KIM DEMIS TARIH SIKICIDIR DIYE?

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.38/5 - 16 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
KIM DEMIS TARIH SIKICIDIR DIYE?
#1

KIM DEMIS TARIH SIKICIDIR DIYE?

Bir dahaki sefer ellerinizi yIkarken suyun sIcaklIgI tam istediginiz
gibi degilse, eskiden Ingiltere'de bu islerin nasIl yapIldIgInI
düsünün...

1500'lerde Ingiltere'de isler söyle yapIlIyordu: InsanlarIn çogu
Haziran'da evleniyordu Çünkü senelik banyolarInI MayIs ayInda
yapIyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardI ama yine de kokmaya
basladIklarI için gelinler vücutlarIndan çIkan kokuyu bastIrmak
amacIyla ellerinde bir buket çiçek tasIyordu. (Gelinlerimizin
ellerinde tasIdIklarI Gelin çiçegi tasIma hangi kültürden geliyormus?
Anadolu dügünlerinde gelinlerin elinde çiçek yoktur.)
Banyolar içi sIcak suyla doldurulmus büyük bir fIçIdan meydana
geliyordu. Evin erkegi temiz suyla yIkanma imtiyazIna sahipti. Ondan
sonra ogullarI ve diger erkekler, daha sonra kadInlar, sonra çocuklar
ve en son olarak ta bebekler aynI suda yIkanIyordu. Bu esnada su o
kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir seyleri kaybetmek
mümkündü. Ingilizcedeki "banyo suyuyla birlikte bebegi de
atmayIn" (Don't throw the baby out with the bathwater) deyimi buradan
gelmektedir.

(Evlerimizde bulunan Küvet banyolar hangi kültürden kaynaklanIyormus?)



Evin tuvalet ihtiyacI için avluda bir küçük fIçI bulundurulur, gece
herkes bu fIçIda ihtiyacInI giderir, sabah köyün uzak bir yerine domuz
pislikleri ile birlikte dökülürdü. (Ispanyada da farklI degildi.
Cervantes Don Kisot kitabInda bundan da bahsetmektedir) Bizlerdeki
gibi su ile teharetlenme olayI da yoktu. Halen yurtdIsIndaki
tuvaletlerde teharet muslugu yoktur. Biz bu musluklarI sonradan
eklemisiz.
(Evlerimizde bulunan alafranga tuvaletler hangi kültürden
kaynaklanIyormus?)

Evlerin çatIlarI üst üste yIgIlmIs kamIstan yapIlIyor, kamIslarIn
altInda tahta bulunmuyordu. BurasI hayvanlarIn IsInabilecekleri tek
yer oldugu için bütün kediler, köpekler ve diger küçük hayvanlar
(fareler, böcekler) çatIda yasIyordu. Yagmur yagdIgI zaman çatI
kayganlasIyor ve bazen hayvanlar kayarak çatIdan asagI düsüyordu.
Ingilizcedeki "kedi-köpek yagIyor " (It's raining cats and dogs)
deyimi buradan gelmektedir.

YukarIdan evin içine düsen seyleri engelleyecek hiçbir sey yoktu.
Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yataklarIn içine düsmesi büyük
bir sIkIntI olusturuyordu. EtrafInda yüksek direkler ve üstünde örtü
bulunan Ingiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.
Zemin topraktI. Sadece zenginlerin zemini topraktan baska bir seyden
yapIlmIstI. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çIkmIstIr.
Zenginlerin ahsaptan yapIlmIs zeminleri vardI. Bunlar kIsIn IslandIgI
zaman kayganlasIyordu. Bunu önlemek için yere saman (thresh)
seriyorlardI. KIs boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman
geliyordu ki kapI açIlInca saman dIsarIya tasIyordu. Buna mani olmak
üzere kapInIn altIna bir tahta parçasI konuyordu ki bunun adI "Thresh
Holder" (saman tutan; Türkçesi esIk) idi.

Yemek pisirme islemi her zaman atesin üzerine asIlI durumdaki büyük
bir kazanIn içinde yapIlIyordu. Her gün ates yakIlIyor ve kazana bir
seyler ilave ediliyordu. Çogu zaman sebze yeniyor, et pek
bulunmuyordu. Aksam yahni yenirse artIklar kazanda bIrakIlIyor, gece
boyunca soguyan yemek ertesi gün tekrar IsItIlarak yenmeye devam
ediliyordu. Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalIyordu.
(Peas porridge hot,
Peas porridge cold,
Peas porridge in the pot nine days old)
Bezelye lapasI sIcak,
Bezelye lapasI soguk,
Kazandaki bezelye lapasI dokuz günlük tekerlemesinin mensei budur.

Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardI. Eve ziyaretçi
gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteris yapIyorlardI. Birisinin
eve domuz eti getirmesi zenginlik isaretiydi. Bu etten küçük bir parça
keserek misafirleriyle oturup paylasIyorlardI. Buna "yag
çignemek" (chew the fat) adI veriliyordu. ParasI olanlar kalay-kursun
alasImIndan yapIlmIs tabaklar alabiliyordu. Asidi yüksek olan
yiyecekler kursunu çözerek yemege karIsmasIna sebep oluyor, böylece
gIda zehirlenmelerine ve ölüme yol açIyordu. Domatesler buna sIk sIk
sebep oldugu için bunda sonraki yaklasIk 400 yIl boyunca domateslerin
zehirli oldugu düsünülmüstü.

Çogu insanIn kalay-kursun alasImIndan yapIlmIs tabaklarI yoktu. Onun
yerine tahta tabaklar kullanIyorlardI. Çogu zaman bu tabaklar bayat
ekmekten yapIlIyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman
kullanIlabiliyordu. Bunlar hiçbir zaman yIkanmadIgI için içinde
kurtlar ve küfler olusuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen
insanlarIn agIzlarInda "Tabak AgzI" (Trench Mouth) denen hastalIk
ortaya çIkIyordu. Ekmek itibara göre bölüsülüyordu. Isçiler yanIk olan
alt kabugu, aile orta kIsmI, misafirler de üst kabugu alIrdI.

Bira ve viski içmek için kursun kadehler kullanIlIyordu. Bu bilesim
insanlarI bazen birkaç gün suursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan
geçen insanlar bunlarIn öldügünü sanIp defnetmek için hazIrlIk
yapIyordu. Bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasInIn üstüne
yatIrIlIyor¸ aile etrafIna toplanIp yiyip-içerek uyanIp uyanmayacagIna
bakIyordu. Buna "Uyanma Nöbeti" deniyordu.

Ingiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer
bulamamaya baslamIstI. Bunun için mezarlarI kazIp tabutlarI
çIkarIyor,kemikleri bir "kemik evi"ne götürüyor ve mezarI yeniden
kullanIyorlardI. Tabutlar açIldIgInda yaklasIk her 25 tabutun birinde
iç tarafta kazIntI izleri oldugu görüldü. Böylece insanlarIn diri diri
gömüldügü ortaya çIktI. Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir
ip baglayIp bu ipi tabuttan dIsarIya tasIyarak bir çana bagladIlar.
Bir kisi bütün gece boyu mezarlIkta oturup zili dinlerdi. Buna
"mezarlIk nöbeti" (graveyard shift) denirdi. BazIlarI zil sayesinde
kurtulur ("saved by the bell") bazIlarI da "ölü zilci" (dead ringer)
olurdu.

Kim demis "Tarih sıkıcıdır diye?
7903atamizindeyizby5hs7ii4.jpg

“Bir memlekette; namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur”
Ara
Cevapla

Konu Araçları
Konuyu Paylaş :  
Konunun Linki :  
BBKodu :  
Konu Araçları :

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi