diğeri "fesih (dağıtılma)" olmak üzere başlıca iki yoldan gerçekleşir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Borç İlişkisi, Sorumluluk, Borcun Kaynakları<br />
<br />
Borç sözcüğünün hangi anlamda kullanıldığını kavrayabilmek</span><br />
<br />
&#8226; Borç deyiminin çeşitli anlamları vardır. Dar anlamda borç bir taraftan sadece para borcunu, diğer taraftan iki kişiden birinin diğerine karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu bir davranışı ifade eder. Geniş anlamda borç deyimi ise, alacaklı ve borçlu diye isimlendirilen iki taraf arasında mevcut bulunan hukuki bir bağı ifade eder ki, buna "borç ilişkisi" denir. Borç ilişkisinin tanımını verebilmek ve unsurlarını ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Borç ilişkisi, iki taraf arasında mevcut olan ve bunlardan birini (borçlu) diğerine (alacaklı) karşı belli bir davranış biçiminde (edim) bulunmakla yükümlü kılan hukuki bir bağdır. Borç ilişkisinin üç unsuru vardır: Alacaklı, borçlu ve edim. Alacaklı ve borçlu, borç ilişkisinin taraflarıdır. Edim, aralarındaki borç ilişkisi dolayısıyla alacaklının borçludan isteyebileceği, borçlunun da yerine getirmekle yükümlü bulunduğu bir davranış biçimidir. Edimin konusu; vermek,yapmak veya yapmamak olabilir. Edimin konusunun hukuka, ahlaka ve adaba aykırı olmaması ve imkansız bulunmaması gerekir. Borç ilişkisinde, borçlunun alacaklıya karşı yükümlülüğünü ve bu yükümlülüğün türlerini saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Edimler, müspet edim-menfi edim; kişisel edim maddi edim; ani edim-sürekli edim ve nihayet bölünebilen edim bölünmez edim gibi ayırımlara uğrarlar. Sorumluluk, borçlunun edimini yerine getirmemesi halinde alacaklının borçlunun malvarlığına el koyabilme imkanı demektir. Sorumluluğun, kişi ile sorumluluk ve mal ile sorumluluk türleri vardır. Mal ile sorumluluk da sınırsız sorumluluk ve sınırlı sorumluluk biçiminde ikiye ayrılır. Sınırlı sorumluluk, belli mallarla veya belli miktarlarla sınırlandırılmış olabilir. Borç ilişkisinin doğmasına neden olan olguları belirleyebilmek, tanımını verebilmek, şartlarını tespit edebilmek ve örnekler türetebilmek &#8226; Borcun kaynakları deyimi, taraflar arasında bir borç ilişkisini doğuran olguları ifade eder. Bir borç ilişkisinin doğmasına sebep olan olgular başlıca üç tanedir: "hukuki işlemler", "haksız fiiller" ve "sebepsiz zenginleşme". Sözleşmenin tanımını verebilmek ve sözleşmenin meydana gelebilmesi için hangi unsurları kapsaması gerektiğini kavrayabilmek<br />
<br />
&#8226; Sözleşme, iki tarafın bir hukuki sonucu elde etmek üzere iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun surette açıklamaları demektir. Bir sözleşmenin meydana gelebilmesi için iki irade açıklamasına ihtiyaç vardır. Bunlardan zaman bakımından önce yapılanına icap, sonra yapılan ve icaba olumlu bir cevap niteliğinde olanına ise, kabul denir. İcapta bulunan taraf (icapçı) kural olarak bu icabı ile bağlıdır. Fakat icapçı, kanunda belirlenen hallerde icabından dönebilir. Aynı şekilde, kabulcü de kabulü ile bağlı olmakla beraber, kanunda belirlenen hallerde bundan cayabilir. Kabul beyanı açık olabileceği gibi, örtülü de olabilir. Haksız fiilin tanımını verebilmek, taraflarını tespit edebilmek ve hükümlerinin neler olduğunu ortaya koyabilmek<br />
<br />
&#8226; Haksız fiiller, hukuk düzeninin uygun bulmadığı zarar verici fiillerdir. Haksız fiil işlenince, fiili işleyen (fail) ile zarara uğrayan (mağdur) arasında bir borç ilişkisi doğar ve fail mağdurun uğramış olduğu zararı tazmin etme borcu altına girer. Sebepsiz zenginleşmenin tanımını verebilmek, şartlarını tespit edebilmek ve örnekler türetebilmek &#8226; Sebepsiz zenginleşme ise, bir kimsenin malvarlığının haklı bir sebep olmaksızın diğer bir kimsenin malvarlığı aleyhine çoğalması demektir. Sebepsiz zenginleşme sonucunda, zenginleşen ile fakirleşen arasında bir borç ilişkisi doğar ve zenginleşen taraf zenginleştiği miktarı fakirleşen tarafa geri verme borcu altına girmiş olur.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sözleşmelerde Şekil ve Uygunsuzluk</span><br />
<br />
Şekil, iradenin belli bir biçimde veya belli araçlar ile açıklanması demektir. şekil, kaynaklarına göre kanuni şekil ve iradi şekil, amaçlarına göre ise, geçerlilik şekli ve ispat şekli olmak üzere çeşitli türlere ayrılmaktadır. Kanuni şekil, bizzat kanun tarafından öngörülen şekildir. İradi şekil ise, kanunun şekle tabi tutmadığı bir sözleşmeyi tarafların kendi istekleri ile şekle tabi tutmalarıdır. Geçerlilik şekli, bir sözleşmenin geçerli olarak meydana gelebilmesi için uyulması gereken şekildir. İspat şekli ise, bir sözleşmenin varlığını ispat etmek üzere öngörülmüş olan şekildir. Geçerlilik şekli olarak, sözlü, yazılı ve resmi şekil türleri vardır. Yazılı şekil, tarafların el yazısı, daktilo veya diğer bir araç ile bir senet düzenleyerek altını imzalamalarıdır. Resmi şekil ise, hukuki işlemin yetkili resmi bir makam önünde yapılmasını ifade eder ki, bizim hukukumuzda resmi makam, noterler ile tapu memurlarıdır. Bir hukuki işlem şekle uyulmadan yapılırsa geçerli olmaz. İrade ile irade açıklaması arasında uygunsuzluk ya bilerek ve istenerek yaratılır-ki buna muvazaa denir- veya istenmeyerek gelebilir ki buna da irade bozukluğu adı verilir-. Muvazaanın mutlak muvazaa ve nisbi muvazaa olmak üzere iki türü vardır. İrade bozukluğunu doğuran durumlar ise; hata, hile ve ikrah (korkutma) olmak üzere üç tanedir. İradesi hata, hile veya tehdit yoluyla bozulan taraf, yaptığı sözleşme ile bağlı olmadığını bir yıl içinde karşı tarafa bildirebilir; bildirmez ise sözleşme geçerli hale gelir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Temsil</span><br />
&#8226; Temsil, bir hukuki işlemin bir kimsenin adına ve hesabına bir başkası tarafından yapılmasıdır. Temsil ilişkisinde daima üç kişi vardır; Temsilci, temsil olunan ve üçüncü kişi. Temsil türlerini sıralayabilmek, bunları birbirleriyle karşılaştırabilmek, farklılıklarını ayırt edebilmek ve bunlara örnekler türetebilmek<br />
<br />
&#8226; Temsilin dolaylı temsil-dorudan doğruya temsil ve yetkili temsil-yetkisiz temsil türleri vardır. Dolaylı temsilde, kendisine yetki verilmiş olan temsilci hukuki işlemi yaparken bunu başkasının adına ve hesabına yapmakta olduğunu karşısındaki üçüncü kişiye söylemez. Bu tür temsilde temsilci hukuki işlemi başkası hesabına kendi adına yaptığı içindir ki, bu işlemden doğan hak ve borçlar da kendisine ait olur.<br />
<br />
&#8226; Doğrudan doğruya temsilde ise, kendisine yetki verilmiş olan temsilcinin yapmış olduğu hukuki işlemin hüküm ve sonuçları işlemin yapıldığı andan itibaren doğrudan doğruya temsil olunana ait olur. Doğrudan doğruya temsilin söz konusu olabilmesi için, temsilcinin temsil yetkisine sahip olması ve temsil olunan adına ve hesabına hareket etmesi gerekir. Temsil yetkisi, ya doğrudan doğruya kanundan veya temsil olunanın iradesinden doğabilir. Temsil yetkisi temsil olunan tarafından şekle tâbi olmadan tek taraşı bir irade açıklaması ile verilebilir. Temsil yetkisi özel ve genel yetki niteliğinde olabilir.<br />
<br />
&#8226; Yetkisiz temsil, bir kimsenin gerekli olan yetkiye sahip olmaksızın bir başkasının adına ve hesabına hukuki işlemler yapması demektir. Bu işlemlerden doğan hak ve borçlar temsil olunanı bağlamaz, yani temsil olunana ait olmaz, temsil olunana ait olabilmesi için onun tarafından onaylanması gerekir.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Borcun İfası, İfa Edilmemesi ve Sona Ermesi</span><br />
İfa kavramını tanımlamak; borcun türlerine göre ifa edilmesi gereken yeri belirlemek<br />
<br />
&#8226; İfa, borç ilişkisinin konusu olan edimin borçlu tarafından alacaklıya karşı yerine getirilmesi ve böylece borcun sona erdirilmesidir. Böylece borçlu borcundan kurtulmakta, alacaklı alacağını almakta ve sonuçta taraflar arasındaki borç ilişkisi de ortadan kalkmaktadır. İfa, her borç ilişkisinin amacıdır. İfanın sonuç doğurabilmesi için, borçlunun üstlenmiş<br />
<br />
olduğu edimi belirlenen yer ve zamanda yerine getirmiş olması gerekir. İfa yeri, borcun ifa edilmesi gereken yerdir. İfa yerini taraflar kendi aralarında serbestçe belirleyebilirler. Taraflar ifa yerini kendi aralarında belirlememişlerse, para borcu ödeme zamanında alacaklının yerleşim yerinde (ikametgahında), belli bir şeyin teslimi borcu sözleşme yapılırken o şeyin bulunduğu yerde, diğer borçlar ise borçlunun yerleşim yerinde (ikametgahında) yerine getirilirler.<br />
<br />
İfa zamanı, borcun ifa edilmesi gereken andır. Borçlunun edimini yerine getirmekle yükümlü olduğu, alacaklının ise edimin yerine getirilmesini istemeye hakkı olduğu bu ana muacceliyet denir. Kural olarak her borç, doğduğu anda muaccel olur. Borcun ifa edilmemesi kavramını tanımlamak; borcun ifa edilmemesinin sonuçlarını kavramak<br />
<br />
&#8226; Borcun ifa edilmemesi (ademi ifa), borçlunun üstlenmiş olduğu edimi hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi demektir. Borcun ifa edilmemesinin çeşitli sonuçları vardır. Alacaklı, ifa etmeme halinin niteliğine göre çeşitli yollara başvurma olanağına<br />
<br />
sahiptir. Borçlunun temerrüdünü kavramak; şartlarını ve sonuçlarını belirlemek Borçlunun temerrüdü (direnimi), borcun ifa edilmemesi hallerinden biridir. Borcun ifa edilmemesi iki biçimde ortaya çıkabilir. Borçlu edimi kendi kusuruyla imkansız hale getirdiği için ifada bulunamaz ki buna kusurlu imkansızlık denir. İkinci olarak, borçlu ifası halen mümkün olmasına karşın muaccel olan borcunu alacaklının ihtarına karşın zamanında yerine getirmemektedir ki, buna da "borçlunun temerrüdü (direnmesi)" denir. Borcun genel olarak sona ermesini saptayabilmek<br />
<br />
&#8226; Borcun sona ermesi deyimi bir taraftan borç ilişkisinin ortadan kalkmasını, diğer taraftan iki taraf arasında kurulmuş borç ilişkisinden doğmuş olan tek bir borcun sona ermesini ifade etmektedir. Kural olarak asıl borcun sona ermesi halinde, buna<br />
<br />
bağlı olan faiz ve cezai şart gibi yan borçlar da sona erer. Borcu sona erdiren sebeplerin başında ifa gelir. Bunun yanında yenileme, birleşme, kusursuz imkansızlık, takas, zamanaşımı ve ibra da borcu sona erdiren sebeplerdir.<br />
<br />
Takas kavramını tanımlamak; türlerini, şartlarını ve hükümlerini kavramak<br />
<br />
&#8226; Takas, bir borcun bir karşı alacağın feda edilmesi suretiyle sona erdirilmesidir. Takasın söz konusu olabilmesi için, borçların karşılıklı, benzer ve muaccel olması ve taraşardan birinin takas açıklamasında bulunması gerekir. Borçların takas yoluyla ortadan kaldırılabilmesi için, karşı tarafın bunu kabul etmesi gerekmemekle beraber, bazı borçların takas edilebilmesi için karşı tarafın da rızası gerekir. Takasın hükümleri kesindir, taraşarın anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz. Zamanaşımı kavramını tanımlamak, şartlarını tespit edebilmek ve hükümlerini belirlemek<br />
<br />
&#8226; Borcu sona erdiren sebeplerden biri de zamanaşımıdır. Zamanaşımı, kanun tarafından belirlenmiş şartlar altında ve belli süre içinde alacaklının hareketsiz<br />
<br />
kalması sonucu alacağın ifasını isteme yetkisinin sona ermesidir. Bir borcun zamanaşımına uğraması için, borcun muaccel olması, kanunun belirlediği sürenin geçmiş olması, zamanaşımının durmamış ve kesilmemiş bulunması gerekir. Kanunlarda çeşitli zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Genel zamanaşımı süresi on yıldır. Zamanaşımına uğramış olan borç ortadan kalkmaz ancak, dava yoluyla isteme yetkisi sona erer; bu borca eksik borç denir.<br />
<br />
Sözleşme Türleri II Vekalet Sözleşmesi, Kefalet Sözleşmesi, Finansal Kiralama Sözleşmesi, Franchise Sözleşmesi, Factoring Sözleşmesi<br />
<br />
<br />
Vekalet Sözleşmesinin tanımını verebilmek, Vekalet sözleşmesinin taraflarını ve bunların yükümlülüklerini kavrayabilmek, Sözleşmenin sona erme nedenlerini saptayabilmek Vekalet sözleşmesiyle vekil, vekalet verene karşı bir işin idaresini veya bir hizmetin görülmesini üstlenir. Vekalet sözleşmesi ücretli olabileceği gibi ücretsiz de olabilir. Vekil kural olarak üstlendiği işi bizzat yapmak zorundadır, başkasına yaptıramaz. Ancak kanunda belirlenen ayrık durumlarda, o işi başkasına yaptırabilir. Vekalet sözleşmesi, diğer sözleşmeler gibi normal sona erme sebepleriyle ortadan kalkabilir. Ayrıca vekalet sözleşmesine özgü sona erme sebebi olan azil veya istifa sebebiyle de vekalet sözleşmesi sona erebilir. İstifa, vekilin tek taraşı irade açıklaması ile sözleşmeyi sona erdirmesidir. Azil ise, vekalet verenin tek taraşı irade açıklaması ile vekilin görevine son vermesidir. Kefalet Sözleşmesinin tanımını verebilmek, Kefalet sözleşmesinin taraflarını ve bunların yükümlülüklerini kavrayabilmek, Sözleşmenin sona erme nedenlerini saptayabilmek Kefalet, teminat (güvence) amacını güden sözleş melerdendir.<br />
<br />
Kefalet sözleşmesiyle kefil borçlunun borcunu ifa etmemesi halinde bundan şahsen sorumlu olmayı alacaklıya taahhüt eder. Kefalet borcu ancak geçerli bir asli borcun mevcudiyeti halinde hüküm ifade ettiğinden "fer&#8217;i" borçtur. Kefalet borcu aynı zamanda "tali" bir borçtur; zira önce asıl borçlunun takip edilmesi ve borç asıl borçlu tarafından ödenmezse ondan sonra kefile başvurulması gerekir. Kefalet sözleşmesinin geçerli olarak doğabilmesi için, geçerli bir asli borcun mevcut olması, kefilin ehliyeti, sözleşmenin yazılı olarak yapılması ve kefilin sorumlu olacağı tutarın belirtilmiş bulunması gerekir. Kefil asıl borçlu ile birlikte, borçlunun kusur veya temerrüdünün kanuni sonuçlarından, dava ve takip masraflarından ve faizlerden sorumludur. Finansal kiralama sözleşmesinin tanımını verebilmek, finansal kiralama sözleşmesinin taraflarını ve bunların yükümlülüklerini kavrayabilmek, sözleşmenin sona erme nedenlerini saptayabilmek<br />
<br />
Finansal kiralama sözleşmesinin esası, malın mülkiyet hakkı ile ekonomik olarak işe yararlılığının birbirinden ayrılması, malın hukuki sahibi ile ekonomik sahibinin farklı kişiler olmasıdır. Finansal kiralama sözleşmesi kiralayanın, kiracının istemi ve seçimi üzerine üçüncü kişiden satın aldığı veya başka şekilde sağladığı malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere ve belli bir süre feshetmemek şartı ile bedeli karşılığında, kiracıya bırakmayı öngördüğü bir sözleşmedir. Finansal kiralama sözleşmesinin esaslı unsurları; finansal kiralama konusu mal, finansal kiralama bedeli, feshedilmezlik süresi ve taraflar arasındaki anlaşmadır. Kiracının temel borcu, kiralama bedelini ödemek, kiralayanın temel borcu ise, sözleşme konusu malı satın alarak veya başka şekilde sağlayarak zilyetli ğini kiracıya bırakmaktır. Finansal kiralama sözleşmesi, süreli ise kendiliğinden sona erebileceği gibi, taraflardan birinin feshi ve sözleşmeden dönmesi gibi nedenlerle sona erer. Franchise sözleşmesinin tanımını verebilmek, franchise sözleşmesinin taraflarını ve bunların yükümlülüklerini kavrayabilmek, Sözleşmenin sona erme nedenlerini saptayabilmek Franchising, bir kimsenin, başkasının ilke ve buyruklarına uyarak ve bir bedel karşılığında onun ürününü ya da hizmetini değerlendirerek pazarlama imtiyazı sağlamasıdır. Franchise verenin borçları, malları franchise alana kullandırma ve franchise alanı desteklemektir. Franchise alanın borçları ise; mal ya da hizmetin sürümünü yapmak ve artırmak, kendisine sunulan maddi olmayan malları kullanmak, işletme pazarlama ilkelerine uymak ve ücret ödemektir. Franchise sözleşmesi, sürenin sona ermesi, olağan fesih, olağanüstü fesih, taraflardan birinin ölümü, işası ve ehliyetini kaybetmesi hallerinde sona erer. Factoring sözleşmesinin tanımını verebilmek, factoring sözleşmesinin taraflarını ve bunların yükümlülüklerini kavrayabilmek, sözleşmenin sona erme nedenlerini saptayabilmek Factoring, müşterinin üçüncü kişilerden olan alacaklarının, factoring şirketi tarafından bedeli peşin ödenerek satın alınmasıdır. Mal ve hizmet satışı yapan bir ticari işletmenin vadeli alacaklarının factor denilen bir mali kuruluş tarafından, alacaklıya başvuru hakkı olmaksızın satın alındığı finansal hizmettir. Verilen tanımdan da anlaşılacağı gibi factoring işleminde üç ilgili taraf bulunmaktadır:Müşterinin alacaklarını, karşılığını peşin olarak ödeyerek devir ve satın alan şirket (factor), alacaklarını factoring şirketine devreden işletme (satıcı) ve müşterinin alacaklı olduğu işletme ya da kişi (borçlu)<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yargı</span><br />
Genel Olarak yargı kavramının ne anlama geldiğini kavrayabilmek, yargı türlerini saptayabilmek Yargı yetkisi, Anayasamızdaki "yasama" ve "yürütme" yetkilerinin yanında yer alan üçüncü yetkidir. Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Maddi anlamda yargı demek, hukuk kurallarının bağımsız mahkemeler tarafından belli bir olaya uygulanması faaliyeti demektir. Ülkemizdeki yargı türlerini, "Anayasa yargısı", "İdari yargı", "Askeri yargı" ve "Adli yargı" (Adalet yargısı) biçiminde bir ayırıma tabi tutarız. Anayasa yargısı kavramının tanımını verebilmek, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kuruluşunu, görevlerini belirleyebilmek ve Anayasaya uygunluğun denetim yollarını saptayabilmek Anayasa yargısı, Anayasa Mahkemesinin bu sıfatla baktığı işler ile Yüce Divan sıfatıyla gördüğü işlerdeki faaliyetleri kapsayan yargı türü veya koludur. Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün esas ve şekil bakımından, Anayasa değişikliklerinin sadece şekil bakımından Anayasaya uygunluğunu denetlediği gibi, Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyeleri ile yüksek yargı organlarının başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılayan bir yüksek yargı organıdır. İdari yargı kavramının tanımını verebilmek, idari yargı yerlerinin hangileri olduğunu ve bunların görevlerini saptayabilmek İdari yargı ise, idari makamların idare hukuku alanındaki faaliyetleri dolayısıyla ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesini konu alan bir yargı türü veya koludur. İdari yargıyı, "Genel İdari Yargı" ve "Askeri İdari Yargı" olmak üzere ikiye ayırırız Genel İdari Yargı alanında, idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerinin yanında bir yüksek idare mahkemesi olan Danıştay yer alır. Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme yeridir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Askeri yargı kavramını tanımlayabilmek, askeri yargı türlerini belirleyebilmek ve bunların görevlerini saptayabilmek Askeri yargı, askeri mahkemelerin askeri ceza hukuku alanındaki yargısal faaliyetleri ile asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin bulunan idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesindeki yargısal faaliyetler olarak tanımlanabilir. Askeri yargı, askeri mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Askeri yargının, "Askeri ceza yargısı" ve "askeri idari yargı" olmak üzere iki türü vardır. Askeri ceza yargısı, askeri mahkemelerin askeri ceza hukuku alanındaki yargısal faaliyetleridir. İlk derece (hüküm) mahkemeleri olan askeri mahkemeler ve disiplin mahkemelerinin yanında kontrol mahkemesi olarak Askeri Yargıtay, askeri mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin temyiz yoluyla son inceleme yeri olduğu kadar, belli davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak da bakan bir yargı organıdır.<br />
Askeri idari yargıda yargısal faaliyetleri yürüten yargı yeri, Askeri Yüksek İdare Mahkemesidir. Adli yargı kavramının tanımını verebilmek, adli yargı türlerini belirleyebilmek ve bunların görevlerini saptayabilmek Adli yargı, diğer yargı türleri dışında kalan yargısal faaliyetleri, yani adliye mahkemeleri tarafından yürütülmekte olan yargısal faaliyetleri kapsayan yargı türüdür. Adli yargının "ceza yargısı" ve "medeni yargı" olmak üzere iki türü vardır. Ceza yargısı, ceza mahkemelerinin ceza hukuku alanındaki yargısal faaliyetlerini; medeni yargı ise, hukuk mahkemelerinin özel hukuk alanındaki yargısal faaliyetlerini kapsar. Ceza yargısındaki ilk derece (hüküm) mahkemeleri, sulh ceza, asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri; medeni yargıdaki ilk derece (hüküm) mahkemeleri ise, sulh hukuk ve asliye hukuk (ve asliye ticaret) mahkemeleridir. Adli yargıda yüksek mahkeme Yargıtaydır. Yargıtay, adliye mahkemeleri tarafından verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olduğu kadar, belli davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakan bir yargı organıdır]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hukuka Giriş Test]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Hukuka-Giri%C5%9F-Test-854</link>
			<pubDate>Fri, 09 Mar 2007 02:16:38 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=6">redline</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Hukuka-Giri%C5%9F-Test-854</guid>
			<description><![CDATA[HUKUKA GİRİŞ<br />
<br />
<br />
1- Bir kimsenin, belli bir olayda nasıl davranması gerektiğini belirten, manevi yaptırımlı sosyal kuralara ne ad verilir?<br />
A) Din Kuralı<br />
B) Müeyyideler<br />
C) Görgü Kuralları<br />
D) Hukuk Kuralları<br />
E) Ahlak Kuralları<br />
<br />
2- Aşağıdakilerden hangisi din kurallarının özelliklerinden biri değildir?<br />
A) Tek başına din kurallarıyla sosyal hayatı düzenlemek mümkün değildir<br />
B) Din Kuralları Allah tarafından konulmuş ve Peygamberler vasıtasıyla insanlara ulaştırılmış olan emir ve yasaklardan oluşmaktadır?<br />
C) Din Kuralları Allah ile insanlar arasındaki ilişkiyi ve insanların birbirleriyle olan ilişkilerini düzenlemektedir<br />
D) Din Kurallarının yaptırımı manevidir<br />
E) Din Kurallarına uymayan kişilerin karşılaştıkları tepki ayıplanma ve küçük görülme şeklindedir<br />
<br />
3-Aşağıdakilerden hangisi Medeni Hukuk Kurallarından biri değildir?<br />
A) İkâmetgah<br />
B) Kişiliğin korunması<br />
C) Hırsızlık suçu<br />
D) Hak ve Fiil Ehliyeti<br />
E) Evlenme<br />
<br />
4-Ceza yargılamasında Tam Ehliyet sağır ve dilsizler için ne zaman başlar?<br />
A) 18 yaşın bitmesiyle<br />
B) 21 yaşın bitmesiyle<br />
C) 24 yaşın bitmesiyle<br />
D) 25 yaşın bitmesiyle<br />
E) 28 yaşın bitmesiyle<br />
<br />
5- Türk Medeni Kanunun 2. maddesine göre &#8220;Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymalıdır.&#8221;<br />
<br />
Yukarıdaki düzenlenen hukuk kurallarının sosyal hayatı düzenleyen hangi kurallarla ilişki içinde olduğunu göstermektedir?<br />
A) İktisat kuralları<br />
B) Din kuralları<br />
C) Ahlak kuralları<br />
D) Görgü kuralları<br />
E) Ekonomik kurallar<br />
<br />
6- Aşağıdakilerden hangisi ticaret kanununda düzenlenen bir şirket türü değildir?<br />
A) Aile şirketi<br />
B) Kolektif şirket<br />
C) Komandit şirket<br />
D) Komandit şirket<br />
E) Anonim şirket<br />
<br />
7- Aşağıdakilerden hangisi TBMM&#8217; nin görev ve yetkileri arasında yer almaz?<br />
A) Cumhurbaşkanını seçmek<br />
B) Para basılmasına karar vermek<br />
C) Savaş ilanına karar vermek<br />
D) Genelkurmay başkanını atamak<br />
E) Kanun koymak, değiştirmek,kaldırmak<br />
<br />
8-Aşağıdakilerden hangisi sosyal devlet ülkesiyle bağdaşmaz?<br />
A) Vatandaşlarına asgari hayat düzeyi sağlamayı amaçlar<br />
B) Sosyal güvenliği sağlamaya çalışır<br />
C) Vatandaşlarının sosyal durumlarıyla ilgilenir<br />
D) Sosyal adaleti gerçekleştirmeyi görev bilir<br />
<br />
E) Vatandaşlarının ekonomik durumlarıyla ilgilenmez<br />
<br />
9- Vatandaşlarının hukuk güvenliğini sağlamak hangi anayasal ilke ile yakından ilişkilidir?<br />
A) Demokratik devlet<br />
B) Sosyal devlet<br />
C) Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet<br />
D) Hukuk devleti<br />
E) Laik devlet<br />
<br />
10-Tüzüklerin iptaline ilişkin davalar için aşağıdakilerden hangisine başvurulur?<br />
A) B.İ.M<br />
B) D.G.M<br />
C) Danıştay<br />
D) Yargıtay<br />
E) Anayasa Mahkemesi<br />
<br />
11-Bir idari mahkemenin hukuk kurallarına ters düşecek biçimde yapmış olduğu idari işlerin denetimini hangi mahkeme yapar?<br />
A) Adli yargı<br />
B) İdari yargı<br />
C) Uyuşmazlık yargısı<br />
D) Askeri yargı<br />
E) Anayasal yargı<br />
<br />
12-Aşağıdakilerden hangisi tacirdir?<br />
A) Kasap<br />
B) Demirci<br />
C) Komisyoncu<br />
D) Fırıncı<br />
E) Marangoz<br />
<br />
13-Aşağıdakilerden hangisi suçun unsurları arasında yer almaz?<br />
A) Taksir<br />
B) İhmal<br />
C) Kast<br />
D) Cürüm<br />
E) İcra<br />
<br />
14-Aşağıdakilerden hangisi kamu haklarından biridir?<br />
A) Kurucu yenilik doğuran haklar<br />
B) Devredilebilen haklar<br />
C) Mülkiyet hakları<br />
D) Sosyal ve ekonomik haklar<br />
E) Sınırlı ayni haklar<br />
<br />
15-Resmi evlendirme memuru önünde yapılmayan evlenme hangi yaptırıma tabidir?<br />
<br />
A) Hapis<br />
B) Tek taraflı bağlanmazlık<br />
C) Butlan<br />
D) Tazminat<br />
E) Yokluk<br />
<br />
16-T.C. anayasasına göre aşağıdakilerden hangisi kanun çıkarmaya yetkilidir?<br />
A) Konuyla ilgili bakanlık<br />
B) Cumhurbaşkanlığı<br />
C) Başbakanlık<br />
D) Bakanlar kurulu<br />
E) TBMM<br />
<br />
17-Kanunlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?<br />
A) Sürekli olmalıdır<br />
B) Yazılı olmalıdır<br />
C) Anayasaya uygun olmalıdır<br />
D) Örf ve adet kurallarına uygun olmalıdır<br />
E) Genel olmalıdır<br />
<br />
18-Hukukun kaynakları arasında sıralama yapıldığında en üste olan aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A) Anayasa<br />
B) Kanunlar<br />
C) Örf ve adet hukuku<br />
D) Yardımcı kaynaklar<br />
E) KHK&#8217;ler<br />
<br />
19-İşveren istifa ettiğini bildiren kişi hangi yenilik doğuran hakkı kullanmıştır?<br />
A) Bozucu<br />
B) Değiştirici<br />
C) Tamamlayıcı<br />
D) Kurucu<br />
E) Bağlayıcı<br />
<br />
20-Babanın oğluna bir yazlık bağışlaması durumunda, oğlu yazlık üzerindeki haklarını hangi yolla kazanmış olur?<br />
A) Aslen kazanma<br />
B) Devren kazanma<br />
C) İşgal yoluyla kazanma<br />
D) Tek taraflı hukuki işle kazanma<br />
E) Haksız fiille kazanma<br />
<br />
21-Maddi olmayan mallar üzerinde sahiplerine tanınmış olan mutlak haklara ne ad verilir?<br />
A) İrtifak hakkı<br />
B) Sınırlı ayni haklar<br />
C) İntifa hakkı<br />
D) Rehin hakkı<br />
E) Fikri haklar<br />
<br />
22-Kanunların anayasaya uygunluğunun denetlenmesi aşağıdakilerden hangisi tarafından gerçekleşir?<br />
A) D.G.M<br />
B) Yargıtay<br />
C) Sayıştay<br />
D) Anayasa Mahkemesi<br />
E) Danıştay<br />
<br />
23-Aşağıdakilerden hangisi başkasına devredilebilen bir haktır?<br />
A) İntifa hakkı<br />
B) Nafaka hakkı<br />
C) Soy bağının reddi hakkı<br />
D) Oturma hakkı<br />
E) Telif hakkı<br />
<br />
24-Şafak arkadaşı Beyhan&#8217;ın kendisine ödünç verdiği saati Bülent&#8217;e bağışlamış ve teslim etmiştir.Bu durumda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?<br />
A) Bülent iyi niyetli ise saatin mülkiyetini kazanmıştır<br />
B) Bülent iyi niyetli olmasa bile saatin mülkiyetini kazanmıştır<br />
C) Bülent hiçbir durumda saatin mülkiyetini kazanamaz<br />
D) Şafak Bülent&#8217;e taşınır davası açar<br />
E) Şafak on yıl içinde Bülent&#8217;ten saatin kendisine verilmesini isteyebilir<br />
<br />
25-Aşağıdakilerden hangisi ergin kılınmanın koşullarından biridir?<br />
A) Küçüğün okuma ve yazma biliyor olması<br />
B) Ergin kılınacak küçüğün bunu talep etmesi<br />
C) Küçüğün on yaşını bittirmiş olması<br />
D) Küçüğün yabancı dil biliyor olması<br />
E) Küçüğün sakat olması<br />
<br />
26-Ahmet şemsiyesini sınıfta unutmuş. Mehmet bu şemsiyeyi bulmuştur. Mehmet daha sonra şemsiyeyi Ali&#8217;ye satmıştır. Ahmet şemsiyesini geri almak için aşağıdaki davalardan hangisini açabilir?<br />
A) İstihkak davası<br />
B) İstimlak davası<br />
C) İstimsal davası<br />
D) Ceza davası<br />
E) İflas davası<br />
<br />
27.Kanunda belirtilen belli bir zamanın kullanılmaması halinde hakkın ortadan kalkmasına ne ad verilir?<br />
A) Zamanaşımının kesilmesi<br />
B) Hak düşürtücü süre<br />
C) Zamanaşımının durması<br />
D) Def&#8217;i<br />
E) Zamanaşımı<br />
<br />
28-Aşağıdakilerden hangisi özel bir hak değildir?<br />
A) Kişisel haklar<br />
B) Mutlak haklar<br />
C) Malvarlığı hakları<br />
D) Kişilik hakları<br />
E) Nisbi haklar<br />
<br />
29-Aşağıdakilerden hangisi fiil ehliyetine göre gerçek kişiler kategori içinde yer almaz?<br />
A) Sınırlı ehliyetsizler<br />
B) Ayrıcalıklı ehliyetliler<br />
C) Tam ehliyetliler<br />
D) Sınırlı ehliyetliler<br />
E) Tam ehliyetsizler<br />
<br />
30-Aşağıdakilerden hangisi kişiliğin sona erme nedenlerinden biri değildir?<br />
A) Birlikte ölüm karinesi<br />
B) Akıl sağlığının yitirilmesi<br />
C) Ölüm<br />
D) Gaiplik<br />
E) Ölüm karinesi<br />
<br />
C E V A P L A R<br />
1. C -2. E -3. C -4. C -5. C -6. A -7. D -8. E -9. D -10. C -11. B -12. C -13. D -14. D -15. E -16. E -17. D -18. A -19. A -20. D -21. E -22. D -23. D -24. A -25. B -26. A -27. B -28. D -29. E -30. B]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[HUKUKA GİRİŞ<br />
<br />
<br />
1- Bir kimsenin, belli bir olayda nasıl davranması gerektiğini belirten, manevi yaptırımlı sosyal kuralara ne ad verilir?<br />
A) Din Kuralı<br />
B) Müeyyideler<br />
C) Görgü Kuralları<br />
D) Hukuk Kuralları<br />
E) Ahlak Kuralları<br />
<br />
2- Aşağıdakilerden hangisi din kurallarının özelliklerinden biri değildir?<br />
A) Tek başına din kurallarıyla sosyal hayatı düzenlemek mümkün değildir<br />
B) Din Kuralları Allah tarafından konulmuş ve Peygamberler vasıtasıyla insanlara ulaştırılmış olan emir ve yasaklardan oluşmaktadır?<br />
C) Din Kuralları Allah ile insanlar arasındaki ilişkiyi ve insanların birbirleriyle olan ilişkilerini düzenlemektedir<br />
D) Din Kurallarının yaptırımı manevidir<br />
E) Din Kurallarına uymayan kişilerin karşılaştıkları tepki ayıplanma ve küçük görülme şeklindedir<br />
<br />
3-Aşağıdakilerden hangisi Medeni Hukuk Kurallarından biri değildir?<br />
A) İkâmetgah<br />
B) Kişiliğin korunması<br />
C) Hırsızlık suçu<br />
D) Hak ve Fiil Ehliyeti<br />
E) Evlenme<br />
<br />
4-Ceza yargılamasında Tam Ehliyet sağır ve dilsizler için ne zaman başlar?<br />
A) 18 yaşın bitmesiyle<br />
B) 21 yaşın bitmesiyle<br />
C) 24 yaşın bitmesiyle<br />
D) 25 yaşın bitmesiyle<br />
E) 28 yaşın bitmesiyle<br />
<br />
5- Türk Medeni Kanunun 2. maddesine göre &#8220;Herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymalıdır.&#8221;<br />
<br />
Yukarıdaki düzenlenen hukuk kurallarının sosyal hayatı düzenleyen hangi kurallarla ilişki içinde olduğunu göstermektedir?<br />
A) İktisat kuralları<br />
B) Din kuralları<br />
C) Ahlak kuralları<br />
D) Görgü kuralları<br />
E) Ekonomik kurallar<br />
<br />
6- Aşağıdakilerden hangisi ticaret kanununda düzenlenen bir şirket türü değildir?<br />
A) Aile şirketi<br />
B) Kolektif şirket<br />
C) Komandit şirket<br />
D) Komandit şirket<br />
E) Anonim şirket<br />
<br />
7- Aşağıdakilerden hangisi TBMM&#8217; nin görev ve yetkileri arasında yer almaz?<br />
A) Cumhurbaşkanını seçmek<br />
B) Para basılmasına karar vermek<br />
C) Savaş ilanına karar vermek<br />
D) Genelkurmay başkanını atamak<br />
E) Kanun koymak, değiştirmek,kaldırmak<br />
<br />
8-Aşağıdakilerden hangisi sosyal devlet ülkesiyle bağdaşmaz?<br />
A) Vatandaşlarına asgari hayat düzeyi sağlamayı amaçlar<br />
B) Sosyal güvenliği sağlamaya çalışır<br />
C) Vatandaşlarının sosyal durumlarıyla ilgilenir<br />
D) Sosyal adaleti gerçekleştirmeyi görev bilir<br />
<br />
E) Vatandaşlarının ekonomik durumlarıyla ilgilenmez<br />
<br />
9- Vatandaşlarının hukuk güvenliğini sağlamak hangi anayasal ilke ile yakından ilişkilidir?<br />
A) Demokratik devlet<br />
B) Sosyal devlet<br />
C) Atatürk milliyetçiliğine bağlı devlet<br />
D) Hukuk devleti<br />
E) Laik devlet<br />
<br />
10-Tüzüklerin iptaline ilişkin davalar için aşağıdakilerden hangisine başvurulur?<br />
A) B.İ.M<br />
B) D.G.M<br />
C) Danıştay<br />
D) Yargıtay<br />
E) Anayasa Mahkemesi<br />
<br />
11-Bir idari mahkemenin hukuk kurallarına ters düşecek biçimde yapmış olduğu idari işlerin denetimini hangi mahkeme yapar?<br />
A) Adli yargı<br />
B) İdari yargı<br />
C) Uyuşmazlık yargısı<br />
D) Askeri yargı<br />
E) Anayasal yargı<br />
<br />
12-Aşağıdakilerden hangisi tacirdir?<br />
A) Kasap<br />
B) Demirci<br />
C) Komisyoncu<br />
D) Fırıncı<br />
E) Marangoz<br />
<br />
13-Aşağıdakilerden hangisi suçun unsurları arasında yer almaz?<br />
A) Taksir<br />
B) İhmal<br />
C) Kast<br />
D) Cürüm<br />
E) İcra<br />
<br />
14-Aşağıdakilerden hangisi kamu haklarından biridir?<br />
A) Kurucu yenilik doğuran haklar<br />
B) Devredilebilen haklar<br />
C) Mülkiyet hakları<br />
D) Sosyal ve ekonomik haklar<br />
E) Sınırlı ayni haklar<br />
<br />
15-Resmi evlendirme memuru önünde yapılmayan evlenme hangi yaptırıma tabidir?<br />
<br />
A) Hapis<br />
B) Tek taraflı bağlanmazlık<br />
C) Butlan<br />
D) Tazminat<br />
E) Yokluk<br />
<br />
16-T.C. anayasasına göre aşağıdakilerden hangisi kanun çıkarmaya yetkilidir?<br />
A) Konuyla ilgili bakanlık<br />
B) Cumhurbaşkanlığı<br />
C) Başbakanlık<br />
D) Bakanlar kurulu<br />
E) TBMM<br />
<br />
17-Kanunlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?<br />
A) Sürekli olmalıdır<br />
B) Yazılı olmalıdır<br />
C) Anayasaya uygun olmalıdır<br />
D) Örf ve adet kurallarına uygun olmalıdır<br />
E) Genel olmalıdır<br />
<br />
18-Hukukun kaynakları arasında sıralama yapıldığında en üste olan aşağıdakilerden hangisidir?<br />
A) Anayasa<br />
B) Kanunlar<br />
C) Örf ve adet hukuku<br />
D) Yardımcı kaynaklar<br />
E) KHK&#8217;ler<br />
<br />
19-İşveren istifa ettiğini bildiren kişi hangi yenilik doğuran hakkı kullanmıştır?<br />
A) Bozucu<br />
B) Değiştirici<br />
C) Tamamlayıcı<br />
D) Kurucu<br />
E) Bağlayıcı<br />
<br />
20-Babanın oğluna bir yazlık bağışlaması durumunda, oğlu yazlık üzerindeki haklarını hangi yolla kazanmış olur?<br />
A) Aslen kazanma<br />
B) Devren kazanma<br />
C) İşgal yoluyla kazanma<br />
D) Tek taraflı hukuki işle kazanma<br />
E) Haksız fiille kazanma<br />
<br />
21-Maddi olmayan mallar üzerinde sahiplerine tanınmış olan mutlak haklara ne ad verilir?<br />
A) İrtifak hakkı<br />
B) Sınırlı ayni haklar<br />
C) İntifa hakkı<br />
D) Rehin hakkı<br />
E) Fikri haklar<br />
<br />
22-Kanunların anayasaya uygunluğunun denetlenmesi aşağıdakilerden hangisi tarafından gerçekleşir?<br />
A) D.G.M<br />
B) Yargıtay<br />
C) Sayıştay<br />
D) Anayasa Mahkemesi<br />
E) Danıştay<br />
<br />
23-Aşağıdakilerden hangisi başkasına devredilebilen bir haktır?<br />
A) İntifa hakkı<br />
B) Nafaka hakkı<br />
C) Soy bağının reddi hakkı<br />
D) Oturma hakkı<br />
E) Telif hakkı<br />
<br />
24-Şafak arkadaşı Beyhan&#8217;ın kendisine ödünç verdiği saati Bülent&#8217;e bağışlamış ve teslim etmiştir.Bu durumda aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?<br />
A) Bülent iyi niyetli ise saatin mülkiyetini kazanmıştır<br />
B) Bülent iyi niyetli olmasa bile saatin mülkiyetini kazanmıştır<br />
C) Bülent hiçbir durumda saatin mülkiyetini kazanamaz<br />
D) Şafak Bülent&#8217;e taşınır davası açar<br />
E) Şafak on yıl içinde Bülent&#8217;ten saatin kendisine verilmesini isteyebilir<br />
<br />
25-Aşağıdakilerden hangisi ergin kılınmanın koşullarından biridir?<br />
A) Küçüğün okuma ve yazma biliyor olması<br />
B) Ergin kılınacak küçüğün bunu talep etmesi<br />
C) Küçüğün on yaşını bittirmiş olması<br />
D) Küçüğün yabancı dil biliyor olması<br />
E) Küçüğün sakat olması<br />
<br />
26-Ahmet şemsiyesini sınıfta unutmuş. Mehmet bu şemsiyeyi bulmuştur. Mehmet daha sonra şemsiyeyi Ali&#8217;ye satmıştır. Ahmet şemsiyesini geri almak için aşağıdaki davalardan hangisini açabilir?<br />
A) İstihkak davası<br />
B) İstimlak davası<br />
C) İstimsal davası<br />
D) Ceza davası<br />
E) İflas davası<br />
<br />
27.Kanunda belirtilen belli bir zamanın kullanılmaması halinde hakkın ortadan kalkmasına ne ad verilir?<br />
A) Zamanaşımının kesilmesi<br />
B) Hak düşürtücü süre<br />
C) Zamanaşımının durması<br />
D) Def&#8217;i<br />
E) Zamanaşımı<br />
<br />
28-Aşağıdakilerden hangisi özel bir hak değildir?<br />
A) Kişisel haklar<br />
B) Mutlak haklar<br />
C) Malvarlığı hakları<br />
D) Kişilik hakları<br />
E) Nisbi haklar<br />
<br />
29-Aşağıdakilerden hangisi fiil ehliyetine göre gerçek kişiler kategori içinde yer almaz?<br />
A) Sınırlı ehliyetsizler<br />
B) Ayrıcalıklı ehliyetliler<br />
C) Tam ehliyetliler<br />
D) Sınırlı ehliyetliler<br />
E) Tam ehliyetsizler<br />
<br />
30-Aşağıdakilerden hangisi kişiliğin sona erme nedenlerinden biri değildir?<br />
A) Birlikte ölüm karinesi<br />
B) Akıl sağlığının yitirilmesi<br />
C) Ölüm<br />
D) Gaiplik<br />
E) Ölüm karinesi<br />
<br />
C E V A P L A R<br />
1. C -2. E -3. C -4. C -5. C -6. A -7. D -8. E -9. D -10. C -11. B -12. C -13. D -14. D -15. E -16. E -17. D -18. A -19. A -20. D -21. E -22. D -23. D -24. A -25. B -26. A -27. B -28. D -29. E -30. B]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İdare Hukuku]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-%C4%B0dare-Hukuku-853</link>
			<pubDate>Fri, 09 Mar 2007 02:15:50 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=6">redline</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-%C4%B0dare-Hukuku-853</guid>
			<description><![CDATA[idare hukuku 2006<br />
<br />
1-Aşağıdakilerden hangisi Yüce Divan Sıfatıyla Yargılama Görevine Sahiptir?<br />
Anayasa Mahkemesi<br />
<br />
2-Aşağıdakilerden Hangisi İdari Fonksiyonun özelliklerinden Biri Değildir?<br />
özel Kişilerle Eşit Koşullarda Yerine Getirilmesi<br />
<br />
3-Vatandaşların Ekonomik Seviyelerini Yükseltmek Amacıyla Sosyal Yaşama Ve Ekonomiye Müdahale Eden Devlet Hangisidir?<br />
Sosyal Devlet<br />
<br />
4-merkezi İdare İçinde Belli Bir Kamu Hizmeti örgütünün En Yüksek Amiri Hangisidir?<br />
Bakan (soruda İl özel İdare Vardı Cevabi İçişleri Bakanıydı)<br />
<br />
5-yerel Yerinden Yönetimlerde En Yüksek Hiyerarşik Amir Hangisidir?<br />
Vali<br />
<br />
6-yasa Koyucu Tarafından Düşünülmüş Merkezi İdare ile Yerinden Yönetim Kuruluşları Arasındaki Hukuki Bağı Sağlayacak Araç Aşağıdakilerden Hangisidir?<br />
idari Vesayet<br />
<br />
7-kanunların Anayasaya Uygunluğunu Hangisi Denetler?<br />
Anayasa Mahkemesi<br />
<br />
8-merkezi idarenin Onama işleminden Sonra,işleme Karşı Açılacak Davalarda Husumet Kime Yöneltilir<br />
Mahalli idareye<br />
<br />
9-aşağidakilerden Hangisi Yasama Yetkisinin Devredilmediği Ilkesine Getirilen Bir Istisnadir?<br />
Khk Ler<br />
<br />
10-aşağidakilerden Hangisi Idare Hukukunun Kaynaklari Arasinada Yer Almaz?<br />
Idari Işlem Ve Eylemler<br />
<br />
11-idari Kararlarin Hukuka Uygun Olduklari Varsayimina Ne Denir?<br />
Hukuka Uygunluk Karinesi<br />
<br />
12-aşağidakilerden Hangisi Yargi Denetimine Tabidir?<br />
Bakanlar Kurulu Işlemleri<br />
<br />
13-aşağidakilerden Hangisi Idarenin Görev Alani Içine Giren Bir Konuda Hangi Idari Merciin Irade Açiklamaya Yetkili Olduğunu Ifade Eden Yetki Türüdür?<br />
Kişi Yönünden Yetki<br />
<br />
14-idarenin Görev Alanina Giren Bir Alanda Yetkisiz Bir Mercii Veya Idareye Yabanci Kişi Tarafindan Karar Alinmasi Halinde Ortaya çikan Yetkisizlik Durumu Aşağidakilerden Hangisidir?<br />
Yetki Gasbi<br />
<br />
15-aşağidakilerden Hangisi Toplumun Diş Ve Maddi Düzeni Anlamina Gelen Kamu Düzeni Içinde Yaşanmasini Ifade Etmez?<br />
Birlik<br />
<br />
16-adli Ve Idari Mahkemeler Arasindaki Sorunlari Neresi çözer?<br />
Uyuşmazlik Mahkemesi<br />
<br />
17-dava Olmadan önce Bile Yargilamanin Olacaği .......?<br />
Kanuni Hakim Güvencesi<br />
<br />
18-idari Işlemlerde şekil Kurallari Ile Ilgili Olarak Aşağidaki Ifadelerden Hangisi Yanliştir?<br />
Idari Işlemler Gerekçeli Olarak Yazilirlar<br />
<br />
19-düzenleyici Bir Işlem Hakkinda Yargi Organlarinca Verilen Iptal Kararlari Kimleri Bağlar?<br />
Herkesi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[idare hukuku 2006<br />
<br />
1-Aşağıdakilerden hangisi Yüce Divan Sıfatıyla Yargılama Görevine Sahiptir?<br />
Anayasa Mahkemesi<br />
<br />
2-Aşağıdakilerden Hangisi İdari Fonksiyonun özelliklerinden Biri Değildir?<br />
özel Kişilerle Eşit Koşullarda Yerine Getirilmesi<br />
<br />
3-Vatandaşların Ekonomik Seviyelerini Yükseltmek Amacıyla Sosyal Yaşama Ve Ekonomiye Müdahale Eden Devlet Hangisidir?<br />
Sosyal Devlet<br />
<br />
4-merkezi İdare İçinde Belli Bir Kamu Hizmeti örgütünün En Yüksek Amiri Hangisidir?<br />
Bakan (soruda İl özel İdare Vardı Cevabi İçişleri Bakanıydı)<br />
<br />
5-yerel Yerinden Yönetimlerde En Yüksek Hiyerarşik Amir Hangisidir?<br />
Vali<br />
<br />
6-yasa Koyucu Tarafından Düşünülmüş Merkezi İdare ile Yerinden Yönetim Kuruluşları Arasındaki Hukuki Bağı Sağlayacak Araç Aşağıdakilerden Hangisidir?<br />
idari Vesayet<br />
<br />
7-kanunların Anayasaya Uygunluğunu Hangisi Denetler?<br />
Anayasa Mahkemesi<br />
<br />
8-merkezi idarenin Onama işleminden Sonra,işleme Karşı Açılacak Davalarda Husumet Kime Yöneltilir<br />
Mahalli idareye<br />
<br />
9-aşağidakilerden Hangisi Yasama Yetkisinin Devredilmediği Ilkesine Getirilen Bir Istisnadir?<br />
Khk Ler<br />
<br />
10-aşağidakilerden Hangisi Idare Hukukunun Kaynaklari Arasinada Yer Almaz?<br />
Idari Işlem Ve Eylemler<br />
<br />
11-idari Kararlarin Hukuka Uygun Olduklari Varsayimina Ne Denir?<br />
Hukuka Uygunluk Karinesi<br />
<br />
12-aşağidakilerden Hangisi Yargi Denetimine Tabidir?<br />
Bakanlar Kurulu Işlemleri<br />
<br />
13-aşağidakilerden Hangisi Idarenin Görev Alani Içine Giren Bir Konuda Hangi Idari Merciin Irade Açiklamaya Yetkili Olduğunu Ifade Eden Yetki Türüdür?<br />
Kişi Yönünden Yetki<br />
<br />
14-idarenin Görev Alanina Giren Bir Alanda Yetkisiz Bir Mercii Veya Idareye Yabanci Kişi Tarafindan Karar Alinmasi Halinde Ortaya çikan Yetkisizlik Durumu Aşağidakilerden Hangisidir?<br />
Yetki Gasbi<br />
<br />
15-aşağidakilerden Hangisi Toplumun Diş Ve Maddi Düzeni Anlamina Gelen Kamu Düzeni Içinde Yaşanmasini Ifade Etmez?<br />
Birlik<br />
<br />
16-adli Ve Idari Mahkemeler Arasindaki Sorunlari Neresi çözer?<br />
Uyuşmazlik Mahkemesi<br />
<br />
17-dava Olmadan önce Bile Yargilamanin Olacaği .......?<br />
Kanuni Hakim Güvencesi<br />
<br />
18-idari Işlemlerde şekil Kurallari Ile Ilgili Olarak Aşağidaki Ifadelerden Hangisi Yanliştir?<br />
Idari Işlemler Gerekçeli Olarak Yazilirlar<br />
<br />
19-düzenleyici Bir Işlem Hakkinda Yargi Organlarinca Verilen Iptal Kararlari Kimleri Bağlar?<br />
Herkesi]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Taşıt Kanunu]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Ta%C5%9F%C4%B1t-Kanunu-797</link>
			<pubDate>Wed, 28 Feb 2007 16:03:10 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Ta%C5%9F%C4%B1t-Kanunu-797</guid>
			<description><![CDATA[TAŞIT KANUNU<br />
Kanun Numarası : 237<br />
Kabul Tarihi : 5/1/1961<br />
Yayımlandığı R. Gatezete : Tarih: 12/1/1961 Sayı: 10705<br />
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 4 Cilt: 1 Sayfa: 1529<br />
Kanunun şümulü:<br />
Madde 1 - a) Genel bütçeye dahil dairelerle katma ve özel bütçeli idareler ve bunlara bağlı sabit ve döner sermayeli müesseseler,<br />
b) İktisadi Devlet Teşekkülleri ve özel kanun ve kararnamelerle kurulan her çeşit banka ve teşekküller,<br />
c) Yukardaki (a) ve (b) fıkralarında yazılı daire, idare, banka, teşekkül ve müesseselerin sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları teşekkül ve müesseseler,<br />
d) (Değişik: 7/2/1990 - 3612/46 md.) Kamuya yararlı derneklerden Başbakanlıkça lüzumlu görülenler tarafından kullanılacak taşıtlar bu Kanun hükümlerine tabidir.<br />
Madde 2 - Traktör, arazöz, motorla işleyen her çeşit ziraat ve inşaat makineleri, hava taşıtları münhasıran askeri maksatlar için kullanılan ve ordunun silah ve teçhizatından madut bulunan taşıtlar bu kanun hükümlerine tabi değildir.<br />
Tarifler:<br />
Madde 3 - a) Kurum: 1 inci madde hükmüne giren bütün daire, teşekkül ve müesseseleri,<br />
b) Taşıt: Motorlu ve motorsuz bütün ulaştırma araçlarını,<br />
c) Arazi binek: Bütün tekerlekleri muharrik binek taşıtlarını,<br />
d) Kaptı kaçtı: Asgari iki sıra oturma yeri bulunan kapalı ve insan taşımaya mahsus taşıtları,<br />
e) Arazi kaptıkaçtı: Bütün tekerlekleri muharrik olan kaptıkaçtıları,<br />
f) Pikap: Şoför mahallinde şoför dahil 3 kişiye kadar oturacak yeri ile arkasında azami 1750 kilograma kadar yük taşımak için yeri bulunan motorlu taşıtları,<br />
g) Arazi pikap: Bütün tekerlekleri muharrik olan pikapları,<br />
h) Panel: Yük taşıma yeri tamamen kapalı olan pikapları,<br />
ifade eder.<br />
Taşıt verilecekler:<br />
Madde 4 - Emirlerine ve zatlarına binek otomobili verilenler (1) sayılı cetvelde, makam hizmetlerine tahsis edilen taşıtlar (2) sayılı cetvelde gösterilmiştir.<br />
Madde 5 - Birinci maddede yazılı kurumlar daimi hizmetleri için Bakanlar Kurulundan karar almak şartıyla yalnız birer hizmet arabası bulundurabilirler. Bu hizmet arabaları ihtiyaca göre Station Wagon binek, kaptıkaçtı tiplerinden biri olabilir.<br />
Madde 6 - Kurumlar (1) ve (2) sayılı cetvellerde yazılı makam ve hizmetler için hizalarında gösterilen arabalardan fazla taşıt bulunduramıyacakları gibi daimi hizmetler için beşinci maddede yazılı tipte bir arabadan fazla araç kullanamazlar.<br />
Devlet daireleri ve kurumların daimi ve devamlı hizmetleri için kullanacakları taşıtlar:<br />
Madde 7 - Devlet daireleri ile 1 inci maddede yazılı kurumların daimi ve devamlı hizmetlerinde taahhüt yolu ile ifası mümkün ve caiz olmayan veya daha pahalıya malolacağı dairesince anlaşılan işleri için kaptıkaçtı (Lüks olanlar hariç) arazi binek, arazi kaptıkaçtı, pikap, arazi pikap, panel, kamyonet, kamyon, otobüs, cankurtaran, ambulans, cenaze arabası, motosiklet, motorlu ve motorsuz, sair kara, deniz taşıtlarından (Binek ve Station Wagon taşıtları hariç) ihtiyaçları kadar kullanabilirler.<br />
Kullanılacak bu taşıtların, muayyen ve standart tipte, lüks ve gösterişten uzak, memleket yollarına elverişli ucuz ve ekonomik olanlarından temin olunması şarttır.<br />
Bu taşıtlar münhasıran resmi hizmetin ifasında kullanılmak üzere daire veya kurumlarının sorumlu makamlarınca tevzi ve tahsis olunurlar.<br />
Şehir ve kasabalarla demiryolları istasyonlarından ve gündelik muayyen tarifelerle işleyen Devlete, belediyelere ait taşıt güzergahından uzak bulunan mevkilerdeki teşkilat ve işyerlerinde devamlı veya geçici olarak görevli memur, subay ve hizmetlileri ve bu mevkide oturan ailesi efradını ve okula giden çocuklarını oranın bağlı bulunduğu şehir ve kasabaya veya en yakın muayyen tarifeli taşıt güzergahına götürüp getirmek için birinci fıkrada yazılı taşıtlardan tahsis edilebilir.<br />
Şehir ve kasaba hudutları içerisinde olmakla beraber tren, otobüs gibi gündelik muayyen tarifelerle işleyen taşıt güzergahından uzak bulunan münferit mevkilerdeki teşkilat ve iş yerlerinde devamlı veya geçici olarak görevli memur ve hizmetlilerin bu mevkiler ile en yakın muayyen tarifeli taşıt güzergahına götürüp getirilmesi için de bu taşıtlar kullanılabilir.<br />
Devlet dairelerinin sıkışık bulunduğu büyük merkezlerde işletilen muayyen tarifeli taşıtlarla memurların zamanında iş başında bulunmalarını temin edecek yeterlikte olmadığı hallerde kurumlarca ve Devlet dairelerince memurlar için otobüs seferleri ihdas olunabilir.<br />
Bu otobüsler Ulaştırma Bakanlığınca hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunca tasdik olunacak esaslar dairesinde işletilebilir.<br />
Madde 8 - Bu kanuna bağlı (2) sayılı cetvelde yazılı taşıtlar yalnız hizalarında gösterilen hizmetlerde kullanılabilirler. Tören, hususi ve resmi davetlerde makamı işgal eden zatlar refakatlerine ailelerini de alabilirler. Kurumlara ait hizmetler için memurlar da makamı işgal eden zatın refakatinde veya makamın müsaadesiyle bu taşıtlara binerler.<br />
Kurumların satın alacakları taşıtların bedeli:<br />
Madde 9 - Kurumların satın alacakları taşıtların azami satınalma bedelleri, her yıl bütçe kanunlarına bağlı cetvellerde gösterilir.<br />
Bu bedeller, orta sıklet ve vasati fiyatlar nazarı itibara alınmak suretiyle tesbit edilir.<br />
Madde 10 - Genel ve katma bütçeli dairelerce bu kanuna göre satın alınacak taşıtların cinsi, adedi ve hangi hizmetleri için satın alınacağı her yıl bütçe kanunlarına bağlı &reg; işaretli cetvelde gösterilir.<br />
(Değişik: 15/6/1965 - 631/2 md.) Genel bütçeye dahil dairelerin satınalabilecekleri taşıtların bedelleri kendi bütçelerinde özel bir tertibe konulur. Ancak bu Kanuna bağlı (1) sayılı cetvelde yazılı "İl Valileri" taşıtları, İçişleri Bakanlığınca lüzum görüldüğü takdirde, gelir durumu müsait olan il özel idare bütçelerinden de satın alınabilir.<br />
Diğer kurumlar tarafından bu kanun gereğince taşıt satın alınabilmesi ancak satın alınacak taşıtın kullanılacağı hizmet, taşıtın cinsi ve muhammen bedeli gösterilmek suretiyle önceden alınmış Bakanlar Kurulunun müsaadesine tabidir.<br />
(Ek: 30/5/1963 - 240/1 md.) Elçilik ve delegeliklerin ihtiyacı için satın alınacak taşıtların bedelleri Dışişleri Bakanlığı bütçesinde özel bir tertibe konulur.<br />
Madde 11 - Genel ve katma bütçeli dairelerin kullanmakta oldukları taşıtların sayısı, cinsi, markası, satın alma tarih ve bedelleri, bir evvelki yıla nazaran vukubulan değişiklik ve sebepleri her yıl bir cetvel halinde tesbit ve o yılın bütçe kanunu tasarısı gerekçesine eklenir.<br />
Madde 12 - (Değişik birinci fıkra: 15/6/1965 - 631/3 md.) Bu kanunla kullanılmasına cevaz verilen taşıtların işletme ve onarma masraflariyle vasıtayı kullanacak personelin her türlü istihkakları, taşıtın satınalındığı kurumlar bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Ancak, bu kanuna bağlı (1) sayılı cetvelde yazılı "İl Valileri" taşıtları ile (2) sayılı cetvelde yazılı "kaymakamlıklar" taşıtlarının onarma ve işletme masrafları, genel bütçeye konulan ödeneği tükendiği takdirde, özel idare bütçelerinden de karşılanabilir.<br />
Mülga 2. fıkra: 30/5/1963 - 240/5 md.)<br />
(Değişik: 24/9/1979 - KHK 31/1 md.) Resmi taşıtların savurganlığa yol açılmadan, bütçe olanaklariyle uyumlu bir biçimde kullanımını sağlamak üzere;<br />
a) Akaryakıt, yağ ve diğer ikmal gereksinimlerinin ve onarma işlerinin sağlanması,<br />
b) Gereğinde bunların yönetimlerinin tek elden yapılması,<br />
c) Bakım, onarım, ikmal ve yönetim işlerinin yürütülmesinde, gerektiğinde, belli kurumlara görev verilmesi,<br />
d) Ekonomik olmayan taşıtların ekonomik olanlariyle değiştirilmesi, için gerekli yöntemler Bakanlar Kurulunca saptanır.<br />
Taşıtların satılabilmeleri:<br />
Madde 13 - Bu kanunun konusuna giren taşıtların satılabilmeleri, ya tahsis edildiği hizmet konusunun artık kalmamış olmasına veya ekonomik ömrünü doldurmuş bulunmasına bağlıdır.<br />
Bu taşıtların ekonomik ömürlerini doldurmuş olmaları hali ilgili dairesinin teklifi üzerine Karayolları veya Devlet Su İşleri idaresinden bir makine uzmanı, kurumun yetkili bir personeli ile trafik teşkilatından bir uzmandan teşekkül edecek komisyon tarafından verilecek raporla belirtilir. Bu raporlar kurumun bağlı olduğu bakanlıkların tasvibine sunulur. Bu taşıtlar yürürlükte bulunan hükümlere göre satılır.<br />
Hizmet konusunun kalmaması halinde taşıtlar gereği yapılmak üzere Devlet Malzeme Ofisine devredilir.<br />
(Ek fıkralar: 30/5/1963 - 240/2 md.) Dış temsilciliklerdeki taşıtların ekonomik ömürlerini doldurmuş olmalarına mahalli temsilciliklerce tanzim ve tasdik edilecek rapor üzerine Dışişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca karar verilir.<br />
Gerek bu suretle hizmetten çıkarılan, gerek hizmet konusu kalmamış veya en az kullanma süresini doldurmuş bulunan dış temsilciliklere ait taşıtların mahallinde veya yurda getirilmek suretiyle satılması hususunda en tasarruflu yolu seçmeye Dışişleri Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı yetkilidir.<br />
Yurda getirilmek suretiyle satılmasına karar verilen taşıtların gümrük ve diğer her türlü ithal vergi ve resimleri bu taşıtların Devlet Malzeme Ofisince satışları anında Gümrük Kanununa göre tesbit edilecek normal kıymetleri üzerinden gümrük idaresince tahakkuk ve satışı mütaakıp Devlet Malzeme Ofisi tarafından ilgili gümrüğe ödenir.<br />
Kayıt, tescil ve verilecek plakalar:<br />
Madde 14 - Bu kanunda yazılı kara taşıtlarının 6085 sayılı kanun gereğince Trafik Şube ve bürolarına, deniz taşıtlarının alakalı dairelere kayıt ve tescil ettirilmesi mecburidir. Taşıtlara, taşıtın cinsine ve tahsis edilen makam veya hizmetlere göre İçişleri Bakanlığınca belirtilecek şekil, renk ve alameti taşıyan birer plaka konur.<br />
Trafik şube ve büroları veya diğer alakalı daireleri bu kanunda yazılı taşıtlar dışında hiç bir makam ve şahıs için aynı şekil ve renkte plaka ve numara veremiyecekleri gibi hiçbir makam ve dairede kendiliklerinden plaka ihdas ve istimal edemezler.<br />
Kanuna bağlı (1) sayılı cetvelde belirtilenlere tahsis olunacak taşıtlar hariç, bütün taşıtların yan taraflarına "Resmi hizmete mahsustur" ibaresi yazılır.<br />
Türk Silahlı Kuvvetlerine tahsis edilen taşıtlar bu madde hükümlerine tabi değildir.<br />
Bu Kanun hükümlerinin uygulanmıyacağı haller:<br />
Madde 15 - Genel veya kısmi seferberlik halleriyle harb hali, harb zamanı ve harb esnası hükümlerinin uygulanmasına Bakanlar Kurulunca karar verilmesi hallerinde askeri daire, birlik ve müesseseler tarafından kullanılacak taşıtlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz.<br />
Cezalar:<br />
Madde 16 - Bu kanunun şümulüne giren taşıtları her ne suretle olursa olsun tahsis olunduğu işin gayrisinde veya şahsi hususlarda kullananlar veya kullanılmasına müsaade edenler veya kanunda yazılı olduğu şekilde kullanılmış gibi gösterenler veya kanunen bir makama veya işe tahsis olunmadığı halde hakikatı tağyir ile bu taşıtlardan istifade eden ve ettirenler, bunların gidiş gelişine müsaadeedenler veya kanuna aykırı olarak numara ve plaka verenlerle kullananlar veya kullanılmaya elverişli olduğu halde ekonomik ömrünü doldurduğu bahanesiyle yenileyen veya yeniletenler veya bu hususlar için masraf tahakkuk evrakını hazırlıyan veya tasdik veya bunlara ait ita emirlerini vize edenler hakkında fiilin mahiyetine göre bir seneye kadar hapis cezası verilir. Bu yüzden hasıl olan masraf ve zararlar kendilerine teselsülen ayrıca tazmin ettirilir.<br />
Tekerrürü halinde verilecek hapis cezası iki aydan aşağı olamaz.<br />
Çeşitli hükümler:<br />
Madde 17 - Çeşitli yardım yolları ile gelen her türlü taşıtlar tahsis olundukları hizmetlerde bu kanun hükümlerine göre kullanılır.<br />
Ek Madde 1 - (30/5/1963 - 240 sayılı ek kanunun 3 üncü maddesi hükmü olup ek maddeye çevrilerek teselsül için numaralandırılmıştır.)<br />
237 sayılı kanunla dış temsilciliklere tahsis edilen taşıtların, Hazine için daha tasarruflu olacağı Maliye Bakanlığının rızasına müsteniden -önceden tesbit edilecek memleketlerde- eski model taşıtların fiyat farkı ödenmek suretiyle, yenileri ile değiştirilmesine veya miadı dolmadan satılarak yenilerinin alınmasına Dışişleri Bakanlığınca karar verilebilir.<br />
Bu yenilemenin yapılabilmesi için her yıl bütçesinin ilgili tertibine gereken ödeneğin konulması ve &reg; cetveli formülünde gösterilmesi şarttır.<br />
Geçici Madde 1 - Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte kurumların ellerinde bulunup bu kanuna göre:<br />
a) Kullanılması menedilen taşıtların (5) inci maddede yazılı Bakanlar Kurulu kararı alındıktan sonra 3 ay içinde,<br />
b) 7 nci maddeye göre hizmetin devam etmesi halinde vasıf ve şartları bu kanuna uymuyan taşıtların, olanları ile değiştirilinciye kadar, kullanılmalarına devam olunur ve bu şart tahakkuk ettirildikten sonra üç ay içerisinde Devlet Malzeme Ofisine teslim olunurlar.<br />
Bu kanuna göre Devlet Malzeme Ofisine teslim olunan taşıtlar satılmadan önce usulü dairesinde kurumların veya Devlet dairelerinin ihtiyaçlarına tahsis olunur.<br />
Bu taşıtlar Devlet Malzeme Ofisince kendi usullerine göre satılarak masrafları çıkarıldıktan sonra bedelleri kurum veya dairelerine ödenir.<br />
Taşıtları müddeti içerisinde Devlet Malzeme Ofisine teslim etmeyenler, mevcut taşıtların şeklini veya istimal tarzını değiştirmek suretiyle kanun hükümlerine uydurmaya çalışanlar hakkında da 16 ncı maddedeki cezalar tatbik olunur.<br />
Geçici Madde 2 - 3827 sayılı kanun hükümlerine veya bütçe kanunlarına bağlı<br />
&reg; cetvellerindeki formüllerine uygun olmayarak alınan ve Sayıştayca vizesi yapılmayan taşıtlardan alınmasına ve kullanılmasına kanunen cevaz verilmeyenler<br />
Devlet Malzeme Ofisine iade olunurlar.<br />
Bu kanuna uygun olanlarının da bir defaya mahsus olmak üzere vizeleri yapılır.<br />
Geçici Madde 3 - Milli Birlik Komitesi emrine kurumlar veya dairelerce verilen taşıtlar üyelerince (1) sayılı cetveldeki taşıtlar gibi kullanılırlar.<br />
Bu taşıtlar hizmetin hitamında ait oldukları daire veya kurumlarına iade olunurlar.<br />
İade olunan taşıtlar bu kanun hükümlerine tabidir.<br />
Madde 18 - 15/5/1940 tarihli ve 3827 sayılı Nakil Vasıtaları hakkındaki Kanun ek ve tadilleri ile birlikte kaldırılmıştır.<br />
Madde 19 - Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.<br />
Madde 20 - Bu kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.<br />
237 SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:<br />
1) 13/11/1996 tarih ve 4212 sayılı Kanunun geçici maddesi:<br />
Geçici Madde 1 - Bu Kanunla tahsis edilen araçların plakalarına ilişkin esaslar.T.B.M.M Başkanlık Divanınca tespit edilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
(1) SAYILI CETVEL<br />
Aded Cinsi En az kullanma süresi<br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı(...) (1) 2 Binek 5 Yıl<br />
T.B.M.M Başkanlık Divanı üyeleri, Komisyon Başkanları ve Grup Başkanvekilleri (1) 50 &#8220; &#8220;<br />
Cumhurbaşkanlığı 10 &#8220; &#8220;<br />
Başbakan 2 &#8220; &#8220;<br />
Bakanlar 1 er &#8220; &#8220;<br />
Genelkurmay Başkanı 1 &#8220; &#8220;<br />
Kara, Deniz, Hava Kuvvetler Kumandanları 1 er &#8220; &#8220;<br />
Elçilikler ve daimi delegelikler(Yurtdışında bulundukları sürece) (2) 1 er &#8220; &#8220;<br />
Daimi Askeri Temsilcilikler Başkanlıkları(Yurtdışında bulundukları sürece)(2) 1 er &#8220; &#8220;<br />
Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği (3 1 &#8220; &#8220;<br />
Anayasa Mahkemesi Başkanı (4) 1 &#8220; &#8220;<br />
İl Valileri (5) 1 er &#8220; &#8220;<br />
Yüksek Hakimler Kurulu Başkanı 1 &#8220; &#8220;<br />
Yargıtay Başkanı (7) 1 &#8220; &#8220;<br />
Danıştay Başkanı 1 &#8220; &#8220;<br />
Sayıştay Başkanı (9) 1 &#8220; &#8220;<br />
Cumhuriyet Başsavcısı (10) 1 &#8220; &#8220;<br />
Danıştay Başkanunsözcüsü (11) 1 &#8220; &#8220;<br />
(1) Bu cetvelde yeralan "Birisi Senato Başkanı için" ibaresi, 13/11/1996 tarih ve 4212 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle kaldırılmış ve cetvele "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı" ibaresinden sonra gelmek üzere "TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Komisyon Başkanları ve Grup Başkanvekilleri" ibaresi eklenmiştir.<br />
(2) "ve daimi delegeler" ibaresi 30/5/1963 tarih ve 240 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile eklenmiştir.<br />
(3) "Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliğine" ilişkin kısmı 30/5/1963 tarih ve 240 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 2 sayılı cetvelden bu cetvele nakledilmiştir.<br />
(4) 27/8/1963 tarih ve 310 sayılı Kanunun birinci maddesi ile eklenmiştir.<br />
(5) "İl valilerine" ilişkin kısım 15/6/1965 tarih ve 631 sayılı Kanunun birinci maddesiyle 2 sayılı cetvelden bu cetvele nakledilmiştir.<br />
5/11/1968 tarih ve 1068 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 2 sayılı cetvele eklenen "Yüksek Hakimler Kurulu Başkanlığı'na ilişkin kısım", 25/11/1969 tarih ve 1193 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 2 sayılı cetvelden bu cetvele nakledilmiştir.<br />
(7) ,(9),(10) 25/11/1969 tarih ve 1193 sayılı Kanunun 1.maddesi ile 2 sayılı cetvelden bu cetvele nakledilmiştir.<br />
(11) Daha önce "Danıştay Başsavcılığı" şeklinde 2 sayılı cetvelde iken 25/11/1961 tarih ve 1193 sayılı Kanunun 1. maddesi ile bu ibare "Danıştay Başkanunsözcüsü" şeklinde değiştirilerek bu cetvele nakledilmiştir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
(2) SAYILI CETVEL<br />
Aded Cinsi En az kullanma süresi<br />
Başbakanlık (Yabancı misafirler için) 3 Binek 5 Yıl<br />
Başbakanlık Müsteşarlıkları 1 er &#8220; &#8220;<br />
Askeri Yargıtay Başkanı 1 &#8220; &#8220;<br />
Üniversite Rektörleri 1 er &#8220; &#8220;<br />
Diyanet İşleri Başkanı &#8220; &#8220;<br />
Askeri Yargıtay Başsavcısı &#8220; &#8220;<br />
Genelkurmay 2 nci Başkanı ve (J) Başkanlıkları 1 er &#8220; &#8220;<br />
Kara, Deniz, Hava Kuvvetler Kurmay Başkanlıkları &#8220; &#8220;<br />
Ordu, Kolordu, Tümen, Donanma, Hava Kuvvet ve<br />
Yurt İçi Bölge Kumandanlıkları 1 er &#8220; &#8220;<br />
Harb Akademileri Kumandanı 1 &#8220; &#8220;<br />
Jandarma Genel Kumandanı 1 &#8220; &#8220;<br />
General veya amiral rütbesi ile fiilen işgal edilen<br />
diğer bütün makamlara 1 er &#8220; &#8220;<br />
Bakanlıklar Müsteşarları 1 er &#8220; &#8220;<br />
Emniyet Genel Müdürlüğü 1 &#8220; &#8220;<br />
Ankara, İstanbul, İzmir Emniyet Müdürlükleri 1 er &#8220; &#8220;<br />
Kaymakamlıklar 1 er (Arazi binek) &#8220;<br />
Emniyet daireleri (Kullanılması zaruri olan taşıtların adedi, cinsleri ve müddetleri Bakanlar Kurulunca belirtilir.)<br />
<br />
237 SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN YÜRÜRLÜKTEN<br />
KALDIRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ GÖSTERİR LİSTE<br />
Yürürlükten Kaldıran Mevzuatın<br />
Yürürlükten Kaldırılan Kanun ------------------------------<br />
veya Kanun Hükümleri Tarihi Sayısı Maddesi<br />
---------------------------------------- -------- ------ -------<br />
5/1/1962 tarih ve 237 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin<br />
2 nci fıkrası "elçiliklerin taşıt işletme ve<br />
onarma masrafları şahıslarına aittir" hükmü 30/5/1963 240 5<br />
<br />
237 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN<br />
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE Kanun Yürürlüğe<br />
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi<br />
------- ---------------------------------------------- ------------<br />
240 - 8/6/1963<br />
310 - 4/9/1963<br />
631 - 23/6/1965<br />
1068 - 12/11/1968<br />
1193 - 6/12/1969<br />
KHK/31 - 28/9/1979<br />
4212 - 19/11/1996]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[TAŞIT KANUNU<br />
Kanun Numarası : 237<br />
Kabul Tarihi : 5/1/1961<br />
Yayımlandığı R. Gatezete : Tarih: 12/1/1961 Sayı: 10705<br />
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 4 Cilt: 1 Sayfa: 1529<br />
Kanunun şümulü:<br />
Madde 1 - a) Genel bütçeye dahil dairelerle katma ve özel bütçeli idareler ve bunlara bağlı sabit ve döner sermayeli müesseseler,<br />
b) İktisadi Devlet Teşekkülleri ve özel kanun ve kararnamelerle kurulan her çeşit banka ve teşekküller,<br />
c) Yukardaki (a) ve (b) fıkralarında yazılı daire, idare, banka, teşekkül ve müesseselerin sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları teşekkül ve müesseseler,<br />
d) (Değişik: 7/2/1990 - 3612/46 md.) Kamuya yararlı derneklerden Başbakanlıkça lüzumlu görülenler tarafından kullanılacak taşıtlar bu Kanun hükümlerine tabidir.<br />
Madde 2 - Traktör, arazöz, motorla işleyen her çeşit ziraat ve inşaat makineleri, hava taşıtları münhasıran askeri maksatlar için kullanılan ve ordunun silah ve teçhizatından madut bulunan taşıtlar bu kanun hükümlerine tabi değildir.<br />
Tarifler:<br />
Madde 3 - a) Kurum: 1 inci madde hükmüne giren bütün daire, teşekkül ve müesseseleri,<br />
b) Taşıt: Motorlu ve motorsuz bütün ulaştırma araçlarını,<br />
c) Arazi binek: Bütün tekerlekleri muharrik binek taşıtlarını,<br />
d) Kaptı kaçtı: Asgari iki sıra oturma yeri bulunan kapalı ve insan taşımaya mahsus taşıtları,<br />
e) Arazi kaptıkaçtı: Bütün tekerlekleri muharrik olan kaptıkaçtıları,<br />
f) Pikap: Şoför mahallinde şoför dahil 3 kişiye kadar oturacak yeri ile arkasında azami 1750 kilograma kadar yük taşımak için yeri bulunan motorlu taşıtları,<br />
g) Arazi pikap: Bütün tekerlekleri muharrik olan pikapları,<br />
h) Panel: Yük taşıma yeri tamamen kapalı olan pikapları,<br />
ifade eder.<br />
Taşıt verilecekler:<br />
Madde 4 - Emirlerine ve zatlarına binek otomobili verilenler (1) sayılı cetvelde, makam hizmetlerine tahsis edilen taşıtlar (2) sayılı cetvelde gösterilmiştir.<br />
Madde 5 - Birinci maddede yazılı kurumlar daimi hizmetleri için Bakanlar Kurulundan karar almak şartıyla yalnız birer hizmet arabası bulundurabilirler. Bu hizmet arabaları ihtiyaca göre Station Wagon binek, kaptıkaçtı tiplerinden biri olabilir.<br />
Madde 6 - Kurumlar (1) ve (2) sayılı cetvellerde yazılı makam ve hizmetler için hizalarında gösterilen arabalardan fazla taşıt bulunduramıyacakları gibi daimi hizmetler için beşinci maddede yazılı tipte bir arabadan fazla araç kullanamazlar.<br />
Devlet daireleri ve kurumların daimi ve devamlı hizmetleri için kullanacakları taşıtlar:<br />
Madde 7 - Devlet daireleri ile 1 inci maddede yazılı kurumların daimi ve devamlı hizmetlerinde taahhüt yolu ile ifası mümkün ve caiz olmayan veya daha pahalıya malolacağı dairesince anlaşılan işleri için kaptıkaçtı (Lüks olanlar hariç) arazi binek, arazi kaptıkaçtı, pikap, arazi pikap, panel, kamyonet, kamyon, otobüs, cankurtaran, ambulans, cenaze arabası, motosiklet, motorlu ve motorsuz, sair kara, deniz taşıtlarından (Binek ve Station Wagon taşıtları hariç) ihtiyaçları kadar kullanabilirler.<br />
Kullanılacak bu taşıtların, muayyen ve standart tipte, lüks ve gösterişten uzak, memleket yollarına elverişli ucuz ve ekonomik olanlarından temin olunması şarttır.<br />
Bu taşıtlar münhasıran resmi hizmetin ifasında kullanılmak üzere daire veya kurumlarının sorumlu makamlarınca tevzi ve tahsis olunurlar.<br />
Şehir ve kasabalarla demiryolları istasyonlarından ve gündelik muayyen tarifelerle işleyen Devlete, belediyelere ait taşıt güzergahından uzak bulunan mevkilerdeki teşkilat ve işyerlerinde devamlı veya geçici olarak görevli memur, subay ve hizmetlileri ve bu mevkide oturan ailesi efradını ve okula giden çocuklarını oranın bağlı bulunduğu şehir ve kasabaya veya en yakın muayyen tarifeli taşıt güzergahına götürüp getirmek için birinci fıkrada yazılı taşıtlardan tahsis edilebilir.<br />
Şehir ve kasaba hudutları içerisinde olmakla beraber tren, otobüs gibi gündelik muayyen tarifelerle işleyen taşıt güzergahından uzak bulunan münferit mevkilerdeki teşkilat ve iş yerlerinde devamlı veya geçici olarak görevli memur ve hizmetlilerin bu mevkiler ile en yakın muayyen tarifeli taşıt güzergahına götürüp getirilmesi için de bu taşıtlar kullanılabilir.<br />
Devlet dairelerinin sıkışık bulunduğu büyük merkezlerde işletilen muayyen tarifeli taşıtlarla memurların zamanında iş başında bulunmalarını temin edecek yeterlikte olmadığı hallerde kurumlarca ve Devlet dairelerince memurlar için otobüs seferleri ihdas olunabilir.<br />
Bu otobüsler Ulaştırma Bakanlığınca hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunca tasdik olunacak esaslar dairesinde işletilebilir.<br />
Madde 8 - Bu kanuna bağlı (2) sayılı cetvelde yazılı taşıtlar yalnız hizalarında gösterilen hizmetlerde kullanılabilirler. Tören, hususi ve resmi davetlerde makamı işgal eden zatlar refakatlerine ailelerini de alabilirler. Kurumlara ait hizmetler için memurlar da makamı işgal eden zatın refakatinde veya makamın müsaadesiyle bu taşıtlara binerler.<br />
Kurumların satın alacakları taşıtların bedeli:<br />
Madde 9 - Kurumların satın alacakları taşıtların azami satınalma bedelleri, her yıl bütçe kanunlarına bağlı cetvellerde gösterilir.<br />
Bu bedeller, orta sıklet ve vasati fiyatlar nazarı itibara alınmak suretiyle tesbit edilir.<br />
Madde 10 - Genel ve katma bütçeli dairelerce bu kanuna göre satın alınacak taşıtların cinsi, adedi ve hangi hizmetleri için satın alınacağı her yıl bütçe kanunlarına bağlı &reg; işaretli cetvelde gösterilir.<br />
(Değişik: 15/6/1965 - 631/2 md.) Genel bütçeye dahil dairelerin satınalabilecekleri taşıtların bedelleri kendi bütçelerinde özel bir tertibe konulur. Ancak bu Kanuna bağlı (1) sayılı cetvelde yazılı "İl Valileri" taşıtları, İçişleri Bakanlığınca lüzum görüldüğü takdirde, gelir durumu müsait olan il özel idare bütçelerinden de satın alınabilir.<br />
Diğer kurumlar tarafından bu kanun gereğince taşıt satın alınabilmesi ancak satın alınacak taşıtın kullanılacağı hizmet, taşıtın cinsi ve muhammen bedeli gösterilmek suretiyle önceden alınmış Bakanlar Kurulunun müsaadesine tabidir.<br />
(Ek: 30/5/1963 - 240/1 md.) Elçilik ve delegeliklerin ihtiyacı için satın alınacak taşıtların bedelleri Dışişleri Bakanlığı bütçesinde özel bir tertibe konulur.<br />
Madde 11 - Genel ve katma bütçeli dairelerin kullanmakta oldukları taşıtların sayısı, cinsi, markası, satın alma tarih ve bedelleri, bir evvelki yıla nazaran vukubulan değişiklik ve sebepleri her yıl bir cetvel halinde tesbit ve o yılın bütçe kanunu tasarısı gerekçesine eklenir.<br />
Madde 12 - (Değişik birinci fıkra: 15/6/1965 - 631/3 md.) Bu kanunla kullanılmasına cevaz verilen taşıtların işletme ve onarma masraflariyle vasıtayı kullanacak personelin her türlü istihkakları, taşıtın satınalındığı kurumlar bütçelerine konulacak ödeneklerle karşılanır. Ancak, bu kanuna bağlı (1) sayılı cetvelde yazılı "İl Valileri" taşıtları ile (2) sayılı cetvelde yazılı "kaymakamlıklar" taşıtlarının onarma ve işletme masrafları, genel bütçeye konulan ödeneği tükendiği takdirde, özel idare bütçelerinden de karşılanabilir.<br />
Mülga 2. fıkra: 30/5/1963 - 240/5 md.)<br />
(Değişik: 24/9/1979 - KHK 31/1 md.) Resmi taşıtların savurganlığa yol açılmadan, bütçe olanaklariyle uyumlu bir biçimde kullanımını sağlamak üzere;<br />
a) Akaryakıt, yağ ve diğer ikmal gereksinimlerinin ve onarma işlerinin sağlanması,<br />
b) Gereğinde bunların yönetimlerinin tek elden yapılması,<br />
c) Bakım, onarım, ikmal ve yönetim işlerinin yürütülmesinde, gerektiğinde, belli kurumlara görev verilmesi,<br />
d) Ekonomik olmayan taşıtların ekonomik olanlariyle değiştirilmesi, için gerekli yöntemler Bakanlar Kurulunca saptanır.<br />
Taşıtların satılabilmeleri:<br />
Madde 13 - Bu kanunun konusuna giren taşıtların satılabilmeleri, ya tahsis edildiği hizmet konusunun artık kalmamış olmasına veya ekonomik ömrünü doldurmuş bulunmasına bağlıdır.<br />
Bu taşıtların ekonomik ömürlerini doldurmuş olmaları hali ilgili dairesinin teklifi üzerine Karayolları veya Devlet Su İşleri idaresinden bir makine uzmanı, kurumun yetkili bir personeli ile trafik teşkilatından bir uzmandan teşekkül edecek komisyon tarafından verilecek raporla belirtilir. Bu raporlar kurumun bağlı olduğu bakanlıkların tasvibine sunulur. Bu taşıtlar yürürlükte bulunan hükümlere göre satılır.<br />
Hizmet konusunun kalmaması halinde taşıtlar gereği yapılmak üzere Devlet Malzeme Ofisine devredilir.<br />
(Ek fıkralar: 30/5/1963 - 240/2 md.) Dış temsilciliklerdeki taşıtların ekonomik ömürlerini doldurmuş olmalarına mahalli temsilciliklerce tanzim ve tasdik edilecek rapor üzerine Dışişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca karar verilir.<br />
Gerek bu suretle hizmetten çıkarılan, gerek hizmet konusu kalmamış veya en az kullanma süresini doldurmuş bulunan dış temsilciliklere ait taşıtların mahallinde veya yurda getirilmek suretiyle satılması hususunda en tasarruflu yolu seçmeye Dışişleri Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı yetkilidir.<br />
Yurda getirilmek suretiyle satılmasına karar verilen taşıtların gümrük ve diğer her türlü ithal vergi ve resimleri bu taşıtların Devlet Malzeme Ofisince satışları anında Gümrük Kanununa göre tesbit edilecek normal kıymetleri üzerinden gümrük idaresince tahakkuk ve satışı mütaakıp Devlet Malzeme Ofisi tarafından ilgili gümrüğe ödenir.<br />
Kayıt, tescil ve verilecek plakalar:<br />
Madde 14 - Bu kanunda yazılı kara taşıtlarının 6085 sayılı kanun gereğince Trafik Şube ve bürolarına, deniz taşıtlarının alakalı dairelere kayıt ve tescil ettirilmesi mecburidir. Taşıtlara, taşıtın cinsine ve tahsis edilen makam veya hizmetlere göre İçişleri Bakanlığınca belirtilecek şekil, renk ve alameti taşıyan birer plaka konur.<br />
Trafik şube ve büroları veya diğer alakalı daireleri bu kanunda yazılı taşıtlar dışında hiç bir makam ve şahıs için aynı şekil ve renkte plaka ve numara veremiyecekleri gibi hiçbir makam ve dairede kendiliklerinden plaka ihdas ve istimal edemezler.<br />
Kanuna bağlı (1) sayılı cetvelde belirtilenlere tahsis olunacak taşıtlar hariç, bütün taşıtların yan taraflarına "Resmi hizmete mahsustur" ibaresi yazılır.<br />
Türk Silahlı Kuvvetlerine tahsis edilen taşıtlar bu madde hükümlerine tabi değildir.<br />
Bu Kanun hükümlerinin uygulanmıyacağı haller:<br />
Madde 15 - Genel veya kısmi seferberlik halleriyle harb hali, harb zamanı ve harb esnası hükümlerinin uygulanmasına Bakanlar Kurulunca karar verilmesi hallerinde askeri daire, birlik ve müesseseler tarafından kullanılacak taşıtlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz.<br />
Cezalar:<br />
Madde 16 - Bu kanunun şümulüne giren taşıtları her ne suretle olursa olsun tahsis olunduğu işin gayrisinde veya şahsi hususlarda kullananlar veya kullanılmasına müsaade edenler veya kanunda yazılı olduğu şekilde kullanılmış gibi gösterenler veya kanunen bir makama veya işe tahsis olunmadığı halde hakikatı tağyir ile bu taşıtlardan istifade eden ve ettirenler, bunların gidiş gelişine müsaadeedenler veya kanuna aykırı olarak numara ve plaka verenlerle kullananlar veya kullanılmaya elverişli olduğu halde ekonomik ömrünü doldurduğu bahanesiyle yenileyen veya yeniletenler veya bu hususlar için masraf tahakkuk evrakını hazırlıyan veya tasdik veya bunlara ait ita emirlerini vize edenler hakkında fiilin mahiyetine göre bir seneye kadar hapis cezası verilir. Bu yüzden hasıl olan masraf ve zararlar kendilerine teselsülen ayrıca tazmin ettirilir.<br />
Tekerrürü halinde verilecek hapis cezası iki aydan aşağı olamaz.<br />
Çeşitli hükümler:<br />
Madde 17 - Çeşitli yardım yolları ile gelen her türlü taşıtlar tahsis olundukları hizmetlerde bu kanun hükümlerine göre kullanılır.<br />
Ek Madde 1 - (30/5/1963 - 240 sayılı ek kanunun 3 üncü maddesi hükmü olup ek maddeye çevrilerek teselsül için numaralandırılmıştır.)<br />
237 sayılı kanunla dış temsilciliklere tahsis edilen taşıtların, Hazine için daha tasarruflu olacağı Maliye Bakanlığının rızasına müsteniden -önceden tesbit edilecek memleketlerde- eski model taşıtların fiyat farkı ödenmek suretiyle, yenileri ile değiştirilmesine veya miadı dolmadan satılarak yenilerinin alınmasına Dışişleri Bakanlığınca karar verilebilir.<br />
Bu yenilemenin yapılabilmesi için her yıl bütçesinin ilgili tertibine gereken ödeneğin konulması ve &reg; cetveli formülünde gösterilmesi şarttır.<br />
Geçici Madde 1 - Bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte kurumların ellerinde bulunup bu kanuna göre:<br />
a) Kullanılması menedilen taşıtların (5) inci maddede yazılı Bakanlar Kurulu kararı alındıktan sonra 3 ay içinde,<br />
b) 7 nci maddeye göre hizmetin devam etmesi halinde vasıf ve şartları bu kanuna uymuyan taşıtların, olanları ile değiştirilinciye kadar, kullanılmalarına devam olunur ve bu şart tahakkuk ettirildikten sonra üç ay içerisinde Devlet Malzeme Ofisine teslim olunurlar.<br />
Bu kanuna göre Devlet Malzeme Ofisine teslim olunan taşıtlar satılmadan önce usulü dairesinde kurumların veya Devlet dairelerinin ihtiyaçlarına tahsis olunur.<br />
Bu taşıtlar Devlet Malzeme Ofisince kendi usullerine göre satılarak masrafları çıkarıldıktan sonra bedelleri kurum veya dairelerine ödenir.<br />
Taşıtları müddeti içerisinde Devlet Malzeme Ofisine teslim etmeyenler, mevcut taşıtların şeklini veya istimal tarzını değiştirmek suretiyle kanun hükümlerine uydurmaya çalışanlar hakkında da 16 ncı maddedeki cezalar tatbik olunur.<br />
Geçici Madde 2 - 3827 sayılı kanun hükümlerine veya bütçe kanunlarına bağlı<br />
&reg; cetvellerindeki formüllerine uygun olmayarak alınan ve Sayıştayca vizesi yapılmayan taşıtlardan alınmasına ve kullanılmasına kanunen cevaz verilmeyenler<br />
Devlet Malzeme Ofisine iade olunurlar.<br />
Bu kanuna uygun olanlarının da bir defaya mahsus olmak üzere vizeleri yapılır.<br />
Geçici Madde 3 - Milli Birlik Komitesi emrine kurumlar veya dairelerce verilen taşıtlar üyelerince (1) sayılı cetveldeki taşıtlar gibi kullanılırlar.<br />
Bu taşıtlar hizmetin hitamında ait oldukları daire veya kurumlarına iade olunurlar.<br />
İade olunan taşıtlar bu kanun hükümlerine tabidir.<br />
Madde 18 - 15/5/1940 tarihli ve 3827 sayılı Nakil Vasıtaları hakkındaki Kanun ek ve tadilleri ile birlikte kaldırılmıştır.<br />
Madde 19 - Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.<br />
Madde 20 - Bu kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.<br />
237 SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER:<br />
1) 13/11/1996 tarih ve 4212 sayılı Kanunun geçici maddesi:<br />
Geçici Madde 1 - Bu Kanunla tahsis edilen araçların plakalarına ilişkin esaslar.T.B.M.M Başkanlık Divanınca tespit edilir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
(1) SAYILI CETVEL<br />
Aded Cinsi En az kullanma süresi<br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı(...) (1) 2 Binek 5 Yıl<br />
T.B.M.M Başkanlık Divanı üyeleri, Komisyon Başkanları ve Grup Başkanvekilleri (1) 50 &#8220; &#8220;<br />
Cumhurbaşkanlığı 10 &#8220; &#8220;<br />
Başbakan 2 &#8220; &#8220;<br />
Bakanlar 1 er &#8220; &#8220;<br />
Genelkurmay Başkanı 1 &#8220; &#8220;<br />
Kara, Deniz, Hava Kuvvetler Kumandanları 1 er &#8220; &#8220;<br />
Elçilikler ve daimi delegelikler(Yurtdışında bulundukları sürece) (2) 1 er &#8220; &#8220;<br />
Daimi Askeri Temsilcilikler Başkanlıkları(Yurtdışında bulundukları sürece)(2) 1 er &#8220; &#8220;<br />
Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği (3 1 &#8220; &#8220;<br />
Anayasa Mahkemesi Başkanı (4) 1 &#8220; &#8220;<br />
İl Valileri (5) 1 er &#8220; &#8220;<br />
Yüksek Hakimler Kurulu Başkanı 1 &#8220; &#8220;<br />
Yargıtay Başkanı (7) 1 &#8220; &#8220;<br />
Danıştay Başkanı 1 &#8220; &#8220;<br />
Sayıştay Başkanı (9) 1 &#8220; &#8220;<br />
Cumhuriyet Başsavcısı (10) 1 &#8220; &#8220;<br />
Danıştay Başkanunsözcüsü (11) 1 &#8220; &#8220;<br />
(1) Bu cetvelde yeralan "Birisi Senato Başkanı için" ibaresi, 13/11/1996 tarih ve 4212 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle kaldırılmış ve cetvele "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı" ibaresinden sonra gelmek üzere "TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, Komisyon Başkanları ve Grup Başkanvekilleri" ibaresi eklenmiştir.<br />
(2) "ve daimi delegeler" ibaresi 30/5/1963 tarih ve 240 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile eklenmiştir.<br />
(3) "Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliğine" ilişkin kısmı 30/5/1963 tarih ve 240 sayılı Kanunun 4 üncü maddesi ile 2 sayılı cetvelden bu cetvele nakledilmiştir.<br />
(4) 27/8/1963 tarih ve 310 sayılı Kanunun birinci maddesi ile eklenmiştir.<br />
(5) "İl valilerine" ilişkin kısım 15/6/1965 tarih ve 631 sayılı Kanunun birinci maddesiyle 2 sayılı cetvelden bu cetvele nakledilmiştir.<br />
5/11/1968 tarih ve 1068 sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile 2 sayılı cetvele eklenen "Yüksek Hakimler Kurulu Başkanlığı'na ilişkin kısım", 25/11/1969 tarih ve 1193 sayılı Kanunun 1. maddesi ile 2 sayılı cetvelden bu cetvele nakledilmiştir.<br />
(7) ,(9),(10) 25/11/1969 tarih ve 1193 sayılı Kanunun 1.maddesi ile 2 sayılı cetvelden bu cetvele nakledilmiştir.<br />
(11) Daha önce "Danıştay Başsavcılığı" şeklinde 2 sayılı cetvelde iken 25/11/1961 tarih ve 1193 sayılı Kanunun 1. maddesi ile bu ibare "Danıştay Başkanunsözcüsü" şeklinde değiştirilerek bu cetvele nakledilmiştir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
(2) SAYILI CETVEL<br />
Aded Cinsi En az kullanma süresi<br />
Başbakanlık (Yabancı misafirler için) 3 Binek 5 Yıl<br />
Başbakanlık Müsteşarlıkları 1 er &#8220; &#8220;<br />
Askeri Yargıtay Başkanı 1 &#8220; &#8220;<br />
Üniversite Rektörleri 1 er &#8220; &#8220;<br />
Diyanet İşleri Başkanı &#8220; &#8220;<br />
Askeri Yargıtay Başsavcısı &#8220; &#8220;<br />
Genelkurmay 2 nci Başkanı ve (J) Başkanlıkları 1 er &#8220; &#8220;<br />
Kara, Deniz, Hava Kuvvetler Kurmay Başkanlıkları &#8220; &#8220;<br />
Ordu, Kolordu, Tümen, Donanma, Hava Kuvvet ve<br />
Yurt İçi Bölge Kumandanlıkları 1 er &#8220; &#8220;<br />
Harb Akademileri Kumandanı 1 &#8220; &#8220;<br />
Jandarma Genel Kumandanı 1 &#8220; &#8220;<br />
General veya amiral rütbesi ile fiilen işgal edilen<br />
diğer bütün makamlara 1 er &#8220; &#8220;<br />
Bakanlıklar Müsteşarları 1 er &#8220; &#8220;<br />
Emniyet Genel Müdürlüğü 1 &#8220; &#8220;<br />
Ankara, İstanbul, İzmir Emniyet Müdürlükleri 1 er &#8220; &#8220;<br />
Kaymakamlıklar 1 er (Arazi binek) &#8220;<br />
Emniyet daireleri (Kullanılması zaruri olan taşıtların adedi, cinsleri ve müddetleri Bakanlar Kurulunca belirtilir.)<br />
<br />
237 SAYILI KANUNDA EK VE DEĞİŞİKLİK YAPAN MEVZUATIN YÜRÜRLÜKTEN<br />
KALDIRDIĞI KANUN VE HÜKÜMLERİ GÖSTERİR LİSTE<br />
Yürürlükten Kaldıran Mevzuatın<br />
Yürürlükten Kaldırılan Kanun ------------------------------<br />
veya Kanun Hükümleri Tarihi Sayısı Maddesi<br />
---------------------------------------- -------- ------ -------<br />
5/1/1962 tarih ve 237 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin<br />
2 nci fıkrası "elçiliklerin taşıt işletme ve<br />
onarma masrafları şahıslarına aittir" hükmü 30/5/1963 240 5<br />
<br />
237 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN<br />
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE Kanun Yürürlüğe<br />
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi<br />
------- ---------------------------------------------- ------------<br />
240 - 8/6/1963<br />
310 - 4/9/1963<br />
631 - 23/6/1965<br />
1068 - 12/11/1968<br />
1193 - 6/12/1969<br />
KHK/31 - 28/9/1979<br />
4212 - 19/11/1996]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Hukuki Bilgiler (Bilişim Suçları)]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Hukuki-Bilgiler-Bili%C5%9Fim-Su%C3%A7lar%C4%B1-744</link>
			<pubDate>Mon, 26 Feb 2007 23:43:40 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Hukuki-Bilgiler-Bili%C5%9Fim-Su%C3%A7lar%C4%B1-744</guid>
			<description><![CDATA[Türk Ceza Kanunumuzda Bilişim Suçları şöyle düzenlenmiştir..<br />
Bilişim Alanında Suçlar<br />
<br />
<br />
Bilişim sistemine girme<br />
<br />
MADDE 243. - (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.<br />
<br />
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.<br />
<br />
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.<br />
<br />
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme<br />
MADDE 244. - (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.<br />
<br />
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.<br />
<br />
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.<br />
<br />
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.<br />
<br />
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması<br />
MADDE 245. - (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılır.<br />
<br />
(2) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.<br />
<br />
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması<br />
MADDE 246. - (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türk Ceza Kanunumuzda Bilişim Suçları şöyle düzenlenmiştir..<br />
Bilişim Alanında Suçlar<br />
<br />
<br />
Bilişim sistemine girme<br />
<br />
MADDE 243. - (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.<br />
<br />
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.<br />
<br />
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.<br />
<br />
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme<br />
MADDE 244. - (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.<br />
<br />
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.<br />
<br />
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.<br />
<br />
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.<br />
<br />
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması<br />
MADDE 245. - (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılır.<br />
<br />
(2) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.<br />
<br />
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması<br />
MADDE 246. - (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Trafik Kanunu Hakkındaki Bilgilendirme...]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Trafik-Kanunu-Hakk%C4%B1ndaki-Bilgilendirme-743</link>
			<pubDate>Mon, 26 Feb 2007 23:37:10 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-Trafik-Kanunu-Hakk%C4%B1ndaki-Bilgilendirme-743</guid>
			<description><![CDATA[TBMM İçişleri Komisyonu'nda* Trafik Kanunu Tasarısı kabul edilmişti. Tasarıyla* Büyükşehir Belediyeleri ile nüfusu 50 binin üzerinde olan belediyelere bundan böyle trafik cezası kesebilmeleri imkanı getirildi. Tasarıyla tek gözü görmeyenlere de ehliyet imkanı doğdu. Yine tasarıyla* sürücü belgesi almaya hak kazananlara 2 yıllık stajyer sürücü belgesi verilecek. Özellikle büyük şehirlerde bazı cadde ve sokaklarda halktan yetkisiz oldukları halde otopark parası alan ve otopark mafyası olarak bilinen kişilere bu suçlarından dolayı 3 aydan 6 aya kadar hapis cezasıyla 760 YTL adli para cezası verilecek. Trafik para cezaları Maliye Bakanlığı'nca tahsil edilecek. Tasarının yasalaşması halinde* kredi kartıyla da trafik cezası ödenebilecek.<br />
Karayolları Trafik Kanunu'nda bir çok değişiklikler getiren tasarı* TBMM İçişleri Komisyonu'nda kabul edildi. Tasarının komisyondaki görüşmeleri sırasında Büyükşehir Belediyeleri'ne yanlış park edenlere ceza ve araç çekme yetkisi yanında sinyalizasyon sistemi kurularak* buna aykırı hareket edenlere ceza verilmesi yetkisi de İçişleri Bakanlığı'nın karşı çıkmasına rağmen kabul edildi. Buna göre* büyük şehir belediyeleri trafiği izlemek amacıyla sinyalizasyon sistemi kurabilecek. Büyük şehir belediyeleri trafik lamba ve işaretlerinin yanına kuracakları kamera sistemiyle trafik kurallarına aykırı hareket edenleri tespit ederek* bunlar için ceza ve tutanak düzenleyebilecek. Cezalardan sağlanan gelirlerin yüzde 60'ı belediyelerde kalacak* gelirlerin yüzde 40'ı da emniyete ayni yardım olarak aktarılacak. Büyükşehir Belediyeleri kendi bünyelerinde Trafik Daire Başkanlığı kuracaklar.<br />
Büyükşehir Belediyeleri dışında nüfusu 50 binin üzerinde olan belediyeler ise* yanlış yere park eden araçlara para cezası kesme ve araçları çekme yetkisine de sahip olacak. Şehir içindeki taksi ve dolmuş sayılarının sınırlandırılmasına veya sayılarda değişiklik yapılmasına belediyeler karar verecek.<br />
<br />
DUBLE YOLDA HIZ SINIRI 110 KM<br />
<br />
Tasarıyla getirilen bazı düzenlemeler ise şöyle:<br />
- Belediyeler* kendi sınırları içindeki karayollarının yapım* bakım ve onarımından sorumlu olacak. Kendi sınırları içindeki viyadük* alt ve üst geçitle her türlü sanat yapısını inşa etmek ve bakımını sağlayacakla da yükümlü olacaklar.<br />
- Yasal olarak bulundurması gerektiği halde hız sınırlayıcı cihaz* takograf bulundurmayan* kullanmayan* kullanılabilir durumda bulundurmayanlara 188 YTL para cezası verilecek.<br />
- Tasarıyla sürücü belgeleri yeni bir sınıflandırma sistemine tabi tutuluyor. Eski sürücü belgeleri yasa yürürlüğe girdikten sonra yeni sınıflandırmaya göre 3 yıl içinde değiştirilecek. Bunun için harç ödenmeyecek.<br />
- Sürücü belgesi almaya hak kazananlara 2 yıllık stajyer sürücü belgesi verilecek. 2 yıllık süre içinde 5 kez kırmızı ışık kuralını ihlal eden* 5 kez hız sınırlarını aşan ve her ne derecede olursa olsun alkollü ve uyuşturucu madde alarak araç kullanan* asli kusurlu olarak ölümlü veya yaralanmalı trafik kazasına neden olan ve 75 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri geri alınarak iptal edilecek. Bu kişiler yeniden sürücü kursuna giderek sınava girmek durumunda kalacaklar. 2 yıl süreyle bu tür suçları işlemeyenlere 1 yıl içinde başvurmaları halinde sürücü belgesi verilecek.<br />
-Tek gözü görmeyenler de ehliyet alabilecek. Ancak bu tip durumdaki veya başkaca sağlık sorunları olanların sürücü belgesine sahip olup olamayacakları İçişleri ve<br />
Sağlık Bakanlığı'nca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.<br />
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak* kabul etmek veya bulundurmak suçlarından hüküm giymiş olanlara sürücü belgesi verilmeyecek. Sürücü belgesi almak için ilkokul veya ilköğretim mezunu olma şartı aranacak.<br />
<br />
OKUL TAŞITI SÜRÜCÜLERİNE 3 YILLIK SÜRÜCÜ BELGESİ<br />
<br />
- Hız sınırı şehirlerarası karayollarında şimdiye kadar olduğu gibi saatte 90 kilometre olarak uygulanacak. Bölünmüş yol olarak bilinen duble yollarda hız sınırı 110 kilometre* otoyollarda ise 120 kilometre olacak.<br />
- Okul servislerinde her öğrenci için bir emniyet kemeri bulundurulacak. Okul taşıtları kullananlar en az 3 yıllık sürücü belgesi sahibi olacak.<br />
- Özellikle büyük şehirlerde bazı cadde ve sokaklarda halktan yetkisiz oldukları halde otopark parası alan ve otopark mafyası olarak bilinen kişilere bu suçlarından dolayı 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası ile 760 YTL adli para cezası verilecek. Suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasıyla birlikte bin 143 YTL ile bin 904 YTL arasında adli para cezası uygulanacak.<br />
- Tescil plakaları Şoförler Odalarınca temin edilerek araç sahiplerine satılacak. Plakaların satış fiyatı İçişleri* Maliye ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca ortak belirlenecek.<br />
- Trafik para cezaları Maliye Bakanlığı'nca tahsil edilecek. Tasarının yasalaşması halinde kredi kartıyla da trafik cezası ödenebilecek.<br />
- Milli Eğitim Bakanlığı'nca okul öncesi eğitim* ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında trafik ve ilk yardım dersi konulacak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[TBMM İçişleri Komisyonu'nda* Trafik Kanunu Tasarısı kabul edilmişti. Tasarıyla* Büyükşehir Belediyeleri ile nüfusu 50 binin üzerinde olan belediyelere bundan böyle trafik cezası kesebilmeleri imkanı getirildi. Tasarıyla tek gözü görmeyenlere de ehliyet imkanı doğdu. Yine tasarıyla* sürücü belgesi almaya hak kazananlara 2 yıllık stajyer sürücü belgesi verilecek. Özellikle büyük şehirlerde bazı cadde ve sokaklarda halktan yetkisiz oldukları halde otopark parası alan ve otopark mafyası olarak bilinen kişilere bu suçlarından dolayı 3 aydan 6 aya kadar hapis cezasıyla 760 YTL adli para cezası verilecek. Trafik para cezaları Maliye Bakanlığı'nca tahsil edilecek. Tasarının yasalaşması halinde* kredi kartıyla da trafik cezası ödenebilecek.<br />
Karayolları Trafik Kanunu'nda bir çok değişiklikler getiren tasarı* TBMM İçişleri Komisyonu'nda kabul edildi. Tasarının komisyondaki görüşmeleri sırasında Büyükşehir Belediyeleri'ne yanlış park edenlere ceza ve araç çekme yetkisi yanında sinyalizasyon sistemi kurularak* buna aykırı hareket edenlere ceza verilmesi yetkisi de İçişleri Bakanlığı'nın karşı çıkmasına rağmen kabul edildi. Buna göre* büyük şehir belediyeleri trafiği izlemek amacıyla sinyalizasyon sistemi kurabilecek. Büyük şehir belediyeleri trafik lamba ve işaretlerinin yanına kuracakları kamera sistemiyle trafik kurallarına aykırı hareket edenleri tespit ederek* bunlar için ceza ve tutanak düzenleyebilecek. Cezalardan sağlanan gelirlerin yüzde 60'ı belediyelerde kalacak* gelirlerin yüzde 40'ı da emniyete ayni yardım olarak aktarılacak. Büyükşehir Belediyeleri kendi bünyelerinde Trafik Daire Başkanlığı kuracaklar.<br />
Büyükşehir Belediyeleri dışında nüfusu 50 binin üzerinde olan belediyeler ise* yanlış yere park eden araçlara para cezası kesme ve araçları çekme yetkisine de sahip olacak. Şehir içindeki taksi ve dolmuş sayılarının sınırlandırılmasına veya sayılarda değişiklik yapılmasına belediyeler karar verecek.<br />
<br />
DUBLE YOLDA HIZ SINIRI 110 KM<br />
<br />
Tasarıyla getirilen bazı düzenlemeler ise şöyle:<br />
- Belediyeler* kendi sınırları içindeki karayollarının yapım* bakım ve onarımından sorumlu olacak. Kendi sınırları içindeki viyadük* alt ve üst geçitle her türlü sanat yapısını inşa etmek ve bakımını sağlayacakla da yükümlü olacaklar.<br />
- Yasal olarak bulundurması gerektiği halde hız sınırlayıcı cihaz* takograf bulundurmayan* kullanmayan* kullanılabilir durumda bulundurmayanlara 188 YTL para cezası verilecek.<br />
- Tasarıyla sürücü belgeleri yeni bir sınıflandırma sistemine tabi tutuluyor. Eski sürücü belgeleri yasa yürürlüğe girdikten sonra yeni sınıflandırmaya göre 3 yıl içinde değiştirilecek. Bunun için harç ödenmeyecek.<br />
- Sürücü belgesi almaya hak kazananlara 2 yıllık stajyer sürücü belgesi verilecek. 2 yıllık süre içinde 5 kez kırmızı ışık kuralını ihlal eden* 5 kez hız sınırlarını aşan ve her ne derecede olursa olsun alkollü ve uyuşturucu madde alarak araç kullanan* asli kusurlu olarak ölümlü veya yaralanmalı trafik kazasına neden olan ve 75 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri geri alınarak iptal edilecek. Bu kişiler yeniden sürücü kursuna giderek sınava girmek durumunda kalacaklar. 2 yıl süreyle bu tür suçları işlemeyenlere 1 yıl içinde başvurmaları halinde sürücü belgesi verilecek.<br />
-Tek gözü görmeyenler de ehliyet alabilecek. Ancak bu tip durumdaki veya başkaca sağlık sorunları olanların sürücü belgesine sahip olup olamayacakları İçişleri ve<br />
Sağlık Bakanlığı'nca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.<br />
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak* kabul etmek veya bulundurmak suçlarından hüküm giymiş olanlara sürücü belgesi verilmeyecek. Sürücü belgesi almak için ilkokul veya ilköğretim mezunu olma şartı aranacak.<br />
<br />
OKUL TAŞITI SÜRÜCÜLERİNE 3 YILLIK SÜRÜCÜ BELGESİ<br />
<br />
- Hız sınırı şehirlerarası karayollarında şimdiye kadar olduğu gibi saatte 90 kilometre olarak uygulanacak. Bölünmüş yol olarak bilinen duble yollarda hız sınırı 110 kilometre* otoyollarda ise 120 kilometre olacak.<br />
- Okul servislerinde her öğrenci için bir emniyet kemeri bulundurulacak. Okul taşıtları kullananlar en az 3 yıllık sürücü belgesi sahibi olacak.<br />
- Özellikle büyük şehirlerde bazı cadde ve sokaklarda halktan yetkisiz oldukları halde otopark parası alan ve otopark mafyası olarak bilinen kişilere bu suçlarından dolayı 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası ile 760 YTL adli para cezası verilecek. Suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasıyla birlikte bin 143 YTL ile bin 904 YTL arasında adli para cezası uygulanacak.<br />
- Tescil plakaları Şoförler Odalarınca temin edilerek araç sahiplerine satılacak. Plakaların satış fiyatı İçişleri* Maliye ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca ortak belirlenecek.<br />
- Trafik para cezaları Maliye Bakanlığı'nca tahsil edilecek. Tasarının yasalaşması halinde kredi kartıyla da trafik cezası ödenebilecek.<br />
- Milli Eğitim Bakanlığı'nca okul öncesi eğitim* ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında trafik ve ilk yardım dersi konulacak.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Tüketici Hakları]]></title>
			<link>https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-T%C3%BCketici-Haklar%C4%B1-742</link>
			<pubDate>Mon, 26 Feb 2007 23:34:23 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.hepimizbiriz.com/forum/member.php?action=profile&uid=1">arachnanthe</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.hepimizbiriz.com/forum/Konu-T%C3%BCketici-Haklar%C4%B1-742</guid>
			<description><![CDATA[TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN<br />
AMAÇ* KAPSAM* TANIMLAR<br />
<br />
AMAÇ<br />
Madde 1; Teoride geniş bir yelpazede değerlendirilen Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun' un amacı; ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin ekonomik çıkarlarını* sağlığını ve güvenliği korumak* zararlarını tazmin etmek* aydınlatmak ve eğitmek* çevresel tehlikelerden korumaya yönelik girişimleri düzenlemek* bu konudaki politikaların oluşturulmasında yarar sağlayacak gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.<br />
<br />
KAPSAM<br />
Madde 2; Kanun* yukarıda belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü hukuki işlemi kapsar.<br />
<br />
TANIMLAR<br />
Madde 3; Bu Kanun' un hazırlanması ve uygulanması sırasında sözü edilen bazı terimler;<br />
a) Bakanlık; Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı*<br />
b) Mal; Ticaret konusu taşınır eşya*<br />
c) Hizmet; Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan bedeni veya fikri faaliyet*<br />
d) Standart; Türk Standardı*<br />
e) Üretici; Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal veya hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini ya da ara mallarını üretenler...<br />
f) Satıcı; Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye mal ve hizmet sunan gerçek veya tüzel kişiler...<br />
g)Tüketici; Bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan ve tüketen gerçek veya tüzel kişi...<br />
h) Tüketici Örgütleri; Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek* vakıf ve tüketim kooperatifleridir.<br />
<br />
TÜKETİCİNİN KORUNMASI VE AYDINLATILMASI<br />
Buna göre Kanun' un tüketicilere sağladığı yararlardan bazılarını aşağıda bulabilirsiniz;<br />
<br />
AYIPLI MAL VE HİZMETLER<br />
Madde 4; Ambalajında* etiketinde veya kullanma kılavuzunda yer alan ya da satıcı tarafından vaad edilen nitelik ve niceliğe aykırı olan* maddi* hukuki* ekonomik eksiklikler içeren mal ve hizmetler "Ayıplı Mal veya Ayıplı Hizmet" olarak kabul edilir.<br />
<br />
Alınan hizmet ya da malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici* malı teslim aldığı tarihten itibaren 15 (on beş) gün içinde satıcı firmaya geri vererek* değiştirilmesini* ödediği bedelin iadesini veya ayıbın neden olduğu değer kaybının bedelden indirimini ya da ücretsiz olarak tamir edilmesini talep edebilir. Tüketici bu taleplerden herhangi birini tercihte serbesttir. Satıcı* tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Ayıplı maldan veya ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı tüketiciye karşı satıcı* bayi* acente* imalatçı* üretici ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi* bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.<br />
<br />
Satılan malın ayıbı gizli ise veya ayıp tüketiciden bilinçli olarak gizlenmişse* satıcı söz konusu malın ayıbı nedeniyle 2 (iki) yıl süreyle sorumludur.<br />
<br />
Ayıplı hizmetler hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır. Ancak* ayıplı hizmetin yeniden görülmesi imkansızlaşmışsa veya amaca aykırı sonuçlar doğuracak nitelikte ise* bedel iadesinde tüketicinin ayıplı hizmetten sağladığı fayda kadar indirim yapılır.<br />
<br />
Satışa sunulan kullanılmış* tamir edilmiş ayıplı mal üzerine veya ambalajına tüketicinin rahatlıkla görebileceği şekilde "Özürlüdür" uyarısının konulması yasal zorunluluktur. Bu durum tüketiciye verilecek fatura* fiş veya satış belgesinde de gösterilir. Özürlü olduğu bilinerek alınan mallar için herhangi bir hak talep edilemez.<br />
<br />
SATIŞTAN KAÇINMA<br />
Madde 5; Üzerinde "Numunedir" veya "Satılık Değildir" ibaresi bulunmayan mallar* ticari bir kuruluşun vitrininde veya açıkça görülebilir herhangi bir yerinde teşhir edilemez. Satıcı teşhir ettiği malların satışından kaçınamaz.<br />
<br />
Satıcı* bir mal veya hizmetin satışını* o mal veya hizmetin kendisi tarafından belirlenen miktar* sayı* ebat veya süresi kadar satın alınması ya da başka bir malın veya hizmetin satın alınması koşuluna bağlı kılamaz.<br />
<br />
TAKSİTLİ SATIŞLAR<br />
Madde 6; Taksitli satışlarda tüketici* borçlandığı toplam miktarı önceden ödeme hakkına sahiptir. Tüketici aynı zamanda birden fazla taksit ödemesinde bulunabilir. Bu durumda satıcı* ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür.<br />
<br />
Taksitli satışlarda satıcı* aşağıdaki bilgileri yazılı olarak tüketiciye bildirmek ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermek zorundadır.<br />
<br />
a) Mal ve hizmetlerin peşin satış fiyatları*<br />
b) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek toplam satış fiyatı*<br />
c) Faiz miktarı* faizin hesaplandığı yıllık oran ve gecikme faizi oranı*<br />
d) Ön ödeme tutarı*<br />
e) Ödeme planı.<br />
<br />
KAMPANYALI SATIŞLAR<br />
Madde 7; Gazete* radyo ve televizyon ilanı ile halka duyurularak düzenlenen kampanyalara iştirakçi kabul etmek suretiyle ve malın veya hizmetin bilahare teslim edilmesi veya yerine getirilmesi vaadiyle yapılan satışlarda* ilan ve taahhüt edilen mal ve hizmetlerin teslimatının zamanında yapılmaması* fiyat* nitelik ve miktarında anlaşmalara aykırı davranılması durumunda* satıcı* bayi* acenta* temsilci* imalatçı* üretici ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br />
<br />
Kampanyalı satışlarda satıcı* yukarıda belirtilen bilgilere ek olarak* "Kampanya Giriş Tarihi" ve "Malın Ya Da Hizmetin Teslim Veya Yerine Getirilme Tarih Ve Şekli" ne ilişkin bilgileri de yazılı olarak tüketiciye vermekle yükümlüdür.<br />
<br />
KAPIDAN SATIŞLAR<br />
Madde 8; İş yeri ve fuar gibi satış mekanları dışında* önceden bir anlaşma olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlardır.<br />
<br />
Bu tür satışlarda; tüketici* 7 (yedi) günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmekte serbesttir. Satıcı almış olduğu bedeli* kıymetli evrakları ve tüketiciyi bu hukuki işlemden dolayı borç altına sokan her türlü belgeyi* cayma bildiriminin kendisine iadeli taahhütlü mektup ya da noter aracılığı ile ulaşması veya bizzat teslim edilmesi tarihinden itibaren 10 (on) gün içinde tüketiciye iade etmekle ve 20 (yirmi) gün içinde de malı geri almakla yükümlüdür.<br />
<br />
Taksitle yapılan kapıdan satışlarda ayrıca "Kampanyalı Satışlar" maddesi hükümleri de uygulanır.<br />
<br />
KAPIDAN SATIŞLARDA SATICININ YÜKÜMLÜLÜĞÜ<br />
Madde 9; Kapıdan satışlarda satıcı* hazırladığı sözleşme* fatura veya tesellüm makbuzu ile birlikte* en az 12 (on iki) punto siyah* koyu harflerle yazılmış "Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin 7 (yedi) gün içinde malı reddederek alım* satım işleminden cayma hakkının varolduğunu ve cayma ihbarının satıcıya bildirimi tarihinden itibaren 10 (on) gün içinde de* tüketicinin vermiş olduğu bedelin* kıymetli evrakların ve tüketiciyi bu hukuki işlemden dolayı borç altına sokan her türlü belgenin satıcı tarafından iade edileceği" ni bildiren bir belgeyi; sahip olduğu hakların kendisine anlatıldığını* cayma hakkının kendisine anlatıldığını* cayma hakkını açıklayan belgenin kendisine teslim edilip* satıcının açık adresinin bildirilmiş olduğunu beyan eden ve tüketici tarafından da imzalanmış olan bir tutanak karşılığında tüketiciye vermekle yükümlüdür.<br />
<br />
TÜKETİCİ KREDİSİ<br />
Madde 10; Tüketicilerin banka veya benzeri finans kurumlarına bir mal veya hizmetin satın alınması amacıyla* tüketici kredisi almak için başvurmaları durumunda* banka veya finansman kuruluşları ile tüketiciler arasında yazılı bir sözleşme yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının da tüketiciye verilmesi zorunludur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede öngörülen kredi şartları* sözleşme süresi içersinde tüketici aleyhine değiştirilemez.<br />
<br />
Sözleşmede;<br />
<br />
a) Faizin hesaplandığı yıllık oran*<br />
b) Ödeme tarihleri* ana para* faiz* fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı*<br />
c) Tüketici Kredisi tutarı*<br />
d) Faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı*<br />
e) İstenecek teminatlar*<br />
f) Gecikme faizi oranı*<br />
g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları*<br />
h) Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar aranır.<br />
<br />
Banka veya finans kurumlarının* tüketici kredisini belli bir mal veya hizmetin satın alınması ya da belirli bir satıcı ile yapılacak hukuki işlem koşulu ile vermeleri durumunda bunlar* satılan mal veya hizmetin ayıbından ötürü tüketiciye karşı satıcı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.<br />
<br />
SÜRELİ YAYINLAR<br />
Madde 11; Süreli yayınlara abone olan tüketiciler* abonelik sözleşmesinde yer alan fiyat ve niteliğe ilişkin konular aykırı davranılması hallerinde* abone işlemlerini yapan sorumlu kişiye ya da yayın kurumuna isteklerini yazılı olarak (iadeli taahhütlü veya noter kanalıyla) bildirmek suretiyle aboneliklerine tek taraflı olarak son verebilirler. Yayıncı abone ücretinin geri kalan kısmını hiçbir kesinti yapmaksızın 15 (on beş) gün içinde iade etmekle yükümlüdür.<br />
<br />
Tüketicinin aboneliğine son verme isteği; yazılı bildirimin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren günlük yayınlarda 15 (on beş) gün* haftalık yayınlarda 1 (bir) ay* aylık yayınlarda 3 (üç) ay sonra yürürlüğe girer. Daha uzun süreli yayınlarda ise* bildirimden sonraki ilk yayını müteakiben yürürlüğe konulur.<br />
<br />
<br />
(Ek: 15/01/1997 - 4226/1 md.) Süreli yayın kuruluşlarınca düzenlenen ve her ne amaç ve şekilde olursa olsun* bilet* kupon* iştirak numarası* oyun* çekiliş ve benzeri yollarla süreli yayın dışında ikinci bir ürün verilmesinin taahhüt edildiği kampanyalarda; kitap* dergi* ansiklopedi* afiş* bayrak* poster* sözlü veya görüntülü manyetik bant ya da optik disk gibi süreli yayıncılık amaçlarına aykırı olmayan kültürel ürünler dışında hiçbir mal ya da hizmetin taahhüdü ve dağıtımı yapılamaz. Her halükârda bu mal veya hizmetin piyasa değeri* tüketicinin ilgili kampanya süresince yayını satın almak için ödediği toplam bedelin %50' sini aşamaz ve bu şekildeki kampanyaların süresi 60 (altmış) günü geçemez. Kampanya konusu mal ve hizmet bedelinin bir bölümünün tüketici tarafından karşılanması* bu mal veya hizmetin ikinci ürün sayılmasına engel değildir.<br />
<br />
(Ek: 15/01/1997 - 4226/1 md.) Kampanya süresince* süreli yayının satış fiyatı* ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen mal veya hizmetin yol açtığı maliyet artışı nedeniyle arttırılamaz. Kampanya konusu mal veya hizmet taahhüdü ve dağıtımı bölünerek yapılamayacağı gibi* bu mal veya hizmetin ayrılmaz ya da bütünleyici parçaları da ayrı bir kampanya konusu haline getirilemez.<br />
<br />
ETİKET<br />
Madde 12; Ticaret konusu olan ve perakende satışa sunulan malların ambalajlarının veya kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde o malın menşei* cinsi ve fiyatı hakkında bilgileri içeren etiket konulması zorunludur.<br />
<br />
GARANTİ BELGESİ<br />
Madde 13; İthalatçı veya imalatçı firmalar* ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için garanti belgesi düzenlemek zorundadırlar. Garanti belgesinin onaylanarak tüketiciye verilmesi sorumluluğu* tüketicinin malı satın aldığı satıcı* acente* bayii ya da temsilciliklere aittir. Garanti süreleri malın teslim alındığı tarihten itibaren başlar ve asgari 1 (bir) yıldır. Garanti belgelerinde* satın alınan mala ilişkin faturanın tarih ve sayısı ile bandrol ve seri numarası bulunması zorunluluğu vardır.<br />
<br />
Satıcı* garanti kapsamındaki malların* garanti süresi içinde* gerek malzeme ve işçilik gerekse montaj hatalarından dolayı arızalanması halinde malı işçilik masrafı* değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamir ile yükümlüdür.<br />
<br />
Garanti süresi içersinde sık sık arızalanan maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması hallerinde tüketici* malın ücretsiz olarak yenisi ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebine karşı satıcı* bayi* acente* imalatçı ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.<br />
<br />
TANITMA VE KULLANMA KILAVUZU<br />
Madde 14; Sanayi mallarından ithal edilmiş olanların* bakım* onarım ve kullanılmasına ait tanıtma ve kullanım kılavuzlarının aslına uygun Türkçe çevirileriyle* yurt içinde üretilenlerin bakım* onarın ve kullanılmasını gösterir Türkçe tanıtım ve kullanım kılavuzlarıyla birlikte satılması zorunludur.<br />
<br />
SERVİS HİZMETLERİ<br />
Madde 15; İthalatçı veya imalatçılar sattıkları sanayi malları için* o malın Bakanlık' ça tespit ve ilan edilen kullanım ömrü süresince bakım* onarım ve servis hizmetlerini yürütecek istasyonları kurmak ve yeterli teknisyen kadrosu ile yedek parça stoku bulundurmak zorundadırlar.<br />
<br />
TİCARİ REKLAMLAR VE İLANLAR<br />
Madde 16; Ticari reklam ve ilanların yasalara ve genel ahlaka uygun* dürüst ve doğru olmaları esastır. Tüketiciyi aldatıcı* yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici* tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü* şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici* kamu sağlığını bozucu* hastaları* yaşlıları* çocukları ve özürlüleri istismar edici reklamlar ve ilanlar yapılamaz.<br />
<br />
REKLAM KURULU<br />
Madde 17; Ticari reklam ve ilanlarda uyulması gereken ilkeleri belirler. Belirlenen bu ilkeler doğrultusunda ticari ilan ve reklamları inceler. İnceleme sonucuna göre 16. madde hükümlerine aykırı hareket edenleri cezalandırır* söz konusu reklam ve ilanların yayınlanmasını durdurur veya düzeltilmesi hususunda Bakanlığa öneride bulunur.<br />
<br />
ZARALI VE TEHLİKELİ MAL VE HİZMETLER<br />
Madde 18; Tüketicinin kullanımına sunulan mal ve hizmetlerin kişi ve çevre sağlığına zararlı veya tehlikeli olabilmesi durumunda* bu malların emniyetle kullanılabilmesi için üzerine veya ekli kullanım kılavuzlarına* bu durumla ilgili açıklayıcı bilgi ve uyarılar açıkça görülebilecek şekilde konulur veya yazılır.<br />
<br />
KALİTE DENETİMİ<br />
Madde 19; Bakanlık* tüketicinin can ve mal güvenliği ile fizik ve çevre sağlığına ve bu konularda bilgilendirilmesine ilişkin* standardına göre veya standardı yoksa standarda esas teşkil etmek üzere belirlenecek özelliklere göre yapılacak kalite denetim ile mal* hizmet ve tesislerin belgelendirilmesi hakkındaki usul ve esasları* Türk Standartları Enstitüsü' nün görüşünü alarak tespit ve ilanla görevlidir.<br />
<br />
Ancak 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca Turizm Bakanlığı' ndan belgeli ve belgelendirilecek tesisler bu uygulamadan muaftır.<br />
<br />
TÜKETİCİNİN EĞİTİLMESİ<br />
Madde 20; Tüketicinin eğitilmesi konusunda her derecedeki okulların ders programlarına Milli Eğitim Bakanlığı' nca gerekli ilaveler yapılır.<br />
<br />
Tüketicinin eğitilmesi ve aydınlatılması için kitap* dergi ve broşür çıkarılmasına ve tüketicinin bilinçlendirilmesi için radyo ve televizyonlarda programlar düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar* Tüketici Konseyi' nin önerisi ile Bakanlık' ça tespit ve ilan olunur.<br />
TÜKETİCİ KURULUŞLARI<br />
<br />
TÜKETİCİ KONSEYİ<br />
Madde 21; Tüketicinin sorunlarını* ihtiyaçlarının ve çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri araştırmak* sorunların tüketici lehine çözülmesi için alınacak tedbirlerle* bu Kanun' un uygulanmasına yönelik tedbirlere dair görüşleri ilgili mercilere iletmek amacıyla* Bakanlığın koordinatörlüğünde bir "Tüketici Konseyi" kurulur.<br />
<br />
TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİ<br />
Madde 22; Bakanlık* il ve ilçe merkezlerinde* tüketiciler ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla belediyelerle koordineli olarak* en az bir "Tüketici Sorunları Hakem Heyeti" oluşturmakla görevlidir.<br />
<br />
Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri' nin vereceği kararlar* Tüketici Mahkemeleri' nde delil olarak ileri sürülebilir. Uyuşmazlık konusu mal veya hizmet bedelinin* o dönem için tespit edilen bedeli geçmemesi durumunda* bu heyetlerce verilmiş bir karar olmaksızın Tüketici Mahkemeleri' ne başvurulamaz.<br />
<br />
25. maddede cezai yaptırıma bağlanmış hususlara ilişkin uyuşmazlıklar* Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri' nin görev ve yetkileri kapsamının dışındadır.<br />
CEZALARDA YETKİ* İTİRAZ VE ZAMANAŞIMI<br />
Madde 26; Bu kanunda düzenlenen her türlü para cezası idari niteliktedir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç 7 (yedi) gün içinde yetkili İdare Mahkemesi' ne itiraz edilebilir. İtiraz* idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz ve zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İtiraz üzerine İdare Mahkemesi' nce verilen kararlar kesindir.<br />
<br />
Bu Kanun' da düzenlenen idari para cezalarının ödenmesine ilişkin cezai zamanaşımı süresi 1 (bir) yıldır. Zamanaşımı süresi* bu Kanun hükümlerine aykırı fiilin işlendiği tarihte başlar.<br />
<br />
Sürekli veya tekrarlana ihlaller söz konusu ise süre* ihlalin sona erdiği ya da en son tekrarlandığı günden itibaren başlar. Karar aleyhine yargı yoluna başvurulmuş olması tahsil zamanaşımını keser.<br />
<br />
Cezalar* cezayı vermeye yetkili merci tarafından 7 (yedi) gün içinde ilgilinin mensup olduğu meslek kuruluşuna bildirilir.<br />
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER<br />
<br />
DENETİM<br />
Madde 27; Bu Kanun' un uygulanmasında* Bakanlık müfettişleri ve kontrolörleri ile Bakanlıkça ve belediyelerce görevlendirilecek personel; fabrika* mağaza* dükkan* ticarethane* depo* ambar gibi her türlü mal konulan* satılan veya hizmet sunulan yerlerde denetleme* inceleme ve araştırma yapmaya yetkilidirler.<br />
<br />
Bu Kanun' un kapsamına giren hususlarda yetkili* görevli kişi ve kuruluşlara her türlü bilgi ve belgelerin doğru olarak gösterilmesi* asıl ve onaylı kopyalarının verilmesi zorunludur.<br />
<br />
LABORATUAR<br />
Madde 28; Bakanlık* bu Kanun' un uygulanması için laboratuarlar kurabilir veya Bakanlık' ların kurulu laboratuarlarından faydalanabilir. Kalite kontrolü yapacak resmi ve özel kuruluş laboratuarlarında bulunması gereken asgari teknik özellikleri* ilgili Bakanlıklar ile müştereken tespit ve ilanla görevlidir.<br />
<br />
Bakanlıkça yapılan denetimler sırasında alınan numunelerin tahlilleri resmi veya özel kuruluş laboratuarlarında yaptırılabilir. Tahlil sonuçlarının standartlara aykırı çıkması halinde* buna ilişkin tün giderler üretici kişi veya kuruluş tarafından ödenir.<br />
<br />
ÖDENEK<br />
Madde 29; Bu Kanun ile kurulan Tüketici Konseyi* Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri ve Reklam Kurulu' nun kuruluş ve çalışmalarına ilişkin masraflar ile sair harcamalar* Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.<br />
<br />
DİĞER HÜKÜMLER<br />
Madde 30; Bu Kanun' da hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır.<br />
<br />
YÖNETMELİKLER VE DÜZENLEMELER<br />
Madde 31; Bu Kanun' da öngörülen yönetmelikler* Kanun' un yayımı tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içinde ilgili kamu kuruluşları* mesleki üst kuruluşlar ve tüketici örgütlerinin görüşleri alınarak Bakanlık' ça çıkarılır.<br />
<br />
Hakkımızı Bilelim]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN<br />
AMAÇ* KAPSAM* TANIMLAR<br />
<br />
AMAÇ<br />
Madde 1; Teoride geniş bir yelpazede değerlendirilen Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun' un amacı; ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin ekonomik çıkarlarını* sağlığını ve güvenliği korumak* zararlarını tazmin etmek* aydınlatmak ve eğitmek* çevresel tehlikelerden korumaya yönelik girişimleri düzenlemek* bu konudaki politikaların oluşturulmasında yarar sağlayacak gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.<br />
<br />
KAPSAM<br />
Madde 2; Kanun* yukarıda belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü hukuki işlemi kapsar.<br />
<br />
TANIMLAR<br />
Madde 3; Bu Kanun' un hazırlanması ve uygulanması sırasında sözü edilen bazı terimler;<br />
a) Bakanlık; Sanayi Ve Ticaret Bakanlığı*<br />
b) Mal; Ticaret konusu taşınır eşya*<br />
c) Hizmet; Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan bedeni veya fikri faaliyet*<br />
d) Standart; Türk Standardı*<br />
e) Üretici; Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal veya hizmetleri ya da bu mal veya hizmetlerin hammaddelerini ya da ara mallarını üretenler...<br />
f) Satıcı; Kamu kurum ve kuruluşları da dahil olmak üzere tüketiciye mal ve hizmet sunan gerçek veya tüzel kişiler...<br />
g)Tüketici; Bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan ve tüketen gerçek veya tüzel kişi...<br />
h) Tüketici Örgütleri; Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek* vakıf ve tüketim kooperatifleridir.<br />
<br />
TÜKETİCİNİN KORUNMASI VE AYDINLATILMASI<br />
Buna göre Kanun' un tüketicilere sağladığı yararlardan bazılarını aşağıda bulabilirsiniz;<br />
<br />
AYIPLI MAL VE HİZMETLER<br />
Madde 4; Ambalajında* etiketinde veya kullanma kılavuzunda yer alan ya da satıcı tarafından vaad edilen nitelik ve niceliğe aykırı olan* maddi* hukuki* ekonomik eksiklikler içeren mal ve hizmetler "Ayıplı Mal veya Ayıplı Hizmet" olarak kabul edilir.<br />
<br />
Alınan hizmet ya da malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici* malı teslim aldığı tarihten itibaren 15 (on beş) gün içinde satıcı firmaya geri vererek* değiştirilmesini* ödediği bedelin iadesini veya ayıbın neden olduğu değer kaybının bedelden indirimini ya da ücretsiz olarak tamir edilmesini talep edebilir. Tüketici bu taleplerden herhangi birini tercihte serbesttir. Satıcı* tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Ayıplı maldan veya ayıplı malın neden olduğu her türlü zarardan dolayı tüketiciye karşı satıcı* bayi* acente* imalatçı* üretici ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi* bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.<br />
<br />
Satılan malın ayıbı gizli ise veya ayıp tüketiciden bilinçli olarak gizlenmişse* satıcı söz konusu malın ayıbı nedeniyle 2 (iki) yıl süreyle sorumludur.<br />
<br />
Ayıplı hizmetler hakkında da yukarıdaki hükümler uygulanır. Ancak* ayıplı hizmetin yeniden görülmesi imkansızlaşmışsa veya amaca aykırı sonuçlar doğuracak nitelikte ise* bedel iadesinde tüketicinin ayıplı hizmetten sağladığı fayda kadar indirim yapılır.<br />
<br />
Satışa sunulan kullanılmış* tamir edilmiş ayıplı mal üzerine veya ambalajına tüketicinin rahatlıkla görebileceği şekilde "Özürlüdür" uyarısının konulması yasal zorunluluktur. Bu durum tüketiciye verilecek fatura* fiş veya satış belgesinde de gösterilir. Özürlü olduğu bilinerek alınan mallar için herhangi bir hak talep edilemez.<br />
<br />
SATIŞTAN KAÇINMA<br />
Madde 5; Üzerinde "Numunedir" veya "Satılık Değildir" ibaresi bulunmayan mallar* ticari bir kuruluşun vitrininde veya açıkça görülebilir herhangi bir yerinde teşhir edilemez. Satıcı teşhir ettiği malların satışından kaçınamaz.<br />
<br />
Satıcı* bir mal veya hizmetin satışını* o mal veya hizmetin kendisi tarafından belirlenen miktar* sayı* ebat veya süresi kadar satın alınması ya da başka bir malın veya hizmetin satın alınması koşuluna bağlı kılamaz.<br />
<br />
TAKSİTLİ SATIŞLAR<br />
Madde 6; Taksitli satışlarda tüketici* borçlandığı toplam miktarı önceden ödeme hakkına sahiptir. Tüketici aynı zamanda birden fazla taksit ödemesinde bulunabilir. Bu durumda satıcı* ödenen miktara göre gerekli faiz indirimini yapmakla yükümlüdür.<br />
<br />
Taksitli satışlarda satıcı* aşağıdaki bilgileri yazılı olarak tüketiciye bildirmek ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin bir nüshasını tüketiciye vermek zorundadır.<br />
<br />
a) Mal ve hizmetlerin peşin satış fiyatları*<br />
b) Vadeye göre faiz ile birlikte ödenecek toplam satış fiyatı*<br />
c) Faiz miktarı* faizin hesaplandığı yıllık oran ve gecikme faizi oranı*<br />
d) Ön ödeme tutarı*<br />
e) Ödeme planı.<br />
<br />
KAMPANYALI SATIŞLAR<br />
Madde 7; Gazete* radyo ve televizyon ilanı ile halka duyurularak düzenlenen kampanyalara iştirakçi kabul etmek suretiyle ve malın veya hizmetin bilahare teslim edilmesi veya yerine getirilmesi vaadiyle yapılan satışlarda* ilan ve taahhüt edilen mal ve hizmetlerin teslimatının zamanında yapılmaması* fiyat* nitelik ve miktarında anlaşmalara aykırı davranılması durumunda* satıcı* bayi* acenta* temsilci* imalatçı* üretici ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br />
<br />
Kampanyalı satışlarda satıcı* yukarıda belirtilen bilgilere ek olarak* "Kampanya Giriş Tarihi" ve "Malın Ya Da Hizmetin Teslim Veya Yerine Getirilme Tarih Ve Şekli" ne ilişkin bilgileri de yazılı olarak tüketiciye vermekle yükümlüdür.<br />
<br />
KAPIDAN SATIŞLAR<br />
Madde 8; İş yeri ve fuar gibi satış mekanları dışında* önceden bir anlaşma olmaksızın yapılan tecrübe ve muayene koşullu satışlardır.<br />
<br />
Bu tür satışlarda; tüketici* 7 (yedi) günlük tecrübe ve muayene süresi sonuna kadar malı kabul veya hiçbir gerekçe göstermeden reddetmekte serbesttir. Satıcı almış olduğu bedeli* kıymetli evrakları ve tüketiciyi bu hukuki işlemden dolayı borç altına sokan her türlü belgeyi* cayma bildiriminin kendisine iadeli taahhütlü mektup ya da noter aracılığı ile ulaşması veya bizzat teslim edilmesi tarihinden itibaren 10 (on) gün içinde tüketiciye iade etmekle ve 20 (yirmi) gün içinde de malı geri almakla yükümlüdür.<br />
<br />
Taksitle yapılan kapıdan satışlarda ayrıca "Kampanyalı Satışlar" maddesi hükümleri de uygulanır.<br />
<br />
KAPIDAN SATIŞLARDA SATICININ YÜKÜMLÜLÜĞÜ<br />
Madde 9; Kapıdan satışlarda satıcı* hazırladığı sözleşme* fatura veya tesellüm makbuzu ile birlikte* en az 12 (on iki) punto siyah* koyu harflerle yazılmış "Tüketicinin hiçbir hukuki ve cezai sorumluluk üstlenmeksizin ve hiçbir gerekçe göstermeksizin 7 (yedi) gün içinde malı reddederek alım* satım işleminden cayma hakkının varolduğunu ve cayma ihbarının satıcıya bildirimi tarihinden itibaren 10 (on) gün içinde de* tüketicinin vermiş olduğu bedelin* kıymetli evrakların ve tüketiciyi bu hukuki işlemden dolayı borç altına sokan her türlü belgenin satıcı tarafından iade edileceği" ni bildiren bir belgeyi; sahip olduğu hakların kendisine anlatıldığını* cayma hakkının kendisine anlatıldığını* cayma hakkını açıklayan belgenin kendisine teslim edilip* satıcının açık adresinin bildirilmiş olduğunu beyan eden ve tüketici tarafından da imzalanmış olan bir tutanak karşılığında tüketiciye vermekle yükümlüdür.<br />
<br />
TÜKETİCİ KREDİSİ<br />
Madde 10; Tüketicilerin banka veya benzeri finans kurumlarına bir mal veya hizmetin satın alınması amacıyla* tüketici kredisi almak için başvurmaları durumunda* banka veya finansman kuruluşları ile tüketiciler arasında yazılı bir sözleşme yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının da tüketiciye verilmesi zorunludur. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede öngörülen kredi şartları* sözleşme süresi içersinde tüketici aleyhine değiştirilemez.<br />
<br />
Sözleşmede;<br />
<br />
a) Faizin hesaplandığı yıllık oran*<br />
b) Ödeme tarihleri* ana para* faiz* fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı*<br />
c) Tüketici Kredisi tutarı*<br />
d) Faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı*<br />
e) İstenecek teminatlar*<br />
f) Gecikme faizi oranı*<br />
g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları*<br />
h) Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar aranır.<br />
<br />
Banka veya finans kurumlarının* tüketici kredisini belli bir mal veya hizmetin satın alınması ya da belirli bir satıcı ile yapılacak hukuki işlem koşulu ile vermeleri durumunda bunlar* satılan mal veya hizmetin ayıbından ötürü tüketiciye karşı satıcı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.<br />
<br />
SÜRELİ YAYINLAR<br />
Madde 11; Süreli yayınlara abone olan tüketiciler* abonelik sözleşmesinde yer alan fiyat ve niteliğe ilişkin konular aykırı davranılması hallerinde* abone işlemlerini yapan sorumlu kişiye ya da yayın kurumuna isteklerini yazılı olarak (iadeli taahhütlü veya noter kanalıyla) bildirmek suretiyle aboneliklerine tek taraflı olarak son verebilirler. Yayıncı abone ücretinin geri kalan kısmını hiçbir kesinti yapmaksızın 15 (on beş) gün içinde iade etmekle yükümlüdür.<br />
<br />
Tüketicinin aboneliğine son verme isteği; yazılı bildirimin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren günlük yayınlarda 15 (on beş) gün* haftalık yayınlarda 1 (bir) ay* aylık yayınlarda 3 (üç) ay sonra yürürlüğe girer. Daha uzun süreli yayınlarda ise* bildirimden sonraki ilk yayını müteakiben yürürlüğe konulur.<br />
<br />
<br />
(Ek: 15/01/1997 - 4226/1 md.) Süreli yayın kuruluşlarınca düzenlenen ve her ne amaç ve şekilde olursa olsun* bilet* kupon* iştirak numarası* oyun* çekiliş ve benzeri yollarla süreli yayın dışında ikinci bir ürün verilmesinin taahhüt edildiği kampanyalarda; kitap* dergi* ansiklopedi* afiş* bayrak* poster* sözlü veya görüntülü manyetik bant ya da optik disk gibi süreli yayıncılık amaçlarına aykırı olmayan kültürel ürünler dışında hiçbir mal ya da hizmetin taahhüdü ve dağıtımı yapılamaz. Her halükârda bu mal veya hizmetin piyasa değeri* tüketicinin ilgili kampanya süresince yayını satın almak için ödediği toplam bedelin %50' sini aşamaz ve bu şekildeki kampanyaların süresi 60 (altmış) günü geçemez. Kampanya konusu mal ve hizmet bedelinin bir bölümünün tüketici tarafından karşılanması* bu mal veya hizmetin ikinci ürün sayılmasına engel değildir.<br />
<br />
(Ek: 15/01/1997 - 4226/1 md.) Kampanya süresince* süreli yayının satış fiyatı* ikinci ürün olarak verilmesi taahhüt edilen mal veya hizmetin yol açtığı maliyet artışı nedeniyle arttırılamaz. Kampanya konusu mal veya hizmet taahhüdü ve dağıtımı bölünerek yapılamayacağı gibi* bu mal veya hizmetin ayrılmaz ya da bütünleyici parçaları da ayrı bir kampanya konusu haline getirilemez.<br />
<br />
ETİKET<br />
Madde 12; Ticaret konusu olan ve perakende satışa sunulan malların ambalajlarının veya kaplarının üzerine kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde o malın menşei* cinsi ve fiyatı hakkında bilgileri içeren etiket konulması zorunludur.<br />
<br />
GARANTİ BELGESİ<br />
Madde 13; İthalatçı veya imalatçı firmalar* ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için garanti belgesi düzenlemek zorundadırlar. Garanti belgesinin onaylanarak tüketiciye verilmesi sorumluluğu* tüketicinin malı satın aldığı satıcı* acente* bayii ya da temsilciliklere aittir. Garanti süreleri malın teslim alındığı tarihten itibaren başlar ve asgari 1 (bir) yıldır. Garanti belgelerinde* satın alınan mala ilişkin faturanın tarih ve sayısı ile bandrol ve seri numarası bulunması zorunluluğu vardır.<br />
<br />
Satıcı* garanti kapsamındaki malların* garanti süresi içinde* gerek malzeme ve işçilik gerekse montaj hatalarından dolayı arızalanması halinde malı işçilik masrafı* değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamir ile yükümlüdür.<br />
<br />
Garanti süresi içersinde sık sık arızalanan maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması hallerinde tüketici* malın ücretsiz olarak yenisi ile değiştirilmesini satıcıdan talep edebilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebine karşı satıcı* bayi* acente* imalatçı ve ithalatçı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.<br />
<br />
TANITMA VE KULLANMA KILAVUZU<br />
Madde 14; Sanayi mallarından ithal edilmiş olanların* bakım* onarım ve kullanılmasına ait tanıtma ve kullanım kılavuzlarının aslına uygun Türkçe çevirileriyle* yurt içinde üretilenlerin bakım* onarın ve kullanılmasını gösterir Türkçe tanıtım ve kullanım kılavuzlarıyla birlikte satılması zorunludur.<br />
<br />
SERVİS HİZMETLERİ<br />
Madde 15; İthalatçı veya imalatçılar sattıkları sanayi malları için* o malın Bakanlık' ça tespit ve ilan edilen kullanım ömrü süresince bakım* onarım ve servis hizmetlerini yürütecek istasyonları kurmak ve yeterli teknisyen kadrosu ile yedek parça stoku bulundurmak zorundadırlar.<br />
<br />
TİCARİ REKLAMLAR VE İLANLAR<br />
Madde 16; Ticari reklam ve ilanların yasalara ve genel ahlaka uygun* dürüst ve doğru olmaları esastır. Tüketiciyi aldatıcı* yanıltıcı veya onun tecrübe ve bilgi noksanlıklarını istismar edici* tüketicinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürücü* şiddet hareketlerini ve suç işlemeyi özendirici* kamu sağlığını bozucu* hastaları* yaşlıları* çocukları ve özürlüleri istismar edici reklamlar ve ilanlar yapılamaz.<br />
<br />
REKLAM KURULU<br />
Madde 17; Ticari reklam ve ilanlarda uyulması gereken ilkeleri belirler. Belirlenen bu ilkeler doğrultusunda ticari ilan ve reklamları inceler. İnceleme sonucuna göre 16. madde hükümlerine aykırı hareket edenleri cezalandırır* söz konusu reklam ve ilanların yayınlanmasını durdurur veya düzeltilmesi hususunda Bakanlığa öneride bulunur.<br />
<br />
ZARALI VE TEHLİKELİ MAL VE HİZMETLER<br />
Madde 18; Tüketicinin kullanımına sunulan mal ve hizmetlerin kişi ve çevre sağlığına zararlı veya tehlikeli olabilmesi durumunda* bu malların emniyetle kullanılabilmesi için üzerine veya ekli kullanım kılavuzlarına* bu durumla ilgili açıklayıcı bilgi ve uyarılar açıkça görülebilecek şekilde konulur veya yazılır.<br />
<br />
KALİTE DENETİMİ<br />
Madde 19; Bakanlık* tüketicinin can ve mal güvenliği ile fizik ve çevre sağlığına ve bu konularda bilgilendirilmesine ilişkin* standardına göre veya standardı yoksa standarda esas teşkil etmek üzere belirlenecek özelliklere göre yapılacak kalite denetim ile mal* hizmet ve tesislerin belgelendirilmesi hakkındaki usul ve esasları* Türk Standartları Enstitüsü' nün görüşünü alarak tespit ve ilanla görevlidir.<br />
<br />
Ancak 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca Turizm Bakanlığı' ndan belgeli ve belgelendirilecek tesisler bu uygulamadan muaftır.<br />
<br />
TÜKETİCİNİN EĞİTİLMESİ<br />
Madde 20; Tüketicinin eğitilmesi konusunda her derecedeki okulların ders programlarına Milli Eğitim Bakanlığı' nca gerekli ilaveler yapılır.<br />
<br />
Tüketicinin eğitilmesi ve aydınlatılması için kitap* dergi ve broşür çıkarılmasına ve tüketicinin bilinçlendirilmesi için radyo ve televizyonlarda programlar düzenlenmesine ilişkin usul ve esaslar* Tüketici Konseyi' nin önerisi ile Bakanlık' ça tespit ve ilan olunur.<br />
TÜKETİCİ KURULUŞLARI<br />
<br />
TÜKETİCİ KONSEYİ<br />
Madde 21; Tüketicinin sorunlarını* ihtiyaçlarının ve çıkarlarının korunmasına ilişkin gerekli tedbirleri araştırmak* sorunların tüketici lehine çözülmesi için alınacak tedbirlerle* bu Kanun' un uygulanmasına yönelik tedbirlere dair görüşleri ilgili mercilere iletmek amacıyla* Bakanlığın koordinatörlüğünde bir "Tüketici Konseyi" kurulur.<br />
<br />
TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİ<br />
Madde 22; Bakanlık* il ve ilçe merkezlerinde* tüketiciler ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla belediyelerle koordineli olarak* en az bir "Tüketici Sorunları Hakem Heyeti" oluşturmakla görevlidir.<br />
<br />
Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri' nin vereceği kararlar* Tüketici Mahkemeleri' nde delil olarak ileri sürülebilir. Uyuşmazlık konusu mal veya hizmet bedelinin* o dönem için tespit edilen bedeli geçmemesi durumunda* bu heyetlerce verilmiş bir karar olmaksızın Tüketici Mahkemeleri' ne başvurulamaz.<br />
<br />
25. maddede cezai yaptırıma bağlanmış hususlara ilişkin uyuşmazlıklar* Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri' nin görev ve yetkileri kapsamının dışındadır.<br />
CEZALARDA YETKİ* İTİRAZ VE ZAMANAŞIMI<br />
Madde 26; Bu kanunda düzenlenen her türlü para cezası idari niteliktedir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç 7 (yedi) gün içinde yetkili İdare Mahkemesi' ne itiraz edilebilir. İtiraz* idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz ve zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İtiraz üzerine İdare Mahkemesi' nce verilen kararlar kesindir.<br />
<br />
Bu Kanun' da düzenlenen idari para cezalarının ödenmesine ilişkin cezai zamanaşımı süresi 1 (bir) yıldır. Zamanaşımı süresi* bu Kanun hükümlerine aykırı fiilin işlendiği tarihte başlar.<br />
<br />
Sürekli veya tekrarlana ihlaller söz konusu ise süre* ihlalin sona erdiği ya da en son tekrarlandığı günden itibaren başlar. Karar aleyhine yargı yoluna başvurulmuş olması tahsil zamanaşımını keser.<br />
<br />
Cezalar* cezayı vermeye yetkili merci tarafından 7 (yedi) gün içinde ilgilinin mensup olduğu meslek kuruluşuna bildirilir.<br />
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER<br />
<br />
DENETİM<br />
Madde 27; Bu Kanun' un uygulanmasında* Bakanlık müfettişleri ve kontrolörleri ile Bakanlıkça ve belediyelerce görevlendirilecek personel; fabrika* mağaza* dükkan* ticarethane* depo* ambar gibi her türlü mal konulan* satılan veya hizmet sunulan yerlerde denetleme* inceleme ve araştırma yapmaya yetkilidirler.<br />
<br />
Bu Kanun' un kapsamına giren hususlarda yetkili* görevli kişi ve kuruluşlara her türlü bilgi ve belgelerin doğru olarak gösterilmesi* asıl ve onaylı kopyalarının verilmesi zorunludur.<br />
<br />
LABORATUAR<br />
Madde 28; Bakanlık* bu Kanun' un uygulanması için laboratuarlar kurabilir veya Bakanlık' ların kurulu laboratuarlarından faydalanabilir. Kalite kontrolü yapacak resmi ve özel kuruluş laboratuarlarında bulunması gereken asgari teknik özellikleri* ilgili Bakanlıklar ile müştereken tespit ve ilanla görevlidir.<br />
<br />
Bakanlıkça yapılan denetimler sırasında alınan numunelerin tahlilleri resmi veya özel kuruluş laboratuarlarında yaptırılabilir. Tahlil sonuçlarının standartlara aykırı çıkması halinde* buna ilişkin tün giderler üretici kişi veya kuruluş tarafından ödenir.<br />
<br />
ÖDENEK<br />
Madde 29; Bu Kanun ile kurulan Tüketici Konseyi* Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri ve Reklam Kurulu' nun kuruluş ve çalışmalarına ilişkin masraflar ile sair harcamalar* Bakanlık bütçesine konulacak ödenekten karşılanır.<br />
<br />
DİĞER HÜKÜMLER<br />
Madde 30; Bu Kanun' da hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır.<br />
<br />
YÖNETMELİKLER VE DÜZENLEMELER<br />
Madde 31; Bu Kanun' da öngörülen yönetmelikler* Kanun' un yayımı tarihinden itibaren 1 (bir) yıl içinde ilgili kamu kuruluşları* mesleki üst kuruluşlar ve tüketici örgütlerinin görüşleri alınarak Bakanlık' ça çıkarılır.<br />
<br />
Hakkımızı Bilelim]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>